MiSS-FENER

MiSS-FENER

Üye
18.05.2006
Genel Kurmay Başkanı
461.942
Hakkında

  • Şayeste Anacım Nasıl Evlisiniz Giymedim Diyorsunuz

    Sonra Kocanız Aldatınca Vay Aldattı Oluyor (Lafım Meclisten Dışarı) :D


    Kıs Nehir Bunların Hiç Biri Sana Göre Değil Sen Giymezsin Bozar Seni Bunlar :D
    He Birde İlla Evlilermi Giyiyor Bunları Bekarlarda Giyer Allah Allah :D

    Valla Bende Anlamadım Aşk Evrim Değiştirmiyorda Şimdiki Nesil Nesil Değil
    Kimin Eli Kimin Cebinde Belli Değil O Onla Öteki Onla Dallasta Bile Bukadarı Yoktu..
    Benim Bildiğim Aşk 1 Sefer Olur Şimdi Aşk Sakız Olmuş..
#29.06.2009 22:43 0 0 0
  • Anacım Bunlar 15-16 Yaşında Hemen Aşık Oluyorlar Sonra 2 Günde Unutuyorlar..
    Ya Biz Çok Geri Kaldık (Geri Kafalıyız) Yada Bunlar Çok İleri (Geniş) Yalnız Şu Var Ar Namus Kavramı Kalmamış..
    Ya Biz Aşkı Bilmiyoruz Ya Bunlar Çok Şey Biliyorlar (Bildiklerini Sanıyorlar)..


    @AYIŞIĞI
    Başka Konu Bulamadınmı Anacım Açıcak :D

    @Nehir
    Sende Maşallah Konudasın Gözünmü Kaldı Kıs Alalım Sana Birtane Çeyizlik :D
#29.06.2009 22:29 0 0 0
  • Söğüt Serçesi - Söğüt Serçesi Özellikleri

    Söğüt serçesi (Passer hispaniolensis), serçegiller (Passeridae) familyasından bir serçe türü.

    Palearktik, Etiyopyen ve Oryantal bölgelerde yaşar. Ama Avrupa'da yalnız İber Yarımadasında ve Balkalar'da görülür. Türkiye'de ise akarsu vadilerinde, çalılıklarda ve açık alanlarda yaşar.

    Erkeklerin göğsündeki siyah leke bayağı serçeninkinden daha geniştir. Ayrıca yanlarında kalın siyah çizgiler bulunur. Tepesi orman serçesinin ki gibi kızıl kahverengidir.

    Bilimsel sınıflandırma
    Alem: Animalia (Hayvanlar)
    Şube: Chordata (Kordalılar)
    Sınıf: Aves (Kuşlar)
    Takım: Passeriformes
    (Ötücü kuşlar)
    Familya: Passeridae
    (Serçegiller)
    Cins: Passer
    Tür: P. hispaniolensis

    noimage
#29.06.2009 19:12 0 0 0
  • Levhalar Dışarıya Çıkartılamadı - Sebebi - Fatih Sultan Mehmed Han

    noimage

    Fatih'in Aksemseddin hazretlerinin 1 Haziran 1453 tarihindeki hutbesiyle ilk defa cuma namazi kildigi Ayasofya Câmii, fethin sembolü, Fatih'in ise öz ve öz fetih ganimetiydi. Fatih, Bizans hazinelerinden kendi payina düsen milyonlarca altin lira'yi reddetmis ve sadece Ayasofya'ya talip olmustu. Ayasofya'nin tapusu, Fatih'in üzerine idi ve 481 yil boyunca da öyle kaldi.

    Ve tarih 27 Agustos 1934...

    Ayasofya Câmii Mustafa Kemal'in "Ayasofya'yi müze yapip ilim âlemine [daha dogrusu Hristiyan bati âlemine] hediye ediyoruz" beyaniyla ibadete kapatildi. Ve içindeki Islâm nisanlarinin kaldirilmasi emredildi. Yukaridaki resimde görülen ve ünlü hat üstadi Kazasker Mustafa Izzet Efendiye ait olan 7,5 m çapindaki levhalar da, Ayasofya'dan çikartilmak için yerlerinden söküldü. Ancak hiçbir kapidan sigamyinca, ister istemez tekrar yerlerine konuldu.

    "Dünya durdukça, benim bu câmim câmi olarak kalacaktir. Onu câmilikten çikaranlar ALLAH'in, meleklerin ve insanlarin lânetine ugrasinlar. Onlar hiçbir zaman hafiflemeyen bir azap içinde bulunsunlar. Yüzlerine bakan ve kendilerine sefaat eden hiçbir kimse bulunmasin"

    Fatih Sultan Mehmed Han

    Kaynak: Zafer dergisi, sayi: 213, Eylül 1994, s. 7
#29.06.2009 19:12 0 0 0
  • Bayağı Serçe - Ev Serçesi

    Bayağı serçe (Passer domesticus), serçegiller (Passeridae) familyasından coğrafi dağılımı çok geniş olan en yaygın ve en iyi tanınan serçe türü.

    Özellikleri

    Uzunluğu 14 cm, rengi uzaktan bakıldığında grimsi kahverengidir. Ama erkekler yakından bakıldığında oldukça canlı renkleri ile dikkat çeker. Tepelerinde kızıl kahverengi tüylerle sınırlanmış gri bir bölge, gerdan ve göğüslerinde siyah bir leke vardır. Siyah leke büyüdükçe serçenin saygınlığı artar.Dişiler ve gençlerin tüyleri daha soluk renkli, alt bölümleri ise lekesizdir.

    Üreme

    Bayağı serçe sıcak bölgelerde hemen hemen tüm yıl boyunca üreyebilir. Saçak altlarına, duvar çıkıntılarına, oyuklara, ağaç ve çalılara çırpıdan yaptıkları oldukça özensiz yuvalarını tüy ve yünle döşer, bu yuvaya 4-9 yumurta bırakırlar.

    Dağılımı

    Anavatanı Avrasya ve Kuzey Afrika olmakla birlikte olmakla birlikte Güney Amerika dışında yeryüzünün hemen her yerine götürülmüştür. Kuzey Amerika'da ilk kez 1852'de New York'un Brooklyn semtindeki bir mezarlığa getirilmiş, yüz yıl geçmeden tüm kıtaya yayılmıştır. Bayağı serçe insanlarla iç içe yaşayan, büyük küçük tüm yerleşim birimlerinde, tarlalarda ve bahçelerde görülebilen bir türdür.


    Bilimsel sınıflandırma
    Alem: Animalia (Hayvanlar)
    Şube: Chordata (Kordalılar)
    Sınıf: Aves (Kuşlar)
    Takım: Passeriformes
    (Ötücü kuşlar)
    Familya: Passeridae
    (Serçegiller)
    Cins: Passer
    Tür: P. domesticus

    noimage
#29.06.2009 19:07 0 0 0
  • Cumhuriyeti Teskilat-i Mahsusa Kurdu - Cumhuriyeti Teskilat-i Mahsusa

    50'li yillar... Türkiye'nin genel görüntüsü, Tek Parti Dönemi'ne nazaran daha bir güllük gülistanlik. Demokrat Parti'nin ülkeye getirdigi demokrasi ve özgürlük havasi, devlet ile halk arasindaki gerilimi oldukça azaltmis. CHP döneminin Disisleri Bakani Hasan Saka'nin öncülügünde baslayan Türk-Amerikan iliskileri, "Marshall Yardimi" ile biraz daha rayina oturmus gözüküyor. Gelisen iliskilerin aslinda, Amerika'nin isine yaradigi da su götürmez bir gerçek. Yüklü bir Osmanli mirasina sahip Türkiye'de, Amerika'nin yararlanabilecegi çok sey var.

    Türkiye'nin yeniden yapilandigi bu yillarda esrarengiz bir Amerikali, Ford Foundation'in da destegiyle Washington-Ankara-Istanbul ve Washington-Misir arasinda mekik dokuyor. Türkiye ve Misir'da eski bir gizli örgütün üyeleri ile sik sik görüsmeler yapiyordu. Yerli arastirmacilara kapali tutulan bazi gizli kapilar, Türk-Amerikan iliskilerinin yüzü suyu hürmetine, bu kisiye ardina kadar açiliyordu. Philip H. Stoddard adli bu esrarengiz Amerikali, bunca zahmete Osmanli'nin istihbarat örgütü teligindeki Teskilat-i Mahsusa hakkinda aynntili bilgi edinebilmek amaciyla katlaniyordu.

