CADIKIZ

CADIKIZ

Üye
02.06.2005
Binbaşı
37.821
Hakkında

  • Konu: Bil oglum
    [youtube]https://www.youtube.com/watch?v=w3rD_cwtkDU&eurl=[/youtube]

    gün gidende ay gelende gel oğlum
    cihan yanar sen gülende gül oğlum
    bir yol vardır hakk yoludur bul oğlum
    yeri bilmek göğü bilmek bil oğlum
    çabuk büyü çabuk yetiş tez oğlum
    çakal gezen şu dağlarda gez oğlum
    çabuk büyü çabuk yetiş tez oğlum
    çakal gezen şu dağlarda gez oğlum
    gez oğlum
    vatanına göz dikeni ez oğlum.!
    dostun kim düşmanın kim sez oğlum
    tarihini şerefinle yaz oğlum
    yaz oğlum.!
    gez oğlum
    vatanına göz dikeni ez oğlum.!
    dostun kim düşmanın kim sez oğlum
    tarihini şerefinle yaz oğlum
    yaz oğlum.!
    senden gider sonsuzluğa yol oğlum
    dört bir yana salmalısın kol oğlum
    ekmeğini aç olanla böl oğlum
    haram yeme, hakk uğruna öl oğlum.!
    çabuk büyü çabuk yetiş tez oğlum
    çakal gezen şu dağlarda gez oğlum
    çabuk büyü çabuk yetiş tez oğlum
    hain gezen şu dağlarda gez oğlum
    gez oğlum
    vatanına göz dikeni ez oğlum.!
    dostun kim düşmanın kim sez oğlum
    tarihini şerefinle yaz oğlum
    yaz oğlum.!
    gez oğlum
    vatanına göz dikeni ez oğlum.!
    dostun kim düşmanın kim sez oğlum
    tarihini şerefinle yaz oğlum
    yaz oğlum.!
    zulum dolu saltanattan in oğlum
    zalimlere duymalısın kin oğlum
    nefis kibir mantık yutan dev oğlum
    mağrur olma insanları sev oğlum
    çabuk büyü çabuk yetiş tez oğlum
    çakal gezen şu dağlarda gez oğlum
    çabuk büyü çabuk yetiş tez oğlum
    hain gezen şu dağlarda gez oğlum
    gez oğlum
    vatanına göz dikeni ez oğlum.!
    dostun kim düşmanın kim sez oğlum
    tarihini şerefinle yaz oğlum
    yaz oğlum.!
    gez oğlum
    vatanına göz dikeni ez oğlum.!
    dostun kim düşmanın kim sez oğlum
    söz ver bana geç karşıma söz oğlum.!
#26.02.2008 16:07 1 0 0
  • noimage

    Venedik Film Festivali için bu kente giden Jolie, kucağındaki Shiloh ile dolaşmaya çıktığında anne kız arasındaki bu benzerlik hemen göze çarptı. Jolie'nin iki yıldır birlikte olduğu sevgilisi Brad Pitt ise Details dergisine ilginç fotoğraflar verdi ve ilk kez konuştu: "Hayatta beni korkutan tek şey Angelina'ya ya da çocuklara kötü bir şey olması. Ben çok koruyucu bir baba ve partnerim."
#08.09.2007 13:45 1 0 0
  • noimage

    Topkapı Sarayı'nda çekilecek olan film, Harem dairesinde sevişme sahneleri yüzünden uzun süre tartışma konusu olmuştu.

    Angelina Jolie'nin Topkapı Sarayı'nda geçen bir aşk hikayesini konu alan filmde rol alacağı haberleri gündeme bomba gibi düşmüştü. James Bond serisi için Türkiye'ye gelen Pierce Brosnan'ın da oynayacağı filmde, Angelina'nın rol alıp almayacağı netlik kazanmamıştı. Ancak, seksi yıldız bu filmde rol almak için yapımcı şirketle el sıkıştığını açıkladı.

    'Topkapı Affair' adlı filmin Mısır ya da Rusya'da çekileceği iddialarına son noktayı koyan isim ise TRT yetkilileri olmuştu. Ancak, bu açıklamaların ardından da filmdeki sevişme sahneleri olay yarattı. Yapım şirketinin, filmdeki sevişme sahnelerinde mekan olarak Topkapı Sarayı'ndaki haremi seçtiği yazıldı. Filmle ilgili haberler bir süredir basında yer almazken, Angelina Jolie ilginç açıklamalar yaptı. Amerika'daki yerel bir gazeteye konuşan Angelina, Türkiye'ye, Osmanlı Kültürü'ne, Topkapı Sarayı'na ve Kaşıkçı Elması'na övgüler yağdırdı. Angelina, "Topkapı Sarayı gibi görkemli bir yapının içinde bulunacağım ve Kaşıkçı Elması'nı göreceğim için çok heyecanlıyım. Türkiye'yi araştırdım ve kültürlerine hayran kaldım. Pierce Brosnan Türkiye'nin doğasına hayran kalacağımı söyledi. Çekimler için önümüzdeki yıl Türkiye'de olacağım" dedi
#08.09.2007 13:36 1 0 0
  • Özcan Deniz neden ''kendimi fahişe gibi hissediyorum'' dedi, Deniz'in peşine takılan dönme kimdi ?

