Bence Yurtdışında yaşayan Gurbetçi Türklere 'de Genel Seçim 2011 'de Konsolosluklarda veya Mektup Yolu ile Oy kullanma hakkı Sağlanmalı.Çünkü Örneğin Avrupa 'da 4 Milyonu aşkın Türk ve Yurtdışında toplam 5 Milyon Türk olmak üzere yaşadığı tahmin edilirse, 7.519.151 seçmen ile 70 milletvekili çıkaran İstanbul ve 2.920.818 seçmenle 29 milletvekili çıkaran Ankara ve 2.528.035 'seçmenle 24 milletvekili çıkaran İzmir den sonra, Avrupa'nın 4.Büyük Seçim Bölgesi olacağını düşünüyorum.
Bence ,Yurtdışında toplam 5 Milyon Türk olmak üzere yaşadığı tahmin edilirse,bunların arasında aşagı yukarı 3 Milyon Türk Vatandaşı Seçmeni Oy Hakkına sahip ise ,bu 2007 tarihli olmak üzere 42.799.303 Toplam Seçmen'de 30 Parlamenter (2.920.818 seçmenle 29 milletvekili çıkaran Ankara Seçim Bölgesine denk) ve tam yüzde 7'lik bir oy oranına tekabül ediyor.
Ayrıca en az 25 milletvekili arasında çıkarma potansiyelindeki Avrupa 'da yaşayan 4 Milyonu aşkın Türk 'ten 2,5 Milyon 'dan fazla Türk Vatandaşı Seçmeni olarak Oy Hakkına sahip olarak göz önünde bulundurulursa(Asya,Kuzey ve Güney Amerika,Avustralya kıtaları hariç),Avrupa 'nın Seçim Bölgesi ilan edilerek, dış temsilciliklerde oy kullanma hakkının verilmesi ve Avrupalı Türk Seçmenlerin kendi Temsilcilerini TBMM 'ne göndermeleri için Avrupa Seçim Bölgesine 550 Milletvekilinden 25 Milletvekili Kontejanı ayrılması düşüncesindeyim,Çünkü Avrupadaki Türk Seçmen Sayısı Ankara ve İzmir 'deki Seçmen Sayısına denk geliyor ve Aşagıdaki Habere göre Avrupa Ülkelerindeki Türk Vatandaşlarının Sayısı toplanıldığında Toplam 4008017 Türk Vatandaşı yaşıyor.
NOT:Türkiyedeki Genel olarak Toplam Seçmen Sayısı ve İstanbul ve Ankara,İzmirdeki Seçmen Sayısı ile ilgili Bilgiler 2007 tarihli olmak üzere Kaynak TÜRKİYE SEÇİMLERİ
Dışişleri Bakanlığı'nın verilerine göre yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının sayısı 4 milyon 782 bin 348.
Gayri resmi rakam ise bundan bir milyon daha fazla. Gurbetçilerin en fazla tercih ettiği ülke Almanya.
Resmi veriler 2 milyon 500 bin Türk'ün Almanya 'da yaşadığını gösteriyor.
Şu anda milyonlarca soydaşımız Türkiye dışındaki ülkelerde yaşıyor. DPT'nin verilerine göre* 3.8 milyon insan yurt dışındaki ülkelerde çeşitli nedenlerle yaşamaktalar. Bunların 3.3 milyonu Avrupa'da ve 3.3 milyonu da sadece Almanya'da yaşıyor. Yani, Dünyada Türkiye haricinde yaşayan Türklerin %60'ı Avrupa'da, bunların da %70'i Almanya'da yaşamaktadır. Gerçekten çok muazzam bir rakam. Nerdeyse birçok Avrupa ülkesinin nüfusu kadar hatta ondan daha büyük.
Türkiye dışında yaşayan 3.8 milyon insanımız neden yabancı bir ülkeye gitmeye ve orada yaşamaya karar verdi. Tamamen kendi kültüründen, dilinden, dininden uzak bir ülkede yaşamak öyle kolay verilecek bir karar değil. Ancak, doğduğun yer mi, doyduğun yer mi? diye bir soru var ya. Bu sorunun cevabı büyük oranda maalesef doyduğun yer oluyor. Bu insanların da terki diyar edip, yabancı diyarlara, gurbet ellere koyup gitmesinde en büyük etken ne yazık ki ekonomik kaygılar oldu. Büyük şehirlerde yaşayan ve çalışan bizlerin de, memleketlerimizden uzakta olmasının sebebi bu değil mi?