    Trablusgarp Savasi sonunda kurulan Teskilat-i Mahsusa'nin birçok görevlisi hayattaydi o yillarda. Bunlardan en önemlisi hiç kuskusuz Esref Kusçubasi idi. Aziz el-Misri, Zübeyde Sapli, Ahmet Salih Harb, Hilmi Musallimi, Satvet Lütfi Tozan ve Hamza Osman Erkan gibi, her biri adeta "yasayan tarih" niteligindeki Teskilat-i Mahsusa üyeleriyle Türkiye ve Misir'da defalarca biraraya gelen "Esrarengiz Amerikali" Stoddard, hayatinin hazinesini bulmustu. Elde ettigi çok önemli bilgileri, 11 Mayis 1963 tarihinde Princeton Üniversitesi'nde doktora tezi olarak sundu. Çalismada 1911-1918 yillari arasinda Osmanli hükümetleri ile Araplar'in münasebetleri inceleniyor, Teskilat-i Mahsusa'nin Ortadogu ve Kuzey Afrika'daki faaliyetleri arastiriliyordu. Stoddard'in bu kapsamli çalismasi sonunda, örgüt ve faaliyetleri hakkindaki bütün bilgiler Amerika'nin eline geçmis oldu.

    noimage
    Teskilat-i Mahsusa'nin Süleyman Askerîden sonra reisi olan Esref Sencer Kusçubasi, büyük yararliliklar gösterdigi Hicaz'da Arap kiyafetiyle gorülüyor.

    noimage
    Kahraman-i hürriyet Enver Pasa, kendisine bagli olarak Osmanli Devleti'nin ilk gizli istihbarat örgütünü kurdu, ancak teskilatin asil ürününü Mustafa Kemal Pasa aldi.

    CIA IÇlN BlR KAYNAK: TESKlLATl MAHSUSA

    Teskilat-i Mahsusa gibi bir gizli örgüt, genis ufuklu ve büyük devlet felsefesi ile düsünen Osmanli devlet adamlari için ne kadar önem tasiyorsa, tipki Osmanli gibi "büyük oynayan" Amerika için de o denli önem tasiyordu. En azindan, dünya hakimiyetinin pekistirilmesi bakimindan bir gizli örgütün dünya ölçeginde nasil çalismasi gerektigine dair önemli dersler veriyordu Teskilat-i Mahsusa.

    Stoddard'in Teskilat-i Mahsusa hakkinda elde ettigi bilgiler CIA'nin ufkunu bir hayli genisletmis ve isine oldukça yaramis olmali. Isin ilginç yani, Teskilat-i Mahsusa'nin birikiminden Türkiye'nin bir türlü yararlanamamasi. Çünkü Misaki Milli sinirlari içerisine sikisip kalmis "dar ufuklu" bir Türkiye, o begenmedigi Osmanli kadar bile büyük düsünemiyor.

    Stoddard'in Teskilat-i Mahsusa hakkindaki çalismalari 1963'te tamamlandi. Ama Türk kamuoyuna Teskilat-i Mahsusa'yi tanimak Amerika'dan tam 30 yil sonra, yani 1993 yilinda nasib oldu. Çalisma 1993 yilinda ARBA Yayinlari'nin girisimleri sonucu Türkçe'ye çevrildi ve ayni adla yayinlandi: "Teskilat-i Mahsusa: Istanbul'un Dogusunda Bitmeyen Oyun". Kitabin bu tarihte piyasaya çikmasinin özel bir anlami var Mahir Kaynak'a göre. "Bu kitabin yayinlanmasi" diyor Kaynak, "AmerikaAvrupa güç dengesi arasinda bir tercih yapmak noktasina gelmis olan Türkiye'deki Alman lobisinin zayiflatilmasi amacina yönelik."

    Bu arada Stoddard'in sözkonusu çalismasini yayinlayan ARBA Yayinlari, önümüzdeki birkaç ay içinde, Teskilat-i Mahsusa'nin en önde gelen ismi Esref Kusçubasi'nin bugüne kadar hiçbir yerde yayinlanmamis hatiralarini Türkçe ve Ingilizce olarak yayinlamayi düsünüyor. ARBA yetkilileri bu hatirati, "dostumuz" Philip H. Stoddard'dan almis.

    Teskilat-i Mahsusa, kimi çevrelerce "Kizil Sultan" diye adlandinlan Sultan II. Abdülhamid'in Islamcilik düsüncesini bütün dünyaya yayma isteginin bir ürünü olarak tezahür etmis kabul ediliyor. Yeri gelmisken söylemekte yarar var; bu gizli örgüt, Abdülhamid'i tahtindan eden Ittihat Terakki Partisi mensuplarinca kurulmus.

    Iktidara gelinceye kadar oldukça liberal ve özgürlükçü bir siyasal tavir sergiliyor gözüken Ittihat Terakki'nin ayaklari, iktidari zorla ele geçirdikten sonra suya degdi. Ülkenin içinde bulundugu durumu ve dünya konjonktürünü daha yakindan görme firsati bulan Ittihatçilar, devletin kurtulusunun Abdülhamid'in politikalarina dönmekle mümkün olacagini anladilar. Ama artik olan olmus, ati alan Üsküdar'i çoktan geçmisti.

    Ittihat Terakki'nin Islamci ve Türkçü bir politika belirlemesi, Talat Pasa'nin 1910 yilinda Selanik'te yapilan gizli bir toplantida Müslümanlar'la gayri müslimlerin esit olmadigini söylemesi ve Balkan Harbi sonunda gayri müslimlerin Osmanli'dan ayrilmasiyla baslar. Ittihatçilar, Abdülhamid'in ektigi Islamcilik tohumlarinin biçilme vaktinin geldigine inaniyorlardi artik. Abdülhamid, Islam dünyasini halifelik etrafinda birlestirmek, ümmet suuru ve Islam kardesliginin olusmasini saglamak amacindaydi. Ancak Ittihat Terakki'nin darbesi sonucu iktidari elinden alinan Abdülhamid'in bu düsüncesi, bir "ütopya"dan öteye geçmedi. Son yillarda yayinladigi önemli arastirma kitaplari ile dikkat çeken Orhan Kologlu, bu faaliyetleri Panislamizm olarak degerlendirmenin yanlis olacagini belirtiyor. Çünkü Abdülhamid döneminde Ittihad-i Islam hareketi, fikri ve sahsi gayretlerin ötesine geçebilmis degildi. Oysa bir hareketin "Pan" niteligini kazanabilmesi için bir örgütünün ve siyasi hedefinin olmasi gerekiyor. Nitekim, Abdülhamid'in dünyanin dört bir yanina gönderdigi "misyoner" ruhlu kisilerin Osmanli Devleti içinde öyle söylenildigi gibi bir teskilatlari yoktu. Bu kisiler padisaha bagli olarak görev yapan gönüllü kimselerdi. Ittihatçilara göre ise, emperyalistlere karsi ciddi bir mücadele verebilmek, bütün Islam dünyasini harekete geçirmekle mümkündü. Bunu gerçeklestirmek için de bir örgüte ihtiyaçlari vardi Ittihatçilarin. Ayrica politikacilari güvenilir bulmayan Ittihatçi kurmaylara göre bu örgüt, gizli bir örgüt olmaliydi.

    TESKlLAT-I MAHSUSA: Ilk GlZLl ÖRGÜT

    Harbiye Naziri Enver Pasa'ya bagli olarak 1913 yilinda kurulan Teskilat-i Mahsusa'nin daire baskani, Süleyman Askeri Bey idi. Dr. Philip H. Stoddard'a göre 1916 yilinda personel sayisi 30 bin kisiye ulasan örgüt ajanlarinin büyük bir kismi, uzmanlardan olusmaktaydi. Örgütte doktorlar, mühendisler, gazeteciler, politikacilar ve subaylarin yanisira, geçmisi oldukça karanlik ama sadakatlerinden kusku duyulmayan gerilla savasi uzmanlari da yer aliyordu. Böylesine zengin bir "ajan kadrosu" na sahip olmasina ragmen Türkçe ve yabanci dillerde yayinlanan kitaplarda Teskilat-i Mahsusa'dan pek sözedilmemesi, sözedenlerin de yeterince bilgi vermemesi, Stoddard'a göre teskilatin faaliyet alani ve personel sayisini gizli tutmakla yükümlü olan Osmanli devlet adamlarinin bir taktik basarisiydi. Bu asrin ilk çeyreginde faaliyet gösteren Teskilat-i Mahsusa, o yillarda dünyanin en güçlü ve en etkin örgütlerinden biriydi. Ortadogu ve Kuzey Afrika basta olmak üzere üç kitada örgütlenen Teskilat-i Mahsusa ajanlarmm pek azi örgüt mensubu olarak taniniyordu. Resmi üyelik listeleri bulunmamakla birlikte Kusçubasi Esrefe göre böyle bir listenin yayinlanmasi, Ortadogu'daki birçok devlet adamini rahatsiz edecekti.

