Yemek pişirmek nasıl bir sanatsa, yemeği süslemek ve onu sofraya taşımak da bir sanattır. Yemeğiniz ne kadar güzel olursa olsun, eğer sofra kurallarını bilmiyorsanız, bu konuklarınızı da sizi de fazlasıyla yorar. İyi bir yemek daveti vermek istiyorsanız, çağırdığınız konukların sağlık durumlarından, yaşlarına kadar tüm detayları göz önüne almalısınız.
Uzmanlar, yemeklerin, hazmı kolay yiyeceklerle yapılmasına özen gösterilmesi gerektiğini belirterek, "Davetinizde iki salçalı veya birbirine benzeyen iki yemek bulunmamalı" diye uyarıyor.
Her yemeğin kendi takımıyla yendiğini ve her yemekte çatal, bıçak ve tabak değiştirildiğini vurgulayan uzmanlar, soğuk yemeğin soğuk tabakta, sıcak yemeğin ısıtılmış tabakta verilmesi gerektiğini hatırlatıyor.
Bıçak tabağın altında
Uzmanlar, çatalların kullanılış sırasına göre, sivri tarafı havaya kalkık olarak ve tabağın soluna yerleştirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Sadece tatlı çatalı, tabağın önüne sapı solda kalacak şekilde konulur. Bıçaklar keskin tarafı tabağa dönük olarak, tabağın sağına yerleştirilmelidir. Sadece tatlı bıçağı tabağın önüne, sapı sağda kalacak şekilde ve ekmek bıçağı da ekmek tabağının üzerinde sağ kenarında kullanılır. Bardaklar her zaman sağda dururlar. Kaşıklar oyuk kısmı havaya bakar şekilde ve tabağın sağında, bıçağın sağına yerleştirilir" diyor.
Çiçek, şamdan gibi aksesuarların, misafirlerin birbirlerini görmelerini engelleyecek şekilde konmaması gerektiğini kaydeden uzmanlar, yemek masası için en uygun çiçek şeklinin basık çiçek şekli olduğunu, onur konuklarının önüne masanın ortasına doğru konması gerektiğini bildiriyor.
"El tası"nın özelliği
Uzmanlar, tuzluk ve biberliğin, tatlı çatal ve bıçağının arkasında, masanın ortasına yakın konması gerektiğini belirterek, "Hardal, ketçap, mayonez önceden sofraya konmaz. Kullanılacakları yemekle beraber sofraya getirilir.
Elle yenmesi gereken yemeklerde el tası eklenmelidir. İçinde yarısına kadar ılık su ve bir dilim limon olmalıdır. Sol taraf çatalın önüne koyulur. Meyve için el tası eklenecekse içindeki su soğuk olmalı ve yine bir dilim limon koyulmalıdır. El tası verilmeyecekse, özellikle elle yenen yemeklerden sonra hafif sabunlu ve kokulu el bezi verilmelidir" önerisinde bulunuyor.
Misafire 60 cm yer
Bazı yemeklerin yenmeyen kısımları, kemikler ve kılçıklar için yemek tabağının sol önüne bir kemik tabağı konması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, şunları kaydediyor:
"İki kişinin omuz arasındaki boşluk hedef alınır şekilde sofrada her iki kişiye bir sigara tablası konur. Davetlilerin rahatça yemek yiyebilmeleri için her kişiye 60 cm yer olmalıdır. Peçeteler sofraya mümkün olduğunca sade şekilde konur. Şekilli katlamalar doğru değildir. Kirli takımlar sağdan alınır ve yerine temizleri yine sağdan sofraya koyulur.
Bunların içinden sadece el tası, ekmek ve salata tabağı soldan alınır ve soldan koyulur. Garnitürler ve soslar ayrı servis edildiği için soldan verilmelidir. Kalabalık ziyafet sofrasında elle yenen yemekler ve sarımsaklı yemekler verilmez.
Eviniz ne kadar küçük olursa olsun, iyi düşünülmüş bir yerleşim, renk ve depolama planı ile üç adımda düzenli mekanlar yaratabilirsiniz.
Ev içindeki alanları düzenlemek
Evin en fazla kullanılan alanları kanepe, yemek masası, yatak ve eğer varsa şömine çevresi ile ilgili iyi bir plan yapmak bu noktaları düzenlemenin en pratik yoludur.
Simetri kurun
Kanepenizi iki kitaplık ya da herhangi iki raf sistemi arasına yerleştirmeniz düzenli bir görünüm elde etmenizde kolaylık sağlar.
Modüler üniteler tercih edin
Her eşyanın ayrı bir işlevi olmasındansa çift işlevli modüler mobilyalar tercih edin. Böylece bir komodini bir kahve masası olarak kullanabilir ya da sandıklarınızı sehpa olarak değerlendirebilirsiniz. Az eşya ile düzenli bir görünüm elde etmeniz çok daha kolay olur.
Eşyalarınızı akıllıca konumlandırın
Yatağınızın uzun kenarını duvara yaslayarak gün içerisinde onu kanepe gibi de kullanabilirsiniz. Yatak odanıza ayrı bir koltuk ya da kanepe koymanız gerekmeyeceği için mekanda ferah bir görünüm elde etmeniz daha kolay olacaktır.
Eşyalarınızı nasıl depolayabilirsiniz?
Sahip olduğunuz değerli alanlardan feragat etmeden eşyalarınızı saklayabilirsiniz.
Yatak altlarını değerlendirin
Çarşaf, battaniye ya da giymediğiniz kıyafetlerinizi yatak altlarında vakumlu torbalarda ya da toz geçirmeyen depolama kutularında saklayabilirsiniz.
Perdelerin de birden fazla işlevi vardır
Görünmesini istemediğiniz yerden tavana kadar olan rafları saklamanın en güzel yolu üzerlerine bir perde çekmektir. Duvardan duvara, tavandan yere kadar asacağınız perdelerle havadar mekanlar yaratabilirsiniz.
Dolap içleri
Dolap içi düzenleme üniteleri ve kutularla ortalıkta olan eşyalarınız gizleyebilirsiniz. Özellikle irili ufaklı eşyalar karışıklığa sebep olur. Onlar için bu şekilde bir çözüm bulmanız düzeni sağlama konusunda yardımcı olur.
Renkleri belirleyin
Evinizi dekore ederken seçeceğiniz birbirine uyumlu renklerle ferah ve düzenli bir atmosfer yakalayabilirsiniz.
Sizin renkleriniz neler?
En sevdiğiniz objelerin renklerine göz atın. Bu renkleri seçtikten sonra diğer mobilyalarınız ve aksesuarlarınızı ana renklerinizi tonlayacak biçimde seçebilirsiniz.
