petty

petty

Üye
22.05.2012
Onbaşı
603
Hakkında

  • Süphesiz ki yasami tersten yasamak daha güzel, hatta mükemmel olurdu.

    Nasıl mı ?

    Cami'de uyaniyorsunuz.

    Bir tahta sandik içersinde, herkes karsinizda saf durmus, iyiliginize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmis vaziyette.

    Tabuttan dogruluyorsunuz, yasli, olgun ve agirbasli olarak.

    Herkes etrafinizda, büyük bir itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi hazir.

    Arabaniza kurulup evinize gidiyorsunuz.

    Dogar dogmaz devlet size maas bagliyor, aylik veya üç ayda bir maasinizi aliyorsunuz.

    Ne güzel, hazir maas, hazir ev....

    Altmisli yaslara kadar hersey garanti, huzur içinde yasiyorsunuz.

    Sagliginiz gittikçe düzeliyor, kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.

    Bir gün çalismak istiyorsunuz

    ve ise ilk basladiginiz gün size hosgeldin hediyesi olarak bir plaket ve altin kol saati veriyor patronunuz..

    ve Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan olarak ise basliyorsunuz.

    Herkes karsinizda elpençe divan...

    Vücudunuzda da bazi hosa giden hareketler de basliyor.

    Gittikçe zayifliyor forma giriyorsunuz.

    Diger hormonal aktiviteler artiyor, fevkalade.....

    Aman ne güzel günler basliyor...

    Derken birgün patron size artik Üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor.

    Bu arada Babaniz ortaya çikmis,"fazla çalistin" diyor "artik eve dön, isi birak,okumaya basla, harçiligin benden olsun..."

    Keyfe bakar misiniz ?

    Okudugunuz dersler gittikçe kolaylasiyor.

    Ekmek elden, su gölden bir dönem basliyor.

    Partiler, Diskotekler, Kizlarin sayisi artiyor.

    Derken Anne ve Babaniz sizi götürüp getirmeye basliyor, araba kullanma derdi de yok artik....

    Günün birinde sizi okuldan da aliyorlar, "evde otur, keyfine bak, oyuncaklarinla oyna" diyorlar...

    Mamaniz agziniza veriliyor, zaman zaman altinizi bile temizliyorlar, hatta bu durum aliskanlik yaratiyor ve
    hiç tuvalet kullanmamaya basliyorsunuz.

    Derken Anneniz bir gün size süt verme kararini aliyor ve baska bir keyifli dönem basliyor.

    Mama artik her yerde, her an ve en taze seklinde hazir.

    Bir gün karanlik ilik ve sicak bir ortama giriyorsunuz.

    Beslenmek için agzinizi açmaya dahigerek yok, bir kordondan besleniyor,sicacik, yumusacik, gürültü ve patirtisiz bir ortamda yasiyorsunuz.

    Kuculuyor, kuculuyor, ufacik bir hücre halini aliyorsunuz.

    Ve günün birinde müthis bir olayla hayatiniz bitiyor....

