>> Hepsi gercek olaylardan alinmistir.
>>
>>1. Exxon'a ait bir petrol tankeri Kanada açiklarinda battiktan
>>sonra, iki tane deniz ayisi 80.000 dolar harcanarak temizlenmis ve
>>büyük bir törenle denize birakilmislar. Tam 2 dakika sonra herkesin
>>gözleri önünde bir
>>mavi balina deniz ayilarini yemis...
>>
>>Neymiiis: Dogaya asla müdahale etmeyeceksiiiin...)
>>
>>2. New York'ta yasayan bir psikoloji ögrencisi kiz bos odasini bir
>>marangoza kiralar. Amaci onunla konusup, adamin davranislarini
>>incelemek. Ama iki hafta sonra marangoz kizi bir balta ile
>>parçalar...
>>
>>Neymiiiis: Insanin basina ne gelirse meraktan...)
>>
>>3. Bonn'da iki gosterici, domuzlarin kesimevi'ne barbarca götürülüp
>>orada kesilmelerini protesto ederken, domuzlarin bulundugu yerin
>>kapilari kirilir ve 2000 domuz kaçisirken, iki göstericiyi ezerek
>>oldürürler...
>>
>>Neymiiiis: Demek ki domuz domuzlugunu yapar...)
>>
>>4. Amerika'da kadinin biri evine gelir ve kocasini mutfakta
>>titrerken görür. Belinden su-kaynatici'ya dogru bir kablo
>>gitmektedir. Kadin hemen kalin bir tahta parçasi bulur ve adamin
>>koluna vurarak onu elektrik sokundan ayirmaya çalisir. Adamin kolu
>>iki yerinden kirilir. Sonradan anlasilir ki, kocasi orada mutlu bir
>>sekilde wallkman dinliyordur...
>>
>>Neymiiiiis: Kadin milleti her zaman erkek milletinin mutluluguna
>>engeldir...)
>>
>>5. Irakli bir terorist postaya bombali mektup verir. Posta ücreti
>>eksik ödendigi için mektup kendisine geri postalanir. Herseyi
>>unutan terörist mektubu açinca parçalanarak olur......
>>
>>
>> Neymiiiis: Unutkansan terorist olmayacan...)
Kırmızı Gül Hikayesi - Kırmızı Gül Gerçek Hikaye - Yaşamdan Alıntı Hikaye Kırmızı Gül - Kırmızı Gül Sevenlere
Kan rengi, kıpkırmızı güllere bayılırdı. Zaten onlarla adaştı da Kocasının sevgili Rose idi...Her Sevgililer Gününde kapısının önünde bulduğu enfes fiyonklarla süslü kucak dolusu kırmızı güllerle kutlardı. Hiç aksamadan. Hatta, eşini kaybettiği yıl dahi kapısı çalınmış, gülleri kucağına bırakılmışıtı.Tıpkı geçmişte olduğu gibi, küçük bir kartla birlikte. Her yıl güllere iliştirdigi karta ayni cümleleri yazardı : "Seni bu sene, geçen senekinden daha çok seviyorum." Birden, bunların son gülleri oldugunu düsündü. Önceden ısmarlamış olmalıydı. Öleceğini nasıl bilebilirdi? Zaten her şeyi önceden planlamayı ve yapmayı severdi.Gülleri özenle içeri taşıdı. Saplarını kesti, vazoya yerleştirdi.Vazoyu da konsolun üzerine, eşinin kendisine, gülümseyen fotoğrafının yanına koydu. Orada kocasının koltuğunda oturup saatlerce gülleri ve fotografı seyretti. Sessizce... Bitmek bilmeyen bir yıl geçti. Yapayanlız ve hüzün dolu bir yıl...Sonra bir sabah kapı çalındı. Tıpkı eski günlerde olduğu gibi kıpkırmızı gülleri, üzerinde küçük kartıyla birlikte eşikteydi. Sevgililer Günü'nü kutluyordu. Gülleri içeri aldı. Saşkınlık içinde doğru telefona gitti. Çiçekçi dükkanını aradı.Onu bu kadar üzmeye kimin ne hakkı vardi? Biliyorum dedi, çiçekçi. Eşinizi geçen yıl kaybettiniz. Telefon edeceğinizi de biliyordum. Bugün size yolladığım gülleri çok önceden ısmarlayıp, parasını da ödemişti. Hep öyle yapardı zaten. Hiç şansa bırakmazdı. Dosyamda talimat var. Bu çiçekleri size her yıl yollayacağım. Bir de özel kart vardı. Kendi el yazısıyla. Bilmeniz gerek diye düşünüyorum. Ölümünden sonra çiçeklere iliştirmemi istedigi kart. Rose hıçkırıklar arasında teşekkür ederek telefonu kapadı . Parmakları titreyerek zarfı açtı. "Merhaba sevgilim" diye başlıyordu kart. "Bir yıldır ayrıyız. Umarım senin için çok zor olmamıştır. Yalnızlığını ve acılarını hissedebiliyorum. Giden sen,kalan ben olsaydim neler çekerdim, kim bilir ? Sevgi paylaşıldığında yaşamın tadına doyum olmuyor. Seni kelimelerle anlatılamayacak kadar çok sevdim. Harika bir eştin. Dostum, sevgilim, benim. Sadece bir yıldır ayrıyız. Kendini bırakma. Ağlarken bile mutlu olmanı istiyorum. Onun için bundan sonraki yıllarda güller hep kapımızda olacak.Onları kucağına aldığında paylaştığımız mutluluğu ve kutsandığımızı düşün. Seni hep sevdim.Her zaman da sevecegim. Ama yaşamalısın. Devam etmelişin. Lütfen mutluluğu yeniden yakalamaya çalıp. Kolay değil, biliyorum ama bir yolunu bulacağına eminim. Güller, senin kapıyı açmadığın güne dek gelmeye devam edecek. O gün çiçekçi beş ayrı zamanda gelip kapıyı çalacak, eve dönüp dönmediğini kontrol edecek. Beşinciden sonra emin olarak gülleri ona verdigim yeni adrese getirip seninle yeniden ve ebediyen kavuştuğumuz yere bırakacak.
