• Günlük hayatta kullandığımız birçok eşya(tv, buzdolabı, raf vb.) kişilerin üzerlerine devrilip düşebilirler. En tehlikelisi de tavanın çökmesi ya da evin kendisinden yıkılmasıdır.
• Uykuda, deprem olursa ve yataktan kalkmak güç olursa şiltenin altına girin.
• Masanın altına girin ve başınızı iki elinizle örtün.Üzerinize düşen eşyadan korunursunuz.
• Kapı ve pencereler açık tutulmalıdır. Kapı ve pencereler depremde sıkışabilir ve dışarı çıkmak güçleşebilir.
• İkinci kattan ya da üst katlardan zemin kata girmeyin. Çünkü en çok hasar zemin katta olur.
• Gazla ve elektrikle çalışan ev aletleri (soba, ve ocak gibi) kapatın.Kapatamıyorsanız bunlara yakın olanlara kapatmaya çalışmalarını söyleyin.
• Evinizi terk ederken eşyalardan çok canınızı düşünün.Herşeyi bırakın çıkın.
• Tuvalet ya da banyoda iseniz kendinizi aynadan ya da raflardan düşebilecek eşyalardan koruyun. Genellikle tuvalet ve banyo küçük hacimli olduğu için daha dayanıklı olabilir.
• Banyoda iken başınızı yumuşak bir şeyle korumaya çalışın.Banyoda genellikle çıplak olunur. Banyo ve tuvalet küçük olduğu için daha güvenlidir ve orada kalınması daha doğru olur.
• Bulunduğunuz mahalleden uzaklaşmak, şehir dışına çıkmak için arabanızı kullanmayın.Çünkü bu tür çok sayıda araba olduğu için trafik sıkışıklığı olur.Kurtarma ve yangın söndürme araçları gereken yerlere ulaşamazlar.
• Televizyon ve radyo dinleyerek deprem ile ilgili bilgileri izleyin.Söylentilere itibar etmeyin. Onları kesin bilgi olarak görmeyin.Deprem sırasında radyo, telefon ve televizyona göre daha kullanışlıdır.
• Telefon acil durumlarda kullanılmalıdır.
• Fişleri prizden çekin, ocakları söndürün, eğer olanak varsa ana musluğu kapatın ve ana sigortayı gevşetin.
• Bebek ve yaşlıların güvenliklerinin sağlamaya çalışın.
Apartmanda
Çok katlı apartmanlarda üst katlar alt katlara göre daha çok sallanır.Bu binalar son yıllardaki deprem yönetmeliği (1975 ve sonraki tarihli)'ne ve Fen kurallarına göre yapılmışsa çökme tahlikesi yoktur.Yapılacak davranışlar 1-2 katlı evlerdekinden farklı değildir.Ancak çok katlı yapılara deprem açısından gerekli özel davranışlarda vardır.
*Yangın merdivenlerinin kapısını açık tutun.
• Ortak tehlike çıkışının (koridordaki) kapısını açık tutun.
• Binayı boşaltırken asansörü kullanmayın.
• Asansörde iseniz bütün düğmelere basın ve durduğu ilk katta asansörden inin.
• Birinci katta iseniz, kapıyı açamıyorsanız ve de zemin katta yangın çıkmışsa zemin kata yatak vb.gibi yumuşak birşeyler attıktan sonra üstüne atlayın.Bu davranış çok katlı yapıların üst katları için geçerli değildir
Büyük market ve mağazalarda
Büyük kolonların yanında durmaya çalışın.Raflardan ve dolaplardan uzak durun.
• Yangın çıkışlarına, merdivenlere ve yürüyen merdivenlere koşmayın.
• Anonsları dinleyin.Mağaza güvenlik personelinin uyarı ve önerilerini yerine getirin, onlara uyun dediklerini yapın.
