Terakkiperver

Terakkiperver

Üye
31.03.2008
Uzman Çavuş
6.031
Hakkında

#27.09.2010 21:08 0 0 0
  • MHP'li arkadaşlar kusuruma bakmasınlar ama sn.Bahçeli ülkücü gösterip sol vuranlardır.Dikkat edecek olursanız MHP'nin başına geçtiğinden beri aynı çizgi üzerinde devam etmiştir.Referandum sonucunda hem kendi, tabanını hem de "evet" diyen seçmenini hainlik ve nankörlükle suçlamıştır.Bu adam MHP'ye yakışmıyor derhal gitmelidir vesselam..
#27.09.2010 16:39 0 0 0
  • Hikaye gerçekten dramatik..Hakikatende bu evlilik denilen şey acaip bir müessese..Onu korumak bazen çok zor oluyor.Bazen öyle şeylerle karşılaşıyoruz ki örümcek ağı gibi evlilikler daha çok..Allah sonumuzu hayırlı eylesin.Türkiye'de evlenmekten ziyade, boşanmalar korkunç derecede arttı.Bakalım bu gidiş nereye kadar varacak..

    Paylaşımlarınız için teşekkürler...
#22.07.2010 19:46 0 0 0
  • Muhterem guerel kardeşim.Sözünüze cevaben ben de derim ki;

    Zina yapmayan milyonlarca delikanlı ve genç kızlarımız var...Ancak senin bu sözünü ben göz zinası olarak algılıyorsam dediğin doğrudur...Fakat nikahsız cinsel ilişkiye girenler fiili zina etmişlerdir..Olay budur...
#22.07.2010 19:38 0 0 0
#22.07.2010 19:29 0 0 0
#14.06.2010 00:22 0 0 0
#14.06.2010 00:19 0 0 0
  • Tembellik kadar kötü bir hastalık yoktur.Tembel insana iş buyursanız ona ölüm gelir.Tembel insanların akibeti her zaman kötü olmuştur.Maddi ve manevi zararlara uğramıştır..Allah katında tembellik büyük günaharın içine girmektedir.Çünkü bunda üşenmek ve terki amel vardır...Sonu ise büyük bir pişmanlık ve nedamettir...
#23.05.2010 12:47 0 0 0
  • İNŞİRAH SURESİ

    7. Artık boş kaldın mı hemen çalış.

    7. (Artık boş kaldın mı) Yâni: Bir vazifeni yapıp bitirdin mi: (hemen çalış.) diğer bir vazifeni yapmaya gayret et, boş durma, meselâ: Farzdan namazı kılmış olunca sünnet ve nafile olan namazları kılmaya başla, cihad gibi bir vazifeyi yapmış olunca da Rab'bine ibâdete devam et, gelecek için lâzım olan şeyleri tedarike çalış, bu ilâhî emir gösteriyor ki: Müslümanların dâima güzelce faaliyette bulunmaları lâzımdır. Müslümanlıkta tembellik, caiz değildir. Müslümanlar, dâima yükselmeğe, istikbâllerini güzelce temine gayret etmelidirler.

    8. Ve ancak Rab'bine yönel!.

    (Ve) Ey Yüce Nebi!. Mükâfata kavuşmak, pek yüce tecellilere erişmekle hakkıyla gönlü ferah olmak için (ancak Rab'bine yönel.) çünkü her şekilde kendisine sığınmaya ve yönelmeğe lâyık olan, ancak o Kerem Sahibi Yaratıcıdır. O rahîm, kerîm olan Mabudumuzun afv ve keremine sığınarak ondan muvaffakiyetler niyaz eyleriz. Başarı Allah'tandır.
#23.05.2010 12:44 0 0 0
  • CHP;CHP'dir.Başına kim gelirse gelsin yine hiçbir şey değişmeyecektir...Bu millet CHP'yi çok iyi tanıyor..CHP deyince akla statükocu ve sözünde durmayan, açılım yapayım derken kaçılım yapan bir partidir.yani sol güdümlü marjinal bir partdir.Kitle partisi olmaktan çok uzaktır...İçinde adamgibi adam yoktur.CHP'nin içinde vatan ve millet için canını verecek adam gösterin, ben hemen CHP'li olacağım...
    Yok ki, gösteremezsiniz..
#23.05.2010 12:37 0 0 0
  • İLBEYİ ŞAMAN kardeşim.Görüşlerinize katılıyorum ama bunu ispatlamanız gerekiyor.Aksi takdirde mesajınız yalandan ibaret olur.Kürdistan Devleti kurulmuşsa ne gibi tavizler verildi?.Bir internet istesinden aldığım habere göre, ABD başkanı Obama'nın; "Kürdistan Devletini kurdurmak için Türkiye'ye baskı yapacağım." demiş.Belki senin dediğin buna benzer de olabilir.

