Terakkiperver

Terakkiperver

Üye
31.03.2008
Uzman Çavuş
6.031
Hakkında

#10.11.2014 08:01 0 0 0
#09.11.2014 23:13 0 0 0
  • ASKERLİĞİNİ HENÜZ YAPMAMIŞ GENÇLERİMİZE MÜJDE VERİYORUM.NÖBET TUTMANIN SEVABINA ULAŞMAK İÇİN ŞU HADİS-İ ŞERİFLERE GÖNÜL VERİNİZ!.

    "Allah yolunda bir gün hudut nöbeti tutmak, dünyadan ve dünya üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır. Sizden birinizin kamçısının cennetteki yeri, dünyadan ve dünya üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır. Kulun Allah Teâlâ'nın yolunda akşamleyin veya sabah erken vakitteki yürüyüşü de dünyadan ve dünya üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır." (Buhârî, Cihâd 6, 73, Bed'ü'l-halk 8, Rikâk 2; Müslim, İmâre 113-114)

    DİĞER BİR HADİS-İ ŞERİFTE : "Bir gün ve bir gece sınırda nöbeti tutmak, gündüzü oruçlu gecesi ibadetli geçirilen bir aydan daha hayırlıdır. Şayet kişi bu nöbet esnasında vazife başında iken ölürse, yapmakta olduğu işin ecri ve sevabı kıyamete kadar devam eder, şehid olarak rızkı da devam eder ve kabirdeki sorgu meleklerinden güven içinde olur." (Müslim, İmâre 163. Ayrıca bk. Tirmizî, Fezâilü'l-cihâd 2; Nesâî, Cihâd 39; İbni Mâce, Cihâd 7)

    VE YİNE BAŞKA HADİSLERDE: "Allah yolunda düşmana karşı nöbet tutan kimselerin dışında bütün ölülerin amel defterleri kapanır. Murabıtların (nöbetçilerin) ise, iyi amelleri kıyamet gününe kadar yazılmaya devam eder ve bu kimseler kabir azabı konusunda emindirler" (Ebu Davud, Cihad, 15).

    "Allah yolunda sınırda bir gün nöbet tutmak, başka yerlerde bin gün nöbet tutmaktan daha hayırlıdır." (Tirmizî, Fezâilü'l-cihâd 26. Ayrıca bk. Nesâî, Cihâd 39)

    EVET;HAYDİN GENÇLER!. ALLAH RIZASI İÇİN, ASKERLİĞİNİZİ YAPARKEN UYKULARINIZDAN FERAGAT EDİP NÖBET TUTMA SEVABI YARIŞINA GİRİN!.SİZE "ENAYİ" DİYECEKLER AMA KERİZ GİBİ DE BİR BAŞKA ARKADAŞININ YERİNE NÖBET TUTMAYA KALKMAYIN, YOKSA UYKUSUZLUKTAN, SABAH OLUNCA EĞİTİMLERE ÇIKAMAZSINIZ.HERŞEYİN İTİDALİ VE VASATİ OLANI HAYIRLIDIR.
#09.10.2014 22:18 0 0 0
  • noimage

    CENAB-I HAK CÜMLE İSLAM ALEMİNİN KURBAN BAYRAMINI MÜBAREK EYLESİN.ALLAH, MÜSLÜMANLARI BU BAYRAMIN HÜRMETİNE REFAHA VE HUZURA KAVUŞTURSUN..

    HAK TEALA HZ.LERİ, DAHA ŞİMDİDEN KESECEĞİNİZ KURBANLARINIZI BEREKETLENDİRSİN VE KABUL BUYURSUN (AMÎN)
#03.10.2014 22:52 0 0 0
  • EY YÜCE ALLAHIM!..ŞU MÜBAREK CUMA GÜNÜMÜZÜN HÜRMETİNE:

