Papağansılar hakkında - Papağansıların tanıtımı - Papağansı resmi
Papağansılar (Psittaciformes), kuşlarsınıfına ait bir takımdır.
Güney yarımkürede, ılıman kesimlerde, genellikle ağaçlarda bulunan kuşlardır.
Başları büyük, üst gaga alın kemiği ile bağlıdır. Yakalayıcı tırnaklar taşırlar.
Besine özelleşmişlerdir. Çekirdek yiyenler, ot tohumu yiyenler, meyve yiyenler, bitki özsuyu yalayanlar, polen yiyenler diye gruplara ayrılırlar. Sadece dişiler kuluçkaya yatar, yavru her iki cins tarafından büyütülür.
Kuşlar içinde beyin organizasyonu en çok gelişmiş gruptur. Bu yüzden birçoğu sesleri taklit edebilir. Renkleri güzeldir. Bu yüzden evlerde yaygın olarak beslenirler. İnsanların akciğerinde "psittacosis" denilen hastalığı yapabilirler. Bu hastalığın tedavisi vardır.
akbala hakkında - akbabanın tanıtımı - akbaba resimleri
Akbabaların başları çıplak kursakları büyüktür. Yürümeye ve leşleri tutup kaldırmaya uyum sağlamış olan ayakları iri ama güçsüz, tırnaklarıysa yassıdır.
Gagaları genellikle eti ve deriyi koparabilecek kadar güçlü ve kalındır.
Görme duyusu bütün türlerde, duyma duyusu ise hindi akbabasında gelişmiştir
uyku apnesi nedir - uyku apne sendromu - apne sendromu ve trafik kazaları
Trafik kazalarının yüzde 25'ine uyku apne sendromu (Uyku nefes duraklaması) olan sürücülerin neden olduğu bildirildi.
Dicle Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Bozuklukları Merkezi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gökhan Kırbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uyku apne sendromunun diyabet ve astım hastalığından daha fazla görüldüğünü, Türkiye'de yaklaşık 3 milyon kişide bu hastalığın bulunduğunu söyledi.
Kırbaş, ''Uyku apne sendromu olanlar solunum yetersizliği nedeniyle bu bölümde uyuyamıyor. Solunumları kesildiği için farkında olmadan uyanıp nefes alıyor. Ancak, bu bölümü uyuyamadıkları için uykusuz kalıyorlar.Gecede 12 ile 15 saat uyumalarına rağmen uykusuzdurlar. Bu nedenle gündüzleri her fırsatta uyukluyorlar. Bu hastalar dikkat isteyen işlerde çalışması sakıncalıdır. Trafik kazalarının yüzde 25'ini uyku apne sendromu olan sürücüler yapıyor.
Bu hastalar gece uyuyamadıkları için araç kullanırken uyukluyorlar. Uyukladıkları için kazalara neden oluyorlar. ABD'de sürücü belgesi almak isteyen kişi uyku apne sendromu kontrolünden geçmek zorundadır. ABD'de bu hastalara sürücü belgesi verilmiyor. Türkiye'de sürücü belgesi almak isteyenlere uyku apne kontrolünden geçme zorunluluğu getirilmelidir. Toraks Derneği, bu talebi yetkililere illetti. Avrupa ülkelerinde de bu yönde çalışmalar var'' dedi.
böbrek hastalarına öneriler - diyalize giren hastalar - böbrek hastalarının psikolojisi - hemodiyaliz
Bir kronik böbrek hastasının yaşayacağı en korkulu ve sıkıntılı zaman bu tedavi şekillerinden birine başlanacağı günlerdir. Çünkü, insan bilemediği şeylerden korkar.
Bu nedenle hastaları tümü diyaliz ile yaşamayı bir esirin yaşamı ya da eziyet gibi algılar. Tüm bunların gerçek dışı olduğu sayılan tedavi şekillerinden birine başladıktan bir iki hafta sonra fark edeceksiniz. O zaman önceden boşuna korku çektiğiniz için de üzüleceksiniz.