    Orada bulunan siyasi parti teşkilatları bundan haberdar olmalı ki kamuoyuna yansısın.
    Bu konuyu biraz ben inceleyeceğim.Uyuyanı uyandırma vakti geçti artık...Elimizi çabuk tutalım..
#19.05.2010 10:38 0 0 0
  • Ben de evde elma sirkesi yapmayı düşünüyorum.Eğer başarabilirsem her zaman yapacağım doğal elma sirkesini..

    Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim...
#18.05.2010 01:40 0 0 0
  • Vatanımızın bölünmesine hiçbir kimse razı olmaz.Ancak vatan hainleri buna razı olurlar..Ben size şimdi bir şey anlatacağım ki hayretler içinde kalacaksınız...

    Bu Kürdistan meselesi son yıllara ait değildir.Bu senaryolar taa Sultan 4.Murat'tan beri süregelmiştir.Şimdi sıkı durun da izah edeyim..

    Çanakkale harbinden evvel bu plan mevcuttu ve uygulanacaktı.Allah'tan ki Çanakkale harbini bu asil millet kazanınca hain emelleri suya düştü.Bundan sonra bu işin savaşmakla hal olmayacağını anlayınca masabaşında işi yürütmeye koyuldular..

    Suriye'de, Güney Irak'ın bir bölümünde, Mısır'da,Ürdün'de mevcut tahrimen 6 milyon yahudi Kürtleri vardır.Bu Kürtler İstiklal Harbinde Ermeni çetesi olan azılı Taşnak Cephelerini kurmuşlar ve Doğuyu Ruslarla işbirliği yapıp işgale kalkmışlardır.Allah'ın izniyle Giresunlu Topal Osman Ağa yiğidimiz çıkınca Doğu'yu alamadılar ve gerisin geriye kaçmak mecburiyetinde kalmışlardır...Topal Osman Ağa Giresunludur ve rahmetli gazi dedemin komutanıdır.Topal Osman Ağa'nın hayatını internetten öğrenebilirsiniz.Bu yiğit komutan aynı zamanda Kuvvay-ı Milliye'nin ilk başkanıdır.Aynı zamanda Atatürk'ün muhafız birliği alay komutanıdır.Giriştiği hiçbir savaşta yenilmemiştir. Ülkemizde tek kurtuluş günü olmayan ilimiz Giresun'dur.Çünkü Giresun Rus veErmenileri toprağına adım attırmamıştır.Ruslar ve Ermeniler Topla Osman Ağa'dan çok korktukları için Giresun'u işgal edememişlerdir.Allah Topal Osman Ağa'ya rahmet eylesin...

    Kürdistan hayali bugüne kadar gelmesi tesadüf değildir.İsrail ve ABD büyük Armania devleti yani bir bakıma Kürdistan devleti kurmak için bizden taviz bekliyorlar.

    Buradan herkese sesleniyorum.Ülkemizde ki müslüman Kürt vatandaşlarımız şimdi PKK terör örgütüne izin ve imkan verirlerse Doğu'da Kürdistan devletinin kurulması kaçınılmazdır.Hem sonra Kürdistan devleti kurulmuş olsa bile oralara yerleştirilecek olan yahudi Kürtleri büyük katliamlar yaparak müslüman Kürtlerin canına okuyacaktır.Bu mesele hayli uzundur..Gidişat hiç de iyi değildir.

    Bu anlattıklarımın hiçbirisi hayal palavra değildir ve gerçektir.Ben size hikaye olsun diye anlatmadım bunları...