    Ümmet-i Muhammed’i bağışla, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in kusurlarını ört, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in eksikliklerini gider, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’e yardım et, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in işlerini kolaylaştır, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’e kolaylıklar ihsan eyle, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed için hayır kapılarını aç, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’i muhafaza eyle, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’den lütuflarını esirgeme, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in günahlarını müsamahanla affet, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’e kuvvet ver, katından te’yid eyle, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in ihtiyaçlarını gider, Allahım!
    Ümmeti Muhammed’e saadetler lütfeyle, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’e doğru yolu göster, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in hatalarını bağışla, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in sevaplarını kat kat arttır, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in günahlarını bağışla, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in kusurlarını ört, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in sıkıntılarını gider, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in kalplerini nurlandır, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in gönüllerini genişlet, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in işlerini kolaylaştır, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in kabirlerini geniş kıl, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’in düşmanlarını ıslâh eyle, Allahım!
    Ümmet-i Muhammed’e imanla teslim-i ruh etmeyi nasip eyle, Allahım!
    Bizi, Ümmeti Muhammed ile beraber, Peygamber(s.a.v) Efendimiz’in sancağı altında imanla haşret ve “Sen Bizden razı”olarak sana kavuşmayı bizlere nasip eyle..

    CUMANIZ MÜBAREK OLSUN.. CENAB-I HAK İŞLERİNİZİ ÂSAN EYLESİN (AMİN)
#05.09.2014 11:00 0 0 0
  • Taksim'de Vatandaşa Şeriatın ne olduğu soruluyor

    <span style="color: rgb(51, 51, 51); font-size: 14px; background-color: rgb(250, 250, 250);">[video=youtube;XwNgTIUyGx4]http://www.youtube.com/watch?v=XwNgTIUyGx4#t=86[/video]

    Vah benim milletim vah!.90 küsur senedir şeriatı adeta öcü, böcü, el, kol bacak, kesen bir rejim olarak beyinlere zerk edildi.Halkımız koyu bir cehaletin bataklığında olduğu ve şeriata henüz hazır olmadığı böylelikle kanıtlanmış oldu.Buna mukabil şu sıraları IŞİD fitneci münafıkları bunun tuzu biberi oldu.Anlaşılan o ki, daha çook işimiz var.Toplumun niçin bozulduğunu anlamayan bu millet elbette ki şeriatı istemez.Şeriat hakkında ehli sünnet hocalarımız konferanslar verseler kısa zamanda bu pürüzlüklerin ve şeriata olan nefret ve tiksintinin iyice azalacağını umuyoruz.

    Anladığım kadarıyla milletimizin büyük bir kısmı cennnete giremeyecek.Allah, bu milletin kör gözlerini açsın. Basiret şuurunu versin
#30.08.2014 00:20 0 0 0
#29.08.2014 14:16 0 0 0
  • Deyyusluk/Karısını Kıskanmayan

    Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Üç sınıf insana Allah cenneti haram kılmıştır:
    1) İçki mübtelası,
    2) Anne ve babasına kötülük eden ve
    3) Âilesinde fuhşa göz yuman deyyus’ buyurdu.”
    Ahmed Müsned 2/69, Albânî Sahihu’l-Cami 3533
    Deyyusluğun çağımızdaki bir örneği de evden bir kadının veya kızın, yabancı bir erkekle telefonlaşarak kur yapma olarak adlandırılan karşılıklı konuşmalarına göz yummaktır. Evindeki kadınların birinin mahremi olmayan yabancı bir erkekle yalnız kalmasına razı olmaktır.
    Ayrıca, âilesinden bir kadının yalnız başına şoför vb. bir yabancıyla arabaya binmesine izin vermek ve şer’i tesettürleri olmadan dışarı çıkmalarına, gelip-geçenin onları seyretmesine razı olmaktır. Kötülüğü ve hayâsızlığı yayan dergi ve filmleri getirip, bunları eve sokmaktır.