    Casusluk ve karsi casusluk faaliyetleri tarih boyunca olagelmisti ama, dogrusu bunun Batili anlamda müesseselesmesi ilk olarak Teskilat-i Mahsusa ile gerçeklesti. Abdülhamid dönemi de dahil, bundan önceki dönemlerdeki casusluk faaliyetleri padisahin sahsina bagli olarak yapildigi için, saglikli bir örgüt yapisi olusturmak da pek mümkün degildi.

    noimage
    Bati Trakya'da Teskilat-i Mahsusa'nin kurdugu bagimsiz devlette bayrak çekme merasimi yapilirken

    Eylem stratejisi

    Ittihatçilarin ittifaklari dogrultusunda Teskilat-i Mahsusa, Almanya ile hem finans, hem de teoripratik eylem birligi içindeydi. Kafkasya, îran, Ortadogu, Hindistan ve Afganistan bölgelerinde önceleri Almanlar'la birliktelik saglanmis, ancak daha sonralari basgösteren bazi sorunlar nedeniyle bu dayanisma çözülmeye baslamisti. Almanlar maddi gücü, Teskilat-i Mahsusa ise milis ajanlari sayesinde bölge halkinin destegini saglamislardi. Genel planlama Enver Pasa'nin Alman Genelkurmayi ile koordinasyonu sonucu gerçeklestirilmisti. Uygulama alaninda ise Esref Sencer'in baskanliginda Zübeyde Sapli, Ahmet Salih Harb, Hilmi Musallimi, ve Hamza Osman Erkan gibi serdengeçtiler yer aliyordu.

    noimage
    Teskilat-i Mahsusa'nin "Ittihadi Islam" hareketinin temin ettigi Güney Afrika merkezi Yuhanisburg sehri Müslümanlari'ndan bir grup.

    Teskilat'in gayesi özetle, Islam dünyasini ve Müslüman Türkler'i bir bayrak altinda toplamak, yani genis imparatorluk cografyasinda yerine göre Panislamizm, yerine göre de Pantürkizm yapmakti. Ancak Ittihatçi kurmaylarin sanildigi kadar ütopist olmadiklarini da söylemek gerek. Bu ideolojilere sahip olmalarina ragmen gerçeklesmeyecek bir rüyanin pesinde olduklarinin da farkindaydilar. Herseyden önce, genel konjonktür tümüyle aleyhteydi. Buna karsi onlarin Teskilat-i Mahsusa'dan bekledikleri sey, Islam ülkelerine saldiran Ruslar'a ve îngilizler'e karsi besinci kol faaliyetlerini sürdürebilmekti.

    Teskilat-i Mahsusa'nin faaliyetleri Birinci Dünya Savasi'nda yogunluk kazandi. Teskilat, savas boyunca savas ilanini duyurmanin yaninda; karsi casusluk, Ingiliz istihbarat ve kesif kollarina karsi istihbarata karsi koyma harekati da gerçeklestirdi. Bu arada teskilatin askeri operasyonlar yaptigi da bilinen bir gerçek.

    Örgütün ilk çalisma alani Bati Trakya oldu. îlk baskan Süleyman Askeri'nin basinda bulundugu Teskilat-i Mahsusa, özel bir tim ile, 1913 Istanbul Anlasmasi sonucu Bulgarlar'a terk edilen Bati Trakya'da, Osmanli Devleti'nden ayri bagimsiz bir Bati Trakya Türk Devleti de kurdu.

    1914 yilinin sicak bir agustos gününde, daha harp baslamadan Enver Pasa Rauf Orbay'i îran, Afganistan, Hindistan sahasinda ajitasyon ve anti îngiliz eylemler yapmakla görevlendirmisti. Istanbul Harbiye Nezareti Sark Subesi Baskani Ömer Fevzi Bey araciligi ile yürütülen hazirliklar sonucunda 20 kisilik asker kökenli özel tim, göreve baslamisti. Ekipte bir ara Çerkes Ethem de görev almis, ancak bölge halkinin kayitsizligi ve Almanlar'in ikilik çikarmasi sebebiyle eylem takriben bir yil sonra, Eylül 1915'te sona ermis ve tim dagilmisti.

    Afrika'da Trablusgarb, Misir, Çad, Habesistan ve Sudan'a kadar ajanlar gönderilmisti. Meshur Seyh Ahmed El Sunusi'nin Trablusgarp'tan bir denizalti ile Istanbul'a kaçirilmasi, teskilatin bölgedeki en basarili eylemi. Ayrica Enver Pasa'nin Türkistan seferi ve Cemal Pasa'nin Afganistan'a geçirilmesi, en kötü zamaninda bile örgütün hareket kabiliyetini göstermesi bakimindan önem tasiyor. Bu arada Dünya Savasi sirasinda Nil Nehri üzerindeki su depolarini ve barajlari havaya uçurmak, hatta nehrin Sudan ve Habesistan'daki yataklarini degistirmek gibi görevler üstlenen Teskilat-i Mahsusa'nin bu faaliyetlerine dair belgeler, yillardir arastirmacilara kapali tutulan Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Baskanligi Arsivi'nde saklaniyor. Bu arsivde arastirmacilardan sürekli gizlenen belge sayisinin, gayri resmi rakamlara göre 30 bini buldugunu yeri gelmisken hatirlatmakta fayda var.

    ENTELEKTÜEL ENFORMATlK FAALIYETLER

    Anadolu-Iran-Hindistan çizgisinde mezhep ayriliklarina karsi politika olusturmak üzere özel bir çalisma baslatan Teskilat-i Mahsusa, bir taraftan da emekli yüzbasi Baha Said Bey'in idaresinde sosyolojik arastirmalar yapiyordu. Ayrica Hindistan'a Sürini imamlar gönderilmek suretiyle, Kara Vasifin baskanliginda Islam Ihtilal Komitesi olusturulmustu. Baha Said, Rusça dahil bes yabanci dil bilen ve birikimi hayli fazla bir entelektüel olarak önemli görevler üstlenen bir Teskilat-i Mahsusa mensubu olarak bilinir.

    Hicaz seyhlerinin çocuklarinin özel olarak egitilmek üzere Galatasaray Lisesi'ne getirilmesi ve bunun yanisira Misir'dan bir grup din adaminin Mugla'da bir çiftlikte misafir edilmeleri de teskilatm faaliyetleri arasinda yer aliyordu.

    Ittihat Terakki bir yandan Teskilat-i Mahsusa gibi faaliyet alani alabildigine genis bir istihbarat örgütü kurarken, öte yandan Islam dünyasinda Ittihati Islam fikrinin olusmasi için egitim ve yayin faaliyetleri de yapmaktan geri kalmiyordu. Bugüne kadar yapilan arastirmalarda belge bulmak mümkün olmadigindan, bu konudaki çalismalar tarihçiler tarafmdan atlanmisti. Doç.Dr. Zekeriya Kursun'un arsivde buldugu el degmemis belgeler sayesinde Ittihatçilar'in, Teskilat-i Mahsusa'ya paralel bir sivil örgüt kurdugu beliriendi. Cemiyeti Hayriyei Islamiye adiyla olusturulan bu sivil cemiyet Medine'de bir Islam Üniversitesi kurmayi bile basarmisti. Teskilatin en önemli prensiplerinden biri de, sivil ve askeri örgütlerin birbiri ile koordineli bir sekilde çalismalarmi saglamakti.

    FAALIYETLERlN SONUÇLARI

    1911-1918 yillari arasinda Orta Dogu-Orta Asya, Güney Asya, Kuzey ve Orta Afrika'da casusluk, karsi casusluk, propaganda ve çesitli operasyonlar yapan Teskilat-i Mahsusa'nin faaliyetleri, Osmanli Devleti'nin yenilmesiyle resmen sona erdi. Teskilat için çalisan pek çok Arap Osmanli vatandasi isgal altindaki kendi ülkelerine dagildilar.

    Bütün bu gelismelerden sonra faaliyetler, örgüte bagli kalmaksizin, bir sekilde devam etti.

    Türk-Arap iliskileri üzerine önemli çalismalar yapan Doç. Dr. Zekeriya Kursun'un arastirmalari sonucunda vardigi neticeye göre, Kuzey Afrika'daki bagimsizlik mücadelelerinde Teskilat-i Mahsusa'nin bir hayli etkili oldugu görülüyor. Mesela Sekip Arslan Kuzey Afrika'da milli mücadele fikrini yayarken Sadik El-Husri, Arap Birligi'nin fikir babaligini yapiyordu ve bu kimselerin teskilat ile iliskileri vardi.

    Teskilat-i Mahsusa batmakta olan bir devletin askeri istihbarat örgütü niteligini tasiyordu. Bu niteliginden dolayi da parlak basarilar elde etmesi nerdeyse imkansizdi. Orhan Kologlu devletin içinde bulundugu sosyo ekonomik durumun örgütü iflasa sürükledigini söylerken, Dr. Haluk Dursun bu çöküsü teskilatin rakiplerinin gücüne ve dünyanin en iyileri olmasina bagliyor. Dursun "Teskilat-i Mahsusa amatör bir ruhla ve çok genis bir cografyada yüksek performansi ile faaliyet göstermistir. Devlet tecrübesi ve felsefesinden dogmus bir strateji yerine pratik eylem ve militanlik ruhundan kaynaklanan bir hareketti Teskilat-i Mahsusa. En büyük handikap ve dezavantajlari ise karsilarinda rakip olarak bu konuda dünyanin en iyisi îngiliz Entelijans servisi ve E.T. Lawrence'in bulunmasiydi" diyor. Ancak Zekeriya Kursun, teskilatin karsi casusluk faaliyetlerinde küçümsenmeyecek basarilar elde ettigini, Serif Hüseyin isyaninin diger Arap bölgelerine yayilmasinin, teskilatin çalismalari sayesinde önlendigini ve Arabistan'da îbn Resid, Yemen'de ise îmam Yahya'nin savasin sonuna kadar Osmanli Devleti'ne bagli kaldigini hatirlatiyor.