    Söylenecek daha çook sözüm var...Yorumlarımıza devam edelim İnşaallah..
#17.05.2010 23:01 0 0 0
  • ismailozdogan
    Vay benim memleketim, canım Türkiyem.Osmanlı zamanında bu millet çok gericiydi şimdi mükemmel üstü modern oldu, ilim, bilim, teknoloji aldı başını gidiyor.Aslında daha modernde olunabilir bunlar yeterli değil memleketimiz modernlerine, dışardan gelen çıplaklarla bu kalkınma ve modernizim çabaları yeterli değil, bu milleti de tamamen ( dinden ) çıplak bırakmak gerek, gerçi onuda Osmanlıdan sonra kısmen yaptılar ama , Allah'tan yinede dinini, milletini seven fedakarlar var bu memlekette.


    Gerçek müslüman bu edepsizliğe taviz zaten vermez.Ancak uçkuruna düşkün olanlar bu işe teşebbüs ederler.Onlara da adamakıllı sopa atmak lazım ki oralarda fuhşiyat işlenmesin...
#17.05.2010 22:46 0 0 0
  • Bütün vatan evlatlarına!..


    Ülkemizde ki gelişen şu olaylara bakın ya. Ne iştir bunlar? İnanın hem utanıyorum hem ürküyorum. Düşman gelmiş yatak odanıza kadar girmiş ve siz bakınıyorsunuz ya. Düşmanın sizin bütün hayatınızı kontrol etmediğine emin misiniz? Yani sürünerek yaşamak yaşamaksa gelin hep birlikte sürünelim. Yoksa ayağa kalkıp insanca dövüşelim ya. Yapmayın ne olur. Bu yaşamak değil. Bu insanlık değil. Bunda hürriyetin zerresi söz konusu değil. Kurtlar Vadisi'ndeki Feller tipolojisini göz önüne getirin ve olayı tekrar düşünün.

    Bu ülke madden de manen de esir alınmıştır, şeytan ruhlarımızı kontrol etmektedir adeta. Bu ülke Başkanlık Sistemine geçecek muhtemelen ve her şey tek başkanın inisiyatifinde olacak. Peki, bu aşama nasıl olacak? Bu durumda Sayın Recep Tayip Erdoğan'ın fonksiyonu olacağına asla ihtimal vermiyorum bir şekilde ekarte edilecek gibime geliyor. Şimdi Tayip Erdoğan bir federasyona izin verir mi bence zor. Deniz Baykal zaten vermez ama onun çevresindekilerden bazılarından pek emin değilim.

    Devlet Bahçeli böyle bir şeye iki dünya arası kadar mesafelidir. Öyleyse bu durumda Deniz Baykal'dan sonra sıra sanki diğer iki liderde gibi görünüyor. Ne acizlik bu insanlık aşkına. Yani hayatımızı ve kaderimizi Siyonist şeytanın inisiyatifine terk etmişiz adeta. Peki, Siyonist ne istiyor? Derdi ne? Emrine amade olacak, bir dediğini iki etmeyecek, bütün kahpe planları tedricen fark ettirmeden uygulamaya koyacak bir alçak kukla arıyor. Ve biz öyle kuyruğunu kısmış kedi gibi bekleşiyoruz. Öylece kendimize biçilecek kaderi bekliyoruz boynu bükük. Eee O zaman bu işe evet diyecek bir başkan gerekir. Ayrıca ayrılığı daha da pekiştirecek biri. Bu ülke de bir senaryo sürekli işlemde. PKK'nın siyaseten bu ülkeyi yönetmesine yol açmak. Bu çok derin bir gaye. Bu plan, zevahirde bu ülkeye yönelik siyaset yapan bazıları da işin içine katılarak yapılacak. Nasıl? Şöyle: şimdi bu PKK sözcüsü ve kuyruğu olan güya parti olduğunu iddia eden DTP isimli tabela altında toplanmışlar tefsiye ediliyorlar ya ve demokratik mücadele onlarında hakkı ve silahtan da vazgeçtiler ya öyleyse bu ülkeyi bile yönetmeye hakları vardır ve onlarla ittifak kurulabilinir. Şimdi millet buna hazırlanıyor zihnen. Kanıksandığına inanıldığı an onlarla ittifaka kimse hayır demez artık değil mi? İşte o zaman her şey yerli yerine oturacak ve istenilen tahakkuk etmiş olacak. Ayrıca Kürt kardeşlerimizin nüfusunun artması adına çok tehlikeli planlar yapıldığı ve bunun için el altından çok ciddi finansman temin edildiği de bir gerçek. Yani çok netameli senaryolar var. Silahla yapılacak olanı yaptılar şimdi sıra siyaseten yapılması gerekende. Ve büyük hedef bu ülkede ülkenin kaderini tayin yetkisini ele geçirmek ifade ettiğimiz gibi. Samimi söylüyorum böyle bir derin hedef var. Bu olmazsa da bir iç savaşla bu ülkeyi ayırmayı düşünüyorlar muhtemelen. Ve bizim bir planımız yok. Ne acı bir şey bir devlet ve millet adına.

