Kur'an-ı kerimde, (Dua edin, duanızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise, (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder) buyurulduğu halde, bazı dualar niçin kabul olmuyor?
CEVAP
Duanın kabul edilmesi için bazı şartlar vardır. Duanın kabul edileceğinden şüphe etmemeli, şartlarına riayet edilip edilmediğinden şüphe etmelidir. Gereken şartlara riayet etmeden duanın kabul edilmesini beklemek uygun olmaz.
Önce çalışmak, sonra dua dinin esası!
Kabul edilir ancak, çalışanın duası!
Duanın kabul edilmesi için gereken şartlardan bir kısmı şöyle:
1- Haram lokmadan sakınmalıdır!
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Haramdan sakının! Midesine haram lokma girenin kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani]
Sad bin Ebi Vakkas hazretleri dedi ki: Ya Resulallah, dua buyur da, Allahü teâlâ, benim her duamı kabul etsin!
Cevabında buyurdu ki:
(Duanızın kabul olması için helâl lokma yiyiniz! Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua nasıl kabul olunur?) [Şira]
Yine buyurdu ki:
(Duanın kabul olması için iki şey gerekir. Duayı ihlâs ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helâldan olmalıdır. Müminin odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı dua kabul olmaz.) [Tergibüs-salât]
2- İtikadı düzgün olmalıdır.
Sapıkların, mezhepsizlerin, duaları kabul olmaz. Hadis-i şerifte, (Bidat ehlinin duası ve ibadetleri kabul olmaz) buyuruldu. (İbni Mace)
Âyet-i kerimenin, duanın tesir edebilmesi için, okuyan ve okunan kimsenin buna inanması ve okuyanın itikadının düzgün olması, Allah rızası için okuması, kul hakkından sakınması, haram yememesi ve karşılığında ücret istememesi şarttır.
3- Uyanık kalble ve kabul edileceğine inanarak dua etmelidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâya, kabul edileceğine tam inanarak dua ediniz! Biliniz ki, Allahü teâlâ gafil bir kalb ile yapılan duayı kabul etmez.) [Şira]
4- Dualarım niçin kabul olmuyor dememelidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allahtan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari]
İstenilen şeyin olmaması, duanın kabul olmadığını göstermez. Onun için duaya devam etmelidir! Duanın kabulünün gecikmesinin başka sebepleri de vardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mümin dua edince, Allahü teâlâ, Cebraile, "Ben onu seviyorum, isteğini hemen yerine getirme!" Facir, [günahkâr] dua edince de "Ben onun sesini sevmiyorum. İsteğini hemen yerine getir" buyurur.) [İbni Neccar]
Şu halde, duanın kabulünün gecikmesi zararlı değildir.
5- Bela gelmeden önce çok dua etmelidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Sıkıntılı iken duasının kabul edilmesini isteyen, refah zamanında çok dua etsin!) [Tirmizi]
Ebu İshak hazretlerinden dua istediler. Dua etti. Duasının kabul edildiğini gören bir talebesi, (Efendim, bu duayı bana da öğretin, ihtiyaç halinde ben de edeyim) dedi. Buyurdu ki: (Duamın kabul edilmesinin sebebi, otuz yıldır kıldığım namazlar, ettiğim dualar ve haram lokmadan sakınmamdır.)
6- Duaya hamd ve salevatla başlamalıdır.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ey namaz kılan, acele ettin. Namaz kıldıktan sonra dua ederken önce Allahü teâlâya layık olduğu şekilde hamd et, sonra bana salevat getir, sonra dua et!) [Tirmizi]
7- Yalvararak dua etmelidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Gafil olan kalb ile yapılan dua makbul değildir.) [Tirmizi]
Hz. Davud zamanında kuraklık oldu. Halk dua etmek için aralarından üç âlimi seçtiler.
Âlimlerden biri şöyle dua etti: (Ya Rabbi, Kitabında kendimize zulmedenleri affetmemizi bildirdin. İşte biz, nefslerimize zulmettik. Senden af diliyoruz. Bizi affet!)
İkinci âlimin duası da şöyle: (Ya Rabbi, Kitabında köleleri, azat etmemizi bildirdin. İşte biz kul olarak huzurundayız. Bizleri azat eyle!)