    Muhammed Salih el-Müneccid
#29.08.2014 07:53 0 0 0
  • "Siyonist" deyince hemen akla yahudi İsrail akla geliyor.Oysa siyonistlerin köpekliğini ve uşaklığını yapan sözde nice müslüman liderler vardır ki asıl dünyayı sömürü, zulmü ve vahşete çanak tutan ve buna göz yuman bunlardır.Bunlar, kafirlerin hizmetçileri olduğu gibi, kasalarını keselerini doldurmaya devam ediyorlar.Onlar için müslümanların canı, malı ırzı önemli değildir.Onların belki bilmedikleri bir şey varsa ki, kendilerine cennetin haram oluşudur..Eğer tevbe etmeden ölecek olurlarsa ne kadar müslüman öldürülmüş ise cümlesinin vebalini çekmeden cennete gidemeyeceklerdir.Belki de Allah onun imanını da kabul etmeyecektir.(Allahu a'lem)

    Siyonistlerin ideali; yahudi ırkının tamamen dünyaya hakim olması ve onlara diz çöktürmesidir.Ayrıca yahudi ırkından başka milletleri hayvanlar sınıfına sokmasıdır.İşte yeryüzünün en şerlileri bunlardır.Bunlara karşı mücadele etmek farz olmuştur.Fitne, fesat, sömürü, zulüm ve vahşet hep bunların elinin altından çıkmaktadır.Rahmetli Erbakan hoca çok kısa yollu bu kafirlerin notunu nasıl da veriyor bakın!.

    "Biz her taşın altında Yahudi var demiyoruz. Fakat Yahudi hiç bir taşın altını boş bırakmaz. (Necmettin Erbakan)
    Hocam, senin kıymetini bu millet hâla anlayamadı..Bundan sonrada hiç anlayamayacaklardır..

    IŞİD'i de siyonistler kurmuştur.İşte bunlar, Merhum Erbakan'ın o güzel sözlerinin ne kadar doğru olduğunun kanıtıdır...
#29.08.2014 00:53 0 0 0
  • ALLAH RIZASI İÇİN BU VİDEOYU HERKESLE PAYLAŞIN!.BİR ÜLKEDE YETİMHANEDE YETİM ÇOCUKLAR ACIMASIZCA DÖVÜLÜYOR.

    https://www.facebook.com/video.php?v=884090261619772

    Vallahi bu manzarayı görünce içim parçalandı.O dayakçı ite öyle ölümüne dayak atmak lazımdır ki ellerini ve ayaklarını kötürüm etmek onun için vacip olmuştur.Lakin bu dayak olayı hangi ülkede olduğunu bilemiyoruz.Türkiye'de olsaydı o dayakçı iti linç ederdik..
#29.08.2014 00:12 0 0 0
#21.08.2014 13:57 0 0 0

  • IŞİD Gerçeği
    Zihni karışıklığa, zalim Esed kafirine Suriye’de destek olup İslam düşmanı baasçı nusayri rejimiyle beraber Müslümanları katliamdan geçiren, mallarını çalan, yalancılığı ve sahtekarlığı ayyuka çıkan, Müslümanların kanlarını mallarını helal ilan eden IŞİD’in; Irak’a girdikten sonra şii zalimine yönelmesi ve şiadan bıkmış Sünni aşiretler ile Saddamın yer altına inmiş eski baasçı subaylarının IŞİD’a sarılması neden oldu. Kafalar bu yüzden bulanık. Halbuki Irak Sünnileri, maalesef lekesi kıyamete kadar üzerlerinden çıkmayacak bir yanaşmanın içindeler. Büyük bir hata içindeler. (Malikinin Işid’a silahlarını bırakarak Bağdat’a çekildiğini göz ardı etmeyelim)
    Şimdi de Lübnan’a girdiler IŞİDçılar… Orda da durmayıp Arabistan’a inecekler. İsrail kafirine dokunmayacaklar. Amma bunların elinden bütün

    Ümmet, büyük bir darbe yiyecek. Büyük bir fitne ile karşı karşıyayız. Ya da büyük bir terbiye ile… Hangi açıdan bakacağınıza bağlı… Bunları nerden bildiğimizi en sonunda açıklayalım.
    Muhterem kardeşlerim, IŞİD’i iyi ve faydalı bir hareket sanmayınız. Suriye’de ortaya çıkan harici zihniyetli tekfirci olan bu grup, asla değişmez... Kendini Suriye’de ispat etti. Irak’ta ve başka yerlerde de aynını yapacak. Doğduğu topraklar olan Suriye’de neler yaptılar, sadece satır başlarıyla… Bu anlattıklarım videolar halinde internette kayıtlıdır, isteyen aratarak bu videolara ulaşabilir:

    - IŞİD, Esed güçleriyle beraber Müslümanları gözlerini kırpmadan katledip muhalefetin hızını kesti ve Esed’in ömrünü uzattı. Bunun nice delili var. Bir tanesi, esed’in subaylarından IŞİD’a komutanlık edenler ortaya çıkarıldı. IŞİDçıların çoğu düzgün Arapça konuşamayan elemanlar... Ellerinden kurtulanlar buna şahidlik ediyorlar. IŞİDçıların kaçarak terk ettikleri karargahlardan Rusya ve İran’a ait pasaportları ve belgeleri bulundu. IŞİD komutanlarından bazılarında İran pasaportu yakalandı. Suriye Nusayri muhaberatında akrabası olan kişiler, bunların istihbarat bağlantılı olduklarını bildirdiler. Esed’e karşı etkili olan komutanların birçoğunu IŞİD şehid etti! Muhaliflere destek olan ve arabuluculuk için gelen çocuk doktorunu (Ebu Reyyan’ı) dahi kaçırıp işkenceyle öldürdüler, parçalanmış cesedini esir değişimi diye getirip utanmadan bıraktılar. IŞİD, esed birlikleri ve uçakları eşliğinde şehirlere giriyor, esed bunlara hiç dokunmuyor. Esedle beraber Müslümanları sıkıştırıp birlikte yok ediyorlar. Bunların ele geçirdikleri yerler bir süre sonra esed’e teslim ediliyor. Vs. vs. (Amerikanın militan eğitip Lübnan üzerinden Suriye’ye saldığını, onların bir kısmının da gelip bu örgütlere katıldığını da göz ardı etmeyelim)
    - Öldürdükleri Müslümanların bazılarının ellerinde Kur’an Mushaf’ı var. Kana bulanmış Mushaf yerde öylece kalıyor ama bunlar yerden kaldırmayıp orda öylece bırakıyorlar.

    - IŞİD, sebebsiz yere Müslümanları alıkoyup hapishanelerde kadın erkek demeden işkenceden geçirdiler! İşkence ettiği kadın ve erkek Müslümanları, birbirlerini görecek şekilde yan yana hücrelere koydular. Hapisten sağ kurtulanların canına minnet! Hapiste ya da haricinde öldürmeden önce yaptıkları bazı işkence şekilleri: Parmaklarını kesmek, kulaklarını kesmek, dişlerini sökmek, bedeninde delikler açmak; bunları canlı iken yapıyorlar, ağır Rus silahlarıyla bedenlerini başlarını paramparça etmek. Bu işkence görenler Müslüman, dikkat!
    - IŞİD, mal çalmaktan ve bunları depolarla saklamaktan çekinmiyor.
    - IŞİD, basın mensuplarını da hunharca öldürüyor.
    - IŞİDçılar, yalancılar da… Kendilerine katılanları kafir pkk şurada hadi orayı basın diye götürüyorlar, meğer orası Suriyeli mücahidlerin bulunduğu karargahlar!

