Terakkiperver

Terakkiperver

Üye
31.03.2008
Uzman Çavuş
6.031
Hakkında

  • Atasilter kardeşim.Kadayıfın altını sizin gibi düşünen Ergenekoncular kızarttı.Siz Atatürkçü olsanız ne olur,olmasanız ne olur.
    Ben bu ülkede dini yaşayamıyorsam muhakkak ki Atatatürkçüyüm sayesinde yaşayamıyorum.Dini devletten, devleti dinden koparmak en büyük zulümdür.Atatürkçüyüm diyenlere karşı tek bir sözüm vardır...

    "Gölge etme başka ihsan istemem."
    Hep bakıyorum da "Türkiye laiktir laik kalacak" diyenlerin tamamına yakını din düşmanı olmuşlar.Ben neresini seveyim bunların.Bunların hiçbirisi Atatürkçü değil, sadece sokaklarda nara atan ayyaşlara benzer. Ayyaş, gece nara atar, eve geldiğinde; " nasıl da posta koydum hepsine " diye övünür ve yatağına uzanarak öylece sızar kalır.İşte laikçiler de böyledir.Onların da mukaddesata sahip çıkma diye niyetleri de yoktur.Sadece Şeriat korkusuyla akşam yatıp sabah kalkarlar..

    Atatürk'ün yanında ki paşalar imanlı olmasaydı biz şimdi gavurların sömürüsü altında yaşayacaktık.

    Kusuruma bakmayın ama
    Kazım karabekir, Fevzi Çakmak gibileri ve de isimsiz kahramanlar bu vatanı kurtarmşlardır.Atatürk savaşlarda tek kurşun bile atmamıştır.Sadece cephenin arka tarafında emirler vermiştir.Atatürk'ün zihniyeti savaş öncesiyle sonrası bir değildir.Vatan kurtulduktan sonra yapmak istediğini yapmıştır.

    Madem savaşa katıldıysa neden mareşal olamadı.Okul kitaplarında ki gibi anlatılanların hepsi uydurmadır.

    Asıl işin başka boyutları vardır.Ben gazi torunuyum.Atatürk'ün nasıl birisi olduğunu o kendi ağzıyla anlatırdı.Onun anlattıklarını buraya yazsam beni bu siteden uzaklaştırırlar.Onun çin benim bayramlık ağzımı açtırmayın da ileri geri konuşmayın.

    Herkes bildiği yoldan yürüsün.Elbette kimin hangi yolda yürüdüğünün hesabını Allah'a verecektir.
    Allah, kendi yolunda yürümeyenleri asla sevmez.Bende O'nun sevmediğini sevmem Laiklik Allah yolu değil, şeytan yoludur vesselam...

    Bunu da hakaret olarak görmeyin .Çünkü doğru söyleyeni dokuz kapıdan kovarlar.Biz şimdi onuncu kapıdan da mı kovulanacağız?...
#20.03.2010 05:13 0 0 0
  • Konu: ŞİİRLER
    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    SOKAK KEDİSİ

    Bir şey vermesen de- azıcık ilgi,
    Bir parça ciğer'den- evladır belki.
    Onu sıvazlayan- şefkatli el ki;
    Duayla doldurur- Sokak Kedisi.

    Yalvaran bakışla- sevilmek ister,
    Üzgünce sesiyle- miyav- miyav der,
    Hele bir eğil de- bir dostluk göster,
    Ağlamaklı olur- Sokak Kedisi.

    Sığıncak yeri yok- hepsi açıkta,
    Kimsesiz- sahipsiz, bir kenarcıkta,
    Kırıntı bulsa da- çok kez açlıkta,
    Hep büzülür durur- Sokak Kedisi.

    Hayır severleri- gözünden tanır,
    Yem görür torbada- hemen yaklaşır,
    Sürtünür, sevinçle- ayak dolaşır,
    Mutlulukla dolar- Sokak Kedisi.

    O soğuk günlerde- tatlı rüyası,
    Sobanın yanında- mırıldaması,
    Sıcacık odada- uyur olması,
    Sayıklar durur- Sokak Kedisi.

    Bir güler yüz görse- ardından koşar,
    Tevazulu sözden- ferahlık, yaşar,
    Miyavlar-sürtünür, ilgiden coşar,
    O şahsı, dost beller- Sokak Kedisi.

    Çöp bidonları ki; besin kaynağı,
    Hiç ister miydi ki- orda olmayı,
    Ya bir de içecek- bir yudum suyu,
    Bulamaz, kıvranır- Sokak Kedisi.