    MlLLl MÜCADELE VE TESKlLAT-I MAHSUSA

    Bütün olumsuzluklara ragmen Mütareke Devri Istanbul'unda ve Anadolu'sunda Teskilat-i Mahsusa'nin faaliyetleri durmak bilmedi. Zamana ve zemine çok çabuk adapte olup faaliyete geçebilen bu örgüt mensuplari Istanbul'da Milli Kongre olarak bilinen cemiyeti de olusturdular. Tarihçi Dr. Haluk Dursun "Mütareke Devri Istanbul'unda Milli Kongre çatisi altinda birlesen ve milli direnisi destekleyen eski Teskilat-i Mahsusaci; bilim, fikir adamlari, sanatçilar, doktorlar, gazeteciler yani imparatorluk entelektüelleri özellikle yabanci dilde gazete, kitap çikararak milli tezleri dünya kamuoyunda savunmuslardir. Ayrica o sartlarda Cenevre, Paris, Budapeste, Londra gibi merkezlerde kitap, gazete yayinlamak imparatorluk kadrosunun vizyon ve misyon bakimindan seviyesini gösterir" diyor.

    1918'de resmen sona eren Teskilat-i Mahsusa faaliyetleri devam eder. Kara Kemal, Kara Vasif, Baha Said öncülügünde Karakol Cemiyeti kurulmus ve Milli Mücadele'nin temeli atilmisti. Bunlar hem Anadolu'ya silah ve asker geçirilmesini saglamislar hem de Mustafa Kemal'in faaliyet ve kongresinde bunlar olusturdu. Adeta Enver Pasa'nin kurup harekete geçirdigi Teskilat-i Mahsusa'dan asil Mustafa Kemal ürün aldi. Yrd. Doç. Dr. Süleyman Beyoglu, Milli Mücadele'yi Teskilat-i Mahsusa'nin teskilatlandirdigini bütün gizli örgütlerin bu teskilatta çalisarak tecrübe kazanmis kisilerce kuruldugunu belirterek "însan ve silah kaçirmaktan propaganda ve casusluk hizmetlerine kadar ciddi hizmetler yaptilar. Mustafa Kemal bu örgütlerin farkindaydi" diyor. Mustafa Kemal bir süre beraber çalismayi uygun gördügü bu etkin gizli teskilatlarla daha sonra hesaplasma yoluna gitti. Bu çatisma tarihçilere göre kaçinilmazdi.

    Philip H. Stoddard'in Esref Kusçubasi'ndan aldigi teskilat listesinde de görüldügü gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal'in de teskalatla iliskisi olmustu. Mustafa Kemal teskilatla iliskisi Trablusgarp Savasi'nda mahalli milisleri örgütlemekle baslamisti. Mustafa Kemal daha sonra Enver Pasa ile olan ihtilafi nedeniyle teskilata biraz mesafeli durmayi tercih ediyor. Orhan Kologlu'nun belirttigine göre de Enver Pasa Trablusgarp'ta Bedevi Araplar'la bir Islam imparatorlugu kurabilecegini raporlarina yazarken Mustafa Kemal dönemin genelkurmayina bedevilerle hiç bir is yapilamayacagina dair bir rapor gönderiyordu. O dönemde teskilat henüz kurulmamasina ragmen fiili olarak görev yapiyordu.

    Gerek Istiklal Savasi'nda gerekse cumhuriyet sonrasinda önemli roller oynayan Rauf Orbay, îstiklal Mahkemeleri'ne baskanlik eden Ali Çetinkaya, Cumhuriyet döneminin önemli isimlerinden Ali Fethi Okyar, T.C'ye bakanlik ve basbakanlik yapan Dr. Refik Saydam, Atatürk'ün yaveri piyade subayi Rasuhi, THK Baskanligi yapan Fuat Bulca, îstiklal Marsi'nin yazari ve Kurtulus Savasi'nin manevi dinamiklerinden Mehmet Akif Ersoy da teskilatta çalismisti.


    Doç. Dr. Zekenya KURSUN:

    Teskilat-i Mahsusa K.Afrika'da istiklal fikrini yaydi

    Ittihat Terakki 2. Mesrutiyeti ilan ettirdikten sonra imparatorlukta sahte kaynasma yasandi. Ama hemen ardindan 1909'da imparatorlukta yasayan muhtelif unsurlarda 'milli hedefler' ortaya çikti. Balkan Harbi sonrasinda artik Ittihatçilarin politikasi Osmanliciliktan Islamciliga kaydi. Tenkit ettikleri Abdülhamit politikalarini ülke ve dünya sartlari onlara adeta dikte ettirdi. Emperyalistlere karsi bülün Müslümanlari harekete geçirmek için sivil örgütler kuruluyor. Bunlardan birisi Cemiyeti Hayriye-i Islamiye kuruluyor amaci da egitimi yayginlastirarak Müslümanlar arasindaki dayanismayi artirmak olarak tesbit ediliyor. Bu gaye ile Medine'de bir Islam Üniversitesi kuruluyor. Bununla Abdülhamit'in Hicaz Demiryolu Projesi ile olusturmak istedigi Ittihat-i Islam fikrini, Islami dayanismayi tesis etmeye çalisiyorlardi. Fikri altyapi olusturulurken ittihatçilar istihbarat ihtiyaci için Emniyet-i Umumiye içinde Heyeti Istihbariye teskil ediliyor. Devlet bünyesindeki subelerle bilgi toplaniyor. Trablusgarp Savasi'ndan sonra Teskilat-i Mahsusa kuruluyor ve hem bilgiyi degerlendirme hem de gerektiginde askeri operasyon yapiyor.

    Arsivde buldugum bir belge teskilatin çalismasi hakkinda fikir vermektedir; Osmanli askeri Katar'dan çekilirken Teskilat-i Mahsusa görevlisi Ömer Fevzi Bey, Enver Pasa'ya yazdigi mektupta "Anlasma üzerine askerlerimizi çekiyoruz; ama halkin durumu müsait. Libya'daki gibi milisleri organize ederek mi çikalim?" diye soruyordu.

    Osmanli sonrasinda Kuzey Afrika'da verilen bagimsizlik mücadelesinde Teskilat-i Mahsusa'nin etkisi vardir. Mesela Sekip Arslan Kuzey Afrika'da milli mücadele fikrini yaymistir, Sati' El Husri Arap Birligi fikrinin babasidir ve teskilattandi. Gerek manda yönetimi altinda gerekse bagimsizligini kazandiktan sonra Arap devletlerinin yöneticileri Osmanli okullarindan mezun idiler ve Teskilat-i Mahsusa ile alakalari olabilir. Bunlari mahalli arsivlerin tetkiki ile anlayabilecegiz.

    Dogu ve Kuzey Afrika Bedeviler arasinda yapilan sözlü tarih arastirmalarinda hala, îngiliz istihbarat örgütleri ve kesif kollarina karsi, istihbarata karsi koyma harekati gerçeklestiren basta Esref Kuççubasi ve Teskilat-i Mahsusa örgütünün kahramanliklarinin anlatildigi tesbit edilmistir."


    Kaynak: Aksiyon dergisi, sayi: 49, 1995
#29.06.2009 19:07 0 0 0
  • Bahçe Tırmaşık Kuşu - Bahçe Tırmaşık Kuşu Hakkında

    Bahçe tırmaşık kuşu (Certhia brachydactyla), ötücü kuşlar takımından bir kuş türüdür.

    Fiziksel özellikleri

    Boyları yaklaşık 13 cm.'dir. Baş kahverengi, başın üst kısmı, boyun ve sırt tarafı, boyunda, orta da beyaz, kuyruk sokumu kırmızımsı, kanat telekleri kahverengi, üzerinde beyaz benekler vardır. Kuyruk telekleri çatallı ve kahverengidir. Karın kısmı beyazımsıdır. Gaga ve ayaklar kahverengidir.

    Yaşam şekli

    Ülkemizin batı ve kuzeybatı bölgelerinde görülen yerli kuşlardır. Geniş yapraklı ağaçlarda, parklarda, bahçelerde, nadiren iğne yapraklı ormanlarda bulunurlar. Böceklerle, kışın tohumlarla beslenirler. Yuvalarına 6-8 yumurta bırakırlar. Kuluçka süreleri 11-13 gün, yavruların uçma süreleri 15-17 gündür. Ötüşleri "sri,ti, lu-ti" şeklidedir.


