İşte cildinizi kurtaran öneriler...
Araba kullanırken asla makyaj yapmayın. Sadece araç kullanımının daha güvenli olmamasından değil, seyir halindeyken yoldaki çukur ya da tümseklerde, sürdüğünüz makyaj malzemesi gözünüze kaçabilir ve enfeksiyona neden olabilir.
Makyaj malzemelerinizi asla paylaşmayın. makyaj ürünleri seçerken her zaman yeni pamuklar kullanın.
Görevliden deneyeceğiniz ürünün şişesini ya da kapağını alkolle temizledikten sonra açmasını isteyin ve sonrasında cildinize
uygulayın.
Kullanmadığınız ürünlerin kutu veya şişelerini sıkıca kapatın.
Güneşten ve aşırı sıcaktan koruyun. Aydınlık ve sıcaklık bakteri ile savaşan koruyucuları öldürür. Kozmetik ürünlerinizi
uzun süre arabada taşımayın.
Eğer göz enfeksiyonunuz varsa makyaj ürünleri kullanmayın. Bunun gibi herhangi bir probleme neden olan makyaj
ürünlerinizi de atın, kullanmayın.
Hiçbir makyaj ürününüze etiketinde yazmadığı sürece sıvı eklemeyin.
Rengi değişen makyaj ürünlerinizin rengi değiştiyse ya da kokmaya başladıysa atın.
Sıcakta ya da sigara içerken aerosol spreyleri kullanmayın, yanabilirsiniz.
Saç spreylerini ve bakım ürünlerini içinize çekmeyin. Akciğerlerinize zarar verebilir.
Makyaj malzemelerinizi çocuklarınızdan uzak tutun.
Bebeğinizin zihinsel ve fiziksel gelişimini sağlayan en önemli kaynak oyuncaklardır.
Psikolog Özden Bademci, oyuncak seçimiyle ilgili "Çocuğun zihinsel gelişimi için pahalı oyuncaklara değil yaş dönemine uygun aktivite ve oyuncaklara ihtiyacı vardır" dedi
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Bağdat Caddesi Polikliniği'nden Klinik Psikolog Özden Bademci, piyasadaki pahalı oyuncakların çocukların IQ sunu geliştirdikleri iddiasıyla satışa çıkarıldıklarını vurgulayarak şu bilgileri veriyor:
Beynin yüzde 80'i ilk 2 yılda gelişir
"Anne babalar bizlere genellikle 'Çocuğumuzun zekâsını geliştirmek için ona ne gibi oyuncaklar alalım?' diye sorarlar. Çocuklar dünyayı şaşırarak deneyimler ve etraflarındaki her şey onlar için öğretici bir oyuncaktır. Çok pahalı oyuncaklar yerine tencere, tavalarla oynamak istemeleri de bu nedenledir. Beynin yüzde 80'i ilk 2 yılda gelişir. Yapılan araştırmalar ilk iki yılını mutlu geçiren bebeklerin beyin gelişimlerinin daha hızlı olduğunu kanıtlamaktadır. Çocuğun zihinsel gelişimi için pahalı oyuncaklara ihtiyacı yoktur. Sadece yaş dönemine uygun aktivite ve oyuncaklara ihtiyacı vardır."
Çocuğunuzla oyun oynayın
Erken bebeklik döneminin çocuğun hızlı bir şekilde öğrenmeye devam ettiği bir süreç olduğunu söyleyen Bademci, anne babalara şu önerilerde bulunuyor:
"Bu dönemin bebeklik döneminden en büyük farkı çocuğun aile dışındaki dünyaya daha çok açılması ve kendi sosyal çevresini kurmaya başlamasıdır. Onların gelişimlerine en iyi şekilde katkıda bulunabilmek için çocukların zaten doğalarında bulunan öğrenme, bilme hevesinin pekiştirilip beslenmesi gerekmektedir. Sözgelimi anne baba çocuğuyla alışverişe çıktığında onun domatesleri görünce onlara heyecanla uzandığını, maydanozu şöyle bir sallayınca nasıl neşelendiğini ve çevresindeki her şeyi keşfetmek için nasıl da hevesli olduğunu görür. Çocuğun ihtiyacı olan en önemli şey onunla birlikte olmaktan keyif alan bir anne babanın varlığıdır. Çocuk dünyayı keşfederken, ihtiyacı olan şey anne babasının keyifle yaptığı cesaretlendirici asistanlıktır. Bu, çocuğun öğrenme merakını, hevesini daha da pekiştirir."
Bebeğinizle oynayabileceğiniz oyunlar ve tercih edilebilecek oyuncaklar
Bebekler müziği çok severler, alkıştan, şarkı söylenmesinden, dans etmekten, tekerlemelerden büyük keyif alırlar.
Bebekler dönence ve kendisisinin uzanabileceği bir şerit üzerinde asılı duran ve ses çıkaran oyuncakları severler.
Bir şeyin başka bir şeyin içine saklanmasından çok hoşlanırlar
Bebeğinizin vücudunu tanımasını sağlayacak bir takım oyunlar geliştirebilirsiniz.
Bebeğinizin farklı şekil, doku ve tatları deneyimlemesini sağlayabilirsiniz
Onunla birlikte bloklardan kale, ev yapabilirsiniz
Yumuşak oyuncakları çok severler.
Bebekler küçük mutfak aletlerinin ellerine verilmesini isterler. O nedenle evinizde plastik ya da kağıttan bebeğinize zarar vermeyeceğinden emin olduğunuz bir malzemeden yapılmış tabak, bardak, kaşık gibi şeyler bulundurabilirsiniz.
