ZELAL

ZELAL

Moderatör
15.04.2010
Korgeneral
83.595
Hakkında

  • Yüzyıllardır alternatif tıp tarafından kullanılan biberiyenin vücuda olan önemli faydalarını öğrendiğinizde eminiz ki hiç tereddüt etmeden kullanacaksınız. İşte o 5 önemli fayda...

    Migren
    Biberiye uzun yıllardan beri çaresi olmayan ve kişiye büyük sıkıntı yaratan migreni tedavi etmek için kullanılmaktadır. Biberiyenin buharının solunmasıyla migren ağrılarını dindirdiği bilinmektedir. Bu yöntem migren ağrılarını dindirmekle kalmayıp beyin fonksiyonlarının da daha iyi çalışmasına yardımcı olmaktadır. Migren ağrısı çekenler düzenli olarak bu işlemi uygulayarak migrenin yarattığı can sıkıcı sıkıntıları en aza indirebilirler.

    Kanser
    Biberiye kanserle savaşma konusunda oldukça etkili bir bitki. Bilim insanları tarafından yapılan araştırmalar sonucunda biberiyenin kanser tedavisinde etkili bir yardımcı olduğu ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda biberiyenin düzenli olarak ve yeteri miktarda tüketilmesiyle muhtemel kanser riskini de azalttığı da ortaya konmaktadır.

    Ağrı kesici
    Her ağrıda hemen ağrı kesicilere sarılmak istemeyenler zaman zaman biberiyeyi tüketebilir. Eklem ve kas ağrıları gibi ağrılarda oldukça etkili olduğu bilinmektedir.

    Alerji
    Biberiye kimi alerjik reaksiyonlarda oldukça olumlu sonuçlar göstermektedir. Biberiyenin alerjinin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmada etkili olduğu ortaya bilinmektedir. Bu sebeple birtakım alerjileri bulunan insanların biberiye tüketmesi kimi çevrelerce tavsiye edilmektedir.

    Saç sağlığı
    Biberiyenin mucizevi özelliklerinden bir tanesi de saçlara oldukça iyi gelmesidir. Saçları koruyan biberiye, saç dökülmelerini de önleyici özelliğe sahiptir. Ayrıca içeriğindeki birtakım maddeler sayesinde dökülen saçların yerine yenilerinin çıkmasını sağlama konusunda da etkilidir.

    alıntıdır
#10.08.2016 10:33 1 0 0
  • Gaz yapan yiyecekler
    Gazın vermiş olduğu sıkıntıları yaşamak istemiyorsanız gaz yapan besinlerden uzak durmalısınız.

    Bazı gıdalar gaz yaptığı için özellikle belirli dönemlerde bunları yemekten kaçınılmalıdır (Ameliyat Sonrası, Bedensel kusurlar vb.). Bunun dışında gaz yapan yiyeceklerin genel listesi aşağıdaki gibidir.

    Kabakgiller kapsamındaki sebzeler ( Brokoli, brüksel , lahanası, lahana, karnıbahar, pırasa)
    Bakla, nohut, mercimek, fasulye, soya fasulyesi, bezelye gibi baklagiller
    Yumurta, süt ve süt ürünleri, ağır kokulu peynirler,
    Bira, karbonatlı içecekler(Soda vb), dondurma
    Erik, kayısı, elma, muz, kuru üzüm, şeftali, armut,
    Şekersiz ciklet,
    Tam tahıllı ekmek
    Kavun, turp, soğan, fasülye, ıspanak, kuşkonmaz, enginar,
    Kızartılmış gıdalar, yağlı yiyecekler, kremalı, soslu gıdalar, salatalık, turşu

    Yiyecekler dışında gaz oluşumuna neden olan diğer yanlışlarda şunlardır:

    Yemeği acele ve hızlı yeme
    Yemek sırasında fazla konuşmak­tan dolayı fazla hava yutma
    Öğün atlama ve diğer öğünde fazla yemek yeme
    Liften fakir gıdalarla beslenme
    Gıda alerji­si
    Sigara ve alkol
    Hareketsiz yaşam
    Adet dönemleri ve gebelik
    Mide çıkışını daraltan sorunlar, midenin sarkması, mide fıtığı, midenin faz­la genişlemiş olması, sindirim salgılarının yetersizliği, mide bağırsak enfeksiyon­ları, bağırsakların gıdalara hassas olma­sı, ülser, reflü gibi hastalık­lar
    Bazı ishal ilaçları
    Stres
    Dar giysiler

    alıntıdır
#10.08.2016 10:26 1 0 0
  • Kalp sağlığı açısından alınması gereken önlemler
    Uzmanlar kalp rahatsızlığı olanların sıcak havalarda çok daha dikkatli olması gerektiğinin altını özellikle çiziyor.

    Son günlerde yaşanan aşırı sıcak ve nem; sağlıklı ya da bilinen kalp hastalığı olan bireyler için önemli kardiyak riskler oluşturmakta. Bu iki faktör, vücuttan sıvı ve tuz kaybı, tansiyon dengesizliği, kan akışkanlığında azalma yani pıhtılaşmanın artması ve kolesterolde yükselme gibi sonuçlar ortaya çıkarmakta. Sıcak aynı zamanda kalbin iş yükünü de artırmakta ve ayrıca bu dönemlerde kalp hastalığı nedeniyle ölümlerde artış görülmekte.

    Kalp krizinde ilk yardım nasıl olmalı
    Medicana Çamlıca Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Yolcu kalp krizinde ilk yardımın nasıl olması gerektiği ile ilgili şunları kaydetti: "Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, fenalaşma, bayılma gibi şikayetler kalp krzinin en önemli belrtileri olup bu semptomların varlığında hasta sıcak ortamdan uzaklaştırılıp serin (Klimalı ortam değil) bir yere alınmalı ve bir an önce en yakın hastaneye götürülmeli. Eğer hastanın genel durumu çok sıkıntılı ise zaman kaybedilmeden 112 aranmalı"

    Kalp sağlığı açısından hangi önlemler alınmalı
    - Kıyafet seçimine dikkat edilmeli. Özellikle nem emebilen, açık renkli ve vücudun hava almasını sağlayan kıyafetler tercih edilmeli.

    - Özellikle güneşin etkisinin yoğun olduğu öğle saatlerinde dışarı çıkılmamalı.

    - Spor yaparken açık havada güneş altında değil, sabah ya da akşam saatlerinde sıcağın etkisinin azaldığı vakitlerde, ağır ve yorucu olmayan ve de aralıklı dinlenmelerin eşlik ettiği aktiviteler yapılmalı.

    - Vücut nem ve sıcakla aşırı su ve tuz kaybettiği için mutlaka su tüketimi artırılmalı.

    - Beslenmeye dikkat edilmeli, ağır yemekler yerine hafif sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmeli.

    - Özellikle kalp krizini tetikleyen sigara ve kafein gibi etkenlerden mutlaka uzak durulmalı.

    - Deniz ya da havuza girerken güneşin direk etkisinden korunmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli.

    alıntıdır
#10.08.2016 10:24 1 0 0
  • Sırt ve bel ağrısı olanların dikkat etmesi gereken noktalar
    Sırt ve bel ağrısı sorunu yaşıyorsanız doktor kontrolü ve tedavinin yanı sıra oturup kalkma, eğilme ve yatış pozisyonlarınıza da dikkat etmeniz gerekiyor.
    Medicana Bahçelievler Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Muzaffer Kahraman, doğru uykunun önemini, yatış bozukluklarına bağlı olarak bel ve sırt ağrılarının nedenlerini ve alınmasını gereken tedbirleri anlattı.

    Bel ağrısı, günümüz ağır çalışma şartları, koşuşturmaları, seçilen ayakkabı tipleri, aşırı kilo alma ve bu kiloyu verebilmek için yapılan bilinçsiz sporlar; yanlış yatak seçilmesi ve uyuma pozisyonları nedeni ile günümüzde çok sık karşılaşılan fakat çok ilerlemedikçe ciddiye alınmayan, bedenimizin bize bir sesleniş rahatsızlığıdır.

    Ağrılar vücudumuzun bizle konuşma şeklidir
    Bel ağrısının günümüzde sık karşılaşılan nedeni, sedanter yaşam denen monoton rutin gidişatta spora ayrılan zamanın azalması, kilo fazlalık problemleri ve gebeliktir. Bu bel ağrısı, hastalık olarak ise en sık "bel fıtığı"na bağlı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bel omurları denen 5 adet lomber omurganın arasındaki amortisör ve harekete yardım görevindeki "disk" adı verilen jel kıvamındaki yapıların; kilo artması, gebelik, bilinçsiz sporlar, ağır kaldırma ve çeşitli travmalar ile yer değiştirip komşu olduğu sinire bası yapması ya da bu diskin yırtılıp patlatarak bu sinirlerin üzerini kapaması sonucu iritasyonu ile biz belden başlayıp bacaklara, hatta ayak parmaklarına kadar vuran ağrılar çeker, uyuşukluklar hissederiz. Bu işaretler vücudumuzun bizle konuşma şeklidir ve mutlak dikkate alınmalıdır.

    Dikkat edilmesi gerekenler
    Hekim kontrolü, ilaç tedavisi, fizik tedavi ve kontrol altında yardımcılı spor yapmanın yanında, bu hastaların oturma kalkma, eğilme, yük taşıma ve yatış pozisyonlarında da dikkat etmesi gereken hususlar vardır;

    - Taşınacak ağırlık mümkün ise 2 eş parça olarak kollara dağıtılmalı, eğilmek yerine genelde dizler üzerine çökerek zeminden birşey alınmalı ve ayakkabılar bağlanıp çözülmeli, atlama zıplama sporları ya da düşmenin çok olacağı sporlar yerine özellikle sırt kaslarını güçlendirecek yüzme sporuna yönelmeli.

    - Yataktan ilk kalkarken önce yan dönüp bacaklar yataktan aşağı sarkıtılarak el desteği ile doğrulmalıdır.

    - Özellikle gebeler, yüzüstü yatmaktan kaçınmalı, sağ yandan ziyade sol yana yatmaya tercih etmelidirler ki; bacakların toplayıcı ana damarının üzerine bası yapıp ödem oluşumuna neden olmasınlar. Bu pozisyonun korunması için sol yana yatar iken sırt bölgesine yastık desteği konması uygun olacaktır.

    - Bel fıtığı nedeni ile bel ağrısı çeken hastalar ise ani akut dönemde medikal tedaviye ek olarak mutlak istirahat yapmalıdırlar ve sert zemin yada sert yatak denilen, vücudun yatağın içine gömülüp omurganın eğilmediği formları seçmelidirler.

    - Önceleri sert mukavva, tahta üzerine serilen battaniye, yorgan ile yapılan bu sert yataklar, yerini artık "ortopedik yataklar" denilen vücudun formunu alıp omurgayı her pozisyonda destekleyen yataklara bırakmıştır.