    10 Ağustos 2007, 11:26

    1993'te bir otel odasındaki ses kaydı ortaya çıkan Özcan Deniz şok etti.

    ATV'de yayınlanan A Magazin adlı programla gündeme gelen kasette Özcan Deniz'in çarpıcı itirafları yer alıyor.

    Kasedi gün ışığına çıkartan ise Özcan Deniz'in kuzeni Yusuf Taşkın...

    İşte A Magazin adlı programda yayınlanan kasetten Özcan Deniz'in itirafları:

    - Annem ve babam bana işi gücü bırak diyor. Ben burada sanki kendim için mi bulunuyorum? Hatta siz iyi yaşayasınız diye, birçok insanı dolandırdım. Kendimi artık bir fahişe gibi hissediyorum.

    - Peşimde biri var. İşe bak; ben sevgili bir kız ararken bir dönme bana takıldı. E.... A....!

    - Sanatçı biriyle olmak istemiyorum. Sıradan, köylü, hatta uzaylı olsun ama sanatçı değil. Ama onlar bir erkekle yetinmezler.
#10.08.2007 16:46 1 0 0
#30.06.2007 14:53 1 0 0
  • Konu: Bayrak
    wawww harika olmus
    gecen aldigimda arka desen yoktu kim yaptisa super yapmis
#10.06.2007 19:11 1 0 0
  • Konu: Bayrak
    Burda kalsin olurmu abim
#08.06.2007 11:44 1 0 0
  • noimage

    BENİM HALA UMUDUM VAR

    Yayınevi : Yakamoz Yayıncılık
    Yazarı : İkbal GÜRPINAR
    Yeni Sayfa Fiyatı : 6,00 YTL (6.000.000 TL)


    Hayatınızdan neleri çıkarıp atmak isterdiniz? Elinizde bir silgi olsa, dilediğiniz şeyleri silme hakkınız olsa, hangi yaşanmışlıkları yok ederdiniz? Eskiden, çook eskiden hiç düşünmeden yapıverdiğiniz, üstelik kendinize mübah saydığınız neler beliriveriyor şimdi hafızanızda? Gözünüzün önüne kimler geliyor affedemediğiniz? Rüyalarınıza bile giren, geceleri kan ter içinde uyanmanıza sebep olan bir şeyler var mı hayatınızda?
    Son zamanlarda sorguladınız mı hiç kendinizi, yaptıklarınızı? Belki bu kitap bir dertleşme olacak sizlerle, bir itiraf, bir paylaşım. Ben ya da diğerleri yapmış olabilir yazdıklarımı, ne fark eder ki? Bu dünya, bu hava, bu su, bu toprak hepimizin değil mi?..
    İkbal Gürpınar, büyük bir samimiyetle ve içinizi ısıtan bir üslupla sanki evinizde oturmuş karşılıklı sohbet eder gibi anlatıyor Yaradan'dan dolayı çok sevdiği sizlere.
#17.08.2006 12:56 1 0 0
  • Postalarını okuyamayınca içi içini yiyenler, günde 3-4 saatini internette geçirip normal işlerini yapamayanlar tehlikede... Balıklı Rum Hastanesi artık "internet bağımlıları"nı da tedavi ediyor!

    Günde en az 3-4 saat internetteyseniz, her geçen gün de bu süre artıyorsa, e-postalarınızı kontrol edemediğinizde içiniz içinizi yiyorsa, iş dönüşü evinizde geç vakitlere kadar internette sohbetten başınızı kaldıramıyorsanız, siz de bir "internet bağımlısı" olabilirsiniz.

    Balıklı Rum Hastanesi Anatolia Klinikleri Madde Bağımlılığı Birimi Klinik Sorumlusu Dr. Gültürk Köroğlu, internetin yaygınlaşmasıyla bağımlılığın da ivme kazandığını, "İnternetten çıkamıyorum" şikâyetiyle hastaneye çok sayıda kişinin başvurduğunu söyledi.