Üçüncü âlim de şöyle dua etti: (Ya Rabbi, Kitabında, kapımıza gelen saili kovmamamızı, yüz çevirmememizi bildirdin. İşte biz de sail olarak huzurundayız. Senden rahmet istiyoruz. Bizi boş çevirme!)
Duaları kabul olarak rahmet yağdı.
8- Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi]
9- Günah işlemeyen dil ile dua etmelidir.
Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâya günah işlemeyen dil ile dua edin) buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı sual edilince, (Birbirinize dua edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir) buyurdu. [Tergibüs-salât]
10- İsm-i azam ve esma-i hüsna ile dua etmelidir.
Gafletle dua etmektense hiç dua etmemek daha iyi değil mi?
CEVAP
Gaflet içinde olduğunu söyleyerek, duayı bırakmak doğru değildir. Kalbine geldiği gibi dua etmek, ezberlediği duayı okumaktan daha iyidir. (Bezzâziyye)
Dua dinin direğidir. (Allahü teâlâ indinde duadan daha şerefli bir şey yoktur), (Düşmandan kurtulmak, bol rızka kavuşmak için dua edin! Çünkü dua, müminin silahıdır) hadis-i şerifleri duanın önemini açıkça bildirmektedir. Allahü teâlâdan bir şey istememek ise çok kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, kendisinden bir şey istemeyene, dua etmeyene gadap eder.) [Tirmizi]
Başka bir hadis-i şerifte, (Dua ibadettir) buyuruldu. İbadeti terk etmek ise hiç uygun değildir. Kur'an-ı
kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Bana dua edin kabul edeyim. [Bana halis kalb ile dua ederseniz kabul ederim.] Bana ibadet etmek istemeyenleri, zelil ve hakir eder, Cehenneme atarım.) [Mümin 60]
CEVAP
Şartlarına uygunsa dua kabul olur. Hadis-i şerifte, (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten haya eder, edilen duayı kabul eder) buyuruldu. (Tirmizi)
Duanın kabul olması için bazı hususlara dikkat etmek gerekir. Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi]
Yapılacak işlerden bazıları şöyledir:
Önce günahlara tövbe etmeli, istiğfar okumalı, sadaka vermeli, imanını düzeltmeli, duanın kabul olacağına inanmalı, iki diz üzerine kıbleye karşı oturup, duaya başlarken, (Sübhane Rabbiyel aliyyil alel vehhab) demeli, euzü besmele çekip hamd ve salevat okumalı, duayı üçten fazla söylemeli! Kabul olmadı diyerek ümit kesmemeli, kabul olana kadar uzun zaman tekrar etmelidir! (Feraid)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Siz, kabul edileceğine yakinen inanarak, Allaha dua ediniz. Allahü teâlâyı unutarak, gafletle edilen dua kabul olmaz.) [Tirmizi]
(Emr-i marufu bırakırsanız dualarınız kabul olmaz.) [Bezzar]
(Bid'at ehlinin duası ve ibadetleri kabul olmaz.) [Deylemi]
(Kızını fasıkla evlendirenin duası kabul olmaz.) [Şira]
Farzları yapmayanın, mesela namaz kılmayanın duası kabul olmaz.
Haramlardan sakınmayanın duası kabul olmaz. Ebülleys-i Semerkandi hazretleri, (Haram yiyenin, gıybet edenin ve haset edenin duası kabul olmaz) buyuruyor. Hadis-i şerifte de, (Duanın kabul olması için, yenilen ve giyilen helâl olmalıdır) buyuruluyor. (Tergib-üs-salât)
İhlâslı ve salih olmaya çalışmalı. Kuran-ı kerimde buyuruluyor ki:
(İhlâslı olarak dua edin!) [Mümin 14, 65]
(Allahü teâlâ, ancak takva sahiplerinin [salihlerin amellerini, dualarını] kabul eder) [Maide 27]
Evliyayı vesile ederek, dua etmeli. Buharideki hadis-i şerifte, duanın kabul olması için, Peygamberleri ve salihleri vesile etmek gerektiği bildirilmektedir. (Hısn-ül-hasin)
Mesela silsile-i aliyyenin isimleri okunup onların hürmetine dua edilmeli.