    - Hastalar genelde sırtustü yatmalı, dizlerinin altına küçük bir yastık koyarak dizleri kıvrık pozisyona getirecek şekilde bacakları kalçalara yaklaştırmalı ve ince bir yastık tercih etmelidir. Bu pozisyon, syatik denilen ve bel ağrılarında başrol oynayan bu sinirin gevşemesine imkan vermektedir.

    - Yan yatmak isteyenler ise yine bacakları hafif karna doğru çekerek bacakları gevşetmeli ve bacak arasına konacak bir yastık ile bu yatış pozisyonunu desteklemelidir.

    - Yataktan kalkarken öncelikle yan yatar pozisyona geçilip ayaklar yataktan sarkıtılılıp, vücut yataktan kollar ile destek alınarak doğrultulmalıdır.

    alıntıdır
#10.08.2016 10:22 1 0 0
  • İki ilçenin il olması kararının ardından yine bu iki ilin isminin değişmesi kararlaştırıldı. Hakkari'nin adı ise Çölemerik olarak değiştirildi. Peki Çölemerik'in anlamı nedir? Ne demektir?

    Hakkari ilinin ilçe olmasının kararlaştırılmasıyla birlikte ilçe merkezinin adının da değiştirilmesi kararlaştırıldı. Bu karar ile Hakkari'nin ismi Çölemerik olarak değiştirildi. Peki Çölemerik ne demek? Çölemerik'in ankamı nedir?
    ÇÖLEMERİK NE DEMEK?
    Kürtçe kökenli Çölemerg kelimesi, Türkçe'ye Çölemerik olarak geçiş yapmıştır. Kelime manası olarak 'sahipsiz yeşillik' anlamına gelmektedir.
    ÇÖLEMERİK VE HAKKARİ TARİHİ
    Hakkâri’nin târihi çok eski devirlere dayanır. Mağaralar içinde bulunan eşyâlar ve kaya resimleri bu bölgenin eski yerleşim merkezi olduğunu gösterir. Bölgeye Sümerler, Âsuriler, Bâbilliler, Medler hâkim olmuştur. M.Ö. 6. asırda Medler bölgeyi Bâbillilerden ele geçirdiler. M.Ö. 4. asırda, Makedonya Kralı İskender, Medleri yenerek İran’ı ve bu bölgeyi ele geçirdi. Fakat iskender ve Bizanslılar bu bölgeye fiilen hâkim olamadılar. İskender’in ölümünden sonra Makedonya Krallığı, generalleri arasında taksim edildi. Bu bölge, Selevkos (Asya) İmparatorluğunda kaldı. Selevkos’un mîrâsına Roma İmparatorluğu sâhip oldu. Fakat bölge Roma ile Partlar, sonra da Sâsânîler arasında devamlı el değiştirdi. M.S. 395’te, Roma İmparatorluğu bölününce Doğu Roma (Bizans), bu topraklara sâhip olmak istedi, fakat hiçbir zaman bu bölgeye hâkim olamadı.
    Hazret-i Ömer zamânında bölge, İslâm orduları tarafından 640 senesinde feth edildi. Selçuklu Türkleri Anadolu’ya geldiklerinde Hakkâri bölgesi, Bağdat’taki Abbâsi halîfelerine bağlı idi. 1054’te Selçuklular, Hakkâri bölgesine hâkim oldular. 1122-1262 arasında Selçuklulara bağlı Musul Atabegleri (Zengiler), bu bölgeyi Selçuklular adına idâre ettiler. 1142 senesinde Atabeg İmâdeddîn Zengi. Aşip Kalesi yerine İmâdiye Kalesi ve şehrini kurdu. 1262’de İlhanlılara bağlanan Hakkâri’yi Abbâsî âilesinden gelen Hakkâri Beyleri idâre ettiler.
    Karakoyunlu Bayram Hoca’nın hâkimiyeti sırasında 1349’da Celâyirlilerin eline geçen Hakkâri, 1366’da yeniden Karakoyunluların, 1387’de Tîmûr Hanın, 1405’te yeniden Karakoyunluların eline geçti. 1468’de Uzun Hasan’ın gönderdiği Sofi Halil ve Arabşah Beylerin Hakkâri Beylerini yenmesi üzerine Dümbüllü Türkmenleri bölgeye hâkim oldular. Bu hâkimiyetleri sırasında 1472’de Çölemerik’te “Meydan Medrese”yi yaptırdılar.

    Hakkâri Beylerinden Gübâli oğlu Esedüddîn, 1468’de gizlice Mısır’a gitti. Kölemenlerin emrine girdi. Mısır’daki Nasturîlerin yardımı ile Hakkâri’ye geldi. Tiz Kalesine girerek Dümbüllü Türkmenlerini bozguna uğrattı ve bu bölgeyi ele geçirdi. Ölümünden sonra yerine Zâhid Bey geçti. Esedüddîn’in sülâlesine Şenbolar dendi. Zâhid Bey, Gevar (Yüksekova) ile Akdamar’ı elegeçirdi. Zâhid Beyin oğulları Seyyid Mehmed Vastan’da, Mâlik Bey Çölemerik’e 4 km uzaklıktaki Bay Kalesinde hüküm sürdüler. Yeğenleri Zeynel, bir baskınla Bay Kalesini ele geçirdi. Mâlik Bey, Vastan’a gitti. Bir müddet sonra Seyyid Mehmed Bey, Bay Kalesini ele geçirerek bütün Hakkâri’ye hâkim oldu.
    Yavuz Sultan Selim Hanın 1514 Çaldıran Seferinden sonra bölge, 1534’te Van bölgesi ile birlikte Osmanlı hâkimiyetine girdi. Safevîler, bir ara Hakkâri’ye hâkim olmuşsa da, Kânûnî Sultan Süleymân Hanın 1548’de Van fethi ile birlikte Hakkâri yeniden Osmanlı idâresine bağlanmıştır. Seyyid Mehmed Bey, Osmanlılar adına bu bölgeyi idâre etmiştir. Fakat Seyyid Mehmed Bey ile oğlunun bâzı hareketleri sebebiyle bölge yeğeni Zeynel Beye Ocaklık olarak verildi. Zeynel Bey, Çölemerik Kalesini merkez edinmiş, burasını onarmış, Dize’deki (Üzümcü köyü) kurşun ve başka bir yerdeki kükürt ocaklarını işlettirmiştir. Tebriz Seferi sırasında 1583’te şehid olmuş ve yerine oğlu Zekeriya Bey geçmiştir. Son “Ocaklı” Hakkâri Beyi Şenbolu Nurullah ile Cizreli Bedirhan Beyler birleşerek, 1843’te Tiyari ve 1846’da Tohum Ocaklarında oturan Nasturîleri yenerek ocaklarını yağma ettiler. Osman Paşa gelerek her ikisinin ocaklık hakkını kaldırdı (1847).
    Osmanlı idâresinde Hakkâri, Van Beylerbeyliğinin 14 sancağından (vilâyetinden) birini teşkil etti. Tanzimattan sonra da Van vilâyetine bağlı 2 sancaktan biriydi. 5 kazâsı vardı. Bu kazâlardan biri “İmâdiye” Irak’ta kaldı. “Başkale” ise Van’a bağlandı.

    Hakkâri’nin merkezi “Çölemerik” kasabası idi. Süryânilerin “Gülârmak”, Ermenilerin “İlmar” ve Türklerin de “Çölemerik” dedikleri bu kasabanın Koçanis Manastırında Birinci Dünyâ Harbine kadar Nasturî patriği oturdu.
    Rusların 1858’de Türklere savaş açması sonunda Dağıstandaki Şeyh Şâmil ile işbirliği yapan Şemdinlili Seyyid Tâhâ, Ruslara savaş îlân etti. Vefâtı üzerine kardeşi Şeyh Sâlih, Âzerbaycanlıları ve Hakkârilileri Ruslara karşı ayaklandırdı. Bu sırada Cizre’de bulunan İzzeddîn Şir, Yezîdî ve Nastûrîlerle işbirliği yaparak Rusya adına Musul ve Bitlis bölgesini 1854’te işgal ve yağma ettiler. Diyarbakırlı Hacı Tîmûr Ağa, bu hâinleri 1855’de yendi ve cezalandırdı. 1855-1865 arasında Van sancağına bağlı olan Albak, Çölemerik, Gevaş (Yüksekova), Beytüşşebap, Çal-Tiyari, Şemdinan (Şemdinli) ve Kotur ilçeleri Erzurum’a bağlandı. 1865’te Van vilâyeti yeniden kurulunca tekrar Van’a bağlandılar.
    Birinci Dünyâ Harbinde Ruslar, Çölemerik’i 24 Mayıs 1915’de işgâl ettiler. Nasturî lideri Merşamun’u Hoy’a götürdüler. Onun vâsıtasıyla bütün Nastûrîler ayaklandı ve silahlı çeteler kurarak Türk ordusuna ve halkına saldırdılar. Müslüman ve Türk halkı, Rus ve Nastûrî zulmünden civar bölgelere kaçtılar. 1918’de Çölemerik ve Gevaş (Yüksekova) Türkler tarafından kurtarıldı. İsyancı Nastûrî ve Ermeniler, Urmiye bölgesine çekildiler. Eski yerlerine gitmek isterken Vâli Haydar emrindeki Türkler, Nastûrîleri yendiler.
    Millî mücâdele (İstiklâl Harbi) sıralarında Şemdinlili Seyyid Tâhâ ile Şahaklı Simiko, Yirminci Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa ile işbirliği yaptılar ve onu desteklediler. Böylece Seyyid Tâhâ kuvvetleri, Nastûrî ve Ermeniler’in bölgeye girmelerini önlediler. 1926’da yapılan Ankara Antlaşması ile Musul ve Hakkâri’nin beş bölgesi sınır dışında kaldı. Çölemerik, Gevaş (Yüksekova) ve Şemdinan (Şemdinli) ilçelerinden meydana gelen Hakkâri vilayeti kuruldu. Bir ara Van’a bağlanan Hakkâri 4.1.1936 târih ve 2885 sayılı kânunla vilâyet (il) oldu.


    alıntı
#04.08.2016 11:35 1 0 0
  • Hakkari'nin "Çölemerik", Şırnak'ın "Nuh" adıyla ilçeye dönüştürülmesi, Yüksekova ve Cizre'nin il olmasını içeren kanun tasarısı TBMM Başkanlığına sunuldu.

    Hakkari'nin "Çölemerik", Şırnak'ın "Nuh" adıyla ilçeye dönüştürülmesi, Yüksekova ve Cizre'nin il olmasını içeren kanun tasarısı TBMM Başkanlığına sunuldu.