    Bilimsel sınıflandırma
    Alem: Animalia (Hayvanlar)
    Şube: Chordata (Kordalılar)
    Sınıf: Aves (Kuşlar)
    Takım: Passeriformes
    (Ötücü kuşlar)
    Familya: Certhiidae
    (Tırmaşık kuşugiller)
    Cins: Certhia
    Tür: C. brachydactyla

    noimage
#29.06.2009 18:57 0 0 0
#29.06.2009 18:50 0 0 0
  • Orman Tırmaşık Kuşu - Orman Tırmaşık Kuşu Hakkında

    Orman tırmaşık kuşu (Certhia familiaris), ötücü kuşlar takımından bir kuş türüdür.

    Avrupa'nın ılıman kesimlerinde ve Asya'nın bazı bölgelerinde görülürler. Tırmaşık kuşugillerden bir türdür.

    Yaklaşık 12,5 - 14 cm boyunda, küçük, üst kısmı çizgili kahverengi, alt kısmı beyaz kuşlardır. Uzun, kalın bir kuyruğu vardır, kuyruk tüyleri ağaç kovuklarına girmesine yardımcı olur. Kuşun gagası uzun ve kıvrıktır.

    Bilimsel sınıflandırma
    Alem: Animalia (Hayvanlar)
    Şube: Chordata (Kordalılar)
    Sınıf: Aves (Kuşlar)
    Takım: Passeriformes
    (Ötücü kuşlar)
    Familya: Certhiidae
    (Tırmaşık kuşugiller)
    Cins: Certhia
    Tür: C. familiaris


    noimage
#29.06.2009 18:36 0 0 0
  • Karagöz İle Hacivat Miras - Karagöz İle Hacivat - Miras - Karagöz İle Hacivat Hikayeleri

    Karagöze Mısırdaki amcasından bir sandık altın miras kalır. Bunun üzerine Karagöz yakın arkadaşı Hacivat ile beraber bir ticaret gemisine binip Mısıra giderler. Miras işlemlerini hallettikten sonra yine bir ticaret gemisine binip geri dönerler. Ama Marmara Denizinde kürekçilerin isyanı sırasında su alan gemiden yolcular kayıklara binerek kurtulurlar. Karagöz ile Hacivat altın dolu sandıkla Mudanya kıyılarına, bindikleri kayıkla ulaşırlar ama sahilde konuşmaya daldıklarından iskeleye iyi bağlamadıkları kayık dalgalara kapılır ve gözden kaybolur. Daha sonra bir at arabasına binerler ve Bursadaki evlerine dönerler. Bırak bir sandık altını ceplerindeki para da bitmiştir. İş bulup çalışarak para kazanmaları gereklidir ama nasıl bir iş? Onlar aralarında bu konuyu konuşurken tatlı bir sohbete dalarlar. Giderek sohbet koyulaşır, şakalaşmalar artar.

    Karagöz: Sence nasıl bir iş tutayım Hacivat. Ama tutacağım iş de az emek harcayıp çok para kazanayım.

    Hacivat: Öyle iş olmaz Karagözüm. Ne demek az emek çok yemek. Az emek az yemek.

    Karagöz: Sen de amma yaptın be Hacıcavcav. Bana az yemek vere vere açlığa mı alıştıracaksın. Biraz insaflı olsan da tabağımı dolmayla doldursan. Pek severim dolmanın yanına köfteyi, ondan sonra pilavı ve şamtatlıyı.

    Hacivat: Bu kadar yeter mi Karagözüm? İstersen nohuttan, musakkadan, makarnadan ve cacıktan da alsan.

    Karagöz: Onları sen ye Hacıcavcav. Benim istediklerimden ikişer porsiyon olsaydı, o yemeklerden birazı sabaha kalsaydı, ne güzel olurdu.

    Hacivat: Tamam Karagözüm, bu istediklerin olur olmasına da, çok çalışırsan, çok kazanırsan, bu yemeklerden yersin.

    Karagöz: Ahh. Ah. Keşke kayığı iyi bağlasaydık ve altınlar kaybolmasaydı. Altınları bozdurur bozdurur harcar, yer içerdik. Keyifli bir hayat sürerdik.

    Eray Güven
#29.06.2009 18:34 0 0 0
  • Karagöz İle Hacivat İbişle Domuz Avı - Karagöz İle Hacivat - İbişle Domuz Avı

    Karagöz ile Hacivat, yanlarına İbişi de alıp, Uludağa domuz avına çıkarlar. Önceleri ellerde ok ve yay, kaşlar çatılmış, bakışlar keskin ormanda domuz ararken, sonraları yorgunlukla birlikte ok yaydan, kaş kaştan, bakışlar keskinlikten sıyrılır. Sıkıntıyı azaltmak için Karagözün anlatmaya başladığı av hikâyeleri başına bela olur, çünkü anlattığının hep bir numara büyüğünü İbişten duymak, Karagözün giderek daha çok sinirlenmesine neden olur. Karagöz, İbişi uçurumdan aşağı atmakla tehdit eder.

    İbiş: Tamam, beyabi. Kızma bana. Ben de bundan sonra konuşursam iki olsun. Şimdi rahat rahat istediğini anlat.

    Karagöz: Bre İbiş, sussana artık. Bir daha sana av yok. Hacivat, İbişi ava giderken yanımıza alalım demek yok artık. Bu son.

    Hacivat: Merak etme Karagözüm. Sen kalbini serin tut. Hiçbir ava İbişi götürmeyiz.

    Daha sonra Karagöz ile Hacivat ve İbiş domuz aramaya devam ederler, fakat ortalıkta hiç domuz yoktur.

    Hacivat: Sabahtan beri arıyoruz, bir domuz bile göremedik. Hayatımda böyle bir şey ne gördüm, ne de duydum.

    Karagöz: Göremeyiz tabi, bu İbiş yanımızdayken. Bunun sesini duyan domuz karşı dağa kaçıyor. İki ok atmış, üç domuz vurmuş. Anlatsana o hikâyeyi bir daha.

    Hacivat: Aman Karagözüm, sinirlenme. İbiş o hikâyeyi anlattı, geçti. Ben inanmadım. Senin anlattığın hikâyeler daha bir inandırıcı oluyor.

    Karagöz: Doğru, çünkü ben olmuş olayları anlatıyorum. Yıllar önce gençken köyden arkadaşlarla domuz avına gittiydik. On kişiyiz. Ormanda büyük bir domuz sürüsünü tuzağa düşürdük. Etrafını kuşattık. Baktı domuzlar kaçış yok, birer birer yanıma geldiler. Ben de çaldım bıçağı boyunlarına, yirmiden sonrasını sayamadımdı.

    Hacivat: Hah hah ha.. İlahi Karagözüm. Sen de değme avcılara taş çıkartırsın. Avcılıkta, atıcılıkta benden ilerdesin.

    İbiş: Benim de yıllar öncesinden bir domuz avı hikâyem vardı, ama beyabi kızar diye anlatamıyorum.

    Hacivat: Yeni bir domuz hikâyesi ha. Ama anlatma. Karagözü kızdırmayalım. Keşke demeseydin. Merakta bıraktın beni, İbiş.

    Karagöz: Ben de meraklandım. Bana bak İbiş, destekli atarsan kızmam, ama desteksiz atarsan ben seni uçurumdan atarım bilmiş ol.

    İbiş: Tamam beyabi ve Hacıabi. Atışlar destekli olacak. İbiş, konuşmasına devam eder ve ben sekiz yaşındayken der. Karagözün ayağa kalktığını gören İbiş ağız değiştirir. Yani on sekiz yaşındayken demek istedim.

    Bunun üzerine Karagöz: Hah öyle söyle. Beni kızdırma. Şimdi devam et.

    İbiş: Manda kadar bir domuz bizim tarlalara dadandıydı. Tarlada mısır, bağda üzüm bırakmadıydı. Ye babam ye. Baktık yedikçe doymaz bu domuz, yakında ağaçları da yer. Babam, dedem, amcam, yeğenlerim ve ben tarlada, bağda nöbete durduk. Ben bağda bekliyorum. Bir gün öğle vakti domuz bağa girdi. Zönk zönk deyip yürüyüp geliyor. Yakaladım domuzu suratına iki tokat, başladı domuz ağlamaya. Bir yandan da, Abi, ben sana ne yaptım? Neden vuruyorsun? diye vızırdıyor. Ben de bağırdım. Bak şu bağdaki üzümleri ben mi yedim. Başkasının üzümünü nasıl habersiz yersin. Ben böyle bağırdım ama domuz ne dese beğenirsiniz. Ne yapayım, açım, abi. Yemeseydim de açlıktan ölse miydim? O gün domuzu bıraktım. Bir daha onu oralarda gören olmadı. Çok uzaklara gitmiş olmalı.

