888888

888888

Üye
13.08.2010
Astsubay
8.550
Hakkında

  • uyku sorunlarının bitkilerle tedavisi - uyuyamayanlara öneriler - bitkilerle uykusuzluk tedavisi* Akşamlan alınacak ılık bir duble (3 el.) alkol ya da alkollü kokteyl uykuya yatmadan yanm saat kadar önce içilir.

    * Bir su bardağı fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı san ballıbaba katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan önce bir su bardağı yudumlanarak içilir.

    * Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı oranında tıbbi karakafes otu katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra, süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ihyana kadar bırakılıp ardından, akşamlan yatarken bir çay fincanı içilir.

    * Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç gelincik çiçeği katılıp kaynatılmasının ardından akşamları yatarken bir çay kaşığı süzme bal ilavesiyle bir çay fincanı içilir.

    * Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç menekşe yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından akşamlan yatarken bir çay kaşığı süzme bal ilavesiyle bir çay fincanı içilir.

    * Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı oğul otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan önce bir çay fincanı içilir.

    * Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı aslanpençesi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan yanm saat kadar Önce bir çay fincanı içilir.

    * Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı nane katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan yanm saat kadar önce bir çay fincanı içilir.

    * İnce kıyılmış ya da havanda dövülerek toz haline getirilmiş ikişer çorba kaşığı marul tohumu, haşhaş tohumu, birer çorba kaşığı kına çiçeği, mersin yaprağı, bir tatlı kaşığı sansabır ve bir çay kaşığı safran iyice karıştırılıp harman edildikten sonra; bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı bitki harmanı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle yatmadan yanm saat kadar önce içilir.

    * Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı ıhlamur katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan yanm saat kadar önce bir çay fincanı içilir.

    * Akşamlan yatmadan yanm saat kadar evvel bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı kekik katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.

    * Akşamlan yatmadan yanm saat kadar evvel bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı binbirdelik o-tu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.

    * Akşamlan yatmadan yarım saat kadar evvel bir su bardağı kaynar suyun içine ince kıyılmış birer çay kaşığı ıhlamur ve karanfil katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.

    * Akşamlan yatmadan yanm saat kadar evvel bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı papatya çiçeği katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.

    * Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç söğüt kabuğu (genç dallarının) katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek akşam yemeklerinde ve yatmadan yanm saat kadar önce birer çay bardağı içilir.

    * İnce kıyılmış ya da havanda dövülmüş iki silme yemek kaşığı kimyon, birbuçuk yemek kaşığı papatya çiçeği bir silme yemek kaşığı kedi otu kökü iyice karıştınlıp harman edildikten sonra; bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı bitki harmanı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek akşamlan yatmadan yanm saat kadar önce bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle içilir.

    * Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç yulaf sapı katılıp kaynatılmasının ardından akşamlan yatarken bir çay kaşığı süzme bal ilavesiyle bir çay fincanı içilir.

    * İnce kıyılmış ya da havanda dövülerek toz haline getirilmiş bir çorba kaşığı çuha çiçeği, bir silme yemek kaşığı lavanta çiçeği, bir tepeleme tatlı kaşığı şerbetçi kozalağı, bir silme tatlı kaşığı binbirdelik otu ve bir çay kaşığı kedi otu kökü iyice karıştırılıp harman edildikten sonra; bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı bitki harmanı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle yatmadan yarım saat kadar Önce içilir.


    alıntı
#16.08.2011 01:26 0 0 0
  • uykusuzluk için şifalı bitkiler - bitkilerle uykusuzluk tedavisi - uykusuzluğa iyi gelen bitkisel çaylarTaze ve yeni çiçek açmış çıban otu ince kıyılıp ağzı geniş bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üzerine ağzına kadar konyak eklenip sıkıca kapatıldıktan sonra güneş görebileceği veya sıcak bir yerde iki hafta bekletildikten sonra az suyun içine 10-15 damla katılıp yatmadan yarım saat kadar önce içilir.
    * Akşamlan yatmadan yarım saat kadar evvel bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı çıban otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.

    * Bir miktar ayı sarımsağı bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf alkol eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Akşamlan yatmadan yarım saat kadar önce bir kahve fincanı ılık suyun içine 10-15 damla damlatılarak içilir.

    * Akşamlan yatmadan yarım saat kadar evvel bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı acı pelin katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.

    * Akşamlan yatmadan yarım saat kadar evvel bir çay fincanı kaynar suyun ince kıyılmış içine bir çay kaşığı çuha çiçeği katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.

    * Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı misk otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra akşam yemeklerinden yatmaya kadar olan süre içinde yudumlanarak içilir.

    * Akşamlan yatmadan yanm saat kadar önce bir dilim tost ekmeği ile iki dilim salam yenilir. Bu durumun mantığı bir basit karbonhidrat ile bir kompleks karbonhidratın bir arada alınmasıdır.

    * Akşamlan yatmadan yarım saat kadar evvel bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı ada çayı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.

    * Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı fesleğen katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan yanm saat kadar önce bir çay fincanı içilir.

    * Akşamlan yatmadan yarım saat kadar evvel bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı yabani yasemin sapı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.

    * Bir su bardağı kaynamış süt ile havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir kahve kaşığı su keneviri tohumu iyice kanştınlır ve ıhmasının ardından akşamlan yatmadan yarım saat kadar Önce içilir.

    * Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç şerbetçi otu katılıp kaynatılmasının ardından akşamlan yatarken bir çay kaşığı süzme bal ilavesiyle bir çay fincanı içilir.

    * Bir baş soğan kalın ve yuvarlak dilimler halinde kesildikten sonra alnın üzerine konulur bir saat kadar bekletildikten sonra alın sabunlu bir bezle temizlenir ve uykuya dalınır.

    * Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı demirhindi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan yanm saat kadar önce bir çay fincanı içilir.

    * Akşamlan yatmadan yanm saat kadar evvel bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı turunç kabuğu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.

    * Bir su bardağı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı melek otu katılıp demlenmesi için bir gece bekletildikten sonra süzülerek akşamlan yatmadan yanm saat kadar evvel bir çay fincanı içilir.

    * Akşamlan yatmadan yanm saat kadar evvel bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı aynülbakar (dağ öküzgözü) katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir. Doktor kontrolü ve tavsiyesi olmadan kullanılmaz.

    * Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı mercanköşk katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan önce bir çay fincanı içilir.

    * Bir çay bardağı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kokulu yapışkan otu katılıp demlenmesi için bir gece bekletildikten sonra süzülerek akşamlan yatmadan yanm saat kadar önce içilir.
    alıntı

    Uykusuzluk İçin
#16.08.2011 01:24 0 0 0
  • safra fistüllerinin nedenleri - safra fistüllerinin tedavisi - safra fistüllerinin belirtileriTaş teşhisinin giderek daha sık konmasına ve ameliyata gidilmesine karşın, günümüzde hâlâ safra î’istülleriyle sık karşılaşılmaktadır. Bunun nedeninin, taşa bağlı genel belirtilerin antibiyotikler sayesinde azalması, ama sürecin yerel olarak sürmesi olduğu sanılmaktadır. Safra fistüllerine sık raslanmasma karşılık, biçimleri artık değişmiştir: Dış fistüller artık hiç görülmezken, iç fistüller görülmektedir.