    Türkiye Varlık Fonu Kurulması ile bazı kanun ve KHK'lerde değişiklik yapılmasına ilişkin yasa tasarısı, TBMM Başkanlığına sunuldu. Tasarıyla Hakkari ve Şırnak illeri kaldırılarak, Yüksekova ilçesi merkez olmak üzere "Yüksekova", Cizre ilçesi merkez olmak üzere de "Cizre" adıyla yeni iki il kurulacak.

    Eski Hakkari il merkezi "Çölemerik" adıyla ilçeye dönüştürülürken, Derecik Beldesi merkez olmak üzere Yüksekova ilinde Derecek adıyla yeni bir ilçe ve belediye kurulacak.

    Yüksekova iline Çölemerik, Çukurca, Derecik ve Şemdinli ilçeleri bağlanırken, ildeki diğer ilçelere bağlı belediye ve köylerin bağlılık durumları ve sınırları korunacak.

    Eski Şırnak il merkez ilçesinde "Nuh" adıyla ilçe kurulurken, Cizre iline Beytüşşebap, Güçlükonak, İdil, Nuh, Silopi ve Uludere ilçeleri bağlanacak.

    Hakkari Belediyesi Çölemerik adıyla, Şırnak Belediyesi Nuh adıyla ilçe belediyesine; Yüksekova ve Cizre Belediyeleri de il belediyelerine, Hakkari İl Özel İdaresi Yüksekova İl Özel idaresine, Şırnak İl Özel İdaresi de Cizre İl Özel İdaresine dönüştürülecek.
    Muhabir: Kadir Karakuş
#04.08.2016 11:32 1 0 0
  • Mısır: Gülen'den sığınma talebi gelirse değerlendiririz
    Mısır Başbakanı İsmail, Gülen'den siyasi sığınma talebi gelmesi halinde bunu değerlendireceklerini söyledi
    Mısır Başbakanı Şerif İsmail, FETÖ elebaşısı gıyabi tutuklu Fethullah Gülen'den siyasi sığınma talebi almadıklarını açıkladı.
    Reuters'ın Mısır devlet haber ajansı MENA'dan aktardığına göre İsmail, eğer böyle bir talep olursa Mısır'ın bunu değerlendireceğini ifade etti.
    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ,yaptığı açıklamalarda, Gülen'in ABD'den Avustralya, Meksika, Kanada, Güney Afrika veya Mısır'a kaçabileceği yönünde istihbaratlar geldiğini söylemişti.

    http://www.haberturk.com/dunya/haber/1273295-misir-gulenden-siginma-talebi-gelirse-degerlendiririz
#28.07.2016 15:50 1 0 0
  • FETÖ’nün darbe girişiminin ardından alınan ilk OHAL kararnamesi yürürlüğe girdi. Kamuya yeni kadro alımı yetkisi verilirken herhangi sayı sınırlaması da getirilmedi. Ayrıca görevine son verilenler artık devlet memuru olamayacak

    Fetullahçı terör örgütü ile bağı olan kamu çalışanlarına görevden el çektirilmesi bütün kurumlarda devam ediyor. Bu temizlik sürecinde kamuda bir hizmet ve eleman boşluğu olmaması için gerekli tedbirlerin alınacağını geçen yazımızda anlatmıştık. Bununla ilgili yasal altyapı da hazırlandı. Darbe girişiminin ardından alınan OHAL kararının ilk kararnamesi de yürürlüğe girdi. Bu kararnamede kamu çalışanlarıyla ilgili önemli düzenlemeler yer aldı. Buna göre görevine son verilen kamu çalışanlarının bir daha kamu hizmetlerinde yer almalarının önüne geçildi. Örgüt ile bağı olanlar sadece kamu kuruluşlarında değil özel güvenlik şirketlerinde de kurucu, ortak ya da çalışan olamayacak.

    SON PARAGRAF YETKİ VERDİ
    Kararnamede kamu çalışanlarıyla ilgili bölümün son cümlesi hükümete yeni kadro açma yetkisi veriyor. Üstelik bu yetkide sayı sınırlaması da olmayacak. Bu kadrolara açıktan atama yapılabilecek. Kararnamede bu konu şu cümlelerle ifade ediliyor: "Görevi sona erdirilen personele ait kadro ve pozisyonlara, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve diğer mevzuattaki kısıtlamalara tabi olmaksızın Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek sayıda kadro ve pozisyon için atama yapılabilir..."

    ÖNCELİK MİLLİ EĞİTİM'DE
    Bu noktada ilk atamaların Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılması bekleniyor. Özellikle okulların açılmasından önce ağustos ayında 20 binden fazla öğretmen alımı yapılacak. Bu öğretmenler yeni eğitim-öğretim yılında görevlerine başlayacak.

    FETÖ'CÜYE ERKEN EMEKLİLİK DE YOK!
    Devlet memurluğundan çıkartılan terör örgütü üyesi kamu çalışanların tekrar devlet kurumlarında ya da özel güvenlik şirketlerinde görev alamayacak. Açığa alınanlarla ilgili de hem idari hem de adli soruşturma devam edecek. Bu süreçte de fiilen devlet memurluğu yapamayacaklar. Dün Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik ile fiili hizmet zammı (yıpranma ile erken emeklilik) uygulamalarında bazı değişiklikler yapıldı. Özellikle TSK, emniyet ve MİT personeli ile ilgili maddelerde bu personelin yıpranmadan yararlanması için çalışmaların ilgili kamu idaresinde ve belirtilen kadro veya unvanlarda geçmesi gerektiği belirtildi. Yani başka görevlere atananlar yıpranmadan yararlanamayacak. Ayrıca bu soruşturma süresince memuriyetten ayrı kalanlar görevleri ne olursa olsun fiili hizmet zammı (yıpranma) hakkından yararlanamayacak.

#28.07.2016 15:33 1 0 0
  • Askeri liseler kapatılacak. GATA Sağlık Bakanlığına bağlanacak. Harp okullarındaki tüm öğrencilerin ilişiği kesilecek, normal liselerden öğrenci alınacak.
    15 Temmuz darbe girişiminin ardından TSK'da FETÖ'yü tümüyle temizleyebilmek için baştan aşağı önemli düzenlemelere gidilecek. Karar, önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu'nda alındı. Star; yarın toplanacak Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı öncesinde bugünkü Resmi Gazete'de yayınlanması için son hızla çalışılan Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) detaylarına ulaştı.

    TSK içindeki FETÖ yapılanmasına karşı keskin bir temizlik operasyonu için yapılacak olan düzenlemeler, TSK'nın bugüne kadarki yapılanmasını baştan aşağı değiştirecek. 17-25 Aralık süreci sonrasında Polis Akademisi ve polis kolejleriyle ilgili yapılan düzenlemenin aynısı, bu sefer askeri liseler ve harp okulları için yapılacak.

    HARP OKULLARI: Askeri liselerden mezun olanların doğrudan aktarıldığı Harp Okulları ise varlığını koruyacak, ancak Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanacak. Harp okullarının adı kalacak, ancak bu dönem için, hangi sınıfta olduğuna bakılmaksızın tüm öğrencilerinin okulla ilişikleri kesilecek.

    LİSEDEN ALINACAK: Askeri liseler kapatılacağı için Harp Okulları, bundan böyle normal liselerden mezun olanlar için üniversite sınavındaki tercih sistemine dahil olacak. Normal liselerden mezun olan öğrenciler Harp Okullarına girebilecek.

    GATA: FETÖ'nün ilk yapılandığı ve Fethullahçılar dışında kimsenin askeri okullara girişine imkan tanımayan GATA'da yapılanmaya gidilecek. GATA Sağlık Bakanlığı'na bağlanacak.

    ASKERİ LİSELER: TSK'nın ihtiyacı olan subay kadrolarının yetiştiği sistemin ilk ayağını oluşturan askeri liseler kapatılacak. Şu anda askeri liselerde okuyan öğrenciler, normal devlet okullarına aktarılacak.

    http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/07/27/orduda-sivillesme-devrimi
#27.07.2016 09:36 1 0 0
  • Kapatılan okulların hangileri olduğu belli oldu. Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde Fethullahçı Terör Örgütü’yle (FETÖ) ilişkili olduğu gerekçesiyle 1043 özel öğretim kurumu kapatıldı. Ayrıca aralarında Fatih, Şifa, Gediz, izmir, Süleyman Şah'ın da bulunduğu 15 üniversite de kapatıldı

    15 Temmuz’da darbe girişinin bertaraf edilmesinden sonra devletin içerisinde kadrolaşan parelel yapı üyelerinin devlet kurumlarından temizle operasyonları devam ediyor. Bu operasyonlar içerisinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığı da paralel yapı üyelerini açığa alıyor.

    İstanbul'da, Olağanüstü Hal (OHAL) Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen 3 üniversite ile 149 okul, 150 dernek, 15 vakıf ve 4 sağlık merkezi kapatıldı.

    KAPATILAN ÜNİVERSİTEDEKİ ÖĞRENCİLERE NE OLACAK?

    Yükseköğretim Kurulundan (YÖK), Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrencilerin mağdur olmaması gerekli çalışmaların başlatıldığı ve en kısa sürede kamuoyu ile paylaşılacağı bildirildi.

    YÖK'ün internet sitesinden yapılan yazılı açıklamada, bugün, 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 Karar Sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname"nin 2'nci maddesi ile kararnamedeki listede yer alan vakıf yükseköğretim kurumlarının kapatıldığı belirtildi.
    Açıklamada, söz konusu kararnamenin 2'nci maddesinin 4'üncü fıkrasında, "Kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler, Yükseköğretim Kurulu tarafından devlet üniversitelerine veya vakıf üniversitelerine yerleştirilir. Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler" ifadelerinin yer aldığı bildirildi.
    "Fıkranın uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli ve yetkilidir" hükmü uyarınca da öğrencilerin mağdur olmaması için YÖK tarafından gerekli çalışmaların başlatıldığı ve en kısa sürede kamuoyu ile paylaşılacağı duyuruldu.
    667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ekli (IV) sayılı listesindeki vakıf yükseköğretim kurumları şöyle:
    "Altın Koza (İpek) Üniversitesi (Ankara), Bursa Orhangazi Üniversitesi (Bursa), Canik Başarı Üniversitesi (Samsun), Selahattin Eyyubi Üniversitesi (Diyarbakır), Fatih Üniversitesi (İstanbul), Melikşah Üniversitesi (Kayseri), Mevlana Üniversitesi (Konya), Şifa Üniversitesi (İzmir), Turgut Özal Üniversitesi (Ankara), Zirve Üniversitesi (Gaziantep), Kanuni Üniversitesi (Adana), İzmir Üniversitesi (İzmir), Murat Hüdavendigar Üniversitesi (İstanbul), Gediz Üniversitesi (İzmir), Süleyman Şah Üniversitesi (İstanbul)."