II. Dünya savaşının 1945'te bitmesiyle ve soğuk savaş döneminin başlamasıyla birlikte, özellikle yüz binlerce, hatta milyonlarca insanını kaybetmiş Batı Avrupa ülkeleri çok acil biçimde yabancı işçiye ihtiyaç duydular. Büyük bir sanayileşme atağına geçip, savaş yıllarında kaybettikleri ekonomik güçlerine tekrar dönmeyi amaçlayan başta Almanya olmak üzere, Fransa, Belçika, Hollanda, Avusturya, İsviçre, Danimarka gibi ülkeler Ortadoğu, Afrika ve Doğu Avrupa ülkelerinden işçi almaya başladılar.
Başta Türkiye, Yunanistan, Fas, Tunus, Cezayir, Yugoslavya gibi ülkelerden 1960'lı yıllardan itibaren yüz binlerce insan Batı Avrupa ülkelerine çalışmaya gittiler. Bu ülkelerin ortak yanı, sanayileşememiş olmaları ve işsizlik girdabında çırpınıp durmalarıdır. İlk başta, geçici olarak çalışmaya gelen ve belirli bir gelir elde ettikten sonra ülkelerine dönmeyi düşünen bu insanlar, zamanla bu ülkelerin sosyal ve ekonomik imkanlarını terk etmemek için ve de ülkelerinde bu imkanların olmamasından dolayı geri dönmek yerine, buralarda kalıcı olmayı tercih ettiler. Batı Avrupa ülkelerinin de bu yabancı işçilere ihtiyaç duyması, vatandaşlık hakkı vermesi gibi nedenler bu durumu daha da pekiştirmiş oldu.
Yurt dışında, özellikle de Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımızın sayısız sorunu bulunuyor. Bunların bir kısmı ekonomik, bir kısmı toplumsal, bir kısmı da eğitim sorunlarından oluşuyor. Bu sorunları ortaya koymak ve çözüm alternatifleri üretmek amacıyla yapılan birçok araştırma ve rapor var. Bunlardan bir tanesi, DPT'nin 2001 yılında yapmış olduğu "Yurt Dışında Yaşayan Türkler Alt Komisyonu Raporu"dur.
Bu raporda, yurt dışında yaşayan yurttaşlarımızın bugünkü durumu, yaşadıkları genel sorunlar ve bunlara ilişkin çözüm önerileri yer alıyor. Rapora göre, bugün yurt dışında çoğunluğu Avrupa'da olmak üzere, Rusya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nde (120.000), Suudi Arabistan'da (130.000), Libya'da, Kuveyt'te, İsrail'de ve diğer ülkelerde 4 milyona yakın soydaşımız yaşıyor.
DPT'nin hazırlamış olduğu raporda belirlenen en temel sorunlar şunlar;
1. AB üyesi ülkelerdeki vatandaşlarımıza "AB Hukuku"nun uygulanmaması sorunu. AB'de yaşayan Türk işçilere, ücret ve diğer çalışma koşulları yönünden ayrımcı muameleler yapılarak AB hukuku yerine getirilememektedir.
2. İşsizlik ve meslek eğitimi sorunu.
3. Aile birleşmesi sorunu. Eşleri veya çocukları Türkiye'de olan işçilerin ailelerini çalıştıkları ülkelere getirip, aile birleşmesi sağlamalarının önünde ülkelere göre farklı engeller bulunuyor.
4. Vatandaşlarımızın hukuki sorunları. Özellikle çifte vatandaşlık konusunda sorun yaşanıyor.
5. Vize uygulamasında sorunlar var.
6. Yabancı düşmanlığı. Bu konu belki de son zamanlarda yaşanan en büyük sorunlardan bir tanesi. Avrupa'da gün geçtikçe artan biçimde yabancı düşmanlığı oluşuyor.
7. Eğitim eşitsizliği. Özellikle Almanya'da yaşayan gençlerimizin önünde eğitimle ilgili büyük sorunlar var. Birçok başarılı ve zeki gencimiz maalesef yüksek öğretime gidemiyor.