    >CAN YUCEL
#27.08.2012 02:30 0 0 0
  • Onun isi gücü herkesi kendisine asik etmekti. Zaten asksiz yasayamazdik ki.. Üç gün yemek yemeden, su içmeden yasayabilir ama bir hafta asik olmadan yasayamazdi. Her defasinda "Ama bu baska, bu olaganüstü, daha önce hiç böyle bir sey yasamadim..." derdi. Üstelik karsisindakinden önce kendisi inanirdi söyledigine. Kimi zaman yaramaz bir çocuk, kimi zaman masum bir melek, kimi zaman vahsi bir panter olurdu asklarina karsi. Onun bu inisli çikisli duygu selinden etkilenmemek olanaksizdi. Ne yapar ne eder, yediden yetmise herkesi kendisine körkütük asik eder , sonra da arkasinda kirik kalpler birakarak usulca çekip giderdi yeni asklara dogru. Dogrusu yasantisindan çekip gittigi insanlari unutmazdi asla. Zaman zaman onlari düsünür "Gerçekten ne kadar iyiydi, ne kadar romantikti, ne kadar ince düsünceliydi, ne kadar.. " diyerek kulaklarini çinlatirdi onlarin. Gözleri isildayarak elindeki mektubu gösterdi : "Bak, yazmis bana, hatta telefonunu bile vermis! Ne dersin arayayim mi?" "Sen insanlarla oynuyorsun, kendin de dahil herkesi aldatiyorsun" dedim. "Dürüst degilsin , sen ne sevgi arsizi bir insansin, neden bu kadar doyumsuzsun, nereye kadar böyle sürecek, nedir aradigin? " dedim. Basini kaldirip gözlerimin içine bakti. Tanrim, ne kadar masum bakiyor böyle! Su anda 5 kisiyi öldürmüs olsa ve olayin 10 tanigi olsa da bu bakislarla beraat eder kesinlikle! Gözlerimi kaçirdim hizla gözlerinden. "Öyle mi düsünüyorsun gerçekten? " dedi. "Evet, öyle düsünüyorum" dedim gözlerine bakmadan. "Seni hayal kirikligina ugratacagim ama ben gerçekten kendimi yasiyorum " dedi. "Kendini mi yasiyorsun?" dedim hayretle yüzüne bakarak. "Kendini mi yasiyorsun? Kimsin sen?" Gözlerimi kaçirmama engel oldu bu kez. Gözlerimin ta içine bakarak: "Evet, kendimi yasiyorum ben " dedi. "Ben herkesi mahalledeki oyun arkadasi sanan saçi örgülü küçük kizim. Ben, "Seni anliyorum, kimbilir ne kadar aci çektin " diyen dostum. "Daha önce hiç böyle bir duygu yasamamistim, seni inanilmaz seviyorum " diyen sevgiliyim. "Hayir, bunlar benim dogrularim ve vazgeçmeye de hiç niyetim yok" diyen inatçi kadinim. "Kimbilir belkide bes bin yil önce bir yasami paylastik biz seninle, bana o kadar tanidiksin ki " diyerek buna yürekten inanan bir düs gezginiyim. Ben aslinda yukarida birisi ya da birileri hatlari karistirdigi için bir teknik hata sonucu yanlis gezegene düsmüs biriyim!" dedi. Eliyle yüzümü kendisine dogru çevirdi ve "Kaçirma gözlerini gözlerime bak " diyerek devam etti: "Ben kendimle ve baskalariyla oynamiyorum. Ben sadece kelimenin tam anlami ile yasiyorum ve yasatiyorum. Yasantisina girdigim, hatta yasantimin kiyisindan, kösesinden geçen tüm insanlar benimle birlikte olduklari,hatta beni düsündükleri zaman mutluydular. Ben de hepsini gerçekten sevdim ve onlarla gerçekten mutlulugu yasadim. Ben aski yasamak ve yasatmak için geldim dünyaya. Benim yasamdaki var olma nedenim bu sanki.. Ask sürekli bir duygu degildir ki.. Yakaladigini hissettigin an aslinda uzaklasmaya baslamistir senden. Iste bu nedenle hep yeni asklara dogru yol aliyorum. Biten asklarin ardindan aglamiyorum. " Dayanamayip sözünü kestim "Sen aglamiyorsun zaten,çünkü çekip giden hep sen oluyorsun, ardinda biraktiklarin agliyorlar" dedim. "Ben kimseyi ardimda birakmiyorum ki" dedi. "Onlar benimle öylesine bütünlestiler ki asklarimin hepsi ben de yasiyorlar." Bunun dogru oldugunu biliyordum. Onu unutmak , ona kizmak, ondan nefret etmek olanaksizdi. O sanki bir sevgi elçisiydi, sevmeye ve sevilmeye gelmisti bu dünyaya. "Peki, hiç hata yaptigini düsünmedin mi " diye sordum . Gülümsedi. "Dinle" dedi. "Bir gün birisi bir yazi göndermisti. Okudukça hayran kalmistim o yaziya ve bunu akil edip böylesine gönderene de. Ne yaziyordu biliyor musun?" "HIÇ BIR SEVGI HATA DEGILDIR." "HIÇ BIR SEVGI HATA DEGILDIR." "HIÇ BIR SEVGI HATA DEGILDIR." Bir sayfa dolusu böyle araliklarla yazilmis "Hiç bir sevgi hata degildir " Ilk satirda söyle bir okuyorsun gözlerinle. Ikinci satirda okudugun cümle beynine yol aliyor. Üçüncü satirda ise gelip yüreginin ortasina oturuyor. Sonra farkinda olmadan sesli olarak okuyorsun: "HIÇ BIR SEVGI HATA DEGILDIR..."
#27.08.2012 02:21 0 0 0
  • Konu: Kim Kör
    Kim Kör
    Adamin biri, ilk defa gittigi kucuk bir kasabada saskin saskin gezindikten sonra yol kenarinda duran bir arabanin yanina sokulmus ve arka koltukta tek basina oturan cocuga:
    - Buralarin yabancisiyim, demis. Parkin hemen yanibasindaki firini ariyorum.
    Cok yakin oldugunu soylediler.
    Cocuk, arabanin penceresini iyice actiktan sonra:
    - Ben de buraya ilk defa geliyorum, demis. Ama sag tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde.
    Adam, cocugun da yabanci olmasina ragmen bunu nasil anladigini sormus ister istemez.
    Cocuk:
    - Ihlamur ciceklerinin kokusunu duymuyor musunuz? diye gulumsemis. Kus civiltilari da oradan geliyor zaten.
    - iyi ama, demis adam. Bunlarin parktan degil de tek bir agactan gelmedigi ne malum?
    - Tek bir agactan bu kadar yogun koku gelmez, diye atilmis cocuk. Ustelik, manolya lar da katiliyor onlara. Hem biraz derin nefes alirsaniz, firindan yeni cikmis ekmeklerin kokusunu duyacaksiniz.
    Adam, gozlerini hafifce kisarak denileni yaptiktan sonra, cebinden bir kagit para cikartip tesekkur ederken farketmis onun kor oldugunu. Cocuk ise, konusurken bir anda sozlerini yarida kesmesinden anlamis, adamin kendisini farkettigini.
    Isiga hasret gozlerini ondan saklamaya calisirken:
    - Uc yil once bir kaza gecirmistim, demis. Gormeyi o kadar cok ozledim ki.
    Sizinkiler saglam oyle degil mi?
    Adam, cocugun tarif ettigi yerde bulunan firina yonelirken:
    - Artik emin degilim, demis. Emin oldugum tek sey, benden iyi gordugundur.
#27.08.2012 02:06 0 0 0
  • @ıssızada adlı üyeden alıntı:
    harika yaaa. yazan gerçekten hayattan ve aşktan bişeyler öğrenerek, hissederek, yaşayarak özümsemiş... çok akıcı, sürükleyici arı bir dille başladığında bırakamayacağın bir üslupla yazmış. insanı içine alıveriyor hemen... an be an yaşıyor insan. kendisi yaşamışçasına havaya giriyor, içi acıyor, göz pınarları yanıyor...

