düş hekimi Şiir Dünyası

Son güncelleme: 26.05.2013 21:12
  • karanlığa dalıp
    ayaklanmaya davranıyor son kez,
    var olma heyecanının
    ezelden kalma yokluğu.
    değeri biçilip gözlerimin ucundan
    katliama bırakıldı,
    hayaller kurarken
    arkamdan çalındı sevgilerim...
    yorgunluğa kapanıren
    bakışlarımın etten örtüleri,
    kumdan bitişler var
    son seyrinde ömrümün.
    güneşin ölüm sancıları
    yankılanıyor kainatın merkezinde.
    hayran bitap dalıp kaldım,
    eşsiz güzelliğine gerçek aşkın...
    kimseye anlatamadım
    yüreğime doluşan
    tarifsiz hiçlik heyecanını...
#15.03.2009 10:10 0 0 0
  • hayran bitap dalıp kaldım,
    eşsiz güzelliğine gerçek aşkın...
    kimseye anlatamadım
    yüreğime doluşan
    tarifsiz hiçlik heyecanını...

    Harika..paylaştıklarınızın her biri birbirinden güzel..teşkler..
#15.03.2009 19:01 0 0 0
  • aşk, hiçliğe kapılmanın heyecanıyla teklemeye başlayan kalbin can havliyle akla savaş açması ve nihayetinde zaman kavramının katledilmesiyle beraber tek olgu olarak her şeyin merkezinde ve her şeyi içine çekmek suretiyle ortalığı kendine bulayan bir edebiyat biçimidir...

    (düş hekimi)
#18.03.2009 20:58 0 0 0
  • karanlığa dalıp
    ayaklanmaya davranıyor son kez,
    var olma heyecanının
    ezelden kalma yokluğu.


    güzel sözler ellerinize sağlık
#20.03.2009 03:07 0 0 0
  • göreceli koyu bir hudut çekilmiş
    kalbimin sen tarafına.
    unutulmaya terkedilmişliğimin
    arkasına gizlenmişliğim bile engel olamazdı
    kurtarmaya sarılması gereken kollarına.
    bakışlarının ufkundan aşk hüzmeleri yazılsa da;
    başkasına da gülüyor gözlerin...
    bana özel değildi paha biçilmez gülüşlerin...
    oysa sana özel alıyordu her nefesini ciğerlerim;
    sırf sana atıyordu dışı zifiri karanlık
    içi rengarenk duvarlarla çevrili
    kalbim...
#20.03.2009 18:12 0 0 0
  • Yureginize sagLik
#20.03.2009 21:23 0 0 0
  • aşk, hiçliğe kapılmanın heyecanıyla teklemeye başlayan kalbin can havliyle akla savaş açması ve nihayetinde zaman kavramının katledilmesiyle beraber tek olgu olarak her şeyin merkezinde ve her şeyi içine çekmek suretiyle ortalığı kendine bulayan bir edebiyat biçimidir...

    Ask bu kadar zor, asik olmak bu kadar zahmetli, bu kadar karmakarisik ve bu kadar girdapli demek ha! Ben boyle kalsam mi acaba? Hic olmazsa kalbim saglam kalsin. :)
    Yuregine saglik dus Hekimi, cok hosuma gitti bu sozun, cok anlamli ve guzel. Tebrik ederim.
#21.03.2009 19:10 0 0 0
  • sen hiç yaşamadın...
    babam tutarken ellerimden
    sana uzandım, var olmaya davrandım.
    elimden tutanım, yüreğime dokunanım
    yaratanıma imanım, inancım oldun.
    sakin olmaya kalkışırken penceremde
    duvarlarda rengi yankılananım
    sustukça sesine boyadığım dünyamda
    sen hiç yaşamadın...
    parmaklarım arasında titrerken kalemim,
    soğuğunda ellerini açıp yüreğimi alanım.
    çığ düşerken sabaha karşı düşlerime,
    gözlerimi kapayan gecelerimin
    yaşamam için bakışlarımı serbest bırakıp
    kan veren gözlerinden ömür aldığım sözlerimde
    sen hiç yaşamadın...
    hayat benim gözlerimden sana bakıp kaybolmaktı
    sen benim gözlerimden kendine dalamadın
    sen hiç yaşamadın.
#23.03.2009 14:20 0 0 0
  • Sabaha karşı uykuda kalmaya direnirken sabrım, yarı ölü halimle başladı hiçbir gerçeğe değişemeyeceğim hikayem. Henüz büyümemiş, henüz kirlenmemiş, henüz yüreğini kaybetmemiş çocukluğumla babamın elindeydi bir elim. İlk nefesinde düşümün, önceki hayatmışçasına gelirken bana doğru peşimden, döner gibi oldum bakılası yüzüne. Babam kapattı gözlerimi ve çevirdi başımı öne doğru. Fısıldadı kulağıma; "bak şimdi ne olacak". İlahi bir makas kesti nefesimi ve ciğerlerim durdu. Kan akışım, göz bebeklerimin büyüyüp küçülmesi, çocuksu düşlerim, çocuk düşlerim, üzerimdeki mavi ceketin verdiği sıcaklık ve kalp atışlarım durdu. Babam araladı ellerini, üçüncü bir el daha hala tutuyordu elimi. O zaman anladım ki tanrı kapatmış gözlerimi; ve o fısıldamıştı kulaklarıma sevgiyi. Işık huzmelerinin arasında göz bebeklerimin küçülmeyi unutmasıyla kamaştı gözlerim sandım; fakat güzel ama bana özel olmayan gülüşün ve umutsuzluğa inat bakışlarınla sen vardın karşımda. Tek elimin boşluğunda sendelerken ayaklarım, nefessiz takatimle fısıldadım. "Ne olur elimden tutanım ol". Nihayet biraz daha yaklaştın ve tanrı izin verdi konuşmama, nefes almama; atmasına izin verdi kalbimin. Krizlerim kadar yaklaştın yüreğime ve eğdin başını. Kulağına yaklaştım, fısıldadım; "Elimden tutanım ol" Adımlarımız güç buldu rüzgar ilahilerden ve başladık konuşturmaya ayak seslerimizi. Yürüdük bir yol boyu. Ben yüreğinden tuttum ve anlattım dünyayı sana. Gün ışığı hançer gibi saplandı ayaklarıma, "düş bitiyor" dedim "Sadece bir düş" dedin. Hayalin kaybolurken tekrar fısıldadım; "Elimden tutanım ol". Düşten sıyrıldığına pişman oldu bedenim. Gerçeğini gördüm gözlerinin ve gerçeğine maruz kaldım çok güzel ama bana özel olmayan gülüşlerinin