    İSTANBUL'DA KAPATILAN OKULLAR

    İstanbul'da Fatih, Murat Hüdavendigar ve Süleyman Şah üniversitelerinin yanı sıra kapatılan anaokulları, ilkokullar, ortaokullar ve liselerin isimleri şöyle:

    Özel Şişli Referans Anaokulu, Beşiktaş'ta Özel Levent Papatya Fatih Anaokulu, Üsküdar'da Özel Anafen Anaokulu, Özel Topkapı Fetih Anaokulu, Maltepe'de Özel İstanbul Coşkun Anaokulu, Özel Sultanbeyli Anafen Anaokulu, Başakşehir'de Özel Hira Anaokulu, Özel Ataşehir Anafen Anaokulu, Özel Çekmeköy Anafen Anaokulu, Pendik'te Özel Kurtköy Coşkun Anaokulu, Özel Fatih Koleji Silivri Anaokulu, Büyükçekmece'de Özel Fatih Beykent Anaokulu, Ümraniye'de Özel Yeşilvadi Anafen Anaokulu, Başakşehir'de Özel Kayaşehir Burç Anaokulu, Özel Atakent Fatih Anaokulu, Özel Başakşehir Burç Anaokulu,

    Üsküdar'da Özel Anafen İlkokulu, Bakırköy'de Özel Fark İlkokulu, Özel Bakırköy İlkokulu, Göngören'de Özel Merter İlkokulu, Şişli'de Özel Şişli Referans İlkokulu, Maltepe'de Özel Nilüfer Coşkun İlkokulu, Özel Avcılar İlkokulu, Esenler'de Özel Barış İlkokulu, Özel Bahçelievler Okulum İlkokulu, Özel Silivri İlkokulu, Maltepe'de Özel Yaşar Cimilli Coşkun İlkokulu, Özel Topkapı Fetih İlkokulu, Özel Çağ Fatih İlkokulu, Özel Bahçelievler İlkokulu, Ümraniye'de Özel Yeşilvadi Anafen İlkokulu, Özel Çamlıca Anafen İlkokulu, Özel Çengelköy Zeka Küpü Anaokulu, Ümraniye'de Özel Sahabattin Zaim Anafen İlkokulu, Özel Başakşehir Burç İlkokulu, Özel Boğaziçi Mehmet Aydoğan Fatih İlkokulu, Özel İstanbul Fatih İlkokulu, Özel Ortaköy Referans İlkokulu, Üsküdar'da Özel Anafen İlkokulu, Pendik'te Özel Alaattin Zenginer Coşkun İlkokulu, Özel Fatih Gaziosmanpaşa İlkokulu, Maltepe'de Özel Coşkun İlkokulu, Özel Sultanbeyli Anafen İlkokulu, Bayrampaşa'da Özel Dr. Zeynel Abidin Erdem İlkokulu, Özel Tuzla Coşkun İlkokulu, Küçükçekmece'de Özel Atakent Fatih İlkokulu, Özel Kayaşehir Fatih İlkokulu, Özel Ataşehir Anafen İlkokulu, Özel Büyük Çamlıca Anafen İlkokulu, Özel Çekmeköy Anafen İlkokulu, Özel Ümraniye Anafen İlkokulu, Özel Bağcılar Fatih İlkokulu, Kağıthane'de Özel Cumhuriyet İlkokulu,

    Üsküdar'da Özel Çamlıca Anafen Ortaokulu, Özel Bakırköy Ortaokulu, Güngören'de Özel Merter Ortaokulu, Özel Bahçelievler Okulum Ortaokulu, Özel Silivri Ortaokulu, Maltepe'de Özel Yaşar Cimilli Coşkun Ortaokulu, Özel Fatih Gaziosmanpaşa Ortaokulu, Zeytinburnu'nda Özel Fatih Fetih Ortaokulu, Özel Çağ Fatih Ortaokulu, Özel Bahçelievler Ortaokulu, Ümraniye'de Özel Yeşilvadi Anafen Ortaokulu, Sarıyer'de Özel Boğaziçi Fatih Ortaokulu, Maltepe'de Özel İstanbul Coşkun Ortaokulu, Özel Şişli Referans Ortaokulu, Maltepe'de Özel Nilüfer Coşkun Ortaokulu, Özel Avcılar Fatih Ortaokulu, Bakırköy'de Özel Fark Ortaokulu, Ümraniye'de Özel Sabahattin Zaim Anafen Ortaokulu, Başakşehir'de Özel Başakşehir Burç Ortaokulu, Bahçelievler'de Özel İstanbul Fatih Ortaokulu, Özel Ortaköy Referans Ortaokulu, Üsküdar'da Özel Anafen Ortaokulu, Pendik'te Özel Alaattin Zenginer Coşkun Ortaokulu, Özel Sultanbeyli Anafen Ortaokulu, Bayrampaşa'da Özel Dr. Zeynel Abidin Erdem Ortaokulu, Özel Tuzla Coşkun Ortaokulu, Küçükçekmece'de Özel Atakent Fatih Ortaokulu, Özel Kayaşehir Fatih Ortaokulu, Özel Ataşehir Anafen Ortaokulu, Özel Büyük Çamlıca Anafen Ortaokulu, Özel Çekmeköy Anafen Ortaokulu, Özel Ümraniye Anafen Ortaokulu, Kağıthane'de Özel Cumhuriyet Ortaokulu, Özel Bağcılar Fatih Ortaokulu, Özel Maslak Cumhuriyet Ortaokulu, Özel İstanbul Gülhane Fatih Ortaokulu, Gaziosmanpaşa'da Özel Ümit Marmara Beşyüzevler Ortaokulu, Maltepe'de Özel Bağlarbaşı Final Ortaokulu, Özel Ataşehir Işıklar Ortaokulu, Kadıköy'de Özel Erenköy Köşk Ortaokulu, Özel Kazasker Ortaokulu, Kartal'da Özel Kartal Açı Ortaokulu,
    Büyükçekmece'de Özel Sami Çakır Anadolu Lisesi, Maltepe'de Özel Kasımoğlu Coşkun Anadolu Lisesi, Bahçelievler'de Özel Safiye Sultan Anadolu Lisesi, Maltepe'de Özel Kasımoğlu Coşkun Fen Lisesi, Başakşehir'de Özel Burç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Özel Topkapı Fetih Anadolu Lisesi, Özel
    Topkapı Fetih Fen Lisesi, Özel Boğaziçi Fatih Melahat Aksoy Anadolu Lisesi, Özel Başakşehir Burç Fen Lisesi, Özel Safiye Sultan Fen Lisesi,

    Özel Boğaziçi Abdullah Çakar Fatih Anadolu Lisesi, Özel İstinye Fatih Fen Lisesi, Başakşehir'de Özel Fatih Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Özel Fatih Topkapı Anadolu Öğretmen Lisesi, Özel İstanbul Fatih Anadolu Lisesi, Sarıyer'de Özel Boğaziçi Fen Lisesi, Maltepe'de Özel İstanbul Anafen Fen Lisesi, Maltepe'de Özel İstanbul Anafen Anadolu Lisesi, Özel Beylikdüzü Fatih Anadolu Lisesi, Bahçelievler'de Özel İstanbul Fatih Fen Lisesi, Bahçelievler'de Özel Safiye Sultan Anadolu Öğretmen Lisesi, Başakşehir'de Özel Başak Fatih Anadolu Lisesi, Üsküdar'da Özel Çamlıca Anafen Anadolu Lisesi ve Özel Çamlıca Anafen Fen Lisesi, Maltepe'de Özel İstanbul Coşkun Anadolu Lisesi, Özel İstanbul Coşkun Fen Lisesi, Özel İstanbul Coşkun Anadolu Öğretmen Lisesi, Tuzla'daki Özel Coşkun Anadolu Lisesi, Bayrampaşa'da Özel Dr. Zeynel Abidin Erdem Fen Lisesi, Özel Dr. Zeynel Abidin Erdem Anadolu Lisesi, Özel Dr. Zeynel Abidin Erdem Fatih Anadolu Öğretmen Lisesi, Özel Sultanbeyli Anafen Anadolu Lisesi, Özel Sultanbeyli Anafen Fen Lisesi, Büyükçekmece'de Özel Sami Çakır Fen Lisesi, Özel Maslak Cumhuriyet Anadolu Lisesi, Özel Taksim Teşvikiye Temel Lisesi, Özel İstanbul Gülhane Temel Lisesi, Özel Avcılar Ihlamur Temel Lisesi, Özel Esenyurt Beytepe Temel Lisesi, Özel Kadıköy Mevsim Temel Lisesi, Özel Şile Bilgi Temel Lisesi, Özel Ataşehir Işıklar Temel Lisesi, Özel İstanbul Kavram Temel Lisesi, Arnavutköy'de Özel İstanbul Gülhane Arnavutköy Temel Lisesi, Bayrampaşa'da Özel Ümit Marmara Taşköprü Temel Lisesi, Gaziosmanpaşa'da Özel İstanbul Ümit Temel Lisesi, Fatih'te Özel Fındıkzade Bil Temel Lisesi, Gaziosmanpaşa'da Özel Ümit Marmara Temel Lisesi, Esenler'de Özel Ümit Marmara Temel Lisesi, Özel Maslak Cumhuriyet Anadolu Lisesi, Tuzla'da Özel Safran Temel Lisesi, Özel Silivri Beytepe Temel Lisesi, Özel İstanbul Başak Temel Lisesi.

    ANKARA'DA KAPATILAN OKULLAR

    Ankara'nın Beypazarı ilçesinde, Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili soruşturma kapsamında 2 özel okul ve 1 öğrenci yurdu mühürlendi, 17 kişi gözaltına alındı.

    Alınan bilgiye göre, FETÖ/PDY'ye maddi destek sağlandığı ve örgütle bağlantılı olduğu iddiasıyla Samanyolu İlkokul-Ortaokulu, Şefkat Anaokulu ve Özel Said Yavaş Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdu mühürlendi.

    Samanyolu İlkokul-Ortaokulu mütevelli heyetinde yer aldığı belirtilen 17 kişi gözaltına alındı.

    Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

    ÇUBUK

    Ankara'nın Çubuk ilçesinde, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 3 özel okul mühürlendi.

    Alınan bilgiye göre, FETÖ/PDY maddi destek sağladıkları ve örgütle bağlantılı oldukları belirlenen özel eğitim kurumlarına yönelik kaymakamlıkça çalışma başlatıldı.

    Bu kapsamda FETÖ'yle bağlantılı olduğu iddia edilen Özel Çubuk Temel Lisesi, Ahmet Doğan İlkokulu ve Ortaokulu ile Özel Çubuk Kayı Temel Lisesi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ve polis nezaretinde zabıta ekiplerince mühürlendi.

