Gece yatmadan önce içilen içeceğin içine bir kaşık bal atarak kilo verebilirsiniz.
İngiltereli beslenme uzmanı Mike McInnes'in yaptığı araştırmalar sonucu ortaya atılan 'bal diyeti' şu sıralar moda oldu.
Daily Mail gazetesinin haberine göre, gece yatmadan önce içilen sıcak içeceğin içine bir kaşık bal atmak kısa sürede kilo vermeyi sağlıyor. McInnes, gece tüketilen balın ertesi gün duyulacak tatlı ihtiyacını keseceğini öne sürüyor.
Hisar Intercontinental Hospital Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Uzmanı Op. Dr. Faruk Eroğlu açıkladı.
Eroğlu, yaptığı yazılı açıklamada, "ultraviyole keratiti" olarak da bilinen, gözün ani ve yoğun ultraviyole ışınlara maruz kalması sonucu oluşan kar körlüğünün, göz kapaklarında ve konjonktiva tabakasında (göz akını ve kapakların içini kaplayan ince zar) kızarıklıklara ve yanıklara yol açabileceğini belirtti.
En önemli etkinin ise gözün en ön kısmındaki kornea tabakasında görüldüğünü aktaran Eroğlu, şöyle devam etti:
"Kar körlüğüne bağlı olarak, gözlerde yanma, batma hissi, sulanma, ağrı ve fotofobi (aşırı ışık hassasiyeti) oluşur. Göz kapaklarında istemsiz kapanma (blefarospazm) görülür. Gözde oluşturduğu hasarın şiddetine göre ise farklı derecelerde bulanık görmeye de yol açabilir. Ani ve yoğun şekilde ultraviyole ışınlara maruz kalan gözlerde hassasiyet ve şikayetler 6-8 saat sonra başlar ve birkaç gün sürebilir. Fakat gözlerde oluşan hasarın boyutuna göre bu süre 1 haftaya kadar uzayabilir."
AĞRI, BULANIK GÖRME ŞİKAYETLERİNİZ VARSA HEMEN HEKİME BAŞVURUN
Eroğlu, kar körlüğünün gözlerde oluşturduğu tahribatın ve rahatsızlığın etkisini en aza indirmek için şu önerilerde bulundu:
"Gözler bol suyla yıkanmalı. Ayrıca göz kapaklarına soğuk pansuman uygulanmalı. Gözlerinizde oluşan ağrıyı hafifletmek için suni gözyaşı, çok ağrılı durumlarda ise hekiminizin kontrolünde ağrı kesiciler kullanın. Kesinlikle gözlerinizi ovuşturmayın. Çünkü ovuşturma, rahatsızlığınızın daha da ilerlemesine ve korneada yaralanmalara yol açabilir. Gözlerinizde ağrı, bulanık görme gibi şikayetleriniz varsa hiç vakit kaybetmeden göz hekiminize başvurun."
Faruk Eroğlu, kar körlüğüne maruz kalmamak için alınması gereken önlemleri de şöyle sıraladı: "Kar körlüğünden korunmak için mutlaka ultraviyole blokajlı koyu renkli güneş gözlükleri kullanın. Kışın kullanacağınız güneş gözlüğünü seçerken geniş çerçeveli, göz ve çevresini tamamen kaplayanları tercih edin. Ayrıca, koruyucu suni gözyaşı damlaları da önemlidir. Gözünüzde daha önce yaşadığınız göz hastalığı, göz ameliyatı ya da göz kuruluğu gibi herhangi bir problem varsa daha dikkatli hareket edin."
İngiltere'de yapılan bir araştırmada, stresli anne-babanın çocuklarının obeziteye yakalanma riskinin daha yüksek olduğu ortaya konuldu. Ayrıca araştırmada, stresli ailelerin çocukları, stressiz ortamda büyüyen yaşıtlarına göre %70 oranında daha fazla kilo aldığı da kanıtlandı.
Yapılan araştırmada uzmanlar, çocukların erken yaşta aldıkları kiloların önüne geçilmezse, ilerleyen yaşlarında daha büyük sağlık problemleriyle karşılaşabileceğini söyledi.