Burada anlatılan her tedavi şekli, her hasta için uygun olmayabilir. Örneğin, önceden karın ameliyatları geçirmiş, bu nedenle de karın zarında yapışıklıklar bulunan hastalarda periton diyalizi imkanı bulunamayabilir.
Damarları çok zedelenmiş bir fistül ameliyatları başarısız olmuş hastalar, hemodiyaliz programına giremez. Çok ağır iltihabi hastalıklar geçirmiş ve vücudunda bu hastalıkların izi kalmış bazı hastalar, ağır karaciğer rahatsızlığı ve tümöral hastalığı olanlar için böbrek nakli sakıncalıdır.
Bu sayılan tedavi yöntemlerinden birine başlamak, diğerine geçmeye engel oluşturmaz.
Örneğin, bir hasta kronik böbrek yetersizliği tedavisine hemodiyaliz ile başlayabilir. Daha sonra imkan bulursa böbrek nakli yaptırılır. Herhangi bir şekilde böbreği redde uğrarsa tekrar hemodiyalize veya periton diyalizine dönebilir. Tekrar böbrek vericisi bulursa 2. veya 3. kez böbrek nakli olabilir.
Burada sayılan sakıncalar ve yan etkiler çok az hastada görülür. Buna rağmen sizlere tüm bu konularda çok açık bilgiler verilmiştir. Çünkü, toplumumuzda, maalesef çoğu kimse bilmediği halde tüm konularda yalan yanlış fikirler öne sürer. Sayılan yan etkilerden birini duyan, bire bin katarak felaket tellallığı yapar ve etrafındakileri korkutur. Sizin bu konularda bilgi sahibi olmanız hem bu tedavi şekillerinin yan etkilerini önleyebilmek için daha bilinçli olmanızı sağlar, hem de daha korkusuz ve güvenli yaşamanıza katkıda bulunur.
sağlık önerileri - sağlıklı yaşamak - sağlıklı olmak için tavsiyeler
1. Yaşam boyu egzersiz programlarına katılın;
· Haftada 3-6 kez düzenli egzersiz yapın.
· Egzersiz programınız kuvvet ve esneklik çalışmalarının bulunduğu 20-30 dakikalık aerobik egzersizlerden oluşmalıdır (Örneğin uzun yürüyüşler, jogging, yüzme, dans, ip atlama v.b.).
2. Sigara içmeyin;
· Sigara Amerika'da ani ölümlere neden olan en önemli faktörlerden biri olarak düşünülmektedir.
· Sigara içmeyle ilgili ölüm nedenlerine bakıldığında her yıl 350 bini aşan bir rakam ile karşılaşılır.
3. Doğru yemek seçimi;
· İyi bir kahvaltıyı takiben iyi dengelenmiş iki ana öğün.
· Öğünler arası aperatiflerden kaçının.
· Şeker, yağ ve sodyum ağırlıklı yüksek kalorili yiyeceklerden kaçının.
· Günlük meyve sebze ve yeşillik tüketimine ağırlık verin.
4. Tavsiye edilen vücut ağırlığınızı muhafaza edin;
· Uygun vücut kilosunu yeterli besin ve egzersizle muhafaza edebilmek, kuronik rahatsızlıklardan korunma ve fiziksel uygunluk seviyesine yükseltmek için çok önemlidir.
5. Yeterli miktarda dinlenin;
· Günde 7-8 saat uyuyun ve gerektiğinde stres yönetimi tekniklerini kullanın.
6. Alkol alımı;
· Ya çok orta düzeyde alkol alımı ya da hiç
· Alkol alışkanlığı mental ruhsal fiziksel ve sosyal problemlere neden olur. Ufak oranda alkol alımı bile sağlıklı yaşam için arzu edilmez.
7. Sağlıklı arkadaşlık çevresi bulun;
· Yıkıcı davranışlar ve kendine güvenin azlığı çoğunlukla sağlıksız arkadaşlık ilişkilerine neden olur.
· Sağlıklı görünüm çoğunlukla pozitif yaşam alışkanlıkları konusunda etrafını motive eder.
