888888

888888

Üye
13.08.2010
Astsubay
8.550
Hakkında

  • çıkartmalar nasıl temizlenir - çıkartmaları temizleme yöntemleriÇocukların duvarlara, kapılara ve çeşitli yerlere yapıştırdıkları resimli çıkartmaları yapışkan izi kalmadan çıkartmak için saç kurutma makinesiyle sıcak hava püskürtün.

    Bir müddet sonra rahatça çıkarılacaktır.


    alıntı
#07.08.2011 14:41 0 0 0
  • deri giysiler nasıl temizlenir - deri giysileri temizleme yöntemleriDeri üzerindeki yağ lekesini çıkartmak için lekeli yeri benzinle silip kurumasını bekleyin.

    Daha sonra lekenin üzerine bir kurutma kağıdı koyup ılık ütüyle üzerinden geçiniz.

    Bu işlemi birkaç kez deneyin.


    alıntı
#07.08.2011 14:39 0 0 0
  • pirinç eşaları temizleme yöntemleri - pirinç eşyaların temizlenmesiHavası kaçıp bozulmuş ve eskimiş bira ile temizleyebilirsiniz.

    Ya da eşit ölçüde tuz ile unu karıştırıp üzerine limon suyu ya da sirke dökerek macun kıvamına getirin.

    Bu macunu bir bezle pirinç eşyaya sürün. Kuruduktan sonra yıkayın ve yünlü bir bezle kurulayın.

    Parlaklığın uzun süre sürmesi için yumuşak bir bezi cam silme ilacına batırarak pirinç eşyanın üzerini hafifçe silin.


    alıntı
#07.08.2011 14:36 0 0 0
  • cam eşyalar nasıl temizlenir - cam eşyaları temizleme yöntemleri - cam eşyalardaki parmak izlerini temizleme4,5 litre suya bir su bardağı sıvı yer cilası katarak karıştırın.

    Cam eşyalarınızı bu karışımla silin.

    Böylece bu eşyalarınız hem parlak olur hem de üzeri bir süre parmak izi tutmaz.


    alıntı
#07.08.2011 14:35 0 0 0
  • krom kaplamalar nasıl temizlenir - krom kaplamaları temizleme yöntemleriYumuşak bir bezi amonyaklı ya da deterjanlı suya batırarak krom kaplamalı eşyalarınızı parlatabilirsiniz.

    Ya da alüminyum kağıdı hafifçe nemlendirip parlak yüzeyiyle krom eşyayı ovun.

    Krom temizlemenin kolay yollarından biri de eşyayı una ya da karbonata batırılmış bezle ovmaktır.


    alıntı
#07.08.2011 14:32 0 0 0
  • meyve lekelerinin temizliği - meyve lekelerine ne yapılır - meyve lekelerini çıkarma yöntemleriPamuklu ve keten kumaşlardaki meyve lekesini suda kaynatarak çıkarabilirsiniz. Kaynar suda çıkmayan lekeyi oksijenli ya da çamaşır suyu katılmış suda yıkayınız.

    Yünlü ve ipekli kumaşlarda meyve lekesini amonyaklı suda ıslatıp sodyum perboratlı suya batırıp yıkayınız.

    Renkli ve sentetik kumaşlardaki meyve lekesini sabunlu suyla yıkayınız. Leke çıkmazsa limon katılmış sıcak suda bir süre bekletip normal yıkayınız. Ya da bir ölçü 90 derecelik alkol ile bir ölçü suyu karıştırıp bununla siliniz. Sonra bol temiz suyla yıkayınız.

    Elinizdeki meyve lekesini sirke ile ovunuz. Yeni olmuş meyve lekesini hemen ve kolayca çıkarmak istiyorsanız lekelenen kısmı bir tencerenin üzerine gererek kaynar su dökünüz. Pamuklu giysilerdeki taze meyve lekesini anında bol akarsuyun altında yıkayarak çıkarabilirsiniz.


    alıntı
#07.08.2011 14:29 0 0 0
  • aöf sosyal hizmetler bölümü dersleri - genel işletme dersi - işletmelerde fiyat politikaları test soruları ve cevapları - işletmelerde fiyat kararlarının alınması1. Bir mal değerinin para ile belirtilmesine ne ad verilir?

    a. Fiyat
    b. Değer
    c. Faiz
    d. Kâr
    e. Rant

    2. Arz ve talep dengesine göre oluşması gereken fiyatlara ne ad verilir?

    a. Gerçek Fiyat
    b. Kuramsal fiyat
    c. Normal fiyat
    d. Güvenceli fiyat
    e. Tek fiyat

    3. Herhangi bir işletmenin malına koyacağı fiyatı belirlemesine ne ad verilir?

    a. Fiyat politikası
    b. Fiyatlandırma
    c. Fiyat
    d. Arz ve talep
    e. Fiyat bileşeni

    4. Aşağıdakilerden hangisi fiyatın ilişkili olduğu kavramlardan biri değildir?

    a. Ürün
    b. Tutundurma
    c. Dağıtım
    d. Reklam
    e. İşgücü

    5. Aşağıdakilerden hangisi bir işletmenin fiyat kararı verirken gözönünde bulundurması gereken etkenler arasında yer almaz?

    a. Fiyatlandırma Amaçları
    b. Maliyet Giderleri
    c. Talep
    d. Pazardaki Rekabet
    e. Tutundurma

    6. Aşağıdakilerden hangisi işletmelerin fiyatlandırma amaçlarından biri değildir?

    a. Kârlılık
    b. Satış artırma
    c. Rekabette öne geçme
    d. Kamusal uyum
    e. Konumlandırma

    7. Aşağıdakilerden hangisi fiyatın dışında talebi etkileyen faktörlerden biri değildir?

    a. Malla İlgili Bilginin yaygınlığı
    b. İsteğin Yoğunluk Derecesi
    c. Malın fiziksel yapısı
    d. Beğeniler ve Yeğlemeler
    e. Geleceğe İlişkin Çeşitli Beklentiler

    8. Maliyetleri temel alan sistemlerden hangisi son üretim biriminin maliyetlerini göz önünde tutar?

    a. Maliyet artı sistemi
    b. Başa baş analizine dayanan sistem
    c. Belirli bir kâr hedefine dayanan sistem
    d. Marjinal maliyetlere dayanan sistem
    e. Değişken maliyetlere dayanan sistem

    9. Aşağıdakilerden hangisi psikolojik fiyat politikalarından biri değildir?

    a. Çekici fiyat
    b. Kalanlı fiyat
    c. Prestij fiyat
    d. Özel fiyat
    e. İndirimli fiyat

    10. Aşağıdakilerden hangisi indirimli fiyat politikası değildir?

    a. Müşteri indirimi
    b. Miktar indirimi
    c. İşlevsel indirim
    d. Mevsimlik indirim
    e. Peşin ödeme indirimi


    Cevap Anahtarı:

    1. a

    2. b

    3. b

    4. e

    5. e

    6. d

    7. c

    8. d

    9. e

    10. a

    alıntı
#05.08.2011 00:48 0 0 0
  • aöf sosyal hizmetler bölümü dersleri - genel işletme - internet ve yeni bilgi teknolojileri soruları ve cevapları - OSI modeli ile ilgili test soruları - bilgiye erişmek için internet kullanımı1. Verilerin bilgi haline dönüşebilmesi için seçtiği süreç aşağıdakilerden hangisidir?

    a. Seçme
    b. Kayıt etme
    c. İşleme
    d. Kaydetme
    e. Yedekleme

    2. Aşağıdakilerden hangisi bilgi teknolojisi kapsamında yer almaz?

    a. Fiziksel araçlar
    b. Kavramsal araçlar
    c. Bilgi işleme
    d. Süreç
    e. Maliyet tasarrufu

    3. TCP/IP modeline göre mesajların bilgisayar ağları arasında en iyi yolun belirlenerek yönlendirilmesi işlemi hangi katmanda gerçekleşir?

    a. IP katmanı
    b. Oturum katmanı
    c. Uygulama katmanı
    d. TCP katmanı
    e. Fiziksel katman

    4. Web üzerinde yer alan bilgilerin sesli, görüntülü ya da hareketli görüntülü olması özelliğine ne ad verilir?

    a. Bilgilerin dinamik olması
    b. Bilgilerin hızlı değişimi
    c. Bilgilerin multimedya özelliği
    d. Bilgilerin iletişim özelliği
    e. Bilgilerin paylaşım özelliği

    5. Bilgilerin işlenmesi için kullanılan fiziksel ve kavramsal araçların tamamına ne ad verilir?

    a. Bilgi tekniği
    b. Veri transferi
    c. Veri işleme teknolojisi
    d. Bilgi teknolojileri
    e. Telekomünikasyon

    6. OSI modeline göre bilginin karakter set çevrimi veya değiştirilmesi ve şifreleme gibi görevlerin yerine getirildiği katman aşağıdakilerden hangisidir?

    a. Uygulama katmanı
    b. Sunum katmanı
    c. Oturum katmanı
    d. Veri bağı katmanı
    e. Fiziksel katman