    Ciddi bir hastalık
    "İnternet bağımlılığı"nın ciddi bir "hastalık" olduğunu ve her bağımlık gibi özünde kişinin "haz" arayışının yattığını belirten Dr. Köroğlu, internette geçirilen zamanın bir süre sonra gerçek hayata tercih edilmesiyle patlak verdiğini vurguladı.
    Köroğlu, başvuranların 5-50 yaş arasında olduğunu belirterek, "Bize en sık internet oyunları nedeniyle derslerini ihmal eden çocuklar getiriliyor. Onları erişkinlerde işte ya da evde ihtiyacından fazla bilgi için sörf yaparak zaman harcayanlar, internetten alışveriş bağımlıları ve sürekli tanımadığı insanlarla chat yapanlar takip ediyor. Az sayıda sanal seks bağımlısı var. Normal yaşamda ilişki kurmakta zorlananlara sanal dünyada ilişki kurmak daha kolay geliyor" dedi.
    İnternet bağımlılığının tedavisi mümkün bir hastalık olduğunu ifade eden Dr. Köroğlu, " Bir madde bağımlılığı olmadığından tamamen kesilmesi acımasızlık olur" diye konuştu.
#10.08.2006 13:10 1 0 0
  • İsveç'te yapılan bir araştırma Avrupa'da tatil yapılacak en ucuz ülkenin Türkiye olduğunu ortaya koydu.

    İsveç araştırma firmalarının son araştırmalarına göre, Türkiye, Avrupa'da tatil yapılabilecek en ucuz ülke. 40 popüler tatil bölgesinde turistlerin en çok tercih ettiği 50 ürünün fiyatları baz alınarak yapılan araştırmaya göre Türkiye'nin ardından Almanya geliyor.

    Araştırmada, Avrupa'da tatil yapılacak en pahalı ülke olan Fransa'yı tercih edenlerin ise Türkiye'den 34 kat daha fazla para ödemek zorunda kalacağı belirtiliyor .
    İtalya'da da tatil yapmanın pahalı olduğunun belirtildiği ankette, İspanya, Yunanistan, Portekiz ve Hırvatistan ise orta sırada yer aldı.
#07.08.2006 14:15 1 0 0
  • noimage

    Bu kitapta kadin erkek iliskilerini anlatiyo..
    ve kadinlarimin erkeklere yaslanarak yasamasini degilde kendi ayaklarimizin ustunde durmasini anlatan bir kitap..
    bende suan bu kitabi okumaktayim ve gercekten tum arkadaslarima ve ozelliklede bayan arkadaslarima tavsiye ederim..
#31.07.2006 13:19 1 0 0
  • Mülakata giderken kot pantolon giymemeniz gerektiğini biliyorsunuz. Peki iş ararken de nasıl davranmanız gerektiğine bu kadar özen gösteriyor musunuz? Size iş bulabilecek insanlara yaklaşmaya çalışırken farkında olmadan onları kendinizden uzaklaştırıyor da olabilirsiniz. Çevre edinirken bu hatalardan kesinlikle kaçınmalısınız. 1. İşten atılana kadar beklemeyin Birçok insan işsiz kalınca yeni iş aramaya başlar. Oysa yeni insanlarla tanışmak ve kendiniz için yararlı bilgiler toplamak için sürekli gözünüz ve kulağınız açık olmalı.





    2. Ne istediğinizi bilin

    Bir kariyer seminerine katılıyorsanız, oraya ne için gittiğinizi biliyor olmalısınız. İş mi arıyorsunuz? Eğer öyleyse, belirli bir iş mi, yoksa herhangi bir iş mi? Sektörü bilen birkaç kişiyle tanışmak mı yoksa deneyimli birinin tavsiyelerini dinlemek mi istiyorsunuz? Biriyle sohbet etmeye başladığınızda konuşmayı istediğiniz yöne çekebilmeniz gerekiyor. Ne istediğinizi bilmezseniz amacınıza ulaşamazsınız.

    3. Yanınıza kartvizit almayı unutmayın

    Size yardımı dokunacak biriyle tanışıp daha sonra tekrar görüşmeyi kararlaştırdıktan sonra üzerine adınızı ve telefon numaranızı yazacak bir peçete aramak oldukça küçük düşürücü bir durumdur. Bu işe girişmişken paraya kıyıp kendinize şık ve kaliteli bir kartvizit bastırın.

    4. Komik e-mail adresleri kullanmayın

    Sizi arkadaşlarınız yalnız_kovboy@... veya tahtakurusu@... gibi adreslerinizle biliyor olabilir fakat iş ararken ciddi bir e-mail adresi kullanmalınız. Örneğin bu adınız ve soyadınızdan oluşan bir e-mail adresi olabilir.

    5. Ukala olmayın

    Kariyer planlarınızdan söz ettiğiniz herkesi can kulağıyla dinleyin, insanlar öneride bulunarak yardım etmeye çalışır. Sizin bu konuda ne kadar bilgili olduğunuzu anlamalarına gerek yok.

    6. İnsanları sıkmayın

    İnsanların iş konuşmak için bir araya geldiği zamanlarda sadece sizinle değil, birbirleriyle de konuşmaya hakkı var. Eğer biriyle telefonla konuşuyorsanız da bu insanın sizden başka da işi olduğunu unutmayın.