    Nedenler

    Fistül, «doğal ya da doğal olmayan bir salgının akmasına yolveren doğuştan ya da sonradan oluşmuş bir yoldur.»Burada yol sonradan oluşmuştur ve safranın akmasına neden olur. Yol, safra kesesi ve çevresindeki dokularda iltihap sonucu doku ölümü oluşmasıyla, ortaya çıkmıştır. Bu doku ölümü, iltihabın da yayılmasına neden olur. Çevre dokularla yapışıklıklar yapan safra kesesinin özellikle taş ve kangrenli iltihapları, bu fistüllerin başlıca nedenidir.
    Ucu deride sonlandığmda fistüle «dış fistül», başka bir içi boş organda (çoğunlukla onikiparmak barsağı, mide, barsaklar) sonlandığmda ise «iç fistül» adı verilir (bu durumda safra, o içi boş organa sürekli olarak akar).

    Teşhis

    Safra fistülünü akla getiren belirtiler klasiktir, ama çok ender görülürler: Bir ivegen safra kesesi iltihabı nöbetinin apansızın durması; koledok kanalında bir taşla birlikte olan bir sarılığın ortadan kalkması; barsak kanaması; onikiparmak barsağında tahriş belirtileri (ağrı, bulantı, kusma). Çok ender olarak, hastanın dışkısında safra taşları bulunabilir ya da kusarak taş çıkarabilir.

    Hastalığın teşhisi, safra kesesi iltihabının ya da taşın başlattığı karın sendromu karşısında uygulanan sistemli röntgen incelemeleriyle konur. Safra kesesinin içi boş bir organa açılması sonucu, safra yollarında hava görülür; bu hava, sindirim kanalındaki gazların safra yollarına geçmesine bağlıdır. Hava her zaman çok belirgin değildir, ama sistemli olarak araştırılmalıdır. Onikiparmak barsağı ve kaim barsaklar da gazla gerginleştiklerinde, safra kesesinden çok safra yollarında belirgindir. Bu durumda safra yolları, üstte karaciğer kanallarının, altta koledok kanalının yaptığı açık bir Y harfi çizerler. Safra fistülü, mide filmlerinde baryumlu maddenin safra yollarına kaçmasıyla da ortaya çıkabilir. Safra kesesi-kalın barsak arası bir fistüle (kesenin ucu kaim barsağa açılır) çok daha ender raslanır: İvegen safra kesesi iltihabı ağrıları çeken bir hastada, apansızın ishalin ortaya çıkışı, böyle bir fistülü düşündürmelidir. Standart röntgen incelemeleri ya da baryumlu lavman (kalın barsağm saydamsızlaştırıl-asıyla), safra yollarında hava bulunduğunu ve X ışınlarını geçirmeyen maddenin fistüle kaçmasını ortaya koyarak teşhisi sağlarlar.
    Safra kesesi ile koledok kanalı arasındaki fis-tüllere sık raslanır, ama hiç bir zaman ameliyattan önce teşhis edilemezler: Klinik ve röntgen belirtileri yoktur. Ancak ameliyatta teşhis edilirler.

    Daha önce de belirttiğimiz gibi, dış fistüllere artık pek raslanmamaktadır. Sağ kaburgalaraltı bölgede keseyle ilgili bir şişlik ve ivegen safra kesesi iltihabını akla getiren nöbetler görülür görülmez, ameliyata başvurulmakta ve fistülün deriye açılmasına vakit kalmamaktadır. Tedavi edilmeyen hastalarda, iltihaplanmış kangrenli safra kesesinin karın ön çeperine yapışması ve karın derisi altına gelecek bir apse yapması sonucu, bir safra fistülü oluşur. Hastaların çoğunda, bu fistül sağ geğrek bölgesinde ya da göbek üstündedir. Safra kesesi apsesi bulunur ve diren konur.


    alıntı
#15.08.2011 17:30 0 0 0
  • safra taşlarının tıbbi tedavisi - safra taşlarının cerrahi tedavisi - safra taşı ameliyatıTıbbi tedavinin amacı, taşı «uykuya sokmaktır», ihtilatlı taşlarda bir yararı yoktur; şunlara dayanır:
    — perhiz: Hastanın beden etkinliği gözönüne alınarak anormal kalorili bir beslenme rejimi düzenlenir. Hastanın yediğinde rahatsızlık duyduğu bazı besinler kaldırılmalıdır: Kremalar; salçalar; yağlar (özellikle kızarmışsa); çikolata;
    — kas gevşetici ya da kasılma çözücü ilaçlar (sayıları oldukça çoktur);
    — bitkisel, madensel ya da yapay safra salgılatıcı maddeler;
    — ameliyat düşünülmüyorsa ya da ameliyattan sonra, ılıca kürleri de yararlı olabilir.

    Cerrahi tedavi

    Günümüzde tıbbi tedavisi pek uygulanmaz.
    Yaklaşık 20 yıldır, safra taşlarının tedavisinde ameliyat kararı verme eğilimi oldukça yaygınlaşmıştır; ameliyata engel bir durumu olmayan her safra taşı hastasının ameliyat edilmesi gerektiği söylenebilir. Ama yaş, genel durum, şişmanlık, şeker hastalığı bulunması, gözönüne alınması gereken etmenlerdir. Taşa bağlı bir ihtilat ameliyata gitmeyi zorunlu kılar. İvegen safra kesesi iltihabı oluştuğunda, mutlaka ameliyat gerekir. Bu ameliyat ikili bir sorun yaratır: Belirtilerin başlangıcına göre, ameliyat zamanını ve tipini kararlaştırmak.

    Ameliyat zamananı

    Bazı durumlarda düşünmeye hiç gerek yoktur; sözgelimi kangren ya da karın zarı iltihabı (peritonit) gibi bir ihtilat varsa, acil ameliyat gereklidir: Hastanın tek kurtulma şansı, erken uygulamak ve sonradan yoğun bir bakım yapmak koşuluyla ameliyattır. Bu yüzden gerek yerel ihtilatlar nedeniyle, gerekse genel durumun hızla bozulmasıyla hastanın yaşamı tehlikeye girdiğinde, hemen ameliyat kararı verilmelidir. Bu durumların dışında, ameliyat için belirli bir süre tanınabilir; ama gene de, hasta cerrahi bir ortamda olmalı, dikkatle izlenmeli ve yüksek dozda antibiyotik ve kasılma çözücü ilaçlar verilerek karm üstüne buz tedavisi uygulanmalıdır. Genel ve yerel belirtiler tam olarak geriliyorsa, ameliyat tarihi ivegen dönemden 6-8 hafta sonraya bırakılabilir. Buna karşılık ağrı sürüyorsa ve hafif ateş varsa, hemen ameliyata gidilmelidir. Çünkü yerel anatomik koşulların ameliyata en uygun olduğu süre ilk haftadır; bu süre geçtikten sonra, iltihap kökenli tepkiler (karm zarı ve. safra kesesi arasında yapışıklıklar) bölgenin anatomik yapısını değiştirir ve ameliyat sırasında kesenin serbestleştirilmesini güçleştirir.