    MUĞLA'DA KAPATILAN OKULLAR

    FETÖ'nün darbe girişiminin ardından Bodrum ilçesindeki bir özel okul mühürlendi, 10 kişi gözaltına alındı.

    AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından darbe girişimine yönelik soruşturma kapsamında, Merter Koleji ve Bodrum Sanayici ve İş Adamları Derneğinde (BOSİAD) arama yapıldı.

    "FETÖ/PDY'ye silahlı terör örgütüne finansal kaynak sağlamak suretiyle üye olmak" suçundan sürdürülen soruşturmada Ceyhun Üstünel, Mustafa Er, Osman Sargın, Ömer Faruk Hoşdoğdu, Ali Özçelik, Ali Pekdemir, Hakan Akçaalan, Kadir Kurt, Mustafa Acar, Sait Önen gözaltına alındı.

    Bu kişilere ait bilgisayarlara da el konulurken, Özel Merter Koleji mühürlendi.

    Mühürleme işlemi yapıldığı sırada eşyalarını okuldan çıkarttıkları gözlenen öğretmenler, gazetecilerin görüntü almalarına tepki gösterdi, cep telefonu kameralarıyla gazetecileri görüntülemeye çalıştı.

    İZMİR'DE KAPATILAN OKULLAR

    Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili, İzmir'de başlatılan soruşturmalar kapsamında binden fazla Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) çalışanının açığa alındığı öğrenildi.

    İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili Milli Eğitim Bakanlığı ve İzmir Valiliği'nce soruşturma başlatıldı.

    Devam eden soruşturma kapsamında şu ana kadar il ve ilçelerde görevli, aralarında şube müdürü, okul müdürü, okul müdür yardımcılarının da bulunduğu binden fazla çalışan açığa alındı.

    Ayrıca, FETÖ ile bağlantılı olduğu belirlenen 31 okul ile aralarında yurt ve etüt merkezlerinin bulunduğu 58 kurum kapatıldı. Bu kurumlarda çalışan öğretmenlerin de lisansları iptal edildi.

    Kapatılan kurumların bağlı olduğu şirketlere kayyum atandı.

    BURDUR

    Burdur'da FETÖ/PDY'ye yakınlığıyla bilinen bir özel okul, 4 pansiyon ve bir dershane mühürlendi.

    İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, Atatürk Mahallesi Tefenni yolunda bulunan Özel Alpaslan Ali Can İlkokulu, Ortaokulu ve Anadolu Lisesini "okul kira sözleşmesinin iki yıldır yenilenmemesi" nedeniyle mühürledi.

    Okullarda eğitim gören yaklaşık 220 öğrencinin yeni ders yılında başka okullara kayıt yaptıracakları öğrenildi.

    İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri daha sonra kent merkezinde faaliyet gösteren 4 öğrenci pansiyonunu, mülk sahipleri tarafından Türkiye Diyanet Vakfına bağışlanmasına rağmen işletmecileri tarafından boşaltılmadığı gerekçesiyle kapattı.

    KIRIKKALE

    Kırıkkale'de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyon kapsamında Özel Kızılırmak Ortaokulu, öngörülen taahhütleri yerine tam getirmediği gerekçesiyle İl Milli Eğitim Müdürlüğüne devredildi.

    AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, 5084 sayılı kanunun 5. maddesinin uygulamasına ilişkin yatırım teşvik programı kapsamında, okul yaptırmak için yatırımda öngörülen taahhütlerin eksik yerine getirildiği iddiasıyla Kızılırmak Ortaokulu'na Milli Emlak Müdürlüğü tarafından el konuldu.

    Okul daha sonra İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine devredildi.

    İşlemler sırasında polis ekipleri de okulda önlem aldı.

    ŞANLIURFA

    Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında Şanlıurfa'da 512 milli eğitim personeli açığa alındı.

    Alınan bilgiye göre, FETÖ'nün darbe girişimiyle ilgili kent genelinde yürütülen soruşturmalar kapsamında bazı kurumlarda açığa alınmalar sürüyor.

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar çerçevesinde, Şanlıurfa kent merkezi ile ilçelerde görevli ve aralarında öğretmen, memur ile usta öğreticilerin de bulunduğu 512 milli eğitim personeli görevinden uzaklaştırıldı, 3 özel okul da kapatıldı.

    HATAY'DA KAPATILAN OKULLAR

    Hatay Valiliğince kentteki bazı özel okul, etüt merkezi, yurt ve kurumlarda, kurumlara ait resmi evrakların yakılarak imha edildiği bilgisi üzerine, ilgili binalara giriş çıkışlar yasaklandı, buraların faaliyeti durduruldu. Valilikten yapılan açıklamada, "İlimizde faaliyette bulunan bazı özel okul, etüt merkezi, yurt ve diğer tüm kurumlarda, kurumlara ait resmi evrakların yakılarak imha edildiği bilgisi üzerine, ilerleyen zamanlarda yapılacak adli ve idari işlemlerin olumsuz etkilenmesi, delillerin karartılması vb. gibi olumsuzlukların önlenebilmesi maksadıyla ilgili binalara giriş-çıkışlar, öğrenci kayıtları gibi faaliyetler, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu Hükümleri çerçevesinde durdurulmuştur." ifadesine yer verildi.

    Hatay, İskenderun ve bazı ilçelerde faaliyeti durdurulan 21 kurum arasında, 2 lise, 5 ortaokul, 4 ilkokul, bir anaokulu, 6 yurt, bir özel etüt eğitim merkezi ve iki özel kurs da bulunuyor.

    ERZİNCAN

    Alınan bilgiye göre, Milli Eğitim Bakanlığının, FETÖ/PDY'ye yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar"dan haklarında işlem başlatılan eğitim kurumları ile yurtlar arasında yer alan Erzincan'daki 3 özel okul ile 2 yükseköğretim yurdunun faaliyeti Valilikçe yasaklandı.

    Valilik kararıyla Erzincan'da FETÖ/PDY'ye yakınlığıyla bilinen ve aynı binada faaliyet gösteren Seniha Hanım Yükseköğretim Kız Yurdu, Fuzili Seçer Yükseköğretim Erkek Yurdu ile Otlukbeli Hacı Ali Akın ilk ve orta okulu ile lisesinin faaliyetleri durduruldu.

    BİLECİK

    Alınan bilgiye göre, Bilecik Emniyet Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ekipleri, Ertuğrul Gazi Mahallesi'ndeki Özel Sevgi Çiçeği İlkokulu ve Ortaokulunda yaklaşık 3 saat arama yaptı. Okul personelinin dışarı çıkarıldığı arama sırasında, çok sayıda evraka el konuldu. Aramanın ardından Özel Sevgi Çiçeği İlkokulu ve Ortaokulu, mühürlenerek kapatıldı.

    Yediler Mahallesi'ndeki Özel Orhangazi İlkokulu ve Ortaokulu da görevlilerce mühürlendi.

    DENİZLİ

    FETÖ'ye maddi destek sağladıkları ve örgütle bağlantılı oldukları belirlenen özel eğitim kurumlarına yönelik başlatılan çalışmalar kapsamında Özel Servergazi Anadolu Lisesi, Özel Servergazi Fen Lisesi, Özel Servergazi Günay Anadolu Lisesi, Özel Servergazi Günay Fen Lisesi, Özel Servergazi Özerler Anaokulu, Özel Servergazi Sabiha Süt İlkokulu, Özel Servergazi Sabiha Süt Ortaokulunda inceleme yapıldı.

    Milli Eğitim Müdürlüğü ekipleri, polis nezaretinde gerçekleştirilen incelemede öğrenci diplomalarına el koydu.

    Merkezefendi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, incelemenin ardından okulları Denizli Valiliğinin emriyle mühürleyerek kapattı.

    Okullarda görev yapan öğretmenler de eşyalarını alarak okulu terk etti.

    ARTVİN

    Belediyeden yapılan yazılı açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünce, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olduğu tespit edilen kurumlar konulu resmi yazı gönderildiği belirtildi.

    Artvin Valiliğine gelen resmi yazıya binaen Belediye zabıta ekiplerinin görevlendirildiği aktarılan açıklamada, ekiplerce Özel Menderes İlköğretim Kurumunun mühürlendiği ifade edildi.

    EDİRNE

    Alınan bilgiye göre, FETÖ'nün darbe girişimiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında kent merkezindeki 2, Uzunköprü ilçesindeki 1 öğrenci yurdu ile KPSS'ye yönelik bir kursun faaliyetlerine son verildi.

    Operasyonlar kapsamında 64 öğretmen hakkında soruşturma başlatılırken, bu kişilerin 45'i açığa alındı.

    MİLAS

    Alınan bilgiye göre, Milas Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milas Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Emek Mahallesi'ndeki Nezahat Çöllüoğlu Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu'nda yaklaşık 1 saat arama yaptı. Arama sonucu yurtta kimseye ulaşılamazken, Muğla Valiliğinin kararı gereğince yurt mühürlendi.

    Milas'ın Beçin Mahallesi, Kıyılama mevkisindeki Özel Ümit İlkokulu ve Özel Ümit Ortaokulu da ekiplerce mühürlendi.

    Fethiye ilçesinde ise FETÖ/PDY maddi destek sağladıkları ve örgütle bağlantılı oldukları belirlenen özel eğitim kurumlarına yönelik Kaymakamlıkça çalışma başlatıldı.

    Bu kapsamda, Menteşeoğlu Mahallesi'ndeki FETÖ'yle bağlantılı olduğu iddia edilen Özel Şehit Fethi Bey İlkokulu ve Ortaokulu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ve polis ekiplerince mühürlendi.

    http://www.hurriyet.com.tr/ohal-kararnamesi-ile-1043-okul-kapatildi-40165439
#26.07.2016 11:43 1 0 0
  • Bağırsak enfeksiyonları virüs, bakteri, mantar, küf, parazitler ya da çeşitli hastalıkların neden olduğu, tedavi edilmediğinde de ciddi belirti ve sağlık riskleri doğurabilen rahatsızlıklardır
    Bağırsak enfeksiyonlarının hem viral hem de bakteriyel belirtileri birbirine benzerdir. Ne tür bir enfeksiyon kaptığınızı öğrenmek için doktor yardımı almanız çok önemlidir.

    1. İntestinal (Bağırsak) Ağrı
    Bağırsak enfeksiyonunun mide ağrısına neden olmaması çok nadir bir durumdur. Ağrı genellikle karın bölgesinin alt kısmında ya da doğrudan bağırsak bölgesinde olur. Ağrılar orta seviyeli ya da daha şiddetli olabilir.

    2. Kabızlık ya da ishal
    Bu iki durumdan biri bu enfeksiyon türünde yaygındır. Kabızlıkta ishale göre karın ağrıları daha şiddetli olabilir.

