Yar...sanadır bu yaşlar...
Gel diye değilsev diye hiç...bil yeter!
Bu şehir sensiz nasıl da boş...
Caddeler küskünsokaklar mânâsız.
Kasvet boğmuş her yanıışıklar loşevler karanlık sus-pus ortalık...
Yoksun diye kalbim kırık!
Tam bu şehre alışmıştımtam da sana alışmıştım...
Gidebileceğini hiç hesaba katmamışım...
Sevdan tüm benliğimi kaplamışyokluğuna yenik düşünce anladım
Kıvılcımı düşürdün yüreğime önceince ince süzüldün içime...
Sonrası kâbus
sonrası yalan
senden sonraki akşamlar ömrüme haram...!
Yokluğundan bu yana bana bi haller oldu
Ne sevinçne heyecan...duygusuzluk dizboyu...
Acılarımı yollara dağıtmakunuturum sanıp kendimi avutmak için
Seni düşlere bırakabilmekhayatın bir köşesinden tutabilmek için
Aldım yalnızlığımı senden;
artık bende gidiyorum bu şehirden...
Buz gibi bir ekranda sicak bir merhabaydin sen en gercekten daha gercektin.
Rotasini klavyeye dokunan parmaklarimizin çizdigi yolculukta
ayni durakta karsilastik biz .
Sicacik bir merhabaydin sen buz gibi bir ekranda .
Yalnizdik yolu yok yalnizdikbir sekilde yalniz.
Gerçek yasam içindeki sanalligimizdan kaçipsanal yasamdaki gerçeklige
soyunmamis miydik cebimizdeki yalnizlik agirlasinca.
Sonra çiplakligimiza kelimelerimizi giyinmemis miydik !
Acip tum gizlerimizin onunuistedigimizce ozgurdiledigimizce
deliyasayamadigimizca cocukinandigimizca kendimiz nasil aktik birbirimize
zaman icinde kol bulmus nehirler gibi.
Soylenememis biriktirdiklerimizi kirilmis umutlarimizi bedeli odenmis
vakitlerimizin biraktigi fermani yitirdiklerimizi sormadik mi anlatmadik mi
birbirimize güvenerek!
En gulunmeyecek seylere bile gulmedik mi cocuklar gibi bir masalin icinde
kahkahalarla haytacatum gunun ciddiligini firlatip bir kenara!
Olabildigimizce ozgur kirabildigimizce rahatumursamazca katı
tum ofkemizleyigilan isyanlarimizin hirsini çikarmadik mi birbirimizden
baska bir hayattan toplayip getirdigimiz nefretlerimizle sessiz harflerde
avaz avaz bagirmadik mi?
Vurgulardaki samimiyete siginip bir dost gogsu hasretiyle kelimelerimize
yaslanmadik mi sarilmadik mi birbirimize soguk gecelerin siyah
yalnizliginda aglamadik mi harf harf !...
Yagmuru yagdirdik birliktegunesi dogdurdukayri mevsimlerde ayni mevsimin
sogugunda usuduk sicaginda isindik paylastik biz.
Herhangi bir gunun yorgun aksaminda dudagimiza degmeyen bir fincan
kahvenin tadini bildikbirbirimizin sigarasini yaktik ayri koltuklarda yan yana
oturduk paylastik biz.
Dost ziyaretlerine gittikalisveris yaptiksaatleri durmus zamanlarda sokaklarda
gezdikbilmedigimiz sehirlerin uykusuz evlerinde uyudukuyandik birbirimize
ruyalarimizi anlattik paylastik biz.
En gercekten daha gercektik.
Kelimeler yetersiz kaldiginda ekrani bir kagit parcasi gibi burusturup
bir kenara atmayidaha yakinda olabilmeyi de istedik.
Ama..Senin Sadece ekran arkasıymış AŞKIN...
Ve hiç düşünmedenparmakların bilgisayarı kapat tuşuymuş duyguların...
