Günün Başarı Taktiği - Her Güne Bir Öneri

Son güncelleme: 06.08.2013 20:21
  • Günün Başarı Taktiği Örnekler - Başarılı Olmak icin Öneriler - Bugün başarı için ne yapabilirsiniz - kişisel gelişim ve sosyal başarı için öneriler - Başarılı Olmak ve Başarmak İçin Ne Yapılmalıdir

    noimage

    noimage

    Yapamayacaklarınızın, yapabileceklerinizi engellemesine izin vermeyin.

    Büyük başarıların önündeki en büyük engel küçük başarılardır. Yapamayacaklarınızın, yapabileceklerinizi engellemesine izin vermeyin. Her insan sadece bir işi herkesten iyi yapabilecek potansiyelle doğar. En iyi yapabileceğin işi bulup yapmak zorlanmadan başarıyı getirir. Başarmak en iyi yapabileceği işi dünyaya ifade etmektir.


    Güncellenecektir..
#13.04.2011 12:45 0 0 0
  • Gelecekte olabileceğin yerin resmini çekebilir misin?

    Coldplay grubunun "talk" aldı şarkısının sözleri ne güzel: Güneşe merdiven dayayabilirsin. ya da kimsenin söylemediği bir şarkı yazabilirsin. ya da daha önce hiç yapılmamış bir şey yapabilirsin. Kayıp ya da eksilmiş misin? Bir yap-boz gibi mi hissediyorsun kendini? Eksik parçanı bulamadığın. O zaman gördüğün bir şeyin resmini çek. Gelecekte benim olacağın yerin. Güneşe merdiven daya. ya da kimsenin söylemediği bir şarkı yaz. ya da daha önce hiç yapılmamış bir şey yap.
#13.04.2011 12:48 0 0 0
  • Her insan hak ettiği hayatı yaşar!

    Hayatımızın ilk yarısında şansımızın rast geldiği, ikinci yarısında hak ettiğimiz hayatı yaşarız. Sadece yaptıklarımızla değil, yapmamız gerektiği halde yapmadıklarımızla da, hak ettiğimiz hayatı yaşarız. Dünkü seçimlerimizin sonucunu bugün, bugünkü seçimlerimizin sonucunu yarın yaşıyoruz. Çoğumuz seçim yaptığımızın farkında olmadan seçimlerimizi yapıyoruz. Seçimlerimiz ile sonuçları arasındaki zaman farkından dolayı aradaki bağlantıyı kuramıyoruz.
#13.04.2011 12:50 0 0 0
  • Aklınız tıkandığında yerinize kahramanınızı koyun!

    Büyük bir sorunla karşı karşıyaysanız ve aklınıza yeni bir çözüm gelmiyorsa, o sorunu çözebilecek bir kişiyi sizin yerinizde düşünün. O sizin durumunuzda olsaydı ne yapardı? Kendinize bir "kanaat önderi" seçin ve onun zihnini çalıştırın. Mesela kararsız kaldığınız bir durumda "O sectiginiz Lider benim yerimde olsaydı ne yapardı?" diye akıl yürütebilirsiniz.Sectiginiz Lider sizin yerinizde olsaydı ne yapardı?
#13.04.2011 12:52 0 0 0
  • çok yararlı bilgiler. teşekkür ederim.
#13.04.2011 12:59 0 0 0
  • Başarmak birbiriyle çatışan dengeleri yönetmektir!

    Gazeteci Elif Ergu, işadamı Bülent Eczacıbaşı'na "Çocuklarınızı nasıl yetiştiriyorsunuz?" diye sordu. Eczacıbaşının çerçeveletip asılması gereken bir cevap verdi: "Hepimiz için en önemli şey, mutlu ve başarılı çocuklar yetiştirmek. Bu da o kadar çok şeye bağlı ki...En üst düzeyde eğitimin önemine inanmak ama diploma ile hiçbir şeyin bitmeyeceğini bilmek. Bir alanda uzmanlaşmak ama genel kültür sahibi olmanın önemini de anlamak. Kendine güvenmek ama kendini başka insanlardan üstün görmemek. Azimli ve başarı için hırslı olmak ama şükretmesini ve yetinmesini de bilmek. Yaptığı işi ciddiye almak ama kendini çok fazla ciddiye almamak
#13.04.2011 13:37 0 0 0
  • Başarı için yeni şeyler öğrenmeden önce, bildiğini unut yeter!