Din kardeşine gıyabında dua etmeli.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Müminin din kardeşi için, arkasından yaptığı hayır dua kabul olur. Bir melek, Allah bu iyiliği sana da versin der. Meleğin duası reddedilmez) [İbni Ebi Şeybe]
Beş vakit namazı doğru ve severek kılmalı ve sonra dua etmeli. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Beş vakit namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.) [Buhari]
Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ buyuruyor ki: büyüklenmeyen, gününü Allahı anmakla geçiren, [Allahın razı olduğu işleri yapan] günahta ısrar etmeyip istiğfar eden, aç doyuran, garibi koruyan, küçüğe merhamet, büyüğe saygı gösterenlerin namazlarını kabul ederim. Böyle bir kimselerin istediklerini veririm, dua ederlerse, dualarını kabul ederim.) [Darekutni]
(Gizli-açık çok sadaka verin ki rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olasınız ve duanız kabul edilsin.) [İbni Mace]
(Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allahtan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari]
(Kim, Yunus aleyhisselamın balığın karnında iken ettiği duayı okursa, duası kabul olur.) [Tirmizi]
(Birinize dert ve bela gelince, Yunus Peygamberin duasını okusun! Allahü teâlâ Onu muhakkak kurtarır. Dua şudur: (La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin) [Tirmizi]
(Duasının kabul olmasını isteyen, darda kalanı ferahlandırsın!) [İbni Ebiddünya]
(İstiğfara devam eden, her türlü sıkıntıdan ve geçim darlığından kurtulur, ferahlığa çıkar, ummadığı yerden rızka kavuşur.) [Nesai]
(Sıkıntılı iken duasının kabul edilmesini isteyen kimse, refahta iken çok dua etsin!) [Tirmizi]
(Sıkıntılı veya borçlu bir kimse, bin kere "La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şira]
Evlilik için dua ettim, kabul olmadı. Sebebi nedir?
CEVAP
Evlenmeyi istemek normaldir. Ancak her evlilik mutlaka hayırlı olur mu? Çok az da olsa, evlilik bir kimsenin dünya ve ahiret felaketine sebep olabilir. Ne olursa olsun evlenmeyi değil de, mutlaka hayırlı olanını istemelidir. Hayırsız bir evlilik yerine bekârlığı tercih etmelidir!
Esas hayat, ahiret hayatıdır. Muhteşem bir hayat sürülse de, dünya geçicidir. Akıllı, ahiretini düşünüp, (Ya Rabbi evlilik hakkımda hayırlı ise nasip et) diye dua eder. Kur'an-ı kerimde, (Dua edin, duanızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten haya eder) buyuruldu. (Tirmizi)
(Duam kabul olmadı) demek yanlıştır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Dua edenin ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, yahut ahirette mükafatını bulur.) [Deylemi]
Allahü teâlâ, Kıyamette, duası dünyada kabul edilmeyen kula (Dünyada ettiğin duana karşılık şu sevapları veriyorum) buyuracak, o kadar çok sevap verecek ki, o kimse, (Keşke dünyada hiçbir duam kabul edilmeseydi) diyecektir. (T.Gafilin)
Allahü teâlâ, dua edeni sever, dua etmeyene gazap eder. Dua müminin silahı, dinin temel direklerinden biridir. Duanın faydaları çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Dua, işlenen günahlara kefarettir.) [İbni Hibban]
(Dua, bela gelirken korur.) [Şira]
(Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi]
Dua eden sebeplere yapışmalıdır! Önce, günahlarına pişman olup istiğfar okumalı, sadaka vermeli, duayı üçten fazla söylemeli, haram şey istememelidir.
Güzelliklerin Unutulmadığı, İnançsal ve Sevgisel Değerlerin İnsanların, İnsanlığın Lehine Olması Dileğiyle. Boykota Devam, Çok Değerli ve Güzel Arkadaşlarım...
Ağlamak İçin Orman Olmak Gerekir Gel Görki; Dünya Kütüklerin, Haya Sahibi Olmak İçin Gökyüzü Olmak Gerekir, Gel Görki Dünya Bulutların...