Stresli ebeveynlerin çocukları, rahat ve huzurlu bir ortamda büyüyen çocuklara göre daha fazla yeme ihtiyacı duyuyor ve egzersiz yapmaktan da uzaklaşıyor.Uzmanlar, ebevenylere daha sağlıklı beslenmeyi ve stresten uzak durmayı öneriyor.
Ebeveynlerin tutumları çocuğun kendine olan güveni ve kişiliğine zarar verebilir
Aşırı koruyucu anne ve baba tutumunun çocuğun kişilik gelişiminde etkili olduğunu söyleyen Psikiyatri Uzmanı Dr. Orhan Karaca, ebeveynlerin bu tutumlarıyla çocuğun kendine olan güveni ve kişiliğinin zarar görebileceğini söyledi.
Aşırı koruyucu ebeveyn tutumunun "olumsuz bir ebeveyn tutumu" olduğunu belirten Orhan Karaca, şunları söyledi: "Erişkinlerin çocuklarıyla ilgili kaygılarını azaltmak için başvurdukları yöntemler ruhsal açıdan sıkıntı yaşayan çocuklar ortaya çıkarıyor. Aşırı koruyucu ebeveynlerin çocukları sürekli birinin varlığına ihtiyaç duyan bağımlı, özgüveni az, hata yapmaktan korkan, kendini ifade etme zorluğu yaşayan kişilere dönüşebilir."
500 gr tavuk eti
1 kırmızıbiber
1 diş sarımsak
1 yemek kaşığı kıyılmış maydanoz
1 yumurta
3-4 yemek kaşığı galeta unu
3 taze soğan
Tuz
Karabiber
Kimyon
Kırmızı pul biber
Kızartmak için:
Ayçiçeği yağı
Sos için:
125 ml acı sos
Hazırlanışı
Tavuk etini mutfak robotunda çekerek kıyma haline getirin. Kırmızıbiber ve taze soğanları çok küçük doğrayarak kıymaya karıştırın. Rendelenmiş sarımsak, maydanoz, yumurta, galeta unu, tuz ve baharatları ekleyerek yoğurun. Harçtan parçalar kopartıp yuvarlak yassı köfteler hazırlayın ve kızgın yağda kızartın. Yanında acı sosla birlikte servis yapın.
Beslenme düzeninize kanserden koruyan sebzeleri ekleyin ve sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirin.
Lahana
A vitamini, C, B ve K vitamini bakımından zengin olan lahana, anti-flamatuar özelliklere sahiptir ve antioksidan olarak bilinir.
Brüksel lahanası
Kanseri önlemede çok önemli bir sebze olan Brüksel lahanası, kimyasallar ve enzimlerle savaşır ve mesane kanseriyle mücadelede ve diğer kanser tiplerini önlemede etkilidir.
Turp
DNA metilasyon eksikliği kanser riskini arttırır. Turp metilasyonun iyileştirilmesi için önemli olan folat ve B vitamini açısından en iyi kaynaktır.
Karnabahar
Kanser önleme konusunda ilk sıralarda yer alan sebzelerdendir. Sulforaphane'nın bağışıklık sistemimizin kanserlerle mücadele etmesinde büyük etkisi vardır ve karnabahar bu açıdan zengindir.
Şalgam
Özellikle kolorektal ve akciğer kanseri mücadele sorumludur. Kanserli hücreleri hedef alan bir sebzedir.
Su teresi
Kanserli tümörlerin büyümesini engeller. Antioksidandır ve kanserle mücadelede elinizi güçlendirir.
Brokoli
Kanserden korumak için gerekli olan bileşkenlere sahip olan brokoliyi, mutfağınızdan eksik etmeyin. Kansere karşı etkilidir.
Pancar
Pancarda bulunan Betanin pigmentlerin, tümör hücreleriyle mücadele ettiği bilinmektedir.
Ispanak
Çeşitli hastalıklara karşı koruyucu etkisi olan ıspanak, kanserle mücadele için de güçlü bir sebzedir. Özellikle yumurtalık kanserine karşı savaşıyla tanınır.
Yeşil fasulye
Kanserli hücrelerin büyümesinde mücadele ettiği ispatlanmıştır. Tümör enzimlerinin oluşumunu durdurmak için iyi bir sebzedir.
Sarımsak
Arginin, oligosakaritler, flavonoidler ve selenyum içerir. Sarımsak mide, kolon, yemek borusu, pankreas ve meme kanserini önlemede faydalıdır.