    Ameliyat tipi

    Uygulanacak ameliyat tipi, hastanın direncine ve anatomik bozunların önemine göre seçilir; Ameliyat elden geldiğince tam tedavi edici olmalıdır. En sık uygulanan tedavi biçimi, safra kesesi çıkarmadır (kolesistektomi). Kullanılan yol, ülkelere ve cerrahi okullara göre değişir. Genellikle normal bir kişide, beden orta çizgisinde göbek üstünde, şişman bir hastada ise sağ kaburgalar altında bir keşi yapılır. Ameliyatın birinci dönemi araştırma dönemidir: Safra kesesi ve çevresi, ön teşhisi doğrulamak, bozunun önemini kavramak için iyice incelenir; çünkü antibiyotik tedavisi, bozunun klinik belirtilerini azaltmış olabilir. Sonra, başka bir bozun (diyafram fıtığı; dölyatağı bağdokusu uru; yumurtalık kisti; hastalıkla birlikte bulunan bir pankreas iltihabı) olup olmadığını anlamak için, karın boşluğu incelenir. Elle ve gözle yapılan bu muayeneden sonra, safra kanalı içine, röntgen muayenesi için ince bir sonda sokulur: Bu sonda yoluyla X ışınlarını geçirmeyen iyotlu bir madde verilir ve safra yollarının röntgen filmleri alınır; ayrıca, kanallar içindeki basınç da ölçülerek, birlikte bulunabilecek başka bir bozun konusunda bilgi edinilin Koledok kanalında bir taş, Oddi büzücü kasındaki bir iltihap (Oddit) ya da koledok kanalının dıştan bası altında kalması, böylece tanınabilir.
    Sonra, gerçek ameliyata geçilir: Kese atardamarı ve kanalı bulunup bağlandıktan sonra, safra kesesi çıkarılır.
    Çoğunlukla karaciğeraltı bölgede bir diren bırakılır ve karın çeperi anatomik katlarına uygun olarak kapatılır. Ama daha karmaşık durumlar da vardır:

    — iltihap yerel olarak öylesine değişiklikler yapabilir ki, safra kanalını bulup X ışınları geçirmeyen madde verilerek film çekme olanaksız olabilir: Bu yüzden her zaman, ameliyat öncesinde iyi filmler çekmek gerekir. Böyle durumlarda da, safra kesesi çıkarmayla yetinilir. Belirtiler daha şiddetli olduğunda ve tam safra kesesi çıkarma uygu-
    lanamadığında, safra kesesi boynunun üst yüzü yerinde bırakılır ve bu bölüm elektrikle yakılır;
    — yerel ve genel durum en yalın girişim biçimini, yani safra kesesi çıkarmayı gerektirdiğinde ( hastanın genel durumu çok bozuk ya da kese ileri derecede iltihaplı olup çıkarılması tehlikeli bir durum gösteriyorsa),kese açılarak taşlar çıkarılır, içi boşaltılır ve safra kesesine bir diren konur; direnin ucu dışa açıktır: Bu iyi bir önlemdir, ama bozukluğun kesin tedavisi değildir. Safra kesesinin çıkarılması mutlaka gereklidir, ama daha sonra yerel ve genel koşullar düzeldikten sonra yapılabilir.
    Hastaların büyük çoğunluğunda, ameliyat sonrası durum iyidir.
    Hasta, ilk günlerden başlayarak yürüyebilir ve yürümelidir. Hastanede yatış süresi 10-14 gün, nekahet devresi ise l ay kadar sürer.


    alıntı
#15.08.2011 17:28 0 0 0
  • aöf sosyoloji dersleri - sakat işçilerin iş hayatında korunması - eski hükümlülerin iş hayatında korunması - sosyal politika dersi test soruları ve cevapları1. WHO tarafından, sakatların nüfusun yüzde kaçını oluşturduğu kabul edilmektedir?

    a. 1 ini
    b. 2 sini
    c. 3 ünü
    d. 5 ini
    e. 10 unu

    2. Sakatların korunmasını öngören sosyal politikalara ilk önce, aşağıdakilerden hangisi konu olmuştur?

    a. Sakatlara parasal yardımlarda bulunulması
    b. Sakatların özel ve temel eğitimleri
    c. Sakatların tıbbi yönden rehabilite edilmeleri
    d. Sakatların mesleki yönden rehabilite edilmeleri
    e. Sakatların çalışma yaşamında yer alabilmeleri

    3. Aşağıdakilerden hangisi eski hükümlülerin işe girmeden önce korunmaları kapsamında yer alan hizmetlerden birisidir?

    a. Tıbbi tedavi
    b. Tıbbi rehabilitasyon
    c. Tıbbi ve mesleki rehabilitasyon
    d. Özel eğitim
    e. Sosyal rehabilitasyon

    4. Aşağıdakilerden hangisi, işlemiş olduğu her hangi bir suç nedeniyle, hakkındaki yargı kararı kesinleşerek hürriyeti bağlayıcı bir cezaya çarptırılan kişiyi ifade eden bir kavramdır?

    a. Zanlı
    b. Hükümlü
    c. Yaptırım
    d. Ceza
    e. Eski hükümlü

    5. Uluslararası Çalışma Örgütü sakatlara ilişkin sözleşme kararını hangi yıl kabul etmiştir?

    a. 1945
    b. 1952
    c. 1960
    d. 1965
    e. 1983

    6. Aşağıdakilerden hangisi, sakatlanan yetenekleri onarma, yeniden kazandırma ve kişiyi sakatlığı ile birlikte yaşamaya alıştırma hizmetini ifade eder?

    a. Tıbbi tedavi
    b. Tıbbi rehabilitasyon
    c. Özel eğitim
    d. Mesleki rehabilitasyon
    e. Sosyal rehabilitasyon

    7. Bir işyerinin yanlızca bir bölümünün, sakatların ya da eski hükümlülerin istihdamı için ayrılması hangi yöntem kapsamında yer alan bir uygulama biçimidir?

    a. Kota
    b. işverenlerin sakat ve eski hükümlü çalıştırmaya özendirilmesi
    c. Bazı iş ve mesleklerin seçilerek sakatlar ve eski hükümlüler için ayrılması
    d. Korumalı işyerleri
    e. Evde çalıştırma

    8. Aşağıdaki yol ve yöntemlerin hangisi, eski hükümlüler yönünden daha dar bir uygulanma alanına sahiptir?

    a. Kota
    b. işverenlerin sakat ve eski hükümlü çalıştırmaya
    özendirilmesi
    c. Bazı iş ve mesleklerin seçilerek sakatlar ve eski
    hükümlüler için ayrılması
    d. Korumalı işyerleri
    e. Evde çalıştırma

    9. Sakatların iş ilişkileri ve yaşamının hangi alanında korunmaları gerekmez?

    a. Normal iş süreleri
    b. Ücret
    c. Fazla süreli çalışmalar
    d. Çalıştırma yasakları
    e. iş ilişkisinin son bulma koşulları

    10. Türkiye de sakatların ve eski hükümlülerin istihdam edilebilmesi yönünde daha çok hangi yöntemden yararlanılmaktadır?

    a. Kota
    b. işe girebilmede öncelik tanım
    c. Korumalı istihdam
    d. evde çalıştırma
    e. Tahsis

    CEVAPLAR

    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
    E B E B E B D C A A



    alıntı
#15.08.2011 01:12 0 0 0
  • aöf sosyoloji dersleri - sakatların korunması - eski mahkumların iş hayatında korunmasıKimlere engelli, sakat ve eski hükümlü denilir?