Bebeğinizle bulduğunuz her fırsatı değerlendirerek bolca onunla parklarda vakit geçirebilirsiniz.
Bebeklik döneminde tercih edilebilecek diğer aktiviteler
Şarkı ve tekerlemeler
Sayılarla tanıştırma
Büyük küçük, boş dolu, uzun kısa gibi bizim zıt anlamlılar olarak ifade ettiğimiz kavramlarla çocuğun görerek tanışması
Çocuğun çoğunlukla dışarıda oynaması
Dans aktiviteleri
Çocuğun kare, yuvarlak, kalp gibi şekillerle tanıştırılması
Her ne kadar şu anda bizim eğitim sistemimizde tümden gelim yöntemi izlense de Türkçenin fonetik bir dil olduğunu düşünürsek çocuğun harfler ve harflerin çıkardığı seslerle tanıştırılması
Çocuğun kitaplarla eğlenceli bir şekilde daha çok zaman geçirmesinin sağlanması
Renklerin öğretilmesi
Anne babaların başlangıçta oyunu başlatması önemlidir. Fakat önemli olan anne babanın ya da çocuğa eşlik eden yetişkinin değil, başlangıçta oyunu kuran yetişkin bile olsa çocuğun oyunu yönlendirmesine izin vermek gerekir
Anneler Günü gazetelerdeki renkli ilanlar, kutlama ve sevgi mesajları, o günü diğer günlerden farklı yaşama telaşı nedeniyle hangi yaşta olursa olsunlar tüm çocukları ve gençleri heyecanlandırıyor. İşte Bu özel güne dargın girenler, birbirini daha iyi anlamanın yolunu arayanlar, keşkeleri düşünenler için annelerin kızları ve oğullarıyla, sağlıklı iletişimine katkıda bulunacak bir rehber!
Acıbadem Sağlık Grubu Bağdat Caddesi Tıp Merkezi psikologlarından Ayşegül Topçu Aydın ve International Hospital psikologlarından Ferahim Yeşilyurt, anneler ve kızları, anneler ve oğulları arasındaki iletişim sorunlarını ve çözüm yollarını anlattı.
Anneler ve Kızlar En Çok 7 Konuda Tartışıyor
Anne ve kız arasında en çok yaşanan iletişim sorunları nelerdir?
Anne kız arasındaki mesafe ergenlik boyunca değişikliklere uğrar. Bazen yakınlaşma, bazen de uzaklaşmalar görülür. Burada önemli olan annenin kızına baskı yapmamasıdır. Kendisine yakın olmaya zorlanan genç gibi, uzakta tutulan genç de sorunlar yaşayabilir. Genç bir yandan annesi gibi olmak isterken bir yandan da annesine benzememeye çalışabilir.
Anneler kızlarıyla en çok hangi konularda çatışıyor, neler bekliyor?
*Odasını toplamaması, eve geldiğinde yemeğe yardım etmemesi.
*Uzun süre internette kalmak, oyun oynamak.
*Ders sorumluluğunu üzerine almak istemeyebiliyor.
*Anne ve geliş gidip saatleri konusunda katı kurallar koyuyor, genç uymak istemiyor.
*Gencin seçtiği kıyafetler annelerin engeline takılabiliyor. Gençler ergenlik dönemlerinde saç ve giyimleri konusundaki eleştirileri dinlemeyip aksini uygulayabiliyor.
*Uzun uzun telefonda konuşması annesiyle çatışma yaşamasına neden oluyor.
*Arkadaş seçiminin annesi tarafından onaylanmaması ve hoşnutsuzluğun açıkça ifadesi rahatsızlık yaratıyor.
Anneler oğullarıyla en çok hangi konuda çatışıyor? Neler bekliyor?
*Odasının dağınık olması
* Yemek yememesi
* Kıyafetlerini kirletmesi ya da ütüsünü bozması
* Ders çalışmaması
* Arkadaş seçiminin eleştirilmesi
* Eve geliş gidiş saatlerinin düzensizliği
* Bilgisayar başında uzun saatler geçirmek
İlk 4 ayda yalnızca anne sütü ile beslenen bebekler ishal, zatürree gibi bulaşıcı hastalıklara ve alerjik hastalıklara daha az yakalanırlar, daha sağlıklı büyürler. İlk 4 ayda bebeğinizi sadece anne sütü ile besleyiniz. Bu aylarda anne sütü ile birlikte verilen ek besinler bebeğin anne sütünden yararlanmasını engeller.
Bu aylarda, hastalık durumu ve çok sıcak havalar dışında bebeğinizin su gereksinimi yoktur. Eğer vermeniz gerekli ise kaynatılmış ve şekersiz su veriniz.
İlk günlerde gelen anne sütü çok besleyicidir, bebeğinizi sık sık emzirerek bu sütten yararlanmasını sağlayınız.
Anne sütünün artmasını sağlamak için göğüslerinizin boşalması gerekmektedir. Bu nedenle bebeğinizi sık besleyiniz. Bebeğinizin emmediği durumlarda göğsünüzü pompa ile mutlaka boşaltınız.
Tüm annelerin sütü yararlıdır. Sütünüz size sulu gelebilir. Bu anne sütünün genel özelliğidir, bu konuda endişe etmeyiniz.
Bebeğiniz her beslenmeden sonra az miktarda kaka yapabilir. Bu durum normaldir, endişelenmeyiniz.
Bebeği emzirirken göğüs uçlarında acıma, çatlak gibi durumlar sık görülebilir. Bu durumda bebek sık emzirilmeli ve göğüs başları kuru tutulmalıdır.