*."ya zaten anlaşamıyoduk.".."hadi içmeye gidelim abi"
*.-bırak abi ya biraz nefes alıym yeter lan ne zamandır bi rahat huzur vermiyordu zaten düşünüyordum ne zamandır ayrılmayı. zaten o terketmedi ben ayrıldım...
*.ayni gun: bak pisman olursun gitme..bu kapidan bi kez cikan geri giremez ona gore.. (cotaa)
ayni gece: aloo cok pismanim geri doooon
*.ay ben solicektim tam sen soyleiverdin lanet olsun aaliim hungurdeyerekten...
*.-abi demek ki istemiyordu zaten zorlamaya gerek yok... hayır ama direk gelip istemiyorum dese daha iyiydi be
-doğru dedin be hacı takma kafana
*.'ben ortami hazirladim soguttum kendimden; o bitirdi'
*.olsun ayrilmadan bi gece once sitip attim iste veya hem cikarken de boynuzlamistim diye looser tesellisi yapmak
*.cengiz kurtoğlu dinleme...
*.sadece gönül eğlendiriyordum ben onunla aşk da neymiş allasen
*.pazarlama stratejisi olarak: bayandan az kullanilmi$ erkek
*.gene pazarlama stratejisi olarak: 2002 bekar gorunumlu 2001 dul
*.-anlaşarak ayrıldık.
*.gece yarisi kapiya dayanmak kovulsa da gitmeyip yuzune kapatilan kapinin kapanmasini engellemek icin araya ayagini koymak tekrar elde etmek icin gunde 500 kere arayip 300 kere mesaj 200 kere de e-mail atmak butun bunar da ise yaramayinca o.... demek
*.gururum engel oldu gitme kal diyemedim denir pişman olunan durumlarda.eğer kızgınlık varsa zaten bir mikime benzemiyordu ****r et denir durum değerlendirilirken kankalardan oluşan konseyde.kendi kaybetti ileride ayaklarıma kapanacak görüceksiniz de denir.arkadaşlarınız size karşı samimi davranmamalıdır bu durumlarda.
*.sen beni haketmiyosun zaten...
diye mesaj cekip cevap alamayınca bir daha bir daha aynı mesajı atmak en sonunda dayanamayıp aramak mesaj attım almadın galiba sen beni haketmiyosun demek kız tarafı evet haklısın haketmiyorum diyince ama ben yinede seninle olmak istiyorumlara baslamak
Daha önce hiç duymadığınız güzellik sırlarıyla teninize saçınıza makyajınıza yeni boyutlar kazandırmak ister misiniz? Bu sırlarla birlikte güzellik anlayışınız evrim geçirecek!
1. Parlak farlar gündüzleri de kullanılabilir!
Kadınların çoğunun kullandığı mat görünümlü kahve tonlarındaki göz farları gözlerinizi sandığınız gibi doğal göstermez. Tam aksine gözünüzü iyice çember içine alıp daha ufak gözükmesine yol açar. Son günlerin trendi altın ve gümüş renklerini kullanmakta hala tereddüt mü ediyorsunuz? Onları gündüz kullanmanın abes olduğunu mu düşünüyorsunuz? Çok yanılıyorsunuz! Makyaj uzmanlarına göre; bu renkler gece kullanıldığı gibi gündüz de pekala kullanılabilir üstelik yüzünüze ışıltı kazandırıp daha güzel görünmesini de sağlar.
2. Açık renkler dudaklarınızı daha güzel gösterir!
Tıpkı gözkapaklarında olduğu gibi dudaklar için de koyu ruj kullanmak onları ince ve doğal olmayan bir görüntü içine sokar.
Dudaklarınıza dolgun seksi bir görünüm kazandırmak istiyorsanız pembemsi parlak rujlar kullanmanız gerekiyor. Dudaklarınıza en yakın pembe tonunu bulmak için denediğiniz ruju elinizin üst kısmına sürün. Böylece teninize uygun olup olmadığını görebilirsiniz.
