elif69ankara

elif69ankara

Üye
06.04.2011
Uzman Onbaşı
2.663
Hakkında

  • Limon ile farklı lezzetlere imza atabilirsiniz...


    Malzemeler

    Hamur için:
    1 adet yumurta
    100 gram tereyağı
    2 çorba kaşığı tozşeker
    Yarım paket vanilya
    Yarım paket kabartma tozu
    Aldığı kadar un

    Üzerine:
    1 adet yumurtanın sarısı

    Harç için:
    1 adet limon
    1 adet muz
    1 adet elma
    1 adet kivi
    1 adet limonun rendelenmiş kabuğu
    1 çorba kaşığı tozşeker

    Limonlu Mini Tart Yapılışı

    Hamur için un hariç kalan malzemeyi karıştırın. Üzerine azar azar un ekleyerek sert bir hamur hazırlayın ve 15 dakika dinlendirin. Mantı hamuru kalınlığında açıp, yağlanmış fırın kabına, kenarlara hafif taşacak şekilde yerleştirin. Üzerine küp doğranmış muz, elma ve kivi koyun. Rendelenmiş limon kabuğu serpin. Yarım halka doğranmış limon dilimleri dizip, tozşeker serpin. Kenarlardan sarkan hamuru içe doğru yerleştirin. Çırpılmış yumurta sarısı sürüp, önceden ısıtılmış 170 derece fırında hafif kızarana dek pişirin. Dilimleyip servis yapın.


    noimage


#05.12.2013 13:33 0 0 0
  • [h=2]İdrarın idrar kesesinden böbreklere geri kaçması böbreklerde zarara yol açmaktadır.
    Uzun süre tutulan idrar, idrar kesesinden böbreklere tekrar dönmesi sonucu böbreklerde bir takım tehditler oluştuğunu belirten uzmanlar, vücut her gün en az 1.5 litre su ile desteklenmeli uyarısında bulundu.

    İdrar torbasının en fazla 400 mililitre alabildiğini kaydeden uzmanlar, bunun zamanında boşaltılmaması ile, daha sonra üretine idrarın da ek olarak idrar torbasına düşerek, idrar torbasını gerginleştirdiğini ve idrar torbasının kaslarının zayıf düşmesine sebep olabileceğine dikkat çekiyorlar.

    İnsan metabolizmasının zararlı hale gelmiş sıvıları, vücuda daha fazla zarar vermeden idrar olarak atılması için tasarlandığı bir gerçek. Bu sebeple özellikle idrarın uzun süre tutulması durumunda çok ciddi rahatsızlıklara davetiye çıkarılabilir. İdrar tutmanın çok zararlı bir alışkanlık olduğu ise aşikâr.

    Kız çocukları idrarlarını tutarak, idrarı geri göndermeye çalışma ve kasma daha sık görülmektedir. Daha küçük yaşta çocuklarda ise meşgul oldukları eylemi bırakmamak için idrarı boşaltmayı bekledikleri gözlemlenmiştir. Bu durumda idrarın altına kaçırılması ya da tuvalete son anda yetişilmesi gibi durumlara sebep olabilmektedir.