Emziren anneler her zaman sutyen giymelidirler. Sutyen bol ve pamukludan yapılmış olmalıdır.
Anne sütünün yetmediği inancı ile doktora danışmadan yeni bir gıdaya başlanmamalıdır. Düzenli kilo alan, günde 6 defa beslenebilen, bezini günde 6 kez ıslatan ve 1-2 kez de kaka yapan bir bebek anne sütünü yeterince alıyor demektir.
Anne sütünün yeterliliği en iyi, çocuğun gereken kiloyu alması ile anlaşılır. Bu nedenle bebeğinizi düzenli aralıklarla sağlık kontrolüne götürünüz.
Çalışan anneler sütlerini sağdıktan sonra 20 dakika kaynatılarak steril edilmiş şişelerde buzdolabı raflarında 24 saat, buzlukta ise 6 ay saklayabilir. Saklanan anne sütü hiçbir zaman kaynatılmamalıdır.
Bebeklere ilk yaşın sonuna kadar kaynatılmamış su verilmemelidir.
Emzirme Sırasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
1-Emzirmeye başlamadan önce ellerinizi yıkayınız.
2-Emzirirken sırtınızı dayayabileceğiniz şekilde rahat oturunuz.
3-Her gün banyo yapamayan anneler, meme başlarını günde bir kez sabunlu su ile silmelidirler. Meme başlarının nemli olması meme başı çatlaklarına yol açar.
4-Emzirirken meme ucu ve etrafındaki kahverengi halkanın çocuğun ağzını tamamıyla kapatacak şekilde olmasını sağlayınız.
5-Emzirirken çocuğunuzun burun deliklerinin açık olmasına dikkat ediniz.
6-Her emzirme öğününden sonra bebeğinizin gazını çıkarttırınız.
7-Beslenme programını bebeğinizin isteğine göre düzenleyiniz. Bu istek 2 saat aralıklarla bile olabilir, buna uyunuz.
Bebeklerini emziren annelerin iyi beslenmesi anne ve bebek sağlığı açısından önemlidir. Bu nedenle anneler;
Günde 2 lt (10 su bardağı kadar) sulu gıdalar (su, süt, az şekerli limonata, komposto, çorbalar vb.) almalıdır.
Günlük beslenmesinde en az 2 su bardağı süt veya yoğurt, 1 köfte kadar et, 1 adet yumurta, 3 ince dilim ekmek veya 3 porsiyon unlu yiyecek, 2 adet meyve bulunmalıdır. Anne, süt verirken sigara içmemeli, çay ve kahve gibi besleyici değeri olmayan içecekleri tüketmemelidir.Sadece bu bilgilere bağlı kalmayın ne olursa olsun ilk önce doktorunuza danışın detaylı açıklamayı o size yapacaktır
Bebeğin Ana Vücudundaki Gelişimi
Süre Hesap Formülü Boy Ağırlık
1. Ayın Sonu 1×1 1 cm. —
2. Ayın Sonu 2×2 4 cm. 11 gr.
3. Ayın Sonu 3×3 9 cm. 45 gr.
4. Ayın Sonu 4×4 16 cm. 225 gr.
5. Ayın Sonu 5×5 25 cm. 300-400 gr.
6. Ayın Sonu 6×5 30 cm. 600-800 gr.
7. Ayın Sonu 7×5 35 cm. 1400-1700 gr.
8. Ayın Sonu 8×5 40 cm. 2000-2400 gr
9. Ayın Sonu 9×5 45 cm. 3000-3200 gr.
10. Ay İçinde 10×5 50 cm. 3300 gr.
Ortalama bir ayda bebek 5 cm. boyu uzamaktadır. Kilosu ay bazında değişmektedir
Anne sütünde bulunan bir proteinin, bebeklerin ilerde fazla kilolu olma riskini düşürdüğü belirtildi.
ABD'deki Cincinnati Üniversitesi'ne bağlı çocuk hastanesinde görevli bir ekip, anne sütünde bulunan "adiponektin" isimli proteinin, vücudun yağ metabolizmasına etki yaptığını kaydetti.
Yağ hücreleri tarafından salgılanan adiponektin proteini, vücudun şeker ve yağ içeren maddeleri nasıl "işlediğine" etki ediyor
Çocuklarına yeterince zaman ayıramayan çalışan annelerin bunu telafi etmeyi bildiği ortaya çıktı.
ABD'de yapılan bir araştırmada, çalışan annelerin çocuklarına harcadıkları zamanın niceliği değil, niteliğinin önemli olduğu belirlendi. Çalışmayan annelerin çocuklarına çalışan annelerden sadece 1.5 saat fazla zaman ayırdıkları tesbit edildi. Öte yandan bir başka araştırmada da anneleri çalışan çocuklar ile çalışmayanlar arasında belirgin bir sosyal ve entelektüel fark bulunmadığı gözlendi.
Çalışan annelerin, çalışmayanlara oranla eksik kalan zamanı ev işlerinden feragat ederek tamamladıklarını tespit eden bilim adamları, çocuğun sosyal ve entelektüel gelişimi için, anne ile çocuk arasındaki ilişkinin niteliğinin, çocukla geçirilen süreden daha büyük etkisi ve önemi olduğunu belirtiyorlar.
ABD'nin Houston ve Texas üniversitelerinde görevli öğretim üyesi Stacey Rosenkrantz Aronson liderliğinde bir ekip tarafından yürütülen araştırmada, 7 ve 8 aylık bebekleri olan 1053 anne, tuttukları günlükler ve 3 yaşına basıncaya kadar çocuklar gözlemlendi.