    paylaştığın için teşekkür ederim... yazanı tanımak isterdim...
    Orijinali Göster...

    yazanı bilmiyorum:)ama içinde yaşanmışlığımı bulduğum için eklemek istedim:)yorumunuza okuyan gözlerinize sağlık..
#26.08.2012 01:17 0 0 0
  • Sıkı tut kendini benim için…
    En inatçı dileği yüreğimin beni sev bana dokun yeter…
    Her şeyimle teslimim sana ben kimsenin demesiyle senden vazgeçemem
    Mutluluk denen o rüya şehre seninle vardım, artık gitmem…

    Senden bana adanmış tek bir kelimeyi, tek bir bakışı kendime mal etmek için dakikalarca karşında oturup seni öylece seyretmek tuhaf bir acıyla sarılmış mutluluğum oldu. Senden hiçbir şey beklemeye hakkım olmasa da aslında çok şey beklediğimin farkındayım. Beklersin bin bir ümitle, gururunu dinlemezsin, sözün geçmez kendine, dolduramazsın boşluğu büyür teninde.

    Her hakkı saklı, kimliği istemeye istemeye belirlenmiş, öyküsünün asla bu olmaması gereken hayatımı yaşarken emin olduğum duygularım sana dair. Aleni bir şekilde ayıp olsa da, giydiğim giysi ağzıma kilit vursa da içime söz dinletemiyorum. Düşündükçe büyüyor, büyüdükçe içimi acıtıyor, acıttıkça kendime kızıyorum. Bu gerçekçi olup; imkânsızı istemekten başka ne olabilir? Senden bana gelen tek bir kelimeyi içime işleyip tek kaldığımda milyonlarca kez beynimden geçiriyorum,ve bazen seni düşündüğüm için kendimden nefret ediyorum.Sonuçta olmayacak zamanların hayalini kurma yaşını çoktan geçmiştim…