Kuşkonmaz
Antioksidan özelliği olan kuşkonmaz, kanserle mücadelede etkilidir. Ayrıca artrit ve şeker hastalığına da iyi gelir.
Domates
Prostat kanseriyle mücadelede en etkili sebzelerden biridir. Domates en sağlıklı sebzeler arasında, pek çok hastalığa karşı elinizi güçlendirir.
Havuç
Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve vücuttan tümörleri atmak için havuç en iyi sebzelerden biridir.
Karalahana ve pazı
Sindirim kanallarındaki östrojeni tutmaya ve tümörün oluşumunu engellemeye yardımcı olur. Bu sebzeler karaciğere de destek olurlar.
Tahıllar
Sebzeler dışında kanserle mücadelede sizi destekleyen besinler arasında buğday ve kahverengi pirinç de yer alır. Serbest radikallerle savaşırlar ve yaşlanma sürecini yavaşlatırlar. Tahıllar antiseptik ve doğal olarak anti-enflamatuar özelliklere sahiplerdir.
Meyveler
Sebzeler dışında tüketmeniz gerekenler arasında kırmızı meyveler vardır. Güçlü antioksidan özellikleri vardır. Hücrelere zarar veren serbest radikallerin vücutta oluşumunu durdurmada etkilidirler. Mevsimine göre her gün bir avuç yaban mersini, böğürtlen, çilek veya diğer kırmızı meyvelerden tüketebilirsiniz.
Günlük koşuşturmaca arasında zamanı değerli olan iş kadınlarına özel, pratik güzellik önerileri...
Cildinizi canlandırın
Dağılmış bir makyaj ve parlayan cilt en kolay toniğe batırılmış bir pamukla hafifçe silindiğinde kaybolur. Ardından makyajınızın üzerine transparan bir pudra sürün. Yol için pratik bir alternatif de cilt yüzeyindeki fazla yağı alan kurutma kağıtları. Kızarıklıklar ya da yorgunluğun oluşturduğu göz altı morlukları da kalem formundaki kapatıcılarla kolaylıkla yok edilebilir. Sivilcelerde ise antiseptik kapatıcılar kullanılması öneriliyor. Ve yorgun görünen cildi yeniden canlandırmanın en pratik yöntemi pembe tonlarındaki allıklar...
Su geçirmeyen makyaj
Yağmura yakalandınız ve maskaranız mı aktı? Siz hálá sudan, terden ve diğer dış etkenlerden göz makyajnızı koruyan maskaralardan kullanmıyor musunuz? Bu arada, makyaj çantanızda bir-iki kulak çubuğunu bulundurmayı ihmal etmeyin. Her türlü acil durumda kurtarıcınız olabilir.
Parlak dudaklar
Pembe tonlarında bir dudak parlatıcısı her zaman yanınızda olsun. Eğer güçlü tonları seviyorsanız, kırmızı sezonda da moda olduğu için tam size göre. Bu renk tüm meraklı gözleri de üzerinize çekecektir. Üstelik diğer detayları da ustalıkla gizlemenize yardımcı olur. Dudakların ön planda olduğu bir makyajda yüzün diğer bölümlerinde fazla renk kullanmamanız yerinde olacaktır. Ayrıca kırmızı dişlerinizi de daha beyaz gösterir.
Mükemmel bakışlar
Gözlerinize far sürmek için mutlaka bir far fırçası kullanın. Krem ya da köpük formundaki göz farları ise parmakla uygulanabilir. Yüzünüzü acilen renklendirmeniz gerekiyorsa ayna olmadan da makyajınızı yapabilecek kadar pratik olmalısınız. Pastel tonlar hem küçük hataları kapatır hem de renklerin fazla dağılmasını engelleyerek işinizi kolaylaştırır. Çok mu yorgunsunuz? O zaman yapmanız gereken ilk iş gözlerinizin içine beyaz göz kalemi çekmek olmalı. Eğer bilgisayardan gözleriniz kızarmışsa doğal içerikli dinlendirici göz damlaları gözlerinizi yeniden canlandırmak için ideal.