    7. Bilgisayarların ve bilgisayara bağlı olarak çalışan araçların, diğer bilgisayarlar ve araçlar ile bilgiyi paylaşmalarına ne ad verilir?

    a. Bilgi teknolojileri
    b. Bilgi işleme
    c. Veri işleme
    d. Bağlanabilirlik
    e. Fiziksel altyapı

    8. Aşağıdakilerden hangisi OSI modelindeki katmanlardan biri değildir?

    a. Fiziksel katman
    b. Uygulama katmanı
    c. TCP katmanı
    d. Oturum katmanı
    e. Sunum katmanı

    9. İşletmelerin, İnternet ağ yapısı standartlarını ve web teknolojisini kendi özel bilgisayar ağlarını oluşturmak için kullanmalarına ne ad verilir?

    a. İnternet
    b. İntranet
    c. Extranet
    d. Bilgi teknolojileri
    e. Telekomünikasyon

    10. Aşağıdakilerden hangisi yeni bilgi teknolojisi ile birlikte ortaya çıkan kavramlardan biri değildir?

    a. İnternet
    b. Elektronik işletme
    c. Elektronik ticaret
    d. Performans değerleme
    e. Elektronik ekonomi


    Cevap Anahtarı:

    1. c

    2. e

    3. a

    4. c

    5. d

    6. b

    7. d

    8. c

    9. b

    10. d


    alıntı
#05.08.2011 00:42 0 0 0
  • genel işletme - aöf sosyal hizmetler bölümü dersleri - işletme bilgi sistemleri test soruları ve cevapları - temel bilgi sistemleri1. Bilgi sistemlerinin incelenmesinde, bu sistemlerin fiziksel, teknolojik ve biçimsel yetenekleri kadar, matematik temelli normatif modellerin önemini de vurgulayan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

    a. Teknik yaklaşım
    b. Matematiksel yaklaşım
    c. Davranışsal yaklaşım
    d. Sosyoteknik yaklaşım
    e. Sayısal yaklaşım

    2. Aşağıdakilerden hangisi çağdaş bilgi sistemi yaklaşımlarının ilgili alanlarından biri değildir?

    a. Bilgisayar bilimi
    b. Yöneylem araştırması
    c. Sosyoloji
    d. Tarih
    e. Psikoloji

    3. Aşağıdakilerden hangisi sorumluluk düzeylerine göre bilgi sistemleri türünden biri değildir?

    a. İşlem (faaliyet) düzeyli sistemler
    b. Bilgi düzeyli sistemler
    c. Yönetim düzeyli sistemler
    d. Stratejik düzeyli sistemler
    e. İletişim düzeyli sistemler

    4. Aşağıdakilerden hangisi temel bilgi sistemlerinden biri değildir?

    a. Veri işleme sistemleri
    b. İşlem düzeyli bilgi sistemleri
    c. Ofis otomasyon sistemleri
    d. Yönetim bilgi sistemleri
    e. Karar destek sistemleri

    5. Bir örgütte yeni bilginin yaratılmasında ve örgütün yeni bilgi ile bütünleşmesinde ilgililere destek sağlayan sistem aşağıdakilerden hangisidir?

    a. Ofis otomasyon sistemleri
    b. Bilgi çalışanları sistemleri
    c. Yönetim bilgi sistemleri
    d. Karar destek sistemleri
    e. Üst yönetim bilgi sistemleri

    6. İşletme bilgi sistemleri ile yönetim düzeyleri arasındaki ilişkiler göz önünde bulundurulduğunda, işlem düzeyli sistemler hangi temel bilgi sistemi ile eşleşmektedir?

    a. Yönetim bilgi sistemleri
    b. Karar destek sistemleri
    c. Veri işleme sistemleri
    d. Bilgi çalışanları sistemleri
    e. Ofis otomasyon sistemleri

    7. Aşağıdakilerden hangisi temel işletme bilgi sistemlerinden biri değildir?

    a. Üretim bilgi sistemi
    b. Pazarlama bilgi sistemi
    c. Finans bilgi sistemi
    d. Yönetim bilgi sistemi
    e. Muhasebe bilgi sistemi

    8. Aşağıdakilerden hangisi pazarlama bilgi sisteminin alt sistemleri arasında yer almaz?

    a. Üretim yönetimi
    b. Satış yönetimi
    c. Reklam ve tanıtım
    d. Performans değerleme
    e. Kariyer planlaması

    9. Aşağıdakilerden hangisi finans bilgi sisteminin alt sistemlerinden biri değildir?

    a. Portföy yönetimi
    b. Sermaye bütçelemesi
    c. Kredi yönetimi
    d. Ücret yönetimi
    e. Kredi yönetimi

    10. İşletme faaliyetlerini planlamak, kontrol etmek ve yönetmek amacıyla bilgi kullanıcılarının gereksinim duydukları bilgileri sağlamak için verileri ve mali finansal nitelikli işlemleri süreçleyen ve ilgililere sunan bilgi sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

    a. Muhasebe bilgi sistemi
    b. Finans bilgi sistemi
    c. Bilgi çalışanları sistemi
    d. Karar destek sistemi
    e. Üst yönetim bilgi sistemi


    Cevap Anahtarı:

    1. a

    2. d

    3. e

    4. b

    5. b

    6. c

    7. d

    8. d

    9. d

    10. a

    alıntı
#05.08.2011 00:30 0 0 0
  • aöf sosyal hizmetler bölümü dersleri - çağımızda yönetim - teknolojik gelişmelere ayak uydurmak - günümüz örgütlerine hâkim olan yönetim anlayışıÇağımızın “değişim ve dönüşüm çağı” ya da “iletişim ve bilgi çağı” olarak adlandırılmış olması hiç farketmez. Asıl gerçek, günümüzde her şeyin geçmişe göre çok farklı olduğudur. Bunun temel nedenlerinden biri küreselleşmedir. Ekonomik açıdan küreselleşme insanların, ürünlerin, bilginin ve paranın dünyada serbestçe dolaşabilmesi anlamına gelir. Bu küreselleşme sürecinde yeni ekonominin koşullarına uyabilecek bir yapılanmayı gerçekleştirebilen toplumlar ve örgütler hayatta kalabilecekler, bunu başaramayanlar ise, yok olup gideceklerdir. Küresel rekabette örgüt yapılarının yenilikçi, yaratıcı, esnek ve bilgiye dayalı olmaları önemli bir gerekliliktir.

    Teknolojik gelişmeler, gerek özel yaşamları, gerek iş yaşamlarını kökten değiştirmiştir. Artık teknolojik gelişmelere ayak uydurmak, çağdaş yönetimin başarısının temel şartı durumuna gelmiştir. Bilgisayarlar, bilgisayar ağları ve Internet sayesinde bundan böyle örgütlerin kuruluş yerlerinin önemi ve etkisi ortadan kalkmaktadır. Uygun teknoloji ve yöntemler kullanılarak sanal piyasalar ve sanal örgütler yaratılmakta; buralarda, dünyanın her yerine, yılın her günü, günün her saati hizmet sunulabilmektedir. Değişme olgusunun özündeki en önemli unsur “bilgi”dir. Bilgi, insanların ve toplumların yaşamlarını yeni biçimlere dönüştürmüştür. Günümüzde bilgiyi elinde bulunduran, yeni bilgi üreten, bilgi açısından zenginleştirilmiş ürünler ve hizmetler sunan örgütler, çok önemli bir rekabetçi üstünlüğe sahip olmaktadırlar. Bu da örgütlerin, bilginin elde edilmesi, kurumsal hafızaya depolanması, ürünlere ve hizmetlere değer katacak bir unsura dönüştürülmesi konularına daha duyarlı olmalarına ve daha çok çaba göstermelerine yol açmaktadır.

    Geleneksel hiyerarşik örgüt yapıları ortadan kalkmakta, yerini az kademeli, ekip ve proje çalışmalarına dayalı basık ve yalın yapılar almaktadır. Yöneticiler emir veren otoriter kişiler olmaktan çıkıp bir takım kaptanı, bir koç gibi davranmaktadırlar. Üretimde müşteri odaklılık ve kalite anlayışı her türlü yönetim uygulamasının içine girmektedir.

    Bir başka önemli değişim de çalışanlarda olmuştur. Çalışanlar, artık zamanları ve fiziksel güçleri satın alınan ya da kiralanan, kendilerine verilen sınırlı görevleri soru sormadan yerine getiren, aşırı derecede itaatkâr, sadece para için çalışan bireyler değil; eğitimli, çeşitli yetkinliklere sahip, para dışında motivasyon yolları arayan, katılımcı, yaratıcı, yenilikçi, inisiyatif kullanabilen, örgüte körü körüne bağlanmayan, kariyerlerini geliştirmek için çaba harcayan bireylerdir. Artık çoğu işyerinde erkek egemenliği kalkmış, kadınlar da çeşitli iş alanlarında erkekler kadar kendilerini kanıtlamışlardır. Çalışanlar bireysel olarak işin yalnızca bir bölümünden sorumlu olmak yerine, sürecin tümünden ve sonuçlarından da sorumlu olmak istemektedirler. Bireysel çalışma ve bireysel başarı yerine ekip çalışması, ekip başarısı ve dolayısıyla örgütün başarısı önem kazanmıştır.