    -Bazı özeliklerinden ya da toplumun sosyo-ekonomik koşullarından kaynaklanabilen nedenlerle, toplumsal yaşamda yer alıp, uyum gösterebilmelerinde bir sınırlılık ya da olanaksızlık bulunan kişiler engelli olarak nitelendirilir.

    -Fiziksel ya da düşünsel yetenekleride bir eksiklik, bozukluk ya da yoksunluk bulunan kişilere sakat denilir.

    -Yargı kararı ile kesinleşen hürriyeti bağlayıcı cezasını tamamlayarak cezaevinden çıkan kişi eski hükümlü olarak nitelendirilir.

    Sakatlara ve eski hükümlülere yönelik sosyal politikalar nasıl gelişmiştir?Bu politikaların temelinde hangi nedenler bulunur? Dayanakları nelerdir?Bu politikaların başarısını hangi koşullar belirler?

    -Sakatlar 19. yüzyıl ın sonlarında, özel ve temel eğitim gereksinimlerinin karşılanabilmesi doğrultusunda sosyal politikalara konu olmaya başlamışlardır.

    1. Dünya Savaşı ndan sonra tıbbi ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri, 2. Dünya Savaşı nın ardından da istihdam edilebilmeleri bu politikalar kapsamında öne çıkmıştır.

    Yaşadığımız dönemde ise, sakatlara ve eski hükümlülere yönelik sosyal politikalar, sakatların istihdam edilmelerini ve iş ilişkileri ile yaşamının sakatlar yönünden özel olarak düzenlenmesini öngörür.

    -Sakatların ve eski hükümlüler; sayısal çoklukları ekonomik açıdan taşıdıkları değer, sağlanabilecek psikolojik ve sosyal yararlar nedeniyle sosyal politikalara konu olurlar. Bu yönde getirilecek bir koruma rejimi, ahlaki ve hukuki bir sorumluluğun da gereğidir.

    -Sosyal politikaların ulusal ve uluslararası kaynakları da, sakatların ve eski hükümlülerin korunmasını öngörür.

    -Sakatların ve eski hükümlülerin korunabilmesi; bir ülkenin ekonomik gelişmişlik düzeyi, işgücü piyasasının koşulları, sosyal yaklaşımları ve kurulu hukuk sistemi ile yakından ilişkilidir.

    Sakatlar ve eski hükümlüler çalışma yaşamını hangi alanlarda, nasıl korunmalıdır?

    -Sakatlar ve eski hükümlüler kendi işlerini kurup, bağımsız çalışmaya yönlendirilebilir. Ancak, özellikleri ve bağımsız çalışmanın koşulları nedeniyle bu yöndeki uygulamalardan sakatların ve eski hükümlülerin yararlanabilmeleri güçtür.

    -Sakatların çalışma yaşamında korunması, işe yerleştirilmeden önce başlar. işe yerleştirilme aşamasında devam eder. işe yerleştirmelerinden sonra de süre giderek tamamlanır. Birbirini izlemesi gereken bu sürecin her aşamadaki başarısı, bir sonrakini etkiler.

    -Sakatlar ve eski hükümlülerin çalışma yaşamında bağımlı bir statü altında yer almasına yardımcı olan çeşitli yol ve yöntemlerden yararlanılır.


    alıntı
#15.08.2011 01:04 0 0 0
  • aöf sosyoloji dersleri - sosyal politika test soruları - ücrek politikaları test soruları ve cevapları1. Eşit işe eşit ücret ilkesi, aşağıdaki ücret türlerinden hangisi için geçerli değildir?

    a. Kök ücret
    b. Ek ücret
    c. Asgari ücret
    d. Kök ve ek ücret
    e. Akord ücret

    2. Bir işyerinde görülen işlerin, birbirleriyle karşılaştırmasının yapılıp değerlerine göre sıralandırılmasına ne ad verilir?

    a. iş tanımı
    b. Ücret sistemi
    c. iş değerlendirmesi
    d. Hiyerarşi
    e. Performans

    3. Aşağıdakilerden hangisi, ücretin satın alma gücünü korumak amacıyla yararlanılan araçlardan biri değildir?

    a. Toplumsal anlaşmalar
    b. Mevzuat hükümleri
    c. Otomatik endeksleme yöntemi
    d. iş değerlendirmesi
    e. iş sözleşmeleri.

    4. Aşağıdakilerden hangisinde toplumsal anlaşmaların taraşarı doğru olarak verilmiştir?

    a. Hükümet ve işveren sendikaları
    b. Hükümet ve işçi sendikaları
    c. Sivil toplum örgütleri ve meslek odaları
    d. işçi ve işveren sendikaları ve hükümet
    e. Yürütme, yasama ve yargı organları

    5. Toplumsal anlaşmalar öğretide hangi adla da ifade edilmektedir?

    a. Tavsiye
    b. Sosyal kontrat
    c. Sözleşme
    d. Mukavele
    e. Toplu iş sözleşmesi

    6. Eşel Mobil yönteminin uygulanması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    a. Bu yol ile reel ücretlerin sabit tutulması hedeşenir.
    b. Uygulamalarda daha çok fiyat endeksleri temel alınır.
    c. Toplu pazarlık sisteminin bir seçeneğidir.
    d. Ülke genelinde, yürürlüğe konulacak hukuki düzenlemelerle işlerlik kazanır.
    e. Toplu sözleşme hükümleri içinde yer verilebilir.

    7. Asgari ücretlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    a. Bir pazarlık ücretidir.
    b. Bağlayıcıdır.
    c. Ek ücret anlayışının ürünüdür.
    d. Salt işçi statüsü altında çalışanları kapsar.
    e. Normal iş süresinden daha uzun süren çalışmalar için ödenecek ücretlere ölçüt olur.

