Terakkiperver

Terakkiperver

Üye
31.03.2008
Uzman Çavuş
6.031
Hakkında

  • Konu: NarCicegi
    Su pöreği isteyen pu tarafa kelsun...Aha size işte su pöreği!..

    noimage
#20.02.2009 23:56 0 0 0
#20.02.2009 23:17 0 0 0
#20.02.2009 23:12 0 0 0
  • İhtiyar lastikçi

    Kendi halinde yaşayıp giden yaşlı bir adamcağız.... Bir karısı birde külüstür kamyoneti ver.. Şehir içinde yük taşıyor, kazandığı 3-5 kuruşla geçinmeye çalışıyor.. Kamyonetini yenilemek şöyle dursun doğru dürüst bakımını bile yaptıramıyor... "Bari lastikleri değiştirebilseydik!" dediği bir zamanda kadına bir miktar miras kalıyor. 30 bin lira .. O parayla dört lastiği de yenilemek mümkün.. Kadın parayı eşine veriyor, lastik alması için.. Adam yolda giderken genç yaşta dul kalmış olan, önceden de tanıdığı bir kadına rastlıyor.. Hal hatır sorduktan sonra iki çocuğuyla perişan durumda olduğu anlatan kadına elindeki bütün parayı veriyor adam...: "Al kızım!." diyor " Senin ihtiyacın benden daha fazla!." Çaresiz kadıncağızın nasıl sevindiğini tahmin edersiniz.. Bin türlü dua ediyor şoför amcaya.. Şoför amca akşama eve dönünce eşi soruyor: "Aldın mı lastikleri?" Adam ne desin? "alamadım" "neden" "lastik yokmuş"....
    Bu tontoncuklar Anadolu'nun ufak bir şehrinde yaşıyorlar. Yani lastik bulamaması normal sayılabilir.... "İyi madem... Parayı ne yaptın?Kaybetmedin yaa!" "Yok canım .. Para şeyde.. Lastikçide gelince haber verecek." Ondan sonra kadın her akşam aynı soruyu soruyor kocasına.. Adam ise aynı cevabı veriyor: "gelmiş mi lastikler" "gelmemiş" "gelmiş mi" "gelmemiş".. derken o meşhur "Körfez Krizi" patlak veriyor. Adam artık her akşam aynı yalanı söylemekten usanmış eve gittiğin de diyor ki: "hanım, bizim lastikler yurt dışından gelecekti. İşte şimdi gelmesi imkansız.." "Neden?" "malum işte , Körfez Krizi çıktıya ..." Kadıncağız günlerce aylarca dua ediyor, "Şu Körfez savaşı bir an önce bitsin de bizim adamda arabanın tekerlerini yenilesin!"diye. Şoför amca kabak lastiklerle yoluna devam ediyor. Günün birinde Körfez savaşının bittiği ilan ediliyor.Artık adam da söylediği yalanın ağırlığı altında iyice ezildiğini fark ederek "bu akşam eve gidince doğrusunu açıklayacağım!"diye içinden geçiriyor.. "Ne olursa olsun,kıyamet mi kopar?"