#05.12.2013 13:24 0 0 0
  • [h=2]Sizin de mutlu bir ilişkiniz olsun istiyorsanız bunları deneyin.
    Birbirlerini önemserler:
    Eve geldiğinizde, ilk iş partnerize kendi yaşadıklarınızı anlatmaya başlamayın. O gün, ofiste patronunuzla yaşadığınız sıkıcı bir olayı dile getirmeden önce, partnerinize onun gününün nasıl geçtiğini sorun. "Nasılsın?" yada "Bugün neler yaptın?" demek, onu önemsediğinizi göstermenin küçük bir yolu.
    Birbirlerine Güvenirler: Okulda ya da iş hayatımızda yalnızca hemcinslerimizle bir arada olmadığımız bir gerçek. Partnerinize güvenin ve yersiz kıskançlık krizlerinden kurtulun. "Yanında bir kız ya da erkek mi var?" "Okul grubunda kızlar mı çok, erkekler mi?" gibi, ona güvenmediğinizi gösterecek gereksiz soular sormayın.
    Ortak nokta bulurlar: İlişkinizi farklı tutun ve değişik hobiler edinin. Hiç denemediğiniz bir spora birlikte yazılabilir, merak ettiğiniz bir kursa kayıt yaptırabilirsiniz. Birlikte yeni şeyler keşfetmeye vaktiniz yoksa, sevgilinizin de hoşlandığı şeyleri göz önüne alarak, tek başınıza ikiniz içinbir şeyler araştırın.
    Sevdikleri şeylere önem verirler: İlişkinizde birbirinizin hoşlandığı şeylere önem verin. Nasıl mı? Eğer erkek arkadaşınız sizinle romantik komedi türünde bir filme geliyorsa, siz de onunla maç izlemeyi ya da o, playstation oynarken onunla vakit geçirmeyi deneyin.
    Birbirlerini dinlerler: Partneriniz konuşurken onu gerçekten dinliyor musunuz? Yoksa konuşma sırasının size gelmesini mi bekliyorsunuz? Partneriniz konuştuktan sonra, " Söylediklerinden anladığım kadarıyla sen böyle düşünüyorsun, değil mi?" gibi onu dinlediğinizi gösteren şeyler söyleyin ve kafasında çözüm bulamadığı sorunlara yardım edin.
    Birbirlerine destek olurlar: Dünyadaki en üzüntü veren şeyleden biri de sevdiğiniz kişinin sizin hayallerinizi ve hedeflerinizi önemsememeisidir. Eğer partneriniz yenibir işe başlamak istiyorsa, onu destekleyin. Harika ve fit bir vücuda sahip olmak için spor yapıyorsa, ona güç verin. Ayrıca parterinizin başarılarını en az sizinki kadar önemseyin ve onun için heyecanlanın.
    "Seni seviyorum" derler: "Seni seviyorum" cümlesini duymak, mutlubir ilişkinin yapı taşlarından biri. Ne kadar uzun süredir birlikte olursanız olun, partnerinize gün içinde birkaç kez "Seni seviyorum" deyin. Bu iki kelime, partnerinizin yüzünü güldürmeye yardımcı olacak .
    Öncelikleri ilişkileridir: Ne kadar meşgul olursanız olun, ilişkiniz herzaman öncelikli olsun. Nasıl ki, bir bitki su olmadan yaşayamazsa, ilişkiniz de birlikte vakit geçirmezdeğinizde durağanlaşır ve ilerleme kaydedemez.
    Kin tutmazlar: İşte geçirdiğiniz kötü bir gün, stres, yorgunluk ya da hastalık, hiç istemediğiniz halde sevgilinize kötü davranmanıza ya da kırıcı olmanıza neden oalbilir. Bu gibi durumlarda, partnerinizin hassas durumunu göz önüne alın ve yaşanan kırıcı olaylarda kin beslenmeyin. Yapılan araştırmalar, tartışma sonrası çabuk sakinleşençiftlerin ilişkilerinde çok daha mutlu olduğunu gösteriyor.
    Flört ederler: "Flört" kelimesini liseden beri kullanmıyor olabilirsiniz; ancak uzun süredir birlikte de olsanız, flört etmek ilişkinizi canlı tutacaktır. Örneğin; gün içerisinde onu ne kadar istediğinizi, sevdiğinizi anlatan birmesaj atın, ya da küçük bir sürpriz yaparak ofisine en sevdiği çiçekleri- çikolataları yollayın.

#05.12.2013 09:46 0 0 0
  • [h=2]İşte puset alırken faydalanabileceğiniz mini bir rehber.

    Yenidoğan bebekleri olan aileler için hayat yeniden başlıyor demektir. Bu nedenle aileler her şeyin en güvenlisi, en rahatı ve en doğru olanını seçmek için uğraşırlar. Puset seçimi de yeni doğan bebekler için önemli konulardan biridir.
    İşte yenidoğan ailesinin puset seçerken dikkat etmesi gereken noktalar:
    - Pusetin kullanımının çift taraflı olmasına dikkat edin.
    - 3 tekerlekli olanlar kontrol açısından daha rahat kullanılıyor.
    - Kış için kullanırken koruyucularının olmasına dikkate edin.
    - Bebek çantasını koymanız açısından çok önemli, mutlaka sepeti olmalı.
    - Hem tam yatmalı hem de oturma pozisyonuna gelebilir olmalı.
    - 5 nokta emniyet kemeri mutlaka olmalı.
    - Garantisi olmalı.
    - Kumaşı mutlaka rahat olmalı, bebeğe alerji vs. yapacak naylon ve türevi olmamalı.
    - Tekerlekleri 360 derece dönebiliyor olmalı.
#05.12.2013 09:38 0 0 0
  • [h=2]Evde kolaylıkla hazırlayacağınız makyaj ve cildinizi temizlemeniz için doğal makyaj temizleme sütü...
    [h=4]Malzemeler:• 1 adet salatalık
    • Yarım litre süt
    • 3 çorba kaşığı tatlı badem yağı
    [h=4]HazırlanışıSalatalığı yıkadıktan sonra kabuğuyla rendeleyin. Rendelenmiş salatalığı sütle pişirdikten sonra süzgeçten geçirin. Soğuyan karışımı cam şişeye koyduktan sonra içine badem yağı ilave edin. Bu karışımı buzdolabında 5 gün saklayabilirsiniz.