• Satın aldığınız şeyleri bırakın ve dışarı çıkarken elleriniz boş olsun
Yüksek yapılarda
Üst katlar alt katlara göre çok daha fazla sallanır. Daha çok dikkatli olmak gerekir.
• Masaya yakınsanız altına girin.
• Başınızı çanta, minder, kitap, klasör gibi şeylerle koruyun.Dolap, kahve makinası ve sebil gibi şeylerden uzak, kolonlara yakın durun.
• Asansörde iseniz bütün düğmelere basın durduğu ilk katta asansörden inin, eğer kapısı sıkışmamış ise.
İş merkezlerinde ve sokaklarda
• En tehlikeli şeyler dökülen, kırılmış cam parçaları, ilan levhalarıdır. Bunlar düşebilir. Açıkta duran kahve, hafif içki satan (parayla çalışan) makinalar, ilan levhaları ve direkleri devrilebilir.Buralardan uzaklaşın. Başınızı koruyun. Geniş açık alanlara gidin ya da güvenliğinden kuşku duymadığınız yapı varsa içeri girin.
• Geniş bir yol varsa ve trafik yoğun değilse yolun ortasındaki refuje kaçın ve orada durun.
• Satış makinalarından, reklam levhalarından ve bahçe duvarlarından uzak durun.
• Elleriniz boşsa başınıza koyun ve koruyun Eğer çanta, paket ve torba varsa başınıza koyun. Hiç bir şey yoksa ellerinizi kullanın.
• Yolun kenarında ağaçlar varsa altına girip durun.
Tiyatro, sinema, stadyum vb. yerlerde
• Gösteri sırasında salon çok karanlıktır.Panik yapmayın.Güvenlik görevlilerine ve yetkililere dikkat edin onları dinleyin.
• Yönetici ve yetkililerin sözlerine uyun.
• Başınızı bir çanta ile koruyun, sıralar arasında çömelmiş durumda koltukların altına girebilecek biçimde durun.
• En tehlikeli durum tribünlerde panik olmasıdır.Sakin olun, doğru karar vermek çok önemlidir.
• Tavanda büyük bir aydınlatma armatürü veya avize varsa bunların altından uzaklaşın.
• En güvenli yer sahanın ortasıdır.Sahanın ortasına gitmeye çalışın.
• Yangın çıkışına doğru hemen koşmayın.
• Anonsları dinleyin ve onlara uyun.
Metro, tramvay, tren, otobüs vb. araçlarda
• Raflara konulmuş eşyalar düşebilir.Başınızı kollayın ve koruyun, ellerinizle direklere ve tutunacak yerlere sıkıca tutunun.
• Metro durunca hemen dışarı herhangi bir anons yapılmadan çıkmayın; tren rayları üzerinde ya da yakınında yüksek voltaj hatları vardır ve çok tehlikelidir.Ters yönden gelebilecek metro katarına dikkat edin.Ters yönden tren gelmediğinden emin olun.
• Elektrikler kesilmiş ise bir anda çok karanlık olacaktır.Kısa bir süre sonra acil durum ışıkları yanacaktır. Hemen paniklemeyin.
• Tren görevlilerinin sözlerine uyun.
• İstasyonda platformda tren beklerken deprem olursa düşen cisimlere dikkat edin ve kolonların yanında bekleyin.
• Tren ya da otobüs durunca sürücünün sözlerini dinleyin.Hemen dışarı çıkmaya çalışmayın.
• Dışarı çıkınca ters yönden gelebilecek otobüs ya da trenlere dikkat edin. Yeraltı çarşısında veya geçidinde
• Yeraltı çarşısı ya da yaya geçidinde eğer yangın, gaz sızıntısı ve su basması yoksa yer yüzeyinden daha güvenlidir.Elektrik kesilirse panik yaşanabilir.
• Vitrinlerden uzak durun.
• Düşen cisimler dikkat edin, kendinizi koruyun.
• Elektrik kesilse bile Yangın çıkışı işaretleri yanık kalabilir paniğe kapılmadan hareket edin.