SADECE 1.5 SAAT FARK
Bilim adamları, çalışan annelerin bir işgünü ile çalışmadıkları iki ayrı 24 saati incelediklerinde, çalışmayan annelerin çocuklarına çalışan annelerden sadece 1.5 saat fazla zaman ayırdıklarını belirledi.
Araştırmayı yapan bilim adamları, bir çocuğa ayrılan toplam zamanın en büyük belirleyicisinin, evde bir başka çocuk olup olmadığına bağlı olduğuna işaret ederek, çalışan annelerin ev işlerinden feragat ettiklerini ve özellikle hafta sonları çocuklarına hobi ve sosyal faaliyetler için daha fazla zaman ayırdıklarını kaydettiler.
ÇOCUKLAR ARASINDA BELİRGİN FARK YOK
ABD'de yapılan bir başka araştırmada da anneleri çalışan çocuklar ile çalışmayanlar arasında belirgin bir sosyal ve entelektüel fark bulunmadığı tespit edildi.
12 bin 600 kişinin katıldığı araştırmada, anneleri uzun saatler çalışan çocukların sözlü ifade ve eğitim gelişiminde, anneleri çalışmayan çocuklara oranla biraz daha düşük notlar almalarına karşın,bu farkın zaman içinde kapandığı belirlendi
bebekler hangi ayda ne yapabilir - bebeğin gelişimi - aylara göre bebek gelişimi1 aylık bebek, görebilir, duyabilir, 2 aylık olunca gülmeye, 4 aylık olunca ise cisimleri iki eliyle kavramaya, kendi kendine oynmaya başlar. 6 aylık bebek destekle oturabilir, 9 aylık olunca destekle birkaç adım bile atabilir.
Aşağıdaki gelişim kategorisi çocuğunuzun bulunduğu gelişim seviyesini daha iyi değerlendirebilmenizi sağlasa da, çocuğunuzun bu özelliklerin hepsini taşımasını beklemeyin. Unutmayın, her çocuk birbirinden farklıdır! Tavır, davranış ve vücut gelişimi çocuktan çocuğa farklılıklar gösterir...
İKİ HAFTALIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Bebek kolları ve bacakları hafif bükülmüş olarak yatar.
-Bu dönemde emme, yakalama, arama gibi yeni doğan dönemine ait refleksler (otomatik hareketler) bebeğin tek hareketleri olabilir.
-Zaman zaman bakışınızı yakalayıp size bakabilir. Bu durumda ona bakarak, gülümseyerek, başınızı sallayarak yanıt vermeye çalışın.
-Bulanık görür. 20-25 cm mesafeyi seçebildiği için onu tutanı çok rahat görebilir.
-Henüz başını kaldıramaz, yatarken dönemez ve oturamaz.
-Sakin olduğu kısa dönemler olacaktır; bu dönemlerde ona şarkı söyleyin, konuşun, evde gezinin.
BİR AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Görebilir, duyabilir, tat alabilir, acıyı hisseder!
-Başını tutabilir, karın üstü yattığında başını sağa-sola çevirebilir.
-Emerek kendini sakinleştirebilir.
-Agu- ıkınma sesi- kumru sesi-mırıldanma gibi sesler çıkarmayı dener.
-Kısa süreli izleyebilir, yakın tutunca dikkatle bakabilir.
-Sizi tanıdığını belli edebilir. Sesinizi duyunca sakinleşebilir.
-El ve ayaklarının farkına varmaya başlar.
İKİ- ÜÇ AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Başını daha uzun süre dik tutabilir, göğsünden destek alıp kalkmaya çalışabilir.
-Ellerini bacaklarını sallamaya, basmaya çalışabilir.
-Parmaklarını açabilir, ellerini birleştirip ağzına götürebilir ama henüz elini bütün olarak kullanır.
-Gülmeye başlar, tanır. Tek heceli sesler çıkarmaya, cıvıldamalara başlar.
-90-180 derece izleyebilir.
DÖRT AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Etrafıyla ilgilenmeye başlar, yatmak değil oturmak ya da dolaştırılmak ister. Biraz destekle 1-2 dakika oturabilir.
-Karnının üstüne yattığında elleriyle itip minik push-up'lar yapar, hatta bir tarafa dönebilir.
-Uzanıp cisimleri iki eliyle kavrar, biraz inceleyip sonra ağzına götürür. Salyası bollaşır.
-Kendi kendine oynayabilir.
-Tek heceler 4-5 aylarda çıkmaya başlayabilir, ancak anlamlı değildir.
-Çığlık atmayı dener.
-Bebeğinizin kişiliği belirginleşmeye başlar. Size tüm yüzü ve vücuduyla yanıt vermesi yakındır.
ALTI AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Artık herşeyi görüp izleyebilir.
-Destekle oturabilir. Eğer ek gıdalara geçtiyseniz kaşıkla beslenmeyi bebek otururken yapmalısınız.
-Her iki yöne de dönebilir. Yüzükoyun yatarken poposunu havaya kaldırmaya bile çalışabilir.
-Bebek 3 boyutu kavrayabilir ve büyüklük ve şekillerine göre cisimleri gruplandırabilir.
-Aynada, arkasında sizi görürse, arkasına bakıp sizi arayabilir.
-Bir eliyle kavradığı cismi diğer eline geçirebilir, iki saplı bir bardaktan yardımınızla su içebilir.
-Cisimleri birbirine vurur, ellerini birleştirir, oyuncağını tek eliyle tutabilir.