    7. Görünüşünüze dikkat edin

    Hedeflediğiniz sektördeki insanlarla tanışacağınız zaman iyi giyinmeye özen gösterin. İnsanların ellerini sağlam sıkın, dik durun, göz temasından kaçınmayın ve mümkün olan her şekilde saygılı davranın. Bunu mülakat için bir prova olarak görebilirsiniz, fakat unutmayın, kimse pejmürde kılıklı ve sakar adayları mülakata çağırmaz.

    8. Kendinizi gösterin

    Sağlam iş ilişkileri olan başarılı insanlar sayısız insanla konuşur ve aralarından sadece diğerlerinden bir şekilde farklı olanları hatırlar. Kendine güvenen, tuttuğunu koparan bir insan imajı yaratın ve bir lider gibi davranın. Fakat sınırı da fazla aşmamaya özen gösterin, insanlara iddialı olduğunuzu göstermeye çalışıyorsunuz, itici olduğunuzu değil.

    9. Pasif davranmayın

    Eğer biri size Maalesef, size uygun bildiğim bir iş yok derse hemen arkanızı dönüp gitmeyin. Peki iş piyasasının ne zaman canlanacağı hakkında bir fikriniz var mı? Bu meslekten başka kimleri tanıyorsunuz? Sizce benim bundan sonraki adımım ne olmalı? gibi birkaç soru sorun. Bu gibi sorular gerçekten ilgili olduğunuzu gösterir ve karşınızdakinin önce aklına gelmeyen birkaç şeyi hatırlamasını sağlayabilir.

    10. Yalan söylemeyin

    Falanca kişi bana numaranızı verdi ve sizi aramamı tavsiye etti demek kolay görünebilir. Hatta istediğiniz kişiyle görüşmenizi de sağlayabilir, fakat eninde sonunda bu kişi falancanın size kendi numarasını vermediğini öğrenir. Böylece bir değil, iki kişiyi kaybetmiş olursunuz.

    11. İnsanlara çıkar için yaklaşmayın

    Kimse kullanılmayı sevmez. Görüştüğünüz herkese sonradan telefonla, e-maille ya da basit bir notla teşekkür etmeyi ihmal etmeyin. Size yardımcı olmaya çalışan insanlara, önerilerini takip ettiğinizde elde ettiğiniz sonucu bildirin. Bir iş bulduğunuzda da size doğrudan faydası dokunmuş dokunmamış herkesi haberdar edin. Bu insanlarla işinizin bittiğini düşünebilirsiniz fakat yollarınız bir gün tekrar kesişebilir.

    12. Nereden geldiğinizi unutmayın

    Bir tanıdığı vasıtasıyla iş bulan insanların ödemeleri gereken bir borç vardır. Siz de karşınıza iş arayan biri çıktığında onun için elinizden geleni yapın.

    13. Ciddiye alın, ertelemeyin

    İş aramak ciddi bir iştir, gerçekten mesai harcamak gerekir. Zaman sizin aleyhinize işler, süre uzadıkça kendinize güveniniz azalır, ümidiniz kırılır. Bir zaman hedefi belirleyin ve bu süreyi en iyi şekilde kullanmaya bakın. Ertelemeyin, üşenmeyin, nasıl olsa bulamam diye moralinizi bozup yerinizde oturmayın. Mutlaka sizi mutlu edecek bir iş bir yerlerde vardır, bulmak için aramanız gerekir.
#28.07.2006 14:37 1 0 0
  • Ay, ince hilal evresinde bu akşam Mars gezegeninin önünden geçecek. Örtülmeden önceki görüntü, Türk Bayrağı'ndaki ay-yıldızı andıracak.

    ODTÜ Amatör Astronomi Topluluğu Üyesi Tunç Tezel'den alınan bilgiye göre, gökyüzünde Türk Bayrağı'nı andıran görüntünün görülebilmesi için Ay'ın 30 günlük turu sırasında birkaç parlak yıldız ya da gezegenden birine çok yakın görünmesi, hatta bunların önüne geçmesi gerekiyor. Ancak, Ay'ın yörüngesi, gezegenlerin dolandığı tutulum düzlemine eğik olduğundan, Ay, her turunda parlak yıldız veya gezegenlerin önüne geçemiyor. Bu nedenle, Türk Bayrağı'ndaki ay-yıldız görüntüsü, gökyüzünde seyrek olarak yineleniyor.

    Kastamonu-Ankara-Konya-Antalya hattı ve batısındaki vatandaşlar bu akşam, böyle bir görüntüyü seyretme imkanı bulabilecekler. Ay, bu akşam 21.17-21.25 saatleri arasında ince hilal evresinde, Mars gezegeninin önünden geçecek. Örtülmeden önceki görüntü, Türk Bayrağı'ndaki ay-yıldızı andıracak.

    Bu muhteşem gökyüzü olayını görebilmek şu hususlara dikkat edilmesi gerekiyor:

    -Güneş battıktan yaklaşık 45-50 dakika sonra batı yönünde çıkacak Ay ve Mars oldukça soluk görünecekler.
    -Bu gözlemin başarılı olması için öncelikle havanın temiz ve bulutsuz olması gerekiyor.