    - Kendilerine “cihad” için katılanları ikna edip canlı bomba olarak kullanıyorlar. Tabii can tatlı. Maalesef bunların lisanlarına ikna olan Müslüman çok… Bir haftada Müslümanlara 24 bombalı saldırı yapan fakat aylarca esed’e dokunmayan örgüt.
    Kısaca IŞİD, küffarı bir yana bırakmış; küffara karşı mücadele eden Müslümanları katliamdan ve işkenceden geçirmekle meşgul. Kısaca IŞİD, Müslümanların yaşadığı devletleri parça pinçik bölme, Müslümanı Müslümana kırdırma, İslam’ı karalama projesi. Küffar ve küffarın yardakçısı Şia bu işin arkasındadır. Rusya, İngiltere, Almanya, İsrail, Neo-con Amerika, İran, Lübnan, Suud Arabistan hepsi bu işin içindeler! Suriye İslam Cephesi, IŞİD’in cihadın önüne set olduğunu, tekfirci ve harici zihniyete sahip olduklarını, ellerini Müslüman kanına batırmaya doymadıklarını ilan etmiştir. Önüne çıkan Müslümanı tekfir ederek kanını canını malını ırzını kendine helal sayan CEHENNEM KÖPEKLERİ…
    Lübnan, Arabistan işin içindeyse neden oraya saldırdı/saldıracak denilebilir… Kullandıkları örgüt, kendilerini vuracak. Allah Teala'nın, müntakim ism-i şerifi zuhur etti mi en yakının kelleni alır!
    Muhterem arkadaşlarımız, bunların siyah bayraklarına aldanıp DOĞUDAN gelecek Mehdi As. yardımcısı ordu sanmasınlar… Onun daha vaktine var.

    Şimdi gelelim nerden bildiğimize… Tabii ki Muhbir-i Sadık RASULULLAH efendimiz IŞİD fitnesini de bildirmiştir. Biz de oradan öğrendik.
    Buhari’nin de şeyhi Nuaym İbni Hammad’ın El Fiten eserinde kayıtlı olduğunu Cübbeli Ahmed hoca açıkladı. Bendeniz bizzat görmedim. Şu Hadisler orda geçiyormuş:


    Hz. Ali efendimizden rivayetle:
    “Siyah Sancaklıları gördüğünüz zaman, bulunduğunuz toprağa yapışın; kımıldamayıp sabit durun (yani onlara katılmayın). Sonra maddi güçleri görünmeyen, devletleri olmayan zayıf bir topluluk çıkar. Bunlara baktıklarında bunlar kimseye zarar veremez denecek. Ama onlar devlet ashabıdırlar. (yani biz bir devletiz, devletimiz var diyecekler!) Kalpleri demir gibi katıdır. Hiçbir ahde vefa göstermez, sözlerinde durmazlar. Hadleri hudutları olmaz. Hakka çağıracaklar fakat kendileri Haktan uzak olacaklar. İsimleri künyeli olacak (Ebu Bekir, Ebu Turab gibi) Nispetleri de künyeleri olacak. (Bağdadi, Kudüslü anlamında Makdisi gibi) Alametleri; saçları kadın saçı gibi uzun ve sarkık olacak. Bunlar kendi aralarında ihtilafa düşecek, Allah Teala ise haklı olana zafer ihsan edecektir.”
    Gördüğünüz gibi her siyah bayraklı örgüt hayırlı değil. Neticede birbirlerini yiyecek bu örgüte ait haberdeki vasıflandırmalar IŞİD’e uyuyor.

    Bitmedi:
    Ebu Hureyre’den rivayetle:
    “Benden sonra 4 büyük fitne olur. İlkinde Müslümanlar yine Müslümanların kanını helal sayar. (Ashab zamanındaki harici fitnesi) İkinci büyük fitnede Müslümanların kanı ve malları helal sayılır. Üçüncü büyük fitnede Müslümanların canları/kanları, malları ve ırzları (namusları) helal sayılır. Dördüncü fitne ise sağır ve kör bir fitnedir. Gayeleri niyetleri nedir anlaşılmaz. Bu fitne, deniz dalgasının sahili dövdüğü gibi dünyayı çalkalar. Kendi aralarındakiler dahi hedefleri, gayeleri nedir bilmezler.
    Bu fitne Şam’dan başlar. (Şam = Filistin, Lübnan, Suriye ve Anadolu topraklarının tamamıdır. O nedenle Şam ifadesi suriye’yi de anlatır.) Irak’ın tamamına yayılır. Arap yarımadasına (cezireye) iner. Arap yarımadasına tamamen darbe indirir.
    Dericiler nasıl deriyi taştan taşa çalar, bunlardan BÜTÜN ÜMMET öyle darbe yer. Bir insan çıkıp da bu fitneye dur diyecek gücü bulamayacak. Bir yerde dursa, başka yerde patlayacak.”