#05.12.2013 09:24 0 0 0
  • Hasta olmamak için özellikle hamileler kendilerine çok dikkat etmelidir.

    noimage

    Bağışıklık sistemini güçlendirmek hamile kadınların mikroplarla savaşırken en önemli silahı olacaktır. Doğru bir beslenme yöntemi ile mikroplara karşı daha dirençli hale gelir, bebeğinizi ve kendi sağlığınızı korumuş olursunuz. İşte size bazı beslenme önerileri...
    - Kış aylarında soğuyan havalarla birlikte metabolizma hızlanır. Vücut ısı dengesini koruyabilmek için yeme ihtiyacını artırdığından anne adayının daha fazla enerjiye ihtiyacı vardır.
    - Daha fazla enerji ihtiyacı porsiyonları büyülterek daha fazla yemek anlamına gelmemektedir. Bunun yerine A vitamini, protein, kalsiyum, çinko, folik asit, demir, lif açısından zengin yiyecekleri tercih ederek beslenmenizi düzenlemenizi öneririz.
    - Kışın kafeinli içecekler yerine C vitamini yüksek meyve suları ya da bitki çayları tüketmek daha faydalı olacak ve bağışıklı sisteminin güçlenmesine yararı dokunacaktır.
    - Mandalina ve greyfurt C vitamini ve potasyum yönünden zenginlik göstermektedir. Her ikisi de güçlü birer antioksidan ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcıdır.
    - Sebze ve meyve tüketiminde en çok dikkat edilmesi gereken husus market raflarında bulunan kış sebzelerini tüketmeye özen göstermektir.
    - Mevsim sebzelerinden karnıbahar potasyum açısından zengindir. Kalp hastalıklarına ve tansiyon düşürmede faydalı olan karnıbahar aynı zamanda C vitamini de içermektedir.
    - Pırasa sindirimi kolaylaştırıcı etkisinin yanı sıra demir, kalsiyum ve potasyum açısından zengindir.
    - Kereviz kış aylarının gözde bir diğer sebzesidir. Kereviz de sindirimi kolaylaştırır ve hamilelik için çok önemli olan A ve E vitaminini içermektedir.
    - Bir başka mevsim sebzesi ıspanak B ve C vitamini açısından zenginlik göstermektedir. Magnezyum ve çinko içermesiyle birlikte büyümeye ve gelişmeye destek olan ıspanak sinir sistemine, sindirime de fayda sağlamaktadır.
    - Lahana folik asit, A ve E vitaminleri açısından zenginlik göstermesinin yanı sıra güçlü bir antioksidandır. Toksin atıcı özelliği ile diyetlerin en önerilen sebzelerinden biri de lahanadır.
    - Elma E ve C vitamini ve folik asit açısından zengindir. Kolesterol düşürücü etkisi vardır, kan şekerini kontrol altında tutar. Vücut direncini artırmak için birebirdir.
    - Yağ asitleri bakımından haftada en az iki kere balık tüketmekte fayda vardır. Baklagiller de içerdikleri fitokimyasallar nedeniyle ihmal edilmemeli haftada bir ya da iki kere tüketilmelidir.
    - Kış aylarında bağışıklığın güçlendirilmesi için tüm bu meyve ve sebzeleri dengeli bir şekilde tüketmek çok önemlidir. Antioksidan özellikleri, içerdikleri posa, C ve A vitaminleri nedeniyle önemlidir.