Çok Güzel Bir Yazı Güzel Arkadaşım... Varlığın ile Yanımda Olduğun Sürece Bu İnançlar Her Zaman Paylaşılır... Eksik Olmayasın Güzel Arkadaşım...
Yüreğinin Güzelliği İle Bulunduğun Katkı Ve İnançlarına Hürmet Eder Bu Güzel Paylaşımlarının Devamını Dilerim, Yüreği Ak, Gönlü Hoş Dostum Teşekkür Ederim...
Değerli ve Çok Kıymetli Dostlarım ve Canım Arkadaşlarım. İslam ve İslama Olan İnanç ve Bağımlılığımızı Bir DUA ile Pekiştirmek Adına, Tüm Değerli Dostlarımdan, Dünyanın Bir Yerlerinde Mazlum ve Haksızlığa Maruz Müslüman Ve İnanç Halkları İçin Bir DUA. Herkes Bildiği ve Gönlünden Geçen Bir Duayı Allah (c.c) Rızası İçin Bizlerle Paylaşsın... En Büyük ve Tek Silahımızdır DUA... Hamd ve Senalarım ile, Allah (c.c) Bu Kutsal Hayırınızdan Razı Gelmesi Temennisiyle...
İlk Dua Benden Güzel Dostlarım...Estağfirullahellezi la ilahe illa hüverrahmanürrahim el-hayy-ül-kayyumüllezi la-yemutü ve etubü ileyh Rabbiğfir li...
Günahımız çok, Sayıya Gelmez. Fakat Senin Rahmetin, Afediciliğin, Nihayetsiz, Sınırsız. Hem Bizleri Tövbe Kapında Daim Eyle, Hem de İşlenmiş Günahlarımızı Tekrar Ettirme, Bizleri Hıfz Eyle. Zorda ve Darda Kalanlara Rahmetini Esirgeme Allahım AMİN.
Tek Ve Ağır Bir İkrar İle Söylemek İstiyorum, Ben Sizleri Sizden Daha Çok Seviyorum, Çünkü Dua ile Seviyorum, Allah Rızası İçin Seviyorum, Her Gün Dua Etmek Kadar Kutsal, Dua Almak Kadar Kıymetli Hiç Birşey Yoktur... Pek Güzel Yürekli Canlarım Dostlarım, Yineliyorum SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM.
Boykota Devam Demek Sevmektir, Sevdiğin Şeyi Bilmektir....
Hamd ve Senalarım İle.. İyi ki Varsınız...
Değerli Arkadaşlar, Sitenin Kuralları Çerçevesinde Direkt Link vermek Yasaktır. Gülcan Hanımın Vermiş Olduğu Linki Sahabeler Hanım Yazılı olarak Sunmuştur, Kırpmak Kesmek Gibi Tabirler Yakışmıyor. Belkide Şahsım Olarak Site Kuralarına Uymak Gerektiğini Düşündüğümden, Sizlerin Değerli Emek ve Paylaşımlarınıza Engel Olduğumu Sanıyorsunuz, Oysa Bakıyorum Her Defasında Kırıcı ve Üzücü Mesajlar Veriyorsunuz Olsun Canınız Sağolsun, Kimin Kimi ne kadar Sevdiğini ve Önemsediğini Bir Seven Bilir Birde Yaradan Bilir, Gereksiz Yargılarınız ve İfadeleriniz Hiç Bir Zaman Sizlere Olan Sevgi ve Özenimi Değiştirmez Çünkü Yolumuz Aynı, Benim Sizden Dileğim, Bir Şeyler Paylaşırken Kuralları İhlal Etmeyelim Riayet Edelim ve Birilerini Ezerek Tırmanmayalım. Anlayışınız İçin Sizleri Çok SEviyorum, Kimine Göre Sevmek En Büyük İbadettir Kimine görede İllettir. Sevmek Cesaret İSter... Bu Hadiseyide Lütfen Yanlış anlamadan Değerli Dostlarıma Armağan Etmek İStiyorum...