-Sesli güler, çığlıklar atar.
-Bebeğiniz artık eğlenmeye başlar. Sizinle saklambaç oynayabilir.
-Yabancıları ayırmaya başlayabilir.
-Emme, baloncuklar çıkarma, yalama; konuşma öncesi hareketlerdir.
DOKUZ AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Bebekler ayağa kalkmak için kendilerini çekmeye başlarlar.
-Ses çıkarmak için bir şeyleri birbirine vurmaya bayılırlar. 'Baba', 'mama' gibi sesler çıkarmaya başlarlar.
-Bebeğiniz bu dönemde eşyaları, kaplara koyup çıkarabilir.
-Bazı 9 aylıklar, destekle birkaç adım bile atabilir. Bebeğiniz ayrıca, dizlerini kırarak eğilmeyi ve ayakta durduktan sonra tekrar oturabilmeyi öğrenir.
-Bu yaştaki bir bebek, hareket etmenin verdiği özgürlük duygusu ile emekleyerek veya iki ayak üzerinde, hareket etmek, ulaşmaması gereken şeyleri almak ister.
-Bu yaşta, belki de merdivenleri emekleyerek çıkabilir ve eşyalara tutunarak hareket edebilir.
-9-10 aylık olunca bebekler bir şekilde oda içinde sürünerek, emekleyerek, eşyalara tutunup sıralayarak dolaşmaya başlarlar.
-Bir oyuncağını uzaklaştırırsanız, gittikçe daha çok kendine güvenen bebeğiniz buna karşı çıkacaktır. Aslında artık kendi istek ve ihtiyaçlarını belirtmeyi öğrenmeye başlıyor.
-Problem çözme yeteneği gelişir ve şimdi şeffaf bir kabın içinde gördüğü oyuncağı almak için direkt uğraşmak yerine kapağını açmayı dener.
Dil gelişimi:
-Kelimeleri kullanmasa da, onları anlar. ?ba?, ?ma? gibi heceleri tekrarlayarak gerçek kelimeleri taklit etmeye uğraşır. (Sakın çok heyecanlanmayın, henüz konuşamıyor, ancak heceleri tekrarlıyor.)
-Kelimelerinizden çok, tonlamanızdan anlam çıkarır.
-Onunla ne kadar çok konuşursanız-yemek hazırlarken, araba kullanırken, üzerini giydirirken- o kadar çabuk iletişim yeteneklerini geliştirir.
-Bir çalışmada, çocukların bir gün içinde ne kadar çok kelime duyarsa, o kadar zeki olduklarını gösterilmiş. (Tabiki televizyondan veya arka plandaki sohbetlerden duyulan kelimeler değil; bebeğinizin anlamasına yardım etmek için konuşmalar interaktif olmalı.)
BİR YAŞINDA BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?
-Kendi başına ilk adımlarını bu yaşta atabilir. (Aslında bunu, bundan sonraki birkaç hafta veya ay yapamayabilir, yani eğer bu ay yürüyemezse üzülmeyin).
-Çoğu çocuk bu ilk adımları parmak ucunda, ayakları dışa dönük olarak yapar.
-Kaşık kullanarak, her ne kadar ağzını ıskalasa da kendini beslemeye başlayabilir.
-'Mama' ve 'baba' dışında birkaç kelime daha bilebilir.
-Uyduruk bir dille konuşabilir.
-Her şeyi itmenin, fırlatmanın ve yere çarpmanın çok eğlenceli olduğunu düşünür.
-Oyuncağını size verir, geri alır.
-Blokları bir kaba doldurur, boşaltır. Bu kaplar ve tavalar için de geçerlidir.
-Küçük olanları, büyük olanların içine koyar, ayrıca onları birbirine çarparak korkunç gürültüler çıkarır.
ONBEŞİNCİ AYDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
-Artık yürüyor hatta koşmaya çalışıyor olabilir. Eğilip yerden bir cismi rahatça alır.
-Parmağıyla işaret eder, vücut kısımlarını bilebilir. Çizgi çizebilir.
-Üst üste 2 küp koyabilir.
-Çocuğunuz yeni şeyleri kurcalamaktan, araştırmaktan zevk alır.
-Yeri süpürmek, silmek, çamaşır yıkamak gibi aktiviteleri taklit edecektir.
-En az 1 anlamlı kelime söyler.
ONSEKİZ AYLIK ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
-Koşabilir, topa vurabilir.
-İki basamaklı bir komutu yerine getirebilir. Hafızası gelişmeye başlar.
-Vücut kısımlarını bilir.
-5-10 kelimesi olabilir.
-İsteklerini belirtebilir.
-3-4 küple kule yapabilir. Anahtarları, düğmeleri çevirebilir.
-Saçını tutmak, sallanmak, parmak emmek gibi kendini rahatlatıcı bazı alışkanlıkları oluşabilir.
İKİ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
İki yaşında fiziksel gelişim
-Sürekli hareket halindedir.
-Kolay yorulur Koşar ve tırmanır.
-Tek başına merdiven iner ve çıkar.
-Ayak ucuna basarak yürümeyi becerebilir.
-3-5 küpü üst üste koyar.
-Rastgele çizgiler çizerken artık kontrollü yazmaya başlar.
-Büyük butonları açıp kapatabilir
-Tuvalet ihtiyacında daha bağımsızdır. (Hala biraz yardıma ihtiyacı olabilir.)
-Gece uykuya yatırmak zorlaşabilir.
İki yaşında sosyal gelişim:
-Oldukça gerçekçi taklitler yapar.