    3. Dışkı Görünümünde Değişme
    Enfeksiyon dışkının sulu, parçalar halinde ya da mukusumsu olmasına neden olabilir.

    4. Şişkinlik
    Bağırsak enfeksiyonları özellikle kabızlık durumunda gaz oluşumuna neden olur. Bu gaz oluşumu ağrılı olabilir ve karın şişkinliği ortaya çıkabilir.

    5. Rektal Kanama
    Bazı bağırsak enfeksiyonlarında görülebilir. Bağırsaktaki enflamasyon alt karın bölgedeki organların kanamasına neden olabilir. Zayıflık, halsizlik ve hastalık hissi rektal kanama geçiren kişilerde yaygındır. Ayrıca dışkı kanlı olabilir böyle bir durumda hemen doktora gidilmelidir.

    7. Bulantı ve Kusma
    Bu belirtiler karın ağrısı ve şişkinlik kadar yaygın değildir fakat görülebilir. Susuz kalınan durumlarda bulantı, vücut kir ve toksinleri doğal yollardan atamadığında da kusma görülebilir.

    Diğer Belirtiler
    Diğer belirtiler ateş, üşüme, iştah kaybı, karın bölgesinde kramplar, baş ağrısı, aşırı susuzluk ve kilo kaybıdır.

    alıntıdır
#26.07.2016 11:21 1 0 0

  • FETÖ/PDY kapsamında gazeteci Nazlı Ilıcak'ın da aralarında bulunduğu 42 gazeteciye gözaltı kararı çıkarıldı. Hakkında gözaltı kararı bulunan Nazlı Ilıcak Bodrum'da yakalandı.
    Torba Mahallesi girişinde denetim yapan polis ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında yakalama kararı çıkarılan Ilıcak'ın bulunduğu aracı durdurdu.

    Polis tarafından gözaltına alınarak Bodrum Emniyet Müdürlüğüne getirilen Ilıcak, yoğun güvenlik önlemleri eşliğinde Bodrum Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildi. Bu sırada, gazetecilerin sorularını yanıtlamaya çalışan Ilıcak'a polis ekipleri izin vermedi. Ilıcak, sağlık kontrolünün ardından yeniden emniyete götürüldü. Gazeteci Nazlı Ilıcak'ın, İstanbul'a sevk edileceği öğrenildi. (AA)
    GAZETECİ BÜŞRA ERDAL GÖZALTINDA
    Darbe girişiminin ardından haklarında yakalama kararı çıkarılan 42 gazeteci arasında bulunan Hanım Büşra Erdal, Manisa'nın Sarıgöl ilçesinde yakalandı.
    Sarıgöl'ün Alemşahlı Mahallesi'ndeki ailesinin yanına ziyarete geldiği öğrenilen Erdal'ın işlemlerin tamamlanmasının ardından İstanbul'a gönderileceği belirtildi. (DHA)
    42 GAZETECİ HAKKINDA YAKALAMA KARARI
    Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunun talebi üzerine, Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince aralarında Nazlı Ilıcak'ın da bulunduğu 42 gazeteci hakkında yakalama kararı verildi.
    5 İSİM EMNİYETTE
    Hakkında yakalama kararı bulunan isimlerden Yakup Sağlam, İbrahim Balta, Seyit Kılıç, Bayram Kaya, Cihan Acar gözaltına alınarak emniyete götürüldü.
    YURTDIŞINA KAÇMIŞLAR
    Yakalama kararı bulunan isimlerden 10'unun havayoluyla birinin de Kaş'tan deniz yoluyla yurtdışına kaçtığı öğrenildi.

    Kaş'tan kaçtığı belirtilen kişi ya da kişiler için Akdeniz'de hareketlilik görüldü. Arama faaliyetlerine Yunan savaş gemisi de katıldı.
    MOBESE KAMERALARI TESPİT ETTİ
    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından '15 Temmuz'da gerçekleştirilen darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı çıkartılan gazeteci Nazlı Ilıcak'ın Bodrum'daki yazlığında arama yapıldı. Ilıcak'ın, bugün saat 05.00'te, Bodrum'a giriş yaptığının mobese kameralarınca tespit edildiği belirtildi.
    Hakkında gözaltı kararı bulunan gazeteci Nazlı Ilıcak'ın Muğla'nın Bodrum ilçesinde yakalandığı bildirildi.
    MEHMET ALİ ILICAK ANNESİNE SESLENDİ: SANA YAKIŞMIYOR, GEL İFADENİ VER
    FETÖ'nün medya ayağını hedef alan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Nazlı Ilıcak'ın oğlu Mehmet Ali Ilıcak, annesine "Sana yakışmıyor, gel ifadeni ver" diye çağrı yapmıştı.
    İŞTE GÖZALTINA ALINAN GAZETECİLER:
    ABDULLAH ABDULKADİROĞLU
    ABDULLAH KILIÇ
    AHMET DÖNMEZ
    ALİ AKKUŞ
    ARDA AKIN
    NAZLI ILICAK
    BAYRAM KAYA
    BİLAL ŞAHİN
    BÜLENT CEYHAN
    BÜLENT MUMAY
    BÜNYAMİN KÖSELİ
    CEMAL AZMİ KALYONCU
    CEVHERİ GÜVEN
    CİHAN ACAR
    CUMA ULUS
    EMRE SONCAN
    ERCAN GÜN
    ERKAN AKKUŞ
    ERTUĞRUL ERBAŞ
    FATİH AKALAN
    FATİH YAĞMUR
    HABİB GÜLER
    HANIM BÜŞRA ERDAL
    HAŞİM SÖYLEMEZ
    HÜSEYİN AYDIN
    İBRAHİM BALTA
    KAMİL MAMAN
    KERİM GÜN
    LEVENT KENES
    MAHMUT HAZAR
    MEHMET GÜNDEM
    METİN YIKAR
    MUHAMMET FATİF UĞUR
    MUSTAFA ERKAN ACAR
    MÜRSEL GENÇ
    SELAHATTİN SEVİ
    SEYİT KILIÇ
    TURAN GÖRÜRYILMAZ
    UFUK ŞANLI
    UFUK EMİN KÖROĞLU
    YAKUP SAĞLAM
    YAKUP ÇETİN
    DARBE GİRİŞİMİNDEN SONRA ÜLKEYİ TERKEDEN İSİMLER ŞÖYLE:
    - ABDULLAH ABDÜLKADİR
    - BİLAL ŞAHİN
    - BÜLENT CEYHAN
    - FATİH AKALAN
    - FATİH YAĞMUR
    - KAMİL MAMAN
    - MAHMUT HAZAR
    - SELAHATTİN SELVİ
    DARBE GİRİŞİMİNDEN ÖNCE ÜLKEDEN AYRILDIĞI BELİRLENEN İSİMLER İSE ŞUNLAR:
    - AHMET DÖNMEZ
    - TURAN GÖRÜRYILMAZ
    - UFUK EMİN KÖROĞLU


    http://www.haberturk.com/gundem/haber/1271460-nazli-ilicak-hakkinda-gozaltina-karari
#26.07.2016 09:41 1 0 0
  • Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr Abdullah Özkırış, taklit güneş gözlüğü takan vatandaşları uyararak, "Kalitesiz güneş gözlüğü görme yeteneğini yok edebilir" dedi.

    Prof.Dr Abdullah Özkırış, taklit gözlüklerin zararları hakkında açıklamalarda bulundu. Prof.Dr. Özkırış, kalitesiz güneş gözlüğü takmaktansa insanların güneş gözlüğü takmamaları konusunda uyararak, "Güneş gözlüğünde olması gereken unsur, var olan ultraviole ışınlarını süzebilecek engelleyecek özel gözlüklerdir. Piyasa da birçok güneş gözlüğü var. Özellikle siyah gözlükler ultraviole ışınlarının emici özelliği olmaması daha büyük sıkıntıdır. Öyle bir gözlük takmaktansa hiç gözlük takmamak çok daha iyidir. İnsanlarımız asla kalitesiz güneş gözlüğü takmasın aksi halde yarar yerine gözleri zarar görür" diye uyarıda bulundu.

    alıntıdır
#22.07.2016 12:15 1 0 0
  • Yeşil çay, kolesterolü düşürmekten diş sağlığına pek çok farklı sorunun tedavisi amacıyla kullanılmakta. Tahmin edebileceğiniz gibi en popüler kullanımı da kilo vermeyi hızlandırmak için.
    eşil çayın zayıflama üzerine etkisi konusunda yapılan araştırmaların yeşil çayın açlık hissini bastırdığı, metabolizmayı hızlandırdığı ve güçlü antioksidan etkisiyle yağı parçalayarak birikime engel olduğu yönünde sonuçları bulunmaktadır. Özellikle bel bölgesindeki yağlanmayı engelleyen yeşil çay bu sayede kalp krizi riskini de azaltmaktadır. Tabii kilo vermek için yeşil çay tek başına yeterli değildir. Etkisini arttırabilmek için düzenli egzersiz yapmak ve tüketilen kalorilerin kontrol edildiği bir beslenme programını takip etmek gereklidir.

    Yeşil Çayın Diğer Faydaları

    Güçlü bir antioksidandır.
    Kansere karşı koruma sağlar.
    Kötü kolesterolü düşürür.
    Kalp sağlığına iyi gelir.
    Kan basıncını düşürür.
    Diş çürüklerini önler.
    Diş eti hastalıklarına karşı koruma sağlar.
    Metabolizmayı hızlandırır.
    Bağışıklık sistemini güçlendirir.

    alıntıdır
#22.07.2016 12:12 1 0 0
  • Olağanüstü Hal OHAL nedir?

    Darbe girişiminde yaşanan kaosun ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, çarşamba günü önemli bir karar açıklayacağının sinyalini verdi. Peki Erdoğan'ın açıklayacağı karar Olağanüstü Hal (OHAL) mi olacak? OHAL nedir?


    Türkiye'nin 15 Temmuz 2016'da yaşadığı darbe girişiminin ardından ülke genelinde tepkiler gelmeye devam ediyor. Bu konuda sert açıklamalar yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan ise çarşamba günü önemli açıklamalarda bulunacağını, bu açıklamanın karar niteliğinde olacağını ifade etti. Peki Cumnurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yapacağı açıklama kulislerde dolaşan ifadelere göre Olağanüstü Hal (OHAL) kararı mı olacak? Peki OHAL nedir? İşte mevzuata göre OHAL kanunu...
    OHAL NEDİR?
    Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen bu kanunun amacı; Tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım, Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması, Durumlarında olağanüstü hal ilan edilmesi ve usulleriyle olağanüstü hallerde uygulanacak hükümleri belirlemektir.
    Vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin her türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere, temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağına, halin gerektirdiği tedbirlerin
    nasıl ve ne suretle alınacağına, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler verileceğine, görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklikler yapılacağına ve olağanüstü yönetim usullerine ilişkin hükümleri kapsar.
    OHAL NE KADAR SÜRE İLAN EDİLEBİLİR?
    Yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.
    Olağanüstü hal kararı Resmi Gazete'de yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağrılır. Meclis, olağanüstü hal süresini değiştirebilir. Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir.
    Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince ilanından sonra; süreyi uzatmaya, kapsamını değiştirmeye veya olağanüstü hali kaldırmaya ilişkin hususlarda da karar almadan önce Milli Güvenlik Kurulunun görüşünü alır.