Mobilyalarınızı boyayabilirsiniz
Farklı malzemelerdeki mobilyalarınızı boyayarak (örneğin beyaza) eşyalar arasında geçişi sağlayabilir, mekana ferah bir görünüm kazandırabilirsiniz,
Renk eklemek
Düzen demek beyazların hakim olması demek değil. Mekana renk eklemek, ama yine de karışıklığı engellemek istiyorsanız pastel tonları tercih edebilirsiniz.
Temel olarak, ortopedik bir yatak, bir giysi dolabı, yatağının karşısına asılabilecek renkli raf sistemleri, bir yazı masası ve sandalyesi, oyuncak sepeti (istenirse şifoniyer) ve yerde rahat oturabileceği bir puf veya birkaç minder yeterli. Bebek ve çocuk yatağını konumlandırmak için korunma hissi veren, güvenlikte olduğunu hissettiren bir köşe seçmeniz de önemli. Kapı veya pencere önü uyku ve güven bozukluğuna sebep olabilir.
Ancak oda küçük ise kalın perdeler asarak pencere yanı ya da önüne yatak yerleştirebilirsiniz. Perdeleri çocuk uyurken ve uykuya hazırlanmadan önceden kapatmanız gerektiğini de unutmayın. Tekstilde ise pamuklu, yıkanabilir, antialerjik ürünler tercih edilmeli. Bronşit hastalığının ilk sebebi hava ve yaşam şartları. Bu yüzden yattığınız, kurulandığınız tekstil ürünleri temiz olmalı ve çok tüylü olmamalı.
Mobilya, duvar rengi ve tekstil ürünlerini seçerken de çocuğunuzun doğasına ve yapısına uygun hareket etmek lazım. Hareketsiz, içine kapanık çocuğun odasını renkli bir tema ve hareketli resimlerin bulunduğu duvar kâğıtlarıyla, yatak tekstilleriyle döşemeniz çok iyi bir fikir. Oyun oynayan mutlu çocuklar, çizgi film karakterlerinden oluşan duvar kâğıtları, bitkilerden oluşan temalar, hareketsiz çocuğu bilinçaltında uyaracak ve akıcı davranışlar sergilemesine yardımcı olacaktır.
Ayrıca aileyle birlikte çekilmiş mutlu fotoğraflar, sosyal ortamda arkadaşlarıyla görüntülenmiş fotoğraflar çerçeveletilerek asılabilir. Bu tür fotoğraflar, çocuğun zihninde pozitif bir model oluştururlar. Doğum günü kutlaması sırasında ya da spor yaparken çekilmiş fotoğraflar da çocuğun kişiliğini olumlu yönde etkileyen ve buluğ çağı sonrasında kendine güven olgusunu pekiştiren öğelerdir. Hiperaktif çocuğun odasını ise çok uçuk renklerde bir tema kurarak düzenleyin. Bu,çocuğa dinginlik ve denge mesajı verecektir.
Yerinde duramayan, odaklanma güçlüğü çeken çocukta, kırmızı, lacivert, turuncu, siyah renk temaları pek olumlu etki yaratmıyor. Yaratıcılık yerine sürekli "oyun oynama reaksiyonu" ile karşılaşıyorsunuz. Örneğin bu tip çocukların yaşam alanlarına dağ, orman gibi resimler asmanın, sakin bir anında görüntülenen fotoğrafını koymanın çocuğu psikolojik olarak dengelediği savunuluyor.
Dolap ve rafların düzgün durması, oyun alanlarının dağınık olmaması da bilinçaltını berrak tutan bir başka ayrıntı. Üç yaşından itibaren oyuncaklarını ve odasını birlikte toplamaya teşvik etmeniz de sizi ileride rahatlatacak başka bir etken. Böylece çocuğa düzeni aşılamış olacaksınız. Altı yaşından itibaren ise sadece kendisinin toplaması gerektiğini öğretmelisiniz.
Bir yeri dağıttığında toplama işleminin görevi olduğunu bilmeli. Çocukta korku yaratabilecek oyuncaklardan arındırılmış bir oda düzenlemeniz de pedagogların ısrarla üzerinde durdukları bir husus. Hazır yeri gelmişken çok önemli bir konu daha var; "oyuncak seçimi". Çocuklarınızın odalarının temel öğelerinden olan oyuncakları satın alırken ve yerleştirirken bilinçli olmalısınız. Raflardaki "kitap sayısı" kadar oyuncak almalısınız. Böylece çocukların kitap sevgisini de geliştireceksiniz.
Resimli hayvan alemi kitapları, bitki kitapları, masal kitapları hatta çocuk ansiklopedileri olmazsa olmaz eşyalar. Oyuncakta ise erkek ve kız çocuğuna beynini geliştirecek legolar, piyasada yüzlerce parçadan oluşan "puzzle" diye satılan ve düşünme gücünü artıran oyunlar seçilmeli. Plastik dahi olsa tabanca, tank, kılıç gibi şiddet içeren oyuncaklar, çocukların asileşmesine, evdeki gücün kendisinde olduğuna inanmasına sebep oluyor.
Aile büyükleri ve akrabaları da bu konuda tatlı ve yapıcı bir dille uyarıp bu tip hediyeler getirmemelerini rica edin. Bu yüzdendir ki binalar kurabileceği, kaleler dikebileceği legolar, puzzle türü oyunlar, giysilerini değiştirebileceği bebekler, kamyonlar, arabalar çocuk gelişiminde tavsiye ediliyor.
İngiltere Oxford Brookes Üniversitesi eğitmenleri, çocukların odalarının sadece bir duvarı silinebilir beyaz renkte bir boyayla boyamanızı tavsiye ediyorlar. Bu sayede çocuk çizim veya resim merakı varsa boş duvarı kendisi için ayrılmış tuval olarak görüyor. Eğer ileride mimarlık veya resim sanatını seçecekse, bu eğilimler çocuk yaşta başlıyor. Annelerin bu fikirden ürkmemesi gerektiğini de savunan pedagoglar, haftalık olarak, çocuktan izin alındıktan sonra silinmesinin doğruluğunu bildiriyorlar. Çünkü ebeveyn olarak bizlerin beğenmediği bir resim çocuğunuzun şaheseri olabilir. Zaten zamanla sıkılıp ya da yeterli yer kalmadığını görünce o sizi teşvik edecektir.
Okul çağına gelen çocuklarınızın odasında değişiklikler yapacaksanız, bu seçimi onlara bırakın. Onlara tavsiyelerde bulunabilir, neden o yönde tavsiye ettiğinizi açıklayabilir; ama kesinlikle zorlayamazsınız. Çünkü çocuğunuz "siz" değildir ve sizin beğendiklerinizi beğenmek zorunda da değildir. Çocukları kalıplara sokmak yerine, vizyonlarının gelişmesini sağlayın ve taklitçilikten uzak tutmaya çalışın. Örneğin, kız çocuğu diye pembe bir odada ya da erkek diye mavi bir odada yaşamak zorunda bırakılmamalı. Çocuk ve dekorasyon ne alaka demeyin, unutmayın ki çocuğunuz en çok odasında ve oyuncaklarıyla vakit geçirecektir.