3. Kaşlarınızı almadan önce onları kısaltın!
İşte size güzellik uzmanlarından göz kamaştırıcı kaşların sırrı: İlk aşama kaşlarınızı almanız gereken bölgeyi belirlemek. Dikkat etmeniz gereken kaşlarınızın her ikisinin de eşit oranda incelmesini sağlamak. Bunun için bir çubuk yardımıyla kaşlarınızın başlangıç ve bitiş noktalarını işaretleyin. Elinize cımbızı almadan önce ufak bir makas kullanın.
İlk önce bir fırça yardımıyla kaşlarınızı yukarı doğru tarayın. Burna yakın olan kılların daha uzun olduklarını göreceksiniz. Makasla bu uzun kılların uçlarından hafifçe alın. Kavisli bir kaş için burnunuza doğru bir eğim olacak şekilde kaşlarınızı alın. Daha sonra kaşınızı tarayıp uzun olan kılları kısaltın. Son olarak da artık cımbızınızı alıp fazlalıkları tamamen ortadan kaldırabilirsiniz.
4. Yüzünüzü fazla yıkamayın!
New York Üniversitesi dermatologlarından Jeannette Graf'ın açıklamalarına göre; yüzü fazla yıkamakla tenin doğal lipitlerine(yağlara) zarar verip cildimizin kurumasına neden oluyoruz. Eğer teniniz kuruysa fazla nem kaybetmek cildinizin tahriş olmasına sebep olacaktır. Eğer teniniz yağlıysa yağ kaybına yağ bezeleri cevap verecek ve daha çok yağ üretecektir.
Cildinizin nem dengesini bozmak istemiyorsanız fazla yüz yıkama huyunuzdan vazgeçin. Yüzünüzü yalnız akşamları sabunla yıkayın. Öğleden sonra yüzünüzü yıkama ihtiyacını duyarsanız su serpiştirmekle yetinin. Her iki defasında da hafif bir nemlendirici kullanarak su kaybınızı önleyin.
5. Ph konusunda hassas davranın!
Ürünlerin etiketlerinde okuduğumuz Ph miktarları o ürünün ne kadar asit veya ne kadar alkalin içerdiğini gösterir. Bu rakamlar 1'le başlar (1=çok asit) ve 14'le biter (14=çok alkalin).
Selülit yalnız estetik bir mesele değildir. Bir çeşit hastalık dolaşım bozukluğu veya cilt altı yağ dokusunun yeteri kadar beslenememesi durumudur.
Yanlış alışkanlıklar
Bozulmuş kan dolaşımı fazla östrojen yağlanmaya ve vücutta su tutulmasına neden olan diğer hormonal sorunlar toksinler karaciğer yorgunluğu yaşlanma ve kalıtım etkenleri selülit oluşumuna zemin hazırlar. Bütün bunlara yanlış beslenme alışkanlıkları alkol ve kafeinlere olan düşkünlük sık sık kilo alıp vermek hareketsizlik sigara kullanmak duruş bozuklukları ve kabızlık gibi etkenleri de eklersek selülitle baş etmek daha zor bir hal alır. 'Kozmetik selülit tedavileri' vücutta sıvı toplanmasını kontrol etmeye kan ve lenf dolaşımını hızlandırmaya bölgesel yağ hücrelerini rahatlatmaya yağ asitlerini parçalayıp idrarla dışarı atılmasını sağlamaya çalışır. Ama bunlar selülite yol açan etkenlerin sadece bir kısmına yardımcı olabilir. Siz kontrolü ele alıp yaşam tarzınızı geliştirmezseniz tedavinizin en büyük bölümü eksik kalır.
Maydanoz yemeli
* Tuz şeker ve yağ tüketimini azaltın.
* Yemekten 2 saat sonra meyve yiyin.
* Balık tüketin.
* Kabuklu deniz ürünleri yumurta tavuk ve hindi eti tüketin. Proteinler vücutta tuz tutulmasını ve ödem oluşmasını önler.
* Lifli gıdalar tüketin.