    Her şarkıda seni bulmaya, olmayan ve olmayacak bize adamaktan utanıyorum çoğu kez. Keşke demek faydasız olsa da içime ket vuramadan seninle çok uzak bir yerlere gittiğimi düşlüyorum uyku niyetine gözümü kapattığım ama saatlerce uyuyamadığım zamanlarda…

    Gitsek diyorum, her şeyden uzaklaşmak arkamda bırakmak seninle olabilecek bir tek güne değecek biliyorum. Seni mutlu edebileceğim bir hayata uzaklaşsak istiyorum sonsuza gider gibi. Ucunda ne olursa olsun senin olduğun bir an için her şeye değer geliyor. Seninle saatlerce konuşmak, yüzüne bakmak, gözbebeklerinden kendimi izlemek, benden dolayı bir anını mutlu geçirmeni görmek hatta seni mutlu etmek için zamanımın tümünün sana akışınız zevkle izlemek istiyorum…

    Belki de senden bana ait tek bir kıvılcım yok, olmayacak ama sana ben hayran olmaya devam edeceğim sen benden habersiz, ben sana vurgun…
#26.08.2012 01:07 0 0 0
  • Duy Diye Söylemiorum

    ellerimin arasından kayıp gidiyor hayat....kendimi avutmak için bulduğum herşey bir süre sonra anlamsız geliyor.... birşeyler biterken yanı başında neyle avuna bilir ki insan...

    kendimce oyunlar buluyor,sıkılıyorum bir süre sonra,kitaplar hiçbirşey anlatmıyor yada kendimi dinlemek canımı sıkmaktan başka birşeye yaramıyor....

    sense bir yerlerde kendine duvarlar örüyorsun.... biliyorum ki ne kadar ararsam arayayım yanına gelebiliceğim bir kapı bile bulamayacağım... kendine duvarlar örüyor ve bizi dışarıya bırakıyorsun...

    olsun diyorum, ördüğün duvarları yeşile boyuyorum.... çiçekler ekiyorum dibine,büyümüyorlar...
    yeşilim soluyor,sen susuyorsun... ben ölüyorum...

    kendime yalanlar uyduruyorum,kendim bile inanmıyorum.... oyunlar buluyorum sıkılıyorum durmaksızın birşeyler bitiyor içimde...

    sana sorduğum soruların hiçbir cevabı yok aslında duymayı beklediğim... sadece sesini özlediğimden...

    ellerimin arasından kayıp gidiyorum kendim bile tutamıyorum kendimi.... ama olsun ben sana elimi uzatıyorum kurtar diye değil,sadece dokunmayı özlediğimden sana....
    senden başka bir nedenim yok....
    senden başka bir isteğim yok...
    senden başka hiçbirşeyim yok...

    SENİ SEVİYORUM...

    duy diye değil....

    sadece kendime hatırlatmak için söylüyorum....
#26.08.2012 00:50 0 0 0
  • noimage





    BİR GÜN GÜNEŞİ GETİRECEĞİM SANA

    Göreceksin;
    BİRGÜN GÜNEŞİ GETİRECEĞİM SANA
    Ellerinde karanlık yalnızlık
    Ve umutlarında zifiriler ağlayacak

    Göreceksin;
    BİRGÜN DENİZİ GETİRECEĞİM SANA
    Dalga dalga hüzünlerin
    Ve yosun kokusu sevdan bekleyecek

    Göreceksin;
    BİRGÜN YEŞİLİ GETİRECEĞİM SANA
    Acılı yüreğindeki bahçen
    Ve kahverengi ovalarında sevdan yeşerecek

    Göreceksin;
    BİRGÜN DAĞLARI GETİRECEĞİM SANA
    Çam kokulu zirvelerin
    Ve o şehrin yorgunu bedenin gürleyecek

    Göreceksin;
    BİRGÜN YARINLARI GETİRECEĞİM SANA
    İnci inci gözyaşların
    Ve içindeki mor yangınlar küllenecek

    Göreceksin;
    BİRGÜN SICACIK BİR YÜREK GETİRECEĞİM SANA
    Hüzün dolu gözlerin
    Ve acılar haykıran şiirlerin süslenecek

    Göreceksin;
    BİRGÜN BENİ,
    BENDEKİ SENİ GETİRECEĞİM SANA
    Önce sen,
    Sonra tüm kutsal sevgiler öykünecek bu sevgiden
    Ve sana bir ömür sunacak kendi ömründen
    Sonsuz huzurun köprüsüne öyle yürüyecek
    Göreceksin...!