    Bugün zannetmeyin ki, dağdan inenler kaçarak iniyorlar, ya da teslim oluyorlar. Asla asla asla. Kürt kardeşlerimizi zihinsel olarak gelecekte ki soysuz plana hazırlamak için iniyorlar. Onlar hepsi birer zihin kontrol ajanıdırlar. Üstelik size bişey söyleyeyim mi: o inenler muhtemelen Siyonist şeytan tarafından eğitilmiş terörsitlerdir.

    Haddizatında 10 yıl önceleri bu konularda çok sık yazılmıştı ama dinleyen kim! Şimdi tabii ki çoğu gitti azı kaldı. Belki, biraz akıl, sorunu çözebilir ama yine de geç oldu gibi. Fakat taşları yerli yerine koyarsanız ve resmi ortaya çıkarıp boyamaya başlarsanız geç olmamış olur, geç kalmamış olununur. Silahla ciddi bir taban oluşturdular ve bazılarına güya illallah ettirdiler ve silahsızlığa ikna olmalarını sağladılar. Bu namussuz bir oyun. Sanki silahlı olunduğunda terörist olunuyor da silahsız olunduğunda vatana sadık olunuyor. Bunları geçiniz. Şimdi siyaset yolu denilecek. Ama onların bir şekilde tepeye oturtulacağı göz ardı ediliyor söylem üretilirken. Her şey verilecek. İnsan hakkı, özgürlük martavalı okunacak. Daha sonra da tepeye gelindiğinde hakkıdır kardeşim denecek. Hatta bendenize göre şu an şok olacağınız, olamaz bu diyeceğiniz bir şey de var: bu işi hiç ummadığınız bazı siyasiler ile ortaklığa giderek kotaracaklar sanki. Olmaz demeyin: dünya değişiyor bayım! Çünkü şartlar oluştuğunda kimse bundan çekinmeyecektir ki zira meşrudur, hak sahibidir! Artık kanıksanmıştır, ağır ağır uyuşma da başladı mı iş tamamdır. Yazık oluyor.

    Ey bu toprağın çocukları (Türk-Kürt kardeşler) inanmayın bu kahpe planlara, gelmeyin bu zehirli tuzaklara.

    Bir komünizm çıkarmış şeytan milleti takmış peşine, bir milliyetçilik çıkarmış milleti takmış peşine, bir İslamcılık çıkarmış milleti takmış peşine. Herkes bulunduğu çemberin içinde dönüp duruyor kime ne faydası var. Dönüp dururken farkında olmadan zaman geçiyor ve elde var sonsuz kayıp. Ne kendine, ne vatanına, ne özgürlüğe bir katkısı oluyor. Birde birbirlerine düşman ediliyorlar.