    Bir Amerikan atasözü "bir maymunu ormanın içinden çıkarabilirsiniz ama ormanı maymunun içinden çıkaramazsınız" der. Kaybedenlerin arasında, kaybedenlerin felsefesiyle büyütülmüş biri, bir gün "kazanan"lardan olursa, içindeki "kaybeden" onu hiç yalnız bırakamayacaktır. Başarı ile ilgili yeni taktikler öğrenmeden daha önemli şey, başarı hakkında başarısızlardan öğrendiklerimizi unutmaktır!
#13.04.2011 23:18 0 0 0
  • Korkunuza değil, hedefinize odaklanın.

    Beynin en tehlikeli yanı, "ters çaba" kuralına göre çalıştığı anlardır. Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız, beyin onu size çeker, korktuğunuzu başınıza getirir! Buna ters çaba kuralı denir. Bataklıktan çıkmaya çalıştıkça, dibe gömülmeye benzer. Beyin odaklanılan hedef için çalışır, hedef olumsuz olsa bile onu gerçekleştirmek için çalışır! Topluluk önünde konuşma yaparken "acaba heyecanlanacak mıyım" diye düşünürseniz, korkunuz olmasın, heyecanlanacaksınız! Korkunuza değil, konunuza odaklanın. Başınıza gelmesinden korktuğunuz en kötü şeye değil, başınıza gelmesini istediğiniz en iyi şeye odaklanın. Unutmayın kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda onu çoğaltırsınız.
#16.04.2011 00:23 0 0 0
  • Başarıya götüren soruları keşfedin!

    Başarılı olmanın her aşamasında aklın odaklandığı temel soru değişir. Başarı yolununun ilk adımında kafadaki soru "neyi başarmalıyım?"dır. Neyi başarmak istediğine kesin bir şekilde karar vermiş bir kişinin kafası bu defa "nasıl başarabilirim? sorusuna takılır. Eğer kişi hedefini gerçekleştirmişse bu defa o kişinin aklındaki ana soru şudur: "başarılı kalmak için neler yapmalıyım?" Başarıya giderken doğru soruyu beynin arama motorlarına kaydetmek sonra da cevaplar geldikçe onların uygulanabilir olanlarını gündelik hayatta kullanmak çok önemlidir. Başarı sürecinde kişinin kendine sorması gereken soruların tam listesini "ya bir yol bul ya bir yol aç ya da yoldan çekil" kitabında bulabilirsiniz.
#17.04.2011 12:07 0 0 0
  • Her şey bir insanla başlar!

    Her şey bir insanla başlar. Diğer insanların katılımıyla büyür. Hedeflenen sonucun alınmasıyla başarıya ulaşır. H. Bullis başarının nereden başladığını ne güzel özetlemiş: "Kişisel başarıyla ilgili her formül insanın kişise teşebbüsü ile başlar ve biter. Kurallar oldukça azdır ancak kudretlidir. Amacını tesbit et heyecan ve olumlu düşünce ile kendini ateşle. Meslek hayatına başkalarına yardım ederek başla ve öyle bitir. Bu kalıp içinde her insan kendi mermer bloğundan heykelini yapabilir. Meydana çıkacak son eser de başarısının hikayesi şahsi teşebbüsü yükselme hırsı ve çabasının bir sonucu olacaktır.
#18.04.2011 11:22 0 0 0
  • Korkunuza değil, hedefinize odaklanın.

    Beynin en tehlikeli yanı, "ters çaba" kuralına göre çalıştığı anlardır. Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız, beyin onu size çeker, korktuğunuzu başınıza getirir! Buna ters çaba kuralı denir. Bataklıktan çıkmaya çalıştıkça, dibe gömülmeye benzer. Beyin odaklanılan hedef için çalışır, hedef olumsuz olsa bile onu gerçekleştirmek için çalışır! Topluluk önünde konuşma yaparken "acaba heyecanlanacak mıyım" diye düşünürseniz, korkunuz olmasın, heyecanlanacaksınız! Korkunuza değil, konunuza odaklanın. Başınıza gelmesinden korktuğunuz en kötü şeye değil, başınıza gelmesini istediğiniz en iyi şeye odaklanın. Unutmayın kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda onu çoğaltırsınız.