    8. Asgari ücret düzenlemeleri hangi alanda doğrudan bir etki oluşturmaz?

    a. Genel fiyat düzeyi
    b. istihdam hacmi
    c. işsizlik oranları
    d. Ekonomik büyüme
    e. Sendikal kademelenme

    9. Ücret ödenme dönemi en geç ne kadarda bir olabilir?

    a. 1 hafta
    b. 15 gün
    c. 1 ay
    d. 3 ay
    e. 6 ay

    10. Ücret ödemelerini belgeleme konusunda kim ya da kimler yükümlüdür?

    a. işçi
    b. işçi ve işveren
    c. Personel müdürü ve yanında çalışan işçiler
    d. işveren
    e. Ödemelerle ilgili zarara uğrayan taraf

    CEVAPLAR

    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
    E C D D B C B E C D



    alıntı
#15.08.2011 00:43 0 0 0
  • aöf sosyoloji dersleri - eşit iş eşit ücret ilkesi - belirlenen ücretin reel değeri - enflasyon olayıEşit işe, eşit ücret ödenmesi ilkesi, nasıl bir anlayışı ifade eder? ilkeye işlerlik kazandırabilmek, hangi koşulların varlığını gerektirir ve bu alanda hangi güçlüklerle karşılaşılır?

    -Eşit işe eşit ücret ilkesi; aynı işyerinde, eşit değerde işlerde, aynı verimle çalışanların ücretleri arasında bir farklılık gözetmeme düşüncesini ifade eder.

    Aynı nitelikteki iş kavramının açık olarak ifade edilebilmesi yönünde karşılaşılan güçlükler, bu alanda güncel bir tartışma ortamının oluşmasına yol açmaktadır.
    Belirlenen ücretin reel değeri, fiyat yükselişleri karşısında hangi yol ve yöntemlerden yararlanarak, nasıl korunabilir?

    -Enflasyon oranlarının yüksek seyrettiği ülke ve dönemlerde, saptanmış olan ücretlerin gerçek satın alma gücünü korumak, gereksinim olmaktan da öte bir zorunluluk haline gelir.

    -Bu alanda; iş sözleşmeleri, mevzuat hükümleri, fiyat ve ücretlerin dondurulması yöntemi, toplumsal anlaşmalar, otomatik endeksleme yöntemi gibi araçlarından yararlanılır.

    En az ücret düzeyinin ülke genelinde belirlemesi neden önem taşır? Asgari ücreti, başka ücret düzenlemelerinden ayıran özellikler nelerdir? Asgari ücretler hangi kurumlar tarafından, hangi ölçüt ya da göstergelerden yararlanılarak, nasıl saptanır?

    -Sosyal ücret anlayışının bir gereği olarak, bağımlı statüler altında çalışanların ve bakmakla yükümlü bulundukları kişilerin sosyoekonomik gereksinimlerini asgari düzeyde karşılayabilmelerine yetecek ücret miktarı hukuki düzenlemlerle belirlenerek güvence altına alınır.

    -Asgari ücret taraşar açısından bağlayıcı bir ücret düzenlemesidir. işgörenin ve işin nitelikleri göz önünde tutularak belirlenmez. Tüm bağımlı statüler altında çalışanları kapsamanın ötesinde, parasal nitelikli bazı yaptırımlar ile ikramiye ve tazminatların hesaplanmasında bir gösterge olarak seçilir. Asgari ücret düzenlemesi, ulusal gelirin adil biçimde yeniden dağıtılabilmesi doğrultusunda bir sosyal politika aracıdır. Asgari ücretler, ülke genelinde sosyoekonomik bağlamda, mikro ve makro açıdan pek çok göstergeyi etkiler.

    -Çeşitli ülkelerde asgari ücretler, farklı kurum ya da kuruluşlar tarafından, farklı yöntemlerle belirlenir.

    Asgari ücretlerin ulusal düzeyde belirlenmesi yönünde bir anlayış giderek yaygınlaşmaktadır. Ücretler; ödenme biçimi, yeri ve dönemi yönünden nasıl korunulmalıdır?

    -iş görme karşılığında ödenen kök ücret parasal bir nitelik taşır. Ücret, bir ülkede geçerli para birimi ile işgünleri ve işyerlerinde ödenir. Ücretlerin düzenli olması gereken ödenme dönemi en çok 1 ay a dek uzatılabilir.

    Ücretin neden belgelenmesi gerekir? Ücreti belgeleme va belgeleri koruma alanında yükümlülük kime aittir?

    -Doğabilecek ihtilaşarda bir kanıta duyulacak gereksinim nedeniyle, ücret niteliğindeki ödemelerin belgelenmesi ve bu belgelerin işveren tarafından korunması gerekir.



    alıntı
#15.08.2011 00:34 0 0 0
  • ingilizce çorba tarifi - cheese soup recipe - isviçre usulü peynir çorbasıIngredients:

    4 slices lean bacon, diced
    1/4 cup chopped onion
    1 rib celery, chopped
    3 green onions, including tops, chopped
    5 cups chicken broth
    1/2 cup rolled oats
    1 teaspoon salt
    pepper, to taste
    1/2 cup Swiss cheese, grated
    1/4 cup heavy cream
    1 tablespoon parsley, chopped

    Preparation:

    Brown the bacon lightly in a large kettle or Dutch oven. Add the onion, celery, and green onions; and cook over low heat until soft, about 10 minutes.

    Add the chicken broth, rolled oats, salt, and pepper. Bring to a boil, then reduce heat and simmer slowly, uncovered, for about 40 minutes. Do not let the soup boil.

    Carefully puree the soup in batches in a blender; return it to the heat.

    Beat the grated cheese into the soup and then add cream. Simmer until hot, but do not boil. Ladle soup into bowls and sprinkle with a little fresh chopped parsley. Serve hot.
    Serves 4 to 6.


    alıntı
#15.08.2011 00:24 0 0 0
  • soup recipe ingilizce çorba tarifi - peynir çorbasıIngredients:

    1/2 cup butter
    3 cups chicken broth
    1 tbsp. Worcestershire sauce
    1/2 cup fresh chopped chives or 2 to 3 tablespoons frozen chopped chives
    1 c. flour
    16 oz. Cheez Whiz
    3/4 cup beer, or use non-alcohol beer
    1 1/2 c. cream

    Preparation:

    Melt butter; stir in flour. Add broth, stirring constantly, until thick, then add to butter mixture. Remove from heat; add remaining ingredients, except cream. Cook on low in slow cooker 4 to 6 hours; add cream the last 20 minutes.

    alıntı
#15.08.2011 00:20 0 0 0
#14.08.2011 23:37 0 0 0
  • ingilizce omlet tarifi - omelet recipeUse whatever vegetables or cheese you like or have on hand in this easy omelet recipe.

    Prep Time: 20 minutes
    Cook Time: 10 minutes
    Total Time: 30 minutes

    Ingredients:

    4 eggs
    1/4 cup milk
    1/8 tsp. salt
    pepper to taste
    1 Tbsp. butter
    1/2 cup coarsely chopped mushrooms
    1/2 cup chopped tomato
    3 Tbsp. minced green onion
    1/2 cup shredded Havarti cheese

    Preparation:

    Combine eggs, milk, salt and pepper in a small bowl and beat well to mix. Place large nonstick skillet over medium high heat and melt butter in it. Pour egg mixture into the skillet. Reduce heat to low and cook eggs, pulling eggs to center of pan as they cook with a rubber spatula and gently lifting cooked portion to mix.

