Hani sabah uyanırsında gözlerini ovuştururken günün sana neler getireceğini düşünürsün ve aklìn güzel bir günden şüphe edince başını yeniden yastığa koyarsınya '' ben bugüne hazır değilim '' anlamında...
Hani gözlerini yeniden kapatınca aradığın şeyin uyku olmadığını anlarsında derin bir of çekersinya...
Hani seni uyandıracak şeyin sıcacık bir '' merhaba'' olmasını istersinya gününe güzellik katsın diye...
Merhaba...
Belki güneş olmayacak sabah uyandığında belki gün ağarmamış olacak gözlerini ilk açtığında!Ama diyceksinki sıcak bir güne uyandım küçücük bir merhabanla...
Senin bir değil bin sabahına merhaba...
Sana anlatacak o kadar çok şeyim varki bazen birazını unutuyorum!
Ama merak etme,en güzel şeyleri sol yanımda saklıyorum...
Biliyormusun dalgınlaştım bugünlerde
Konuşurken ne sòyleyeceğimi,susarken ne düşüneceğimi unutuyorum!
Ama en çok ne istiyorum biliyor musun?
Hangi çocuk parkında unuttuğumu bilmediğim o kaygısız ve korkusuz gülümsemelerimi bulabilmeyi!!!
Bu imkansız değil mi?
Evet bende biliyorum bu imkansız!
Hadi o zaman sıcacık bir merhaba kondur mutsuz sabahlarıma...
Her sabah yeniden doğalım mutluluğa ve kutlayamadığımız doğum günlerinin telafisi olsun her merhaba...
Estağfirullah.Sayfada çok değerli insanların çok güzel paylaşımları var.Ömli olan ne biliyor musunuz?
Her birimiz birer damlayız ama birleşipte engin bir okyanus olmayı bir türlü beceremiyoruz!
Sonrasını düşünmek anı yaşamanın değerine kazılmış bir mezardır ve o mezarın toprağı olmaya mahkumdur gözyaşları...Onun içindir ki yaşamalı insan her saniyenin değerini bilerek...
Kusura bakmayın Büreyde sizi kırmak istemediğim için bir defalığına yazdım.Daha öncede yazıyordum ama olmadık bir cevapla karşılaştım ve biraz kırıldım.Onun için bu tür muhabbetlere katılmıyorum.Sizler devam edin,ben okuyorum her yazılanı
... Ki biz baharın çocukları değildik
Haddini aşan hayallerimizle
Ulaşılmaz acıların doruğunda açan
Boynu bükük birer kardelendik...
Her ne kadar Güneş olsada bize güzellik katan
Ölüm kokardı sevmelerimiz...
Ki onun için
Umuda son dokunuşumuzdu
Gözü kapalı teslimiyetlerimiz...
Önünde beş adımlık yol var zannederken ikisini geride bıraktığın acınası üç adımı
Atmaya korkarsınya
İşte o zaman anlarsın
Gece bitmeyi,güneş doğmayı,rüzgar esmeyi unutmuştur artık!
Ve sana kalan tek şeydir yalnızlık...
Kaç defa okudum bilmiyorum!Nasıl bir yorum yazacağımıda bilmiyorum!
Sanki dünyanın dengesi şaşmış gibi ama dengesi şaşan benmiyim onuda bilmiyorum!!!
Çok şey geçiyor içimden ama az şey yazmak istiyorum.
Mutluluğu aramak banamı düşmüş diyorum ama onu bulmak için gözlerimdeki biriken damlaları kendimden dahi gizliyorum!
Suratım bir savaş alanının en vahşi sahnesini seyreden yaralı bir askerin yorgun acısını yaşarken umudunu kaybetmek istemeyen aklım pes etmişliğin teslimiyetiyle mutluluğun anlamını dahi unutmuş gibi be Birsum!
Hani bu hayatta bazı suçlar vardır ve cezası işleyenin yakasını ölene kadar bırakmazya...
Neyse,gülümsemek zor bu gece...
Ömr-ü Diyar hoşgelmişsiniz değerli yorumunuzla sayfama.
Önemli olan nedir biliyor musunuz?
Yazmak değil yazılan her kelimede sayfalarca susmak...
Çünkü en güzel sözcükler susmalarda gizlidir ve geceler susmaların en kalabalık olduğu zaman dilimidir...
Onun içindirki insan gece okuduklarını daha çok özümser kendi hislerine...
Tekrar değerli yorumunuz için teşekkür ederim.
Özellikle bu son paylaşımınız çok güzelmiş.Gerçekten birşeylerle uğraşırken akıl kalbe firar edince yüzlerce defa okusanızda bir harf boyu yol alınamıyor...
Asıl mesele insanın başkasına değil kendisine itiraf edebilmesi değilmidir doğruları!Doğru tektir ve kişiden kişiye değişmez ama insanlar tek vücut olarak doğmasına rağmen çok kişilikli bir yapıya sahip olabiliyor...Evet haklısın Onur;kavunun kokusu güzeldir ama her güzel kokan kavunda tatlı diye bir şey yoktur!İnsan ihtiyacı olduğunda sen,ihtiyaç duyulduğunda ben diyebilmeli...
Eğer ihtiyacı olduğunda ben,ihtiyaç duyulduğunda sen derse önce kendisine ihanet etmiş olur...
Bugün iyi değilim aşkım
Küskünüm kendime
Oysa gök maviydi bizim için
Güneş mavinin gelini
Süzülürdü rüzgâr otların üzerinden
Okşardı saçlarını
Kokun sarardı ruhumu
İçim sevda dolardı
Ama bugün unuttum aşkın anlamını
Sarılamıyorum gözlerindeki ''seni seviyorum''lara...
Bugün iyi değilim aşkım
Yağmuru tükenmiş bulut gibi
Dönüp duruyorum koca bir boşlukta
Oysa yağmurlarımız vardı bizim
Tenimize dokundukça kalbimizin kuytularına dolan
Sende ben,bende sen olan...
Bugün iyi değilim aşkım
Sigaram dumansız çayım soğuk
Aklım durgun kelimelerim kısır
Üşüyor içimde bir yerler
Varamıyorum kendimin farkına!
Bende zaten bunu söylüyorum ama insan hep kendini haklı görmekten karşısındakinin neler yaşadığını ve hissettiğini görmez oldu!Belkide hayatın insana oynadığı en berbat oyununu bilerek ama işimize geleni kendimize alarak oynamaya alışmış olmak bu duruma itiyor bizleri...
Bu neye benziyor biliyormusunuz;avucumuzda sıkı sıkı tuttuğumuz küçük bir serçe kuşunu sevdiğimizi zannederken onu boğarak öldürmeye benziyor...Aslında suçlu serçe kuşu!Neden öldüki?Ben onu sadece biraz sevmek istemiştim!Ama o insanca sevgiyi bilmediği için ellerimi kirletmekten öteye gidemedi!!!
Ne garip değil mi?
Sevgimiz dahi yokedici olabiliyor...