#26.08.2012 00:46 0 0 0
#25.08.2012 23:55 0 0 0
  • Konu: Mavi güneş
    MAVİ GÜNEŞ: Mısır’ın başkenti Kahire yakınlarındaki piramitlerin güvenlik kameraları, 14 Aralık 2006′da saat 16.47′ten başlayan garip bir olayı kaydetti.
    noimage


    Güneşin rengi, yaklaşık 15 dakika boyunca maviye döndü. Görüntüler daha sonra bir grup fizikçi tarafından incelendi. “Mavi güneş olayı” ile ilgili hazırladıkları raporda şu ifadeler yer aldı:

    “Güvenlik kamerası tarafından kaydedilen ve ilk kez belgelenmiş olan ‘mavi güneş olayı’, bugüne kadar sadece 5 kez yaşanmıştır. En son ‘mavi güneş olayı’ 1950′de İskoçya’nın Edinburg kentinde meydana geldi.”

    Ancak bilim adamları yazılı raporlarında, olaya neden olan etkenlere yer vermediler. Bugün de süren araştırmalarla ilgili bazı bilim adamları “mavi güneş olayının” havadaki kirliliğe bağlı olduğunu savunuyor. Ancak bir başka grup bilim adamı, da bu tezi “1950′lerde
    bu denli bir hava kirliliği yoktu. Aynı oranda kirlilik yoksa, olay nasıl aynı şekilde gerçekleşebilir?” diyerek tartışmayı sürdürüyor.
#25.08.2012 23:35 0 0 0
  • noimage


    Sensiz geçmeyen geceler çıldırsın sevdamın ateşinde… Tek rehberim gözlerin olsun kör karanlığımda… Gönlünün pınarlarında serinlemek, uğrunda ölmek nasibim olsun…


    Anlatamasa da hiçbir cümle, anla sen söyleyemediklerimi… Açlığım ol, susuzluğum, yoksulluğum sevdadan yana, başımın belası ol be can… Yeter ki sen ol… Mühür gibi yüreğimde, dua gibi dilimde, hayat gibi gözlerimde, nefes gibi dudağımda taşımazsam seni, SON’um ol…


    İzin ver hayallerimize varalım bitimsiz vadelerde… Bırak gözü kör olsun hasret dolu aşkımızın… Yaşayalım avuçlarımızın pınarında, su gibi berrak ve derin olsun… Üşüyen ellerimi avuçlarının kor’unda ısıtmalısın, geçen günlere inat hergün daha çok sevmeliyim seni… Hangi güç durdurabilir ki beni…
    Suskunluğumun sebebi olmalı dudakların her gecenin sabahında… İmkansız hayallerim tek umudum olsa da sen masumca gülümse bana … Gamzelerinin goncasında bir yudum ömür ol…


    Yalnızlıklara katlanan yüreğim ol… Her dokunuşta senin izlerin kalsın… Yokluğunun karanlığı çökerken her gece üzerime, gözlerinin ışığı kaldırsın enkazlarımı… Korkma ölmem, “sözüm söz” sen sevdikçe yaşarım ben…
    Seni bende bul o vakit… Terk etme bendeki seni… Unut kendini öylece… Sana can çekişirken yüreğim, yanımda kal, yüreğime işle adını… Bitimsiz sevdamda yandıkça erirken, yalnızlığımı anla… Gecelere serdiğim yıldızları şahit yaz hayallerime… Sarıl, senli hayatlar vaadet bana… Öyle sarıl ki, hayat kokan nefesinde can vermek nasibim olsun…
    Canım, ömrüm sana hasret sevdama feda olsun…





#25.08.2012 07:25 0 0 0
#25.08.2012 00:26 0 0 0
  • noimage




    Masmavi denizlerinde artık sevda gemimi arama
    Her yağmurda biraz kül, biraz da dumanım şimdi.