Ne sizin gibi, komşuma, arkadaşıma gideyim diyebilir, ne de televizyon karşısında oturabilir. Zaten çocuklarınızı yetiştirirken son derece bilinçli davranıp, sadece yaşına uygun, eğitici ve eğlendirici çocuk programlarını gündüz kuşağında seyrettirmelisiniz. 15 yaşına gelene kadar odasına televizyon yerine, müzik dinleyebileceği bir radyo/müzik sistemi koyarak, eğitimine katkıda bulunabilirsiniz. Buluğ çağına gelene kadar da gece en geç dokuzda yatmasına, bebekse günde en az 14 saat, altı yaşından sonra da günde en az 10 saat uyumasına özen göstermelisiniz.
Sürekli evinizin dar olduğundan şikayet ediyorsanız, dekorasyonda hata yapmış olabilirsiniz. İşte evinizi olduğundan daha geniş ve ferah gösterecek çözümler.
Yaz aylarıyla birlikte tıpkı bizim gibi evlerimizin de değişip, yenilenme zamanı gelir. Kış boyu elinizi bile sürmediğiniz fazlalıklardan, gereksiz yere kalabalık yapan ıvır zıvırlardan kurtulup hafiflemenin tam sırası. Bütün bu fazlalıklardan kurtulduktan sonra sıra, evin şeklini şemalini değiştirip, yaşadığınız yere çeki düzen vermeye geliyor.
Evinizin küçük olduğundan şikayet ediyorsanız, birkaç küçük dokunuşla farklı çözümler yaratabilir evinizde bir ferahlık hissi uyandırabilirsiniz. Amaç her ne olursa olsun, önümüzdeki yaz aylarında evini yenilemek, pratik çözümlerle tazelemek isteyenler için bir kaç önerimiz olacak...
Özellikle boş alan sorunu olup da evin içinde ferahlık yaratmak isteyenler, bu sayfada okuyacağınız 10 çözüm önerisi evinize yeni bir hava ve renk katacak. Tek yapmanız gereken niyetinizi hayata geçirmek! Hadi biraz zaman ayırıp, biraz da pratik düşünerek, evinizi hiç olmadığı kadar yenileyin, tazeleyin, genişletin.
1- Mobilyada sade seçimler tercih etmek evinizi her zaman daha sıcak ve kişisel gösterir.Açık renk duvarlar ve canlı renklerdeki değiştirilebilir koltuk kılıfları hoş bir tezat oluşturacaktır.
2- Dar ve az güneş alan bir odada pastel renklerin kullanılması, odanın ışığını artırarak odayı daha geniş ve ferah gösterecektir.
3- Yatak odasındaki oturma bölümünü, yatağınızın olduğu bölümden ayımak için gerekli olan tek şey, odayla tezat renklerdeki bir perde!
4- Büyük bir odayı iki ayrı bölüme ayıran duvarda gri ve tonlarını kullanmak en iyi seçim. Gri ve tonları keskin olmadığı için gözü rahatsız etmez ve her türlü mobilyayla da kolayca uyum sağlar.
5- Salonunuzda kullanacağınız masa eğer uygun seçilmişse, gündüzleri çalışma, gece konuklarınız geldiğindeyse şık bir servis masası olma görevini üstlenebilir. Böyle bir seçimle yerden de kazanmış olursunuz.
6- Dubleks evlerde yerden tasarruf etmenin yollarını bulmak çok kolay! Çalışma odası olarak kullanacak yeriniz yoksa, üst kata çıkan merdivenlerin altı, ev ofisi kurmak için çok uygun mekan.
7- Kullanım alanı dar bir mutfakta pratik ve modern görünüşlü bir masa takımı yerden kazanmayı sağlarken metal aksesuvarlar trendleri takip ettiğinizi gösterecek.
8- Gardırop satın alırken odanın ortasında hantal duracak modellerden kaçının. Örneğin oda kapısının ardındaki boşluğu ölçüp, yeni dolabınızı oraya sığacak şekilde seçin.
9- Küçük banyolarda geniş ve rahat hissi yaratmak için büyük bir ayna yeterli olur. Aynanın yaratacağı derinlik, banyonuzu olduğundan daha ferah gösterecek.
10- Hazır mutfakta beyaz ağırlıklı olanları tercih edin. Kullanacağınız aksesuvarlar da beyaz olursa mutfak, olduğundan daha geniş görünür. Üstelik beyaz aksesuvarlar, renklilere göre genellikle daha hesaplı olur.
Küçük mekanlara pratik çözümler
Metal malzemeden yapılmış raf sistemi tek başına eve soğuk bir hava katabilir. Havayı ısıtmak için rafların içine eşyaları direkt yerleştirmek yerine çok moda olan hasır kutuları tercih edin.
Aksesuvar alırken ne kadar işlevsel olduğuna dikkat edin. Mesala, ayak uzatmak için kullanığınız pufu bol cebi olanlardan seçin. Kalabalığı ne kadar topladığına şaşıracaksınız.
Evin dar alanlarında ayna kullanın. Böylece alanı daha geniş gösterebilirsiniz.
• Evdeki fazlalıkları tıkıştırmaktan vazgeçip uygun bir duvara eğlenceli bir perde modeli seçerek
Bir odanızı açık dolaba dönüştürebileceğiniz gibi, yatak odası ve koridor gibi alanları farklı yöntemler ile gardıroba çevirebilirsiniz. Modüler sistemler kadınların ve erkeklerin farklı ihtiyaçlarına yönelik ürünler sunuyor. İşte dolaplardaki en son yenilikler ve dikkat etmeniz gerekenler.
Kapaklar yer kaplamıyor
Raylı dolaplar bulundukları alanın bir parçasıymış görünümü veriyor. Kapakları odalarınızda yer kaplamadan açılıp kapanıyor. Yerden tavana ve duvardan duvara yapılabildiği için daha fazla alan kullanılabiliyor. Ayrıca zemin ve tavanın arasına uygulandığı için deprem esnasında dolabın öne devrilme riski ortadan kalkıyor. Eskiden raylı dolapları tüm kıyafetlerini aynı anda görmeyi sevenler tercih etmezdi ama kapak enleri iki metreye yaklaştığı için aynı anda maksimum kıyafet görülüyor, aç-kapa-ara sıkıntısı bitiyor.