• Hemen çıkış merdivenlerine koşup yukarı çıkmaya çalışmayın.
• Eğer yangın olursa ağzınıza bir mendil ya da bir bez tutun.Duvarların kenarlarında çömelmiş ya da yere eğilmiş konumda bulunduğunuz yeri boşaltmaya çalışın.Yeraltı çarşısı ya da geçidinin çıkışları vardır ve duvar diplerinden giderek çıkışa kesinlikle varırsınız.
Metro-tren istasyonunda, yaya üst geçidinde ya da köprü üstünde
• Deprem yolcuların çok olduğu saatlerde olursa panik yaşanabilir. Panik yapmayın istasyon yöneticilerini dinleyip onlara uyun.
• Köprünün yıkılma ya da devrilme olasılığı olsada parmaklıklara tutunmak daha güvenlidir.
• Kendi kendinize birşey yapmaya çalışmayın, yetkililerin sözlerine uyun.
• Parmaklıklara ve trabzanlara tutunun.
• İstasyondaki hoparlörde yapılan yayınları dinleyin, deprem haberlerini alın.
• Sarsıntının bitmesini bekleyin.
• Çocuk ve yaşlılara dikkat edip onları kollayın.
• Parmaklıklara tutunun sonra merdivenlerden inip uzaklaşın.
Araba kullanırken
Depremden sonra pek çok kişi arabasına atlayıp yola çıkacaktır. Yoğun bir trafik sıkışıklığı olması kaçınılmazdır. Kaza ve çarpmalara dikkat edin ve önlemeye çalışın.
İlk anda yavaş yavaş sağa yanaşıp durun.
• Yavaşlayın, sağa yanaşıp durun, motoru durdurun. Kontak anahtarı yerinde kalsın, pencereleri kapatın ve kapıları kilitlemeden çıkın.
• Eğer otoyolda iseniz yolun kenarındaki aydınlatma direklerine ve eğer varsa ses yalıtım duvarlarına dikkat edin devrilebilir.
• Tünel giriş ve çıkış yakınlarında durmayın buralarda yamaç kaymaları ve kaya düşmeleri olabilir.
• Radyodan yoldaki hasar ve diğer durumlar hakkında bilgi almaya çalışın.
Büyük kamyon ve tankerlerden uzak durun.
• Otoyolda araç sürerken yoldaki anormal durumları ve yangınları cep telefonu ya da yol kenarındaki acil telefon ile ilgililere haber verin.
Deniz, ırmak, dere, liman, rıhtım ve bu gibi yerlerin kenarında
• Eğer dağlık bir arazide dik yamaçları olan küçük bir vadide iseniz yamaçlardan toprak kayması ya da kaya düşmesi olabilir. Dikkatli olun.
• Nehrin kaynak tarafında baraj varsa yıkılabilir ve bir su baskını olabilir, hemen nehre dik yönde yüksek yerlere çıkmaya başlayın.
• Hemen yükseklere çıkın.
• Küçük bir depremde bile Tsunami olabilir. Hemen yüksek yerlere doğru gidilmelidir.
• Deniz yanında yalıyar biçiminde yüksek bir yamaç varsa hemen yüksek yerlere doğru gidin.
• Tsunami'nin ilk dalgası geldikten sonra tehlikenin geçtiğini sanmayın bazen ikinci dalga ilk dalgadan daha büyük olabilir.
• Radyodan Tsunami haberlerini dinleyip gerekenleri yapın.
Sözlük Kullanımı
Neden bir sözlüğe ihtiyaç duyarız?
İki adet sözlük kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Bunlardan bir tanesi ingilizce-ingilizce diğeri de ingilizce-türkçe, türkçe-ingilizce sözlük olmalı.