#24.08.2012 12:54 0 0 0
#24.08.2012 07:47 0 0 0
#24.08.2012 06:52 0 0 0
  • Yapabilirmisin?
    Yüreğime saplanabilirmisin kanatmadan?
    Yoksa diğerleri gibiseverken öldürenlerdenmisin kan kaybından?
    Hadi deneyelim.
    Ben sonucunu tahmin ettiğim bi deneyin kobayı olmayı tercih ederim.
    Ölü bi kobayın bilinen failiyada katili olmaktansa...
    Hadi deneyelim.
    Önce susturmakla başla işe.
    Susturkiyalvarışlarımı duymaola ki için acırbağrına basarsın.
    Sonra gözlerimi bağla.
    Bağlaki o bakışları görmeola ki yumuşarsıngözümün içine içine bakarsın.
    Nihayetinde sende insansın…
    Ellerimi de bitiştir yanlarımabelimden bağla beni yüreğindeki masaya.
    Ola ki dokunmaya kalkarım ellerineellerin titrer
    Doğrulurum yüreğinden bi adım atmak için
    Aşağısı boşluktur bilmem bendüşüveririm
    Düşsemde ölürümdüşmesemde ölürüm.
    En iyi bunu bilirim.Bırak yarım kalmasın deneyin
    Alman gereken tüm önlemleri al
    Mesela hayatını benimle geçirmekten çekin
    Düşünvazgeçmek zorunda olduklarından bedenine tam uyan bi elbise dikin
    Hadi giyin…


    Beni bırakmanı gerektiren tüm sebepleri işle aklına
    Hiç sökülmesin.
    Tüm çıkarlarını yaz avuçlarına
    Silinmesin…
    Yüreğindeki o masayı süsle benim içinbi kaç çiçek getirme
    Parlayan kağıtlarlada gelmegözüme görünen güzellikler verme bana
    Banaruhumun göreceği güzelliklerle gel.
    Tüm algılarımı kapattım ben.
    O yüzden anlayamam getirdiklerinin sahte ve naylon olduğunu.
    Merak etmeben kandırılmaya hazırladım kendimi.
    Bildiğin tüm çocuklardan daha çocuk aklım.
    Bildiğin tüm renklerden daha renkli boyalarım.
    Bildiğin tüm suslardan daha sessizim.
    Sorduğum tüm sorulardan daha çok meraklıyım yapıcaklarına ve sana.
    Aldığım tüm cevaplar kadar yoksun sende bana.
    Sana edilmiş tüm şikayetler bende birikir
    Aldığın tüm tebrikler kadar geri dönerim sana.
    Sende sevmezsin eleştiriyi diğer severken öldürenler gibi
    Korkmazaten bende eleştirmeyi sevmem diğer öldürülenler gibi.
    Mahkumuzdur bizcanı alınanlar aynı özelliklere sahiptirler sanırım.
    Yürekleri dağlanmışbedenlerinde kesik izleri vardır hep.
    Hepdeanlaşılamayan bi iyi niyet görülür son kez bakılan gözlerinde.
    Hepaldanmıştırlar bi yerdebi sözdebi gözdebi yüzde.
    Hep umut taşırlargeri dönerkolay affederseversever derlerson nefeslerinde bile….
    Yüreğinin masasındayım.
    Hadi deneyelim.
    Haklı çıkmaya alıştım.
    Merak etme hazırım…
#24.08.2012 01:34 0 0 0
  • Ben aşkın kadınıyım! İçinizden birileri gibi, aşka ait, aşka aşık, aşkla yoğrulmuş….Aşkın acısıyla büyüttüğüm yüreğimi, özenle saklıyorum, en çok aşkın hakkıdır diyorum, bir kalbe sahip olmak.

    Ben aşkın kadınıyım! Düştüğüm her darbede kalkmayı bilirim. Sızılarımı duydukça, hatalarımı hatırlar, cebime koyup derslerimi, yeniden yola düşerim. Usanmam, bıkmam, kabul etmem yenilgiyi, sevmeyi kendimden öğrenirim.

    Ben aşkın kadınıyım! Düşlerimi sırtımda taşırım. Yük olsun diye değil, unutmayayım diye. Ne zaman umudumu yitirsem, ne zaman hayat ağır gelse, düşlerimi hatırlarım. Umudu ellerime bulaştırırım serin yaz gecelerinde, dövmelerim hatta, baktıkça gözlerim ışıldar.

    Ben aşkın kadınıyım! Aşktan başkası değmez bedenime. Aşka ait yaşarım, kırılmadan, üzülmeden, yoksunluklarımla var olurum. Kimsenin ayıramayacağı birlikteliğimizde,aşkın kutsallığına sığınırım. Onun olmak, onunla var olmak için nefes alırım.