Giyinme odaları
Giyinme odaları genellikle geniş ve yüksek tavanlı evlerde tercih ediliyor. Bir odanın bölünmesi veya küçük bir odanın dolaba dönüştürülmesiyle yaratılan giyinme odaları son senelerde fazlasıyla rağbet görüyor. Giyinme odaları giysilerinizin hepsini bir anda görmenizi ve daha kısa zamanda kolay seçim yapmanızı sağlıyor. Bu odalarda ağırlıklı olarak açık sistem dolaplar ilgi çekiyor. Ayrıca dolapların içlerine alacağınız aksesuarlar dolaplarınızın hacimlerini daha kolay kullanmanızı sağlıyor. Tek sorun, açıkta kalan kıyafetlerin tozlanma ihtimali. Ama onun da çaresi var, penceresi daha az açılan veya camında tel olan, evin orta noktasında yer almayan bir oda bu iş için ideal.
Bunlara dikkat!
• Raylı dolaplarda dikkate alınması gereken en önemli kısım, kapak sistemi. Zamanla en fazla sorun yaratan kısım kapaklar oluyor. En uzun ömürlü olacağını düşündüğünüzü satın alın.
"Çoğu zaman çiçeklerimize bilinçli bakalım, onlara ilgi gösterelim" diye söze başlayıp sürdürüyorum yazımı...
İnsan birşeyi gerçekten yapmayı istemeye görsün, zaman da yaratır, mekân da.. Enerjimizi olur olmaz işlerde tüketmemeyi ilke edinip, içimizde kalan (kalmasın) nice uğraşlara harcarsak, hem yaşamımıza renk katmış, hem de etrafımıza olumlu enerji yaymış oluruz. Yeter ki yaşama sevincimizi kaybetmeyelim, kaybettirmeyelim. Zamanımızı iyiye, güzele yönelik uğraşlarla değerlendirelim.
Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlenmeye başladığımız son yıllarda, bununla orantılı olarak doğa ve çevre korunmasında da her birimize ciddi görevler düşüyor. Şarkılara konu olan ancak değerini ne yazık ki bilemediğimiz, güzelim memleketimizin gitgide bozulduğu gözler önünde....
Ne dersiniz iki güzel çiçekle sürdürelim mi yine yazımızı!
HALONCHOE BLOSSFELDIANA "Kalonço"
Crassulaceae familyasından, Madagaskar kökenli olan bu bitki, portakal, sarı, leylak ve pembenin çeşitli tonlarında açan küçük küçük çiçekler verir. 13°-23°C de yetiştirilecek bitki, serin ortamdan hoşlanır. Ancak serin ortamda bakıldığında, üstten sulama yapraklarına zarar vereceğinden, toprağı hafif nemli olacak şekilde dikkatle sulanmalıdır.
Çiçeklerin renklerinden esinlenen Bali, Anette, Pollux, Jesica, Kristina, Singapur, Sarı Külçe, gibi isimler almıştır. Funda toprağında yetiştirilecek Kalanço'ya kışın az, bahar ve yaz ayları 15-20 günde bir kompoze gübre verilmelidir. Üretimi çelikle (boğum yerlerinden) olup,, doğrudan toprağa daldırılarak yapılmaktadır.
PRIMULA OBCONICA "Onbir Ay Çiçeği"
Primulaceae familyasından, Çin kökenli bir bitki p.obconica. P.malacoides (Çin) ve p.vulgaris (Avrupa-Akdeniz bölgesi) diğer türlerini oluşturmakta. Ancak özellikle p.obconica hassas (allerjik) bünyeliler için problem teşkil edebilir. Bitkiyi ellemek veya su verirken dokunmak şart değil, aynı odada, aynı havayı teneffüs etmek rahatsızlık vermeye yetiyor. Her ne kadar bu olumsuz yönü varsa da, diğer türlerinin yanında daha dayanıklı ve gösterişli olması, yıl boyu çiçek açması olumlu tarafları; artık seçim sizin...
Onbir ay çiçeğinin en gösterişli olduğu mevsim "bahar", hatta Danimarka'da baharın sembolik bitkisi olmuş. Zira oval, yuvarlak, tırtıllı biçimde yapraklara sahip olmanın yanında, leylak, mavi, kırmızı, beyaz, sarı ve portakal renklerde açan çiçekleri var, bu güzel bitkinin.
Serin ortamdan hoşlanan primula, yaz ayları yarıgölge ve ılık bir konumda, kış ayları ise en düşük 8°C ısıda yetiştirilmektedir. Düzenli gübre isteyen bitkiye çiçek verdiği dönemlerde iki hafta bir gübre verilmeli, aynı zamanda toprağı nemli tutulmalıdır. Toprak olarak gübreli, funda karışımı seçilmeli, ancak saksısı çok sıkı doldurulmalıdır. Üretilmesi tohumla yapılmaktadır
Son birkaç yıldır dekorasyonda deri aksesuarlar dikkat çekiyor. Resim çerçevesi, gazetelik, şaraplık, yastık, kül tablası gibi birçok üründe deri kullanılıyor. Özellikle kış sezonunda öne çıkan bu aksesuarlarla, evinizde sıcak olduğu kadar çekici bir atmosfer yaratabilirsiniz..
"Deri aksesuar," denilince akla ilk önce, çanta, ayakkabı, cüzdan, kemer geliyor. Oysa deri, aydınlatmadan gazeteliğe, kül tablasından yastığa birçok dekoratif aksesuarda da karşımıza çıkıyor.
Dekorasyonda farklı materyal arayışına giren tasarımcılar, deriyi sıradışı formlarda kullanıyorlar. Bu doğal, dayanıklı ve şık tasarımlar da büyük ilgili görüyor. Şu sıralar hangi dekorasyon mağazasına giderseniz gidin, mutlaka üzerinde deri kullanılmış bir koleksiyon görebilirsiniz.
Deri çanta, ayakkabı ve konfeksiyon ürünleri sunan Desa, dekorasyondaki deri trendini keşfetmiş ve Desa Concept adı altında ev ve ofis dekorasyonuna yönelik ürünler sunmaya başlamış. Desa Nişantaşı mağazasında bulabileceğiniz Desa Concept ürünleri arasında deri ev mobilyalarından ofis aksesuarına, gazeteliklerden şaraplıklara, deri perdeden minder, halı, gece lambası ve bardak altlıklarına kadar bir çok çeşit var.
Bunun yanı sıra deri, kürk ve süet karışımı yastıklar ve yatak örtüleri de oldukça dikkat çekici. Koleksiyonunda derili aksesuarlara yer veren firmalardan biri de Everything. Mağazada sunulan Trio serisinde deri kaplamalı puro küllüğü, viski bardağı gibi ürünler yer alıyor. Deri, şık görünümünün yanı sıra dayanıklılığıyla da tercih edilen bir materyal.