    -Bu gök olayı sırasında Ay ve Mars neredeyse batmak üzere olacağından, batı yönünde açık ve temiz ufuk çizgisi olan bir gözlem noktası bulunması gerekiyor.

    -Eğer bu koşullar gerçekleşirse, gözlem yapılan yere göre 21.17-21.25 saatleri dolaylarında kırmızı Mars, 1-2 saniye içinde Ay'ın arkasında kalarak gözden kaybolacak. Bu örtülme olayı, Kastamonu-Ankara-Konya-Antalya hattının doğusundan görülemeyecek.

    Türk Bayrağı'ndaki gibi bir ay ile yıldızı bir daha görmek için 15 Temmuz 2012 sabahı, Ay'ın Jüpiter'in önünden geçişini beklemek gerekecek.
#27.07.2006 18:27 1 0 0
  • Almanyada ilk kez geçen hafta Berlinde yapılan Uyum Zirvesinde verilen sıcak mesajlar, yerini yabancılara karşı sert önlemlere bırakmaya başladı. Federal İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeublenin Başbakan Angela Merkelin karşı çıkmasına rağmen uyum sağlamayan yabancılara karşı sert yasal yaptırımlar getirilmesi talebinden vazgeçmediği ve bu konuda Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) ile ortak bir yasa tasarısı üzerinde çalıştığı öğrenildi.

    Buna göre, geçimini sağlayamayan yabancı, aile birleşimi yapamayacak ve Hartz IV işsizlik yardımı alanların sınırdışı edilmesi kolaylaşacak.

    CSU Genel Başkanı ve Bavyera Başbakanı Edmund Stoiber de en kısa bir zamanda yeni bir yabancılar ve uyum yasası çıkarma konusunda Federal İçişleri Bakanıyla hemfikir olduklarını, bu yasa için Bavyera olarak CDU yönetimindeki eyaletlerle birlikte ortak öneriler hazırlayacaklarını söyledi. Bilindiği gibi, Almanyada 1 Ocak 2005te yürürlüğü giren Hartz IV adlı işsizlik yardımı sayısı 7 milyon 123 bin civarında bulunuyor. Haziran 2006 istatistiklerine göre, Hartz IV alan Türklerin sayısı ise 422 bin 857.

    ÖNLEMLER PAKETİ

    Bavyera Başbakanı Edmund Stoiber, uygulanmasını talep ettiği yaptırımlar listesini şöyle sıraladı:

    Entegrasyon kurslarına katılmayan veya eşini göndermeyenlerin aldığı işsizlik parası II gibi sosyal yardımlar kısıtlanacak.

    Kalıcı oturma izni verilmeyerek Almanyada kalmaları zorlaştırılacak.

    Aile birleşimi için burada geçimini temin etmiş olması şartı aranacak. Örneğin Hartz IV yardımı alan yabancılar eşlerini yanlarına getiremeyecek.

    Aile birleşimi yaşı çocuklarda 12ye indirilecek.

    Zorla ya da görücü usulü yoluyla yapılan evlilikleri önlemek için kadınlarda aile birleşimi yaşı 21e çıkarılacak ve Almanyaya yeni gelecek olanlar için Almanca bilgisi şartı konulacak.
#19.07.2006 11:02 1 0 0
  • noimage

    Kölnde "Trakya" adlı kafeteryayı işleten Edirneli İzzet Tuncalı (40), kafeteryayı yıkarak yerine yeni bina yapmak isteyen inşaat ve konut firması GAGye karşı 5 yıldır verdiği savaşı kazandı. Çevredeki tüm eski konutlar yıkılırken, Tuncalının kafeteryası ayakta kaldı.


    DAYANACAĞIM

    Hamborner Caddesinde 17 yıldan beri işlettiği kafenin belediye ile 2020 yılına kadar kontratı olduğunu belirten Tuncalı olayı şöyle anlattı: "Haksızlığa boyun eğmedim ve mücadelemi sonunda kazandım. GAG firmasının bana 5 yıldır çektirmediği çile kalmadı. Her yeri inşaat alanına çevirip kafenin camlarını tahtalarla kapattılar. Yağmur yağdığı zaman dükkanın içi su doldu. İçindeki mallar küflendi. Gün oldu tek müşteri dahi gelmedi. Tüm bu zorluklara yıllarca göğüs gerdim. Bundan sonra da dayanacağım. Ölünceye kadar bu mücadeleden vazgeçmeyeceğim. Bundan sonra ölmek var dönmek yok. Bu tür olaylarda mağdur olan vatandaşlara sesleniyorum. Haklarını ararken kolay teslim olmasınlar. Burası benim ekmek teknem. Bana teklif edilen az miktardaki parayı alıp çıksaydım şimdi elimdeki hazır para bitmiş ve işsiz olarak ortada dolaşır olurdum."