#05.12.2013 09:18 0 0 0
  • Düzenli olarak sebze meyve tüketmenin sağlıklı olmanın yanı sıra çekiciliği de artırdığı belirtildi


    Cambridge üniversitelerinden bilim adamlarının araştırması, sebze meyve tüketenlerin teninin daha fazla ışıldadığı ve böylece daha çekici göründüğünü ortaya koydu.

    Bilim adamları 20 kadın ve erkeğin fotoğrafını çekti ve bunların 4 versiyonunu oluşturdu. İlk fotoğraftakiler bol sebze meyve tüketen ve yüzü parlayan, ikinci fotoğraftakiler bu tür yiyeceklerle daha az beslenen ve soluk yüzlülere aitti. 3. ve 4. versiyonlarda ise cilt tonu değiştirildi ve yüzler tanınmayacak hale getirildi. Gönüllülerden yüz güzelliğini değerlendirmeleri istendi. Tanınmayacak hale getirilen görüntülere rağmen katılımcılar bol sebze meyve tüketenleri daha çekici buldu. Araştırmaya imza atanlardan Carmen Lefevre, cilt tonunun sağlık göstergesi olabileceğini, bu mantıkla bronzlaşmış kişilerin sağlığının daha iyi olduğu algısının oluştuğunu belirtti. Ancak Lefevre, fazla güneşte kalmak yerine bol sebze meyve tüketmenin daha sağlıklı olduğu uyarısında da bulundu.

    Meyve ve sebzelerde bulunan karotenoid maddesinin cilde parlaklık verdiğini belirten Lefevre, 4 hafta boyunca günde 2-3 porsiyon meyvenin daha çekici bir görüntü sağlayabileceğine dikkati çekti. Araştırmanın sonuçları, "Biology Letters" dergisinde yayımlandı.

#05.12.2013 09:04 0 0 0
  • Çocuklarla birlikte uyumanın, iki taraf için de birçok faydası var.