İngilizce-ingilizce sözlük kullanmanın avantajı, kelimenin anlamını öğrenebilmek için daha fazla çaba harcamanızı sağlamasıdır. Bu şekilde daha fazla kelime öğrenmiş olursunuz ve öğrendiğiniz kelimeleri de tekrar etme fırsatı bulursunuz. Böylelikle sürekli ingilizce içinde kalmış olursunuz.
Sözlükler bize ne tür bilgiler sunar:
•Kelimenin anlamını öğreniriz.
•Kelimenin nasıl telaffuz edildiğini öğreniriz.
•Kelimenin gramer yapısı öğrenmiş oluruz. Kelime isim, fiil, sıfat ya da zarf mıdır?
•Örnek deyişler ya da cümleleri bize verir.
•Kelimenin genel bazı kombinasyonlarını sunar.
•Kelimenin zıt anlamlı karşılıklarını sunar.
Sözlüğümü Nasıl Kullanmalıyım?
Bir kelimenin bir çok anlamı mevcuttur. Bizim aradığımız anlamı herzaman ilk anlamı olmayabilir. Bundan dolayı diğer anlamlarına da bakmalıyız.
Bir kelimenin anlamına baktıktan sonra, kelimenin yanına bir işaret koyabiliriz. Daha sonra bu sayfaya gelip o işareti gördükten sonra, kelimenin anlamını tahmin edebiliriz.
Eğer anlamını bilmediğimiz bir kelime ile karşılaştığımızda, önce o kelimenin anlamını tahmin etmeli, daha sonra da sözlüğe bakmalıyız.
Düzenli fiiller
İngilizcede eğer bir fiil düzenli bir fiil ise, fiilin sonuna -ed eki getirilir. Aşağıdaki tabloda fiillerin "past tense" ve "perfect tense" ile birlikte kullanıldıklarında nasıl -ed eki aldıklarını görüyoruz.
infinitive clean finish use paint stop carry
past simple cleaned finished used painted stopped carried
Düzenli fiiller geçmiş zaman ile birlikte kullanırken, fiil -ed eki alır.
Ör: I cleaned / they cleaned / she carried etc.
Perfect tense (tamamlanmamış geçmiş zaman) ile birlikte kullanımda ve pasif kullanımlarda da fiiller -ed aki alırlar ve yardımcı fiiller eklenir.
Ör:
•I have cleaned the windows. (present perfect)
•They were still working. They hadn't finished. (past perfect)
Pasif (Passive)
•He was carried out of the room.
•This gate has just been painted.
Düzensiz fiiller
Düzensiz fiiller geçmiş zaman ya da perfect tense (tamamlanmamış geçmiş zaman) ile birlikte kullanıldıklarında -ed eki almazlar, 2. ya da 3. halleriyle kullanılırlar.
Past tense kullanımı:
I saw.
Perfect tense kullanımı:
I have seen.
Bazı düzensiz fiiller herhangi bir değişime uğramadan kullanılırlar:
•Don't hit me.
•Somebody hit me as I came into the room.
•I have never hit anybody in my life.
•George was hit on the head by a stone.
Bazı düzensiz fiillerin geçmiş zaman kullanımı ile perfect tense kullanımlarında herhangi bir değişiklik olmaz.
•Can you tell me what to do?
•She told me to come back the next day. (past simple)
•Have you told anybody about your new job? (present perfect)
•I was told to come back the next day. (passive)
Diğer düzensiz fiilerin ise 3 hali de farklıdır.
Ör: wake - woke - woken
•I'll wake you up.
•I woke up in the middle of the night.
•The baby has woken up.
•I was woken up by a loud noise.
Aşağıdaki filler hem düzenli hem de düzensiz fiil olarak kullanılabilirler:
burn burned ya da burnt
dream dreamed ya da dreamt
smell smelled ya da smelt
spell spelled ya da spelt
lean leaned ya da leant
spill spilled ya da spilt
learn learned ya da learnt
spoil spoiled ya da spoilt
Örnek:
•I leant out of the window.
•I leaned out of the window.
•The dinner has been spoilt.