-Kardeşleriyle daha fazla ilgilenir.
-Cinsiyetini bilir.
-Hayali bir oyun arkadaşı yaratabilir.
-Diğer çocuklarla birlikte olmak ister ama onlarla oyun oynamaz.
-Paylaşmayı sevmez.
-Her şeyi 'benim' diye sahiplenir.
-Diğer çocukları tırmalayabilir, ısırabilir, vurabilir veya itebilir.
İki yaşında duygusal gelişim:
-Kolay sinirlenir ve çok sabırsızdır.
-Bağırıp çağırır, yumruklar atar.
-Kendi istediklerini yapmak ister.
-Günlük düzen bozulunca sinirlenir.
İki yaşında zihinsel gelişim:
-Konuşmaya ilgisi artmıştır.
-Çocuk dili kullanır.
-3-5 kelimeli cümleler kurar.
-Konuşabildiğinden daha fazla sayıda kelimenin anlamını bilir.
-Kendi işini kendi yapar.
-İkna etmek giderek zorlaşır.
-Alternatifler arasında seçim yapamaz.
ÜÇ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Üç yaşında fiziksel gelişim
-Kendi kendine yardımsız yemek yer.
-Zıplar, koşar, parmak ucuna basarak yürür.
-Üç tekerlekli bisiklet sürer.
-Merdiven inip çıkar.
-Kendi soyunabilir, ancak giyinmek için yardıma ihtiyacı vardır.
-Büyük butonları açıp kapayabilir.
-Pastel boyaları daha iyi kullanır.
-Süt dişleri düşebilir.
Üç yaşında sosyal gelişim:
-Anne, babasını idolleştirir.
-Telefona cevap verir.
-Büyüklerden onay almak ister.
-Sınırlamaları sürekli test eder.
-Sıklıkla yalnız oynamayı tercih eder.
-Hayali bir oyun arkadaşı olabilir.
-Diğer çocuklarla oyunlar kurar.
-Oyunda sırasını bilir.
Üç yaşında duygusal gelişim:
-Daha sakin ve uyumludur.
-Bazen ağlama ve tutturmaları olabilir.
-Yabancı olduğu nesne ve faaliyetlerden korkabilir.
-Bazen bebek gibi davranabilir.
-Rüyaları hakkında konuşmaya başlayabilir.
Üç yaşında zihinsel gelişim:
-Yaşını, adını, soyadını, oturduğu semti bilir.
-Yaklaşık 1.000 kelime bilir.
-Bazı gramer prensiplerini kavrar.
-Bazı hikayeleri tekrar tekrar dinlemekten hoşlanır, öğrenebilir.
-Temel renkleri tanıyabilir.
-Bazı çok basit sorumluluk üstlenebilir.
-Merak edip sorular sorar.
-Dikkat süresi birkaç dakikadan uzun değildir.
DÖRT YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Dört yaşında fiziksel gelişim:
-Sıçrama,koşma,tırmanma yeteneği artar.
-Kolay yorulur.
-Sakardır.
-Bağırmaktan hoşlanır, beklenmedik seslerden korkar.
-Kendi kendine tuvalet ihtiyacını karşılar.
-Kendi giyinir,soyunur,fermuarını çeker.
-Bildiği nesnelerin resmini çizer.
Dört yaşında sosyal gelişim:
-20 dakika süreyle televizyon seyreder.
-Son karar için ailesine danışır.
-Sınırlamaları test eder.
-Tepkinizi gözlemek için argo sözler kullanır.
-Grup aktivitelerine hazırdır.
-Farklı cinsiyet rollerini bilir.
-Yetişkinlerin aktivitelerini taklit eder.
Dört yaşında duygusal gelişim:
-Zaman zaman bebek gibi davranır.
-Yeni korkular gösterebilir.
-Şakacı olma eğilimindedir.
Dört yaşında zihinsel gelişim:
-Yaklaşık 1.500-2.000kelime bilir;4-5 kelimeli cümleler kurar.
-Eğlenceli, abartılı hikayelerden hoşlanır.
-Ona kadar sayabilir; bazı şekilleri tanır.
-Bazı zaman kavramlarını anlamaya başlar. (dün,bugün,yarın)
-Sürekli 'neden' diye sorar.
-Yardımsız oyuncaklarını toplar.
-Basit işlerde yardım etmeyi sever.
-Doğru ve yanlış arasındaki farkı anlamaya başlar.
-Hayal ile gerçek hayatı ayırma yeteneği gelişir.
BEŞ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
5 yaşında Fiziksel gelişim:
-Süt dişleri düşmeye başlayabilir.
-Sağ veya sol el tercihi belirginleşir.
-Ayrıntılı yapıları kurar.
-Kolay yorulur.
-Kendi başına banyo yapar, yemek yer, giyinir, tuvalete gider.
-Semistructured oyunlara katılmaya başlar.
-Hareketli oyunlardan hoşlanır.
-Sesli ritim çalgılardan hoşlanır.
-Doğum ve üreme hakkında sorular sorar.
Beş yaşında duygusal gelişim:
-Duygularını kelimelerle ifade etmeye başlar.
-Kolayca utanır and cannot yet laugh at self.
-Ölüm hakkında duygular ortaya çıkar.
-Aşırı yaramazlıklar yapar.
-Bağımsızlıktan hoşlanır.
-Ağır başlı ve güvenilirdir.
Beş yaşında sosyal gelişim:
-Kurallara daha fazla uyumludur.
-Bazen ispiyon (tattle), kötü söz (name-call), vurma, itme gibi davranışlar gösterebilir.