    Niehl semtinde, içinde Trakya kafeteryasının da içinde bulunduğu alanda 97 dairelik 7 bloğu yıkıp inşaata başlayan GAG firması ile kafesinin yıkılmasına izin vermeyen ve 2020 yılına kadar sözleşmesi olan İzzet Tuncalı arasında anlaşmazlık çıkmıştı. Taraflar 2001 yılında mahkemelik oldu. Mahkeme, Tuncalının büfesinin 2020 yılına kadar tahliye edilemeyeceğine karar verdi. Tuncalı yeni bina yapılana kadar geçecek üç yıl içindeki kaybına karşılık inşaat şirketinden 110 bin Euro istedi. Ancak İzzet Tuncalının bu talebini, şirket kabul etmedi. Böylece yıllar sürecek mücadele başladı.
#12.07.2006 17:01 1 0 0
  • P
    sikiyatri uzmanlarına göre altı çeşit takıntılı aşk türü var. Erkekler genelde platonik aşık. Çoğunlukla kadınlarda görülen beş takıntı ise bazen öldürücü bile olabiliyor.



    Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Funda Güdücü, ölesiye seven, sevdiğinin yaşamının her anına müdahale eden kişilerin aşkından uzak durulmalı diyor. "Takıntılı Aşklar" başlıklı kitabını eylülde yayınlamayı planlayan Dr. Güdücü, takıntılı aşıkların, partnerlerini yaşamlarının odak noktası haline getirdiklerine dikkat çekiyor. İşte takıntılı aşk türleri ve sonuçları:

    ÖLDÜREBİLİR
    Sınırda kişilik bozukluğu olarak tanımlanan borderline kişiler, birlikte oldukları insanı sürekli kontrol altında tutuyor ve tehdit ediyor. Borderline'ler aşktan sevgililerini öldürebiliyorlar.

    EZİYETE RAZI
    Yine kadınlar arasında çok görülen bağımlı aşk, aşkı dışında nefes alamayanları tarif ediyor. Terk edilmektense aşık oldukları kişinin kölesi olmayı, dayak yemeyi göze alıyor.

    MANTIK DİNLEMİYOR
    Erotomanik aşıklar, üst düzey yöneticilere aşık olmaya doyamıyorlar. Aşık oldukları kişinin, bu aşktan haberi olmasa da onların da kendilerine aşık olduğuna inanıyorlar. O kişi tarafından reddedilmeyi olumlu bir şey olarak görebiliyorlar. Bu nedenle tedavileri çok zor.

    ŞÜPHELENİYOR
    Paranoid aşıklar, birlikte oldukları kişiyi sürekli kıskanıyor. Sevgiliye gelen her telefondan sonra bir tartışması çıkabiliyor. Paranoidler sık sık, kişinin cep telefonunu, eşyalarını karıştırıyor.

    SALDIRGAN
    Antisosyaller ise koruyucu ve güçlü görünerek kadınları etkileyebiliyor. Ancak bir süre sonra koruyucu tavır yerini saldırganlığa bırakıyor.
#07.07.2006 10:03 1 0 0
  • noimage

    İnsanın kanını donduran olay Hindistanın Orissa Bölgesinde yaşandı. Bimbala Das, 2 bin kişinin katıldığı geleneksel bir Hint düğünüyle yılanla evlendi .Düğünde gelin ipek elbise giydi. Rahip çiftlere dua etti.



    Bhoi Ailesinin 30 yaşındaki kızları Bimbala Das, hastalıkla boğuştuğu günlerde karşısına çıkan kobra yılanına süt verdi. O andan itibaren rahatsızlığında düzelme olduğunu fark etti. Genç kız, kendisini iyileştirdiğine inandığı kobra yılanına aşık oldu. Bimbala Das, 2 bin kişinin katıldığı geleneksel bir Hint düğünüyle yılanla evlendi.

    İLETİŞİM YOLU BULDUK

    Yılanın, yuvasından çıkmadığı için bulunmadığı düğünde gelin ipek elbise giydi. Rahip, çift için dua etti. Gelin Das, Yılanlar konuşamadığı için özel şekilde iletişim kuruyoruz. Ne zaman yaşadığı yerin yakınına süt koysam, daima içmeye geliyor. Onu görmeye tepeye gittiğimde, bana asla zarar vermiyor dedi. Das, düğün gününden beri yılanın yaşadığı tepenin yakınlarındaki bir kulübede yaşıyor.
#25.06.2006 14:34 1 0 0
  • Küfür etmek
    Erkeklerin sık sık ağızlarından küfür duymaya alışmışızdır. Çok uçuk küfürler olmadığı sürece, normal karşılayabiliyoruz. Zaten onlar da bunu öyle normal buluyorlar ki, yanımızda çekinmeden önlerine gelene saydırıyorlar. Onlara göre kızların yanında küfür etmekte bir sakınca yok.
    Kızlar küfrederse: Sıkı küfürler savuran erkekler başta olmak üzere, erkeklerin neredeyse hepsi, küfür eden kızları sevmezler ve küfür etmeyi kızlara yakıştıramazlar. Hiçbir zaman etmemen tabii ki daha iyi, ama özellikle sevgilinin ya da hoşlandığın çocuğun yanında asla küfürlü konuşmaya kalkma.