    Panik atak bu gibi konularda beyine odaklanıyor.Korkuyu üzerine gitmekle korku azalır veya yok olur.Beyin pozitif düşünüyorsa hayatından haz duymaya başlar...
#18.04.2011 12:59 0 0 0
  • Başarılı olmak için bazen rüzgara karşı yürümek, bazen bazen ezber bozmak, bazen görmemek, bazen de duymamak gerekir! İşte başarılı olmaya dair ezberlerinizi gözden geçirmenizi sağlayacak olan bir hikaye..


    Zamanın birinde bir gün kurbağaların yarışı varmış. Hedef; çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış.

    Gerçekte seyirciler arasında hiç biri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş:

    "Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar!''

    Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırmaya devam ediyorlarmış:

    "Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar!"

    Sonunda bir tanesi hariç, hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içerisinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş;

    "Bu işi nasıl başardın?" diye.

    Kurbağa cevap vermemiş.. Bir daha sormuşlar.. Yine cevap vermemiş..

    Anlamışlar ki..

    Kurbağa sağırmış!..
#19.04.2011 00:39 0 0 0
  • Başarılı olmak mı zor, başarısız kalmak mı?
    Başarısız olmak psikolojik açıdan başarılı olmaktan daha fazla zorlayıcıdır. Başarısız olmak için daha fazla duygusal güç gerekir. Çünkü başarıda "sonunda zevk olan bir acıya katlanmak" gerekir. Başarılı olmak için yapman gerekenleri yaparken bilirsin ki, sonunda ödül olan bir acıya katlanıyorsun. Bir gün başarılı olacaksın ve bu acıları çektiğine deyecek. Oysa başarısızlıkta "sonunda daha büyük acı olan bir acıya katlanmak" gerekir. Hem başarısız olmak için acı çekmek, hem de başarısız olduktan sonra daha büyük acı çekmek gerekir. Başarısız olmak ve başarısız kalmak için çekilmesi gereken acı, başarılı olmak ve başarılı kalmak için çekilmesi gerekenden daha fazladır. Bunu bile bile başarısızlığı seçmek, başarılı olmak yerine başarısız olmayı seçmek bir büyük bir fedakarlık ister
#20.04.2011 00:28 0 0 0
  • Düşmanı yenmenin sırrı onun niyetini bilmeye bağlıdır.Niyetini bilirseniz zafer sizindir.Sonrasında hedef saptırma takdiği uygulanır ki düşman avına düşsün..İşte o zaman düşmanın yok olur.Kötülüklerle başetmenin sırrı burada yatmaktadır.
#20.04.2011 01:33 0 0 0
  • Hayat kızmak için çok Kısa....


    Bugün...
    Evet evet. Bugün kızgın olduğun kim varsa karşısına geç...
    Onun suratına dikkatle bak.
    Ta gözlerinin içine...
    Minicik pırıltılar yakalamaya ifadeleri çözmeye çalış gözbebeklerinde SON DEFA!!!
    Ve onun gözlerinden ayırmadan gözlerini şu sözü hatırla: O çok kısa bir zaman sonra öLECEK!!!
    Senin için çok kısa zaman ne demektir?
    üç gün...?!!!!
    üç gün sonra öleceğini biliyorsunuz artık onun; ama o bilmiyor...
    Davranışın değişir mi ona karşı?
    üç gün sonra ölecek bir yakınınız sizi kızdırabilir mi???
    Veya ona kızdığın hadise gerçekten kızmaya değer mi?
    üç gün çok mu kısa..? Onun gönlünü bile almaya yetmez mi?
    O zaman otuz gün sonra onun bir daha gönlünü alamayacağın uzaklığa
    taşınacağını düşün...
    Kabri başında oturup ağlamak mı yoksa dizi dibinde oturup konuşmak mı
    daha kolay daha az can acıtıcı....
    Bırakalım hadi üç günü otuz günü...
    O insanın üç yüz hadi üç bin gün sonra ölecegini hesap edin...
    çok mu uzun...!
    Bitmeyecek kadar mı?
    Bugün.... Evet bugün bir görünmez gözlük tak gözüne ve çevrene onunla bak
    Ailendeki insanlara bu gözlükle bak...
    Okuldaki veya iş yerindeki arkadaşlarına bu gözlükle bak...
    Ve hatta bu yazıyı o gözlükle oku; ''YARIN YOK''
    Bugün herkese heryere ve herşeye dikkatle bak...

    AYNALARA BILE....