· Yapıcı sosyal ilişkiler sağlıklı yaşamı destekler.
8. Çevrenizi tanıyın;
· Temiz hava ve temiz çevre arayışında bulunun.
· Çevrenizdeki tehlikelere karşı uyanık olun (Örnek; Aspest, nikel tozu, uranyum tozu v.b.)
· Çevreye ilaçlama yapıldığı zaman egzersizden kaçının.
9. Kişisel güvenliğinize dikkat edin;
· Emniyet kemeri takmak, elektrik aletlerini sudan uzak tutmak v.b.
pırasa nasıl pişirilir - pırasa sarması nasıl yapılır - nohutlu pırasa
Malzeme:
200 gram haşlanmış nohut
2 adet soğan
1 çorba kaşığı biber salçası
1 çay bardağı Altın Hasat Sızma Zeytinyağı
1/2 demet maydonoz
1/2 demet Dere otu
1 çorba kaşığı nar ekşisi
1 kase sarımsaklı yoğurt
Tarifi:
Pırasaların baş kısımlarını yaklaşık 10 cm uzunluğunda kesin. Kestiğiniz parçalara bıçakla boydan boya derince çizik atın. Kaynar suda haşladıktan sonra süzün. Ayrı bir tencerede ince doğranmış soğanları biber salçası ve zeytinyağı ile hafifçe kavurun. Baharatı, kıyılmış maydanoz ve dereotunu ekleyerek karıştırın. İyice yıkanıp suyu süzdürülmüş pirinci ve haşlanmış nohudu ilave ederek karıştırmaya devam edin. 1 bardak sıcak su ekleyin. Ocaktan alın. Ilınmaya bırakın. Haşlanmış pırasa yapraklarından bir tanesini avucunuzun içine alın ve hazırladığınız iç malzemeden doldurup tencereye yerleştirin. Malzeme bitene dek aynı işlemi uygulayın. En son nar ekşisi gezdirin ve üzerlerini kapatacak kadar sıcak su ilave edin. Kısık ateşte yaklaşık 30 dakika kadar pişirin. Sarımsaklı yoğurt ile servis yapın.
4 kişilik
2 gökkuşağı alabalığı - fileto halinde
tuz
yeşil limon suyu
1 yemekkaşığı ince doğranmış frenk soğanı
farklı Kotányi safran telleri
4 yemek kaşığı beşamel
1 yemek kaşığı mısır nişastası
4 yumurta sarısı
5 tuz ile katılaşıncaya kadar çırpılmış yumurta beyazı
2 dilimlenmiş kabak
3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı erimiş yağ (şekillendirme için)
Turşulanmış kabak için:
500 g ezilmiş muskat ve kabak
¼ L su
50g toz şeker
2 Kotányi karanfil
2 Kotányi yenibahar tane
birkaç tane beyaz Kotányi karabiber taneleri
1 parça taze zencefil
1/16 L beyaz üzüm sirkesi
1 Kotányi defne yaprağı
1 pırasa sapı - yıkanmış ve dilimlenmiş
Tarifi:
Gökkuşağı alabalığı filetolarını küçük parçalara ayırdıktan sonra baharatlar, beşamel ve yumurta sarısı ile karıştırın. Kabakları zeytinyağı ve tuz ile soteleyin. Kısa bir süre soğuttuktan sonra karışıma ekleyin ve dikkatlice çırpılmış yumurta akına bunu karıştırınız.
1 kişilik servis için tavayı yağlayın ve yaklaşık ¾'ünü alabalık karışımı ile doldurun.
Su dolu bir kap içerisinde 190°C ye ısıtılmış fırında 25 - 30dk pişirin.
Kabak için :
baharatlarla birlikte su içerisinde kaynatın ateşten alın pırasaları ekleyin ve soğumasını bekleyin.
Pırasa ve kabak ile istediğiniz şekilde süsleyerek servis ediniz.