•The dinner has been spoiled.
Bu yazımızda mutluluk ve üzüntü ifade eden ingilizce deyimleri ve anlamlarını göreceğiz.
Aşırı derecede mutluluk anlamına gelen ve gayri resmi dilde kullanılan deyimler:
I'm thrilled to bits.
thrilled to bits: çok mutlu olmak, birşeyler hakkında çok heyecanlanmak
I'm on cloud nine.
on cloud nine: son derece mutlu, çok mutlu
I am/feel on top of the world.
on top of the world: çok mutlu, sevinçli
I'm over the moon.
over the moon: çok sevinçli
I'm in seventh heaven: mutluluktan uçmak
Aşağıda diğer mutluluk ifade eden deyimleri inceleyelim:
get a (real) kick out of something
Anlamı: Bir şeyi yapmaktan çok zevk almak.
Örnek: I get a (real) kick out of going for a run first thing in the morning before anyone else is up.
do something for kicks
Anlamı: çoğu zaman tehlikeli birşeyleri sadece çok heyecan verdiği için yapmak
Örnek: Sandra is keen to have a got at bungee-jumping - just for kicks.
jump for joy:
Anlamı: olmuş birşeyden çok zevk almak, sevinçten zıplamak , uçmak
Örnek: Rowena jumped for joy when she heard that she'd won first prize.
be floating/walking on air
Anlamı: ayakları yere değmemek, sevinçten havalara uçmak, etekleri zil çalmak
Örnek: I've been walking on air ever Chris and I started going out together.
something makes your day
Anlamı: Birşeyin seni mutlu yapması
Örnek: It's great to hear from you. It's really made my day.
Üzüntülü, Mutsuz Durumlarla İlgili Deyimler
Aşağıdaki metini inceleyelim. Bu metinde yer alan deyimleri koyu harflerle belirttik. Aşağıda da bu ingilizce deyimlerin anlamlarını açıklamaya çalıştık:
Dear Louise,
Hope all goes well with you. Unfortunately, everyone here is out of sorts. Will is down in the dumps because he doesn't like his teacher this year. I've told him that it's not the end of the world and that he'd better just grin and bear it, but I think he likes being a misery guts and so he complains about her every night. Pat is also suffering from sour grapes because I got the role in the school play that she wanted. This puts a damper on every meal, so I'm really looking forward to staying with you at the weekend.
Love,
Karen
out of sorts: keyifsiz, neşesiz, huysuz
down in the dumps: asık surat ile, mutsuz
it's not the end of the world: ne olduysa ciddi bir soruna yol açmayacak
just grin and bear it: dişini sıkmak, katlanmak, sabırla katlanmak
a misery guts: sürekli şikayet eden, mutlu olamayan
sour grapes: ulasilamayan seye pis deme
puts a damper on: yıldırmak, hevesini kırmak, cesaretini kırmak
Yabancı dil öğrenmek, bina yapmaya benzer. Yabancı dilinizin seviyesi de yaptığınız binanın ya da evin oda sayısı ile orantılıdır. Günlük konuşma dilinde iletişiminizi sağlamak için 100-200 kadar kelime işinizi görecektir. Bu kadar kelime demek, tek odalı bir eve sahip olmak gibidir. Eğer 8 odalı bir villaya sahip olmak istiyorsanız, daha çok kelime öğrenmelisiniz. Kelime öğrenmek , ingilizce öğrenme sürecinin en önemli kısımlarından birisidir. Eğer temel ingilizce kelimeleri bilmiyorsanız, gramer çalışmakta zorlanmanız kaçınılmazdır. Gramerin yanında, okuma ve yazma gibi egzersizleri de yapamazsınız. İşte bu nedenlerden dolayı, ingilizce öğrenme sürecinin başında, kelime bilginizi belli bir seviyeye getirmeli ve bu çalışmalara devam etmelisiniz.