Dekoratif ürünler konusunda çeşitli alternatifler sunan Mudo Concept mağazalarında birçok deri aksesuar var. Mücevher kutusundan gazeteliğe kadar, çeşitli kullanım alanlarına yönelik deri ürünler bulunuyor.
Farklı boyutlardaki kutular da son derece kullanışlı bir aksesuar olabilir. Deri, büyük kanepeler ve berjerlerde de son derece şık bir görüntü yaratıyor. Örneğin deri bir yastık, koltuğunuza şıklık katabilir. Bunun için Habitat'a bakabilirsiniz. Ayrıca Habitat'daki deri puflar da son derece kullanışlı olmasıyla dikkat çekiyor.
Konu koyu renkler olduğunda 'bir dakika' deriz. Peki sıkıntılı alanlarda koyu ve çarpıcı renklerle neler yapabileceğinizi biliyor musunuz? Örneğin seçiminiz beyaz duvarlardan yana ise, zeminde tercihiz mutlaka koyu ya da dikkat çekici renklerden yana olmalı.
Dar antrelere çarpıcı karolar
Çoğunlukla holler ve kapı girişleri yaşam alanlarının fazlaca önem verilmediği alanlardır. Bu tercihte elbette kapı girişlerinde alan sıkıntısı yaşanması nedeniyle haklılık payı da vardır.
Fakat evin ölü alanı gibi değerlendirdiğiniz bu köşeleri renkli yer döşemeleri ile son derece ilgi çekici kılabilirsiniz. Bu tip dar alanlarda dikkat edilmesi gereken temel nokta alanın boyutlarıyla seçtiğiniz desenin uyum göstermesi, bir bakıma desenin alanla örtüşmesidir.
Bu tip bir alanda karo uygulaması yapacaksanız desen ve montajı konusunda uzmanların görüşlerini almanızda fayda var.
Pratik viniller
Günümüzün sıklıkla tercih edilen hesaplı ve pratik malzemesi vinil, desen ve renk seçenekleri ile yaşam alanlarınıza yepyeni bir soluk getirebilir. Vinilin uygulanması esnasında dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, ölçüler konusunda titiz davranılmasıdır.
Vinili zemine uygulamadan önce kraft kağıdına uygulamak istediğiniz parçanın örneğini çizmek hata yapılmasını engelleyebilir. Vinilin döşenmesi sırasında bir uzmandan ya da yapı marketlerden destek alabilirsiniz.
Gökkuşağı merdivenleri
Evinizde merdivenleriniz olduğu için kendinizi şanslı hissediyorsunuz, fakat bu alan oldukça sönük. Oysa siz merdivenlerle şık bir odak noktası oluşturmak istiyorsunuz. O halde merdivenleri boyamanın tam zamanı! Eğer merdivenleriniz metal ise renkli metal boyalarından faydalanabilir, ahşap ise su bazlı akrilik boya ya da ahşap boyası kullanabilirsiniz.
Özellikle modern tarzda bir eviniz ya da kır evi tarzını yansıtan bir yaşam alanınız varsa bu gökkuşağı merdivenleri evinizin atmosferine yeni bir soluk getirerek hayalini kurduğunuz şık odak noktasını yaratmanıza yardımcı olabilir.
Renk paleti
Uyumlu bir görüntü elde etmek istiyorsanız renk paletinde birbirini takip eden tonları kullanabilirsiniz. Ancak kontrasttan hoşlanıyorsanız seçtiğiniz rengin hemen karşısında yer alan rengi kullanarak çarpıcı bir görünüm elde edebilirsiniz.
Sandalyeci A.Ş. koleksiyonunda yer alan farklı model ve renkteki mutfak sandalyeleriyle misafirler artık mutfakta ağırlanacak!...
Her sezon ürün portföyünde yaptığı yeniliklerle oldukça ilgi gören Sandalyeci A.Ş. mutfak dekorasyonunda da yeni tarzları sizlerin beğenisine sunuyor.
Dekorasyon meraklılarının ilk tercihi Sandalyeci A.Ş., geniş ürün yelpazesinde yer alan modelleriyle değişik alternatifler arayanların ilk tercihi olmaya devam ediyor.
Günümüzün modern mutfaklarında sıkça rastladığımız yüksek tezgahların ya da masaların tamamlayıcısı bar tipi mutfak sandalyeleri değişik renk ve model seçenekleriyle göz dolduruyor...
Sandalyeci A.Ş.'nin tamamen kendi ithalatı olan bar tipi mutfak sandalyeleri kıvrım, detay ve renkleriyle oldukça göz alıcı... Polikarbonik ve Flexi Glass malzemeden üretilen sandalyeler parlaklığıyla da ilgi çekiyor. Ayrıca sandalyelerde bulunan amortisör özelliğiyle yükseklik kişiye göre rahatça ayarlanabiliyor.
Sandalyeci A.Ş. ürünlerinde sunduğu sağlamlık, estetik ve konforla siz dekorasyon tutkunlarını bekliyor...
Sıcak renk tonları taşıyan tüylü, yumuşak kumaşlar, kışı keyifli ve sıcacık geçirmek için ideal. Bahar içinse çok daha serin ve ferah bir görünüme ihtiyacınız var. İşte size mevsimlere göre evinizin görünümünü değiştirmenizi sağlayacak hızlı ipuçları.
Nasıl mı?
- Havalar soğuduğunda mobilya ve eşyalarınızın üzerini örtmek için tüylü ve sıcak tutan örtü takımlarını tercih edebilirsiniz. Havalar ısınmaya başladığında ise bunları kaldırabilir ya da yerlerine yumuşak pamuklu veya ipekli örtüler serebilirsiniz.
- İlkbahar geldiğinde yatağınızdaki yün dolgulu yorganı kaldırıp, yerine çok daha hafif pamuklu bir yatak örtüsü ya da sade pamuklu bir pike kullanabilirsiniz.
- Çam ağacı çiçek süslemelerini ve yılbaşını hatırlatan renk tonlarını, ilkbahar ve yaz ayları geldiğinde çok daha açık ve canlı renklere dönüştürebilirsiniz. Koyu pirinç veya seramik kapların yerine de saydam cam veya kristal vazolar tercih edebilirsiniz.
- Koyu desenli dekoratif yastık kılıflarınızı çok daha ferah bir görünüm yaratacak çiçek baskılı ya da daha sıcak havalar için ekose desenli kılıflarla değiştirebilirsiniz. Dekoratif yastık kılıflarını değiştirmek yerine iki farklı yastık takımını sıcak ve soğuk mevsimlere göre değiştirerek de kullanabilirsiniz.