    Kendini, insandan- bir parça bilir,
    Herkesi, yakını- ahbabı sanır,
    Kovmaya, azara- hemen darılır,
    Küserek ayrılır- Sokak Kedisi.

    Doğum yaklaşırken- bir tasa basar,
    Bir kuytu yer arar- çok yere koşar.
    Bazen balkonlara- tırmanır, aşar,
    Aman der, yalvarır- Sokak Kedisi.

    Çaresiz kalırsa- bu koşuşmalar,
    Baktı ki, faydasız- sa yalvarmalar,
    Bir duvar dibine- artık yavrular,
    Sabrına bürünür- Sokak Kedisi.

    İnsanlar bu halden- pek etkilenir,
    Kimi süt getirir- kimi yem verir.
    Yavrular kendini- zaten sevdirir,
    Gerçek bir dramdır- Sokak Kedisi.

    Kimi kez çocuklar- yavrusun alır,
    Anne de- yavru da, miyavlar durur,
    Yavrusu giderse- çok mahsun olur,
    O zaman yastadır- Sokak Kedisi.

    Zaten kendisi de- öyle doğmuştur,
    Kim bilir kaç yerden- insan kovmuştur,
    Çileli hayatı- daim boğmuştur,
    Bağışıklık görür- Sokak Kedisi.

    Gözünü gözünde- gezindirdiği,
    Kalbine şefkati- özendirdiği
    Gönlüne merhamet kazandırdığı,
    Sokak Dostlarımız- Sokak Kedisi.

    Şevket OKYAY
#19.03.2010 22:10 0 0 0
  • Ben evliyim ama kız arkadaşım olsaydı ona kitapla birlikte çiçek alırdım.Bazı kitaplar hayatı değiştiriyor.Ben hayatı değiştirecek kitabı almak isterdim.Kitap okumasını istemiyorsa başka kapıyı çalsın isterdim..
#17.03.2010 01:57 0 0 0
  • Dünyada hiç düşünmeden bazı kimseleri kendilerine önder edinen ve böylece batıl yola giden kimseler, âhirette o önderlerin kendilerinden uzaklaştıklarını görürler. Ancak her iki taraf da içine girecekleri azâbı görecekler ve ondan kurtuluş olmadığını anlayacaklardır. Dünyadakinin tersine bu sefer uyanlar konuşurlar, ama artık faydası yok.

    "Kötülere uyanlar şöyle derler: Ah keşke bir daha dünyaya geri gitmemiz mümkün olsaydı da, şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi bizde onlardan uzaklaşsaydık! Böylece ALLAH onlara işlerini pişmanlık ve üzüntü kaynağı olarak gösterir ve onlar artık ateşten çıkamazlar." (Bakara Suresi: 167)


    Onun için dünyada kime uyuyoruz iyi bakalım. "Bir kavmin delili karga olduğu vakit, onu leşli bir araziye götürür" Önderi bülbül olursa, o da gülistana götürür. Bülbül varken kargaya uyulur mu? Efendi Babam şöyle anlatmıştı: Bir gece seher vakti, uyanıkken aşikâre olarak Şeytan yanıma geldi ve bana: "Sen hangi mezheptensin?" diye sordu. Ben de: Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat mezhebindenim" dedim. "Peki mezhebinin hak olduğuna delilin nedir?" dedi. Ben: "Kur'an-ı Kerim'dir." Dedim. O: "Her mezhep sahibi haklı olduğuna dair Kur'an'ı delil getiriyor. O halde onların haksız olup senin haklı olduğun ne malum? Dedi. Bunun üzerine ben ona nice âyet ve hadisleri okuyarak cevap verdiysem de, bir türlü ikna olmadı ve önüme bir taş yuvarladı. Böylece uzun müddet mücadeleye devam etti, çok yoruldum, âciz kaldım ve yanımda duran yatağa düştüm, uzandım. O anda Mevlâ Teâlâ Hazretleri, Bakara Sûresi 137. Âyet-i celîlesini hatırıma getirdi. Ben de hemen yatağımdan doğrulup ona cevap olarak bu âyeti okudum ve dedim ki:

    "Bu âyet-i celilede Mevlâ Teâlâ habibine ve ashâbına hitâben buyuruyor ki;

    "Eğer onlar (kendi dinlerini hak bilip insanları ona davet eden Yahudi, Hristiyan vesair din mensupları) senin ve ashabının inandığı gibi inanırlarsa, muhakkak (ancak o zaman) hidayete ermiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse ancak onlar haktan büyük bir ayrılık içindedirler."