    Cook until eggs are set but top is still shiny. Sprinkle the vegetables and cheese over. Fold omelet in half using the rubber spatula, cover, and let cook 1 minute longer to melt cheese. 2 servings


    alıntı
#14.08.2011 22:38 0 0 0
  • melon salad - cherry salad - kirazlı kavunlu salata tarifi - salad recipeIf you can't find fresh cherries, try using frozen, thawed bing cherries in this easy main dish salad recipe.
    Prep Time: 25 minutes
    Total Time: 25 minutes

    Ingredients:

    1 ripe cantaloupe
    4 cups cubed cooked chicken
    1/4 cup chopped green onions
    1 lb. bing cherries, pitted, halved
    1 cup sliced celery
    1/2 tsp. salt
    1/8 tsp. white pepper
    1 cup mayonnaise
    1/2 cup cherry yogurt
    3 Tbsp. milk

    Preparation:

    Wash cantaloupe and cut into wedges; remove seeds. Cut cantaloupe into 1" pieces.

    In large bowl, combine chicken, green onions, salt and pepper and toss lightly. Add cherries, celery, and cantaloupe and mix gently. In small bowl, combine mayonnaise, cherry yogurt, and milk and stir until smooth. Pour over chicken mixture and stir gently to coat. Cover and refrigerate several hours.


    alıntı
#14.08.2011 22:34 0 0 0
  • beslenmenin tanımı - beslenmenin önemi - sağlıklı beslenme - besin ögelerinin kalitesiHer canlının yaşamını sürdürmesi için beslenmesi zorunludur. Beslenmeden yaşayabilen canlı yoktur. Normal büyüme, gelişme ve sağlıklı yaşamak için iyi beslenmek gerekir.
    Yalnız açlık duygusunu gidermek ve karın doyurmak için yemek, iyi beslenmek değildir. Karın doyurmakla normal büyüme ve gelişme sağlanamayacağı gibi sağlık da korunamaz.

    İyi beslenme; tüm besin öğelerini ihtiyacı karşılayacak miktarda ve kalitede, düzenli, sürekli ve ekonomik olarak vücuda sağlamaktır. İyi beslenme ile yeterli ve dengeli beslenme eş anlamda kullanılır. Besin öğesi; besinlerin bileşiminde bulunan ve vücutta değişik görevleri olan karbonhidrat, protein, yağ, vitamin gibi kimyasal maddelerdir. Besin (yiyecek) ise, besin öğelerinin kaynağını oluşturan bileşiklerdir.

    Vücut çalışması için çok çeşitli besin öğesi gereklidir. Bunların tümünün vücuda alınması, iyi beslenme için yeterli değildir. Önemli olan, besin öğelerinin tümünden ihtiyacı karşılayacak miktarda alınmasıdır. Az veya çok alınması zararlıdır. Miktar yanında, besin öğesinin kalitesi de önemlidir. Besin öğelerinin kalitesi (vücutta kullanılma durumu), besinin kaynağına göre farklılık gösterir. Örneğin, süt ve yumurta proteinlerinin kalitesi, tahıl proteinlerinin kalitesinden üstündür. İyi kaliteli protein almadan, yalnız tahıl proteini ile bu besin öğesine ihtiyaç karşılanamaz.

    îyi beslenmede, ekonomik ve ölçülü olmak da önemlidir. Örneğin, günlük C vitamini gereksinimi iki portakalla karşılanabilecekken, günde dört portakal yemenin anlamı yoktur. Besin öğelerinin gereğinden çok alınması, parasal yönden savurganlık olduğu gibi, sağlık yönünden de zararlıdır. Örneğin, enerji veren besin öğelerini fazla almak şişmanlığa yol açar; çok fazla D vitamini ise zehirler.

    Ayrıca, hazırlama, işleme, pişirme ve saklama sırasında besin öğesi kaybını artıran yöntemlerin uygulanması, aile ve ülke ekonomisinde önemli kayıplara yol açar.

    Yalnız belirli dönemlerde ve sürelerde iyi beslenmek de yeterli değildir. Hayat boyu iyi beslenmek sağlıklı olmada büyük önem taşır. Çünkü, belirli dönemlerde yetersiz ve dengesiz beslenmenin zararlarını sonraki yıllarda düzeltmek çok zor ya da imkânsızdır.

    Örneğin, D vitamini yetersizliği nedeniyle iskelet sistemi bozulmuş olan bir çocuk, erişkinlik döneminde yeterli D vitamini alsa da kemik-lerindeki çarpıklıklar düzelmez. A vitamini yetersizliği nedeniyle kör olan göz, bu vitamin verilerek iyileştirilemez. Kötü, beslenme nedeniyle fiziksel ve zihinsel yönden gelişme geriliği gösteren çocuklar, sonraki yıllarda iyi beslenseler bile durumları yeterince düzelmez.



    alıntı
#14.08.2011 16:35 0 0 0
  • broca afazisi hastalığı - broca afazisi belirtileri - broca afazisinin nedenleri - broca afazisinde konuşma bozuklukları - beyin damarında hasarBeyin damarları yozlaşmaları, yara, çıban ya da urlar ve frengi gibi nedenler konuşma bozukluklarına yolaçabilir.

    Konuşma bozukluklarının birçok türü vardır. VVernicke afazisi (sözyitimi) ve Broca afazisi iki ana türü oluştururlar.

    VVernicke afazisinde hasta söylenen sözü anlayamaz ve derdini sözcüklerle anlatamaz. Çünkü sözlere anlam verecek beyin merkezi tahrip olmuştur.

    Broca afazisinde ise hasta söyleneni anlar, ama, hareket merkezi tahrip olduğu için, kendisi söz söyleyemez.

    Bu konuşma bozuklukları okuma yazma güçlükleri veya hemipleji ile birlikte de görülebilirler.



    alıntı
#14.08.2011 13:14 0 0 0
  • beyin tümörleri - beyin tümöründe şikayetler - beyin tümörü belirtileri - beyin urlarının tedavisi - beyin ameliyatıBu urların tedavisi konusunda, elli yıldan beri önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Gerçekten, sinir cerrahisi alanında gerçekleştirilen büyük ilerlemelerin yardımıyle bugün birçok durumlarda beyin urları ameliyatla çıkartabilmektedir.

    Bu ameliyatlar kimi zaman belirgin izler bırakabilir. Ancak bu izler kişinin sağlığını fazla etkilemez.


    Gerek tehlikeli ve gerekse tehlikesiz beyin urları çeşitli yapısal bozuklukların belirtisidirler. Beyin urları, örneğin gliyomalar (beyin gliya hücrelerindeki urlar, beyin zarı urları), kafatası gırtlak urları gibi birincil urlar, ya da vücudun başka bir bölümündeki bir kanserin metastazları olarak ikincil urlar olabilirler.

    Belirtiler, urun bulunduğu yere göre değişir. Baş ağrıları, kusmalar, baş dönmeleri, uyuşukluk, sara nöbetleri,yarım felç, söz yitimi, yüz felci, görme bozuklukları, duyarlık yitimi, sancılar, düşünme yeteneğindeki bozukluklar, işitme aksaklıkları dikkati çeken önemli belirtilerdir. Bu belirtilerden çoğunun birarada görülmesi urların varlığını haber verir.