    Yukarıda sıralanan gelişmeler ve değişmeler doğrultusunda günümüz örgütlerine hâkim olan yönetim anlayışının temel özellikleri şunlardır:

    - Bilgi sermayesi belirleyicidir.
    - Beyaz yakalıların yerini bilgi işçileri almıştır, bilgi işçilerinin fikir egemenlikleri sağlanır.
    - Gelişmişlik düzeyi kişi başına bilgi üretme kapasitesiyle ölçülür.
    - Bilgisayarlar entegre bir şekilde kullanılır.
    - Bilgi ağları ve veri tabanları çok önemlidir.
    - İnsan sermayesi maddi sermayeden üstündür.
    - Zaman çok değerli bir kaynaktır.
    - Amaç, öz disiplini ve katılımcı demokrasiyi sağlamaktır.
    - Ekip çalışması ve sinerji yaratılması önemsenir.
    - Esneklik, yenilik ve yaratıcılık, ulaşılmak istenen önemli hedeflerdir.


    alıntı
#05.08.2011 00:24 0 0 0
  • aöf sosyal hizmetler bölümü dersleri - teknolojik gelişmelere bağlı olarak üretim yöntemlerinde değişmeler - örgütlerde yönetsel sistem düzeyleri1950’li yıllara gelindiğinde işletme örgütleri giderek büyümüş ve çalışanların sayısı artmıştır. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak üretim yöntemlerinde değişmeler olmuş ve daha nitelikli insanların çalıştırılması gereği ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra çalışanların eğitim ve kültür düzeylerinin yükselmesi, onların beklentilerinde ve gereksinimlerinde değişime neden olmuştur. Tüketicilerin bilinçlenmeye başlamaları ürünlerle ve hizmetlerle ilgili gereksinimlerini ve beklentilerini değiştirmiştir. Bütün bunlara ilave olarak uluslararası ilişkilerin de gelişmeye başlamasına bağlı olarak rekabet artmıştır. Sonuç olarak bu değişimler ve gelişmeler, işletme örgütlerinin klasik yönetim ilkeleriyle yönetilmesini güçleştirmiş, yeni ve farklı yaklaşımlar gerektirmiştir. İşte bu yıllarda ortaya çıkmaya başlayan çağdaş yönetim anlayışının temelini sistem görüşü temsil etmektedir. Sistem kavramı ve sistem yaklaşımıyla ilgili açıklamalar birinci ünitede yapıldığı için burada tekrar edilmeyecektir.

    Sistem görüşüne dayanan yönetim yaklaşımı, örgütlerin “uyarlanabilir açık bir sistem” olarak anlaşılmasının değeri üzerine odaklanmıştır. Çünkü işletmeler insan yapımı sosyal sistemler oldukları için yıkılmaktan ya da bozulmaktan (entropi) kurtulmaları ve iyi yönetilmeleri koşuluyla sonsuza kadar hayatta kalabilirler. Bunun için bir yandan çevresel değişimlere yanıt vermeleri, öte yandan hızlı değişime karşı kendilerini koruyacak mekanizmaları geliştirmeleri ve dengeyi oluşturmaları gerekir. Doğru dengenin bulunması ise, işletmenin sonsuza kadar hayatta kalabilmesini sağlayacak kilit unsurdur.

    Sistem yaklaşımı daha sonra yönetsel sistemleri incelemekte kullanılmıştır. Karmaşık bir örgütün yönetsel sisteminde teknik, kurumsal ve örgütsel olmak üzere üç düzey bulunur. Teknik düzey, mal ve hizmet üretimiyle ilgilidir. Örgütsel düzey, teknik ve kurumsal düzeyleri koordine ederek birleştirir. Kurumsal düzey ise, örgütün çevresel etkilere yönelik tüm faaliyetleriyle ilgilidir. Bu yapılar arasında farklı çıkarlar ve farklı düzeyler olmasına rağmen, üçü de örgütün amaçlarının elde edilmesi yönünde kendi yeteneklerini ve enerjilerini birleştirmelidirler. Bunun için yöneticilerin planlama, örgütleme ve kontrol işlevlerini yerine getirmeleri; sayısal yöntemleri kullanarak karar vermeleri; etkili liderlik, koordinasyon ve iletişim tekniklerini kullanmaları gerekir.

    Sistem yaklaşımının savunucuları sistem kavramına uygulanabilen yararlı bazı tekniklere ve yönetim araçlarına dikkat çekmektedirler. Karar verme modelleriyle doğrudan ilgili olan yöneylem araştırması, simülasyon, PERT ve CPM, bu yöntemlerin birkaçıdır. Sistem yaklaşımları başlığı altında toplanabilecek diğer yöntemler ise, sistem mühendisliği, sıfır tabanlı bütçeleme ve uyarlanabilir örgüt yapısıdır. Bunlar, yöneticilere hedeflerini analiz ederek riskleri, maliyetleri karşılaştırma ve alternatif stratejilerle ilgili ödüllerin seçimini sağlayan hareket tarzını belirleme sırasında yardım eder. Yöneticiler, resmin bütününe, sistemlere veya yaklaşımlara bakarak düşündükleri bütün faktörler arasındaki ilişkileri anlayabilirler. Sistem araçlarının ve tekniklerinin üçüncü grubu da bilgi sistemleri içinde değerlendirilebilir. Bilgisayarlar, bilgi teorisi ve kontrol sistemleri gibi bilgi sistemlerinin yardımıyla yöneticiler, görevlerini etken bir şekilde yerine getirmelerini sağlayacak yeterli, doğru ve zamanlı bilgiyi elde ederler.

    Çağdaş yönetim anlayışını temsil eden bir diğer yaklaşım da durumsallık yaklaşımıdır. 1970’li yıllarda işletme bilimcilerinin üzerinde durmaya başladıkları durumsallık yaklaşımı, organizasyon ile teknoloji ve organizasyon ile çevre ilişkilerini araştıran çalışmalar sonunda geliştirilmiştir. Klasik, neoklasik ve sistem yaklaşımlarının, her koşula uygulanabilecek en iyi yönetim biçiminin nasıl olması gerektiği konusunda genel ilkeleri ve kuralları vardı. Oysa durumsallık yaklaşımı, yönetimin evrenselliğini kabul etmekte ve her zaman bütün faaliyetleri yönetmek için “en iyi tek bir yolun” bulunmadığını savunmaktadır. Bu yaklaşıma göre, yönetimin etkililiği çevresel koşulların özelliklerine ve yönetimin bunlara uyum gücüne bağlıdır.

    Örgüt yapısının nasıl olacağını, bağımsız değişken olarak iç ve dış çevresel koşullar belirleyecektir. Bu bağlamda yönetimde başarılı olabilmek için farklı durumlar ve koşullar, bunlara uyan kavramları, teknikleri ve davranışları gerektirir. Yönetim bilimine yeni bir boyut kazandıran durumsallık yaklaşımı, büyük ölçüde sistem yaklaşımından yararlanmıştır. Örgütü bir sistem olarak ele alan bu yaklaşım, alt sistemlerin aralarındaki ilişkiler ile bu alt sistemlerin ve sistemin bütününün dış çevreyle ilişkilerini incelemekte ve tanımlamakta; buna bağlı olarak da tamamen kendisine özgü tanımlanan durum için en uygun organizasyon yapısının ve yönetim modelinin seçilmesini amaçlamaktadır.

    alıntı
#05.08.2011 00:20 0 0 0
  • jeoloji haritaları nasıl yapılır - harita bilgisi ders notları - yapı ve topografya münhalleri ile jeoloji haritalarının tamamlanmasıÇoğu alanlarda bitki örtüsü, toprak vb. nedenlerle jeolojik düzlemlerin topoğrafya ile arakesitleri görülmez. Bu durumda eldeki veriler yapı münhanilerini belirlemeye yeterli ise bunların topoğrafya münhanileri ile kesiştikleri yerler dikkate alınarak harita tamamlanabilir.

    Şekilde ince bir kireçtaşı tabakası sınırlı bir mostrada haritalanarak doğrultu ve eğimi ölçülmüştür. Düz bir düzlem halinde bu kireçtaşının haritalanması eldeki verilerle mümkündür. Bunun için aşağıdaki işlemler yapılır:
    noimage
    Seyrek mostra veren bir alanda dokanağın tamamlanması

    1- Kireçtaşının 350 münhanisi ile kesiştiği noktada kireçtaşı 350m yükseltide durmaktadır. Bu noktoda ölçülen doğrultuya bir paralel çizilecek olursa 350 yapı münhanisi çizilmiş olur.

    tan (eğim açısı) = münhani aralığı / münhani ara uzaklığı

    2- Haritada eğim açısı değeri 10 olarak ölçülmüştür. Münhani ara uzaklığı da bu problem için 10 m. Kabul edilmiştir. Öyleyse;

    Münhani ara uzaklığı (d) = 10 / tan 10 bağıntısı ile d mesafesi bulunur.