- Eğer vitrininizde tabak koleksiyonunuz varsa, kışa uygun klasik tasarımlı olanları yaz geldiğinde çiçek desenli porselenlerle değiştirebilirsiniz.
- Tersi çevrilebilir perdeleriniz varsa mevsim değişikliklerine göre perdelerinizi canlı tonlardan nötral tonlara kolaylıkla çevirebilirsiniz.
- İlkbahar ve yaz mevsimlerinde sehpanızın üzerine bahçe dergileri ve çiçek kitaplarını koymayı unutmayın. Bunlar dışarının canlılığını içeriye getirmenize ve evinize renk katmanıza yardımcı olur.
Öneriler:
1. İlkbahar ve yaz dönemlerinde kullandığınız renk ve aksesuarlarda, açık renk tonlarını ve hafif görünümü tercih edebilirsiniz.
2. Mevsimlere göre değişiklik yapmak, uzun süredir ortalarda gözükmeyen bazı eşyalarınızı ortaya çıkarmanıza ve belli bir süre de olsa bu eşyaları dekorasyonunuzun merkezi bir parçası haline getirmenize fırsat verir.
3. Dekor değişikliğini bahar temizliği gibi bir seferde yapabileceğiniz gibi bu değişimi günlere ya da haftalara da yayabilirsiniz. Ufak değişikliklerin ile evinizde yaratacağı farklılıkları görünce şaşıracaksınız.
4. Eğer kış uzun geçeceğe benziyorsa, yerde hala kar olsa dahi ilkbahar eşyalarınızı çıkarın. Belki sıcak battaniyeleri kullanmaya devam edeceksiniz ama ilkbahar esintisi taşıyan eşyalar evinize çok daha aydınlık ve canlandırıcı bir görünüm verecek.
Evinizin dekorasyonunda bazı değişklikler yapmak evinizi baştan aşağıya yenileyeceğiniz anlamına gelmez. Kolayca uygulanabilecek altı dekorasyon sırrıyla evinizde mucizeler yaratabilirsiniz.
Renkleri vurgulayın
Modern görünümlü, ancak çağdaş unsurlarla gelenekselin bileşimi olan bir dekorasyonu tercih edin. Kırmızı ve mavi gibi ana renkler evinizi bir anda canlandırabilir, ancak bunu dengeleyecek ve rahat bir hava verecek modern unsurları da işin içine katmanız gerekir. Evinizin dekorasyonunun zaman içinde eklemeler yapabileceğiniz şekilde olmasına dikkat edin.
Karıştırın, birbirine uydurun
Kendinizi tek bir tarzla sınırlamayın, evinizde tek bir tasarım anlayışını fazlasıyla ön plana çıkarmayın. Odanıza yapacağınız küçük eklemelerin her zaman iyi olduğunu, ancak aşıırıya kaçmamanız gerektiğini unutmayın. Örneğin, 70'lerin tarzıyla parlak renkli mobilyaların bileşimi hareketli ve gösterişli kişiliğini yansıtan, mükemmel bir dekorasyon örneği olabilir. Ancak yakından bakıldığında hiçbir şey fazlasıyla abartılmış olmamalı. Mesela, şöminenin üzerine koyacağınız aksesuarları bile mümkün olduğunca az sayıda tutmalısınız.
Mobilyalarınızla oynayın
Evinizin mobilya düzeninde neye ihtiyaç olduğunu anlamanın tek yolu eşyaların yerlerini değiştirerek boşlukları doldurup dolduramayacağınıza bakmak. Mobilyalarınızı odanın 'odak noktası' etrafında düzenleyin. Odanın en fazla ön plana çıkan bölümünü (şömine, pencere, tuğla duvar, büyük bir tablo) bulun. Dekorasyonu bu bölümü merkez alarak tasarlayın.
Eğilimlere fazla kapılmayın
Paranızı neden bir yıl sonra nefret etmeye başlayacağınız bir eşyaya yatırasınız? Modasi hiç geçmeyecek olan bir tarz yaratmak varken...
Komşunuz hayvan desenli koltular aldı diye sizin de leopar desenli on yastık almanız gerekmez. Moda olan bir eğilime yatırım yapmadan önce, kendinize bu aksesuarın mobilyalarınıza yakışıp yakışmayacağını sorun. Odanız hiçbir özelliği olmayan mobilyalarla dolu ise, çılgınca bazı eklemeler yapmanızın zamanı gelmiş demektir. Ancak kanepeniz başlıbaşına göz dolduruyorsa, aksesuarlarınızı azaltmanız gerekir.
Ivır zıvırları düzenleyin
Evinizin iç mekanını daha saf hale getirmek için, evinize dikkatlice bakın. Neden geçen seneden beri kimsenin dokunmadığı dergi yığını hala orada duruyor? Mutfak masanız faturlarınızın yegane mekanı mı oldu? Yeni şeyler almadan önce evdeki fazlalıklardan kurtulsanız iyi olur.
Evinize yeni bir gözle bakın
Evinizin neye ihtiyacı olduğunu ya da neyi atmanız gerektiğini anlamanın iyi bir yolu da evinizin odalarına açık bir zihinle girmeniz. Odalarınıza farklı açılardan bakmayı denerseniz neyi sevip neyi sevmediğinizi de daha iyi anlayabilirsiniz.
Evinizi dekore etmeden önce ne yapmamanız gerektiğini bilmek, ne yapmanız gerektiğini anlamanın ilk adımıdır.
Örneğin küçük mutfağınızı daha da küçük göstermek istemiyorsanız, koyu renk dolap kullanmayın.
Planlamaya dikkat etmeyen ve öncelikli ihtiyaçları göz önüne almayan bir yerleşim, zamanla burada yaşayanların kendilerini rahatsız hissetmesine ve ortamı benimsememesine yol açar.
Küçük bir mutfakta yapılacak dekorasyon hatası, dolap kapaklarında koyu renkler kullanmaktır. Bu, alanı daha sıkışık ve boğucu yapar.
Girişe dikkat
Giriş holleri genellikle geçiş mekanları olarak değerlendirilir. Halbuki girişler evin kimliği hakkında ipucu veren önemli karşılama mekanlarıdır. Ayakkabıların ve vestiyerin gelişigüzel konumlandığı, depo gibi görünen holler hatalıdır.
Salonlardaki oturma grubunun televizyon etrafına yerleştirilmesi hatadır. Salonlar samimi sohbet ortamı yaratmalıdır. Küçük mekanlarda televizyon, salonun en önemli objesi olmamalıdır.
Yaşam alanlarında koltukların duvar boyunca ve duvara yapışık dizildiğini görürüz. Halbuki salonda birbirinden farklı oturma grupları oluşturulmalıdır. Koltuklardan bazıları duvara yakın, bazıları da uzağa yerleştirilebilir.