Sizler için ingilizce kelime bilginizi geliştirmede bazı yöntemler:
1. Çeviri Cümleler
Çeviri yazılarla işe başlayabilirsiniz. Kelime kapsamı çok geniş olmayan, ileri seviye dilbilgisi gerektirmeyen, basit cümleleri öğrenerek, kelime bilginizi geliştirebilirsiniz. Kelimeler karmaşık anlamlara gelecek türden olmamalıdır. Bu cümleler, basit gramer yapılarını içermelidir. Bir yandan kelime öğrenirken, bir yandan da temel gramer konularını da öğrenmiş olursunuz.
2. Kelime Oyunları
Kelime oyunları, kelime dağarcığınızı genişletmek için iyi bir yardımcı yöntemdir. Bu yöntem uygulayacağınız temel yöntem olmamalıdır. Yukarıda söz ettiğim "çeviri cümleler" yöntemine destek sağlayacak şekilde uygulanmalıdır. Boş zamanlarınızda ya da yaptığınız işe ara verdiğinizde, kelime oyunları ile kelimelerin aklınızda kalma süresini uzatabilirsiniz. "Her gün yeni bir kelime öğrenme" oyununu oynayabilirsiniz. Bu kelime ile ilgili basit cümleler kurabilir, ya da kitaplarda, nette gördüğünüz cümleler üzerinde çalışarak her gün yeni bir kelime öğrenebilirsiniz. Bu yeni kelimeler, günlük kullanımı olan kelimeler olmalıdır.
3. Okuma ve Dinleme
Okuma yöntemi ile yeni kelimeleri öğrenmek, en etkili yollardan birisidir. Piyasada rahatlıkla bulabileceğiniz hikaye kitapları ile işe başlamalısınız. Bu hikaye kitapları seviye seviye hazırlanmıştır. Oxford, penguin gibi yayın evlerinin bu tarz kitapları çok kalitelidir. Okuyarak, sözlük karıştırma alışkanlığınız da gelişir.
Dinleme yöntemi ile de kelime telaffuzunuzu geliştirmiş olursunuz. Dinleyeceğiniz meteryaller de basit cümlelerden seçilmiş olmalıdır. Bu anlamda ileriki zamanlarda sitemizde "listening" metaryelleri yer alacaktır.
4. Günün Kelimesi Servislerine Üye Olun
Mariam-Webster , worsmart gibi günlük kelimeleri buradan öğrenebilir ve bunlar üzerinde çalışabilirsiniz.
5. Eş anlamlılar Sözlüğünü Kullanın
İngilizce kelime bilgisini geliştirmek için sözlük kullanmak çok önemldir. Sizlere tavsiyem, belli zamanlarda, kelime defterinize not aldığınız kelimeleri, Mariam-Webster sitesinde yeralan eşanlamlılar sözlüğünü kullanarak araştırın ve kelime hakkında daha fazla bilgi sahibi olun. Bunu yaparak, bir kelimeden yola çıkarak birden çok kelime öğrenmiş olursunuz. Aynı zamanda aradığınız kelimenin değişik anlamlarını da öğrenmiş olur ve sözlükteki örnek cümlelerden de yararlanabilirsiniz.
6. Flashcard Kullanın
Flashcard, üzerinde resim olan, kelime öğrenmek için çok faydalı kartlardır. Özellikle ingilizce öğrenmeye yeni başlayanlar için bu kartlar çok verimli olabilir. Bu kartları evde kendiniz de hazırlayabilirsiniz.
Ücretsiz Flashcard sitesinden kartları bilgisayarınıza indirebilir, kağıda çıktılarını alabilir ve onlarla çalışabilirsiniz.
7. Paragraf Yazın
Yazı yazmak, hem ingilizcenizi geliştirmek için hem de kelime öğrenmek için çok önemlidir. Öğrendiğiniz kelimeleri, herhangi bir konu hakkında yazdığınız bir yazıda kullanın. Bu şekilde hem pratik yapmış olur, hem de yazı yazma kabiliyetinizi geliştirmiş olursunuz. Bu yazılar bir paragrafı geçmesin. İleriki zamanlarda sitemizde, kurallarına uygun bir biçimde paragraf ya da makale nasıl yazılır öğreneceğiz.