* Sebzeleri çiğ yiyin veya çok az pişirin.
* Maydanoz kereviz çilek ve kabuklu pirinç vücudun fazla suyu atmasına yardım eder.
* Zeytinyağı gibi bitkisel yağlar kullanın.
* Hayvansal proteinlerle karbonhidratları aynı öğünde yemeyin.
* Kahve çay kola ve soda gibi içecekleri az tüketin.
* Alkollü içeceklerden uzak durun. Sadece kırmızı şarap içmeye özen gösterin.
* Baklagil tüketmeyi ihmal etmeyin.
* Beslenme diyetine destek olarak: A ve E vitaminleri magnezyum fosfor ve silisyum alın. Bunlar cildi düzgünleştirir metabolizmayı canlandırır.
Kesin çözüm için
* Sık sık kilo alıp vermek önlenmeli
* Hormon dengesini korumalı
* Yaşam boyunca düzenli egzersiz yapılmalıdır.
* Bol bol su içmek gerekiyor.
* Protein balık doymamış yağlar çiğ sebze ve meyve tüketilmelidir.
* Tuz hamur işleri ve şekeri kısıtlı almak gerekiyor.
* Öğün atlanmamalıdır.
* Ödemleri çözerek yağları parçalayan kan ve lenf dolaşımını hızlandıran çeşitli tedavilerin biraraya getirilmesi gerekir.
* Daha 15-20 yaşlarından başlayarak her adet döneminin sonunda bir masaj yapılması ileride selülitlerin artmasını önler.
Karaciğerinizi güçlendirin
Karaciğer yağlanmasının en genel belirtileri kilo vermede zorluk bel bölgesinde yağlanma selülitlerin artması ve kolesterol seviyesinin yükselmesidir. Karaciğerin temel işlevlerinden biri vücudumuzdaki yağ metabolizmasını düzenlemek ve yağ fazlasının atılmasını sağlamak. Alkol evde sokakta ya da işyerinde etkilendiğimiz kimyasal maddeler aldığımız ilaçlar sağlıksız beslenme sonucunda vücutta biriken tüm zararlı maddeler karaciğeri yorar. Karaciğerimizin kendini onarmasına ve tüm yeteneklerini yeniden kazanmasına yardım etmeliyiz. Bu amaçla size sadece 2 hafta süreyle yapacağınız gayet basit bir detoks diyeti öneriyorum.
Detoks diyeti uygulayın
* Karaciğer hayvansal yağlar tereyağı margarinler gibi doymuş yağlardan son derece güç arınırlar. Zeytinyağı ayçiçeği yağı balık yağı gibi doymamış yağ oranı yüksek ürünler ise sağlığımıza destek olurlar.
* Süt ürünlerine 15 gün ara verin. Tüketmekte olduğunuz tüm süt ürünlerini azaltın. Mutlaka süt içmeniz gerekiyorsa tamamen yağsız sütleri seçin.
* Patates ekmek ve pirinç gibi nişastalı gıdaları almayın.
* Alkol tuz ve doymuş yağlar işlenmiş gıdaları şeker ve kafein alımını da kaldırın.
* Zorunlu olmadıkça ilaç kullanmayın.
* Aşırı sıcak ya da aşırı soğuk yiyecek ve içeceklerden acı baharatlardan hızlı ve sinirli yemek yemekten her türlü öfke ve gerginlikten uzak durun.
İlginç gerçekler..!
* Selülit şişmanlıkla ilgili değildir.
* Zayıf insanlarda da selülit olabilir.
* Erişkin kadınların en az yüzde 85′inde selülit vardır.
* Ergenlik çağından önce selülit oluşmaz.
* Selülit nadiren erkeklerde de görülür.