    3- 350 m yapı münhanisinden başlanarak birbirlerinin arasıbdaki dikey uzaklık (d) kadar olan paraleller çizilir. Böylece eğim yönünde 340, 330, 320 ... , eğimin tersi yönünde ise 360, 370, 380 ... m yapı münhanileri çizilmiş olur.

    4- Aynı değerlikli yapı ve topoğrafya münhanilerinin kesiştikleri noktalar birleştirilerek jeoloji haritası tamamlanır.


    REFERANSLAR
    Sarıkaya, M.A. Harita Bilgisi Ders Notları
    Tüysüz, O., Akyüz, H.S., Jeolojik harita bilgisi ve saha jeolojisi ders notları


    alıntı
#31.07.2011 17:06 0 0 0
  • tabakanın sınırları - tabaka sınırlarının oluşturduğu V şekilleri - V şekillerinin oluşmasının nedenleri Tabaka sınırları, haritaya geçirildiği zaman topoğrafyanın morfolojik yapısından dolayı V harfine benzer şekiller oluştururlar. Tabaka sınırlarının oluşturduğu bu V şekilleri ile vadilerin oluşturduğu V şekilleri arasında, tabakaların konumlarını belirleyici özellikler vardır. Bu özellikler aşağıdaki gibi bir dizi kural ile ifade edilir.
    noimage

    1. Kural:Bir jeolojik haritadaki bir vadide eş yükseklik eğrilerinin oluşturduğu Vler ile, tabaka sınırlarının oluşturduğu V ler birbirine zıt yönlü ise, bu durumda; tabakaların eğim yönü, vadi tabanının eğim yönü ile aynı yönlüdür.

    2. Kural:Bir jeolojik haritadaki bir vadide eş yükseklik eğrilerinin oluşturduğu V ler ile, tabaka sınırlarının oluşturduğu V ler aynı yönlü ise, bu durumda; tabakaların eğim yönü vadi tabanının eğim yönü ile zıt yönlüdür.

    3. Kural:Bir jeolojik haritada eş yükseklik eğrileriyle tabaka sınırları kesişmiyorsa, ya da bir başkadeyişle, eş yükseklik eğrileriyle tabaka sınırları birbirlerine paralel uzanıyorsa, bu durumda; tabakalar yataydır.

    4. Kural:Bir jeolojik haritada tabaka sınırları birbirlerine paralel ise ve eş yükseklik eğrilerini
    yukarıda belirtilen kurallar dışında kesiyorsa, bu durumda; tabakalar diktir.

    noimage



    REFERANSLAR
    Sarıkaya, M.A. Harita Bilgisi Ders Notları
    Tüysüz, O., Akyüz, H.S., Jeolojik harita bilgisi ve saha jeolojisi ders notları

    alıntı
#31.07.2011 16:59 0 0 0
  • aöf halkla ilişkiler dersleri - halkla ilişkilerde ölçümleme nedir - halkla ilişkilerde ölçümlemenin değerlendirmesi - halkla ilişkilerde değerlendirme aşamalarıHalkla ilişkilerde planlama sürecinin en son aşaması, değerlendirme ve ölçümlemedir. Değerlendirme, uygulanan programın, organizasyonun hedeflerine ulaşması ve misyonunu sürdürmesine ne kadar yardım ettiğinin ölçülmesi ile gerçekleştirilir. En küçük ölçekli kurumdan en büyüğüne kadar, bir kurumun halkla ilişkiler yöneticileri, programın etkili olup olmadığını sorgulayarak, bu etkiyi ortaya çıkaracak ipucu ararlar. Yapılan halkla ilişkiler çalışması ile bilgi, sonuçlar, eğilimlerdeki değişim, davranışlar ölçülebilir. Çalışmanın planlama, uygulama ve etkisinin değerlendirildiği sürece değerlendirme araştırmasıŽ adı verilir.

    Bu süreç şu temel kavramları kapsar:
    - Programın kavramsallaştırılması ve desenlenmesi
    - Program uygulamalarının sayısallaştırılması ve yönlendirilmesi
    - Programın etkisi

    Değerlendirme araştırması, sorunun ne olduğu, neden olduğu, neden çözülemediği ya da neden bir şeyler yapılamadığını öğrenmek için kullanılır. Değerlendirme sürecinin temel aşamaları aşağıdaki gibi sıralanabilir:
    1. Değerlendirmenin amaçları ve kullanımları hakkında fikir birliğinin oluşturulması
    2. Değerlendirmeyi sürecin tüm basamakları için esas kabul etmek
    3. Bölümler arasında değerlendirme araştırması ile ilgili uzlaşma yaratmak
    4. Gözlemlenebilir ve ölçümlenebilir program hedefleri yazmak
    5. Hedefleri yazarken istenen sonuçlarla ilgili en uygun kriterleri yazmak
    6. Değerlendirme kanıtlarını toplayacak en iyi yolu belirlemek
    7. Bütün programın kayıtlarını tutmak
    8. Değerlendirme bulgularını kullanmak
    9. Değerlendirme sonuçlarını yönetime raporlamak
    10. Sonuçlara profesyonel bilgileri eklemek

    Halkla ilişkiler çalışması ile belirtilen hedeflere ulaşıp ulaşamadığımız, müşterileri nereden alıp nerelere getirdiğimizin sonuçları değerlendirme ve ölçümleme yapma gereğini ortaya koymaktadır. Hazırlanan halkla ilişkiler çalışmasının başarılı olup olmadığı ile ilgili verilere ihtiyaç duyulur. Hedeflerde ve amaçlarda belirlenen sonuçların nasıl ölçüleceği, değerlendirme sonuçlarının, program yöneticilerine nasıl rapor edileceği, programdaki değişikliklerin nasıl yapılacağı konuları, halkla ilişkiler programının değerlendirilmesi ve etkinliğinin ölçümlenmesini gerektiren süreç içinde ele alınır.

    Hakla ilişkilerde kullanılan ölçümleme ve değerlendirmenin ülkemizde faaliyet gösteren iki halkla ilişkiler firmasında nasıl işlediğini aşağıda bulacaksınız. MPR Pazarlama ve Halkla İlişkiler adlı şirkette ölçümleme yöntemleri üç başlık altında toplanıyor.

    Bu başlıkları;
    1. Medya ölçümleme ve değerlendirmesi
    2. Halkla ilişkilerde etkinlik testleri
    3. Pazarlama amaçlı halkla ilişkilerin satış ve kâra katkıda bulunma ölçüsünün değerlendirilmesi şeklinde sıralayabiliriz.

    Pronto Halkla İlişkiler ve Danışmanlık Şirketi ise, iletişim faaliyetlerini ölçümleme konusunu iki esasa dayandırır.
    1. Halkla ilişkiler faaliyetlerinin, tümüyle ölçümlenebilir ve değerlendirilebilir bir iletişim disiplini olması
    2. Gelecek yüzyılı tanımlayan en önemli öğelerden biri olan, işlenebilir bilginin ihtiyaçlara göre derlenmesi ve/veya değerlendirilmesi yoluyla, bilgi kullanıcılarına sunulması

    Verilmesi gereken başlıca hizmetleri sıralamak gerekirse, karşımıza sekiz ayrı ölçümleme ve analiz türü çıkar:

    1. Medya ölçümleme: MAD olarak adlandırılan Medya Araştırma Ölçümleme ve Değerleme ile gerçekleştirilir.
    2. Etkinlik ölçümleme: Etkinlik analizi hizmetleri basın, etkinlik ortamı ve etkinlik sonrası araştırmalarla uluslararası IPRA kalite standartlarına uygun olarak hazırlanır.
    3. Sektörel analiz: Sektörel benchmark raporları ile yapılmış yatırımlar anlamında ülkenin önde gelen ve gelişmekte olan sektörlerini kapsayan, basın kaynaklı, dönemsel kıyaslama (benchmark) raporlarının hazırlanması.
    4. Yatırımcı analizi: Özel olarak tasarlanıp, sadece yatırımcılara bilgi vermek üzere hazırlanmış medya analiz raporları.
    5. Dijital basın izleme: Kupür izleme hizmeti.
    6. Sektör haberleri: Birçok sektörü içeren ve üç ya da altı aylık sürelerde abonelere ulaşan haberler.
    7. Uluslararası basın izleme-DELNET hizmeti: Dünyada 30’dan fazla ülkede, basının talep edilen kilit kelime, basın grubu ve haber/yazı türü bazında taranması ile elde edilen kupürlerin, günlük, haftalık ve aylık olarak sunulması.
    8. Dijital arşivleme hizmeti: Firmaların, mevcut basın ve yazışma evraklarının dijital ortama geçirilmesi ve arşivlenmesi. Önemli olan nokta, hangi tekniğin ne zaman ve ne amaçla kullanılması gerektiğidir.


    alıntı
#29.07.2011 13:12 0 0 0
  • ticaret hukuku konu anlatımı - ticari işler tellalının borç ve yükümleri - ticari işler tellalının hakları - tellallığın sona ermesiTanım

    TTK. m. 100′e göre ticaret işleri tellâllığı, taraflardan hiçbirisine tâbi olmaksızın, ücret karşılığında, ticarî işlere ilişkin sözleşmelerin yapılması konusunda taraflar arasında aracılığın meslek edinilmesidir.