-Farklı cinsiyet rollerini bilir.
-Basit grup ödevlerine uyum gösterir.
-Büyükleri sevindirmekten hoşlanır.
-Takes turns during playing and speaking.
-Diğer çocuklarla daha rahattır.
-Aile aktivitelerine çok ilgilidir.
Beş yaşında zihinsel gelişim:
-Harf ve kelime farkını anlamaya başlar.
-Oyunları daha fazla süreyle devam ettirir.
-Has developed an overall image of self.
-Gerçekleri ister.
-Temel renkleri bilir.
-Sağ ve sol kavramını anlar.
-2.000-2.500 kelime bilir.
-Kolay ev işlerine yardım edebilir.
-Adres ve telefon numarası öğrenebilir.
-10'a kadar sayabilir.
-Karşıtlık kavramını anlamaya başlar.
-6-8 kelimeli cümleler kurabilir.
-Paraları ayırt eder.
-Sabah, öğleden sonra, akşam, dün, bugün, yarın gibi kavramları anlar.
-Gerçek hayat ile hayal ürünü arasındaki farkı daha iyi ayırt eder.
-Tek düşüncenin kendisininki olduğuna inanır.
ALTI YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Altı yaşında fiziksel gelişim:
-Oyunlarda aktif rol almayı sever.
-Bazı motor kabiliyetleri gelişmektedir.
-Banyo yapmak istemeyebilir.
-Mum boyayla iyi boyar ancak yazı yazma ve kesmede zorlanabilir.
Altı yaşında duygusal gelişim:
-Ruh hali oynaktır.
-Eleştirilmekten hoşlanmaz.
-Yanlış yapmaktan çekinir.
Altı yaşında sosyal gelişim:
-Oyun oynarken kurallar koyar.
-Arkadaşlarını değerlendirebilir.
-Yaşıtlarıyla ortak oyunlar kurar.
-Özgürlüğüne düşkündür.
Altı yaşında zihinsel gelişim:
-Basit ev işlerini yüklenebilir.
-100'e kadar sayabilir.
-Şekil, zaman, renk, sayı gibi kavramları daha iyi anlar.
-Kaza ve maksatlı davranışları artık algılayabilir.
-Dikkat süresi 15 dakikayı geçmez.
-Fikir farklılıklarının olabileceğini anlar.
SEKİZ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?
Sekiz yaşında fiziksel gelişim:
-Yazı ve çizgisi ince motor yeteneğinin artmasıyla hızla ilerleyecektir.
-Dış görünümü ve davranışları konusunda rahattır.
-Kilosu ve boyuyla ilgilenir.
-Sonsuz enerjisi vardır.
Sekiz yaşında sosyal gelişim :
-Tartışır, bazen üstünlük taslar.
-Aynı zamanda sevgi dolu ve tepkilidir.
-Başkalarının fikirlerine yorumlar getirir.
-Arkadaşları arasında gruplaşmalar başlar.
-Sır saklar.
-Karşı cinse biraz hırçındır.
Sekiz yaşında zihinsel gelişim :
-İdealistir.
-Çeşitli projeler geliştirir; koleksiyon yapar.
-Verilen işi bitirmekten gurur duyar.
Sekiz yaşında ruhsal gelişim :
-Hemen utanır.
-Korku, kızgınlık, üzüntü gibi duyguların paylaşıldığını hisseder.
-Umudu kolay kırılır.
Kynak: Amerikan Hastanesi
Mavi gözlülerin makyaj konusunda dikkat etmesi gereken en önemli şey, gözlerine en uygun renkleri seçmeleri ve kombine olarak uygulamalarıdır.
Mavi Gözler İçin Uygun Renkler
Buz pembe, gümüş, altın ve menekşe renkleri mavi gözler için uygundur. Bunlara ek olarak gri, lavanta rengi, taba renkleri de kullanılabilir.
Gözlerinizde biraz farklılık yaratmak isterseniz canlı bir mavi renkte far kullanabilirsiniz. Turkuaz da gözlerinizi dikkat çekici yapacaktır. Aynı zamanda gözlerinizde hafif yeşil de varsa nane yeşilini de deneyebilirsiniz. Canlı pembe ve fuşyalar da olduça uygundur. Renkleri karıştırmayı seviyorsanız siyah ve başka bir rengi karıştırmayı deneyin. Göz alıcı olduğunu göreceksiniz.
Günlük Göz Makyajınız İçin Uygulama Önerileri
• Gümüş rengi bir farı tüm göz kapağınıza kaş altına kadar uygulayın.
• Lavanta rengi farı göz kapağı kat kısmına kadar uygulayın ve iyice yayın.
• Menekşe rengi farı göz kapağınızın ortasından dış kısmına V şeklinde gölge yapın.
• Gözünüzü kömür ya da koyu gri renk kalem ile belirginleştirin.
• Rimel uygulayın.