    Mahmud Ustaosmanoğlu.(İsmail Ağa cemaati lideri)
#17.03.2010 00:46 0 0 0
#15.03.2010 23:01 0 0 0
  • Burada ben özür beyan etmiştim.Nerede benim bu mesajım:Şimdi millet benim üzerime gelecek.Mesajımın geri gelmesini istiyorum.Birileri kasıtlı yapıp da bana oyun oynadığının kanaatindeyim.Bu numaraları bıraksınlar...

    Yine de mertlik bende kalsın.Yukarıda en son yazdığım mesaj biraz ağır gitti.Bazı arkadaşların önyargılarından dolayı yazmıştım.Ben yine herkesi kendi görüş ve inancıyla başbaşa bırakıyorum.

    Burada,herkesten özür diliyorum ve haklarını helal etsinler.

    Bu mesajımı da silerlerse ben bütün moderatör ve adminlerden hakkımı helal etmeyeceğim...

    Komplo ve oyunlara gelmeyi istemem...
#13.03.2010 13:57 0 0 0
  • Benim bazı mesajlarım çok ağır olabiliyor,ben bunun farkındayım.Lakin, bazı kişiler İslami değerlere dil uzatıp da önyargılı konuşanlara müsamaha gösteremem...Onların seviyesine de inmek istemiyorum...

    Arkadaşlardan biri veya birkaçı ortaya bir laf attıyor, o zaman ben ona, "ne iyi ettin, Allah senden razı olsun" mu demem lazım?.
    Ben de , herkes de haddini bilmeli ve konuşma uslübuna dikkat etmelidir.

    Burada çok şeyler yazacağım ama biliyorum ki bir sivri akıllı çıkıp konuyu berbat edecek onun için her istediğimi yazamıyorum.

    Buna rağmen ağır konuştuğum için herkesten özür diliyorum ve haklarını helal etmesini istiyorum.

    Ben de insanım ve hatamız, kusurumuz vardır.Hata ve kusurdan ne kadar dönersek o kadar kârımız olur.

    Sevgi ve muhabbetle Rabbime emanet olunuz...
#13.03.2010 00:02 0 0 0
  • Atesilter ve diğer arkadaşlarımıza duyuruyorum
    Milliyetçilik sizin olsun, ümmetçilik bizim olsun..

    İlimsiz yolun sonu karanlıktır.Bir şey bilmeden milliyetçilik iyi bir kavram değildir.Aklınız başınıza alın yahu!...ne yazdıksak ve anlattıksak hep kendim dinledim.
    Bırakın milliyetçiliği!, Siz İslam'ı yaşıyor musunuz onu söyleyin bana.Bütün yaşantınız gavura benzese her tarafınız Türk olsa ne yazar!.

    Allah bizden takva sahibi olmamzı ister.
    Ben Osmnlı'yın dedimse onlar 700 sene İslam'ın sancağını taşımışlardır.Şimdi ki Türkler ne yapıyorlar.Kimin sancağını taşıyorlar.İslam adına ne yapıyorlar.Tutturdunuz laklıik laklik,milliyetçilik,milliyetçilik nereye kadar.

    Ben Atatürkçü değilim,laik hiç değilim.Milliyetçi de değilim.Halis muhlis Müslüman Türküm.
    VE ÜMMET-İ MUHAMMED'DENİM...

    Var mı bir diyeceğiniz?
    Batıl yol ve işlerle işimiz olmaz bizim...
#12.03.2010 22:08 0 0 0
  • Şaman kardeşim.Her aklımıza gelen her şeyi biz buraya yazacak olsak site çöker.

    Peygamberimiz Türk olsa ne olur olmasa ne olur?.Yahu ortalığı karıştırma da başka şeylerle uğraş.

    Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.Halen de Türklükten dem vuruyorsun..Bu tartışılacak konu mu?

    Allah'ın huzuruna çıktığımızda; "Sen Türk değilsin, doğru cehenneme gir!" mi diyecek?.Irkçılığı, milliyetçiliği bırakın yahu.Sümerler dediğin putperest insanlardır.Kureyş kabilesi putperestti sonradan müslüman oldular.

    Bir kere, senin "Hz.Muhammed Türk müydü" başlığı bile bize abes geldi.

    O; İngiliz, Fransız, Alman veya Japon olsaydı ona bakış açınız değişecek miydi?.Gülünç duruma düşmeyin.Allah, dilediği yerden Peygamberler göndermiştir.Sen onun sünnetlerini uyguluyor musun yoksa uygulamıyor musun.Yani sünnetleri yaşıyormusun?.İşte bütün mesele bu.Yaşamıyorsan hiç konuşma hakkın yok burada.Sen onun kaybolan ve unutulan sünnetlerini meydana çıkar işte sana 100 şehit sevabı verilir.