    o kararlılıkla eve gittiğinde "hanım, hani şu bizim lastik meselesi vardı ya......" diye söze başlamak üzereyken eşi: " hah,tamam!"diyor.."Biliyorum!" "neyi biliyorsun?" "gelmiş gelmiş" "ne gelmiş?" "lastikler" "ne lastiği" "aa arabanın..." "nereden biliyorsun" "canım senin lastikçi geldi!" "benim lastikçi mi?" "Evet senin lastikçi. Al! şu kartı bıraktı ve yarın muhakkak gelip alsın lastikleri dedi!" "ALLAH...." Adam şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemiyordu. Yemeğini yiyor, namazını kılıyor, yatıyor ama uyku ne mümkün!. Sabahı zor ediyor.erkenden kalkıp lastikçinin yolunu tutuyor. Lastikçi: "nerdesin beyim?" diye karşılıyor şoför amcayı.."ALLAH aşkına gelip alın şu lastiklerinizi!" şoför amcamız: "bu neyin nesi?" diye ısrarla sorunca lastikçi meseleyi anlatıyor: " Geçenlerde rüyamda Efendimiz(s.a.v)'i gördüm.."falanca adama git,ona 4 lastik ver" buyurdular. Bende hayırdır İnşaallah dedim ama sonra rüyadır bu deyip pek önemsemedim.. Ne ettiğimi fark edemedim. Cahillik işte, bağışlayın. Hayatım alt üst oldu... Evvel ki gece tekrar gördüm. Beni öyle bir azarladı ki sormayın. Bana şöyle dedi: "Senin kurtuluşun o adama vereceğin 4 lastikte....."Ne olur al şu lastikleri de kurtar beni......"
#20.02.2009 01:57 0 0 0
  • Konu: SoyAdınız
    seri :Gözünde
    t.c no :Vermediler, adamdan saymadılar
    ad :İnsan
    soyad :Ademoğlu
    baba adı :Adem
    ana adı :Havva
    doğum yeri :Ev
    dogum tarihi :Sormadılar
    medeni hali :Evleneli çok oldu
    dini : İslam
    kan grubu :Gruptan ayrılmış
    il :Nereydi acaba?..
    ilçe :Kurulmamış
    mahalle - köy :Bizim mahalle
    cilt no :Buğday rengi
    aile sıra no : İki numara
    sıra no :Sırası yok
    verildiği yer :Nerde vermişler?
    veriliş nedeni :Doğduğum için
    kayıt no :1 Numara
    veriliş tarihi : Millattan önce...
#18.02.2009 01:00 0 0 0
  • Mantıklı biriyimdir..Fakat başka seçenekler de karakter örneğim olmadığı için bunu seçtim..
    Mantıksız hiç bir meseleye el atmam...Mantıksız soru veya cevap söylemem...
#18.02.2009 00:45 0 0 0
#17.02.2009 23:54 0 0 0
#17.02.2009 23:48 0 0 0
  • Arkadaşlar... ben tam 15 İslami siteye bu anketi yayınladım..Hepsini de tek tek yokladım..Oy verdiklerini söylediler..Oysa bu zalimler bizim oylarımızı aleyhimize çeviriyorlar..Anlayacağınız, bizim oylarımızla çocuk oyuncağı gibi oynuyorlar..Yani verdiğimiz oyları kendi lehine çeviriyorlar...Bu zalimlere yuh olsun, lanet olsun...Yapabilecek bir şeyimiz yok ki yapalım..
#17.02.2009 23:41 0 0 0
#17.02.2009 00:15 0 0 0
  • AB'nin mandası mıyız?

    Bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu durum bana Tanzimat öncesini hatırlatıyor. Hani, Avrupa'nın siyasi, ekonomik ve askeri baskılarla Osmanlı Devleti'ne kabul ettirdiği meşhur Tanzimat Fermanı'nı, diğer adıyla Gülhane Hatt-ı Hümâyunu'nu...

    Alman Dışişleri Bakanı, Ankara'ya geliyor ve ''Kıbrıs'ta Annan plânı çerçevesinde anlaşmazsanız, AB'den müzakere tarihi almayı unutun'' diye tehdit ediyor. Kısaca, AB'ye girmek istiyorsanız, pardon AB'den müzakere tarihi almak istiyorsanız, Kıbrıs'ı verin diyor. Adam Kıbrıs'ı istiyor, bizimkiler neredeyse, hani bir banka reklamı vardı ya, onun gibi; başka bir isteğiniz var mı? diye soracak. Pes artık!
    Bu kadarla kalsa yine de iyi. AB'nin başbakanı konumundaki Prodi ile genişlemeden sorumlu yüksek komiseri Verheugen ülkemizi ziyaret ediyorlar. Bir hürmet, bir ağırlama, görmeyin gitsin. Sanki bütün sorunlarımızı çözecekler, Türkiye'yi uçuracaklar. Onlar da bu hürmeti görünce boş durmadılar tabii
    Önce sırtımızı sıvazladılar, "Aferin çocuklar, iyi gidiyorsunuz. Aman yolunuzdan şaşmayın" diye. Sonra Kıbrıs'da taviz istediler, başka bir deyişle Kıbrıs'ı Rumlara bırakmamızı istediler. Bu kadarla da yetinmediler Türk mahkemeleri tarafından yargılanıp bölücülükten mahkûm olan Leyla Zana ile onun yolunda giden bölücülerin serbest bırakılmasını talep ettiler.
    Açıkça Türk yargısına müdahale edilmesini istiyorlar. Yarın öbür gün 35 bin kişinin katili teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın da serbest bırakılmasını isteyecekler. Hatta şimdiden istemeye başladılar bile Meydanı bu kadar boş bulurlarsa isterler tabii Kim bilir daha neleri isteyecekler?
    Avrupa'nın ne olduğunu zaten biliyoruz. Türkiye'yi bölmek istediklerini, teröristlere kucak açtıklarını, Türk düşmanı olan herkese destek verdiklerini de Ama bizimkilere ne oluyor? Sırf Avrupa'nın üçüncü sınıf memurları sırtımızı sıvazlayacak ya da belki AB için müzakere tarihi alabiliriz diye bu kadar taviz verilir mi? Bu yüzsüzlerin karşısında el pençe divan durup sırıtarak, AB'nin üçüncü sınıf memurlarının Türkiye'ye emirler yağdırmasını seyretmek de ne demek oluyor? Bir Allah'ın kulu çıkıp da bu kendini bilmezlere ağzını payını vermeyecek mi?
    Herkes Avrupa Birliği diye tutturdu. Hiç kimse Avrupa Birliği'nin ne getirip götüreceğini tartışmıyor. Avrupa Birliği'ne girersek Türkiye kurtulacak diye halk kandırılıyor. Avrupa Birliği uğruna bütün bu zilletlere milletin de katlanması isteniyor.
    Avrupa Birliği'nin güzel tarafları ve güzel uygulamaları varsa, milletimiz için, Türkiye yararına bunları uygulayalım. Bu kanunları Meclis'ten bir bir geçirelim. AB'ye girsek de girmesek de Ama taviz vermek de ne demek oluyor? AB'nin üçüncü sınıf memurlarının Türkiye'ye emirler yağdırması ne demek oluyor? Kıbrıs'ta taviz vermek, teröristleri serbest bırakmak İnsan bunları nasıl aklına getirebilir?
    Türkiye, AB'nin mandası haline getirilmek isteniyor Kurtuluş Savaşı'ndan daha kötü günler mi yaşıyoruz ki, o zaman kabul etmediğimiz manda ve himayeyi bugün kabul edeceğiz. O zaman, en zor şartlarda bile, başımız dik durduk. Şimdi niçin AB'nin üçüncü sınıf memurları karşısında bile başımız eğik duruyor?

    ALINTI
#17.02.2009 00:11 0 0 0
  • mor menekşeler kardeşimiz belki bilmediğindendir ki benim mesajıma başka türlü cevap veriyor....

    Bak kardeşim.Bana kızacaksınız ama bu Avrupa'nın kriterlerini biliyormusunuz?..Hükümetimiz bu millete neden anlatmıyor, niye bilgi vermiyor?..Onu da siz açıklayacaksınız...Basın ve medya neden milletimizi bilgilendirmiyor...
    Demek ki işin içinde bir bit yeniği var..Avrupa yaş tahtaya basmaz...Bunu da aklınızdan çıkarmayınız...
    Özür dilerim ama başka türlü size izah edemiyorum..AB kriterleri bize göre değildir..Biz istiyoruz ki tam bağımsız ve lider ülke Türkiye olsun istiyoruz..Hepsi o kadar..
    Saygılar efendim..
#17.02.2009 00:02 0 0 0
#16.02.2009 23:47 0 0 0
#16.02.2009 23:43 0 0 0
#16.02.2009 23:38 0 0 0
  • Evi olmayan adama kız vermeyen baba...