1 litre süt
1 adet yumurta sarısı
1i5 su bardağı şeker
1 çay bardağı toz badem
1,5 çay bardağı pirinç unu
Yapılışı:
Süt kaynatmadan ısıtılır, yumurta sarısı eklenir, karıştırılır. Tencere orta ateşe yerleştirilir, şeker katılır. Şeker eriyince 1 su bardağı suda eitilmiş pirinç unu ve en son badem tozu katılır. Kıvam alana kadar karıştırarak pişirilir. Kaselere taksim edilir. Soğuyunca süsleyerek ikram edilir.
Tarif 2
Malzeme:
1 litre süt
1 su bardağı şeker
1,5 çay bardağı kırık pirinç
1 su bardağı fıstık içi
Yapılışı:
Fıstıkları blendırda ezip, 1 bardak süt ilâve edin ve çırpın. Pirinci ayıklayıp, yıkayıp haşlayın. Pirinci de ilâve edin, çırpın. Kalan sütü ve yumurtaları koyun, çırpın. Bu karışımı, kısık ateşte pişirip, kâselere boşaltın.
1 kg. havuç
2 su bardağı şeker
1 paket pötibör bisküvi
1 fincan çekilmiş çeriz veya fındık içi
Hindistancevizi
Yapılışı:
Havuçları rendeleyip, 2 bardak şeker ile yumuşayıncaya kadar haşlayın. Ilınınca içine 1 paket bisküviyi kırın, ceviz veya fındık içini de katın. Hamur yapın. Bu hamurdan küçük toplar alıp, hindistancevizine bulayın. Birer kürdan takıp, servis yapın.
fransız usulü keklik pişirilişi - ızgara keklik
Palazları temizleyip ütüledikten sonra arka kemiklerini kırmız, ayırmadan ortadan yarınız, hafif döverek düzleyiniz.
Bir kâseye tuz, biber, defne yaprağı, bir tutam kıyılmış sarımsak ve maydanoz, 1 kaşık zeytinyağı koyunuz, palazları içine atınız, arasıra çevirerek 2 saat bırakınız.
Yemekten 10 dakika evvel ızgarada orta ateşte 1-2 kez çevirerek kızartınız. "Sos Remulat" ile servis yapınız.
fransız mutfağından bıldırcın tarifi - bıldırcın nasıl pişirilir - fırında bıldırcın
Bir kilo unu, yarım kiloya yakın tereyağı ile, üstüne tuz ve biber ekerek yeteri kadar su koyarak iyice yoğurunuz. Hamur sünger halini alınca yarım saat bir kenarda bekletiniz. Sonra dörtte üçünü pateyi kaplayacak şekil ve iri büyüklükte ve her tarafı eşit kalınlıkta olmak koşuluyla hamuru açınız. Kalıbı tereyağı ile yağlayıp açtığınız yufkayı içine oturtunuz. Kalıbın resmi yufkaya çıkıncaya kadar altını ve yanlarını el ile kalıba tamamiyle temas ettiriniz. Diğer parçayı dahi kalıbın ağzı büyüklüğünde açıp hamur tahtasına yayınız.
Üzerine yumurta sarısını sürdükten sonra fırında pişiriniz. Sonra çıkarıp kapağını bozmadan açıp üstündeki unu tamamen silkeleyiniz.
Ayrıca 8 tane bıldırcını temizleyerek uzunlamasına ikişer parçaya ayırınız. Bunları tuzlayıp biberleyerek bir tavada tereyağı ile kızartınız. 300 gram kuzunun karaciğerini alarak, yine bu oranda koyunun yağlı etini ufak ufak doğrayınız. Önce eti 3 - 5 dakika tavada kavurunuz. Sonra üstüne ciğeri de ilave ederek, tuzunu biberini de ekerek bir miktar daha hep bir arada kavurmağa devam ediniz. Soğuyunca bunu havana koyup dövünüz.