    BEN TÜRKLÜĞÜMLE DEĞİL, MÜSLÜMANLIĞIMLA ÖVÜNÜRÜM..

    Başka bir diyeceğim yoktur...
#12.03.2010 21:39 0 0 0
  • TÜRK BAYRAĞINI YAKTI-ŞU ERMENİ PİÇLERİ
    OBAMA YANLARINDA-MAHVEDERLER İÇLERİ


    Ermenistan Başkenti-şer devlet Erivan'da
    Neler oldu gördün mü-huzur kalmadı canda
    Bağımsızlık timsali-benim şanlı bayrağım
    Kahpelerce yakıldı-üzüldü yurtta sağım

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Bayrak şehidin kanı-anlayamaz soysuzlar
    Başlarına bakınız-sağ ve solda boynuzlar
    Bunların ataları-kan içti oluk oluk
    Anne baba nineler-mahvoldu çoluk çocuk

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Bayrağımı yakanı-tutar isem yakarım
    Karşısına geçerek-zevk duyarak bakarım
    Ben ekmek vereceğim-besleyeceğim onu
    O alçaklık yapacak-hazmedemedim bunu

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Al rengi tanımayan-kişiye açma kucak
    Bayrakta kanı olan-anlamı bilir ancak
    Elleri kollarını-sallatarak vatana
    Onları sokarsanız-ihanettir atana

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Gözleri yurdumuzda-toprak isterler bizden
    Kanunlarında vardır-kurtulmadık krizden
    Dünya yanlarındadır-bilmez mi yetkililer
    Bizi esir alacak-şu sicilli deliler

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Tek karış toprağımız-bil verilemez asla
    Yok etmek isteyene-bizler bakarız hırsla
    Yüz binler candan geçti-daha vardır milyonlar
    Emre hazır bekliyor-bütünüyle insanlar

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Açın açın kapıyı-emre edin itaat
    Gözlerimiz kapalı-bizde kalmadı takat
    Saygısızlık yapanın-yanına kalmamalı
    Horlayarak uyuma-uykuya dalmamalı

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Sınır tanımayana-bir kez eğersen boyun
    'Ön taraftan atlarsa-geriden gelir koyun'
    Türk Milleti affetmez-imzayı atanları
    Asla unutmayacak-vatanı satanları

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    İnsan insan olmalı-yapmamalı kahpelik
    Şerefsizlik yaptıysa-sökülmelidir ilik
    Biz neyle uğraşırız-onların başka derdi
    Sıkıntıya sokarlar-vatanımda her merdi

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Kahpenin yaptığını-köpekler bile yapmaz
    Senelerce dinleriz- hem öğüt hem de vaaz
    Devlet adamlığı şart-yok mudur bir Atatürk
    Çağları aşmalıdır-kendisine gelsin Türk

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Atamız ne yapmıştı-o Yunan bayrağını
    Emir verdi kaldırttı-unutmayın bu anı
    Bize barbar diyenin-kızarmalı yüzleri
    Atatürk'ü tanıyın-unutulmaz sözleri

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Hah ha yapmakla olmaz-düşünün yüz seneyi
    Bu işten kurtuluş yok-bulmayın bahaneyi
    Tehlikeli oyunu-sergileyen bir toplum
    Sonucuna katlanır-davranın kızım oğlum

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Köpekleşmiş milletler-gün gelir cezasını
    Hepsi de görecektir-tümüyle ezasını
    Geçmişte olanları-unutmadık milletçe
    Daima elde hazır-sunulacak dilekçe

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Şartlarını sırala-eğer büyük devletsen
    Satır satır okuyun-davranmalıyız erken
    Türkiye büyük bir güç-şuuruna varmalı
    Yarının düşlerini-uyumayıp kurmalı

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Ticaret arıyorlar-denize düştüler hep
    Nefesleri kokuyor-delik hepsinde de cep
    Karabağ meselesi-soykırımın lafları
    Neler varsa halledin-sakın yapma gafları

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Obama'da konuştu-evet dedi soykırım
    Bunu da alkışlayın-yok olsun itibarım
    'Doksan dört sene önce- yüzyılın katliamı
    Başladığını dedi-övdü durdu yamyamı

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Osmanlı Devleti'nin-son günlerinde imiş
    Tamam 1.5 milyon -yok olan Ermeni'ymiş
    Ölüme yürümesi-katledilmesini
    Anıyoruz söyledi'-yükselt artık sesini

    Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
    Obama yanlarında-mahvederler içleri

    Bugün bunları diyen-yarın neyi söylemez
    Buradan uyarırım-davranmanız gerek tez
    Hasan Sancak bir Şair-oka benzer kalemi
    Dörtlükle uyandırdım-dört yanda elalemi




    HASAN SANCAK
    ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ

    (EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
#12.03.2010 13:20 0 0 0
  • Sn. Atesilter kardeşim. Önceki mesajlarımı okumamışsın galiba.Onları silbaştan oku öyle cevap ver.Hemen hakkımda hüküm çıkarma.İşin gücün tartışmak ve sanki İslam'da milliyetçilik varmış gibi millete lanse ettirmeye de çalışma!...

    Peygamber efendimizin Veda Hutbesi'ni de bilmeden hiç konuşmaya hakkınız yoktur.İşte onun Veda Hutbesinden..

    "Mü'minler!

    "Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslümana kardeşinin kanı da, mali da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

    "Ey insanlar!

    "Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahinda kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır.
    ..............................................................................

    Tekrar ediyorum.İslam'da milliyetçilik yoktur.Milliyetçilik kavramı sonradan bu millete yutturulmuştur.Elbette ki bir müslüman kendi milletine halel gelmesini istemez.Lakin bütün müslüman milletlere de halel gelmesini istemez.Müslüman, müslümanı kollar ve gözetir.Aslını inkar eden soysuzdur..İslam'da Ümmetçilik vardır.Yani top yekün müslümanların hepsi Muhammed ümmetindendir.

    Vatanını sevmeyen hiçbir müslümanı göremezsiniz.Vatanına ve milletine ihanet eden ölse de şehit olamaz.
    Vatan sevgisi imandandır.
    Vatansız millet olmaz, milletsiz vatan olmaz.
    Vatan elden giderse geride ne din,ne devlet, ne mal, ne ırz hiçbir şey kalmaz...
    Ben halis muhlis Türk'üm. ilelebed Osmanlı'mın yolundayım..

    Diyeceklerim bu kadar, konu kapanmıştır...
#12.03.2010 07:14 0 0 0
  • Hakimiyet, kayıtsız şartsız Allah'ındır.O'nun dediği olur.Esas sözün gerçeği budur.İnsanoğlu kainata hükmedemez.Çünkü böyle bir yetki verilmemiştir.Kıyamet gününde de hüküm Allah'ındır.

    Türkiye'de ki hükümler gariban millete verilir.Ergenekoncu ve din düşmanları hükmü verirler müslümanda bunu yapar .Böylelikle o müslümanlar da bu hükümlere uymuş olur.Hem sonra da zengin ve tuzukurular verilen bu hükümlerin dışındadırlar.
    İşte, Türkiye'nin acı gerçeği bunlardır.

    Hüküm vermeyle ilgili ayetler:

    Bu kâinatta hüküm; "Yalnız Allah'ındır" (Yûsuf, 12/40, 67); ''Hüküm O'nundur" (el-Kasas; 28/70, 88); ''Artık hüküm yüce ve büyük Allah'ındır" (el-Mü 'min, 40/12); "Hüküm vermek Allah'a âittir" (es-Sûrâ, 47/10), "Hüküm veren Allah'tır"(er-Ra'd, 17/41); "Hüküm vermek yalnız Allah'a âittir'' (el-En'âm, 6/57); "Doğrusu hüküm yalnız O'nundur" (el-En'âm, 6/62) ve daha birçok âyette de belirtildiği gibi Allah'ındır.


    EL-HÜKMÜ LİLLÂH (HÜKÜM ALLAH'INDIR)
#12.03.2010 06:49 0 0 0
  • Şemsi Tebrizi - Gönlü Geniş ve Ruhu Gezgin Sufilerin 40 Kuralı


    1. Yaradanı hangi kelimerle tanımladığımız kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak utanılacak bir varlık geliyorsa aklına demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer Tanrı dendi mi evvela aşk merhamet ve şefkat anlıyorsan sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.

    2. Hak Yolu'nda ilerlemek yürek işidir akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun omzun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol silenlerden değil!

    3. Kur'an dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahiri manadır. Sonraki batıni mana. Üçüncü batıninin batınisidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.

    4. Kainattaki her zerrede Allah'ın sıfatlarını bulabilirsin çünkü O camide mescitte kilisede havrada değil her an her yerdedir. Allah'ı görüp yaşayan olmadığı gibi O'nu görüp ölen de yoktur. Kim O'nu bulursa sonsuza dek O'nda kalır.