Iki Gezgin Melek, geceyi geçirmek için oldukça varlikli bir ailenin
evinin kapisini çalmislar. Aile, pek kaba bir üslupla,meleklere
yatacak yer olarak koca malikanenin konuk odalarindan birini vermek
yerine, soguk bodrumundaki küçük bir köşeyi göstermis. Melekler buz
gibi odanin soguk ve sert zemininde kendilerine yatacak bir yer
hazirlamaya çalışırken yaşlı Melek duvarda bir delik görmüs ve kalkıp
deligi onarmaya girişmiş Genç Melek, yaşlı Melege bu hareketinin
nedenini sorunca, Yasli Melek hafifçe gülümsemiş,
herşey her zaman, göründügü gibi degildir...
Sabah malikaneden ayrılan melekler, gece bastirinca bir kez daha kalacak
yer bulmak umuduyla, bu defa çok fakir bir çiftçi
ailesinin kapısınıı çalmışlar
Son derece misafirperver olan fakir karıkoca, sofralarinda ne var ne
yoksa meleklerle paylaştıktan sonra, onlara rahatça
uyumalari için kendi yataklarını vererek yanlarından ayrılmışlar
Sabah günes dogdugunda,melekler zavalli kadını gözyaşları içinde
bulmuşlar: Yegane geçim kaynakları olan tek inek de
tarlalarının ortasında cansız yatmaktaymış. Genç Melek bu sefer iyice
öfkelenerek yaşlı Melege isyan etmis: Bunun olmasına nasıl izin
verebildin ? O varlıklı kaba adamın herşeyi vardı ama sen kalktın ona yine
de yardım ettin. Bu iyi yürekli fakir ailenin ise o tek inekten
baska hiçbir şeyleri yoktu; buna ragmen onu bile paylaşmaya gönüllü oldular
Ama sen o inegi de yitirmelerine izin verdin!?
Bunun üzerine yaşlı Melek, Genç Melege dönerek yine o sihirli cevabı vermis:
Hersey, her zaman, göründügü gibi degildir.
O zengin malikanenin bodrumunda kaldigimiz gece, duvardaki deligin dibinde
külçe külçe altin sakli oldugunu farkettim.
Malikanenin sahibi bu kadar açgözlü oldugu için ve kendisine verilmis sans
sayesinde edindigi zenginligin bir parçasini bile paylasmaya
yanasmadigi için, ben de o deligi öyle bir kapatip mühürledim ki artik
arayip bulsa da açamaz. Ve devam etmis:
Sonra, dün gece biz çiftçi ailesinin yataginda uyurken, Ölüm Meleginin o
çiftçinin karisini almaya geldigini gördüm. Ben de onun yerine Ölüm
Melegine inegi verdim.Yasli Melek, gülümseyerek bir kez daha eklemis:
Hersey, her zaman, göründügü gibi degildir.
Bazen, isler istedigimiz gibi sonuçlanmadiginda, aslinda bizim de
basimiza gelen tam da budur iste. Eger inaniyorsan,
yapman gereken sey sadece, her sonucun her zaman senin lehine olduguna
güvenmektir.
Bunun böyle oldugunu, ancak belirli bir zaman sonra ögrenebilecek olsan
bile Bazi insanlar, Hayatimiza girerler Ve çabucak
çikarlar..
Bazilari ise, Dostumuz olur Ve bir süre orada kalirlar.. Yüreklerimizde O
güzel ayak izlerini birakarak.. Ve bu, Iyi bir dost kazandigimiz için,
Bir daha asla Eskisi gibi olmayacagiz demektir!
Dün, tarih oldu. Yarin, bir gizemdir. Bugün ise bir armagan.
Bu yüzden Ingilizcede present, hem su an hem de armagan anlamina gelir!
Bence bu çok özel bir sey ..... her ani doyasiya yasayin
vetadini çikarmaya bakin ... Hayat, bir kostümlü prova degildir!
Hamd ve Sena İle... Dualarım Sizinledir Güzel Dostlarım...
Ve Güzel Dostum Sen, Böyle Güzel Bir Duyguyu Biz Dostlar ile Paylaştığın İçin, Allah Senden ve Senin Gibilerden Razı Olsun Güzel Dostum... Teşekkür Ederim Güzel Yüreğine Sağlık...