El ile uğarak kevgirden geçiriniz. Kalıptaki hamurun ortasına bir parmak bu ezmeden sıvayıp etrafını da ezme ile birleştirerek 8 bıldırcının uzunlamasına ikiye böldüğünüz parçalarını diziniz. Geri kalan diğer 8 parçayı da bu biçimde dizerek ortasında kalan boşluk büyüklüğünde bir ekmek içi hazırlayınız, buraya sıkıştırınız. Bıldırcınların en üstüne ezme sıvayıp hamurdan yapılmış olan kapağını üstüne kapayınız. Fırında piştikten sonra kapağı ve ekmeği çıkarıp ortasına önceden hazırlanan mantar garnitürü ve domates salçasından koyup sofraya getirmeli.
Not: Bıldırcınlar dizilirken ayak ve kuyruk yönleri alta ve göğüsleri üste gelmelidir.
fransiz usulü hindi tarifi - hindi patesi nasıl yapılır
Hindinin tüylerini yolarak içini iyice temizleyiniz. Kemiklerini ve bacaklarmdaki kılçık ve sinirlerini çıkarınız. Çok yağlı koyunun but tarafından 1 kilo et ayırıp bu etin de sinirleri varsa çıkarınız, sonra eti kıyıp bir havanda macun haline gelinceye kadar dövünüz. Bu dövülmüş eti tuz, biber ve biraz da baharat ekerek etsuyu da katarak yoğurunuz. Patelere özgü olan topraktan yapılmış olan kaplardan bu işe elverişli olanının içini tuzsuz ve taze tereyağı ile sıvadıktan sonra içine dövülmüş kıymadan bir parmak döşeyiniz. Ayrıca hindiyi tereyağı ile yağlayıp, tuz ve arzu olunan baharatı ekip, sırt üstü yayınız.
Hindinin etlerinin etrafına bir parmak kıyma döşeyiniz ve etrafından bohça gibi toplayıp pate kalıbına sığacak hale getirip toplanan yönünü altına alarak kalıba yerleştiriniz. Kalıp ile Hindinin aralarını ve Hindi'nin üstünü kıyma ile sıvayınız. Öyle ki hindinin her yanı kıyma ile düzgünce sıvanmış hale gelmeli. Üzerine tuz ve biberini, baharatını ekiniz. Kalıbın büyüklüğünce kesilmiş bir kuzu gömleğini üzerine düzgünce gerip ortasına da bir defne yaprağı yapıştırınız.
Bir tencerenin içine iki parmak su koyarak kaynatınız. Su tencerede kaynamağa başlayınca pate kalıbını bu tencerenin içine oturtunuz. Tencerenin üstüne de saç ile ateş koyup 3 saat kaynatınız. Sonra ateşten indirip soğumaya terk ediniz. Üzerinden tereyağı geçirerek beklemeye bırakınız. Üzerinden 24 saat geçtikten sonra sofraya getiriniz.
Not: Eğer hindinin içinden ve göğsünden çıkan yağları eriterek bu yağı tereyağı yerine kullanırsanız hazırladığınız Hindi Patesi daha lezzetli olur.
Ananası yarım parmak kalınlığında ve halka halka doğrayınız. Yirmi dört derece şurupta ve yavaş ateşte bir iki taşım kadar kaynatınız. Ananastan kalan kırıntıları da bir havanda döverek elekten geçiriniz. Bunları da ayrıca kesilmiş şekerle 32 derecede kaynatıp kıvamına getiriniz. Sonra savaren'i dilim dilim kesip bir tepsiye diziniz. Üzerlerine ince dövülmüş toz şekeri ekiniz ve fırına koyunuz. Şeker eriyene kadar fırında kalsın. Sonra çıkarın. Savaren dilimleri üzerine ananasın tanelerini düz bir çepeçevre diziniz. Ananasın ezmesiyle tanelerden arta kalan şurubu da karıştırıp dilimlelerin üstüne gezdiriniz.