    Medya kadıları deseniz; ne milliyetçisi, ne İslamcısı yürekli. Yürekli olan varsa ya etkisiz, ya meydanda değil. Yani öyle bir oyun ki sormayın. Hadi söyleyin bana ortalıkta görünen hangi milliyetçi, hangi İslamcı yeri yerinden oynatacak bir eylemde ya da bir söylemde bulunuyorlar? Hiçbiri. Hepsi hükmettikleri kitleleri oyalayıp duruyorlar. Doğru yer bizim durduğumuz yer diye. Hangisi olacak olanı, olması gerekeni söylemeye cesaret edebiliyor? Hepsi olanları yorumluyor. Ne faydası var olanları yorumlamanın, olan zaten olmuş. Sen olması gerekeni, yapılması gerekeni söyle aslanım yürek varsa. Yani şöyle bir bakın ve söyleyin Allah için, hani nerede ciddi önerileri olan bir kalem? Nerede olması gerekeni erkekçe çıkıp söyleyen bir kalem? Hani nerede insanları ittifaka davet eden ve bu vatan, bu millet için tek fikir, tek can olmaya yönlendiren bir kalem? Hani nerede insanları en doğruya kanalize eden bir kalem? Hani nerede saf hakikati haykıran bir âlim, ilim adamı? Yok, yok, yok. Uyuyorlar. Günü kurtarma peşindeler. Kazandıklarını nasıl elde tutacaklarını düşünüyorlar. Dedikodu yapıyorlar. Bişeyler olsa da üzerine yazsak derdindeler. Yazımızı nasıl birilerine dokunmadan yazabiliriz diye akıl yürütüyorlar.

    Burada zamane üstatlarından, düşünürlerinden -gerçekten çok okuyan ve düşünen şerefli bir aydındır zat-ı âlileri Yusuf Kaplan'ın şu sözünü iktibas yapmadan geçmem sonsuz haksızlık olur. Üstat diyor ki: ''hayata aktarılmayan, hayata hayat katamayan, hayatiyet kazandıramayan bir düşüncenin kıymeti harbiyesi yoktur. En derinlikli düşünce, hayattan kopuk olan düşünce değildir; aksine, hayatı, hayatta yaşanan temel sorunları, sıkıntıları, açmazları en derinden kavrayan düşüncedir. Büyük düşünürleri büyük kılan şey, hayatı, hayatta karşılaşılan sorunları başkalarından daha derinlikli, daha sarsıcı, daha çarpıcı, daha kuşatıcı bir şekilde kavrayabilmeleri ve insanların ayaklarını sağlam şekilde basabilecekleri muhkem bir zemin bulabilmeleri ve sunabilmeleridir.'' Üstat şu an ''ozgundurus.com'' sitesinde yazmaktadır bilgilerinize sunarım sevgili dostlarım. Ayrıca bu sitedeki birbirinden değerli aydınları da takip etmenizi öneririm âcizane.

    Evet, söyleyin Allah aşkına, bugün medyada ki hangi yazarımız böyle bir yazı kaleme alabiliyor. Hepsi de fasaryadan şeyler yazıyor. Hadi malum yazılı paçavraları geçiyorum, zira onlar görevlerini yapıyorlar ama ya bizden dediklerimiz ya da öyle gördüklerimiz. Yani bu vatana, bu millete sahip çıkıyor zannettiklerimiz. Birbirlerini izleyip birbirlerini yazıyorlar aynı magazinciler gibi. Ya da saftirikten şeyler. Hangisi gerçekçi ve sarsıcı bir şey yazdı bugüne kadar? Olan biteni yorumlamaktan başka hangi işleri var? Yapılacak olan ya da yapılması gereken konusunda güçlü bir çözüm önerisi olan kim var ya da bunu yazan kim çıkıyor? Yani boş işlerle iştigal ediyorlar.