    Her ne kadar popüler medya çocuklarla birlikte uyuma konusunu olumsuz bir şekilde yansıtmak için elinden geleni yapıyor olsa da, bilimsel kanıtlar iddiaların tersini gösteriyor. Birlikte uyumanın ailedeki herkes için sayısız faydası bulunmakta. Bu makalede çocuklarınızla birlikte uyumanın 6 faydasını sizlere sunuyoruz.
    Bağımsızlık
    Çocukların, ebeveynleriyle birlikte uyumasının, onların muhtaç ve bağımlı olmalarına neden olduğu yaygın bir inançtır. Ancak araştırmalar bunun tam tersinin doğru olduğunu gösteriyor. Ebeveynleriyle birlikte uyuyan çocuklar, daha erken yaşlarda bağımsızlık geliştiriyor ve ayrılma endişesini yaşamadıkları için, bir geçiş nesnesine daha az ihtiyaç duyuyorlar. Araştırmalar, çocukların, rutin olarak, bir ebeveyni ile uyumaya alıştığında, parmağını emme ya da bir güvenlik nesnesini yanında isteme ihtimalinin gözle görülür derecede azaldığını göstermektedir.
    Özgüven
    Aile yatağında büyüyen bir çocuğun özgüveni daha güçlü oluyor. Çocuk daha az davranış sorunları yaşıyor, akranlarıyla daha iyi anlaşıyor ve genel olarak daha mutlu ve hoşnut bir yaşam sürüyor. Uykularını ebeveynleriyle paylaşmayan çocuklara oranla, stresten kaynaklı rahatsızlıklara karşı daha dirençli oluyorlar.
    Fiziksel ve zihinsel sağlık
    Psikolojik faydaların yanı sıra, ebeveynleriyle uyuyan bebeklerin gelişiminin daha hızlı ve iyi olduğu kanıtlanmıştır. Doktorların pediatrik araştırmalarında, uykuyu paylaşan ailelerde gözlemledikleri tıbbi bir fayda özellikle öne çıkmaktadır, bu da paylaşılan uykunun bebeklerin hem fiziksel, hem duygusal hem de düşünsel gelişimine sağladığı katkıdır. Bu gelişimi sağlayan nedenin, hem daha fazla tensel temas olması hem de, ebeveynleriyle uyuyan bebeklerin, yalnız uyuyan bebeklere göre, daha fazla besleniyor olması gerçeği olduğu düşünülmektedir.
    Emziren anneler için kolaylık
    Yataklarını bebekleriyle paylaşan emziren anneler, sabahları kendilerini daha dinç hissediyorlar. Bebeklerini emzirmek için yataktan çıkmak zorunda olmadıkları için eşlerini ya da partnerlerini rahatsız etmiyorlar, böylece herkes gün içinde çok daha dikkatli ve atik olabiliyor.
    Daha az strese bağlı rahatsızlıklar ve ani bebek ölümleri
    Doktorlar yalnız uyuyan bebeklerin strese bağlı rahatsızlıklar ve ani bebek ölümü sendromu konusunda, ebeveynleriyle uyuyan bebeklere oranla daha fazla risk altında oluklarını söylüyorlar. Uykularını anneleriyle paylaşan bebekler, anneleriyle fizyolojik bir uyum içinde uyurlar. Anne ve bebek arasındaki yakınlık gerçekten de bebeğin nefes alışverişini, uyku durumunu, uyarılma bağlantılarını, kalp atış hızını ve vücut ısısını düzenliyor. Kendi kendilerine ağlamaya bırakılan bebeklerde, yüksek stres hormonu yani kortizol seviyeleri gözlemlenmiştir ve bu da bebeğin gelişmekte olan beynine zarar verir. Bu durum bebeği, strese, zihinsel hastalıklarda dahil her türlü hastalığa karşı daha hassas ve dirençsiz bir hale getirir.
    Aile bireyleri arasında yakınlık
    Aile yatağı yaşam biçimiyle büyüyen çocuklar, aile bireyleriyle daha sıkı bağlar geliştirir ve yalnız uyuyan çocuklara göre, aile bireylerine karşı daha fazla bağlılık ve hoşnutluk hissederler.
    Çocuklarınızla uyumanın faydaları saymakla bitmez. Uykunun o tatlı nefesi, aile bireylerinin birbirlerine bağlanması ve sevgi dolu anları paylaşmaları için, her gün onlara daha fazla zaman kazandırmaktadır.
#04.12.2013 12:50 0 0 0
  • [h=2]Yeni yıla yenilenmiş olarak girin.
    Yeni yılda güzelliğinize daha fazla özen göstermeye şimdiden başlarsanız, yılbaşı akşamı gözlerin size çevrilmesini sağlarsınız. Unutmayın güzellik ve cazibe birkaç günde elde edilmez...
    [h=4]1- BeslenmeBugünden itibaren, şu ünlü dört beyazı hayatınızdan çıkartmanız hem yeni yıla yeni alışkanlıklarla girmenizi hem de yılbaşı için seçtiğiniz giysinin üzerinizde daha iyi durmasını sağlar. Onların ne olduğunu biliyorsunuz tabii; un, şeker, tuz ve yağ. Çok kısa bir süre içinde kendinizi hafiflemiş hissettiğinizi göreceksiniz. Ayrıca, sofra tuzu yerine kaya tuzu kullanmak ve aktarlarda kolaylıkla bulabileceğiniz yosundan her gün bir miktar tüketmek vücudunuzun su tutmasını engelleyecektir.
    [h=4]2- HareketYeni yılda daha fazla egzersiz yapmak istiyorsanız, kendinize ciddi bir spor programı hazırlamanızda fayda var. Ama şimdiden, her gün biraz yürümek ve merdiven çıkmakla işe başlayabilirsiniz. İnsana ilk bakışta yetersiz ve etkisiz gibi görünen bu önlemler sizi daha sıkı bir egzersiz programına hazırlar. Ayrıca, dans etmeyi unutmayın. Bunun için dans dersi almanıza ya da gece bir yere çıkmanıza gerek yok. Evinizde de pekala dans edebilirsiniz. Unutmayın, dans sadece kasları çalıştırmakla kalmaz aynı zamanda insana mutluluk verir, bu da sizi güzelleştirir. Zaten güzelliği de mutlu olmak için istemiyor musunuz?
    [h=4]3- Cilt bakımıYılbaşı akşamı cildinizin ışıldamasını istiyorsanız, şimdiden düzenli bakım yapmaya başlayın. Her gün cilt bakımı yapmak, yani makyajınızı gece silip gündüz göz kremlerinizi sürmek cildinizin yaşlanmasını geciktirmek açısından çok önemlidir. Eğer bunun ötesinde haftalık bakım yapma adetiniz yoksa buna hemen başlayın. Bu iki hafta boyunca uygulayacağınız buhar banyosu, peeling ve nemlendirici maskenin cildinizde yapacağı değişiklikleri yılbaşı gecesi fark edersiniz. Piyasada birçok peeling ve nemlendirici maske var. Eğer gözenekleriniz genişse bunun için de ayrıca bir maske kullanmanızı öneririz. Evde uygulayacağınız bakımla yetinmek istemiyorsanız birçok güzellik merkezi de cilt bakımı yapıyor. Ara sıra yaptıracağınız bu tür işlemlerin hiçbir zaman günlük bakımın yerini tutamayacağını hatırlatalım.
    [h=4]4- Saç bakımıSaçlarınız bakımsızsa ve bakım yaptırmayı veya yapmayı düşünüyorsanız bunun için de önümüzdeki haftayı tercih etmenizde fayda var. Kimi zaman bakım işleminden sonraki birkaç yıkama boyunca saçlar eskisine göre biraz daha yağlı ve ağır olabiliyor. Bu yüzden bakımı yılbaşından bir hafta önce yaptırmak, o gece fönünüzün erken düşmesini ya da topuzunuzun cansız görünmesini engelleyecektir. Eğer yılbaşı için saçınıza şu zamana kadar uygulamadığınız farklı bir kesim denemeyi düşünüyorsanız bunu da şimdiden yaptırmak akıllıca olur.
    [h=4]5- Ve ayrıntılarKuaförde yaptıracağınız manikür pedikür gibi diğer işlemler için de birkaç gün öncesini tercih edin. Eğer bunlar için kuaföre gitmeyip kendiniz yapıyorsanız bile bu işleri son güne bırakmayın, iki ayağınız bir pabuca girince hiçbir şey yolunda gitmez. Son gün ojenizi yenilemek ya da rötuş yapmak yeterli olacaktır.O günü telaşlı değil de huzur içinde geçirirseniz, uzun sürecek yılbaşı gecesini daha dinlenmiş ve dolayısıyla daha sakin karşılarsınız.