    Bu durumda teşhisi doğrulamak ve göz dibi muayenesi, elektroansefalografi ve röntgen muayeneleri yaparak tedaviye geçmek gerekir.


    alıntı
#14.08.2011 13:11 0 0 0
  • çevresel sinir hastalıkları - beyin hastalıkları - sinir yangılanması - sinir sistemi hasarında belirtilerMikrop bulaşması ya da zehirlenme nedeniyle, çevresel sinirlerde genellikle çift yanlı olarak ortaya çıkan bir hastalık polinevrit (sinir yangılanması) olarak adlandırılır.

    Bu hastalık kurşun, arsenik, altın, barbitürat ve sülfamit zehirlenmeleri veya difteri, tifo, Malta humması ve şeker hastalığı sonucunda ortaya çıkabilir. En tehlikeli polinevrit alkol alışkanlığından ileri gelen ve çeşitli komplikasyonlara yolaçan polinevrittir. Bu hastalık baldırlarda ağrılı kramplar ve karıncalanmalarla ortaya çıkar. Ağrılı kramp ve karıncalanmalar özellikle gece görülür.

    Yürüme gittikçe zorlaşır. Hastalığın gelişmesi tamamlanınca belden aşağısını etkileyen felçler görülür. Bu durum kaslarda körelmeye, deri kurumasına, kıl dökülmesine, ödemlere, bacak ve ayaklarda biçim bozukluklarına yolaçabilir. Tedaviyi alkol zehirlenmesini durdurmak yoluyle gerçekleştirmek her zaman mümkün değildir. Çünkü dayanıksız hastalarda durum daha naziktir. Siroz, akciğer veremi gibi hastalıklar polinevriti çoğu kez daha da tehlikeli kılar ve hastayı yatalak duruma düşürürler.

    Sinirsel kökenli ağrılar arasında, yüz nevraljisi (duyum ileten sinirlerdeki ağrılar)nin ayrı bir yeri vardır. Dayanılması güç olan hastalık, krizler halinde gelişir ve yüzde kasılmalar görülür. Diş, burun sinüs ve kulak muayenelerine karşın yüz nevraljisinin gerçek nedeni her zaman saptanamayabilir. Bu durumda ağrıyı kesmek için beşinci kafa sinirine alkol verilir.

    Ağrının öbür nedenleri arasında, boyun kol nevraljisi ile siyatik (kalça ağrısı) en bilinenleri ve en sık rastlananlarıdır. Aşırı yorgunluk, yanlış bir hareket ya da bir çarpma nedeniyle, iki omur arasında yer alan kıkırdak diskin merkezinde bulunan çekirdeğin öne doğru çıkışı sinirlerde zedelenmeye ve sonuç olarak şiddetli ağrılara yolaçar.

    Ağrı dindirici ve yangı giderici ilâçlar her zaman umulan sonuçlan vermezler. Çok ağır seyreden siyatik nevraljiler söz konusu olduğu zaman, ameliyata başvurmak uygun olur.




    alıntı
#14.08.2011 13:04 0 0 0
  • Aöf sosyoloji dersleri - Weber'in sosyolojik yöntemleri - Weber'in sosyoloji yaklaşımıMAX WEBER (1864-1920)
    Weber, doğa bilimleri ile kültür bilimleri arasında kesin bir ayrım yapan Alman felsefe geleneğinde yetişmiştir. Dolayısıyla pozitivist yaklaşımdan önemli açılardan farklılaşır. Weber pozitivizmi eleştiren yorumlayıcı bir sosyolojik bakış açısına sahiptir. Çünkü ona göre pozitivizm toplumu bireylerden bağımsız ve nesnelere benzeyen bir gerçeklik olarak ele alırken bireyi ve bireylerin toplumsal eylemlerini ihmal etmektedir. Weber'in sosyolojik yaklaşımı toplumsal eylemlerin incelenmesi üzerinedir. Ona göre Sosyoloji bireylerin toplumsal davranışı ve bu davranışların içerdiği anlamları analiz etmelidir.

    Öte yandan Marx'ın çalışmaları ile karşılaştırıldığında;
    Marx temelde bir kapitalizm teorisi sunarken, Weber'in çalışmalarında esas olarak bir rasyonelleşme/akılcılaşma teorisi sunduğu savunulur. Bu açıdan Weber'in çalışmalarının genel olarak modern toplumlarda, özellikle de Batı'da yükseliş halinde olan rasyonelleşme sürecinin kavranmasına katkı sağladığı kabul edilir.

    Kısaca Weber'in yorumlayıcı sosyolojik yaklaşımı;
    toplumsal eylem analizi,
    ideal tip yaklaşımı,
    rasyonelleşme ve bürokrasi teorisi,
    toplumsal sınıf,
    din ve kapitalizm analizi sosyolojik teorinin gelişimine önemli katkılar sağlamıştır.

    WEBERDE SOSYOLOJİK YÖNTEM
    Weber toplumu nesneymiş gibi ele alan, onu gözlem, deney ve benzeri tekniklerle incelemeye çalışan pozitivist sosyologların aksine yorumlayıcı bir yaklaşım benimsemiştir. Weber'in yorumlayıcı sosyolojik yaklaşımına göre düşünen bir varlık olarak insan başkalarının düşüncelerini ve tepkilerini dikkate alarak hareket eden kültürel bir varlıktır. Kültürel varlıklar olarak insanlar toplumsal yaşam içinde belli değerlere yönelik olarak hareket etmektedirler. Toplumsal yaşam içinde insanlar kendilerinin ve başkalarının eylemlerine belli anlamlar katarak hareket ederler. Bu nedenle pozitivizmin aksine Weber, sosyolojinin anlamacı bilim olması gerektiğini düşünür ve anlama yöntemini de sosyolojide kullanılacak olan başat yöntem olarak görür. Ona göre,
    SOSYOLOJİ: toplumsal eylemleri yorumlayarak anlayan ve bu eylemleri kendi süreç ve etkileri (sonuçlan) açısından nedensel olarak açıklamak isteyen bir bilim dalıdır.
    *Ancak Weber'e göre, sosyolojinin çalışma nesnesi her türlü insan eylemi değil sadece içgüdüsel nitelik taşımayan toplumsal eylemlerdir. Bireylerin içgüdüsel nitelik taşımayan anlamlı bütün eylemleri toplumsal eylemdir.
    *Weber'e göre bir eylemin toplumsal nitelikli bir eylem olabilmesi için "bireyin bu eyleme yüklediği anlamın mutlaka diğer bireylerin geçmişteki, şimdiki veya gelecekteki davranışları ile ilişkili olması, hatta onları içermesi veya onlar tarafından içerilmesi gerekir." Geçmişte yapılan bir saldırının öcünü alma, oluşan bir saldırıya karşı koyma ya da gelecekte olacak bir saldırıya karşı önlem alma eylemleri toplumsal eyleme örnek olarak vermek mümkündür.