    Karagöz: Bre densiz, yine desteksiz attın. Ben seni uçurumdan atayım da gör diyen Karagöz, İbişin üstüne yürür. Bunun üzerine İbiş kaçar, gider. Daha sonra Karagöz ile Hacivat başka olay olmadan evlerine dönerler.
#29.06.2009 18:29 0 0 0
  • Elleri Yok Azmi Var - Kadir Eroğlu - Kadir Eroğlu Hikayesi

    9 yaşında bir mayın patlaması sonucu ellerini kaybeden çoban Kadir Eroğlu, yeşil sahalarda fırtına gibi esiyor. İşte Eroğlu'nun fotoğraflarla yaşam hikayesinden kesitler... Kadir Eroğlu'nun yaşam mücadelesi, Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde çobanlıkla başlar. 9 yaşında koyunları otlatırken canı çay içmek ister. Çay yapmak için odun toplarken birden bir mayın elinde patlar. Patlayan bu mayın Eroğlu'nun iki elini koparır ve bir gözünü de kör eder. Ancak hâlâ hayattadır Eroğlu; 'çok şükür' kafası, ayakları da sağlam kalmıştır. Üç ay hastanede tedavi görür. En çok da sevdiği futboldan uzak kalacağı için üzülür. Hatta o dönemlerde ruhsal çöküntü bile yaşar. En büyük dileği tekrar top peşinde koşmaktır Eroğlu'nun... Ve bu isteği bugün gerçek olur. Şimdilerde Beşiktaş Engelliler Spor Kulübü'nün (BESK) kaptanı olarak yeşil sahalara çıkan Eroğlu, gündüzleri fileleri attığı gollerle havalandırırken; geceleri de inşaat bekçiliği yaparak hayatını sürdürüyor. Hayatının ikinci dönüm noktasının İstanbul'daki ağabeyinin yanına kaçmak olduğunu belirten Kadir kaçış sebebini şöyle açıklıyor: "Bir daha hiç top peşinde koşamayacağımı düşünüyordum. Bunun için de 13 yaşında kaçarak İstanbul'a geldim. Daha sonra Beşiktaş Spor Kulübü ile tanıştım. Orada birçok engelli arkadaşla tanıştım. İki sene amatör olarak futbol oynadım. Samsun'da Türkiye Engelliler Futbol Şampiyonası yapıldı. Turnuvada 4 maçta 8 gol atarak gol kralı oldum. Şimdi de BEFT'nin kaptanlığını yapıyorum. Hayalime kavuştum ve çok mutluyum." Takımında 10 numaralı forma giyen Doğubayazıtlı futbolcu, 8 senedir de profesyonel olarak top oynadığını ifade ediyor. Aynı zamanda antrenörlük kursuna giden engelli futbolcu, performansını korumak için haftanın iki üç günü idman yaptığını söylüyor. Başkasının giydirdiği kramponlarla sahalara çıkan Kadir, genç arkadaşlarına da futbol dersi veriyor.

    ENGELLİLERİN YAPTIĞI TAŞ BEBEK RESİMLERİ

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage
#29.06.2009 17:58 0 0 0
  • Kısırlığa Mucize Çözüm - Kısırlık Tedavisi - Kısırlık Hakkında

    Domates suyunda bol miktarda bulunan likopen adlı madde kısırlığı önler ve Prostat kanseri olma riskini azaltır.

    noimage

    Domates içerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile, insan sağlığı için oldukça yararlı bir sebzedir.

    Domates suyunda bol miktarda bulunan likopen adlı madde kısır erkeklerde sperm yoğunluğunu ve hareketliliğini arttırarak kısırlığı önler ve Prostat kanserine yakalanma riskini azaltır.

    Bir C vitamini olan domateste bulunan likopen grip virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu grip ve nezleden korur.

    Aynı zamanda domates suyunda bol miktarda bulunan likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir maddedir.

    Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir. Kan basıncının düşürülmesinde etkilidir.

    Bir bardak domates suyuna bir adet çiğ yumurta kırın, Cystein adlı bir tür protein içeren bu karışım vücuttaki zehirli maddelerin bir an önce dışarı atılmasını sağlar.
#29.06.2009 17:53 0 0 0
  • Körebe Nasıl Oynanır - Körebe Oyunu - Körebe

    Körebe" oyunu, 10-12 çocukla oynanır. Önce ebe belirlenir ve ebenin gözleri bir bezle bağlanır. Oyun adını, ebenin gözlerinin bağlanmasından alır. Ebe ortada kalacak biçimde oyuncular bir halka oluştururlar. Türkü söyler dönerizBil bakalım biz kimizElindeki değnekleGöster bizi körebe Sözlerini yinelerken halkayı bozmadan el çırparak ebenin çevresinde dönerler. Ebe bu sırada kollarını öne doğru uzatarak dokunduğu kişinin başını, yüzünü ve üstünü elleriyle yoklar. Kim olduğunu anlayabilirse adını söyler. Eğer tanırsa, dokunduğu oyuncu ebe olur. Tanıyamazsa, oyun aynı ebeyle sürer. Körebe evin içinde oynandığı gibi dışarıda da oynanır.
#29.06.2009 17:11 0 0 0
  • Safe Sex - Sean Paul - Şarkı Sözü lyric

    chorus
    me guh suh den sex is not what it used to be, belive me, it
    displease me
    nuff a dem a walk like dem hot but
    when yuh connect di dot
    dem nuh easy dem nuh disease free
    (repx1)

    verse i
    if yuh check it danny deh wid suzie but im luv off sheron
    waant get the body bad im waant fi get di action,
    sheron guh sleep wid har boyfren dan
    dan dee did guh cheat an guh sleep wid ann,
    ann did hav di disease and give it to dan,
    dan give it to sheron, now dan is same one
    si dung wid susan askin di question
    where all dis aids and disease com from?

    sing chorus right here.

    den yuh got some fuh-funky guy
    weh a try imitate ooman,
    dem dey fassy deh wih nuh waant dem up ina wih island
    uptown or downtown nuh matta weh yuh com from
    from yuh nuh like dem guy deh mek a hear shout blam blam
    nuff ooman got disease
    and dem still nah tek a ease
    and dem still outta street dem tease nuff mon
    a tek dem cyar key when dem waant guh ovaseas
    but dis ya dog ya im nuh mingle wid fleas

    sing chorus right here.

    buck up ina o.p.p
    odda people property yuh betta use a condom form of
    protection
    else yuh gonna end up ina nodda situation
    an yuh nah guh get chance fi com and eat dis one
    unu fi check out di dutty dem meditation
    99 a weh wi live in next a 2000
    an yuh know seh dis a revelation.
    suh people unu fi open up unu mout an sing out dis one.

    repeat chorus here and fade



    Sean Paul Resimleri Fotoğrafları

    Sean Paul Kimdir Biyografisi
#29.06.2009 17:05 0 0 0
  • Real Man - Sean Paul - Şarkı Sözü lyric

    (Intro)
    Mek dem know yuh know oomon
    Yuh mek yuh owna dough wi know oomon
    Yuh nuh waan nuh boring Joe wi know oomon
    A so it go yuh know oomon
    Gal dem nuh waan nuh BORING TOM
    Dem seh dem dont waan nuh LAZY BWOY
    Ha ha ha ha ha
    (Chorus)
    Gyal yuh nuh waan nuh boring man (I nuh I nuh I nuh)
    Cau yuh nuh waan nuh weak one (En up en up en up)
    Yuh want a real champion fi mek yuh (Ben up ben up ben up)
    Put yuh hand up inna di air becau yuh know yuh nuh care
    Fi no boring man (I nuh I nuh I nuh)
    Yuh nuh waan nuh weak one (En up en up en up)
    Yuh want a real champion fi mek yuh (Ben up ben up ben up)
    Put yuh hand up inna di air becau yuh nah give it up
    (Verse 1)
    To di guy deh weh a try pon every guy dem try come tek yuh
    Seh dem a look fi try fi put a lick deh pon yuh neck too
    But yuh know dem cannot man di titt an dem erect to
    Cau dem a boring man an dem will never get fi wet yuh
    No monetary plan
    An dem nuh give a damn
    When yuh fi go deh it is fi let off couple grand
    So tell dem fi gallang cau dem will never get a slam
    An if yuh siddung in dem yard yuh play dem Playstation
    (Chorus)
    (Verse 2)
    Mi seh bun di whole a dem gyal becau di whole a dem lie girl
    Dem nah nuh story line so how dem come fi up title
    Dem whisper inna yuh ear bout seh dem sight a dem rival
    An dem waan ride yuh out like cycle
    Why dem da da di do da dat oomon him nah push nuh weight
    Caan tek yuh out cau yuh nuh let him outlay
    Bare man oomon gyal dem waan congregate
    Cau dem a born fi come mek yuh frustrate
    (Chorus)
    (Verse 1)
    (Chorus)



    Sean Paul Resimleri Fotoğrafları

    Sean Paul Kimdir Biyografisi
#29.06.2009 17:05 0 0 0
  • Tommiks Çizgi Film Kahramanı - Tommiks - Çizgi Film Kahramanı - Tommiks Kimdir

