Axi_Sheytan1

Axi_Sheytan1

Üye
24.10.2009
Uzman Onbaşı
3.266
Hakkında

#26.10.2009 20:50 0 0 0
#26.10.2009 20:45 0 0 0
#26.10.2009 14:45 0 0 0
#25.10.2009 21:09 0 0 0
  • Konu: Bitti
    Seni ne çok sevmiştim. Şimdi düşünüyorum da, ufacık bir yüreğin kaldıramayacağı kadar büyük bir aşkı, nasıl sığdırmışım içime? Yazık mı oldu, bilemiyorum?
    Birini yıllar boyunca aynı şiddette tutkuyla sevmek ne kadar zordur.
    Başarmıştım!
    Sana rağmen sevmiştim..
    üstelik tüm yaptıklarına katlanarak, hep bahaneler bularak, affederek, aşkıma tutunarak, sahip çıkarak, dünyanın tamamına yetecek kadar çok sevmiştim.
    ,"Kimse sevgiye kayıtsız kalamaz" fikrine inanıyordum.
    Yanılmışım!
    Her zaman yaptıklarına bir sebep aradım.
    Çocukluğunda yaşadığın olaylara, kısmetsizliğine, başkalarının hatalı olduğuna inanmayı seçtim çünkü kalbim seni seçmişti.
    Ufak tefek kusurları olurdu herkesin canım, benim yok muydu?
    Aslında öyle yapmak istemediğini, öyle demek istemediğini, aciz bir anına denk geldiğini, işle ilgili sıkıntıların olduğunu düşünerek avuttum kendimi.
    Zaten aşk fedakarlık değil miydi?
    İnsan en kolay kendini kandırıyor.
    Kaç defa ayrıldık yıllar içinde, saymadım.
    Her tartışmamızdan sonra çekip gidişini seyrettim.
    Her seferinde bittiğine, son olduğuna inanarak gözyaşı döktüm.
    İçimde sardım sevgimi, teselli ettim ruhumu, ayrılığın o ağır acısını defalarca yaşadım.
    Geceler boyu ağladım, aramamak için kaç telefonu duvarlarda parçaladım, dayandım.
    Gerçek aşk, gideni özgür bırakmaktır. Hiç dön demedim, aramadım, sana ulaşacak mektuplar yazmadım, acımı da sevgim gibi asil yaşadım.
    Kendimi sınadım her defasında, dik durmaya çalıştım.
    Sevdanın erdemine yakışmayacak hiçbir şey yapmadım.
    Günler, aylar geçince toparladım kendimi, yeniden nefes almaya başladım.
    Güneş yüzüme vurunca gülümsemeyi, dostlarla kahve içmeyi, makyaj yapmayı, hatta ufak tefek flörtlerle yeniden aşka inanmayı hatırladım.
    İşin garip yanı, sen hep o anlarda geldin.
    Ne zaman ağlamaktan vazgeçip, oyuna geri dönsem çalındı kapım.
    Elinde çiçekler, dilinde binlerce özür, bir daha yapmayacağına dair yeminlerle dikildin karşıma, beni inandırdın.
    Seven bir kalbi kandırmaktan kolay ne olabilir ki?
    Sana kaç kere kanıp, yeniden başladım?
    Her seferinde değiştiğine, anladığına, farkına vardığına güvendim.
    Ancak birkaç ay sürdü iyiliğin, sonra yine sen, aslına döndün.
    Mücadele ettim, çırpındım.
    Başaramadım!
    Gün geldi, öyle bir şey yaptın ki, o an sanki kalbim içimden sıyrılıp yere düştü.
    Parçalandı.
    Bir daha hiç hissedemedim sevgini, gözlerine baktığımda heyecanlanamadım.
    Bitti!
    Şimdi, karşıma geçip, yine dönmek istiyorsun.
    Tarih kendini tekrar ediyor ancak bu sefer bir fark var, artık seni sevmiyorum.
    Bende bıraktığın izleri, aşka inançsızlığımı, yıkılan hayallerimi, parlamayan gözlerimi, yani benden eksilttiklerini bir kenara koyalım.
    Ben yeniden ayağa kalkıp yürürüm ama dönüp bir bak kendine, ne kadar yoksul kaldın.
    Sen, bir erkeğin sahip olabileceği en büyük serveti kaybettin,
    büyük bir aşkla seven kadının kalbini
#25.10.2009 18:43 0 0 0
  • Günlerden bir gün aşk meleği oklarını yanlışlıkla iki kişiye fırlatır.
    "Bu ne biçim melek" demeyin olmuş bir kere..
    Dünyada en son aşık olması gereken iki zıt karakterdir kahramanlarımız.
    Bir arada olmaması gereken bu iki karakter aslında ömürleri boyunca acı çekmişlerdir ta ki meleğimiz hayatının en büyük hatasını yapana kadar..