Cilde enerji dokunuşu
Sabahları günlük bakım kreminizin altına bir bakım serumu uygulamayı asla unutmayın. Bu uygulama cildinizin akşama kadar tazeliğini korumasına yardımcı olur. Ayrıca ürünlerin içeriğindeki küçük pırıltılı partiküller yüze enerji verir.Yolculuklarda güzellik
Saatler süren uçak ya da otomobil yolculuklarında cildin ihtiyacı bakım kremlerinden çok nemlendiricilerdir. Böylelikle cildiniz kurumamış olur, rengini korur. Uzun, fönlü saçlar uçak yolculuğu sırasında yumuşak bir saç bandıyla hafifçe toplandığında formunu korur. Gergin bir şekilde yapılmış atkuyruğu saçlarda lastik izi bırakabilir. Ayrıca kuru kabin havası saçları hassaslaştırabilir. Ellerinizi kremledikten sonra saçlarınız da hafifçe gezdirin böylelikle elektriklenmiş saçlarınız yeniden yumuşak formuna geri dönecektir.
İçtikçe zamanı yokluğunun ellerinden
Sensiz avuntuların teninde yanıyor
Kahroluşlar...
Yüreğim yangın yeri
Sönmedim daha
Küllendikçe sızım
Savruluyor yalnızlıklara
Kervan geçmez yollarda şimdi adımlarım
Senden başka hiç kimseyi
Sevmedim,sevemedim yar
Gittin
İki damla yaş düştü
Ayrılığın gözlerinden
Duvaksız hayallerin
Umutsuz bekleyişlerinde ağladı vuslat.
Bu kaçıncı gönderemediğim mektubum sana
Ucu yanık mısralarda tüterken hasret...
Yüreğimin namlusunda bir atımlık kurşundu sevda
Sen gideli kendini vurdu kalbinden
Ağır yaralı...
Aşka değen her söz senden geçerdi
Susturdum şimdi içimdeki tüm çığlıkları
Sensizlikten daha derindi
Yüzümdeki ölümsüz hüzün
Sûreti sen...
Yokluğun aktı gözlerimden
Sensiz doğan her güne ağladım ben
Ört gözyaşlarımı üzerine
Hangi uykumun rüyasında saklısın
Hangi şafakla doğacaksın yeniden...
Yokluğuna düşürülmüş hasretimin öyküsü
Yüreğimin ağlayan kayıp türküsü
Yarım bir beste olup kaldın dudaklarımda
Dinledikçe acımı sızlatan...
Hasretin parmak uçlarında çizildi sensizliğim
Bir vedanın tuvaline...
Yokluğunun resmidir şimdi
Zamanı çivilediğim duvarlarımda asılı duran
Hâlâ aklım almıyor
Yüreğim inanmıyor
Beni benden nasıl alıp gittiğine...
Dünya cehenneminde yaktın ya beni
Mahşere bırakma ne olur gözlerinin cennetini
Geri vermek için ruhumu
Dön!
Dön ne olursun yar..
Vuslat ve hasret
Aynı şey değil arkadaş
Birinde hüzündür her şeyin rengi ...
Bir diğerinde şarkılar
Papatyalara denk gülüşler ahengi
Sen gülümsüyor
Şarkılar ıslıklıyorsun
Adımlarının ritmine
Ben ağlıyorum
Gözyaşı döküyorum
Bir sevdanın bitimine
Ben senin gülümsemene dokunsam,
Isınır mı üşüyen ellerim?
Ya da sen gözyaşıma dokunsan,
Açar mı içimde solan güllerim?
Hadi gel yerlerimizi değişelim
Bu kez sen gri bir gökyüzünde
Hasretin bitimsiz voltasını at
Ben de yeryüzünde
Vuslatın kanatlarıyla uçayım
Sen hüznü resmet
Ben cemre düşmüş bahar misali
Çiçek çiçek açayım
O zaman bak bakalım
Geçer dediğin geçer mi?
O zaman bak bakalım
Kanadı kırık bir yürek
Söylediğin gibi uçar mı?
Ben hasrette
Sen vuslatta
Ayrı saflardayız
Var git yoluna arkadaşım
Ne ben senin gülümsemene dokunayım
Ne de sen dokun gözyaşlarıma
Dokunma ki, kaybolmayayım...
