A VİTAMİNİ
Vücudun gelişmesi, göz sağlığı, solunum sistemi ve sağlıklı bir cilt için gereklidir.
Karaciğer
Yağsız Et
Süt
Tereyağı
Yumurta
Yeşil Sebzeler
B VİTAMİNİ
B-1, B-2, B-6 ve B-12 vitaminlerini içine alan gruptur. İştah, sindirim ve sinir sistemi için gereklidir.
Tahıllar
Yağsız Et
Karaciğer, Böbrek, Yürek, Beyin
Yerfıstığı
Tavuk
Ceviz
Yumurta
Kepek Ekmeği
C VİTAMİNİ
Vücudun direncini artırır, mikrobik hastalıklardan korur, dokuların ve diş etlerinin sağlığı için lazımdır. En çok sigara içenler için gereklidir.
Portakal
Mandalina
Greyfurt
Limon
Havuç
Çilek
Kavun
Yeşil Biber
Beyaz ve Kırmızı lahana
Maydanoz
Kuşburnu
Yeşil Sebzeler
D VİTAMİNİ
Kalsiyum ve fosforun emilerek vücuda faydalı bir hale gelmesi, kemiklerin gelişmesi için lazımdır.
Balıkyağı
Süt
Tereyağı
E VİTAMİNİ
Büyüme ve üreme için gereklidir.
Buğday, Pirinç, Mısır, Darı, Çavdar
Yerfıstığı, Kabak çekirdeği, Badem, Susam, Ceviz
Zeytinyağı, Ayçiçek yağı, Mısırözü yağı, Pamukyağı
Yeşil Sebzeler
K VİTAMİNİ
Kanın normal sürede pıhtılaşması için gereklidir.
Et
Karaciğer
Domates
Kabak
Karnıbahar
Ispanak
GERÇEKTEN DOĞRUYA,
DENİZ KABUKLARININ YOLCULUĞU...
Uzun uzun yıllar evveldi....
Uzak sahillerin, nemi yaprağı üzerinde, yemyeşil ormanlarında
güzeller güzeli bir kız yaşarmış.......
Adı yokmuş..
Bir isme de, ihtiyacı yokmuş zaten.
Duyamaz ve konuşamazmış, O......
Tüm gün topladığı deniz kabuklarıyla uğraşırmış sadece.....
Her sabah uyandığında,
acaba bugün, hangi deniz kabukları bulma şansına sahibim diye merak duyarmış.....
Kime sorsanız, tüm deniz kabuklarının birbirine benzediği o uzun sahillerde, o aylardır yıllardır hep mutlu ve
her günü ayrı bir umut ve güzellik içinde, heyecanla yaşamaktaymış.....
Çünkü O
zamanın,
sevenler için sonsuz olduğuna inanırmış......
Çünkü O,
zamanın,
sevinenler için kısa
üzülenler için çok uzun,
korkanlar için çok hızlı ,
bekleyenler içinse çok yavaş olduğunu, bilirmiş......
O, sonsuzu seçen, seven , ama çok seven bir yüreğe sahipmiş......
Topladığı ve dokunduğu her deniz kabuğu ile, yüreğine bir parça daha sevgi biriktirmekteymiş......
O, deniz kabuklarında, kulaklarıyla duyamadığı, bilinmez nice sesleri dinlemekteymiş aslında......
Yüreğinin kumsalları ve suları, ona hiç gitmediği, hiç görmediği kıyıların, nice hikayelerini anlatır durularmış......
Dünya, onun yüreğinde atarmış...
Dünya, onun yüreğinde ses verirmiş evrene......
O, dünyayı yüreğinden işitir, bilir ve yaşarmış......
Bazen işittiklerimiz, yeter sanırız...bildiklerimiz gerçek sanırız.......
Ve bunlar mutlu etmez bizi.....
Çünkü mutluluk;
duyamadıklarımızda, gidemediklerimizde,
fark edemediklerimizdedir....
Oysa, görebildiklerimizden, daha fazlasıdır gerçekler........
Günlük döngüler içinde, Sevdiklerimizle ve kendimizle paylaşabileceğimiz şeylerden uzak kalarak yaşıyoruz hayatlarımızı maalesef.....
Hayat bu olmamalı.. Işler hiç bir zaman durulmayacaktır ki, hep yoğun, hep çok olacaktır......
Ama sular bile durulur.
Durulur ve durulanır o zaman su; sedeflenir, sakinliğin, dinginliğin tatlı huzuru , derinliği aks olur kumsallarda.....
Bu hayattır işte.. Hayat oradadır...
Dinlerken, beklerken, izlerken, durulanırken..
Hayat orada yaşanır gerçel anlamda..