    Unsurları

    Bu tanımın unsurları şunlardır:
    Ticarî İşlere İlişkin Sözleşmelerin Yapılması Konusunda Aracılık

    Bir kişinin ticaret işleri tellâlı sayılması için aracılık ettiği işlerin ticarî iş olması gerekir. Bu nedenle örneğin esnaflar arasında aracılık yapan kişilere bu hükümler uygulanmaz (TTK. m. 115).

    Meslek Edinme

    Tellâlın ticarî işlere aracılık etmeyi meslek edinmesi gerektir. Geçici olarak bir veya birkaç ticarî işe aracılık etme Borçlar Kanunu hükümlerine tâbi olur.

    Bağımlı Olmama

    Tellâl taraflardan hiçbirisi ile devamlı nitelikte bir sözleşme yapmamış olmalıdır. Tellâl aracılığı meslek edinmiş olmakla beraber aracılığı taraflar arasındaki belirli bir iş için yapar.

    Ücret

    Tellâl aracılık ettiği iş için ücret almalıdır. Ücret alınmaksızın yapılan aracılık vekâlet hükümlerine tâbi olur.

    Ticaret İşleri Tellâlının Borç ve Yükümleri
    Aracılık

    Ticaret işleri tellâlının aslî borcu, sözleşmenin yapılmasına aracılık etmektir. Aracılık borcu sadece sözleşme yapmaya hazır bulunan üçüncü kişiyi müvekkile tanıtmakla sona ermez, tellâl ayrıca onu sözleşmeyi yapmaya hazırlamalıdır. Tellâl bu şekilde hareket ederken tarafsızlığını bozamaz, aksi halde tüm haklarını yitirir. Tellâl ücretini her iki taraftan isteyebilir (TTK. m. 108), her iki tarafa da bordro vermelidir (TTK. m. 101).

    Bordro Düzenlenmesi

    Ticaret işleri tellalı, taraflardan her birine, sözleşme yapıldıktan sonra tarafların, ad ve soyadlarını, unvanlarını, sözleşmenin konu ve şartlarını, mal fiyatını, teslim zamanını gösterir bir bordro düzenler, imzalar ve verir (TTK. m. 111).

    Örneklerin Saklanılması

    Örnek üzerine yapılan satışlarda, tellal kendi aracılığı ile satılan malların herbirinin örneğini, malların niteliklerine itiraz edilmeden kabul edilmesine veya işlemin başka şekilde bitirilmesine kadar saklamakla yükümlüdür (TTK. m. 104).

    Tellâl Günlük Defteri Tutma

    Tellâl, kendi aracılığı ile yapılan işlemleri, tellâl günlük defterine günü gününe kaydetmekle yükümlüdür. Kayıtların tarih sırasıyla yapılması ve bordrolara geçirilen bilgileri içermesi gerektir. Anlaşmazlık halinde, taraflar bu defterin ibrazını isteyebilirler (TTK. m. 111, 112). Tellâl ölse veya işten çekilse, bu defter saklanmak üzere notere teslim edilmelidir (TTK. m. 114).

    Tellâlın Hakları
    Ücret

    Tellâlın ücrete hak kazanması için, taraflar arasında sözleşmenin yapılmış olması yeterlidir, ayrıca sözleşmenin uygulanmasına gerek yoktur. Bordro verilmiş olması ücreti talep etmenin ayrı bir şartıdır. Ücretin miktarı anlaşmaya, yoksa ticarî teamüllere göre belirlenir o da yoksa taraflar ücreti yarı yarıya öderler. Tellâl tarafsızlıktan ayrılır ve taraflardan birisini tutarsa, ücret hakkını yitirir (TTK. m. 110).

    Giderler

    Kural olarak tellâl yaptığı giderleri isteyemez, aksine sözleşme mümkündür.

    Tellâllığın Sona Ermesi

    Tellâllık, müvekkil tarafından verilen işin herhangi bir nedenle sona ermesi, müvekkil veya tellâlın ölümü, medeni hakları kullanma ehliyetini yitirmesi, iflâsı, süre öngörülmüşse sürenin geçmesi ile son bulur (BK. m. 397). Azil ve istifa da olanaklıdır. Gereksiz azil, zamansız istifa karşılıklı giderim taleplerine yol açabilir.



    alıntı
#26.07.2011 13:35 0 0 0
  • kıymalı yumurtalı pide tarifi - kıymalı pide harcı nasıl hazırlanır - kıymalı pide içi tarifiHAMUR MALZEMESİ

    1 yumurta
    1/2 su bardağı sıvıyağ
    2 bardak süt
    1 yemek kaşığı dolusu Yuva Instant Kuru Maya
    3 yemek kaşığı buğday nişastası
    2 yemek kaşığı toz şeker
    1 tatlı kaşığı tuz
    1 tatlı kaşığı mahlep
    Alabildiği kadar un (Ortalama 800 gram)

    İÇ HARCI

    4 baş doğranmış soğan
    500 gram kıyma
    3 kabuğu soyulmuş küp küp doğranmış domates
    3 adet sivribiber
    1 yemek kaşığı biber salçası
    1 çay kaşığı karabiber
    1/2 çay bardağı zeytinyağı
    1 tatlı kaşığı vegemix çeşni
    Kıyılmış maydanoz
    3-4 adet yumurta sarısı

    HAZIRLANIŞI

    Tüm hamur malzemeleri yoğurulur ve mayalanmaya bırakılır. Diğer taraftan sıvıyağda soğanlar kavrulur.Kıyma ilave edilir ve kavrulmaya devam edilir. Ardından biber, domates, baharatlar en son maydanoz ilave edilerek iç harç hazırlanır. Hamurdan yumurtadan biraz daha büyük bezeler yapılır. Un ile birlikte hamur bezeleri uzunlaması merdane ile açılır. İçerisine kıymalı harçtan konulur ve kenarlarından kapatılır. Yağlı kağıt serili fırın tepsisine konulur. Hamur kısımlarına yumurta sarısı sürülür.

    Yumurtalı pideler için daha büyük ve geniş bir hamur açılır. Aynı işlem tekrarlanır ve yağlanmış tepsiye dizilir ve 200 derece fırında pişirilir. Pişmenin son 10 dakikasında yumurtalı yapılacak pideler çıkartılır ve ortalarına yumurta sarıları veya tümü kırılarak tekrar fırına verilir. 10 dk. sonra fırından çıkartılır.



    alıntı
#25.07.2011 00:37 0 0 0
  • yüzde terleme -aşırı terlemelere bitkisel çözüm - terlemenin bitkilerle tedavisi - aşırı terlemeye ballı adaçayıAşırı terlemenin birçok sebebi vardır, Rahatsızlık verici bu durumu bitkisel yollarla halletmemiz mümkün olabilir. Tekrar hatırlatmalıyımki bitkisel yöntemler kullanılmadan önce mutlaka bir doktoru görünmek en doğru davranıştır. Çünkü basit sandığımız bir konu ileride geri dönülmez hastalıklara yol açabilmektedir. Buyüzden ilk önce doktora gidilmeli ve teşhis konulduktan sonra bitkisel tedavilerden yararlanılmalıdır.

    Aşırı Terleme genellikle böbreğin görevini tam yapamaması ve dolayısıyla vücuttaki suyun idrar yoluyla tam atılamamıs sebebiyle olmaktadır.

    Bunun için Yapmamız gereken, Adaşayını kaynatıp balla tatlandırarak gündü üç defa bir su bardağı içilmelidir.

    Diğer bir yöntem ise Mersin Yaprağı kaynatılıp günde üç defa bir su bardağı içilmelidir.

    Göreceksiniz bu yöntem böbreğinizi rahat çalıştırarak vücudunuzdaki suyun idrar yoluyla dışarı atılmasına yardımcı olacak ve aşırı terlemeniz son bulacaktır.


    alıntı
#14.07.2011 17:35 0 0 0
  • felsefe dersi aol çıkmış sorular ve cevapları - felsefe çıkmış sorular ve çözümleri1. “Bireyin bir baskı ya da zorlama olmadan isteklerini gerçekleştirmesidir.”



    Yukarıda tanımı verilen kavram hangisidir?

    A) Vicdan B) Erdem

    C) Özgürlük D) İyi



    2. Aşağıdakilerden hangisi ahlâk felsefesinin temel kavramlarından biridir?

    A) İyi B) Vahiy

    C) Meşruiyet D) Egemenlik



    3. Devletin ya da iktidarın olmadığı bir toplum düzeninin kurulmasını amaçlayan dünya görüşüdür.

    Tanımı verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Anarşizm B) Bencilik

    C) Faydacılık D) Hazcılık



    4. “İnsanın varoluşu, onun özünden önce gelir. Buna göre insan önce vardır, sonra şöyle ya da böyle olur. Çünkü insan özünü kendi yaratabilme özelliğine sahiptir.” düşüncesini savunan filozof hangisidir?