8. Vergi yükümlülüğünde eşitsizlik.
9. Vatandaşlarımızın, özellikle yetişkinlerin uyum sorunları.
1 Adet orta boy turp
1 Adet soğan
1 Adet havuç
1 Adet salatalık
1/4 Marul
1 Çay fincanı soya filizi konservesi
Sos malzemesi :
1 Çay bardağı yoğurt
1 Çay kaşığı ketçap
1 1 Çay kaşığı limon suyu
1 Çay kaşığı tuz
Hazırlanışı
# Turp, salatalık ve havucu temizleyip, rendeleyin.
# Malzemeyi bir kapta karıştırın.
# Marul ve soğanı ince ince kıyıp, servis tabağına alın.
# üzerine turp, salatalık ve havuç karışımını yayın.
# En üste soya filizini yerleştirin.
# Yoğurt, ketçap, limon suyu ve tuzu karıştırarak bir sos hazırlayın.
# Salatanın üzerine sosu gezdirip, servis yapın.
# NOT : Mevsimine göre salatanıza 1/4 kırmızı lahana ilave edebilirsiniz.
# Kırmızı lahanayı rendeleyip turp, salatalık ve havuçla karıştırın.
# 1 Porsiyon 35 kaloridir.
Manca, bir Kastamonu yemeği. Bu yemek aynı zamanda meze olarak da sunulabiliyor. Manca, karalahanadan yapılıyor... (kastamonu-zonguldak aynı bölge ama adını ilk defa duydum?)=]
Malzemeler
1 demet karalahana
200 gram bulgur
100 gram pirinç
1 demet nane
1/2 demet maydanoz
biber unu
1 adet soğan
1 demet taze soğan
35 ml. sıvıyağ
1 adet kırmızı soğan
3 diş sarmısak
1 tatlı kaşığı tereyağı veya margarin
tuz
karabiber
Hazırlanışı
Kırmızı soğanı ayıklayıp çok ince kıyın. Pirinci ayıklayıp yıkayın. Genişce bir tencereye sıvı yağı koyun, soğanı ve pirinci ekleyin. Soğanlar pembeleşinceye kadar çevirin. Bulguru ayıklayıp yıkayın. Üstünü kapatacak kadar sıcak su koyun ve şişene kadar bırakın. Nane, maydanoz ve taze soğanları ayıkayıp yıkayın, ince kıyın, şişmiş bulgurla soğanlı pirince katın. Tuzlayın, biberleyin. Karalahana yapraklarını saplarından ayırın. Sıcak suda 2 - 3 dakika bekletin ve süzün. Hazırladığınız içle yaprakları sarın, tencereye dizin. Üstüne bir tabak kapatıp pişmeye bırakın. Kırmızı soğanı salata soğanı şeklinde kıyın. Sarmısakları ayıklayın, küçük doğrayın. Tavaya tereyağı koyun, kırmızı soğan ve sarmısakları pembeleşinceye kadar kavurun. Biber ununu ilave edin. Hazırladığınız karışımı Mancaya ekleyip, sıcak olarak servis yapın.
YAPILIŞI:
Havuçları rendenin ince tarafıyla rendeleyin teflon tavada hiç suyu kalmayana kadar pişirin. Elmaları rendeleyelim içine ufalanmış bisküvi üzüm ceviz tarçın portakal kabuğu rendesi koyup iyice karıştırıp hamur yapalım mandalina büyüklüğünde yuvarlaklar yapıp servis tabağına dizelim 2 bardak su ile pudingi pişirip üzerine gezdirelim 4 saat buzdolabında bekletip servis yapalım. Üzerine hindistan cevizi serpelim.
YAPILIŞI
Kremşanti sütle çırpılır içine dövülmüş fındık ve tadelle ufalanır,bisküvi kırılır ,meyve şekerlemesi konur karıştırılır,yuvarlak kaseye yarısı konur bastırılır yarısına bir kaşık kakao karıştırılır ,üstüne konur ,buzlukta bir gece bekletilir ,servis tabağına ters çevrilir. Sos dökülüp servis yapılır.
SOS
½ Su bardağı şeker ,bir kaşık nişasta ,bir yumurta sarısı, bir kaşık kakao, bir bardak süt,vanilya pişirilir pastayla servis yapılır
Süt ve şeftali suyu şekerle kaynatılır diğer tarafta un bir kaşık yağla hafif kavrulur,kaynayan süt ilave edilir damla sakızı konur göz göz olana kadar pişirilir,bir kalıba dökülür veya küçük kaplara konur,üzeri kaymak tutana kadar bekletilir,üzerine şeftali dilimleri dizilir,krem şanti ile süslenir.
• 250 gr süt
• 250 gr tereyağı
• 1 çay bardağı şeker Şurubu:
• 4 su bardağı şeker
• 4 su bardağı su
• 30 gr yaş hamur mayası
• 2 çorba kaşığı kakao
• Aldığı kadar un
1- Tereyağı eritilir.
2- Ilık süt ile maya da eritilir. Şeker ve tereyağı, süte katılıp karıştırılır. Un ilave edilerek yoğurulup, orta yumuşaklıkta bir hamur elde edilir. Mayalanmaya bırakılır.