#04.12.2013 12:44 0 0 0
  • Konu: Boşluk
    teşekkürler.. okuyan gözlerinize sağlık...
#04.12.2013 12:31 0 0 0
  • Üşüyen ayaklar birçok ciddi hastalığın belirtisi olabilir.

    Ayak parmaklarınız her zaman soğuksa, bir nedeni zayıf kan dolaşımı, sigara içmek, yüksek kan basıncı ya da kalp hastalığı ile bağlantılı bir dolaşım sorunu olabilir. Kontrolsüz diyabet sonucu oluşan sinir hasarı da ayaklarınızı soğuk hissetmenize neden olabilir. Diğer olası nedenler arasında ise hipotriodizm ve anemi bulunmakta. Ayaklarınızı soğuk hissetmenizin altında yatan gerçek sebebi öğrenmek için bir doktora danışmalısınız.
    Ayak Ağrısı

    Uzun bir günün ardından ayaklarınızın ağrıması,ayakkabılarınız yüzünden olabilir. On kadından sekizi ayakkabılarının acıttığını söylüyor. Oluşan bu ağrıların sebebi yüksek topuklu ayakkabıdan dolayı olabileceği gibi, kemikte oluşan küçük bir çatlak da olabilir. Başka bir olası neden ise: basketbol veya mesafe koşuları gibi aşırı yoğun ve etkili sporlar ya da çok yoğun egzersizler. Zayıflamış kemikler osteoporoz riskini artırır.
    Kırmızı, Beyaz ve Mavi Ayak Parmakları

    Raynaud hastalığı, ayak parmaklarının beyaz daha sonra mavimsi ve sonrasında kırmızımsı ve en sonunda ise tekrar doğal rengine dönmesidir. Bunun nedeni, ani damar daralması ve damar spazmlarıdır. Ayrıca, stres veya sıcaklık değişiklikleri damar spazmlarını tetikleyebilir, genellikle diğer sağlık sorunlarına yol açmaz. Raynaud, romatoidartrit, Sjogren hastalığı ya da tiroid problemleri ile ilişkili olabilir.
    Topuk Ağrısı

    Topuk ağrısının en sık görülen nedeni; topuk kemiğine bağlanan uzun bağlarda oluşan iltihap olarak tanımlanan plantar fasciitis.Bu durum, uyandığınızda ayak üzerine baskı yaparken keskin ağrılara yol açabilir. Artrit, aşırı egzersiz ve komforsuz ayakkabı tendinit gibi topuk ağrısına yol açan sebeplerdir. Daha az rastlanan sebepler arasında ise topuk altında oluşan topuk dikeni, kemik enfeksiyonu, tümör ya da çatlaklardır.
    Ayağı Sürüklemek