    Bu mübarek Hadis-i Şerif de IŞİD fitnesine uygun. Suriye’de başlayan IŞİD fitnesi Irak’a yayıldı. Irak’ı kaplayacak gibi görünüyor. Lübnan’a da indiler. IŞİDçiler, İsrail’e dokunmadan Arabistan’a da saldırırlarsa, Hadislerde bahsedilenlerin bunlar olduğuna zerre şüphe kalmayacak. Arabistan’a girdiklerinde Mekke ve Medine, Kabe ve Mescid-i Nebevi tehlike altında olacak. Allah muhafaza etsin.
    Dikkat, bunlara, IŞİD’e yardım ve katılma yasaklanıyor. Yerinizden kıpırdamayın emri var. Allah Teala, bir zalimden başka zalimle intikamını alıyor zannedersem… Neticede bu zalime de kendi belasını verecek. Amenna.
    “Son Büyük fitne” deniliyor ya… İfadeye dikkat. (Bundan başka küçük fitnelerin olmayacağı anlamına gelmez) Eğer, isabet etmişsek, eğer Hadis-i Şeriflerde bildirilen IŞİD ise Mehdi As.’a çok yakın dönemdeyiz. Allahu alem.


    Kısaca IŞİD, küffarı bir yana bırakmış; küffara karşı mücadele eden Müslümanları katliamdan ve işkenceden geçirmekle meşgul. Kısaca IŞİD, Müslümanların yaşadığı devletleri parça pinçik bölme, Müslümanı Müslümana kırdırma, İslam’ı karalama projesi. Küffar ve küffarın yardakçısı Şia bu işin arkasındadır. Rusya, İngiltere, Almanya, İsrail, Neo-con Amerika, İran, Lübnan, Suud Arabistan hepsi bu işin içindeler! Suriye İslam Cephesi, IŞİD’in cihadın önüne set olduğunu, tekfirci ve harici zihniyete sahip olduklarını, ellerini Müslüman kanına batırmaya doymadıklarını ilan etmiştir. Önüne çıkan Müslümanı tekfir ederek kanını canını malını ırzını kendine helal sayan CEHENNEM KÖPEKLERİ…
    Bu çapulcu ve eşkiya takımları dünyanın gözünde İslam'ı terör dini, müslümanı ise terörist olarak lanse ettirdiler.Aklıselim bir müslüman bunlara destek vermez.Hak ile bâtılı birbirinden ayıramayan aklıselim olamaz ki...
    Zaten bu terör örgütünü kuranlar ise yine siyonist köpekleridir.

    Fi emanillah.
#08.08.2014 19:29 0 0 0
  • Konu: Demokrasi
    ŞU AYET HER MÜSLÜMANI DÜŞÜNDÜRMELİDİR.DEMOKRASİ VE LAİKLİĞİ BENİMSEYENLER KÜFRE GİRERLER. İŞTE İSBATI:

    ENAM SURESİ-153 - İşte benim dosdoğru yolum budur; ona uyun. Sizi O'nun yolundan ayıracak başka yollara uymayın. (Azabından) korunmanız için Allah size böyle emretmiştir.

    Allah'ın şeriatı (Kur'an anayasası) varken demokrasi ve laikliğin peşine takılanların vay haline!...Buna itirazı olan varsa buyursun onu da cevaplandırırız..
#30.04.2014 15:47 0 0 0
  • Arkadaşlar!.Saadet rüzgarı Bağcılar'da esiyor.İşte ispatı...

    Bu miting gibi basın toplantısı geçtiğimiz pazar günü gerçekleştirilmiştir.