    Olağanüstü hal kararının hangi sebeplerle alındığı, bölgesi ve süresi, Türkiye radyo ve televizyonuyla ve Bakanlar Kurulunca gerekli görülen hallerde diğer araçlarla ilan edilir.
    Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda Anayasanın 91 inci maddesindeki kısıtlamalara ve usule bağlı olmaksızın, kanun hükmünde kararnamemeler çıkarabilir. Bu kararnameler Resmi Gazete'de yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur.
    ALINACAK OHAL TEDBİR VE YAPTIRIMLARI
    Olağanüstü hal ilanında; genel güvenlik, asayiş ve kamu düzenini korumak, şiddet olaylarının yaygınlaşmasını önlemek amacıyla 9 uncu maddede öngörülen tedbirlere ek olarak aşağıdaki tedbirler de alınabilir:
    a) Sokağa çıkmayı sınırlamak veya yasaklamak,
    b) Belli yerlerde veya belli saatlerde kişilerin dolaşmalarını ve toplanmalarını, araçların seyirlerini yasaklamak,
    c) Kişilerin; üstünü, araçlarını, eşyalarını aratmak ve bulunacak suç eşyası ve delil niteliğinde olanlarına el koymak,
    d) Olağanüstü hal ilan edilen bölge sakinleri ile bu bölgeye hariçten girecek kişiler için kimlik belirleyici belge taşıma mecburiyeti koymak,
    e) Gazete, dergi, broşür, kitap, el ve duvar ilanı ve benzerlerinin basılmasını, çoğaltılmasını, yayımlanmasını ve dağıtılmasını, bunlardan olağanüstü hal bölgesi dışında basılmış veya çoğaltılmış olanların bölgeye sokulmasını ve
    dağıtılmasını yasaklamak veya izne bağlamak; basılması ve neşri yasaklanan kitap, dergi, gazete, broşür, afiş ve benzeri matbuayı toplatmak,
    f) Söz, yazı, resmi, film, plak, ses ve görüntü bantlarını ve sesle yapılan her türlü yayımı denetlemek, gerektiğinde kayıtlamak veya yasaklamak,
    g) Hassasiyet taşıyan kamuya veya kişilere ait kuruluşlara ve bankalara, kendi iç güvenliklerini sağlamak için özel koruma tedbirleri aldırmak veya bunların artırılmasını istemek,
    h) Her nevi sahne oyunlarını ve gösterilen filmleri denetlemek, gerektiğinde durdurmak veya yasaklamak, i) Ruhsatlı da olsa her nevi silah ve mermilerin taşınmasını veya naklini yasaklamak, j) Her türlü cephaneler, bombalar, tahrip maddeleri, patlayıcı maddeler, radyoaktif maddeler veya yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler ve boğucu gazlar veya benzeri maddelerin bulundurulmasını, hazırlanmasını, yapılmasını veya naklini izne bağlamak veya yasaklamak ve bunlar ile bunların hazırlanmasına veya yapılmasına yarayan eşya, alet veya araçların teslimini istemek veya toplatmak,
    k) Kamu düzeni veya kamu güvenini bozabileceği kanısını uyandıran kişi ve toplulukların bölgeye girişini yasaklamak, bölge dışına çıkarmak veya bölge içerisinde belirli yerlere girmesini veya yerleşmesini yasaklamak,
    l) Bölge dahilinde güvenliklerinin sağlanması gerekli görülen tesis veya teşekküllerin bulunduğu alanlara giriş ve çıkışı düzenlemek, kayıtlamak veya yasaklamak,
    m) Kapalı ve açık yerlerde yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklamak, ertelemek, izne bağlamak veya toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapılacağı yer ve zamanı tayin, tespit ve tahsis etmek, izne bağladığı her türlü toplantıyı izletmek, gözetim altında tutmak veya gerekiyorsa dağıtmak,
    n) İşçinin isteği, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, sağlık sebepleri, normal emeklilik ve belirli süresinin bitişi nedeniyle hizmet aktinin sona ermesi veya feshi dışında kalan hallerde işçi çıkartmalarını işverenin de durumunu dikkate alarak üç aylık bir süreyi aşmamak kaydıyla izne bağlamak veya ertelemek,
    o) Dernek faaliyetlerini; her dernek hakkında ayrı karar almak ve üç ayı geçmemek kaydıyla durdurmak,
    SIKIYÖNETİM NE DEMEK?
    Sıkıyönetim, olağanüstü halin ilânını gerektiren sebeplerden daha vahim sebeplerle ilân olunan, geçici olarak temel hak ve hürriyetlerin kısmen veya tamamen durdurulmasına veya Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınmasına imkân tanıyan ve kolluk yetkilerinin askerî makamlara geçmesi sonucunu doğuran bir olağanüstü yönetim usûlüdür.
    Sıkıyönetim ilânı işlemi, olağanüstü hal ilânı işlemi gibi, hukukî biçim olarak bir “Bakanlar Kurulu kararı” şeklinde ortaya çıkar. O nedenle, sıkıyönetim ilânı kararı da tüm Bakanlar Kurulu kararlarının tâbi olduğu usûle tâbidir. Bakanlar Kurulu kararları bir kolektif işlemdir. Sıkıyönetim ilân kararı, Cumhurbaşkanının, Başbakanın ve istisnasız bütün bakanların iradelerini aynı anda ve aynı yönde açıklamaları ile oluşur. Dolayısıyla olağanüstü hal ilân kararında Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bütün bakanların imzaları olmalıdır.
    Sıkıyönetim ilân kararı Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 127’nci maddesine göre, sıkıyönetim ilân kararı Başbakanlık tezkeresi ile Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Görüşme sırasında siyasî parti grupları siyasî parti grupları veya en az yirmi milletvekillerinin imzası ile sıkıyönetim süresinin kısaltılması veya uzatılması hakkında önerge verebilir. Oylamadan önce önerge sahibi beş dakikayı geçmemek üzere söz alabilir.

    Sıkıyönetim gerektiren sebepler ise şu şekildedir;
    a) Anayasanın tanıdığı hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen ve olağanüstü hal ilânını gerektiren hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması,
    b) Savaş hali veya savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi,
    c) Ayaklanma olması,
    d) Vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın,
    e) Ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması.

    alıntıdır

#20.07.2016 12:40 1 0 0
  • İstanbul Adli Tıp kayıtlarında başı kesilerek öldürülen herhangi bir kimsenin bulunmadığı öğrenildi.

    İstanbul Adli Tıp kurumuna 15 Temmuz'daki darbe girişimi sürecinin ardından 99 cenaze geldi, bu cenazelerin 90 tanesinin kimlikleri tespit edilerek ailelerine teslim edildi. 9 cenazenin ise kimlik tespit işlemleri devam ediyor. Bu 9 cenazeden 5'inin kimliğinin tespit edilemediği, 1'inin Fas'lı Jouad Merroune olduğu kaydedildi. Kimliği tespit edilemeyen cenazelerin asker mi yoksa sivil mi oldukları araştırılıyor.

    Öte yandan 100 kişinin dışında trafik kazası sonucu hayatını kaybeden 2 kişinin de protestolara katılıp dönüş yolunda hayatını kaybettikleri değerlendirildiği belirtildi.

    Cenazelerin İstanbul'da köprü üzerinde, Saraçhane'de, Saraçhane'deki Belediye Binasında ve İstanbul'un çeşitli noktalarında darbeciler tarafından öldürülen 99 vatandaşa ait olduğu belirtildi. Darbe girişimi sırasında hayatını kaybedenler arasında çoğunluğu sivil vatandaş olan zabıta, polis ve darbeci askerlerin de bulunduğu öğrenildi.

    ADLİ TIP KAYITLARINDA BAŞI KESİLEREK ÖLDÜRÜLEN KİMSE YOK

    Öte yandan darbe girişiminin olduğu günün ardından özellikle sosyal medyada dolaştırılan 'Başı kesik asker' cenazesi ile ilgili de Adli Tıp kayıtlarında herhangi bir bilgiye rastlanmadı. 99 cenaze arasında başı kesilerek öldürülmüş herhangi bir sivil veya askerin bulunmadığı belirtildi.

    Sosyal medyada ayrıca başı kesilerek öldürüldü diye dolaşan fotoğraf ve görüntülerin 2006'da askeri araç kazasındaki görüntüler olduğu da konuşuluyor.

    http://www.zaman.com.tr/gundem_adli-tiptan-basi-kesilen-asker-aciklamasi_2380893.html
#19.07.2016 09:59 1 0 0

  • 15 Temmuz Akşamı İstanbul'a Gelen Erdoğan'dan Pilota: Kendi Işıklarınla İn
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 15 Temmuz darbe girişimi günü Dalaman'dan İstanbul'a uçakla gelirken pilota verdiği talimatı Adalet Bakanı Bekir Bozdağ açıkladı.

    "MİLLETLE BERABER BAŞARDIK"

    Bozdağ, TRT'de katıldığı canlı yayında "Milletle beraber biz bunu başardık. Eğer aziz Türk milleti Cumhurbaşkanımızın, hükümetimizin, Meclisimizin arkasında durmamış olsaydı bugün böylesi bir demokratik ortamda biz hayatımızı sürdürebilir miydik? Vatandaşın üzerine kurşun yağdıran bu alçaklar şu anda Türkiye'de nasıl işler yaparlardı?" dedi.

    "CUMHURBAŞKANIMIZIN AFFINA SIĞINARAK ANLATIYORUM"

    Bozdağ, "Ben Sayın Cumhurbaşkanımıza gösterdiği dirayetten dolayı çok teşekkür ediyorum. Yani büyük bir cesaretle hareket etmiştir. Ben bir anekdotu da anlatmak isterim, belki Sayın Cumhurbaşkanımızın izni yok ama ben affına sığınarak benimle paylaştığı bir konuyu anlatmak istiyorum burada" dedi.