Tıbbi olarak fibroid leiomyomamyom adı da verilen miyomlar düz kas ve bağ dokusu içeren iyi huylu (kanser olmayan) kitlelerdir.Sıklıkla ur olarak tanımlanır. Büyüklükleri toplu iğne başından karpuz büyüklüğüne kadar değişkenlik gösterir.Genellikle çok yavaş büyürler. · Tek bir tane olabileceği gibi sayılamayacak kadar çok da olabilir.Her bir miyom kitlesine miyom çekirdeği (nüvesi) adı verilir.Genelde birden fazla sayıda olma eğilimindedir
· Hemen her zaman iyi huylu olması ve kansere dönme olasılığının ihmal edilecek kadar düşük olması en önemli özelliğidir. Hastaların %75′i kendisinde miyom olduğundan dahi habersizidir. Görülme oranı %20-25'dir. Büyüklüklerinin çok değişken olması nedeni ile bu oranın aslında gerçeği yansıtmadığı dikkatli bir inceleme yapılacak olursa müyom görülme sıklığının daha yüksek olduğu bilinmektedir.
· Miyomlar sıklıkla 30-40 yaşlar arasında ortaya çıkar ve hormon tedavisi almayanlarda menopoz sonrası küçülür. Ergenlik öncesi görülmesi son derece nadirdir.
· Myomlar genelde birden fazla sayıda olma eğilimindedirler. Bazen tek bir myom nüvesi belirgin derecede büyüyebilir ve çok büyük boyutlara ulaşabilir. Bu gibi hastalarda da büyük olasılıkla bir kaç milimetrelik bile olsa başka myom nüveleri de mevcuttur.
· Neden bazı kadınlarda miyom gelişip diğerlerinde gelişmediği konusunda yapılan çalışmalar halen devam etmektedir. Siyah ırkta beyaz ırka göre miyom sıklığının 5 kat yüksek olması aile içinde bir bireyin miyom tanısı alması durumunda (özellikle anne kız kardeş veya abla gibi birinci derece akrabalarda) diğer bir aile bireyinde miyom görülme sıklığının artması hastalığın kalıtsal yönünün güçlü olduğunu göstermektedir.
Miyomların oluşma nedenleri nedir?
En sık görülen kitle olmasına rağmen miyomların neden ve nasıl ortaya çıktığı açıklanamamıştır. Bazı kadınlarda hiç görülmez iken bazı kadınlarda sürekli yeni miyomların çıkma nedeni de belirsizdir.
Ergenlik öncesinde vücut henüz östrojen salgılamazken görülmezler.
Yüksek doz östrojen içeren doğum kontrol hapları gibi ilaçların etkisi ile büyürler. Düşük doz doğum kontrol haplarının böyle etkisi yoktur.
Vücudun fazla miktarda östrojen ürettiği gebelik esnasında hızlı büyüme gösterirler.
Östrojenin azaldığı ve hatta tamamen yok olduğu menopoz sonrası dönemde küçülürler.
Menopoz sonrası yeni miyom çıkması son derece nadirdir.
Dışarıdan östrojen tedavisi alan kadınlarda büyürler.
Miyomlar yüksek düzeyde östrojen bulunduran kadınlarda gelişse de laboratuvar bulguları myomu olan kadınların birçoğunda östrojen düzeylerinin normal olduğunu göstermektedir. Bu nedenle myom gelişiminde büyük olasılıkla östrojen tek sorumlu değildir.
Bazı çalışmacılar progesteron'un da myom gelişiminde rolü olduğunu ileri sürmektedirler. Progesteron ile tedavi edilmiş kadınlardan çıkartılan myomlarda daha fazla sayıda hücre bulunduğunu ve bazı hastalarda progesteronu bloke eden ilaçlar kullanıldığında myomların küçüldüğünü göstermektedir. Bu bulgulara rağmen myom ile progesteron arasındaki ilişki açık değildir.
Miyomların türleri nedir?
