Terakkiperver

Terakkiperver

Üye
31.03.2008
Uzman Çavuş
6.031
Hakkında

  • Lütfen kimse bizimle dalga geçmesin.Allah'tan korkan böyle İslamdışı gün ve geceleri kutlamaz.İman zayıflığı olunca böyle yönlendiriyor herkesi.Allah gençlere basiret nurunu ve şuurunu gönüllerine nakşetsin.

    Kullanıcı resmimi oraya süs olsun diye getirmedim.Hak ile batılı birbirinden ayıranlar ancak aklıselimdirler.

#13.02.2014 23:40 0 0 0
#14.01.2014 12:07 0 0 0
  • noimage

    Bankaların yeni tuzağı canınızı yakabilir

    Bankaların kart aidatı tuzağından sonra tüketici şimdi de ek hesap sorunu ile karşı karşıya...


    Bankalar, tüketici ile arasındaki kart aidatı savaşı bitirmeden şimdi de açtığı ek hesaplarla müşteriyi tuzağına düşürüyor.

    Bankalar haberiniz olmadan ek hesap açabiliyor. Üstelik siz daha ne olduğunu anlamadan bir anda kredili hesap faizi adı altında bir ödeme ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

    Bir bankanın maaş müşterisisiniz. Öyleyse 'avans hesap, artı para, ek hesap, kredili mevduat hesabı' gibi çeşitli adlarla sunulan 'cazip' tekliflerin bir numaralı muhatabısınız.

    Beklenmedik gideriniz mi oluştu, maaşınız mı yetmedi, kredi kartınızı mı ödeyemediniz, dert etmeyin! Kolayı var: "Avans hesabınızı" kullanın, demeyeceğiz. Aksine bu hesabı kullanmadan önce iki kere değil, beş kere düşünün, diyeceğiz...

    Ben zaten 'ayağımı yorganıma göre uzatırım, param varsa harcarım yoksa harcamam'; dolayısıyla bu hesaplar beni ilgilendirmez, diyenlerdenseniz siz de dikkat! "Ben dilekçemi verdim, tüm bu hesapları kapattım" diyorsanız bile dikkat! Öyle kolay değil, bankaların bu hesabından kurtulmak.

    HEDEF 30 MİLYAR

    Öyle ki bankalar için 'vazgeçilmez' gelir kalemlerinden bu hesaplar. Geçen yıl Haziran ayında maaş müşterilerine sattıkları 'bu kalem krediler' 6.5 milyar iken; 3 ay sonra yani Eylül ayında 7.3 milyara Aralık ayında ise 7.4 milyara ulaştı. Ama bankaların bu hesaplar için ayırdıkları kredi tutarı 30 milyar. Yani satılması gereken daha 22.5 milyar TL kredi var.

    Dolayısıyla maaş müşterisi olup da bu hesabı kullanmayanlar da bankaların hedefinde. Bu kredi hesabını açmak için 'kişisel beyan, dolayısıyla da kişisel imza' gerekiyor. Ancak şubeler, 'bize hesap böyle devredildi, elimizde bu hesabı istemediğinize dair dilekçeniz yok' bahaneleriyle 'bilinçli maaş müşterilerini' bile kredili mevduat hesabı tuzağına düşürüyorlar.

    KUZU KUZU KESİYORLAR

    Bunu anladığınızda, iş işten geçiyor. Hesabınıza bir bakıyorsunuz ki, 'kredili hesap faizi olarak 15 TL tahsil edildi' uyarısı karşısında. Ne kredisi ne hesabı diye sormak için bankanın 444 hattını arıyorsunuz. 5 dakikadan önce ulaşmak ne mümkün! Diyelim, ulaştınız, anlattınız derdinizi; "Muhatabınız biz değiliz, şubenizi arayın" tavsiyesinde bulunuyor karşıdaki ses. "Bu hesabı kapatmıştım zaten nereden çıktı bu, ben bu faizi ödemem" diyorsanız da nafile. "Şubenizi arayın" diyor karşıdaki mekanik ses.

    Şubenizi arıyorsunuz ve bir görevli çıkıyor, derdinizi anlatıyorsunuz, ilgili arkadaşa bağlıyorum, diyor. Ama bağlanan kimse yok.. Dördüncü kez telefonu açan kişiye maruzatınızı anlattıktan ve tabii ki bağırıp çağırdıktan sonra sizi telefonu açacak yetkiliye bağlıyorlar.