    5. Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. "Aman sakın kendini" diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği : "Bırak kendini ko gitsin!" Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!

    6. Şu dünyadaki çatışma önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol kelimelere fazla takılma. Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir. Aşık dilsiz olur.

    7. Şu hayatta tek başına inzivada kalarak sadece kendi sesinin yankısını duyarak Hakikat'i keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.

    8. Başına ne gelirse gelsin karamsarlığa kağılma. Bütün kapılar kapansa bile sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda göremesen de dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilir.

    9. Sabretmek öylece durup beklemek değil ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer hazmeder. Ve bilirler ki gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.

    10. Ne yöne gidersen git -Doğu Batı Kuzey ya da Güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olark düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi sonunda arzı dolaşır.

    11. Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Senden yepyeni ve taptaze bir "sen" zuhur edebilmesi için zorluklara sancılara hazır olman gerekir.

    12. Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her yolcu istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur.

    13. Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hacı hoca şeyh şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.

    14. Hakk'ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın. "Düzenim bozulur hayatımın altı üstüne gelir" diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

    15. Allah içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldur. Tek tek herbirimiz tamamlanmamış bir sanat eseriyiz. Yaşadığımız her hadise atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermemiz için tasarlanmıştır. Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser kusursuzluğu hedefler.

    16. Kusursuzdur ya Allah O'nu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini Yaradan'dan ötürü yaratılanı sevmeden ne layıkıyla bilebilir ne layıkıyla sevebilirsin.

    17. Esas kirlilik dışta değil içte kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün yıkandı mı temizlenir suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.

    18. Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir. Şeytan dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahluk değil bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara; dışında başkalarında değil. Ve unutma ki nefsini bilen Rabbini bilir. Başkalarıyla değil sadece kendiyle uğraşan insan sonunda mükafat olarak Yaradan'ı tanır.

    19. Başkalarından saygı ilgi ya da sevgi bekliyorsan önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı sevin. Yakında gül yollayacak demektir.

    20. Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.

    21. Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak Hakk'ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir.

    22. Hakiki Allah Aşığı bir meyhaneye girdi mi orası ona namazgah olur. Ama bekri aynı namazgaha girdi mi orası ona meyhane olur. Şu hayatta ne yaprsak yapalım niyetimizdir farkı yaratan suret ile yaftalar değil.

    23. Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir ya kıymet bilmeyiz. Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadır ne tefritte. Sufi daima orta yerde.

    24. Madem ki insan eşrefi-i mahlukattır yani varlıkların en şereflisi attığı her adımda Allah'ın yeryüzündeki halifesi olduğunu hatırlayarak buna yakışır soylulukta hareket etmelidir. İnsan yoksul düşse iftiraya uğrasa hapse girse hatta esir olsa bile gene başı dik gözü pek gönlü emin bir halife gibi davranmaktan vazgeçmemelidir.

    25. Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama. İkisi de şu an burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak cennetteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete hasede ve kine bulaşsak tepetaklak cehenneme düşüveririz.

    26. Kainat yekvücut tek varlıktır. Herkes ve herşey görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının hele hele senden zayıf olanın canını yakma. Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti herkesin yüzünü güldürebilir.

    27. Şu dünya bir dağ gibidir ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa hayırlı laf yankılanır. Şer çıkarsa sana gerisin geri şer yankılanır. Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur sen o insan hakkında kırk gün kırk gece sadece güzel sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin her şey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse dünya değişir.

    28. Geçmiş zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret. Geleck ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne geleceğimizi bilebilir ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi daima şu an'ın hakikatini yaşar.

    29. Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten "ne yapalım kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin ne de hayat karşısında çaresizsin.

    30. Hakiki Sufi öyle biridir ki başkaları tarafından kınansa ayıplansa dedikodusu yapılsa hatta iftiraya uğrasa bile o ağzını açıp da kimse hakkında tek kelime kötü laf etmez. Sufi kusur görmez. Kusur örter.

    31. Hakk'a yakınlaşabilmek için kadife gibi bir kalbe sahip olmalı. Her insan şu veya bu şekilde yumuşamayı öğrenir. Kimi bir kaza geçirir kimi ölümcül bir hastalık; kimi ayrılık acısı çeker kimi maddi kayıp. Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye fırsat veren badireler atlatırız. Ama kimimiz bundaki hikmeti anlar ve yumuşar; kimimiz ise ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.

    32. Aranızdaki bütün perdeleri tek tek kaldır ki Tanrı'ya saf bir aşkla bağlanabilesin. Kuralların olsun ama kurallarını başkalarını dışlamak yahut yargılamak için kullanma. Bilhassa putlardan uzak dur dost. Ve sakın kendi doğrularını putlaştırma! İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama!