Miyomlar lokalizasyonlarına bağlı olarak değişik türde şikayetler yaratırlar. Bu nedenle de rahimde yerleştikleri yerlere göre sınıflandırılırlar;
Submuköz Miyom: Hemen rahimin içini döşeyen endometrium tabakasının altında yerleşmiştir. Büyüdükçe endometriumu içeri doğru iter. Bu itilme adet düzensizliklerine neden olabilir.Bir süre sonra miyom rahim boşluğuna doğru büyümeye başlar ve orijinal yerine ince bir sap ile bağlı kalır. Büyümeye yada sarkmaya devam eder ise rahimden dışarıya sarkabilir.Miyom hareket ettikçe sapının etrafında dönebilir ve adet aralarında kanamaya neden olabilir. Bu tür miyomlarda enfeksiyon da ortaya çıkabilir.
İntramural Miyom: Rahimi oluşturan kas tabakasının içinde yer alan miyomlardır. Miyom nüvesi büyüdükçe rahim de büyür.
Subseröz Miyom: Rahimin dış yüzünden köken alan ve dışarı doğru büyüyen miyomlardır. Genelde kanama problemi yaratmaz.
Saplı Myom: Herhangi bir subseröz ya da submüköz myom büyümeye devam edip de rahim ile bağlantısı sadece ince bir bağ ile sağlanır ise bu durumda saplı miyomdan söz edilir.Eğer myom kendi etrafında döner ise sapı yani dolayısı ile kan bağlantısı da bozulur ve myom nüvesinde dejenerasyon meydana gelir.
İnterligamentöz Myom: Rahimi yerinde tutan ve ligaman adı verilen bağların arasında gelişen tümörlerdir.Bunların cerrahi ile çıkartılması son derece güçtür.
Paraziter Myom: Büyüyen miyom nüvesi başka bir organa yanaşıp buna yapışırsa bir süre sonra rahim ile arasındaki bağlantı kopabilir ve miyom yeni bağlandığı dokudan beslenmeye başlayabilir. Bu durumda parazitik myomdan söz edilir.
Gerçekçi olmak gerekirse myomların hemen hepsi aslında birden fazla anatomik lokalizasyonda bulunur. Örneğin miyomun büyük bir kısmı intramural olmasına rağmen submüköz veya subseröz komponenti de vardır. Bu durumun istisnası saplı subseröz myomlardır.
glam rock ve brit rock yapan bir de grup. 1999'dan beri bar programlarına devam eden bu grup sayısı 10'a yaklaşan birçok barda sahne almış birçok dinleyiciye hitap etmiştir. Eski adı olan Raindog ismiyle de bilinir.
Grup Hepsi Fan Club - Zakkum
Grubun kuruluşu 1998'e kadar gider. Şu an grubun bateristliğini yapan Cem Senyücel ve vokalist Yusuf Demirkol ayrı ayrı müzik yaşamlarını devam ettirir grup kurma planları yaparken birbirleriyle karşılaşırlar. Çok geçmeden de grubun temelleri atılmış olur. İlk olarak Sinema Bar'da sahne alan grubun diğer üyeleri de tıpkı çıktıkları birçok mekan gibi sürekli bir değişim geçirmiştir. 2004 yılına gelindiğinde cover yapmakla yetinmeyip kendi şarkılarını da bestelemeye ve Placebo Radiohead Morrissey The Smiths The Cure Smashing Pumpkins Suede gibi gruplardan yaptıkları cover parçaların yanına kendi eserlerini de koymaya başlarlar. Artık grubun çekirdek kadrosu da oluşmuştur. Vokalde Yusuf Demirkol elektro gitarda Salih Eren Parlakgümüş bas gitarda Ali Emre Yılmaztürk ve davulda Cem Senyücel dörtlüsüyle 2005 yılına albüm hazırlığıyla giren grubun hedefi en geç 2006 başında albümü piyasaya sürmektir. Grup için 2005 yılındaki diğer bir önemli olay İstanbul - Kadıköy'de de programlarını başlatmış olmalarıdır. Ankara ve İstanbul arasında mekik dokuyan grup 2006 başında hedeflediği albümü önce Ekim ayına daha sonra da 2007 başına ertelemiştir. Ocak 2007'de de ilk albümleri Zehr-i Zakkum piyasaya çıkmıştır.