    Sigara içmek
    Özellikle ergenlik döneminde büyümenin kanıtı, eldeki sigaradır. Sigara içen bir erkeğin kendine güveni yerine gelir. Özellikle arkadaş çevresi içiyorsa, onun içmemesi gibi bir ihtimal söz konusu bile değildir. Teneffüs aralarında, okulun tuvaletlerinde öğretmenlere yakalanmadan içmek bile, onlar için bir gurur kaynağıdır.
    Kızlar içerse: Tercih edenler olmakla birlikte, kızların içmelerinden rahatsız olan bir çoğunluk söz konusu. Özellikle de, kızların sokakta yürürken içmelerine çoğu erkek sinir olur. Erkekler kendileri sigara içseler ve buram buram koksalar bile, sigara kokan bir kıza hiç gelemezler. Özellikle de o içmiyor, sen içiyorsan& Bu, onu hiç de mutlu etmeyecektir.

    Geğirmek
    Onlar için son derece doğal bir ses çıkarma şekli bu. Öyle ki, yemek, içmek, tuvalete gitmek kadar& Bunun için kınanabileceklerini pek de düşünmezler açıkçası. Belki tanıştığınız ilk günler buna biraz dikkat edebilirler. Ama hepsi bu kadar! Sonra, içinden geldiği gibi davranacaktır. Özellikle de, kankalarının yanında yaparlar. Onlar bizim gibi değiller anlayacağın. Kendi aralarındayken, bu işi yapmaktan utanmayı bırak, ayrıca zevk bile alırlar. Tabii bu, kibar erkeklerin olmadığı anlamına da gelmiyor.
    Kızlar geğirirse: Kızlardan böyle bir davranış görmedikleri için biraz şaşırırlar. Yeni tanıştıkları bir kızın ulu orta geğirmesinden tabii ki hoşlanmazlar, ama ağızdan kaçmasını da elbette normal karşılarlar.

    Gaz çıkarmak
    Sindirim sisteminin çalıştığının bir göstergesi ve tabii ki doğal bir şey. Ama çaktırmadan yapılırsa& Kızların önünde pek sık yapmasalar da, yapanları yok değildir hani. Kendi aralarında çok rahat yaptıkları bu hareketi, biraz da eğlenmek ve şımarmak adına yaparlar. Bazen birbirlerinden güç alarak, yanımızda da yaparlar. Ama keşke yapmasalar! Buluşmanın ilk gününde yapılmayacak bir şey olduğunun tabii ki farkındalar, ama birkaç ay sonra yanında yaparsa da şaşırma. Bu onlar için gurur kırıcı bir şey değil.
    Kızlar gaz çıkarırsa: Aslında hiç yapmasan, karizman için inan daha iyi. Kendilerinin yaptığı bu davranışı, kızlara hiç yakıştıramazlar. Onlara göre güzel kızlar, özellikle de hoşlandıkları kızlar böyle şeyler yapmazlar.

    Futbol Buna bir alışkanlık değil, bir hastalık demek daha doğru olacak. Onlar hayatlarının en önemli meselesi olarak, tuttukları takımın maçlarını görürler. Fanatik olmasalar, aslında bir hobilerinin olması güzel, ama abartıyorlar ya, bu hiç hoş olmuyor. Maçlara ayırdıkları zamanın yarısını bize, hayatlarına, derslerine ayırdıklarında her şeyin ne kadar güzel olabileceğinin farkında bile değiller:)
    Kızlar izliyorsa: Buna çok memnun olurlar. Kızların hep futboldan uzak olmalarına alıştıkları için hoşlarına gider. Ama sen sen ol, gereksiz yerlerde, gereksiz yorumlar yapma ve maçın en heyecanlı dakikalarında beni seviyor musun diye bir soruyla karşısına çıkma.

    Oyun oynama merakı Oyun tutkuları da ayrı bir hikaye. Bilgisayarın ya da PSnin başına bir oturdular mı, 10 saat oynayabilirler. Bunu bir çeşit stres atma ya da deşarj olma yolu olarak görürler. Bu duruma sinir olan da yalnızca sevgilileri olmaz. Anne-babaları da durumdan son derece şikayetçidir!
    Kızlar oynarsa: Onunla oynarsan sorun yok. Ama sen oynarken o bakmak zorunda kalırsa, bu durum hiç de hoşuna gitmeyecek, elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi hissedecektir.