    A) J.Bentham B) H.Bergson

    C) Sokrates D) J.P.Sartre



    5. “Kendi sezgine uy ki, hem kendin hem de başkası için iyi olanı yapmış olasın.” düşüncesini ahlâk anlayışında savunan filozof hangisidir?

    A) F.Nietzche B) M.Stirner

    C) T.Hobbes D) H.Bergson



    6. “Bir eylemin iyi ya da kötü olduğuna iyi ideasına uygun olup olmadığına bakarak karar verebiliriz. Bir eylem iyi ideasına uygunsa iyi, uygun değilse kötüdür.” düşüncesini ahlâk anlayışında savunan filozof hangisidir?

    A) Aristippos B) Platon

    C) Epiküros D) J.S.Mill



    7. “Ahlâki eylemin amacı ne mutluluk, ne erdem, ne de doğaya uygun yaşamadır. Bir eylemin ahlâki değeri, sonucuyla değil, eyleme karar verdiren ilkeyle ölçülür. Bu ahlâk anlayışına ödev ahlâkı adı verilir.”

    Bu görüşleri ahlâk anlayışında savunan filozof hangisidir?

    A) F.Nietzche B) J.P.Sartre

    C) I.Kant D) J. Bentham



    8. Aşağıdakilerden hangisi siyaset felsefesinin temel kavramlarından değildir?

    A) Egemenlik B) Meşruiyet

    C) Toplum D) Kutsal



    9. • Siyasal güçlerin ve devletin sultasından kurtulmuş, özlem, istek, hak, ve çıkarlarını onlara karşı koruyan toplumdur.

    • Hukuka, yasaya uygun olma.

    Yukarıda tanımları verilen kavramlar, hangisinde birlikte verilmiştir?

    A) Sivil toplum - Meşruiyet

    B) Meşruiyet - Yönetim

    C) Yönetim - Devlet

    D) Devlet - Sivil toplum



    10. Kaynağı, insanın doğal yeti, nitelik ve gereksinimlerinden doğan yazılı hukuk kurallarıdır. Hukuk kuralları yönetilenleri olduğu gibi yönetenleri de bağlar.

    Sözü edilen otorite türü hangisidir?

    A) Geleneksel otorite

    B) Demokratik otorite

    C) Karizmatik otorite

    D) Teokratik otorite



    11. Filozofların eşitlik, adalet ve özgürlük gibi ilkeleri temel alarak olması gerekene göre tasarladıkları

    ideal devlet düzenini ifade eden kavram hangisidir?

    A) Bürokrasi B) Birey

    C) Ütopya D) Karmaşa



    12. Protagoras’a göre, insan her şeyin ölçüsü olduğundan düzen kavramı da kişiden kişiye, toplumdan

    topluma ve aynı toplum içinde zamanla değişir.

    Buna göre Protagoras’ın “ideal düzen” konusunda hangi görüşü savunduğu söylenebilir?

    A) İdeal toplum düzeni eşitliğe dayanmalıdır.

    B) İdeal toplum düzeni özgürlüğe dayanmalıdır.

    C) Bütün insanların üzerinde anlaşabilecekleri tek bir ideal düzen oluşturulamaz.

    D) İdeal toplum düzeni adalete dayanmalıdır.



    13. Aşağıdakilerden hangisi korku ütopyası niteliğinde bir eserdir?

    A) Ütopya

    B) Yeni Dünya

    C) Güneş Ülkesi

    D) Erdemli toplum



    14. “Güzel”in ne olduğunu sorgulayan felsefe dalı aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Etik B) Ontoloji

    C) Epistemoloji D) Estetik



    15. Aşağıdakilerden hangisi sanatı “taklit” olarak açıklayan düşünceye ait bir görüştür?

    A) Sanatla oyun arasında benzerlik vardır.

    B) Sanat, sanatçının nesneleri taklit etmesiyle oluşur.

    C) Sanatçının kendi yaratıcı gücü sanatın ortaya çıkmasında önemli rol oynar.

    D) İnsan ancak sanat eserinde tam olarak özgürlüğe kavuşur.



    16. Aşağıdakilerden hangisi estetiğin yanıt aradığı sorulardan değildir?

    A) Estetik beğeni ne demektir?

    B) Estetik yargıların yapısı nedir?

    C) Özgürlük ve sorumluluk arasında bir ilişki var mıdır?

    D) Doğadaki güzellik ve sanattaki güzellik aynı mıdır?



    17. Aşağıdakilerden hangisi din felsefesinin temel kavramlarından değildir?

    A) Vahiy B) Devlet

    C) Yüce D) Kutsal



    18. Aşağıdakilerden hangisi din felsefesinin temel sorularından değildir?

    A) Tanrı içkin midir, yoksa aşkın mıdır?

    B) Temel hakların güvence altına alınması ne demektir?

    C) Evren yaratılmış mıdır?

    D) Ruh ölümsüz müdür?



    19. Tanrı ile evreni bir ve aynı şey olarak gören düşünce biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Teizm B) Deizm

    C) Ateizm D) Panteizm



    20. Tanrının varlığının ya da yokluğunun bilinemeyeceğini öne süren görüş aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Agnostisizm

    B) Panteizm

    C) Deizm

    D) Teizm

    FELSEFE - 2

    2010 - 3. Dönem Sınavı Çözümleri
    1. Çözüm:
    Bireyin bir baskı ya da zorlama olmadan isteklerini gerçekleştirmesine ‘özgürlük’ denir.
    Vicdan, iyiyi kötüden ayırt etmemizi ve iyiye yönelmemizi sağlayan yetidir.
    Erdem, iyiyi seçme ve gerçekleştirmedir.
    İyi, yapılması gerekeni ifade eder.
    Cevap: C

    2. Çözüm:
    İyi – Ahlak Felsefesinin
    Vahiy – Din Felsefesinin
    Meşruiyet ve Egemenlik – Siyaset Felsefesinin temel kavramlarıdır.
    Cevap: A

    3. Çözüm:
    Devletin ya da iktidarın olmadığı bir toplum düzeninin kurulmasını amaçlayan dünya görüşü ‘anarşizm’dir.
    Bencilik, daha çok Etik (Ahlak Felsefesi) bağlamında sözü geçen bir akımdır; ancak Benci (Egoist) bir filozof olan T. Hobbes, toplumsal sözleşmeye dayalı bir devletin gerekliliğini Benciliğe (insanın bencil ve çıkarı için güç kullanabilen bir varlık olmasına) dayanarak savunmuştur.
    Faydacılık ve Hazcılık da temelde Etik kavramlar olmakla birlikte, Faydacı ve Hazcı filozoflar da devletin gerekli ve uzlaşımsal (sözleşmeye dayalı) bir kurum olduğunu savunmuştur.
    Cevap: A

    4. Çözüm:
    “İnsanın varoluşu, onun özünden önce gelir. Buna göre insan önce vardır, sonra şöyle ya da böyle olur. Çünkü insan özünü kendi yaratabilme özelliğine sahiptir.” düşüncesini savunan filozof J. P . Sartre’dır.
    Cevap: D

    5. “Kendi sezgine uy ki, hem kendin hem de başkası için iyi olanı yapmış olasın.”düşüncesini ahlâk anlayışında savunan filozof, H. Bergson’dur.
    Cevap: D

    6. “Bir eylemin iyi ya da kötü olduğuna iyi ideasına uygun olup olmadığına bakarak karar verebiliriz. Bir eylem iyi ideasına uygunsa iyi, uygun değilse kötüdür.” düşüncesini ahlâk anlayışında savunan filozof Palton’dur.
    Cevap: B

    7. Çözüm:
    “Ahlâki eylemin amacı ne mutluluk, ne erdem, ne de doğaya uygun yaşamadır. Bir eylemin ahlâki değeri, sonucuyla değil, eyleme karar verdiren ilkeyle ölçülür. Bu ahlâk anlayışına ödev ahlâkı adı verilir.” görüşünü savunan filozof I. Kant’tır.
    Cevap: C


    8. Çözüm:
    Egemenlik, Meşruiyet ve Toplum kavramları Siyaset Felsefesinin;
    Kutsal ise Din Felsefesinin temel kavramlarındandır.
    Cevap: D

    9. Çözüm:
    • Siyasal güçlerin ve devletin sultasından kurtulmuş, özlem, istek, hak, ve çıkarlarını onlara karşı koruyan toplum – Sivil Toplum
    • Hukuka, yasaya uygun olma – Meşruiyet kavramının tanımıdır.
    Cevap: A

    10. Çözüm:
    Kaynağı, insanın doğal yeti, nitelik ve gereksinimlerinden doğan yazılı hukuk kuralları olan ve hukuk kurallarının yönetilenleri olduğu gibi yönetenleri de bağladığı otorite türü ‘Demokratik (Yasal ve Rasyonel) Otorite çeşididir.
    Geleneksel otoritede, otorite babadan oğla devreder ve yönetici (Kral veya Hükümdar) yasaların üstündedir.
    Karizmatik otoritede, Karizmatik bir lider yöneticidir ve sıradan insanlardan üstün meziyetlerinin ve güçlerinin bulunduğuna inanılır.
    Teokratik otoritede, iktidar Tanrı adına ülkeyi yöneten genellikle dinsel bir ünvanı da bulunan kişiye aittir; yasaların kaynağı dindir.
    Cevap: B