Grubun en büyük özelliği Türkiye'de çok da görülmeyen marjinalliği yakalamış icra ettikleri Glam Rock'a uygun olarak tarzlarını oluşturmuş olmalarıdır. Daha albüm çıkmadan bir çok tepki alan grup albümden sonra da artarak gelen tepkileri göğüslemeye devam edecek gibidir
Sizin de eliniz ayağınız birbirine dolanmaz mı aşık olduğunuzda...Sabahın kör vakitlerinde ne yapacağınızı bilmez halde yatağınızda debelenip durmaz mısınız aşk varsa...
Aşk girdiği heryüreği darmadağın eder kimi zaman bir uçurtmaya takılıp gökyüzünde uçarsınız umarsızca kimi zaman saat tik takları arasında bir telefon sesine muhtaç oturursunuz anlamsızca bir ayrılık vaktinde sancılanır ruhunuz kalakalırsınız ne yağmurlarda ıslanmak rahatlatır sizi ne de arkadaşlara sığınmak onsuz nasıl nefes aldığınıza şaşarsınız üstelik...
Yayın Yılı: 2007
ISBN:9944204071
Dili: TÜRKÇE
Yayınevi: Yakamoz Yayınevi
KİTAP HAKKINDA HENÜZ SÖYLENMEYENLER
"Bu kitabi sakın kaçırmayın son dönemde okuduğum en eğlenceli kitap. Bu kitabı neden daha önce görmedim ki?
Hıncal Uluç - Sabah Gazetesi
30 Şubat 2012
"Kitaba ulaşmam biraz zor oldu. Çünkü adeta yok satıyor. Şimdi bir kısmını okudum ve bayıldım. Bayılmasam hepsini biterebilirdim.
Selahattin Duman - Sabah Gazetesi 29 Mart 2010
ÖSS'ye hazırlanmanın en eğlenceli yolu "ÖSS BENİ ÖPSENE"
Türkiye'deki öğrenciler bu kitaba bayılıyor.
Washington Post
26 Ocak 2008
"Çok etkileyici ve eğlenceli bir kitap okuduktan sonra hayata bakış açım değişti. İnanın insanın ÖSS'ye bir daha giresi geliyor. Suat Bey kalemine sağlık."
Ertuğrul Özkök - Hürriyet Gazetesi
1 Nisan 2015
Oldukça yaratıcı bir zekanın ürünü. İnsan gülmekten kitabı okuyamıyor. Gözlerimden yaş geldi. Kitap için ne desem boş. Mutlaka okuyun.
Ali Kırca - ATV Ana Haber
15 Kasım 2056
Yayın Yılı: 2009
DiLi: Türkce
Sayfa Sayısı: 180
ISBN:9756107447
Ünlü düsünürün birine
' Hayat sınavından kopya cekermisiniz? '
diye sormuslar
' Kaderimse Cekerim ' demis..
Bu kitap iste o hesap
Sevimlikeyifliafacaniçten..
Fıkır fıkır düşündürüp kıkır kıkır güldüren..
Bu kitabı el altında bulundurmakta
Hayat sorularını
Calısmadığınız yerden sorarsa
Arada bir karıstırmakta fayda var
Cünkü okul hayatı bitince hayat okulu baslar..!
Bizden söylemesi kıvamında
Önemli Uyarı
Yer yer gülümsemelere neden olacağından bu kitabı ders esnasında gizli gizli okunması 'Arkadasım niye gülüyorsun orda komik birsey varsa bize de söyle hep birlikte gülelim ' seklindeki sevkatli uyarıya maruz kalmanıza yada basınıza hangi yönden geldiğini kestiremediğiniz şirinküçük beyaz bir tebesir darbesi almanıza sebebiyet verebilir..
seyhanweb adlı üyeden alıntı
Frityus sen Dinimizde geçen Dabbe içinmi yoksa sinema filmi dabbe icinmi soru soruyorsun soruyu biraz acsan?
evet Katılıyorum