Haykırdım sevdiğimi her yerde duyulsun da
Razıyım herkes beni delirmiş sansın gülüm
Ruhumuzun nikâhı sonsuza kıyılsın da
Tasam olmaz tüm dünya yanarsa yansın gülüm
Mevsimler şahit olsun yaptığımız düğüne
Beraber ant içelim bir ömür her öğüne
Herkes parmak ısırıp 'vay' desin gördüğüne
Bundan sonra 'aşk' diyen hep bizi ansın gülüm
Çıra gibi yanmazsa saçlarının ucundan
Ellerim hüküm giysin aşk-ı inkâr suçundan
Gözlerini ayırma gözlerimin içinden
Göğümde tüm yıldızlar isterse sönsün gülüm
Göremesem bir daha sabah doğan güneşi
Kaybetsem de uğruna ana baba kardeşi
Yeter ki sen beni bil 'yüreğinin tek eşi'
Bütün dünya isterse sırtını dönsün gülüm
Ben ölüme razıyım sen asma suratını
Hiç şartsız verdim sana gönlümün her katını
Bu şiirle yolladım aşkın nazlı atını
Yüreğin gelin olsun üstüne binsin gülüm
Umurumda değil yar bu sevda yasaklansa
Korkum olmaz ardında ecelim de saklansa
Neye yarar sen yoksan bütün ömrüm aklansa
Yüreğime seninle kıyamet insin gülüm
Yenidoğan ağlama krizleri, kolik yani gaz sancılarından kaynaklanabiliyor.
Bebeklerin 6'ıncı haftadan itibaren 3 saat gibi bir süre boyunca huzursuz olmaları beklenen bir durum ve genellikle 3-4 aylık olduklarında bu keyifsizlikleri 1 ya da 2 saate iniyor. Eğer bebek birkaç saat içinde sakinleşiyor ve günün diğer kısmında huzurlu oluyorsa, anne ve babaların alarma geçmesine gerek kalmıyor,
Ancak bebeğin ağlaması durmaksızın gün ve gece boyunca devam ediyor ve şiddetleniyorsa, kolik (gaz) sancılarından şüphelenmek gerekiyor. Bebeklerin yaklaşık beşte birinde, 2-4 haftalarında kolik gelişebildiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ömer Berk, gün boyu sürebilen ağlama krizlerine neden olan kolik sorununun neden kaynaklandığının ise bilinmediğini söyledi. "Kolik genellikle bebeğin uyarımlara karşı aşırı hassas olduğunu ya da olgunlaşmamış sinir sistemini kontrol edemediğini göstermektedir" diyen Berk, bebek büyüdükçe kolik kaynaklı ağlamaların geçtiğini aktardı.
EMZİREN ANNELER BESLENMESİNE DİKKAT ETMELİ
Bazen emziren annelerin diyetlerinde olan bir yemeğe karşı hassas olduklarının göstergesi olan kolik, bazen de mamalarda bulunan süt protein içeriğine karşı da hassasiyet kaynaklı olabiliyor. Kolik tarzı ağlamaların bazı durumlarda fıtık gibi bir hastalığı da işaret edebeliceğini vurgulayan Dr. Berk, "Yapabileceğiniz tek şey bu dönemin geçmesini beklemek olsa da, bazı şeyleri deneyerek bebeğinizin sakinleşmesini sağlamaya çalışmanız mümkündür. Öncelikle çocuk doktorunuza danışarak bu ağlama krizlerinin herhangi bir hastalığa bağlı olmadığından emin olunmalıdır" dedi.
İŞTE BEBEĞİNİZİN SAKİNLEŞMESİ İÇİN YAPABİLECEKLERİNİZ
• Eğer bebeğinizi emziriyorsanız, beslenmenizden süt ürünleri, kafein, soğan, lahana ve diğer rahatsızlık verebilecek yiyecekleri çıkarmalısınız. Eğer mama ile bebeğinizi besliyorsanız doktorunuzdan protein hidrolizat hakkında bilgi alın. Eğer kolik nedeni yiyecek hassasiyeti ise bu değişiklikleri yaptıktan birkaç gün sonra durum iyileşecektir.
• Bebeğinizi aşırı beslemeyin. Genel olarak öğünleri arasında en azından 2 ya da 2,5 saat olsun.
• Bebeğinizi bebek arabasıyla yürüyüşe çıkarın. Hareket etmek onu sakinleştirecektir.
• Bebeğinizi kucağınızda sallayın, yan odada elektrik süpürgesini çalıştırın. Devamlı ritmik hareket ve sakinleştirici ses onun uykuya dalmasına yardımcı olabilir.