    Kokulu yiyecekler yemek Buna özen göstereni yok demiyoruz, ama erkeklerin çoğu için buluşmaya gitmeden önce soğan, sarmısak, sucuk, salam gibi kokulu yiyecekler yemekte bir sakınca yok. Nasıl olsa dişlerini fırçalayıp bir de parfüm sıkınca koku moku almayacak! Gel gör ki, bunun böyle basit bir şey olmadığını onlara hatırlatmak öyle kolay da olmuyor. Ama açık sözlü olunmadığı sürece bunu yapmaya devam edeceklerini de unutmamak gerekiyor.
    Kızlar yerse: Sen soğan mı yedin?.. Senin gibi hiç kasmaz, söylerler. Özellikle de sevgiliyseniz, Bir daha buluşmadan önce yeme olur mu demek, onlar için hiç de zor olmaz.

    Dedikodu yapmakOnların yapmadığı fikrine de nereden kapıldın? Kendi aralarında sadece futbol muhabbeti yaptıklarını, oyun oynadıklarını mı düşünüyorsun? Tabii ki onlar da dedikodu yapıyorlar. Hatta kızları da bol bol çekiştiriyorlar. Ama onlara sorarsan, asla dedikodu yapmazlar. Gel gör ki, işin aslı hiç de öyle değil! Bu sayede okuldaki kızlar ve yakışıklılar hakkında kim bilir neler biliyorlardır!
    Kızlar yaparsa: Sevmediklerini söylerler, ama kızlara kulak misafiri olmaktan da geri kalmazlar. Ne olmuş, kim demiş diye sormalarından belli olur bu merakları. Kimileri bu işi kızlardan daha çok yapar hatta. Zaten erkeğin dedikoducusundan da korkmak gerek!


    Çapkınlık Bir kız varken bir diğerine bakmak niye ki? Bunu tabii bizim anlamamız zor, ama onlara göre bu bir erkeklik göstergesi. Yaptıklarına, Erkek adam yapar kulpunu takarak çapkınlık olayını normal bir şey gibi gösterirler. Çapkın bir erkek, zaten bu yaptığını hiçbir zaman utanarak söylemez. Hatta gurur duyarak anlatır.

    Kızlar yaparsa: Allah vermeye! Hakkında hiç de iyi konuşmazlar. Aldatan bir kadın toplumda hiç de hoş karşılanmaz. Hakkında kimse iyi düşünmez. Anlayacağın, bu durum kızlara yasak, erkeklere mubah! Neyse, biz zaten bunu yapacak karakterde kızlar değiliz!
#18.06.2006 17:17 1 0 0
  • Kadınlar eşlerinden neden şiddete maruz kalır? İşte kocaların bahaneleri:

    noimage

    Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2003 verilerine göre, kadınların, eşleri tarafından fiziksel şiddete maruz kalma nedenleri arasında, yemeği yakması, parayı gereksiz yere harcaması, cinsel ilişkide bulunmayı reddetmesi yer alıyor.

    15-19 yaş grubunda bulunan kadınların yüzde 63'ü, 45-49 yaş grubunda bulunanların yüzde 39'u, batı bölgelerinde yaşayan kadınların yüzde 32,5'i, doğuda yaşayanların yüzde 49'u, kocasının kendisini dövmesini haklı buluyor.

    Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, CHP milletvekilleri Gökhan Durgun ve Sami Tandoğdu'nun soru önergelerine verdiği yazılı yanıtta, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı kayıtlarına dayanarak, kadınların maruz kaldığı şiddet olayları hakkında bilgi verdi.

    Bakan Çubukçu'nun verdiği bilgiye göre, 2001-2004 yılları arasında 16 bin 602 kız kaçırma olayı yaşandı, 3 bin 366 kadının ırzına geçildi, bin 803 kişinin evlenme vaadiyle kızlığı bozuldu, bin 371 kadın fuhuşa teşvikten dolayı mağdur oldu.

    YEMEK YAKMA, ŞİDDET NEDENİ

    Sağlık Bakanlığının Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2003 verilerine göre ise, kadınların, eşleri tarafından fiziksel şiddete maruz kalma nedenleri arasında, yemeği yakması, kocasına karşılık vermesi, parayı gereksiz yere harcaması, çocukların bakımını ihmal etmesi ve cinsel ilişkide bulunmayı reddetmesi yer alıyor.

    15-19 yaş grubunda bulunan kadınların yüzde 63'ü, 45-49 yaş grubunda bulunanların yüzde 39'u, ilkokul bitirmemiş kadınların yüzde 62'si, lise ve üzeri eğitim almış kadınların yüzde 8,8'i, batı bölgelerinde yaşayan kadınların yüzde 32,5'i, doğuda yaşayan kadınların yüzde 49'u, işi olmayan kadınların yüzde 38'i, gelir getiren bir işte çalışanların yüzde 30'u ve gelir getirmeyen bir işte çalışanların yüzde 61'i, sayılan nedenlerden dolayı kocasının kendisini dövmesini haklı buluyor.
#04.06.2006 20:52 1 0 0