Aslında nasip insanı bulur ama bunun değerini bilmek ve layıkıyla yaşamak insanın taşıdığı kalple ilgilidir!Ya yüreklice yaşarsın verdiği ızdırabı ya da korkakça ''nasip değilmiş'' deyip bırakırsın nasibini yaşamadan!!!
Ama önemli olan nedir biliyormusunuz;göze güzel geleni değil kalbi okşayanı nasip olarak görmek...
Yusuf ne kadar gelmek istesede yol buna müsaade etmez.Hasretin ilk kurbanı Züleyha ise son kurbanı da Yusuf'tur...Yusuf Züleyha için adımladığı bütün yollara gül yaprağı bırakırmış ki sevdanın yaralayıcı yüzünü sadece kendisi yaşayabilsin.Yusuf Züleyhaya kavuştuğu gün o bıraktığı gül yapraklarıyla dolu yol gül bahçesine dönüşecek ve Yusuf gibi sevmeyi becerebilen insanlar Züleyhalarına bu gül bahçesinde gerçek sevdanın hikayesini anlatabilsinler...
İşte o zaman Yusuf ile Züleyha bir daha hiç ayrılmayacak.
Vefasız ve vebal!
Aslında insanın şiir için kullanamayacağı kelimelerden ikisidir bence!
Çünkü kalbini şiire açanlar vefasız olmadığı için vebalini taşıyacakları tek şey sınırsız bir sevdanın onlara sunduğu hayatın anlamını çözebilmektir...
Yetim kalan belki şiirler gibi görünsede gerçek yetimliği şiire yürek verenler yaşamaz mı Büreyde?
Kısa bir yolculuğa çıktım ve otobüse yeni bindim.Ben otobüs yolculuğunu çok severim aslında.Çünkü onlarca insanın sessizce bir arada oturduğu nadir mekanlardan biridir otobüsler.Ve o sessizlik çok şey anlatır dinlemesini bilene!
İnsan giderken yarısını bırakmalı vedaların ağladığı buruk bakışlara
Sevda da gelsin kendisiyle gittiği her yere diye...
İnsan kalbini bırakmalı gidenin avuçlarına
Ait olduğu yerde kalsın diye...
Günleri bitirdikte dünleri bitiremedik hayatımızda
Bitirmek yitirmektir sahip çıkılıp sahip olunmayana
İnsan gününü değil dününü ayırmalı sol yanına
Gün doğsun diye yarınına...
Unutmamalıki
Unutmak ihanettir yaşamın anlamına!!!
İnsan yüreğinin adımlarını elbette sayamaz!O yürekki her adımında içinde taşıdığıyla bilinmezlere yürümeyi beceremiyorsa boştur her atışı kalpte taşıdığı duyguda!!!
Fatih kardeşim kimbilir belki senin memlekete de uğrarım yakınlarda.Bugün İzmirdeyim
Ne umutsuzluk nede bıkkınlık be Birsum!Bazen hayat insanı öyle bir noktaya taşırki artık virgül olmaktan usanır ve kendini tanıyamaz olursun.Bunun adına sakın özlem deme!İsmini söylemeye korktuğumuz şeyin esiri olmuşuzdur artık...
Ah be Fatif'im şuan içtiğim buharı üstündeki çay dahi uzaklara ulaşan hasreti dindirmeye yetermi bilmem ama söylesene hasret kaç adımla vuslata erer gönül uçurumunda?