    "HER BABAYİĞİDİN HARCI DEĞİL"

    Bozdağ yaşanan olayı şöyle anlattı:

    "Şimdi Marmaris'ten ayrılıp Dalaman'a geliyor, Dalaman'dan İstanbul'a doğru gelirken o arada kulede bu ihanet çetesi Atatürk Havalimanı'nda hakim. Havada da onların hakimiyeti var. Oradan helikopterle kalkıp Dalaman'a gitmek, Dalaman'dan da havada bunların hakimiyeti olduğu çok açık netken oradan İstanbul'a gelmek her baba yiğidin akıl karı değildir.

    PİLOT VE ERDOĞAN ARASINDA GEÇEN KONUŞMA

    Bütün hedefte o var ve İstanbul'dan başka yerlerden de helikopterlerin ve bir takım hava araçlarının Sayın Cumhurbaşkanımızın bulunduğu yeri bombalamak ve Cumhurbaşkanımızı şehit etmek için harekete geçtiğine dair bilgilerde var. Bütün bu ortamlarda Sayın Cumhurbaşkanımız oradan kalkıyor Dalaman'a geliyor, Dalaman'dan kalkıyor İstanbul'a doğru hareket ediyor. Orada pilotu çağırıp soruyor, pilota diyor ki;

    'Biz havaalanı şu anda ışıklarda kapatımış orada, kulede izin vermiyor ve orada sıkıntı var. Havaalanına kendi ışıklarınla inebilir misin?' diyor. 'Onlar izin vermese de havaalanına inebilir misin?' diye soruyor.

    Pilot diyor ki; 'Efendim inebiliriz' diyor ama diyor 'Riski var, yere, havaalanının zeminine araç çekmiş olabilirler, böyle bir sıkıntı var, ayrıca başka riskleri de olabilir.'

    Onun üzerine diyor ki; 'Sen bir turlarsın bakarsın orada ona göre inersin. Ne kadar havada kalabiliriz?' 'Yakıtımız işte dört saatlik bir yakıtımız var'. 'O zaman ona göre bir tedbir alırsın' Kendi ışıklarıyla havaalanına inme talimatı veriyor.

    "ÖLÜMÜNE ORAYA GİDİYOR"

    Tabii o arada havaalanında kule vesaire milletimiz tarafından teslim alındığı için buna gerek kalmıyor ama Türkiye böyle bir Cumhurbaşkanına sahip, böyle bir lidere sahip, böyle cesur birine sahip ve oradan geliyor, ölümüne oraya gidiyor. Yani geçmişi düşündüğümüzde darbe olduğu zaman foterlerini alan giden insanları düşündüğünüzde şimdi darbecilerin üzerine, ölümüne giden cesur bir liderimiz var, cesur bir Cumhurbaşkanımız var, yiğit bir Cumhurbaşkanımız var. Ben Allah'a hamd ediyorum ki böyle yiğit, cesur, kahraman bir liderin yanında çalışma fırsatı bize verdiği için, ben rabbime şükrediyorum böylesi bir büyük milletin de hizmetkarı olma fırsatı, böyle büyük bir milletin evladı olma fırsatı bize verdiği için."
    http://www.haberler.com/bozdag-erdogan-in-pilota-verdigi-talimati-acikladi-8618640-haberi/
#18.07.2016 11:41 1 0 0
  • Darbeci jetlerden nasıl kurtuldu

    Cumhurbaşkanı'nın uçağı darbecilerin F-16 uçaklarını nasıl atlattı? İşte Erdoğan’ı taşıyan uçakta yaşananlar
    Darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı İstanbul Atatürk Havalimanı'na getiren özel uçak darbecilerin F-16 uçaklarını atlatarak indi.
    Uçağın inişine ilişkin yaşanan heyecanlı dakikalar ses kayıtlarına yansıdı. Dalaman Havalimanı'ndan kalkan Gulfstream G450 tipi TC-ATA uçağının kaptan pilotu Atatürk Havalimanı Hava Trafik Kontrol Kulesi'yle bağlantıya geçerek darbeci pilotların kullandığı F-16 uçaklarından kaçınarak inmeyi başardı. Başbakanlık filosuna bağlı TC-ATA uçağının pilotuna bilgi veren kontrolör F-16 uçaklarının durumunu dakika dakika rapor ederek uçağı Atatürk Havalimanı'na indirmeyi başardı. Boğaz Köprüsü üzerinde bulunan F-16 uçaklarıyla yaklaşan TC-ATA uçağının Genel Havacılık Terminali apronuna hızla park edebilmesi için 3-5 sol numaralı piste indirildi.

    Bu arada yabancı bir havayolu pilotu havada mermi izlerini görünce kuleye rapor etti. TC-ATA uçağı Türk Hava Yolları'nın çağrı kodunu alarak kendisini yolcu uçağı gibi gösterdi. Havada yaşananlar ses kayıtlarına şöyle yansıdı:

    Pilot: Turkish 8456

    Kule: Havayolları 8456 iyi günler hocam dinliyorum sizi

    P: Yaklaşma talep ediyoruz

    K: Anlaşıldı Atatürk için yaklaşma talep ediyorsunuz, mutabık mıyız ?

    P: Yaklaşma ve iniş talep ediyoruz

    K: Anlaşıldı. Ankara'dan son durumlar iletildi mi acaba? Kulenin ve apron içindeki sivil insanlarla ilgili durum iletildi mi size ?

    P: Mutabıkız efendim. İniş bölümünde kuleyle temas kurabilecek miyiz ? Yoksa size mi kalacağız?

    K: Anlaşıldı, kuleyle temasta bir sıkıntı yok. Piste inişinizle ilgili bir problem olmadığı söylenildi. Sadece aprondaki güvenliğe yani emin olamıyorlar. Hala insan göründüğü için ve kulenin durumu şu an baya bir karışık. İçerde hem sivil hem asker hem polis olduğu için.

    P: Anlaşıldı efendim. Pistle ilgili bir durum olursa ikaz ederseniz memnun olurum

    K: Tekrar ediyorum 0-5'e inerseniz Yankee, 3-5'e inerseniz Victory olacak

    Hangi piste ineceği ve park pozisyonuna ilişkin konuşmaların ardından Kule, Boğaz üzerinde savaş uçaklarının varlığını bildirdi. Konuşma şöyle devam etti:

    K: 8456 İstanbul.

    P: devam edin

    K: Hocam bir trafik bilgisi vereceğim ,askeri trafik temasımız yok. Akıncı'dan kalktığını öğrendik. Şu an Boğaz üzerinde 1500 ile 6000,7000 feet arasında sürekli dalış ve tırmanış yapıyor. Meydan kuzeydoğusu civarlarında dolanıyor. Genelde Boğaz civarı. Niyetini bilmiyoruz. Temasımız yok. Hızlı bir trafik. Muhtelemen askeri

    P: Radar teması mevcut o uçakla mutabık mıyız ?

    K: biz radarımızda görebiliyoruz. Çok hızlı bir trafik ne yapabileceğini bilmiyorum ayırma konusunda bir şey söyleyemeyeceğim. Ne amaçla kalktığını dahi bilmiyoruz. O yüzden bunu söylemek istedim. Sizin de niyetinizle etkili olabilecek diye.

    P: Biz 0-5'e devam edelim. Bir an önce iniş olursa memnun olacağız. Trafikle ilgili de bir durum olursa bilginizi rica edeceğim.

    K: Anlaşıldı hocam ben yaklaştığınız zaman tekrar sürekli bilgilendirme yapacağım. Pozisyonunu vermeye çalışacağım.

    P: Anlaşıldı çok teşekkürler

    Kule görevlisi devamında savaş uçaklarının Sabiha Gökçen civarlarında olduğunu bildirdikten sonra meydan civarlarında yabancı bir uçağın olmadığını aktarıyor. TC-ATA akabinde 3-5 sol piste iniyor.

    DHA
#18.07.2016 11:33 1 0 0
  • Göz hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Şeyda Atabay, sigara, alkol ve uyuşturucunun göze zarar verdiğini belirtti

    Özellikle sigara kullanımının göz hastalıklarından katarakt ve sarı nokta oluşumunda oldukça etkili olduğunu ifade eden Op.Dr. Şeyda Atabay, "Gözlerimiz bilindiği üzere vücudumuzun küçük olduğu kadar en hassas organlarından bir tanesidir. Ve hep söylediğimiz üzere gözlerimiz dünyaya açılan penceremizdir. Hayatın her döneminde sağlığı açısından devamlı kontrol edilmesi gereken gözlerimiz özellikle ileri yaşlarda hastalıklara daha açık hale gelmektedir.

    Katarakt ve sarı nokta hastalığı özellikle 50 yaş üzeri hastalarımızda sıklıkla görülebilen durumlardır. Bu hastalıklara zemin oluşturan sorunlar sıklıkla yaş faktörü olarak görülse de toksik dış etkenlere maruziyet daha fazla önem taşımaktadır.

    Özellikle sigara kullanımı göz hastalıklarından katarakt ve sarı nokta oluşumunda oldukça etkilidir. Göz damarları göz retina hücrelerinin beslenmesi ve toksik maddelerin uzaklaştırılmasında görevlidir. Göz damarlarının sigara gibi toksik etkiler nedeniyle tıkanıklıklara maruz kalması göz retina hücrelerinin erken ölümleri ile meydana gelen sarı nokta hastalığına neden olmaktadır. Ve sonuçta geri dönüşümsüz görme bozuklukları görülmektedir. Ayrıca göz merceğinin doğal denge metabolizmasına etkili olmakla birlikte erken dönemde katarakt oluşumuna neden olmaktadır. Tedavi edilmediğinde körlüğe neden olabilmektedir.

    Sigara içilmese bile sigara içilen bölgede bulunmak da içmiş kadar zararlı olmaktadır. Bu nedenle hastalarımıza sigara içmemeleri ve içilen alanda bulunmamaları konusunda uyarılarda bulunmaktayız" diye konuştu.

    Op.Dr. Şeyda Atabay, metil alkol zehirlenmesi olarak da bilinen sahte alkol içilmesi ile olan zehirlenmelerinde de geri dönüşü olmayan ani görme kayıpları oluşturduğunu belirterek, “Kalitesiz alkol kullanımına bağlı metil alkol zehirlenmesi olarak bilinen durumda ise her iki gözde ani körlük gelişimleri ve geri dönüşü olmayan körlükler olabilmektedir. Uyuşturucu madde kullanımı ile gözde zararlar oluşabilmektedir. Bunlar göz kas felçleri ile şaşılık oluşması olabildiği gibi gözbebeğinde büyüme veya küçülme şeklinde olabilmektedir. Ayrıca gece körlüğü ve çeşitli görme bozukluklarına neden olmaktadır. Tüm bu bulguların bir kısmı toksik etkenin ortadan kalkması ile düzelebildiği gibi bir kısmı da geri dönüşü olmayan körlüklerle geri dönüşümsüz sorunlarla sonlanabilir” diye konuştu.

    alıntıdır
#13.07.2016 09:10 1 0 0