3- Mayalandıktan sonra hamur iki parçaya bölünüp, bir parçası kakao ile yoğrulur.
4- Hamur tahtasına un serpilip, beyaz hamur oklava ile kare şeklinde açılır. Kakaolu hamur da aynı şekilde oklava ile büyütülüp, açılan beyaz hamur üzerine yerleştirilip, yuvarlanarak rulo gibi sarılır.
5- Uzun rulo hamur 2 santim kalınlığında parçalara ayrılır. Yağlanmış fırın tepsisine tatlılar yerleştirilir.
6- Yarım saat mayalandırılıp kızgın fırına verilerek pişirilir.
7- Fırından çıkarılıp hamur ılık hale gelince ılık şerbet de dökülüp şerbeti çektirilir.
Şurubu:
1- Tencereye şeker ile su konulup kaynatılır. Kaynaymca kısık ateşte 5 dakika daha kaynatılıp, soğumaya bırakılır.
* 3 yumurta
* 1 su bardağından 1 parmak eksik pudra şeker
* 2 su bardağı ve + 2 çorba kaşığı ilâve un
* 1 küçük paket ve + 1 parmak ilave margarin(150 gr.
* Limon kabuğu rendesi
* Yarım paket vanilya
Yapılışı:
KEDİ DİLİ:
YAPILIŞI :
1— Fırın tepsisine parşömen kağıdı yayılır. Yağlanır,unlanır.Fırın yakılır.
2— Porselen bir kasede yağ ile pudra şeker karıştırılıp krem haline getirilir.
3— Yumurtalar birer birer kırılır.Limon kabuğu rendesi vanilya ve elenmiş un konup karıştırılır.
4— Ucuna kalem çapında düz huni takılmış krema torbasına doldurulup tepsiye 5-6 cm uzunluğunda sıkılır.
5— Orta hararetli fırında pişirilir.Kağıttan, kırmadan dikkatle çıkarılır.
NOT
Kedi dili dondurma ile ikram edildiği gibi krerna ve meyvelerle pratik pastalar da yapılır
Kurun 4-6 kişilik
Hamur malzemesi:
* 10 gr toz maya Yarım çay bardağı su
* 1 su bardağı un
* 2 kahve fincanı margarin
* 1.5 yemek kaşığı toz şeker
* 4 yumurta sarısı,
* 1 yumurta
İç malzemesi:
* 50 gr portakal kabuğu şekerlemesi
* 50 gr incir şekerlemesi
* 6.5 yemek kaşığı pudra şekeri
* Yarım su bardağı toz fındık
Yapılışı:
Kurun
1 - Bir kapta maya ve suyu karıştırıp 3 yemek kaşığı un ekleyin.Kabarınca 3 yumurta sarısı ve 1 bütün yumurtayı ekleyip karıştırın. Margarin, kalan un ve şekeri ilave edip yoğurun.Dolapta 1 saat dinlendirin.Portakal kabuğu ve incir şekerlemesi,pudra şekeri ve ince çekilmiş fındığı ayrı bir kapta karıştırın.
2 - Hamuru dikdörtgen şekilde ve yufkadan biraz daha kalın olacak şekilde açın.Beşe katlayıp 1 saat daha dolapta dinlendirin.Daha sonra kare şeklinde açıp üzerine hazırladığınız iç malzemesini yayın ve rulo şeklinde sarın.
3 - Ruloyu iki eşit parçaya bölüp örün ve kek kalıbının içine yerleştirin.Kalıbı sıcak bir yerde 30 dakika bekletin.Üzerine 1 yumurta sarısı sürüp 180 derece ısıtılmış fırında 25 dakika pişirin.Soğuduktan sonra üzerini şekerlemelerle süsleyebilirsiniz.
* Yarım kg taze tuzsuz peynir(veya suyu süzülmüş süt kesiği)
* 2 çorba kaşığı un 1 su bardağı şeker
Yapılışı:
HÖŞMERİM:
YAPILIŞI :
1— Çatalla ezilmiş peynir veya süt kesiği hafif ateşte karıştırarak eritilir.
2— Un bir tencerede ve hafif ateşte karıştırarak çok açık pembe kavrulur.
3— Erimiş peynire,kavrulmuş un,şeker ilâve edilip karıştıra karıştıra yağı çıkıncaya kadar pişirilir,
4— Ateşten alınıp 10 dakika kadar ağzı kapalı olarak dinlen;
dirilir.