Siz başka renkler de seçmekte özgürsünüz. Önemli olan uygun renkleri en iyi şekilde kombine edip uygulamaktır
Hangi tip cilde sahip olursanız olun, fondöten mutlaka çok az sürülmelidir. Çünkü belirginleşmesi gereken noktalar gözler ve dudaklar olmalıdır. Yağlı ciltlilerin yarı sıvı bir fondöten, cildi kuru olanların ise krem şeklinde bir fondöten kullanmaları makyajın daha güzel görünmesini sağlar. Ayrıca dikkat edilmesi gereken bir başka nokta da kullanacağınız fondötenin teninizle aynı renk olmasıdır. Karar vermek için uygulayacağınız en iyi yol, bir miktar fondöteni elinizin üzerinde denemenizdir. Böylece fondöten teninize uygun renkte ise cildinize rahatlıkla uygulayabilirsiniz. Fondöten nasıl kullanılmalı Herşeyden önce fondöten konusunda biraz cimrilik yapın ve azar azar kullanın. İnce iki tabaka, kapkalın bir tek kattan daha iyidir. Krem, sıvı ya da jöleleri yüzünüze daha ince ve düzgün bir tabaka halinde sürebilmek için, önce elinizin içinde yumuşatabilirsiniz. Yumuşattıktan sonra ise bundan burnunuza, yanaklarınıza, çenenize ve alnınıza birer nokta kondurun. Çubuk halinde bir krem kullanıyorsanız bu saydığımız yerlere bununla küçük birer çizgi çizin.
Fondöteni parmak uçlarınıza iyice yayın.
Çenede: Yukarıya, dışa doğru
Yanaklarda: Dışarıya doğru
Alnınızda: Bir yandan öbür yana
Burunda: Aşağıya, burun ucunun altına
Göz Etrafında: Hafifçe bir daire halinde gözkapaklarına doğru,iyice yayın.
Dikkat edilmesi gereken noktalar
Fondöteni boynunuza sürmenize gerek yok. Ancak boyun ile yüzünüz arasında renk değişikliğini gösteren bir çizgi kalmamasına dikkat edin. Ayrıca unutmayın ki ne tür olursa olsun fondöteni sürdükten sonra yüzünüzde sünger dolaştırıp fazlalıkları alırsanız, sonuç daha güzel olacaktır.
Gelin makyajının hazırlığına birkaç gün önceden başlamakta yarar vardır. Öncelikle kaşlar alınmalı, yüzde bulunan tüyler daha önceden temizlenmelidir. Yine önceden cilt bakımı yapılarak yüzün mükemmel şekilde hazırlanması gerekir. Bu işlemler düğün günü yapılırsa ciltte oluşabilecek kızarıklar ve alerjik reaksiyonların kapanması zordur. Bu yüzden bütün bakım işlemleri bir veya iki gün önce halledilmelidir.
Gelin makyajında kullanılacak malzemeler mümkün olduğunca suya dayanıklı ve kalıcı ürünler arasından seçilmelidir. Gelin makyajında hafif ve doğal renkler kullanılması, gelinliğin ve onun simgelediklerine uyum sağlayacaktır.
Düğün günü yüze yağsız bir nemlendirici sürülür. Gelinlerin çoğu heyecandan az uyur, bu yüzden göz altlarında hafif bir torbalaşma ya da koyulaşma olma ihtimali vardır. Bu yüzden öncelikle göz altına ve varsa ciltteki hasarlı noktalara kapatıcı uygulanır. Bu ürün açık renkli olduğundan aynı zamanda gözün altında bir parlaklık oluşturacaktır. Fotoğraf çekimlerinin olacağınız düşünerek aydınlık bir yüz, ışık alan bir makyaj yapmak ve yüzün şekline uygun olarak fondöteni yedirmek gerekir. Fondöten ıslak bir süngerle cilde iyice yayıp, biraz emilmesi beklenir. Ardından pudra ile sabitleme yapılır. Gelin makyajında transparan toz pudra kullanmak daha iyi sonuç verecektir.
Gelinliğin açık kalan kısımları özellikle boyun ve gerdan kısmının, yüz ile aynı tonda olmasına dikkat edilmelidir. Askılı bir gelinlik kullanılmışsa, omuz ve kolların dış kısmında pudralama işlemi yapılmalıdır. Kolun iç kısmına kesinlikle herhangi bir ürün kullanmayınız, bu gelinliğin lekelenmesine neden olacaktır.
Yanak ve şakak kısımlarına, abartılı ve çok koyu olmayan allık sürülür. Göz makyajı, gözün yapısına uygun olarak doğal tonlarda yapılmalıdır. Göz makyajının çok ağır olması, gelinin zarafeti ve genel görünüşüne uygun olmaz. Ancak düğün kapalı alanda ve gece yapılacaksa, gündüze oranla bir ton daha koyu renk kullanılabilir. Çok hafif pırıltı, gözün vurgusunu değiştirir ve kullanımında sakınca yoktur.
Rimel, mutlaka suya dayanıklı olanlar arasından seçilmelidir. Göz makyajında en önemli kısım kibar ve doğala yakın bir görüntü yakalamaktır.
Dudaklarda, nemlendiricinin üstüne fondöten ve pudra sürerek dayanıklılık süresi uzatılmalıdır. Davetlileri öpmek yüzünden kolay çıkmayacak, kalıcı ve çok koyu renklerde olmayan bir ruj seçilmelidir. Gelin makyajı böylece tamamlanır. Vücudun açıkta kalan yerlerinde çok hafif pırıltılı pudra veya abartılmadan biraz sim serpiştirmek, gelinin havasına ışıltı katacaktır. Gelin makyajında, dışarıdan bakan gözlerin, makyajın değil, gelinin güzelliğini görmesi önemlidir.
Seyrelmiş Kaşlar: Problemli kaşlar gür gösterebilir.bozuk kaş şekli kaş yayı vurgulanarak güzelleştirilebilir.Kaşların yoğunluğu artırılabilir.
tıbbi bir nedenle kaşı dökülenlere yeni kaş yapılabilir. Kalıcı kaş son yıllarda Avrupalı bayanlardan sonra çalışan Türk bayanların en çok talep ettikleri konuların başında yer almaktadır