    HAYAT;
    KIZMAK İÇİN ÇOK KISA!!!!!
#09.06.2011 08:00 0 0 0
  • Suya düşmüş bir taşın yarattığı halkalar gibi genişleyerek büyümelisin!

    Kısa boylu ve zayıf bir genç yanında duran uzun boylu ve iri yapılı kuzenine dönerek "ben senin yerinde olsam, dünya ağırsiklet boks şampiyonu olurdum" dedi. Bunu duyan kuzeni dönerek şu cevabı verdi: "Seni dünya hafifsiklet boks şampiyonu olmaktan alıkoyan ne?" Hepimizin, fıkradaki genç gibi, kendi şartlarımızda elimizden gelenin en iyisini yapmak yerine, "başkalarının yerinde olsaydık" neler yapacağımıza odaklandığımız zamanlar olmuştur. Bizi böyle düşünmeye yönlendiren nedir?Buradan, bugün, elindekilerle işe başla! Suya düşmüş bir taşın yarattığı halkalar gibi genişleyerek büyü...
#10.06.2011 07:29 0 0 0
  • Vicdan kendi kendimizi suçlayabilme, sorgulayabilme ve gerektiğinde kendimize savaş açıp, tanıklık edip, ceza verebilme üstünlüğüdür.Akıl ve vicdanımızın bize gösterdiği yol ile egomuzun ve dizginlenememiş duygularımızın istekleri arasında zaman zaman seçimler yapmak, çatışmalara göz yummak durumunda kalırız.

    Çoğu zaman da egomuzu ve duygularımızı kayırmak gibi bir alışkanlık içinde olmaktan da geri kalmayız. Oysa bedene ve akıla ne denli muhtaçsak, iç dünyamız ve huzurumuz için vicdana da o denli ihtiyacımız vardır. Aslında tüm bunlar biraz bilgi, biraz sorumluluk ve biraz da deneyimle birleştirilirse kusursuz sonuçların alınması her zaman olanaklıdır.


    Gerçekte insanın egosu, güzel duyguların düşmanı değildir. Herşeye karşın küçük bir çaba göstererek, eğiterek onu dost yapabiliriz. Vicdan, insanı hep doğruya ve güzele götüren acımasız bir yönetici ve yönlendiricidir.


    Öyle ya da böyle, her gün gelişmekte olan sezgi ve duygularımızın etkisi altında daha anlaşılır ve berrak duruma gelen güncel olayların rengi ve tadı, vicdanımızı biraz daha geliştirir.


    Vicdan kendisine karşı dürüst olan insanın tek efendisidir.


    Elbette vicdan ve bilinci uyandırmak öyle kolay bir şey değildir. Bu savaşta gün gelecek herkes cehennemi yaşayacaktır. Ama bu savaş bilinçli bir biçimde devam ettirilebilirse o kapkara cehennemin, pespembe bir cennete çabucak dönüştüğünü görebiliriz.


    İnsanın vicdan ve bilincinin, bilgisizlik ve sevgisizlik karşısında göstereceği dikkat, uyanıklık ve duyarlılık kendi içindeki kimliğini bulmasına yardımcı olacaktır.


    Vicdan bilinç, hoşgörü ve tüm sevgi duygularının kaynağıdır.


    Koşullandırılmış düşünce ve bilinç, insanın gelişmesini yavaşlatır. Özgür düşünce, özgür bilinç, özgür vicdan ise, kişinin gelişmesinde, iyiyi, doğruyu, güzeli, gerçeği bulmasında öncülük yapar.


    İnsanoğlu, vicdanın üstünlüğünü, şefkatin vazgeçilmezliğini, sevginin sonsuz gücünü öğrenmedikçe, dünya hep acılar ve düş kırıklıkları dünyası olarak sürecektir.


    Kişinin yücelmesi anlayışa, vicdana ve bilgiye dayanır. Bunda en önemli eylem, kendimize egemen olmak, diğer tanımıyla egomuzu denetim altına almasını bilmektir.


    İnsan bilinç ve vicdanı ile bilimi birleştirmek durumundadır. Aynı zamanda; gelenekleri, dinsel görüşleri, teknolojinin gelişmeleri ile bağdaştırmak ve böylece yaratıcı düşünceyi madde ile barıştırmak çabasına girmek zorundadır.


    İnsanca yaşamak, vicdanımızın sesini bastırmadan akıllıca, sorumlulukla ve olumlulukla hareket etmekle başlar.