    düş hekimi...
#24.03.2009 19:32 0 0 0
  • İlk defa değişik bir tarz sizden :)

    Harikaydı

    teşekkürler paylaştığınız için..
#26.03.2009 17:41 0 0 0
  • yaşanmış bir hayaldi... (:

    gerçeğinin hayaline bu kadar yaklaşınca şuurumu kaybediyorum...
#26.03.2009 18:04 0 0 0
  • Gerçeğin hayale bu kadar yaklaşması çok güzel söylediniz..

    Öyle olunca da yazarken siz okuyunca bizler bunu hissediyoruz :)
#26.03.2009 18:09 0 0 0
  • yine kayıptı bakışların.
    adres soran nefes alışlarım,
    bulamadılar elinin sıcaklığını,
    hiçbir tene dokunamadılar...
    her zaman anlatırlardı
    yürek yanarsa ruhla birlikte yanar;
    bakışın etten örtüleri erir,
    akıl, sevilenin yokluğuna kanar.
    boşvermiş gibi duruşu saçlarının
    o kadar kutsal göründü ki gün batımında
    cennetin kararlılığı,
    cehennemin kızıllığı kadar...
    derin ve ürkek, anlattı her bir teli
    titrek dudakların kadar...
#26.03.2009 18:13 0 0 0
  • son sözümde daha yakın...
    sen türkü söylerken, her duraksayışında
    nefesim yüreğime, ruhum omuzlarıma
    bilsen de bilmesen de; daha yakın.
    sırtını bana dönüp bilmeden, yüzünü güneşe çevirişinde
    o, bir daha geri dönüşünden umudunu kestiğim
    çocukluğumun elmalı şekerleri gibi
    dudaklarımdan, yanaklarımdan, parmaklarımdan
    eksilen tatlı ve başkalarına verdiğinden çok
    bana hayat veren gülücük
    yüzüme daha yakın...
    sustuğumda da dinleyemememiştim yine
    içten içe özlediğim rüzgar sesi
    artık duyuluyor, insanlığın gürültüsünde bile.
    sen gülümsedin bana, içimdeki kayıp çocuğa...
    sen bir cesaret adımı uzağımda;
    henüz söyleyemedim ama aşk bana çok yakın...
    bilsen de bilmesen de;
    yüreğin bana, ellerim avuçlarına bir hayal kadar
    ruhum allaha, yarattığı toprak kadar yakın.
#26.03.2009 21:59 0 0 0
  • cehennemdeki kömürler kadar kızıl saçları
    ve üzerime örtülen toprak rengi teni...
    kefenim kadar beyaz bir gülüş
    ve tanrı kadar siyah gözleri var...
#28.03.2009 20:23 0 0 0
  • Yuregine sagLik
#29.03.2009 11:03 0 0 0
  • teşekkürler (:
#29.03.2009 13:17 0 0 0
  • malum, üşütür yaz da olsa;
    elini cebinden, yüreğini yerinden alamazsın,
    buz kesiğidir tek başınalığında ayaz.
    direnmeye devam ettikçe
    hissedersin yokluğunu sıcaklığın;
    kavuşma umuduyla iç çektiğinde
    nefes alışlarına yüklenirsin.
    zayıflamaya başlayınca sesin,
    istesen de duyuramazsın aklına.
    sonun başlar ve anlarsın;
    tek ihtiyacın sevgidir
    bedenine ve ruhuna,
    yüreğinin atışlarında duyarsın...
#29.03.2009 13:18 0 0 0
  • yine kayıptı bakışların.
    adres soran nefes alışlarım,
    bulamadılar elinin sıcaklığını,
    hiçbir tene dokunamadılar...

    Yine size yakisan siirler, ellerinize saglik. Tarzinizin disindaki o yaziya, bir baslik dusunulse idi, "elimden tutanim ol" olur du galiba? Cok guzel...
#01.04.2009 04:13 0 0 0