    Çözüldü, sanıyorsanız yine yanılıyorsunuz. Derdinizi onuncu kez anlatmanın öfkesi ve yılgınlığıyla dinlemeye çalışıyorsunuz. "Siz bu hesabı kapatmamışsınız ama bu hesap bize İstanbul şubesinden böyle devredilmiş. Madem iptal etmek istiyorsunuz bize faks çekin!." Mail atsam, olmaz faks çekin...

    Kızgınlığınız geçmiyor, 'haklı tüketici hattını' arıyorsunuz. Bu arada aklınıza gelmişken faiz oranını öğrenmek istiyorsunuz. Sizin hiçbir dahliniz olmadan kullanmak zorunda kaldığınız bu hesap için kestikleri rakamı görünce afallıyorsunuz. Nedir bunun faizi, diye sorduğunuzda yanıt almanız da mümkün değil...

    FAİZİN DE MASRAFIN DA SINIRI YOK

    Merkez Bankası'nın kredilere uygulanacak 'üst sınır' düzenlemesi de masraflarla ilgili sınırlamalar da maaş hesabına bağlı bu kredi için geçerli değil. Dolayısıyla bankalar bu krediler için uygulayacakları faizi de, faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri ve masrafları da belirlemekte tamamen serbestler.

    BDDK UYARDI: TÜKETİCİLER DİKKAT!

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, 30 Mart'ta yaptığı bir açıklamayla tüketicileri bu hesaplar konusunda dikkatli olması için uyardı:

    "Mevzuat uyarınca kredili mevduat hesapları (KMH) kapsamında kullandırılan kredilere uygulanacak faiz oranları, sağlanabilecek diğer menfaatler ve tahsil olunacak masraflar bankalar tarafından serbestçe belirlenebilmektedir. Bu nedenle tüketicilerin, anılan ürünü kullanmadan önce ilgili bankaların KMH için belirledikleri faiz oranları ile diğer masrafları dikkate alarak karar vermelerinde veya ileride KMH kullanmayı düşünüyorlar ise bankaların faiz oranları ile masraflarını karşılaştırmak suretiyle tercih yapmalarında menfaatleri bulunmaktadır."

    BANKANIZDAN BİLGİ İSTEYİN

    BDDK, bankaların genel hükümler ve tüketicinin korunması mevzuatıçerçevesinde tüketiciyi bilgilendirmek zorunda olduklarına dikkat çekerek, tüketicilerden bankalarından hem faiz oranları hem de diğer masraflara ilişkin bilgi istemelerini önerdi.

    Tüketiciler, BDDK'nin web sayfasında yer alan "Bankacılık Ürün ve Hizmet Ücretleri" uygulamasını http://ebulten.bddk.org.tr/TuketiciVerileri/Default.aspx kullanarak bankaların KMH ile ilgili olarak uyguladıkları oranlara ve masraflara ilişkin bilgi edinip, karşılaştırma yapabilirler.

    KURTULUŞ YOLU

    En iyisi siz siz olun, "Bir daha açılmamak üzere tüm bu hesapları kapatıyorum" dilekçesini faksla gönderin. Aslı da sizde kalsın ve onu ömür boyu saklayın!



    KAYNAK...

    Bilhassa emekli abilerimiz amcalarımız veya teyzelerimiz veya ninelerimiz veya onların maaş çekme vasileri bu haberi okusunlar.Maaşlarına ek olarak aldığı maaşa göre günlük faizli "kredili mevduat hesabı" adı altında çekilen paranın miktarınca aylığından faizli para kesilmektedir.Bu oran günlük hesaptan alınıyor.Yani siz ne kadar gün geçirirseniz o kadar çektiğiniz paraya göre faiz uygulanmaktadır.
#06.01.2014 12:07 0 0 0
#24.12.2013 22:24 0 0 0
#23.12.2013 23:25 0 0 0
#23.12.2013 23:20 0 0 0
  • DİKKAT!..BU MESAJIM UMUM MÜSLÜMANLARADIR...

    KENDİMİZE GELELİM EY MÜSLÜMANLAR!. ARTIK BU DERİN GAFLET VE CEHALET BATAKLIĞINDAN BİR AN İÇİN KURTULALIM...