    Bu toprağın çocuklarının maddi-manevi dinamikler ekseninde yeniden diriliş ve direniş ruhunu kuşanmalarına ihtiyacı var. Vatana sadakatten şaşmadan, ahlak sınırlarını aşmadan, adaletsizliğe bulaşmadan yol almaları ve güçlü bir ittifak cephesi kurmaları iktiza ediyor yekpare olarak. Artık bu toprakların her köşesinde öz evlatlarının seslerinin daha gür çıkacağı bir diriliş ve direniş hareketi gerekiyor. Bütün hain planları deşifre edecek ve yok edecek bir keskin irade gerekiyor. Kimlik bilincinin temiz gövdelerde yeniden yeşertilmesi gerekiyor. Yeniden güçlü bir ahlak aşısının yapılması gerekiyor. Yeniden toplumsal adaleti sağlayacak bir yumruğun ekonomi masasına hâkim olan soysuzların tepesine inmesi gerekiyor. Son tahlilde; yeniden bu toprağın çocuklarının önderliğinde, yerli uşakları tavassutu ile içimize sızmış dış düşmanla ve bizden görünen ama dış düşmanın köpekliğini yapan, sözcülüğünü yapan yerli maskeli düşmana karşı gerçek bir kurtuluş savaşı başlatılması gerekiyor. Öyle değişim, küresellik, dünyaya açılma falan hikâye dostlar. O zaman oldu olacak kökümüze bir balta vuralım ve tam değişelim bari. Böyle şeyler laftır, boştur, safsatadır. Özümüze sadık kalacaz ve öylece kendimizi sunacaz, kabul eden eder etmeyen şerefsiz defolur gider.

    Kimliğimiz belli, dinimiz belli, yerimiz belli, yurdumuz belli. Biz bin yıllık bir çınarın dalıyız. O çınarı kestiğiniz zaman bu dal nasıl yeşil kalacak, nasıl sağlam kalacak, nasıl ayakta duracak hiç düşündünüz mü Allah aşkına? Herkes haddini bilecek!

    Şerefli bir mazinin mirasçılarıyız, necip ecdadın torunlarıyız. Nice zorluklarla, çaresizliklerle savaşmışız ve elimizde kala kala bu vatan kalmış. Nice koçyiğitler toprağa düşmüş, nice analar oğulsuz, nice kadınlar dul kalmış. Ne kanlar akmış uğruna. Ama gelmiş Siyonist şimdi hükmediyor adeta. Bu ne yaman bir çelişkidir aklı alan beri gelsin. Biz ölelim onlar gülsün. Biz savaşalım onlar oynaşsın. Biz bakalım onlar yesin. Allah aşkına bunda ki adaletin zerresini gösterin bana.

    Son tahlilde; Bizim gibi, tarihinden gelen çaresizliklerle alacaklı kalmış cemiyetlerde, tarihi ve vatanı kurmuş olan asıl kütlenin, çoğunluğun, siyasetçe, iktisatça, kültürce ön safta bulunmaması, o topluluğu yıkacak, yok edecek şeydir. Bunu asla unutmayın. Bir milleti kuranlar, o millete katılanlar arasında geri, örnek arayan hale düşerse, düşürülürse; o milletten gelen ve onu idare edenlerin ilk işi, bu uygunsuzluğu gidermek, o çoğunluğu ön safa çıkarmak olması çaresizdir. İşte bu çaresizlik, bu toprağın gerçek çocuklarının; ileri ve yeni bir yaşamanın, büyük hamlelerin, yüksek ideallerin, kalıcı başarıların tarafını tutmasını izah eder.

    Ey vatan evladı! Ayağa kalk ve diril, geril, diren. Kendini bil, haddini bil, görevini bil!...
#17.05.2010 13:34 0 0 0