Sevmek; O Kişinin Varlığından Kıvanç Duymaktır, Oysa Aşk Bilmeden, Farkında Olmayan Gelişen Birşey Elektrik Gibi Birşey, Kimine Sorarız; Hayatınızda Kaç Kez Aşık Olduğunuz, Cevap Çook Aşık Oldum. Aslında Çok Aşık Olunmuyor, Çünkü Aşk Özel'dir, Her Zaman Oluşan Bir Duygu Değildir, Ne Zamanki Gördüğünde Avuçlarının İçi Terliyorsa AŞK O'dur...
Paylaşımın İçin Teşekkür Ederim Güzel Arkadaşım...
Sevmek Başka Tutsaklık Başkadır, Çocuk Olmak Anneye Duyulan Sevgiye Tutkuyla Bağlanmaktır, Bunu en iyi Anneler Anlar. Çok Teşekkür Ederim Böyle Güzel Bir Sunumu Bizimle Paylaştığın İçin...
hz ibrahim (ra) bilindigi üzere kuran-i kerimde ismi 69 defa zikredilmistir
vede bütün safi kürdlerin soyu ona dayanmaktadir
simdi anlatacagim hadisi serif onla bir yasli adam arasinda yasanilmis olay
hz.ibrahim(ra) her zaman oldugu gibi sofrasi yere geldiginde
disari cikar yabanci birini yolunu cevirip
onu sofrasina davet edermis
sofrada yabanci insansiz yemek yedigi görülmemistir
günlerden bir gün yine
yemek yiyecegi zaman disari cikmis ve
gözlerini saga sola cevirmis
kimseyi göremememis
yaklasik bes onda sonra
uzaktan bir yasli adamin geldigini görmüs
icine bir sevinc ve heyecan düsmüs
sonra yasli adam yavas yavas ona yaklasmis
derken hz.ibrahimin(ra) nin kapisina gelmis
peygamberimize sormus demis ki
bana verebilecek bir tas corban var mi
peygamberimiz yasli adamin yüzüne bakmis
sen müslümanmisin diye sormus
yasli adamda yok demis
peygamberimiz sen müslüman degilsen seninlen ayni sofrayi
ve ekmegi paylasmam demis
yasli adam ben 55 senedir hep böyle yasarim demis
ve senin bana verecegin bir corba icin dinimi degistirmem demis
peygamberimizde iyi öyleyse sana kolay gelsin der
aradan bir dakika gectikten sonra
ALLAH(cc) verdigi emirlen
cebrail peygamberimizin yanina varir
ve derki ey ibrahim(ra)
o yasli adam ki 55 senedir ALLAH(cc) karsi geliyor
ama ona ragmen yaradan onun rizkini veriyor
sen hangi hakkla onun rizkina karar verip onu disari atarsin
ve peygamberimiz yaptigi yanlisi anlayarak
hemen yasli adami armaya baslar
sonra onu bir cesmenin basinda su icerken bulur
ve ondan kusura bakmamasini söyler
sonra onu tekrar eve davet eder
YASLI ADAM SÜPHELENIR DER KI EY IBRAHIM(ra)
SEN KI BENI DAHA AZ ÖNCE DINIM ICIN EVE ALMADIM SIMDE NE OLDUDA BENI EVE DAVET EDIYON
PEYGAMBERIMIZ BASINA GELENLERI ONADA ANLATIR VE SONRA YASLI ADAM DERKI
SENIN RABBIN BENIM GIBI 55 YILDIR ISYANKAR ICIN
SENIN GIBI BIR YÜCE INSANI UYARIYORSA
DEMEK SENIN RABBININ ADALETINDEN KACINILMAZ
VE HEMEN ORDA ABDEST ALIP SECDEYE VARIYOR PEYGAMBERIMIZLEN BERABER ......
Efendimiz (Hz. Muhammed (s.a.v) Bir Harf Öğrtene Köle Olurmuş Vaktiyle, Bir Dua Öğretene Ne Olunur Bilinmez, Bir Duayı Sunana Ne kadar Teşekkür Edilir Ben Bilirim, Yüreğine Sağlık Güzel Arkadaşım....