    Bir okuyucumdan şöyle bir soru geldi:"Ağabey, kızımızı istiyorlar. Aileyi tanıyoruz, muhterem insanlar. Fakat talip olan beyin bir evi yok, maaşı da çok iyi değilmiş. Ahlâken iyi bir insan olmasına rağmen, maddî yönden kızımız sıkıntı çeker diye vermek istemiyoruz. Size danışmak istedik."
    Bir arkadaş, asortik bir hanıma evlenme teklif etmiş. O hanım da demiş ki; "Senin maaşın benim elbise parama yetmez." Evlilikte önemli olan denk olmaktır. Evlenecek kişiler, servette, fizikî güzellikte, kültürde, dinde, görgüde denk olmalıdır. Bunun dışında "niye evi yok, niye maaşı az?" diye düşünüp kızı vermemek, rızık korkusuyla çocuğunu aldırmak kadar günahtır. Çünkü rızık, Allah'a aittir.

    Bir hanım, evi, parası var diye bir beyle evlense, adam daha ilk günden içki şişesini koysa masanın üzerine, başlasa içmeye, daha mı iyi?

    Erkek, hanımına bakmak zorundadır. Kadın, evlenmeden önce, "bu adam beni geçindirebilecek mi, yoksa perişan mı edecek?" diye düşünmelidir. "Fakirlik, küfre yakındır." buyuruyor Peygamberimiz. Başkalarına muhtaç olmak zordur. Yani erkek, evini geçindirebilecek durumda olmalıdır. Fakat evini geçindirecek durumda olması demek, evi olsun, arabası olsun, maaşı yüksek olsun demek değildir.

    Almanya'dayken bir aile beni yemeğe davet etti. Şahane bir sofra kurmuşlar. Amma kadının suratı beş karış! Kalbime bir acı saplandı. Yemeklerden bir iki lokma aldım, "rahatsızım" deyip sofradan kalktım. Hey gidi zenginlik, dedim, sen ne işe yararsın!.. O arkadaşın hayatını bana verseler on kuruşa almam!

    İnsan ev bulur, huzur bulamaz, servet bulur harcayamaz, yemek bulur yiyemez. Bu sebepten dünya malları, Müslüman için hedef olmamalı. Çünkü her dünya malının içinde bir zehir vardır.

    Neyi hedef alırsak, ona teslim ediliriz. Neye güvenirseniz, ona havale edilirsiniz. "Malım olsun, mülküm olsun" tamam olsun. Allah cömerttir. Allah'a güveneni Allah korur. Paraya güveneni para ne kadar korur, onu bilemiyoruz. Peygamberimiz, "Sen onun dindarlığına bak." demiş. Çocuğunuzu paraya, eve teslim etmeyin. Rızkın ne olacağını kim bilebilir? Nice fakirler zengin oldu.

    İslam'a göre kadın, Allah'ın emanetidir. Erkek, karısına ve çocuklarına bakmakla mükelleftir. Karısının beslenmesini, giyimini, geleceğe yönelik ihtiyaçlarını en güzel şekilde karşılamaya çalışmalıdır.

    Bu devirde içkiden, kumardan, kız (erkek) arkadaştan uzak kalmak, bir genç için büyük keramet!.. İşin bu kısmına bakmadan, "evi var mı, maaşı çok mu?" demek, İslamiyet'i anlamamaktır. İnsan evvela ahlâklı olacak. İnsan ahlâklı olunca aldığı parayla geçinir. Ahlâksız olunca, milyarlar da kazansa geçinemez. Ocakları söndüren, haramlardır.

    Bir konferansımda demiştim ki:

    "İslamiyet'i öğrenin. İsteklerinizi azaltın. İnsanların söylediklerine değer vermeyin, İslam'a bakın, İslam ne diyor?

    Dertlerinizi küçültün. Fiilî duayı çoğaltın. Allah cömerttir. Çalışırsanız size de verir. Gâvura veriyor da sizi ayıracak mı?"

    İslam'ın bir kısmı atılıp bir kısmı yaşanmaz. İslam, külli olarak yaşanır.

    Veliler, Allah'tan çok şey istemezler. Derler ki: "Ya Rabbi, neyin hakkımda hayırlı olduğunu bilmiyorum. Sen hayırlısını ver."

    HEKİMOĞLU İSMAİL
#16.02.2009 21:34 0 0 0
#16.02.2009 17:38 0 0 0