    Ben aşkın kadınıyım! En büyük zenginliğim, kalbimdir. İçimi aşkla doldururum, havadaki yosun kokusuna karışır aşkın kokusu, her çekişimde ciğerlerim yanar sıcaklığından. Tatlı bir rüzgar olurum bahar günlerinde, aşkla birlikte uçuşurum. Gölgesinde dururum, ayrılmam yanından. Kim ne derse boş gelir, aşk en büyük servetimdir.

    Ben aşkın kadınıyım! Ne zaman gelse kapıda karşılarım. Bir şölendir onunla yaşamak. Adımın yanına karalarım beyaz kağıt üstüne ve biz yan yana çok güzel dururuz. Aşka aşık olmak, damgalamaktır kendini kalabalık sokaklarda. Nereye baksan renkler uçuşur kelebek misali gözlerinde. Büyü yapmaktır aşk, en çıkmaz yolların karanlık bitimlerinde.

    Ben aşkın kadınıyım! Kimsenin inanmadığı zamanlarda arkasında dururum. İnatla, dimdik savunurum, yalnızlığa mahkum bir teröristtir kalbim, inançsızlara örnek olurum. Aşkın varlığına ispat benim. Yüreğim kavruldu, büyüdü, yaralandı, acıdı uğrunda. Ondan gelecek belaya bile eyvallah derim.

    Ben aşkın kadınıyım! Ödülüm sevmek, zaferim yenilmektir. İnsan olmayı beceririm aşkla, kolay iş sanmayın, aşk adam eder adam olmayanı ve bir kadına dönüştürür en zarafetsiz Havvaları. Aşkın içinden geçmemişse bir yürek, büyümez. Yangınlar kalmamışsa içinde, kabuk bağlamamışsa yaraların hiç, fazla gelir yaşamak. Aşk sihirdir, bedeni sarsan sevişmelerde gizlidir. Bir bakışın, bir tebessümün içinde saklanır. Bulup getirmek senin işin. Aşk dediğin az biraz avaredir.

    Ben aşkın kadınıyım! Aşk için yaşarım, onunla kavrulup yürürüm, kendimle yüzleşirim, kendimi büyütürüm. Ben aşka ait, aşkla damgalı, aşka aşık bir kadınım.



    Ben aşkın kadınıyım, ya sen?
#24.08.2012 01:24 0 0 0
  • Her gün sevdana sürgün bir kimsesizim
    Nemli gözlerim sensiz hüzün hüzün
    Solgun bir güz mevsiminde deniz durgun
    Yorgun yüreğim sana vurgun…

    Dudağımda aşk kokan mey rutubeti,
    Kulağımda hüzzam bir ney sesi
    Kendimden çıktım bu bitimli yola
    Sende bir ömür kalmaya geldim sevgili…

    Düşlerin beni uyutmadığı her çaresiz özlem gecesinde sana koştum. Kimi gün dilsiz, kimi sensiz, kimsesiz yollara vurdum kendimi. Şehrimin sokaklarında satılıkaşklar yaşanırken, yokluğuna dağılırdı saçlarım… Güneşi söndürüp Ay’ı yaktığında ellerim, vurgun yemiş gönlümce kanardı Arnavut kaldırımları. Lakin hiçbir bedel satın alamazdı yüreğimdeki sevdamı çünkü duvarları sevgiyle örülmüş bir kentin kimsesiziydim ben. Yalnız ve savunmasız bin bir gece uyurdum koynunda.

    Sen hiç bilmezdin.
    Ve ben hiç kızmazdım sana, en içe kapanık düşüm.
    Çünkü aşk için iki kişinin sevdası gerekmezdi sevgili.

    Şimdi içinde düşleri bile olmayan gerçek ve uzak bir adrestesin. Bu nedenle solgun, durgun ve yorgun bir güz mevsimi bu bendeki vurgun saatleri. En çok özleminle yaralandığım anlarda sevgini büyütürdüm içimde ve sırf bu yüzden gözlerimden önce yüreğime seni görmeyi öğrettim. Gün ışığından nasibini alan ağaçların karıncaları gibi mutlu koşuşturmalarım hep bundan işte. Saçlarındaki tüm akları sevip dudağındaki her kıvrımı öpme telaşım…

    “Canım…” derdim.
    Canımdan çok severdim.