    Bazen bir sorunun ilk işareti yürümede zorlanma ya da ayağını sürükleme şeklinde bir değişimle görülebilir. Bunun nedeni periferik sinir hasarının getirdiği duyu kaybı olabilir. Bu vakaların yaklaşık %30'u şeker hastalığı ile bağlantılıdır. Ayrıca sinir hasarı, enfeksiyon, vitamin eksikliği ve alkolizmle de bağlantılıdır. Bununla birlikte birçok durumda, kimse sinir hasarına neyin yol açtığını bilmemekte.
    Ayak Şişmesi

    Bu durum genellikle geçici bir sıkıntıdır, uzun süreli ayakta durmak veya uzun süren uçuşlar sonrasında oluşabilir. Özelliklerde hamilelerde uzun süreli ayakta kalınması durumunda rastlanabilir. Buna karşılık ayak şişmesi zayıf kan dolaşımı, kan pıhtısı ya da lenf sistemi ile ilgili ciddi bir sorunun işaretçisi olabilir. Ayak şişmesi, böbrek bozukluğu ya da tiroid şişmesine neden olabilir. Eğer ayağınızda kalıcı bir şişlik varsa, bir doktora görünün.
    Ayakta Yanma Hissi

    Ayaklarda yanma hissi, periferik sinir hasarı olan diyabet hastaları arasında yaygındır. Ayrıca, B vitamini eksikliği, ayak mantarı, kronik böbrek hastalığı, bacaklarda ve ayaklarda zayıf kan dolaşımı (periferik arter hastalığı) veya hipertiroidi ayakta yanma hissine sebep olabilen durumlardır.
    İyileşmeyen Yaralar

    Ayaklardaki iyileşmeyen yaralar diyabet için önemli bir uyarı işaretidir.Diyabet, ayakta kan dolaşımı ve normal yara iyileşmesi hissine zarar verebileceğinden dolayı, en ufak bir kabarcık bile zahmetli bir yara haline gelebilir. Bu yaralar da enfeksiyona oldukça yatkındır. Diyabetli hastaların ayaklarını her gün yıkamaları ve sürekli kuru tutmaları önerilmektedir. Aynı zamanda, yaraların normalden daha geç iyileşmesi periferik arter hastalığı gibi zayıf kan dolaşımı sorunlarına yol açabilir.
    Ayaklarda Kaşınma

    Ayaklarda kaşıntı hissi, 20 ve 40 yaşları arasındaki erkeklerde görülen bir mantar enfeksiyonu olabilir. Kimyasal maddeler veya cilt bakım ürünleri (kontakt dermatit olarak bilinir) kaşıntıya, kızarıklığa ve yaralara sebep olabilir. Kaşınan ayağınızın üzerinde sivilce benzeri lekeler varsa bu durum sedef hastalığı ya da bağışıklık sisteminin verdiği aşırı tepkiyle alakalı olabilir.
    Ayak Spazmları

    Aniden, birçok dakika süren keskin ağrıların sebebi kas spazmı ya da kramp olabilir. Aşırı iş yükü sonucunda oluşan kas yorgunluğuylasık karşılaşılır. Ayak spazmının diğer nedenleri arasında potasyum, magnezyum, kalsiyum veya D vitamini eksikliği, zayıf kan dolaşımı veya su kaybı görülmektedir. Hamilelik veya tiroid bozuklukları, hormon seviyelerinde rol oynayabilir. Spazmlar sık ve şiddetli ise bir doktora başvurun. Buna ek olarak, güçlendirme egzersizleri kas yorgunluğu ile mücadelede yardımcı olabilir.
    Ayak Üzerinde Koyu Lekeler

    Genelde güneş ve cilt kanserini birbiriyle ilişkilendiririz, bu yüzden ayaktaki alışılmadık, görülmeyen bölgeleri kontrol etmeyi gözden kaçırırız. Ancak melanom, cilt kanserinin en tehlikeli formlarından olmakla birlikte düzenli olarak vücudun güneşe maruz kalmayan bölgelerinde bile gelişebilir. Melanom, siyah bir nokta olarak tırnak altlarında bile görülebilir.
    Sarı Ayak Tırnakları