  • Adamın birine hanımı balık almasını söylüyor. O da pazara gidip balık alıyor. O sırada bir çocuk yaklaşıp:
    - Amca ver onu ben götüreyim, diyor.
    Veriyor. Beraberce adamın evine doğru yola çıkıyorlar. Yolda ikindi ezanı okunuyor. Çocuk, beraberce namazlarını mescidde kılmalarını teklif ediyor. Adamla beraber ikindi namazlarını kılıyorlar. Beraberce eve geliyorlar. Adam karısına:
    - Bu çocuk, balıkları taşımak istedi, ben de "Peki" dedim. Beraberce geldik, diye durumu anlatıyor. Karısı:
    - Belki çocukcağızın canı istemiştir. Pişireyim de beraberce yeyin, diyor.
    Çocuk, balığı eve bıraktıktan sonra gitmek istediyse de, balığın pişmesini beklemesini ve biraz yemesini söylüyorlar. Çocuk oruçlu olduğunu söylüyor. Bunun üzerine:
    - O halde bekle de iftarı bizde yapalım, diyorlar. Bekliyor, beraberce iftar yapıyorlar. Beraberce yatsı namazını kılmak için yine mescide gidiyorlar. Döndükten sonra, "Bu gece bizde kal" diye teklif edince, çocuk bunu da kabul ediyor. Bir odada onu yatırıyorlar. Diğer odada da kendileri yatıyorlar. Diğer bir odalarında da felçli olan kızları yatmaktadır. Gece yarısı yattıkları odanın kapısı vuruluyor. Adam "Kim o?" diyence, kızı "Baba benim" diye cevap veriyor. Bunun üzerine şaşıran baba:
    - Kızım sen nasıl geldin? diye soruyor. Çünkü felçli kızın oraya kadar gelmesi mümkün değildir. Kız dışardan:
    - Baba kapıyı aç da anlatayım, diyor. Ve şunları anlatıyor:
    - Ben geceleyin, "Yâ Rabbi bu misafirimiz hürmetine bana şifa ver" diye dua ettim. Allah benim hastalığımı alıverdi ve ayağa kalktım. Yürür oldum. Bunun üzerine misafirimize teşekkür etmek için yanına varayım dedim. Fakat baktım ki, gitmiş.
    Kızın babası bu acâib hadiseyi büyük evliyalardan Mâruf Kerhî Hazretleri'ne anlattıktan sonra:
    - Böyle küçük çocuklardan da evliya olur mu? diye soruyor. O mübarek Allah dostu:
    - Evet, evliyanın büyüğü de küçüğü de olur, cevabını veriyor.
    815 yılında Bağdat'ta vefat eden Mâğruf Kerhî Hazretlerinin kabri Dicle kenarındadır. Zamanımızda da hâlâ bir ziyaret mahallidir. Allah şefaatlerinden bizleri mahrum etmesin. (Kaddesallâhü sirrahül aziz)
#17.05.2010 09:03 0 0 0
  • Fenerliler kendilerini dereye varmadan paçalarını sıvamışlardı.Şimdi indirsinler artık paçalarını.Dere mere kalmadı.Bursaspor atını dereden çoktaan geçirdi bile...

    Bursaspor'a helal olsun.Bundan sonraki mücadelelerinde başarılar diliyorum...
#16.05.2010 22:08 0 0 0
  • Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar.

    Ey analar yürekleriniz yandı ama müsterih olun.Yarın mahşerde şehit olan evlatlarınız veya kocalarınız size şefaat edecektir.İşte o zaman büyük bir sevinç olur ki bunu diller anlatmaya lal olur...

    Sabredin ne olur ağlamayın, ömür çok çabuk geçiyor.
    Allah şehitlerimize gani gani rahmet eylesin...
    (Ben bir baba olarak ta şu an bu yazılarımı yazarken ağlamaklıyım...Kolay değil, gencecik bir evladını kaybetmek...
#16.05.2010 08:37 0 0 0
  • banıc
    arakadaşlar ben birşey sormak istiyorum bu çam sakızı derken hangi çam sakızı


    noimage

    noimage

    noimage


    Çam Sakızı: Çam ağacından elde edilen, bal renginde ve kıvamında, keskin kokulu, acı bir maddedir. İçerisinde kolofan ve reçine asidi bulunur.

    Çam Sakızının Faydaları ve Etkileri: Solunum yolu hastalıklarına karşı etkili olan çamsakızı, akciğer iltihaplarına ve öksürüğe karşı faydalıdır. Sesi açar. Mideye kuvvet verir. İdrar yollarındaki hastalıklara karşı da faydalıdır.

    Çam Sakızı Nasıl Kullanılır? Gül suyu ile karıştırılıp göze damlatılırsa göz ağrısını giderir. Çam sakızı, birer çay kaşığı un ve karabiberle karıştırılıp badem yağıyla kaynatıldıktan sonra yumurta akı ile birlikte basura sürülürse, basur memesini düşürmeye yardımcı olur. Çam sakızı, adından da anlaşılacağı gibi sakız olarak da çok eskilerden beri kullanılmaktadır.
#12.05.2010 10:47 0 0 0