    33. Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise insanı ayakta tutan da benlik zannı değil hiçlik bilincidir.

    34. Hakk'a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik demektir. Tam tersine böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayı gerektirir. Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır; emin bir beldede yaşar.

    35. Şu hayatta ancak tezatlarla ilerleyebiliriz. Mümin içindeki münkirle tanışmalı Tanrı'ya inanmayan kişi ise içindeki inananla. İnsan-ı Kamil mertebesine varana kadar gıdım gıdım ilerler kişi. Ve ancak tezatları kucaklayabildiği ölçüde olgunlaşır.

    36. Hileden desiseden endişe etme. Eğer birileri sana tuzak kuruyor zarar vermek istiyorsa Tanrı da onlara tuzak kuruyordur. Çukur kazanlar o çukura kendileri düşer. Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır ne bir katre şer. O'nun bilgisi dışında yaprak bile kıpırdamaz. Sen sadece buna inan!

    37. Tanrı kılı kırk yararak titizlikle çalışan bir saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki sayesinde her şey tam zamanında olur. Ne bir saniye erken ne bir saniye geç. Her insan için bir aşık olma zamanı vardır bir de ölmek zamanı.

    38. "Yaşadığım hayatı değiştirmeye kendimi dönüştürmeye hazır mıyım?" diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım başımızdan ne geçmiş olursa olsun tamamen yenilenmek mümkün. Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa yazık. Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.

    39. Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır. Bu dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zaman bozulmaz her şey yerli yerinde kalır merkezinde. Hem de bir günden bir güne hiçbir şey aynı olmaz. Ölen her Sufi için bir Sufi daha doğar.

    40. Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi yoksa dünyevi semavi ya da cismani mi diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. AŞK'ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındır merkezinde ya da dışındasındır hasretinde
#11.03.2010 23:45 0 0 0
  • İbret olmaz bize, her gün okuruz ezber de!
    Yoksa, bir maksad aranmaz mı bu âyetlerde?
    Lâfzı muhkem yalınız, anlaşılan, Kur'ân'ın:
    Çünkü kaydında değil, hiçbirimiz ma'nânın:

    Ya açar Nazm-ı Celîl'in, bakarız yaprağına;
    Yâhud üfler geçeriz bir ölünün toprağına.
    İnmemiştir hele Kur'an, bunu hakkıyle bilin,
    Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için!

    Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhâmı,
    Asrın idrâkine söyletmeliyiz İslâm'ı.
    Dîni tetkik edeceksek, dönelim haydi geri;
    Alalım neş'et-i İslâm'a yakın bir devri:
#11.03.2010 01:01 0 0 0
  • atesilter kardeşim.Merhum M.Akif Ersoy'un bize armağan ettiği o milli marşımıza sonsuz saygımız vardır.O merhum Allah dostu bu memlekete laiklik gelsin diye onu yazmadı.Bu vatan bir daha milli marşla tekrar kurtuluşa ermesin diye yazmıştır.

    O istemediğiniz şeriatla ilgili şiirini de oku da gör bakalım neymiş...Senin gibi mi düşünmüş anla artık onu!..

    "KADERMİŞ" ÖYLE Mİ? HAŞA, BU SÖZ DEĞİL DOĞRU;

    BELANI İSTEDİN, ALLAH DA VERDİ... DOĞRUSU BU.

    "ÇALIŞ" DEDİKÇE ŞERİAT; ÇALIŞMADIN, DURDUN,

    ONUN HESABINA BİR ÇOK HURAFE UYDURDUN!

    SONUNDA BİR DE "TEVEKKÜL" SOKUŞTURUP ARAYA,

    ZAVALLI DİNİ ÇEVİRDİN ONUNLA MASKARAYA!

    BIRAK ÇALIŞMAYI, EMRET OTURDUĞUN YERDEN,

    YORULMA, ÖYLEYA, MEVLA ECİR-İ HÂSIR İKEN!

    YAZIP SABAHLEYİN EVDEN ÇIKARKEN İŞLERİNİ;

    BİRER BİRER OKU TEKMİL EDİNCE DEFTERİNİ;

    BÜTÜN O İŞLERİ RABBIM GÖRÜR : VAZİFESİDİR...

    YÜKÜN HAFİFLEDİ... SEN ŞİMDİ DOĞRU KAHVEYE GİR!

    ÇOLUK ÇOCUK SÜRÜNÜRMÜŞ SONUNDA AÇ KALARAK...