Deliler İçin Kullanılan Deyimler He's not all there.
not all there: kaçık, deli
She's off her trolley.
off one's trolley: kaçık
He's got a screw loose.
a screw loose: biraz kaçık
She's a basket case.
a basket case: çok kızgın bir kişi
He's off his rocker.
off his rocker: çılgın
He's as nutty as a fruitcake.
as nutty as a fruitcake: tamamen delirmiş
Ölümle İlgili Gayri Resmi DeyimlerShe's popped her clogs.
pop one's clogs: ölmek
She's given up the ghost.
give up the ghost: ölmek
She's kicked the bucket.
kick the bucket: nalları dikmek, ölmek
He's bitten the dust.
bite the dust: ölmek, düşüp ölmek
He's fallen off his perch.
Fall off his perch: ölmek
Tıb Dilinin Kullanıldığı Bazı Deyimler
a sore point/spot: hassas nokta
Örnek: Try not to mention baldness while he's here - it's a sore spot for him.
give someone a taste/dose of their own medicine: anladığı dilden muamele etmek
Örnek: Refusing to lend him money now would give him a taste of his own medicine - he's never lent you any.
a bitter pill to swallow: yenilir yutulur olmayan
Örnek: Losing my job was initially a bitter pill to swallow.
sugar the pill: kötü birşeyi tatlılıkla yutturmak
Örnek: The boss has sugared the overtime pill by offering a large extra payment.
have itchy feet: seyahat etmek için çok istekli olmak
Örnek: I can't stay in one place for more than a year without getting itchy feet.
Aşağıda aynı anlama gelen deyimleri inceleyelim: Bu iki deyim, kendini iyi hissetmemek anlamına gelmektedir.
feel off-colour
feel under the weather
Bu iki deyim, bir hastalıktan sonra, kendini daha iyi hissetmek anlamına gelmektedir.
be on the road to recovery
be on the mend
Bu dört deyim, deli, çılgın anlamına gelmektedir.
be as nutty as a fruitcake
be not all there
be off your trolley
be a basket case
Bu dört deyim ise, ölmek anlamına gelmektedir.
give up the ghost
bite the dust
pop your clogs
fall off your perch
Aşağıdaki cümlelerde yer alan deyimlere göz atalım: Don't mention the merger to him - it's a bit of a sore spot him. (Ona şirket birleşmesinde bahsetme. Bu konu onu biraz sinirlendiriyor.)
Telling Joe what you feel may be a bitter pill for him to swallow, but you owe it to him nevertheless.
Watching travel programmes on TV always gives me itchy feet.
I wonder what's happened to Stan - he looks like death warmed up!
Plans to put increased funds into education are supposed to sugar the pill of increased taxation.
Imagine someone as unfit as Ruth going on holiday in the Himalayas. She must have a screw loose.
A good game of golf at the weekend always helps to recharge my father's batteries.
Tom was quite ill for a while last year, but he's as fit as a fiddle now.
I was exhausted when I got home from work, but, after a nice cup ot tea, I'm as right as rain.
Helen won't understand the problem - she's one sandwich short of a picnic.
Aşağıdaki cümlelerde yer alan deyimleri ve bu cümlelere karşılık olan cümleleri inceleyin. I've got itchy feet. - Where would you like to go?
He's as right as rain now. - That is a relief!
He's not right in the head. - I know, Jane told me he was off his rocker.
I'm going to tell him what I think of him. - Good. Give him a dose of his own medicine.
Dad's a bit off-colour today. - Oh dear, I hope he's OK tomorrow.