    [youtube]https://www.youtube.com/watch?v=TF73aGMYq4w#t=53[/youtube]

    AKP'li kardeşlerimiz neden bu Bağcılar'da Saadet'i hazmedemiyor ki?.Onlar öyle yaptıkça Bağcılar halkımızın teveccühü günller geçtikçe Saadet'e karşı daha da artıyor.Saadet gelince, AKP'li kardeşlerimiz Bağcılar'a zulüm mü gelecek sanıyorlar yoksa?Nedir bu hazımsızlık yahu?Bir tek bu pankart ve bayrak indirme olayı sadece Bağcılar'da yaşanmıyor ki.Türkiye'nin her tarafında aynı şeyler AKP teşkilatları tarafından sürmektedir.Onlara defalarca, efendice ve kibarca uyardığımız halde hep bildiklerini okuyorlar.Yapmayın Allah aşkına!.

    Saadet'li gençlerin hiçbirisi Bağcılar'da bir tek AKP ve diğer parti bayraklarını ve pankartlarını indirmemiştir.Azıcık insaf yahu!...
#27.03.2014 07:41 0 0 0
  • Çocukları severken, şakadan da olsa onları ısırır gibi öpmek onlarda nefret duygusu uyandırıyor.Bu, meselenin başka bir yüzüdür.Çocukta nefret uyandırmamak için arasıra, her zaman olmamak şartıyla güzel söz veya davranışta bulunduklarında onları öpmekte sorun yoktur.Herkes şunu iyi bilmelidir ki ağızda biriken mkroplar çocuğun yüz cildine temas ettiğinde mikropların bulaşması an meselesi de olabilir.

    Bu konuda fazla bir şey yazmayacağım.Yeterli bilgi verilmiş zaten..
#25.03.2014 10:20 0 0 0
  • اسڵم علىكم

    صباحل خىر

    Zengin olmayıı herkes ister.Ancak, zengin olmayı düşüneceğimize, sıhhatli olmayı düşünelim.Hem sonra sıhhatimiz elden gittiğinde zengin olsak neye yarar ki?

    Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” sözü tam bize göredir.

    Halimize şükretmesini bilmiyoruz.Allah, namerte cümlemizi muhtaç etmesin(Amin)

#25.03.2014 10:11 0 0 0
  • noimage



    Saadet Partisi'nden TRT ve Kanal 7'ye Suç Duyurusu!

    Saadet Partisi kendisine karşı ambargo uygulayan başta TRT ve Kanal 7 olmak üzere 18 televizyon kanalı hakkında Yüksek Seçim Kuruluna şikayette bulundu.

    Saadet Partisi kendisine karşı haksız bir ambargo uygulayan başta TRT ve Kanal 7 olmak üzere 18 televizyon kanalı hakkında Yüksek Seçim Kuruluna şikayette bulundu.

    TV5HABER.COM - ÖZEL HABER

    298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri hakkındaki kanun ve 6112 sayılı Radyo Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri hakkındaki kanuna aykırı olarak yayınlarında Saadet Partisi'ne karşı ambargo uygulayan başta TRT ve Kanal 7 olmak üzere 18 televizyon kanalı hakkında Yüksek Seçim Kuruluna şikayette bulundu.


    Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez imzasıyla Yüksek Seçim kuruluna gönderilen dilekçede;

    TRT ve Özel Televizyon Kanallarının 6112 sayılı Radyo Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri hakkındaki kanunun çerçevesinde; “yayınlarında tarafsızlık, gerçeklik, eşitlik, dürüstlük, doğruluk ve serbestlik ilkelerine uymak zorunda olduklarını, tek yönlü, taraf tutan yayınlar yapamayacaklarını, bu kurulusların yayınlarında demokratik kurallar çerçevesinde siyasi partiler arasında fırsat esitligini saglamak zorunda olduklarını”

    Ve yine Yüksek Seçim Kurulunun 22.12.2013 tarih ve 605 sayılı kararına göre ilgili kuruluşların;“Yayınlarında adalet ve tarafsızlığa, kanunlara uygun davranmak zorunda bulunduklarını”