Derdo'ya Teşekkürler"
Bilgilerin ve Önerin İçin Çok Teşekkür Ederim. İyi Bir Resim İçin 3 Şey Gerekli, 1-Makine
2-Işık
3-Çekilecek Olan Güzel yada Güzellik....
Canonda Canon EOS 1DS MARK II Şaşmamak Lazım Bence. Takdir Yine Kullanıcılarındır Elbette...
Ey acılara tat veren güzellik
Yüreğimize hoş geldin
Geldinde
Çiçekli dallara döndürdün sevgimizi
Artık ister dolu yağsın ömrümüze
İster kar.....
Biz ki sevmeyi bildikten sonra sevmeyi
Bütün sabahlar..
Acı renginde olsa ne cıkar..
Bekletmeyeyim Güzel Arkadaşları. Doğru Diyorsunuz Yaşlı Demek Ancak Yaşlı Cinsiyeti Fark Ediyor... Doğrusu YAŞLI ADAM Demek... Anlayışınız ve Engin Tecrübenizden Dolayı Teşekkür Ederim...
Değerli Arkadaşlar Bu Bir Bilmece Değildir... Sadece Googlede veya İnternette Arama Yapmadan Sadece Tahminlerinizi yazmanızı İstiyorum...
Sadece Etik Bir Soru... Genel Kültüre Yakın...
Anlayışınız İçin Teşekkür Ederim...
Cevap Doğru Olmasada Sadece Tahmin Yapın...
Haydi durma hayal et
Kapat gözlerini
Önce bir bahar sabahında
Güneş doğarken
Bir sahil düşün olabildiğince uzanan
Masmavi suların gelip gittiği dalgalı bir sahil
Yürü kumlarda çıplak ayaklarınla
Dalgalar gelsin vursun ayaklarına
Hafif bir meltem essin
Rüzgarın eli değsin Dokunsun saçlarına
Hatırlatsın beni sana
Uzaklardan giden balıkçı teknelerine el salla
Ve sevgini gönder rüzgarlarla bana
Güneş parlasın yaysın ışığını dalga dalga
Bekle beni sevdiğim
Ufuktan geleceğim yanına
Sonra kırları düşün
Papatya dolu çiçeklerle dolu kırları
Yemyeşil çayırlarda koş çocuklar gibi
Soluğun kesilince upuzun kırlara uzan yat
Çiçek kokularında mest ol
Bulutlar yorgan olsun örtsün üzerini
Yum gözlerini derin bir uykuya dal
Ve bekle beni öylece kal
Gelip öpeceğim alnından
Uyandıracağım seni derin uykundan
Saçlarına taç yapıp takacağım papatyalardan
Daha sonra
Bir kuşun kanadında yüksel gökyüzüne
Seyret ardında bıraktıklarını
Bulutlarda dans et
Özgürce kanat çırp maviliklerde
Sevgini yağdır olabildiğince yeryüzüne
Bekle beni gökyüzünde
Maviliklerden gelip konacağım yüreğinin içine
Ve bir daha asla ayrılmadan
Seveceğim seni sonsuza kadar bıkmadan
Birde geceyi düşün
Yıldızları seyret çok uzaklardan
En parlak olanı seç
Ona benim adımı ver
Ve her gece konuş o yıldızla
Ben olduğumu düşünerek
Gecenin siyahında
Dolunay aydınlatsın yüreğini
Bir şiir fısılda geceye
Anlatsın sana olan hasretimi
Duysun gece ve yıldızlar
Seni ne çok özlediğimi
Bekle beni sevdiğim
Nerede istersen orada bekle
İstersen kırlarda
istersen denizin dalgaların arasında
Yada yağmurlarla bekle
Yıldızlarla dolunayla bekle
Elbet bir gün geleceğim yanına
Nerede olduğun nasıl beklediğin farketmez
Bir sabah ansızın çalacağım kapını
Ve
Elimde bir demet bahar çiçekleriyle
Geleceğim sana çok uzaklardan