    Oklar isimlerinin başharfi D ve M olan iki şanssız karakterimizi yaralamıştır.

    O büyük buluşma gününde yarım olan karakterlerimiz D ve M diğer yarısını bulmuştur ancak ortada çok büyük bir problem vardır.

    D ve M daha önce hiç hissetmedikleri ve belki başka hiçbir zaman hissedemeyecekleri güzel şeyler hissetmişlerdir ama bunun sonu olmadığından yakınıp durmuşlar bir süre..

    İki karakterimizde işini gücünü bırakmış,dünyadan ve sorumlu oldukları insanlardan bihaber inzivaya çekilmişler.

    Ancak bu sırada dünya birbirine girmiştir,insanlar çıldırmış,dünya sanki tersine dönmüştür sadece D ve M nin değil tüm insanların hayatı alt üst olmuştur.

    Tabii aşkın gözü kördür D ve M nin bunun farkına varması uzun zaman almıştır bu süre içinde küçük kıyametler kopmuş D ve M ancak dostlarının uyarmasıyla durumun farkına varmışlardır.

    Kahramanlarımızdan M nin gözünün önündeki perdeler kalkıp olayın ciddiyetini fark edince D ye artık ayrılmaları gerektiğini yoksa sadece ikisinin mutlu olması uğruna birçok insanın hayatının kararacağını anlatmıştır.

    Ancak, D kabullenememiş, bunun mümkün olmayacağını, onsuz hayatın zindanda yaşamaktan farklı olmayacağını anlatmış durmuştur, fakat M kafasına koymuştur bir kere ayrılmalarının en doğru karar olacağını söylemiş,bırakıp gitmiştir D yi..

    O günden sonra D ve M hiç aramamış, sormamışlar birbirlerini..

    Ama ne D mutludur ne de M..

    İkiside kendilerini görevlerine adamış hep başkaları için çalışmıştır,ne bir başkasına gönül verebilmişler ne de yaşadıkları o güzel günleri unutabilmişlerdir.

    D hiçbir zaman yedirememiştir,anlamamamıştır sevdiğini..

    Ama gururunu yenipte gidememiştir M ye..

    M hep bu kararın en doğru karar olduğunu düşünmüş ama yürekten inanamamıştır buna sadece öyle yapması gerektiği için yapmıştır,mutsuzdur ama yapılabilecek başka bir şey yoktur.

    O günden sonra D ve M aynı yerde bulunmamak için çok çabalamışlardır.

    Aslında çoğu zaman buluşmuşlar mecburiyetten her buluşmada küçük kıyametler kopmuş,insanlar üzülmüş,ağlamıştır hatta kimi insanın canına mal olmuştur bu buluşma...

    Merak ettiniz değilmi bu iki bahtsızın gerçek adını daha fazla meraklandırmayayım sizi.

    Duygu ve Mantıktır asıl isimleri..

    Dünyada en son bir araya gelmesi gereken iki geçinemeyen sevgili.
#25.10.2009 18:41 0 0 0
#25.10.2009 18:37 0 0 0
  • bilmem hiç düşünmedim
    altaki hiç bir kız/erkek için ağladın mı?
#25.10.2009 18:35 0 0 0
#25.10.2009 17:30 0 0 0
#25.10.2009 17:29 0 0 0
  • Konu: Avşa Adası
    ben enson gittiğimde dönerken fırtına koptu:(
#25.10.2009 17:28 0 0 0
#25.10.2009 16:01 0 0 0
#25.10.2009 15:59 0 0 0
#25.10.2009 15:58 0 0 0
#25.10.2009 15:56 0 0 0
#25.10.2009 15:55 0 0 0
#25.10.2009 15:54 0 0 0
#25.10.2009 15:51 0 0 0