    Elimde değildin sevgilim.
    Elimde olmadı ki hiç ellerin.

    Göğün koynundaki yıldızları kıskanırdım ben her gece. Bahtsız ve en çok kanatsız oluşuma hayıflanır, ağlardım. Dilimdeki şarkılarda, rüzgara bıraktığım saçlarımda,aşkı yudumladığım her kadehte; özüm, sözüm, hep sendin gözüm. Aklımı başımdan alan her cümlemin öznesiyken ismin, kim demiş yoksun diye. Bizi en çok bu yokluk bağladı birbirimize… Açtığım her parantezin içine hapsederken seni, gözlerinin denizinde aşkı okurdum ben. Uzaklarından geçse de umut yüklü gemiler; lafın gelişiyle bile gelirdin bana gelişi güzel. Her gelişin yüreğimin şenliği, her gelişin en güzel duygularımın dirliği. Ölüme uyumak istedikçe aşka kaldırırdın beni. Söyle nasıl sevmem seni…

    Şimdi canımın içinden usul usul süzül başucuma
    Başıma yıkıp düşlerimi, kendini tutma bana…
    Gerçeğim…
    Beni bırakma bu yanık hazana...
    Çok değil istediğim,
    En tutkulu geceyi bıraktığımda göğsüne
    Keskin karanlıklarda seni beklediğim kadar
    Sevsen
    Yeter sevgili.



#24.08.2012 01:10 0 0 0
  • Herşeye rağmen herkese rağmen seni seviyorum..

    Sonsuzlukta olmak seninle.. ölmeyi beklemek nefesin nefesimde..

    Seninle olmak bugünlerde ve yarınlarda.. senin olmadığın dünler yaşanmadı ki hiç..

    Ölmeye razı olanlarız biz yasaklı ve imkansız bir aşkın gölgesinde..
    Sessizliğin içinde çocuk gibi ağlarken sensizliğe yinede seni anmak ya da daha çok batmak yalnızlığın derinlerine.
    İsyanlarımız gök gürültüsüyle birlikte sağanak sağanak yağıyor bu kentin üzerine.

    - “Vücudunda benim bıraktığım izler olmalıydı”
    - “Olmalıydı...ama yok işte olmuyor, olamıyoorr..”

    isyan tadında yalnızlığın koynunda.. simsiyah gecelere dayarken başımı..

    - “yasaklım en imkansızım olsan da seninle olmak senin varlığını bilmek bile yetiyor bana... seni sensiz sevmeyi öğrendim ben..”
    - “Öğrenme sakın.. Beni benimle de sev. Yokluğuma alışma.”

    İmkansızlığın en imkan sınırına ulaşmak seninle.. gözlerimden akan yaşlara inat.. yokluğun ölümün diğer adı..

    seni seviyorum dediğim her an titresin yeryüzü , tıpkı kalbim gibi ... tıpkı kalbin gibi
    artık benim olan , bendeki senin kalbin gibi...
    çocuk yüreğim kabullendi seni tüm sevecenliğinle. seviyorum seni demek için burdayım kalbindeyim, ruhundayım. seni seviyorum..
    Bebeğin olmayı seviyorum.
    Canına can olmayı seviyorum.
    seni seviyorum diyebilmek için geldim bu dünyaya... seni seviyorum

    Bitmiyor ki isyanlar.. bitmiyor ki imkansızlıklar..

    Hiçbir ten sen gibi kokmuyor. Hiç bir ses sen gibi huzur vermiyor.

    Bu vücut gün doğumuna dek sadece seninle yanmalıydı..
    bu kopası başım sadece senin göğsünde yatmalıydı..
    ...dı...dı...dı.. ama yok işte yookk..olmuyoorr olamıyoorr

    hesabını kimden sormalıyız. Kendimizden mi.. birbirimizden mi.. hayattan mı..

    kendi seçimimizdi bu, bile bile girdik bu yola. Acıya razı olduk. Yangınlara bile bile attık kendimizi.. Yanmayı seçtik.

    birbirimiz için yanmak yazılmış bize gece gözlüm..
    yazgımızı yaşayacağız seninle...
    Başka çare yok..

    Herşeye rağmen herkese rağmen seni seviyorum..



#24.08.2012 00:59 0 0 0