    11. Çözüm:
    Filozofların eşitlik, adalet ve özgürlük gibi ilkeleri temel alarak olması gerekene göre tasarladıklarıideal devlet düzenini ifade eden kavram, ‘Ütopya’dır.
    Cevap: C

    12. Çözüm:
    Protagoras’a göre, insan her şeyin ölçüsü olduğundan düzen kavramı da kişiden kişiye, toplumdantopluma ve aynı toplum içinde zamanla değişir. Dolayısıyla evrensel geçerlilikte bir ideal düzen mümkün değildir.
    Cevap: C

    13. Çözüm:
    Ütopya – T. More – Olumlu (İstenen) ütopya
    Yeni Dünya – A. Huxley – Korku ütopyası
    Güneş Ülkesi – Campenella – Olumlu ütopya
    Erdemli toplum – Farabi – Olumlu ütopya
    Cevap: B

    14. Çözüm:
    Güzel”in ne olduğunu sorgulayan felsefe dalı, Estetik’tir.
    Cevap: D

    15. Çözüm:
    Seçeneklerdeki yargıları ilgili oldukları ifade ettikleri sanat anlayışı ile birlikte gösterelim:
    A) Sanatla oyun arasında benzerlik vardır. – Oyun kuramı
    B) Sanat, sanatçının nesneleri taklit etmesiyle oluşur. – Yansıtma (taklit) kuramı
    C) Sanatçının kendi yaratıcı gücü sanatın ortaya çıkmasında önemli rol oynar. – Yaratma kuramı
    D) İnsan ancak sanat eserinde tam olarak özgürlüğe kavuşur. – Oyun kuramı
    Cevap: B

    16. Çözüm:
    A) Estetik beğeni ne demektir?
    B) Estetik yargıların yapısı nedir?
    C) Özgürlük ve sorumluluk arasında bir ilişki var mıdır? – Diğer üç soru estetiğin cevap aradığı sorulardır. Bu soru Etik (Ahlak Felsefesinin) cevap aradığı bir sorudur.
    D) Doğadaki güzellik ve sanattaki güzellik aynı mıdır?
    Cevap: C

    17. Çözüm:
    Vahiy, Yüce ve Kutsal Din Felsefesinin; Devlet kavramı ise Siyaset Felsefesinin temel kavramıdır.
    Cevap: B

    18. Çözüm:
    A) Tanrı içkin midir, yoksa aşkın mıdır?
    B) Temel hakların güvence altına alınması ne demektir? – Diğer seçeneklerdeki sorular Din Felsefesinin; bu soru ise Siyaset Felsefesinin sorusudur.
    C) Evren yaratılmış mıdır?
    D) Ruh ölümsüz müdür?
    Cevap: B

    19. Çözüm:
    Tanrı ile evreni bir ve aynı şey olarak gören düşünce biçimi, Panteizmdir.
    Cevap: D

    20. Çözüm:
    Tanrının varlığının ya da yokluğunun bilinemeyeceğini öne süren görüş, Agnostisizm’dir.
    Panteizm – Bknz. 19. soru
    Deizm (Yaradancılık) – Tanrı evreni yaratmıştır; ancak bu dünyada insanı kendi başına bırakmıştır şeklindeki fikir.
    Teizm (Tanrıcılık) – Dinlerin Tanrı anlayışını (inancını) ifade eder; Tanrı evreni ve insanı yaratmış ve zaman zaman yol göstermek için elçiler (peygamberler) ve kitaplar (vahiy) göndermiştir.

    Cevap: A



    alıntı
#13.07.2011 15:07 0 0 0
  • açık lise psikoloji soruları ve çözümleri - çıkmış psikoloji soruları ve cevapları1. Aşağıdakilerin hangisinde zekânın etkisi en azdır?
    A) Çevreye uyum sağlamak.
    B) Yeni projeler oluşturmak.
    C) Dış çevreden gelen uyarıcıları duyumlamak.
    D) Adalet, eşitlik gibi kavramları anlamak.

    2. J. Piaget’ye göre zihin dört evreden geçerek gelişimini tamamlar.
    J. Piaget’nin sözünü ettiği evrelerden 4. ve sonuncusu aşağıdakilerden hangisidir?
    A) İşlem öncesi dönem
    B) Somut işlemler dönemi
    C) Soyut işlemler dönemi
    D) Duyusal devimsel dönem

    3. Fareler üzerinde yapılan araştırmalarda zeki farelerin yavrularının zeki, zekâca geri farelerin yavrularının da zekâca geri oldukları görülmüştür.
    Bu araştırmaya göre, zekânın belirlenmesinde aşağıdakilerden öncelikle hangisinin etkili olduğuna ulaşılabilir?
    A) Kalıtımın
    B) Eğitimin
    C) Olgunlaşmanın
    D) Çevre koşullarının

    4. Aşağıdakilerden hangisi zekâ yönünden “üstün zekâlılar” grubundadır?
    A) İdiot B) Embesil
    C) Moron D) Dehâ

    5. I- Güvenirliliği yüksek olmalı
    II- Norm grubuna göre standart normları saptanmış olmalı
    III- Kültürel standardizasyonu yapılmış olmalı
    Yukarıda verilenlerden hangileri iyi bir testin özelliklerindendir?
    A) I - II B) I - III
    C) II - III D) I - II - III

    6. “Zekâ yaşı” kavramının tanımı aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
    A) Zekâ testinden alınan puanların ay, yıl olarak hesaplanmasından elde edilen sayı.
    B) Bireyin yıl, ay, gün olarak doğumla başlayan yaşı.
    C) Orijinal buluş ve çözümler üreten düşünme biçimi.
    D) Bir testin ölçmek istediği niteliği ölçme derecesi.

    7. Karakter; ahlâki değerlerle ilgili, bireyin belli durumlarda düzenli ve süreklilik kazanmış davranış özelliklerinin sistemli bütünlüğüdür.
    Buna göre, aşağıdakilerden hangisi karakter özelliği değildir?
    A) Dürüst olmak
    B) Üstün zekâlı olmak
    C) Yardımsever olmak
    D) Hoşgörülü olmak

    8. Kişilik ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
    A) Kalıtım ve çevre kişiliğin oluşmasında iki temel etkendir.
    B) Kişilik, mizaç ve karakteri içine alan daha geniş bir kavramdır.
    C) Kişilik, insanlarda görülen ortak özelliklere verilen addır.
    D) Her insanın bir kişiliği vardır.

    9. Kişiliğin, belirli uyarımlar karşısında öğrenilmiş, pekiştirilmiş, benimsenmiş davranışlardan meydana geldiğini öne süren kişilik kuramları aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?
    A) Temel eğilim kuramları
    B) Öğrenme kuramları
    C) Psikodinamik kuramlar
    D) Hümanistik ve varoluşçu kuramlar

    10. Aşağıdakilerden hangisi kişiliğin değerlendirilmesi için kullanılan kişilik ölçeklerinden biri değildir?
    A) Görüşme
    B) Anketler
    C) Projektif testler
    D) Zekâ testleri

    11. Bir insanın aşağıdaki durumlardan hangisini gösterdiğinde ruh sağlığının yerinde olmadığı söylenebilir?
    A) Sürekli olarak günlük yaşamını sürdüremeyecek durumda olması
    B) Görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi
    C) İnsanları sevmesi ve onlara saygı duyması
    D) Kendini iyi hissetmek için tatile çıkması

    12. Aşağıdakilerden hangisi bireyde engellenme durumunda görülebilen tepkilerden değildir?
    A) Sevinme
    B) İçe dönme
    C) Saldırganlık
    D) Hayal kurma

    13. İstediği eğitimi alamamış bir babanın çocuklarını okutmak istemesi hangi savunma mekanizmasına örnektir?
    A) Bastırma
    B) Yön değiştirme
    C) Özdeşim kurma
    D) Ödünleme

    14. Aşağıdakilerden hangisi savunma mekanizmalarından biri değildir?
    A) Mantığa bürünme
    B) Yüceltme
    C) Yansıtma
    D) Fobi

    15. Psikolojik nedenli organik bozukluklar biçiminde ortaya çıkan hastalıklar, aşağıdaki terimlerden hangisiyle adlandırılır?
    A) Psikosomatik
    B) Psikodrama
    C) Homeostatis
    D) Tutum

    16. Aşağıdakilerden hangisi, anormal davranışın nedenlerinden biri değildir?
    A) Engellenmeler
    B) Çatışmalar
    C) Edinilen iyi alışkanlıklar
    D) Bozuk aile ilişkileri

    17. Sosyal çevre tarafından etkilenen bireyin davranışlarını konu alan bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Biyoloji
    B) Tarih
    C) Sosyal psikoloji
    D) Antropoloji

    18. Aşağıdaki faktörlerden hangisi “uyma” davranışını arttırmaz?
    A) Grubu oluşturanların sayısının artması
    B) Grup üyelerinin birbirini tanımaması
    C) Grupta saygın kişilerin varlığı
    D) Grupta söz birliğinin olması

    19. Çocuğun ilk dönemde anne babasını taklit etmesi, onların yargılarını ve davranışlarını benimsemesi durumu aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
    A) Özdeşim kurma
    B) Yaratıcı düşünme
    C) Özel yetenek
    D) Kötü stres

    20. Aşağıdakilerden hangisi tutum için söylendiğinde yanlış olur?
    A) Her tutumun bir gücü ve şiddeti vardır.
    B) Kimi tutumlar, diğer tutumları yönlendirir.
    C) Tutumlar, kalıtımla doğuştan kazanılır.
    D) Tutumun ögeleri arasında tutarlılık varsa tutum güçlüdür.