• Bebeğinize emzik verin. Anne sütü alan bebeklerin bazıları bunu reddetse de, çoğu için anında rahatlama sağlayacaktır.
• Bebeğinizi göbeği dizlerinize gelecek şekilde yatırın ve sırtını ovun. Beline uygulanan basınç onu rahatlatabilir.
• Bebeğinizi, güvende ve sıcak hissetmesi için, büyük, ince bir battaniyeye sarın.
• Gergin ve endişeli hissettiğinizde ailenizden birinin ya da arkadaşınızın bebeğe bakmasını sağlayın ve evden dışarı çıkın. Bir ya da iki saatliğine olsa bile evden uzaklaşmak olumlu bir bakış açısına sahip olmanızı sağlayacaktır.
Karaciğerinizde sorun olması, en basit haliyle yağlanması bile, vücudunuzu toksin çöplüğüne çevirebilir
Karaciğer detoksu
İşlenmiş gıda tüketimi, karaciğeri oldukça etkiler. Genetiği değiştirilmiş gıdalardan, kimyasal yollarla yetişen sebze ve meyvelerden uzak durmalısınız.
Fonksiyonları
Vücuttan toksinleri kaldırarak, genel anlamda sağlığınızı korumaya yardımcı olan karaciğerinize detoks yaparak destek vermeniz iyi bir harekettir. Karaciğer vücudunuza zarar veren toksinlerle iyi çalışamaz. Normalden daha fazla çalışmak zorunda kalır ve bu da bir süre sonra gücünü kaybetmesine yol açar.
Detoks
Soğan ve sarımsak, toksinlerin sistemden temizlenmesine yardımcı olan en iyi gıdalar arasındadır.
Zencefil
Zencefilin çeşitli sağlık faydaları vardır. Solunum problemlerini temizler, metabolizmayı hızlandırır, toksin ve atıkları temizler.
Pancar
Pancar, kanserle savaşan betacyanin içerir. Aynı zamanda toksinlerin dışarı atılmasında yardımcı olan magnezyum, demir, çinko ve kalsiyum
açısından da zengindir.
Sebzeler
Karnabahar, lahana, brokoli ve detoksa yardımcı benzer sebzeleri günlük beslenmenizin bir parçası haline getirin.
Lif
Yulaf ezmesi, buğday gibi lifli gıdalar karaciğer için mükemmel bir lif kaynağıdır.
Tarçın
Demir, kalsiyum ve manganez açısından zengin olan tarçın, metabolizmayı çalıştırır ve karaciğere yardımcı olur.
Zerdeçal
Enfeksiyonlarla mücadele eden zerdeçal, aynı zamanda detoks işleminde de karaciğere yardımcıdır.
Meyveler
Çilek, ahududu, dut ve yaban mersini tüketin. Bunlar oldukça önemli antioksidan meyvelerdir.
Yoğurt
Sindirim sorunlarını azaltan yoğurt, aynı zamanda karaciğere büyük destek sağlar.
Elma
Metaller ve diğer toksinlerin giderilmesinde yardımcı olan pektin adı verilen bir çözünür lif içerir. Elma karaciğer dostudur.
Zararlı ürünler
Alkol, şeker bazlı gıdalar, sodyum içerikli gıdalar ve hayvansal ürünler, karaciğeri zorlar. Yüksek kolesterol içeren gıdalardan uzak durmalısınız. Alkol ve rafine şeker aşırı tüketildiğinde karaciğer yetmezliğine, karaciğer kanserine, siroz ve karaciğer yağlanmasına neden olabilir.
Karaciğer sorunları
Karaciğerinizde sorunlar oluşmaya başladığında bazı belirtiler verir. Bunların başında sarılık vardır. Cilt, tırnak ve göz renginde sarılaşma görürsünüz.Kırmızı kan hücrelerinin azalması söz konusu olacağı için, kendinizi zayıf ve yorgun hissedersiniz. Ani kilo kayıpları olabilir. Burun ve diş eti kanaması, mide bulantısı, karın ağrısı ve kusma gibi belirtiler ve vücut su tutacağı için, ayak ve karında şişmeler görülebilir. Bu tarz belirtilerde dikkatli olmakta fayda vardır.