Yemek bölümlerinde alan yeterli olmadığı halde, çok yer kaplayan koyu renkte yemek masaları, sandalyeler ve büfeler kullanmak bir dekorasyon hatasıdır.
Florasan kullanmayın
Yatak odaları içindeki çalışma mekanları; bilgisayar, faks gibi elektronik aletlerin yaydıkları manyetik alan nedeniyle zararlıdır. Buradaki kitaplıklar toz tutacağından alerjik bünyeler için sakıncalıdır.
Evde beyaz ışık ve florasan lambaları kullanmak doğru değildir. Sarı ışık kullanmaya çalışmanızda fayda var.
Showroom'lardan seçilen ürünlerin hacmi doğru algılanmadığından ve takım bozulmak istenmediğinden, ev, ölçeğiyle bağdaşmayan mobilyalarla dolar.
Renk kullanımı riskli bir konudur. Bir mekanda dörtten fazla renk kullanımı kaos yaratır. İlle de fazla renk kullanacağım diyorsanız, birbirinin tonu olan renklere yönelin.
Küçük alanlarda kayar kapı kullanın
Küçük mekanlarda kanatlı kapı kullanmak kullanım alanını azaltacaktır. Özellikle açık renklerde veya şeffaf 'kayar' kapıları seçin.
Giriş kapısı, pencereler ve balkon kapısı arasında trafik alanı oluşur. Mobilyaları bu hatta yerleştirmek hatalıdır. Duvara dekoratif tabak asarken sayılarını az tutmak, cılız bir algı yaratır. Miktarı ne kadar çok tutarsanız, o kadar etkili olur.
Eşyalar yerleştirilirken pencereye yakın kısımlarda hacimli mobilyalara yer vermek, odayı olduğundan küçük algılatır; içeriye sağlıklı ışık girmesini de engeller.
Tül perde Organze, vual, tergal, ipek tül perdeler, Keten, ipek, vual, polyester gibi ince dokulu kumaşların kullanılması ile tasarlanan perdedir.
Tül perde modern veya klasik tüm mekanların vazgeçilmezleri arasındadır. Tül perde tek olarak kullanılabilecekleri gibi, farklı sistemler ve farklı kumaş perde ile birlikte de kullanılabilirler.
Fon ve kumaş perde ile birlikte kullanılan düz tüller, doğal veya çubuklu katlamalı tüller, kullanıcının ihtiyaçlarına cevap verir özellikte tasarlanarak, dekorasyonu tamamlar. Tül perde, kullanılacak olan tülün cinsine ve dokusuna göre, farklı pili ve ekstrafor uygulamaları ile modellendirilerek, kullanıma hazırlanır.
Modern uygulamalarda, kumaşlar, tül seçiminde de yol göstericidir. Doğal dokuma, keten, doğal ipek kumaşlarda mat tül seçimi, kumaş perde ile uyum sağlayarak, görüntü bütünlüğü oluşturur. Tül perdede , mümkün olduğu ölçüde, tül boyunun yere kadar olması görüntü zenginliği açısından önemlidir.
Klasik perde uygulamalarında da, modern perde uygulamalarında olduğu gibi kumaş perde, tül perde seçiminde etkendir. Klasik perdele birlikte, kumaş desenine göre, organze tüller, ipek tüller, klasik desenli kesme tüller kullanılabilir.
Tül perdelerin enleri genellikle 300cm dir.İthal tüllerin yaygınlaşması, 140-150cm enindeki tüllerin kullanımını arttırmıştır.Bu endeki tüller genellikle katlamalı perdeler için uygundur.Tüller, perde raylarına veya perde borularına tül cinsine göre farklı pililerde dikilerek uygulanabilir.Amerikan, ekstrafor büzgülü,kırma ve kanun pili bunlardan bazılarıdır.
Kumaş perde klasik veya modern tüm mekanlar için kullanılabilen bir perdedir. Tafta, ipek, ipek şönil, viskon, polyester, keten, jakarlı, saten v.b pek çok kumaş seçenekleri ile tasarlanıp uygulaması yapılan perdedir.
Kumaş perdeler, uygulandıkları mekanlarda tek kullanılabileceği gibi, farklı perde grupları ile birlikte de kullanılabilir.
Ev veya işyeri dekorasyonu için tamamlayıcı ve en önemli objeler arasında yer alır. Kumaş perdeleri sistem eklentisi ile mekanizmalı perde özelliğinde üretebiliriz. Buna en iyi örnek; katlamalı perde, balon perde ve tirajlı perdedir.
Metal rustik, ahşap rustik, briz ve gerdirme sistemleri ile de sade ve şık kumaş perde modelleri tasarlanabilir. Kumaş perdeler seçilen kumaş ve aksesuar özelliğine göre klasik veya modern perde sınıfına dahil edilebilir.
Perdenin modern veya klasik görünümünde en büyük etken tasarım ile birlikte kumaş ve aksesuar seçimidir. Perdelere daha gösterişli olabilmeleri için, drape, dilim, volan, sarkıt, kulak, yaşmak türü kumaş ile oluşturulmuş perde süslemeleri eklenebilir.
Özellikle stres ve yoğun rejim dönemlerinde vitamin ve mineral eksikliği, güneş, klorlu su, aşırı sıcak uygulama gibi dış etkenler, çeşitli hastalıklar ve hormonal değişiklikler gibi pek çok sebeple saçlar canlılığını kaybedebilir. Saçlarda cansızlaşma görüldüğünde bu sebepler araştırılmalı ve ortadan kaldırılmalıdır. Net bir sebep bulunamıyorsa uzmanın fikri alınmalı ve bilimsel araştırmalar yapılmalıdır.
SAÇ DERİSİNDE KAŞINTI
Saçlı deride kaşıntı yapan birçok faktör vardır bunlar; mantar, kıl dibi iltihapları, sivilce, kepek, aşırı yağlılık,kuruluk,yıkama sıklığı(çok sık veya çok seyrek),kullanılan ürünlere hassasiyet,allerji olabilir. Sebep bulunabiliyorsa önlenmeli veya dermatoloji uzmanının görüşü alınmalıdır.
SAÇLARDA KABARMA-ELEKTİRİKLENME
Saçların kabarması çoğunlukla statik elektriklenmeden kaynaklanmaktadır ama saç teli kalınlığı, saçın sıklığı, saçın çıkış açısı, yıkama suyunun sertliği ve kullanılan şampuan gibi birçok faktörde etkili olabilmektedir.Yapılacak en güzel şey bu konuda etkili bir şampuan ve saç kremi kullanmaktır.(İlker Yavrutürk Kuaför salonumuzda en çok karşılaştığımız soru)
SAÇ KEPEKLENMESİ
Cilt 7 kattan oluşan ve sürekli olarak alttan yenisi geldikçe en üstteki dökülen aktif bir organdır ve vücudun her tarafında böyledir.Cildin bu yenilenmesi en üstteki tabakanın daha büyük parçalar halinde olduğunda kepek olarak karşımıza çıkar.Yeterince sık yıkanmaması ve yetersiz durulama kepeklenmeyi artıran faktörlerdir.Uygun kepek önleyici bir şampuan genellikle yeterli olmaktadır.