12 yumurta sarısıyla 500 gram tozşekerini tahta kaşıkla dövüp rendelenmiş limon kabuğu serperek iyice eziniz. 12 yumurta akını çok katı oluncaya dek döverek kaşıkla azar azar yumurta sarısıyla iyice karıştırdıktan sonra 250 gram un serpip eziniz. Koyu boza kıvamına gelince bir bisküvi kalıbının içini yağlayıp ince toz şeker ekiniz. Sonra hamuru yarısına kadar koyup orta hararetli fırında 1,5 saat pişirerek fırından alıp kurumaya bırakınız. İyice kuruyunca tabağa çevirip servis yapınız.
meyvelerin faydaları - sebzelerin faydaları - bitkilerin fitokimyasal özellikleri - hastalıklardan koruyan sebze ve meyveler
Bitkisel renk maddeleriyle ilişkili olan meyve ve sebzelerdeki fitokimyasalların insan sağlığını korumak için çalıştıkları bildirildi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü tarafından hazırlanan broşürle, fitokimyasal üreten meyve ve sebzelerin hangi hastalıklara iyi geldiği konusunda bilgi verildi.
Bitkisel gıdalarda bugüne kadar 900'ün üzerinde farklı fitokimyasal bulunduğu öğrenilirken, bu koruyucu bitkisel bileşiklerin beslenme ve sağlık üzerine etkileri konusunda her gün yeni araştırma sonuçları veriliyor.
Günde 5-9 porsiyon meyve ve sebze, tam tahıllar, soya ve sert kabuklu meyveler tüketerek bitkisel gıdalarda bulunan tüm fitokimyasallardan ve besin öğelerinden yararlanma imkanı bulunduğuna dikkat çekiliyor. Elde edilen verilere göre, bazı meyve ve sebzelerin iyi geldiği hastalıklar şöyle:
Elma ve elma suyu, turunçgiller, kivi, siyah üzüm ve üzüm suyu, kırmızı biber, domates ve karpuz kalp hastalıklarına karşı kalbi koruyor.
Taze ve kuru kayısı, yaban mersini, kavun, havuç, üzümsü meyveler, karalahana, erik, balkabağı, kuru üzüm, ıspanak ve çilek yaşlanma sürecini yavaşlatıyor.
Taze ve kuru kayısı, böğürtlen, yaban mersini (alıç-likapa), Çin lahanası, brokoli, lahana, kavun, havuç, karnabahar, taze soğan, Brüksel lahanası, turunçgiller, kuş üzümü, sarımsak, karalahana, kivi, pırasa, soğan, balkabağı, ahududu, kara üzüm ve üzüm suyu, ıspanak, çilek, şalgam ve suteresi bazı tip kanserlere yakalanma riskini azaltıyor.
Taze ve kuru kayısı, kavun, havuç, brokoli, karalahana, balkabağı ve ıspanak akciğer fonksiyonlarını iyileştiriyor.
Ispanak, balkabağı, karalahana, havuç, kavun, brokoli, taze ve kuru kayısı diyabetle ilgili komplikasyonları azaltıyor.
Brokoli, mısır, karalahana, kivi ve ıspanak 50 yaşın üzerindeki kişilerde görme bozukluğunun başlıca nedeni olan makula dejenerasyonunun önlenmesine yardımcı oluyor.
Brokoli, üzümsü meyveler, sarımsak, kıvırcık salata, soğan, armut, kara üzüm ve üzüm suyu alerjik kökenli iltihaplanmaları azaltıyor.
Üzümsü meyveler, sarımsak, karalahana, kıvırcık salata, soğan, armut, kara üzüm, üzüm suyu baş ve boyun tümörlerinin gelişmesini durduruyor.
Sarımsak, karalahana, kıvırcık salata, soğan, armut ve üzümsü meyveler akciğerleri hava kirliliği ve sigaranın zararlı etkilerinden koruyor.
Karalahana ve ıspanak katarakt riskini azaltıyor.
Kırmızı biber, karpuz, domates ve ketçap, domates suyu, salça, makarna sosu gibi domates ürünleri prostat kanseri riskini azaltıyor.
Böğürtlen, yaban mersini, taze soğan, kuş üzümü, ahududu, çilek, pırasa ve soğan kanın kolesterol seviyesini düşürüyor.