    İçgüdüsel olarak, her olayda sorununuz ya da şaşkınlığınız ne olursa olsun vicdanınız, sizin haklı olup olmadığınızı adeta bağırır. Tabii duymak isterseniz ya da sesini boğmaya kalkmazsanız.


    Vicdan rahatsızlığı, suçun işlendiği anda başlar ve devamlı insanı huzursuz eder.


    Böyle bir durumda suçluluk duyan kişi; ne kendi yargıçlığından ne de kendine biçtiği hükümden kurtulamaz.


    Her insan kendi vicdanı içinde en büyük özgürlüğünü yaşar.


    Vicdan insanın; içinde tatlı tatlı duyumsadığı bir ilahi fısıldayıştır.

    Bir kişiyi suçlarken, bir kişiyi yargılarken, terazinin öteki kefesine de mutlaka vicdanınızı koyunuz. Göreceksiniz, varacağınız sonuçlar çok daha adil olacaktır.


    Hep kargaşalardan, çıkar çatışmalarından yana, ya yok etmek ya da yalnızca kazanmak için koşullandırılmış bir dünya...


    Çoğu zaman anlayışın, vicdanın, tertemiz duyguların, sezgilerin, sevginin, hoşgörünün bir ütopya olarak benimsendiği bir dünya...

    Yanlış, eğri, kötü bir uygulamanın, bir sabit fikir peşinde gitmeyi, kör nefsine ve hatta zulme bayraktarlık etmeyi yaşamın sanki bir gereği ve hatta gerçeği olarak görmeye başladığımız bir dünya...

    Dünyanın bu katılaşmış ve kalıplaşmış görünümünden sıyrılın. Kendinizle, öz kimliğinizle buluşun.


    Asla unutmayın ki; her işimizde, her tavrımızda, her uygulamamızda içimizdeki; en güçlü tanık, vicdanımızdır.
#18.06.2011 07:36 0 0 0
  • Eğer bir şey isteyeceksen, kendinden iste!

    Hayatta mutsuzluğun temel nedeni başka insanları kendisine karşı borçlandırmaktır. Mesela "Hayat adil olmalı" diye inanmak, hayatı belli bir şekilde davranmaya borçlandırmaktır.Bunu yaparken hayatın fikrini aldınız mı? hayat sizin beklentilerinize göre değil, kendi varlık nedenine göre davranmak zorunda. "Sevgili dediğin söyle yapar" diye düşünürken de başka birini kendinize karşı borçlandırdığınıza dikkat edin. Bu "alacakları" kendi kafanıza göre siz yazıyorsunuz ve tahsil edemeyince de "hayat kırıklığı" yaşayıp mutsuz oluyorsunuz. Beyninizi başkalarını size borçlandıran inançlardan temizlemelisiniz. Mutlu mutlu başarmanın yolu, başkalarından beklentileri sıfırlayıp, kendinden beklediklerini artırmaktır.
#20.06.2011 12:10 0 0 0
  • Kaybedenlerin ülkesinde kazanan olmaya başlamak nasıl bir şeydir?

    Eğer kaybedenlerin arasında yaşıyor ama ileride kazanan biri olmayı hayal ediyorsanız, hayallerinize ulaşma sürecinde çevrenizdeki insanlar size neler yapacak?
    *Önce sizinle alay edecekler,sonra ilk başarınızla çok şaşıracaklar,
    *ikinci başarınızda olan biteni anlamaya çalışacaklar,
    *üçüncü başarınızda artık başarılı olduğunuzu kabul edecekler,
    *dördüncü başarınızda size yakın olup o başarıdan yararlanmaya çalışacaklar, *beşinci başarınızda sizi kaybetmekten korkup sık sık "sen şimdi bizi de tanımazsın" diyecekler,
    *altıncı başarınızdan sonra başarınızı abartarak tüm tanıdıklarına anlatmaya başlayacaklar,
    *yedinci başarınızdan sonra geriye dönüp geçmişinizi yeniden yazacak, sizin aslında çocukken de ne kadar başarılı ve gelecek vaat eden biri olduğunuzu anlatmaya başlayacaklar
    Tüm bunlar kaybedenlerin ülkesinde kazanan olmanın hem bedeli hem de ödülüdür. Bunu bilin, gülün, yaşayın ve geçin.
#26.06.2011 15:44 0 0 0