Failing the exam was a bitter pill to swallow. - Yes, but she'll get over.
d'accord, il existait d'autres façons de se quitter
quelques éclats de verre auraient peut-être pu nous aider
dans ce silence amer, j'ai décidé de pardonner
les erreurs qu'on peut faire à trop s'aimer
d'accord la petite fille en moi souvent te réclamait
presque comme une mère, tu me bordais, me protègeais
je t'ai volé ce sang qu'on aurait pas dû partager
a bout de mots, de rêves je vais crier
je t'aime, je t'aime
comme un fou comme un soldat
comme une star de cinéma
je t'aime, je t'aime
comme un loup, comme un roi
comme un homme que je ne suis pas
tu vois, je t'aime comme ça
d'accord je t'ai confié tous mes sourires, tous mes secrets
même ceux, dont seul un frère est le gardien inavoué
dans cette maison de pierre, satan nous regardait danser
j'ai tant voulu la guerre de corps qui se faisaient la paix
je t'aime, je t'aime
comme un fou comme un soldat
comme une star de cinéma
je t'aime, je t'aime
comme un loup, comme un roi
comme un homme que je ne suis pas
tu vois, je t'aime comme ça
FRANSIZCASI VE TÜRKÇESİ
LARA FABİAN-JE T’AIME – (Jötem)
Quelques éclats de verres auraient peut être pu nous aider
doğru, ayrılmanın farklı yollarıda var
Dans ce silence amer, j’ai décidé de pardonner
eger aydınlık bölgeye bakarsak belki bize yardım edebilir
Les erreurs qu’on peut faire à trop s’aimer
bu acı sessizlikte seni affetmeye karar verdim
D’accord la petite fille en moi souvent te réclamait
bu birisini çok sevdiğimizde yapılan hatadır
Presque comme une mère, tu me bordais, me protégeais
doğru,içimdeki küçük kız bazen seni sahipleniyor
Je t’ai volé ce sang qu’on n’aurait pas dû partager
sen bir anne gibiydin,beni korudun
A bout de mots, de rêves je vais crier
sözlerin ve rüyaların ortasında bağıracağım
Je t’aime, je t’aime
seni seviyorum,seni seviyorum
Comme un fou comme un soldat
deli bir insan gibi bir asker gibi
Comme une star de cinéma
sinemadaki bir star gibi
Je t’aime, je t’aime
seni seviyorum, seni seviyorum
Comme un loup comme un roi
kurt gibi, kral gibi
Comme un homme que je ne suis pas
olmadığım bir adam gibi
Tu vois, je t’aime comme ça
olmadığım bir adam gibi
D’accord je t’ai confié tous mes sourires, tous mes secrets
işte seni böyle seviyorum
Même ceux, dont seul un frère est le gardien inavoué
doğru,sana bütün gülüşlerimdeve sırlarımda inandım
Dans cette maison de pierre,
hatta yalnız,abisi açığa vurulmamış bir koruyucu
Satan nous regardait danser
şeytan dansımızı izledi
J’ai tant voulu la guerre de corps qui se faisaient la paix
barış yapan savaş vücütlarını çok istiyorum
Je t’aime, je t’aime
seni seviyorum, seni seviyorum
Comme un fou comme un soldat
deli bir insan gibi bir asker gibi
Comme une star de cinéma
cinemadaki bir star gibi
Je t’aime, je t’aime
seni seviyorum,seni seviyorum
Comme un loup comme un roi
kurt gibi, kral gibi
Comme un homme que je ne suis pas
olmadığım bir adam gibi
Tu vois, je t’aime comme ça
işte seni böyle seviyorum
Je taime, je taime
seni seviyorum, seni seviyorum
Comme un fou comme un soldat
deli bir insan gibi bir asker gibi
Comme une star de cinema
işte seni böyle seviyorum
Je taime, je taime, je taime, je taime, je taime, je taime
seni seviyorum,seni seviyorum seni seviyorum,seni seviyorum seni seviyorum,seni seviyorum