Oysa bizler mekanik ve elektronik bir dünyaya hapis vaziyette şuursuz yaşıyoruz, hayat, bu diye.....
Yaşamımızı, hayata ve kendimize endeksleyebilmeliyiz...
Ggerçekle, doğru arasındaki farkı görebilmeliyiz......
Hepimiz ....
Gerçekten mutlu olmak,
sadece yüreğin işidir...
Yüreklerimize fırsat vermeliyiz.....
Her yeni güne başlarken,
hangi deniz kabuğuna dokunarak,
bilinmedik hangi yaşama katılacağımız şansına gülümseyerek,
umutla uyanmalıyız......
Var olmanın güzelliği bu olsa gerek...
Acaba, bugüne kadar,
yüreğinizde kaç deniz kabuğu biriktirmişsinizdir ?
Sen...,
bugün hangi deniz kabuğunu dinledin,
ve bugün kaç deniz kabuğu topladın?
Insanın yüreği, belki de, deniz kabuklarından örülü olmalı.
Her yürek, bir kumsal olmalı belki de......
Kumsal gibi sonsuz olmalı.....
Kum tanelerinin kristallerinde, nice deniz çiçekleri, sedefleri açtırmalı her gün için..
Ve, her mevsimde ebruli olmalı o kumsal,
her koşulda kumsalda olmalı varlığımız.
Mesela, yazı, kumsal mevsimi biliriz sadece. Fakat, kışın da, oradayızdır.. Insanlar nedense, kumsalları, sadece yazın fark ederler......
Ne talihsizlik.!
Tıpkı, yüreklerimizi de, aynı talihsizliklerle fark edemediğimiz gibi
Belki de, maviyi görmek değildir önemli olan..
Belki, bakışlarımız gökyüzüne yöneldiğinde,
Önce, uçurtmayı görebilmeli gözlerimiz..
Önce uçurtmayı görebilirsek, mavileri de yakalarız zaten......
Uçurtma, mavidedir nihayetinde....
Eğer her gün, yeni bir var olma çiçeği açıyorsa gözlerimizde ve
Yüreğimizin ebruli kumsallarından, yepyeni deniz kabukları, sedefler toplayabiliyorsak,
Yokluk yok demektir, değil mi?
VE, her sabah ya da akşam üstleri,
Sulanmalı mutlak o var oluş çiçeklerimiz.......
Güne ya da akşama başlarken
Yürek su ister......Çiy ister... Şebnem ister......
Insanın en yalnız olduğu zaman dilimlerdir, sabahın eri ve akşamüstleri.......
Insanın en çok kendi olduğu, kendinde ve kendiyle olduğu vakitlerdir onlar.
Doğrularımızdan, gerçeğe yönelik yolculuğun başladığı vakitlerdir.
Sonsuza uzanan, uzanması gereken yürekler yollarını çiçeklendirme ve deniz kabuklarını sevgilendirme vakitleridir.
Doğrularınıza sahip çıkın. Kendinizi yakalayın.
Sonsuzluğu, kendinizden esirgemeyin.
Bakın, dinleyin, dokunun, deniz kabuklarının size söyleyecekleri var..
Yüreğinizin, ebruli kumsalından ayrılmayın.
3 su bardagi un
1 su bardagi nisasta
1 cay bardagi pudra sekeri
1 paket margarin
1/2 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 fincan damla cikolata
Hazirlanisi :
Un elenerek ortasi acilir, kenarlarina nisasta, pudra sekeri, vanilya ve kabartma tozu ilave edilip margarinle hamur yogrulur. Cikolatanin yarisi ilave edilerek hamur toparlanir. Ceviz büyüklüðünde parsalar kurabiye sekline getirilerek üzerleri damla cikolata ile süslenir. 150 derece sicakliktaki firinda 25-30 dakika pisirilir.
4 adet yumurta
1 limonun suyu
125 gr margarin
2 su bardagi un
1/2 limonun rendesi
1.5 su bardagi seker
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Hazirlanisi :
Yumurta, seker ve vanilyayi cirpin, erimis margarini ilave edip biraz daha cirpin. Sonra diger malzemeleri de katip, yagladiginiz kek kalibina dökün ve orta hararette (180°) 40-50 dak. pisirin.
1 su bardagi misir nisastasi
2 yemek kasigi nescafe
4 yemek kasigi kakao
2 su bardagi seker
250 gr margarin
1 su bardagi un
1 paket vanilya
5 adet yumurta
Hazirlanisi:
Yumurta, seker ve vanilyayi çirpin. Yagi eritip, karistirin ve tekrar biraz daha cirpin. Diger malzemeyi de katin, kek kabina döküp, pisirin. Pistikten sonra, kek ilikken üzerine iki su bardagi soguk süt dökün.