    Ayak tırnaklarınız, sağlığınız hakkında birçok bilgi içermektedir. Bir mantar enfeksiyonu genellikle ayak tırnaklarının sarı bir renge dönüşmesine yol açar. Sarı tırnaklar, lenfödem (lenfatik sisteme bağlı şişme), solunum problemleri veya romatizmal artrit de dahil olmak üzere birçok hastalığın işareti olabilir.
    Kaşık Tırnak

    Bazı durumlarda petrol bazlı çözücülere sık sık maruz kalma sonucunda tırnağınızda içbükey, kaşık gibi bir şekil oluşabilir. Bu alışılmadık durum demir eksikliğinden de kaynaklanabilmektedir.
    Beyaz Tırnaklar

    Tırnaklarla ilgili veya vücudunuzun herhangi bir yerinde oluşan bir hastalık, tırnaklarda beyaz alanların oluşmasına neden olabilir. Beyaz olan parça tüm tırnak yatağından ayrılır, bir yaralanma, tırnak enfeksiyonu veya sedef hastalığına bağlı olabilir. Eğer tırnak sağlam ve bunun çoğu beyaz ise bazen karaciğer hastalığı, konjestif kalp yetmezliği ya da şeker hastalığı gibi daha ciddi durumların belirtisi olabilir. Herhangi bir endişeniz var ise doktorunuzla konuşun.




#04.12.2013 12:28 0 0 0
  • noimage


    Malzemeler

    1 su bardağı hindistancevizi
    2 adet yumurtanın akı
    1 çay bardağı tozşeker
    1 paket oda sıcaklığında margarin veya
    250 gram tereyağı
    1 çay bardağı sıvıyağ
    1 çay bardağı pudraşekeri
    3 çorba kaşığı kakao
    1 paket kabartma tozu
    1 paket vanilya
    3 su bardağı un
    Şerbeti için:
    1 su bardağı tozşeker
    1 su bardağı su

    Süslemek için:
    Ceviz ve pudraşekeri

    Yapılışı

    Hindistanceviziyle, yumurta akı ve tozşekeri iyice çırpın. Margarin veya tereyağı, sıvıyağ, pudraşekeri, elenmiş kakao, kabartma tozu, vanilya ve un ekleyip iyice yoğurun. Hamurdan bezeler koparıp elinizle şekil verin. Fırın tepsisine yerleştirip, önceden ısıtılmış 180 derece fırında 25 dakika pişirin. Fırından alıp soğumaya bırakın. Şerbet için tozşeker ve suyu kaynatın.
    Kıvam alınca ocaktan alın.Soğuk tatlının üzerine sıcak şerbeti gezdirin. Tatlı şerbeti çekince ceviz ve pudraşekeri ile süsleyip servis yapın.





#04.12.2013 12:22 0 0 0
  • Konu: Boşluk
    Gitmek Istersin...Gidemezsin...

    Bakarsin...Yolun Sonu Nereye Varir...GÖREMEZSIN...
    Bir Liman Ararsin... Bulamazsin...Gözlerinin Derinliklerinde...
    Anlarsin Yanlis Secim...Yanlis Insan...Ellini Nereye Atsan...
    ..."BOSLUK"......
    Her Adimin Karanlik...
    Nereye Gitsen Yanlizik...
    Bitmeyen Sorularla, Anlamsiz Bakislar...Gitdikce Büyüyen...Yüregindeki Cigliklar...
    Ne Senin Firtinilarin Kopuyor Artik Yüregimde...
    Ne De Askin Darmadagin Simdi Bende...
    Bendeki Senler...Son Demini Yasarken...
    YÜRÜYORUM...Senin Olmadigin Yerlerde..........!!!

    noimage








#04.12.2013 12:14 0 0 0
#03.12.2013 12:53 0 0 0
#03.12.2013 12:50 0 0 0
#03.12.2013 12:42 0 0 0
#03.12.2013 12:41 0 0 0
  • Her sağlıklı insan potansiyel bir engelli adayıdır.
    Engellilerin sizlerden istediği tek şey onlarında bu hayatta var olduklarını
    aslında sizlerden farksız olduklarını anlamanız.
    Yıkın kafalarınızdaki engelleri !
    Engelliler günümüz kutlu olsun.


    noimage
#03.12.2013 12:34 0 0 0
#03.12.2013 12:22 0 0 0