    *Weber'in sosyolojik yaklaşımında toplumsal gerçeklik
    -İlk ve temel düzeyinde toplumsal eylemler yer almaktadır.
    -İkinci düzeyde bu toplumsal eylemlerle ilintili toplumsal ilişkiler içerilmektedir.
    -Üçüncü düzeyde ise süreç içinde oluşan toplumsal oluşumlar yer alır ve sonunda belirli bir toplumsal düzene ulaşılmış olur.

    Weber sosyolojiye bir bilim statüsü kazandırmak için;
    -ampirik/açıklayıcı: sosyolojinin ampirik olarak ele alabileceği nesne, gözleme uygun olan insanın toplumsal eylemidir. Devlet, sendika, okul, üniversite, dernek gibi kurumları, güzellik, doğruluk gibi değerleri, ceza yasası, trafik kuralları gibi yasal yaptırımları, sosyalist ve kapitalist ekonomileri ve monarşi, oligarşi ve demokrasi gibi politik rejimleri somut gözlemlenebilir birer nesne olarak ele almak olanaklı değildir. Ona göre fizik bilimi en yalın fiziksel nesne olarak atomdan hareket etmektedir. Sosyoloji de toplumsal yaşam içinde atomik gözlem birimi olarak tek kişinin eyleminden yani bireysel eyleminden hareket etmelidir. Yani ampirik olarak ele alınabilecek şey insan eylemidir.
    -Anlamacı: insan eylemini etkileyen, bu eyleme yön veren, bu eyleme neden (motif) olan değer, norm, kural, ilke, ekonomik düzen, siyasal rejim gibi kültürel niteliklerdir, insan eylemleri sadece bu eylemlere neden olan kültürel nitelikler aracılığıyla anlaşılabilir. Kültürel nitelikler bir gözlem nesnesi, algılama nesnesi değil fakat birer anlama nesnesidir.


    *Weber'e göre sosyolojinin çalışma nesnesini oluşturan toplumsal eylemin açıklanması için bireyin kendi eylemine verdiği öznel anlama bakılması gerekmektedir.
    Eylemleri yönlendiren, motive eden nedenler:
    -duygular: insanların eylemlerine hiddet, heyecan, korku, öfke, sevgi, kin gibi,
    - gelenekler: el öpme, selamlaşma gibi,
    - akılcı bir amaç: kâr elde etme amacıyla para kazanma gibi,
    - değerler: iyilik, doğruluk, dürüstlük gibi
    Herhangi bir insan eylemini yönlendiren, motive eden bu nedenleri bilebildiğimiz sürece bize anlamlı görünebilir. Anlaşılmaya elverişli eylemlerin yanı sıra anlaşılmaya elverişli olmayan eylemler de vardır. Eylemleri anlaşılır kılan belirli bir anlam bağlamı içinde gerçekleştirilmiş olmalarıdır. Toplumsal eylemi açıklamadan (mantıksal ilişkileri kurmadan) önce bireyin eylemine yüklediği niyeti anlamak gerekmektedir. Yani Weber'in anlamacı yöntemi nedensel açıdan geçerli bir yorumlamayı içermektedir.
    *Weber'e göre sosyolojide nedensel anlama iki aşamalıdır.
    1-anında anlama: eylem neden ve motifleriyle birlikte, anlıksal bir analiz ile anlaşılabilmektedir. Örneğin, bir işçinin alet ile kapı kilidini takmasını anında anlarız.
    2-açıklayıcı anlama: eylemin motiflerine bakarak anlama biçimidir, işçinin kapı kilidini ücret karşılığı mı taktığını yoksa kendi ihtiyacı için mi yaptığını anlamak açıklayıcı anlama biçimidir. Açıklayıcı anlama bir olguyu, bir süreci, bir eylemi motiflerine dayanarak rasyonel olarak anlamadır. Yani açıklayıcı anlama nedensel anlamadır


    *Weber'in anlayıcı sosyolojik yönteminin önemli unsurlarından biri de
    - sosyolojik araştırma sürecinin değer yargılardan arınmasıdır, Ona göre, "değerler" araştırma konusu olabilir ancak kişisel yargılardan uzak ve arınmış bir şekilde çalışılması gerekmektedir. Bunun için de ideal tip olarak ifade edilen yöntemsel aracı kullanmaktadır.

    ideal tip olarak nitelenen yöntemsel aracın özellikleri
    •Toplumsal eylemlerin anlamlarından yola çıkılarak akılcı yöntemlerle oluşturulmaktadır.
    •Değer yargılarından arınmıştır.( din, ahlak gibi belli değerler sistemini taklit etmezler)
    •Belirli bir toplumsal olgunun tüm tipik özelliklerini kapsamaktadır.
    •Toplumsal olgunun özelliklerini özgül bir biçimde içermektedir.
    •Kavramsal saflığına gerçek yaşam içinde rastlanmamaktadır.
    •Soyut zihinsel bir kurgu olarak belirli bir toplumsal olgunun saptanması, anlaşılması ve açıklanması için amaç değil sadece bir araçtır.
    •Toplumsal olguları betimleyen yapılar değildir.
    •Toplumsal olgular hakkında varsayımları içermezler


    Weber ideal tip kavramı ile pozitivist yaklaşımın eleştirisini de yapmaktadır. Çünkü pozitivizm bir olguyu tanımlarken onun en yaygın ve görünür özelliklerini tutarlı bir bütün içinde tanımlamaktadır. Oysa Weber'e göre, ideal tipler birleştirici ve bütünleştirici özelliklerin aksine, bireyselleştirici ve özgülleştirici özellikleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Örneğin "ekonomik düzen", "siyasal rejim", "aile", "sendika", "dernek", "ordu", "devlet" gibi ilişki ve kurumların ideal tipleri oluşturulurken insanların öznel bilinçlerinde bunları nasıl tasarladıkları, nasıl algıladıklarından başlanacak ve oluşturulacak ideal tipte bireyselleştirici ve özgülleştirici özellikler önem kazanacaktır.



    alıntı
#13.08.2011 21:58 0 0 0
  • füme alabalık nasıl pişirilir - alabalık buğulama tarifiMALZEMELER

    8 Adet füme alabalık
    2 Orta boy patates
    2 Orta boy soğan
    2 Adet küçük domates
    1 Tatlı kaşığı biberiye
    1 Çay kaşığı karabiber
    1 Çay kaşığı pul biber
    3 Çorba kaşığı zeytinyağ

    HAZIRLANIŞI

    Cam tepsinin tabanına zeytinyağ yayılır. Patatesler ince ince dilimlenerek tabanına serilir. Biberiye patateslerin üzerine dökülür. Füme alabalıklar dizilir. Balıkların üzerine soğanlar ve domatesler dilimlenir. Üzerine baharatlar serpilir. Cam tepsi folya ile kapatılarak 200 o C önceden ısıtılmış fırında otuz dakika süre ile pişirilir. Afiyet olsun.



    alıntı
#13.08.2011 21:29 0 0 0