    Radyo ve Televizyon kuruluşlarının toplumdaki sosyal, siyasal ve ekonomik açıdan farklı kesimlerin seslerini duyurması, alternatif ifadelere fırsat tanıması ve çok sesliliğe imkan sağlaması gerektiği, şikayette bulunulan kanalların Yüksek Seçim Kurulunca ilan edilen seçim takviminin başlangıcı olan 1 Ocak 2014 tarihinden 07.03.2014 tarihine kadar yayınlarında Saadet Partisinin faaliyetlerine, Genel Başkan ve parti yetkililerinin konuşma ve açıklamalarına, Saadet Partisinin Belediye Başkan adaylarının tanıtım ve faaliyetleri hakkında lehte veya aleyhte ya hiç yer verilmediği yada yeterli düzeyde yer verilmediği, Siyasi tartışma programlarına da parti yetkililerinin ve adayların hiç çağrılmadığı ifade edildi.

    Yapılacak takibat ve inceleme sonucunda ilgili kanalların yayınlarında iktidar partisinin icraatlarını öven haberlerin ve programların tarafsızlık ve adalet ilkesini ihlal eden yoğunlukta yayınlandığını, ilgili kanalların taraflı ve Saadet Partisine yönelik yok sayma tavrının seçmenin Saadet Partisine karşı olumsuz tutum geliştirmesine sebebiyet verdiği, Seçime yönelik yapılan programlarda, çoğunlukla iktidar partisi olmak üzere mecliste yer alan partilere yer verildiği, bu uygulamanın tarafsızlık ilkesinden uzak, bazı partilere taraflı olunduğu görüntüsü verdiği, Saadet Partisi de dahil olmak üzere seçime katılan diğer partilere yer verilmediği de belirtildi.

    6112 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde belirtilen; “Medya hizmet sağlayıcıları, yayın hizmetlerini kamusal sorumluluk anlayışıyla bu fıkrada yer alan ilkelere uygun olarak sunarlar. Yayın hizmetleri, siyasi partiler ve demokratik gruplar ile ilgili tek yönlü veya taraf tutar nitelikte olamaz.” Hükmünü ihlal eder nitelikte yayın yapan kanallarının bu tutumunun Anayasanın eşitlik ilkesine (mad. 10), ilgili kanunlara ve Yüksek Seçim Kurulununun kararlarına açık aykırı olduğu, bu tutumun etik ölçülere uymadığı gibi hukuki bakımdan da sorumluluk doğuracak mahiyette olduğunun vurgulandığı dilekçede;

    Söz konusu yayınlarla, kararsız seçmenin, bilinçli bir şekilde belli bir hedefe yönlendirilerek tarafsızlık ilkesinin açıkça ihlal edildiği ve mevzuat çerçevesinde kanalların uyarılması ve gerekenin yapılması Yüksek Seçim Kurulundan talep edildi.

    Dilekçelerin Yüksek Seçim Kurulunda, RTÜK’ten getirilen kayıtlarında incelenmesiyle 09.03.2014 Pazar günü görüşülerek karara bağlanması bekleniyor.

    YSK'ya şikayette bulunulduğuna dair o dilekçe;


    noimage
#08.03.2014 14:50 0 0 0
  • Biz imanı yargılamıyoruz.Narkozlaşmış taassuplu beyinleri uyarıyoruz.İnsan uykudadır.Ölünce uyanacaktır.Ne mutlu ki şimdiden uyananlara!.Uyuyanlar uyanmayanları uyandıramazlar.

    Hadi bana Eyvallah!.Boş işlerle vaktimi zayii edecek değilim.Aşkı,sevdayı ben düzde bulmadım.Kuru aşklarla benim işim olmaz.

    ÇEKEMEZSEN GÜLÜN NAZINI NE DİKENİNE DOKUN NE GÜLÜ İNCİT!.

    SAHRADA MECNUN DEĞİL İSEN,NE LEYLA'YI ÇAĞIR NE DE ÇÖLÜ İNCİT!.
#14.02.2014 13:30 0 0 0
  • Kedilerin sevgililer günüde yaklaşıyor.Hazırlıklarını daha şimdiden tamamlamışlar...
#13.02.2014 23:44 0 0 0