Ama bazen susmak gerekir Birsum.Hani birşeyler söyleyemeyeceğinden değilde söylenenlere hak vermek için susmak gerekir!Aslında susmakta güzeldir bazen!Çünkü söylemek istediklerini anlayan birilerinin olduğunu ve seni anladığını hatırlatır sana...
Sanırım insan duygularına eziyet etmekten o duyguları doya doya yaşamaktan mahrum ediyor kendini ve böylelikle de duygularının esiri oluyor!Çünkü duygu kontrol edilemez bir güç be Birsum...
Kimlik bunalımına girmiş duyguların coğrafyası çok katlı düşüncelerin doruğundan yalnızlığın dibine gömer insanı!Bu öyle bir durumdur ki edepsiz bir duygunun kefensiz cesedi oluverirsin...Elini uzatsan kimsesizlik sarar seni kollarına ve öpersin sessizce yalnızlığın dudağından...Acımasız bir hasret bulutu gelir ve ansızın kirpiklerine bırakır yağmurunu!Ve kalbini sarıverir sönmez bir yangın...
Oysa yağmur ve yangın birbirine kanlı düşman gibidir!Ama bunlar bir insanda birleşirse ''yangının olduğu yerde ateş gülleri,yağmurun olduğu yerde fırtına çiçekleri açar ''...
Nefret edersin kendinden ama hep bir umut vadisinde büyütürsün hayallerini,sevmeyi elini uzatsa dokunacak kadar basit zanneden bir çocuk masumiyetiyle...
Biliyormusun Birsum;
yar ne geceye benzer ne gündüze
Ne Ay'a benzer ne güneşe
Kelime kelime dökülsen avuçlarına
Nefesin kesilir her hecesinde...
İster güneş gibi yan
İster Ay gibi parla
İster gündüz gibi aydınlan
İster gece gibi görünmedik yerlere saklan!
Karar kararabildiğin kadar izbe duygularda...
Bunlar ne işe yararki?
Kalbine doğan ışığa ruhunu teslim edemedikten sonra!!!
Yar ne güneştir ne de başka bir nesneye eştir!
Yar dediğin
Hasretiyle-vuslatıyla,özlemiyle-hayaliyle
Azlığıyla-çokluğuyla,varliğıyla-yokluğuyla
Yüzde açan gülümseme olamadıktan sonra
Kalp sevsede olur sevmesede
Güneş doğsada olur doğmasada...
Fuzulinin kalbine doğmuş güneş ki
Mum yansada olur yanmasada...
Eyvallah Birsum eyvallah.Metin bu güzel paylaşımlarına yorum yazsada olur yazmasada!Yeterki karanlıkları aydınlatacak ışıklar olsun...
Evet Birsum her insan kendi başına bir güneştir ve geri kalan diğer insanlar birer yıldızdır.Güneşin sıcaklığı nasılki dünyayı ısıtıyorsa insanın sıcaklığıda etrafını ısıtır ve bu sıcaklık mutluluk olarak o insanı bulur...Ama bizler zor olanı yani gece olmayı tercih ediyoruz!
Şu anda gökyüzünde ısınmayı bekleyen o kadar çok yıldız varki anlatamam!Onların soğukluğu beni de üşütüyor
Sobamda söndü.Barim iki odun bulup atayımda biraz ısınayım
Mutluluğun tarifi var mıdır usta?
İnsanın kendisi güneş diğer geri kalan herşey yıldız olamıyorsa
Ve o güneş üşüyen yıldızları ısıtamıyorsa
Mutluluğun tarifi yoktur galiba!!!
Umudu giyinsem hayallerime
Düşlerim üşür,sen gelmeyince...
Yorgun,bıkkın,çaresiz kalır uykularım
Ah bir bilsen geceyi nasılda esir alır işte o zaman korkularım!
''Gül'' mevsimi bitti artık be usta
''Sol'' mevsimi dayandı kapımıza!
Sıkı sıkı kilitlemek lâzım içerde kalanları
Kar boran fırtına sarmasın diye yarınları...
Hangi mevsim bir diğerine özlem duyabilirki?
İnsan deli sevmeyince!!!
İyi akşamlar Ezgi.Hoşgelmişsin kalbinin güzellikleriyle...
Biliyormusun şuan hala çalışmaktayım ve yollara düşmüş gideceğim nokta belli ama dönecegim zamanı kaybetmiş haldeyim!Tel de tam çekmediği için kesik kesik eklediğin videodaki müziği dinlemeye çalışıyorum
Ne yazmak ne de çizmek kalemin elinde değildir be Birsum!Önemli olan kaleme hükmeden elin kalple giriştiği birliktelikteki uyumun insanı sürüklediği gerçekler değil midir?Yürek yaz dedikten sonra kalem çiz dese neye yarar!Kalemin çizeceği tek şey sessiz ve karanlık gecenin hüzün yüklü yalnızlığıdır...
Birsum seninle bu konuyu tartışmıycam
Senin de söylediğin gibi aşkta karışık bir durum yok!Ama insan aşka karıştıktan sonra herşey o kadar berrak ve anlaşılır bir durum haline geliyor ki işte o zaman insan gerçeklerin içinde kayboluveriyor!Aslında her kayboluş bir çıkmaz değil midir? Ve her çıkmaz sonu gelmeyen bir arayış değil midir gerçekle hayal arasında sürüklendiğimiz?Ve her sürükleniş.... Bu konu böyle devam edip gider de ben bugün fazlasıyla üşüdüm ve yoruldum onun için pek sağlıklı düşünemiyorum!
Yürek eğer taşıdığı sevdada bir karşılık bekliyorsa taştandır.Gönül ocağına hasret ekip çile biçiyorsan yarınların ümitle beslenirken gecelerin güneşe hasret batar kör karanlığa!ve hangi mevya sevda tohumunun verdiği hazzı yaşatırki insana?Göz gördüğünü değil kalp hissettiğini sevmedikten sonra neye yarar çekilen ızdırap!
Büreyde o kadar güzel kelimelerle anlatmışsınızki sevdanın güzelliğini yazacak kelimelerim eksik kaldı...Lütfen yarım cümlelerimi mazur görün...
''Bir kadını anlayabilmek için aklının sınırlarını zorlarsan aklını kaçırırsın!Ama kalbinle hareket edersen sınır diye birşey olmadığını anlarsın '' diyorum bende Birsum
Bu oyunda kazanan olsaydı sadece oyun olarak kalırdı ama kazanan olmadığı için bükük bir boyun kalıyor insanın sol tarafına doğru düşmüş!Oysa boyun bir omza düşmeli ki ağırlığını kaldırabilecek bir el tutsun umutları....
Değerli yorumunuz için teşekkür ederim Büreyde...
Ah be Birsum hani şair demişya;şu içime batan acıları bir öksürükte atabilsem gözlerim bulutları ellerim umutları ekmezdi yollarına...Herneyse bulutuyla umuduyla güzeldir hayat diyelim
Beğenin ve güzel torumun için teşekkür ederim Birsum...
Sizlerin de değer veren sevgi dolu gönlünüze sağlık Musa Abim...Yorum yazan ellerinize sağlık...