Kepek oluşumuna sebep olan diğer bir sebep saçlı deride mantar oluşmasıdır bu durumda farklı bir tedavi gerekebilir bunun için dermatoloji uzmanına muayene olmak en uygun davranış olacaktır. Kepek problemi olan kişide saç derisi dışında kaş, şakak, alın gibi bölgelerde kızarıklıkla birlikte oluşan kepeğimsi döküntüler varsa, bu kişinin kepekten ayrı bir problemi olabileceğinden doktora başvurması doğru olur.
SAÇ UÇLARINDA KIRILMA
Saçınız nemli halde iken geniş dişli bir tarak kullanarak saçınızı tarayın. Tarama hafif hareketlerle uçlardan başlayıp açıldıkça yukarı doğru çıkarak yapılmalıdır. Bu şekilde saçlarınızı kırıklardan korursunuz. Geniş dişli, diş aralıkları açık ve saçın takılabileceği pürüzler olmayan tarak tercih edilmelidir. Fırça tercih ederken baş derinizi çizmeyecek şekilde kıl uçları yuvarlatılmış olanları tercih ediniz. Fırça kullanırken saçlarınızı yıpratacak sert hareketlerden kaçınmanız tavsiye edilir. Saçlarınızı önce uygun bir tarak yardımı ile tarayıp açtıktan sonra gerekiyorsa fırçalayınız.Yada SAlonumuzda uyguladığımız Sıcak Maks ile Saç uçlarınızı kestirin kurtulun....
SAÇLARDA KURULUK
Saçlarda kuruluk yapısal bir sorundur.Yağ salgısının azaldığı durumda ortaya çıkar.Sabun sık görülen kurutma sebeplerindendir.Kuru saçlara uygun şampuan ve saç kremleri kullanılmalıdır. Ayrıca saçları besleyici maskeler uygulanabilir.
SAÇLARDA MATLAŞMA
Saç parlaklığı ışığı yansıtan dış yüzeyinin pürüzsüzlüğüne bağlı olarak değişir.Saç telini yıpratan güneş ışığı,rüzgar,duman ve toz gibi çevresel faktörler matlığın en önemli sebepleridir.Ayrıca boya,röfle, perma gibi kimyasal madde kullanılarak yapılan işlemler sonucunda yıpranır ve parlaklığını kaybeder.Matlıktan korunmak için gerekenler yapılmalı kurtulmak içinde uygun şampuan kullanılmalıdır.
SAÇTA AŞIRI YAĞLANMA
Saçta yağlılık yaşa,cinsiyete ve kişinin genetik yapısına bağlıdır.Ergenlik döneminde artmaya başlayan yağ salgısı gençlik yılları boyunca devam eder.Azda olsa yağlı beslenmenin de yağlanmada etkisi vardır.Saçların dökülme döneminde de yağlılığın arttığı gözlenir burada asıl etken yağ salgısının artmasından çok saçlar azalırken yağ hücreleri azalmadığı için her saç teline düşen yağ miktarı artmakta ve saç yağlı görünmektedir.Yağlı saçlar için üretilmiş şampuanların kullanılması yeterlidir.
Her kadın sütun gibi bacaklara sahip olmak ister.Düzgün bir bacak bakımla daha da güzelleştirilir, güzelliğini korur.
Bacakların cilt güzelliği, cilt bakımından ve genel bakımdan ayrı düşünülmemelidir. Genellikle eller için kullanılan bakım ürünleri, bacaklar için de kullanılır. Tonikler ve losyonlardan da yararlanabilirsiniz.
Sağlıklı bir cilt görünümü ancak iyi bir kan dolaşımına sahip olmayı gerektirir. Dolaşımı artırmanın ve sağlıklı olmasını sağlamanın en iyi yolu, masaj ve spor yapmaktır.
Kasları çalıştıracak ancak aşırı gelişimine neden olmayacak sporlar, güzel bir bacak görünümü sağlar. Yürüyüş, step, aerobik, yüzme önerilebilir. Egzersiz sonrası kaslarda biriken atık zararlı maddelerin atılımı için iyi bir dinlenme gereklidir.
Nelere dikkat etmeli?
Bacak bakımı konusunda dikkat etmeniz gereken noktaları sıralarsak:
- Yorgun bacaklarınızı mutlaka dinlendirin. Ayağınızı, bacaklardan başlayıp topuğa dek kremleyin. Uygun bir yere uzanın ve bacaklar`ınız kalbiniz seviyesinde olsun. Ayağınızın altına çok yüksek olmayan bir yastık koyabilirsiniz. Bacaklar`ınızı sıra ile havaya kaldırın, el parmaklarınızla kasları, uzun eksenleri boyunca iyice sıkarak masaj yapın. Başlangıçta yumuşak olan masaj, adeleler alıştıkça sertleşmelidir.
- Bol bol yürüyüş ve spor yapın. Egzersiz, kan akımını hızlandırır ve bacak kaslarınızı besler, gerginlik, sıkılık sağlar. Yürüyüşte kullanacağınız ayakkabıların rahat olmasına dikkat edin. Egzersiz sırasında terleyen ayaklarınızı derhal yıkayın ve iyice kurulayın. Nem, mantar enfeksiyonlarını davet eder. İstenmeyen kokular ortaya çıkabilir.
- Bacak cildinin bakımında, yüzünüze kullandığınız nemlendirici ve tonikleri kullanınız. Eğer bacağınızın cildi pürtüklü ise bitkisel sütler ile daha güzel bir görünüme sahip olabilirsiniz. Bacak cildiniz UV ışınların özellikle yaz aylarında açıktır. Yüzünüze gösterdiğiniz özeni mutlaka bacaklar`ınızada göstermelisiniz. Kullanacağınız ürünlerin UV filtresi içermesi mutlaka gerekir.
- Bacağınızdaki tüyler yumuşaksa; bol oksijen sürerek onları sarartıp, görünmez hale getirebilirsiniz. Sert iseler; tüyleri mutlaka yok etmeniz gerekir. Bu takdirde değişik epilasyon yöntemleri uygulayabilirsiniz.
- Bacağınız kalın ve fazla kaslı ise, parafin banyoları, uygun spor ve zayıflatıcı bir beslenme sistemiyle onları biraz inceltebilirsiniz.