    Tommiks (Capitan Miki) 1955 yılından beri Türkiye'de yayınlanan ve kardeş yayın olan Teksas (Il Grande Blek) ile birlikte çocuklar ve gençler arasında çok büyük ilgi görmüş İtalyan yapımı bir çizgi romandır. Bu romana olan ilgi o dereceye varmıştır ki Türkiye'de bütün çizgi romanlar Teksas-Tommiks adıyla anılmaya başlanmıştır.

    noimage

    Çizerleri ve yayımcısı

    Tommiks çizgi romanı 1951 yılında İtalya'nın EsseGesse çizim-stüdyosu tarafından geliştirilmiştir ve Capitan Miki adı altında 16 yıl süreyle çizilmeye devam etmiştir. EsseGesse stüdyoları, ismini kurucuları olan üç çizerin soyadlarından almıştır: Giovanni Sinchetto, Dario Guzzon ve Pietro Sartoris (S.G.S. yani İtalyanca okunuşuyla EsseGesse). 1951-1967Tommiks çizgi romanını 825 fasikül halinde yayınlamıştır. Türkiye'de ise Tommiks ilk olarak 1955 yılında Erdoğan Egeli'nin (1925-1983) sahipliği altındaki Ceylan Yayınları tarafından yayınlanmaya başlamıştır. Kapaklarını Samim Utkun'un çizdiği bu çizgi romana Türkiye'deki Tommiks adını da gene Samim Utkun vermiştir. Daha sonraki yıllarda Tommiks, Tay yayınları, Ecem ve Aksoy Yayıncılık tarafından siyah-beyaz haliyle 2002 yılına kadar basılmağa devam etmiştir. 2004 yılından beri de Hoz Comics tarafından renkli ve kuşe kâğıtta yayınlamağa başlamıştır.

    Yüzbaşı Tommiks (Capitan Miki) 1835 ve 1840 yılları arasında Amerika'da yaşayan 15 yaşında bir korucudur (rancer). Bu dönem Amerikan tarihinde "Altına Hücum" veya "Batıya Göç" dönemi olarak bilinir ve Hollywood'un kovboy (Western) filmlerinin konu aldığı dönemdir. O dönemde Kuzey Amerika'nın batısı henüz yeni yerleşime açıldığı için bazı bölgelerde ciddi bir yasadışılık dönemi yaşanmıştır. İşte bu dönemde Tommiks Nevada'nın göbeğindeki Kulver (Coluver) Kalesi civarında düzeni sağlamakla görevlendirilmiştir. İki alkolik karakter, Konyakçı (Doppio) ve Doktor (Salasso), her macerasında ona eşlik ederler. Bu ikili, bir yandan kendilerini sürekli komik olayların göbeğinde bulurken; diger yandan da arkadaşları Miki'nin yardımına koşmaktan geri kalmazlar. Hepsinin ortak düşmanı da koruculardan intikam alma hevesiyle her seferinde yeniden karşılarına çıkan kılık değiştirme şampiyonu Binbir Surat'tır (Magic Face).


    Kaynak :Çizgili Hayat Kılavuzu
#29.06.2009 17:00 0 0 0
  • Liposuction Nedir - Liposuction Nasıl Uygulanır - Liposuction Zararları

    Liposuction; vücudun dirençli bölgelerindeki inatçı yağ birikimlerinin vakumla alınması esasına dayalı bir ameliyattır. Kesinlikle bir zayıflama ameliyatı değil, bir vücut kontur düzeltme ameliyatıdır. Bu ameliyatla volumü artmış, diyet ve egzersize dirençli yağ dokusu vücuttan uzaklaştırılırken, mevcut yağ hücresi sayısı da azaltılmış olur.

    Ergen bir insan vücudundaki yağ hücresi sayısı sabittir. Ergenlikten sonra yağ hücresi sayısı artmaz, sadece yağ hücrelerinin volumü artar. Doğal olarak bu da kendini kilo artışı şeklinde gösterir. Yapısal faktörler, beslenme alışkanlıkları ve yaşam biçimi insanların kilo alıp vermelerinde en önemli faktörlerdir. Özellikle ülkemiz mutfağının zengin oluşu ve insanımızın damak zevki genel olarak fazla kilolu bir ulus olmamıza yol açmaktadır. Fazla kilo, kadın ya da erkek herkesin sorunu olabilir. Diyet ve egzersiz eksiklikleri, ayrıca kadınlarda gebelik değişik derecelerde kilo alınmasına neden olabilir. Fazla kilo ayrıca kalp ve damar sistemleri üzerine de zararlı etkilere sahiptir.

    Fazla kilolardan kurtulmak için uygun diyet ve egzersiz ve sonrasında da düzenli bir yaşam tarzı şarttır. Ancak bu şartlar yerine getirilmesine rağmen, kişilerde kaybolmayan inatçı yağ birikimleri olabilir. Karın, bel, kalça, uyluk dış ve iç tarafı, diz gibi vücudun belli bölgeleri diyet ve egzersize dirençli yağ birikim bölgeleridir. Bu bölgelerdeki fazla yağlanma diyet ve egzersizle bir ölçüde giderilebilir, daha fazla egzersiz ve diyet ise bu bölgelerde incelme yerine vücudun genel metabolizmasının bozulması ile sonuçlanır.

    İşte liposuction burada devreye girer.Liposuction; vücudun dirençli bölgelerindeki inatçı yağ birikimlerinin vakumla alınması esasına dayalı bir ameliyattır. Kesinlikle bir zayıflama ameliyatı değil, bir vücut kontur düzeltme ameliyatıdır. Bu ameliyatla volumü artmış, diyet ve egzersize dirençli yağ dokusu vücuttan uzaklaştırılırken, mevcut yağ hücresi sayısı da azaltılmış olur.

    Ameliyat nasıl yapılır

    Liposuction ameliyatında inatçı yağlanma bölgesi özel bir solüsyon enjeksiyonu ile şişirilir. Daha sonra bu bölge üzerine 5 mm. uzunluğunda birkaç kesi yapılır. Bu kesilerden hastanın durumuna göre 2-6 mm. çapındaki kanül denilen metal ince borucuklar yerleştirilir. Kanüller vakum sağlayan bir cihaza ya da aynı işi gören büyükçe bir enjektöre bağlıdır. Vakum işleminin başlaması ile istenmeyen yağların uzaklaştırılması işlemi de başlar. İşlem,arzu edilen kontur ve bunun yanında düzgün bir cilt yüzeyi sağlanıncaya kadar devam eder.



    Son yıllarda,liposuction öncesinde ultrasonik dalgalardan da yararlanılmaya başlanmıştır. Bu şekilde yağ kitlelerinin ultrason dalgaları ile yumuşatılması, daha sonra aynı şekilde uygulanan vakumla yumuşamış olan yağların daha kolay alınmasını sağlayacaktır. Klasik liposuction'a göre daha uzun zaman almaktadır. Ancak sonuçlar arasında çok büyük farklar olmamaktadır.Sadece ultrasonik sistemin de ek olarak kullanılması yumuşamış olan yağ kitlelerinin daha rahat alınmasına olanak sağlamaktadır. Ayrıca bu yönteme ait çok geç sonuçların henüz tam olarak bilinmemesi de dezavantaj olarak değerlendirilmektedir.



    Ameliyatın hastane koşullarında, anestezi uzmanının gözetiminde yapılması tercih edilmelidir. Lokal anestezi ve sedasyon (damar yolu ile uyutma) kombinasyonu tercih kolay ve başarılı bir anestezi yöntemidir. Çok sınırlı küçük alanların tedavisi için ise sadece lokal anestezi uygulanabilir.Ameliyat vakum uygulanacak bölgelerin durumuna göre 1-2,5 saat arasında sürer. Aynı gün eve çıkmak mümkündür.

    Ameliyat sonrası

    Ameliyat sonrası genellikle rahat geçer. Ağrı hissedilmez. Ameliyat sonunda vakum uygulanmış alanlara özel bandaj uygulanır ve hastaya korse giydirilir. 6 gün sonra korse ve özel bandaj çıkarılır. Dikişler alınır ve korse yeniden giydirilir. Hasta korse giymeye 6 hafta daha devam eder. Buradaki amaç cilt altındaki yağ dokusu boşaltılan bölgede olası cilt sarkıklığını engellemektir. Aksi takdirde altı boşaltılan ciltte sarkma meydana gelebilir. 3 üncü haftadan sonra sadece gece yatarken korse çıkartılabilir. Ameliyat sonrası ilk 6 haftalık dönemde korsesiz ayağa kalkılmamalıdır. Vakum uygulanmış alanlarda morumsu renk değişiklikleri olabilir. Şişlik, karıncalanma ve yanma hissi olabilir.Bunlar 3 hafta içinde kendiliğinden kaybolur. Ameliyata bağlı minik yara izleri de 2-6 ay içinde tamamen belirsiz hale gelir.