150 GR. Tuzsuz Badem İçi
100 GR. Çekirdeksiz Üzüm
5 Adet Yumurta
10 GR. Vanilya
Toz Şeker
4 Çorba Kaşığı Margarin
250 GR Çiğ Krema
2 KG. Yoğurt
100 Gram Kuş Üzümü
1 Limon
Orta Boy Saksı
Yapılışı
2 KG. YOĞURDU BİR PEÇETEYE KOYUN, PEÇETENİN 4 UCUNU TOPLAYIP BİR İPLE BAĞLAYIN VE SÜZÜLMESİ İÇİN 4-5 SAAT BİR YERE ASIN.SUYU SÜZÜLMÜŞ OLAN YOĞURDU, BÜYÜK BİR TENCEREYE KOYUN VE İÇİNE 1 BARDAK DOLUSU ÇİĞ KREMA, 1,5 BARDAK TOZ ŞEKER, 4 ÇORBA KAŞIĞI MARGARİN, 5 YUMURTA SARISI, YARIM ÇORBA KAŞIĞI VANİLYA, BİR ÇORBA KAŞIĞI TUZ VE RENDELEMİŞ OLDUĞUNUZ LİMONUN KABUĞUNU KOYUP, AZ ATEŞTE TENCERENİN İÇİNDE TAHTA KAŞIKLA SEKİZ İŞARETİ YAPAR GİBİ KARIŞTIRARAK BAĞDAŞIK BİR HALE GETİRİN.BU ARADA OLDUKÇA ISINMIŞ OLAN KARIŞIMIN İÇİNE 1 BARDAK ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM VE YAKLAŞIK 1 BARDAK DA KUŞ ÜZÜMÜ İLAVE EDİP, YİNE SEKİZ İŞARETİ YAPARAK KARIŞTIRIN.BİR TAŞIM KAYNAYINCA, KABUKLARI SOYULMUŞ VE DÖVÜLMÜŞ BADEMLERİ DE EKLEYİP, ATEŞTEN İNDİRİN.KALIP OLARAK KULLANACAĞINIZ, ÖNCEDEN YIKAYIP KURUTTUĞUNUZ KULLANILMAMIŞ BİR ÇİÇEK SAKSISINI, İÇİNE KENARLARI İYİCE DIŞARI SARKACAK BÜYÜKLÜKTE 2 KAT TÜLBENT KOYUP TENCEREDEKİ TATLIYI İÇİNE BOŞALTIN.TÜLBENTİN KENARLARINDAN SARKAN 4 KÖŞESİNİ BOHÇA GİBİ TATLININ ÜSTÜNE KATLAYIN VE ÜZERİNE TATLIYI TAMAMEN ÖRTECEK DÜZ BİR TABAK KOYUN. ERTESİ GÜN AĞIRLIKLARI VE TABAĞI KALDIRIP TÜLBENTİN UÇLARINI AÇIN VE TATLIYI KAHVE FALINA BAKARKEN YAPTIĞINIZ GİBİ TERS DÜZ EDEREK BİR TABAĞA ÇIKARTIN. AFİYET OLSUN..
* 5 yumurta akı
* 225 gr. toz şeker ( 1su bardağı + 2 parmak şeker)
* 2 tatlı kaşığı üzüm sirkesi
* 3 tatlı kaşığı nişasta
* 1 paket vanilya
* Çilek veya muz
* 1 paket şanti
* Şantiyi hazırlamak için 1 bardak süt
Hazırlanışı
Ön Bilgileri: Yumurtalar oda sıcaklığında olmalıdır. Malzemeyi hazırlamak için fırın en düşük ısıda ısıtılmalıdır.
Yumurta aklarını köpük haline gelene kadar çırpınız. Azar azar toz şeker ilave ediniz. Şeker eriyinceye kadar çırpınız. Şeker ve yumurta akı işlemi yaklaşık 25 dk. sürer. Katı bir köpük elde ediniz. Bu şekilde iken sirke, nişasta, vanilya koyunuz. 5 dk. daha çırpınız. Tepsiye alüminyum folyo seriniz. Folyo üzerine elde ettiğiniz katı köpüğü yaymadan yukarı doğru adeta tepe şekli vererek koyunuz. Daha sonra 150 cc. orta gözde 40 dk. kadar pişiriniz. Fırın soğuyana kadar açmayınız pastayı alınız. Tabağa koyunuz. Üst kısmı çökmüş bir görüntü olabilir. Bu kısma çilek veya muz yerleştiriniz. Üzerine 1 bardak sütle hazırladığınız şanti ile kaplayınız