    HÜDA VEKİL-İ UMURUN DEĞİL Mİ? KEYFİNE BAK!

    ONUN HAZİNE-İ İN'AMI KENDİ VEZNENDİR!

    HAVALE ET NE KADARA MASRAFIN OLURSA... VERİR!

    SİLAHI KULLANAN ALLAH, HUDUDU BEKLEYEN O;

    LEVAZIMIN BİTİVERMİŞ, DEĞL Mİ? EKLEYEN O!

    ÇEKİP KUMANDASI ALTINA ORDU ORDU MELEK,

    SENİN HESABINA KÜFFARI HAK-SAR EDECEK!

    BAŞIN SIKILDI MI, KAFİ SENİN O NAZLI SESİN:

    "YETİŞ" DE, KENDİSİ GELSİN, YA HIZR'I GÖNDERSİN!

    EVİNDE HASTALANAN VARSA, BORCUDUR: BAKACAK;

    ŞİFA HAZİNESİ DERHAL OLUK OLUK AKACAK.

    DEMEK Kİ : HER ŞEYİN ALLAH... YANAŞMAN, IRGADIN O:

    ÇOLUK ÇOCUK ONA AİT: LALAN, BACIN, DADIN O;

    VEKİL-İ HARCIN O; KAHYAN, MÜDÜR-İ VEZNEN O;

    ALIŞ SENİNSE DE, MESUL OLAN VERİŞTEN O;

    DENİZDE CENK OLACAKMIŞ.... GEMİN O, KAPTANIN O;

    YA ORDU LAZIM İMİŞ... ASKERİN, KUMANDANIN O;

    KÖYÜN YASAKÇISI; ŞEHRİN DE BAŞ MUHASSILI O;

    TABİB-İ AİLE, ECZACI... HEPSİ HASILI O.

    YA SEN NESİN? MÜTEVEKKİL! YUTULMAZ ARTIK BU!

    BİRAZ DA SAYGI GEREKTİR... NE SAYGISIZLIK BU!

    HUDA'YI KENDİNE KUL YAPTI, KENDİ OLDU HÜDA;

    UTANMADAN DA "TEVEKKÜL" DİYOR BU CÜR'ETE, HA?!...
#11.03.2010 00:36 0 0 0
#10.03.2010 02:09 0 0 0
#09.03.2010 19:47 0 0 0
  • 17 Ağustos 1999 depreminden 1 hafta evvel güneş tutulması olmuştu.Türkiye ve dünya bu güneş tutulmasını şarap ve şampanyayla kutlamıştı.Sonun da ne oldu.Mevla Teala depremi bize gösterdi...Tabii ki masum insanlar da öldüler..
    Allah'ın hikmet ve tasarımlarıyla alay etmenin cezası çok ağır olur...Bir müslüman, güneş veya ay tutulduğu zaman ne yapmalıdır?...





    KÜSÛF NAMAZI:

    Güneş tutulduğunda en az iki rek'at olarak cemâatle kılınan namaz.
    Peygamber efendimiz, husûf (ay tutulması), küsûf zelzele, şiddetli rüzgârlar, devamlı yağmur, yakıcı yıldırımlar, korkunç karanlık, korkunç sel, salgın hastalıklar ve korkulu, üzüntülü zamanlar için buyurdular ki: "Bu gibi felâketleri gördüğünüz zaman namaza sarılın." (M. Zihni Efendi)
    Hicretin onuncu yılında Peygamber efendimizin bir buçuk yaşındaki oğlu İbrâhim'in vefâtı sırasında güneş tutulmuştu. Bunun İbrâhim'in vefâtı için olduğunu söyliyenlere karşı cevâben cemâatle iki rek'at küsûf namazı kıldıktan sonra; "Güneş ve ay, cenâb-ı Hakk'ın âyetlerindendir. Hiç kimsenin vefâtı yâhut hayâtı için tutulmazlar" buyurdu. (M.Zihni Efendi)
    Küsûf namazı ezânsız, kâmetsiz ve hutbesiz olarak kılınır. Kırâet (okuma) uzun olur. (Dört rek'atte müsebbihatten dört sûre okunur. Müsebbihat yedi sûredir. Benî İsrâil, Hadîd, Haşr, Saf, Cum'â, Tegâbün ve A'lâ sûreleridir). Rükû ve secdelerle edâ ed ilir. Namazdan sonra güneş açılıncaya kadar duâ edilir. Cemâat âmin der. (Senâullah Dehlevî)
#09.03.2010 19:37 0 0 0
#09.03.2010 19:04 0 0 0