    Açık Lise (AOL) PSİKOLOJİ - 2

    2010 / 3. Dönem Sınavı Çözümleri
    1. Çözüm:

    C seçeneğinde verilen "dış çevreden gelen uyarıcıları duyumlamak" etkinliğinde zekanın herhangi bir rolü veya etkinliği yoktur. Zeka duyumlamadan sonra algılama aşamasında etkili olabilir.

    Cevap: C


    2. Çözüm:

    Piaget'nin bilişsel gelişim kuramına göre zihnin gelişimi aşağıdaki sırada gerçekleşir:

    A) İşlem öncesi dönem - 1. EVRE

    B) Somut işlemler dönemi - 3. EVRE

    C) Soyut işlemler dönemi - 4. EVRE

    D) Duyusal devimsel dönem - 2. EVRE

    Soruda 4. evre sorulduğu için cevap "Soyut İşlemsel dönem"dir.

    Cevap: C


    3. Çözüm:

    Fareler üzerinde yapılan araştırma zekanın en temel belirleyicisinin "kalıtım" olduğunu teyit etmiştir.

    Cevap: A




    4. Çözüm:
    İdiot, Embesil ve Moronlar zeka geriliği olanlar; Dehâ ise üstün zekalılar grubundandır.
    Cevap: D

    5. Çözüm:
    Soruda verilen özelliklerin üçü de iyi bir testin özelliklerindendir.
    I- Güvenirliliği yüksek olmalı
    II- Norm grubuna göre standart normları saptanmış olmalı
    III- Kültürel standardizasyonu yapılmış olmalı
    Cevap: D

    6. Çözüm:
    “Zekâ yaşı” kavramı bireyin zeka testinden elde ettiği puanın takvim yaşına bölünmesiyle elde edilir.

    Cevap: D




    7. Çözüm:
    Parçada, karakterin ahlâki değerlerle ilgili davranış özellikleri olduğu vurgulanmış. Dolayısıyla:
    A) Dürüst olmak – Karakter özelliğidir.
    B) Üstün zekâlı olmak – Karakter özelliği değildir.
    C) Yardımsever olmak – Karakter özelliğidir.
    D) Hoşgörülü olmak – Karakter özelliğidir.

    Cevap: B


    8. Çözüm:
    Hangi yargının kişilik ile ilgili yanlış bir yargı olduğu sorulmuş:
    A) Kalıtım ve çevre kişiliğin oluşmasında iki temel etkendir. – Doğru
    B) Kişilik, mizaç ve karakteri içine alan daha geniş bir kavramdır. – Doğru
    C) Kişilik, insanlarda görülen ortak özelliklere verilen addır. – Yanlış
    D) Her insanın bir kişiliği vardır. – Doğru
    Cevap: C

    9. Çözüm:
    Kişiliğin, belirli uyarımlar karşısında öğrenilmiş, pekiştirilmiş, benimsenmiş davranışlardan meydana geldiğini öne süren kişilik kuramları “öğrenme kuramları” veya “öğrenilmiş davranışlar kuramı” olarak adlandırılır.
    A) Temel eğilim kuramları:
    C) Psikodinamik kuramlar: Kişiliği id-ego-süperego olarak üç bölüm halinde inceleyen ve özellikle bilinçaltına bastırılmış çocukluk yaşantılarına önem veren kuramdır.
    D) Hümanistik ve varoluşçu kuramlar: İnsanın özgür ve doğası itibariyle iyi, bilinçli bir varlık oluşuna, değerine vurgu yapan kuramdır.

    Cevap: B


    10. Çözüm:
    Soruda kişiliğin değerlendirilmesinde kullanılmayan ölçek (veya teknik) sorulmuş:
    A) Görüşme – Kullanılır.
    B) Anketler – Kullanılır. Kişilik envanterleri gibi anketler de kişiliğin unsurları olarak alışkanlıkların, bireyin zayıf ve güçlü yanlarının saptanmasında kullanılır.
    C) Projektif testler – Kullanılır. Özellikle algı ve değerlendirmelerimiz üzerinde kişiliklerimizin etkisi olduğu varsayımından hareketle kişiliği tanımak amacıyla ortaya konulmuş bir tekniktir.
    D) Zekâ testleri – Kullanılmaz. Zeka testleri bireyi (bireysel farlılıkların temelinde yer alan diğer bir özellik olarak) zeka açısından tanımak için kullanılır. Ancak kişilikle ilgili bir ölçek değildir.
    Cevap: B

    11. Çözüm:
    Hangi durumda bireyin ruh sağlığının yerinde olmadığının söylenebileceği sorulmuş:
    Sürekli olarak günlük yaşamını sürdüremeyecek durumda olması – Bu durumda ruh sağlığının yerinde olmadığı (bozulduğu) söylenebilir. Diğer üç seçenek normal (sağlıklı) insanlarda görüle(bile)cek davranış ve durumlardır.

    Cevap: A


    12. Çözüm:
    Birey engellenme karşısında içe dönme, saldırganlık ve/veya hayal kurma tepkilerini gösterebilir. Ancak amacına ulaşması engellenmiş (sebep kendisiyle ve çevresiyle ilgili olsa da farketmez) kişinin sevinmesi beklenemez.
    Cevap: A

    13. Çözüm:
    İstediği eğitimi alamamış bir babanın çocuklarını okutmak istemesi, özdeşim kurma yoluyla arzu ve isteklerini doyurmaya dayalı “özdeşim kurma” adı verilen savunma mekanizmasına örnektir.
    Bastırmada, birey kendisine kaygı veren olayı bilinçaltına bastırarak unutur.
    Yön değiştirmede, öfkesini ilgisiz (ve tepki vermeyecek, sorun çıkartmayacak) başka nesnelere yöneltir.
    Ödünlemede, farklı bir alanda başarı elde ederek kendini tatmin eder.
    Cevap: C

    14. Çözüm:
    Mantığa bürünme, Yüceltme ve Yansıtma bir savunma mekanizmasıdır.
    Fobi ise belirli bir nesne ya da canlıya karşı duyulan mantık dışı ve yoğun korku halinde ortaya çıkan, kökeninde genellikle koşullanmaya yol açan bir yaşantının yer aldığı bir “davranış bozukluğu”dur.
    Cevap: D

    15. Çözüm:
    Psikolojik nedenli organik bozukluklar biçiminde ortaya çıkan hastalıklar, “Psikosomatik” terimiyle adlandırılır.
    Psikodrama, bireyin kendi duygularının farkına varmasını sağlamaya yönelik yaşamdan farklı olayları canlandırmaya dayalı bir tekniktir.
    Homeostatis, dengelenme de denir; organizmanın yetersiz veya aşırı uyarılma sonucunda bozulan kararlı ve dengeli durumunu korumak için gösterdiği otomatik tepkilerdir.
    Tutum, bilişsel, duygusal ve davranışlar unsurlardan oluşan ve bireyin belirli varlık veya olayla ilgili genellikle tutarlı ve süreklilik gösteren tepkilerini ifade eder.
    Cevap: A

    16. Çözüm:
    Engellenmeler, Çatışmalar ve Bozuk aile ilişkileri ruh sağlığını bozabilecek durumlardır.
    Edinilen iyi alışkanlıklar, doğru seçenektir.

    Cevap: C


    17. Çözüm:
    Sosyal çevre tarafından etkilenen bireyin davranışlarını konu alan bilim dalı “Sosyal Psikoloji”dir.
    Cevap: C


    18. Çözüm:
    Grup üyelerinin birbirini tanımaması “uyma davranışını artıran” faktörlerden değildir. Grubu oluşturanların sayısının artması, Grupta saygın kişilerin varlığı ve Grupta söz birliğinin olması ise uymayı kolaylaştıran, artıran faktörlerdendir.
    Cevap: B


    19. Çözüm:
    Çocuğun ilk dönemde anne babasını taklit etmesi, onların yargılarını ve davranışlarını benimsemesi durumu “özdeşim kurma” ile ifade edilir?
    Cevap: A


    20. Çözüm:
    Tutum hakkında:
    A) Her tutumun bir gücü ve şiddeti vardır. – Doğru
    B) Kimi tutumlar, diğer tutumları yönlendirir. – Doğru
    C) Tutumlar, kalıtımla doğuştan kazanılır. – Yanlış
    D) Tutumun öğeleri arasında tutarlılık varsa tutum güçlüdür. – Doğru

    Cevap: C



    alıntı
#13.07.2011 14:26 0 0 0