    Liposuction nerelere uygulanabilir

    Liposuction ameliyatı plastik cerrahide son 20 yıl içindeki en iyi buluşlardan biridir. İyi seçilmiş hastada ve iyi uygulanan teknikle kalıcı sonuç verir. Ancak kişinin diyet ve egzersizlerine devam etmesi gerekir. Kullanılan kanüller ve vakum sistemlerindeki gelişmeler ile çenealtı, yanaklar, boyun, kol üst iç yanı, memeler, göğüs, karın, bel, kalça, uyluk, diz iç yanı, bacak, ve topuk gibi vücudun hemen hemen her bölgesindeki inatçı yağ birikimlerinin vakumla alınması mümkün hale gelmiştir. Diğer vücut kontur düzeltme ameliyatlarında tamamlayıcı işlem olarak da kullanılmaktadır. Liposuction ile derin katlardaki fazla inatçı yağlar alınmakla birlikte, son 10 yıl içinde geliştirilen yüzeyel liposuction yada liposculpture adı verilen yöntemle kontur düzensizliğine neden olan yağ birikimleri de giderilebilmektedir. Liposculpture tekniği ayrıca deri sarkıklıklarının giderilmesi ve inatçı selülitlerin yok edilmesinde de etkin bir yöntem haline gelmiştir.

    Liposuction yöntemi sadece estetik amaçlarla değil, aynı zamanda fonksiyonel nitelik taşıyan ameliyatlarda da kullanılmaktadır. Özellikle elephantiasis denilen ve halk arasında "Fil Hastalığı" olarak bilinen hastalıkta, ve jinekomasti denilen erkeklerde memelerin büyük olması halinde de çok etkili bir şekilde kullanılmakta ve kayda değer sonuçlar alınmaktadır.

    Klasik liposuction işlemi, ilk çıktığı 1970 li yıllarda kullanılan kanül çaplarının oldukça geniş olması, kullanılan vakum cihazlarının basınç ayarlarının kontrollü olamaması nedeniyle ciddi sorunlara neden olmuştur. İşlem vücutta önemli derecede sıvı ve elektrolit kaybına ya da trombo embolik hadiselere neden olmuş ve ne yazık ki bu yıllarda yapılan ameliyatlardan sonra yaşamını yitiren hastalar olmuştur. Bu sorunlar, günümüzde kullanılan yeni sistemler ile artık geride kalmıştır. Son 10 yıldır uygulanmakta olan yeni teknikler ile liposuction, vücut kontur düzeltilmesi amaçlı işlemler arasında vazgeçilmez yerini almıştır. Artık oturmuş, kabul görmüş, en başarılı tedavi yöntemi olarak değerlendirilmektedir. Amaç zayıflatma değil, kontur düzeltme olduğu sürece, iyi seçilmiş hastalarda, hastane koşullarında, iyi uygulanan tekniklerle, emniyet sınırı aşılmadığı takdirde herhangi bir riski olmayan başarılı bir ameliyattır. Günümüzde alınan yağ miktarı için emniyet sınırı 2.5 litre olarak kabul edilmektedir. Daha fazla miktar da alınması mümkündür ancak o zaman ameliyat 3-6 aylık aralarla seanslar halinde yapılabilir ya da hastanın sıvı ve elektrolit dengesini tamamlayacak önlemler alınarak yapılabilir. Bu durumda bazen kan nakli de gerekebilir. Morbid obezite denilen genç (20-30 yaşlarında) ve çok kilolu (120 kilodan fazla) hastalarda gerekli önlemler alınarak tek seansta 28 litreye kadar yağ alınması uygulanabilir hale gelmiştir.

    Liposuction ve diğer benzer işlemler

    Liposuction,vakumla fazla ve inatçı yağların alınması yöntemini tanımlayan işleme genel olarak verilen bir isimdir. Hastadaki duruma göre çeşitli modifikasyonlar uygulanabilmektedir. Bu tekniklere değişik isimler verilmekle birlikte işlem aslında liposuction'dır. Uluslararası bilimsel alanda kabul görmüş diğer teknik isimleri şunlardır :

    · Liposuction

    · Suction Assisted Lipectomy (SAL)

    · Superficial liposuction

    · Multiple All Layer Liposuction (MALL)

    · Liposculpture

    · Megaliposculpture

    · Ultrasound Assisted Lipectomy (UAL)

    Liposuction hakkında yanlış bilgiler

    Son zamanlarda basında liposuction yönteminin tarihe karıştığı yerine başka isimler verilen yöntemlerin geliştirildiği, ameliyatın ayaktan ağrısız, kansız, izsiz yapılabildiği şeklinde yazılı ve görsel basında geniş reklamlar verildiği gözlenmektedir. Çok sayıda hastamız kafaları karıştıran bu konuda aydınlatıcı bilgi almak için sorular sormuşlardır, hala da sormağa devam etmektedirler. Liposhaping, liposhaving gibi isimler verilen bu yöntemler aslında son 10 yıldır plastik cerrahlar tarafından lokal anestezi ile uygulanan "yüzeyel liposuction yada liposculpture" yönteminden başka bir şey değildir. Kanülü yerleştirmek için mutlaka bir veya birkaç kesi yapılması gerektiğinden izsiz olması mümkün değildir. Ancak bu izler daha önce de belirtildiği gibi, zamanla belli belirsiz hale gelen izlerdir. Lokal anestezi olmadan hiçbir kesi yapılamaz. Yine daha önce belirtildiği gibi ameliyatın zaten lokal anestezi ile yapılıyor olması bu reklamı yapan kişilerce ağrısız olarak nitelendirilmektedir. Kanamaya neden olmayan ameliyat yoktur. Her ameliyat derecesine göre kanama yapar. Liposculpture yönteminde 1 litre fazla yağ dokusu alındığında kanama miktarı 70 cc. kadardır. Önemli derecede olmayan bu miktar kan kaybının yine bu kişilerce kansız ameliyat olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır.


    Anlaşılması mümkün olmayan şey bu reklamları veren kişilerin plastik cerrah olmamaları ve kendi uğraş alanlarına girmeyen, eğitimini almamış oldukları bu son derece önemli ameliyatı hastane ya da uygun şartların sağlandığı özel merkez koşullarında değil, muayenehane koşullarında yapıyor olmalarıdır. Liposuction ameliyatı planlayan hastalarımızın ameliyattan önce iyi bir araştırma yapmaları, bu ameliyatın erken ve geç sonuçları, riskleri hakkında bilgi sahibi olmaları, hekimlerini seçmede özen göstermeleri gerekir. Ülkemizde yasaların boşluğundan yararlanan, meslek ahlakı ilkelerine uymayan, insanlarımızı yanlış yönlendiren bu kişilere halkımız izin vermemelidir.
#29.06.2009 16:59 0 0 0
  • Push It Baby - Sean Paul - Şarkı Sözü lyric

    Its So Many Girls In Here (4x)

    I Wanna See You Push it Push it Push it
    I Wanna See You Move it Move it Move it
    I Wanna See You Wind it Wind it Wind it
    I Wanna See You

    Push it baby oh just push that thang on me
    Push it baby I wanna see you

    When I step up in He Club Im so hot hot hot
    Tossing Dollars at these hoes like ah ah ah
    Pretty woman up in here like bah bah bah
    Spittin Game in their ear like lalalalalalaa
    baby blue i dont play no games
    head to my feet so fresh so clean
    buyin out the bar like it aint no thang
    Hot boy like Wayne
    Diamonds in my chain blang blang blang
    I can marry diamond bustas

    CHORUS:
    I Wanna See You Push it Push it Push it
    I Wanna See You Move it Move it Move it
    I Wanna See You Wind it Wind it Wind it
    I Wanna See You push it baby oh just push that thang on me
    Push it baby I wanna see you

    Yeaaaaaaaa
    Rick Rabs somethin...ride ride ride
    ridin this so quick dont try
    leave them haters in the cuss like bye bye bye
    Girl standin on the corner like alalalalalaa
    You kno I pull up on the scene all late twenty eight
    Big place two dates leasin carrates yes they gon shake
    Juicy like a milk shake tender rise like a shake
    Dont hate cuz the oven on my side easy bake
    So fly (so fly) no lie (no lie) urban legend in the hood like T.I. cuz im rich now chicks
    Want me to hit now
    Cuz I spit ? Thats me slick now


    CHORUS:
    I Wanna See You Push it Push it Push it
    I Wanna See You Move it Move it Move it
    I Wanna See You Wind it Wind it Wind it
    I Wanna See You push it baby oh just push that thang on me
    Push it baby I wanna see you

    You know shades n the club like why -I-I
    You my star baby look up n the sky- Y-Y
    U C the Pretty Ricky jet flyin high fly -I-I
    Im fly -I-I-I-I-I
    Milli park the bently jump out clean
    All eyes on me
    Marco day blue jeans with the fresh tee
    Lightin up in the club like Im paparazzi
    Call me Mr.Pringles Im stackin my chips
    Get up n the club make um rain off rep
    Somethin I dont know...




    Sean Paul Resimleri Fotoğrafları

    Sean Paul Kimdir Biyografisi
#29.06.2009 16:57 0 0 0