    ÜMMET ŞUURU OLMAYAN, ADALETSİZLİK YAPILAN YERDE KESİNLİKLE TEFRİKA VE TERÖR VARDIR.CEMAATLEŞMEK DEĞİL ÜMMETLEŞME ZAMANIDIR.BU MUHAMMED ÜMMETİ YEK VÜCUD İÇİNDE BİR ARADA OLMADIĞI MÜDDETÇE SİYONİZM KÜFFARLARININ RÜZGARLARINA KAPILARAK BİR YAPRAK GİBİ SAVRULMAYA DEVAM EDECEKTİR.HER KİM Kİ SİYONİZME HİZMET EDERSE VALLAHİ ONUN HAKKI CEHENNEMİN GAYYA VADİSİDİR.ALLAH BU ÜMMET-İ MUHAMMEDİ BU CEHALET VE GAFLET UYKUSUNDAN UYANDIRSIN.BU MUHAMMED ÜMMETİ KALPLERİNDE Kİ VEHN HASTALIĞINI HÂLA YENMİŞ DEĞİLDİR.BU VEHN HASTALIĞI MÜSLÜMNLARIN CAN DAMARLARINI İŞGAL EDİP ADETA KENDİSİNİ SİYONİST KÖPEKLERİNE TESLİM ETMİŞLERDİR.İŞBU, MİLLET BUNA LAYIK DA DEĞİLDİR.GEÇİM DERDİNİ İSLAMİ DEĞERLERDEN ÇOK DAHA KIYMET ARZEDİYORLARSA BİLSİNLER Kİ ONLARI ALLAH İFLAH ETMEYECEKTİR.

    AŞAĞIDA Kİ AYETLER TÜM MÜSLÜMANLAR İÇİN BİR UYARICI NİTELİĞİNDE OLUP ARTIK DEMOKRASİ,LAİKLİK, KAPİTALİZM, SOSYALİZM, KOMÜNİZM ATATÜRKÇÜLÜK VE DİNLERARASI DİYALOG GİBİ TAĞUTİ VE ŞEYTANİ SİSTEMLERİNE KARŞI EN UFAK BİR KIYAM ETMEDİKLERİ İÇİN, TAA Kİ KIYAMETE KADAR ZELİL VE RÜSVAY YAŞAMAYA MAHKUM OLURLAR. EYY MÜSLÜMANLAR!. SİZLERE BU TARİHİ MESAJIMI İYİ BELLEYİNİZ.BURADA OLANLAR, OLMAYANLARA DUYURSUNLAR.VALLAHİ AZİMÜŞSAN, BU ÜMMETİN BAŞINA ÖYLE BELALARIN GELMESİ ARTIK AN MESELESİ OLMUŞTUR.BUNA GÖRE KENDİMİZE ÇEKİDÜZEN VERMEMİZ ÜZERİMİZE FARZ OLMUŞTUR.ALLAH'TAN KORKALIM Kİ RABBİMİZ BİZE RAHMET NAZARIYLA BAKSIN.AKSİ TAKDİRDE ONUN AZABINA DÜÇAR OLACAĞIMIZI DA HİÇ AKILLARIMIZDAN ÇIKARMAYALIM...


    İŞTE!. BİZİ BAĞLAYICI AYETLER AŞAĞIDA SIRALANMIŞLARDIR...

    ÂL-İ İMRAN SURESİ-28 - Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin ve onu her kim yaparsa Allah'dan ilişiği kesilmiş olur, ancak onlardan bir korunma yapmanız başkadır. Bununla beraber Allah sizi kendisinden korunmanız hususunda uyarır. Nihâyet gidiş Allah'adır.

    29 - De ki, göğüslerinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini bilir. Hiç şüphesiz Allah, her şeye kadirdir.

    30 - O gün her nefis, ne hayır işlemişse, ne kötülük yapmışsa onları önünde hazır bulur. Yaptığı kötülüklerle kendi arasında uzak bir mesafe bulunsun ister. Allah, size asıl kendisinden çekinmenizi emreder. Şüphesiz ki Allah, kullarını çok esirger.

    31 - De ki, siz gerçekten Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bağışlayıcıdır.

    100 - Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, imanınızdan sonra sizi döndürüp kâfir yaparlar.

    101 - Size Allah'ın âyetleri okunup dururken ve Allah'ın elçisi de aranızda iken nasıl inkâra saparsınız? Kim Allah'a sımsıkı bağlanırsa, kesinlikle doğru yola iletilmiştir.

    102 - Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.

    103 - Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına, dinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun (bu) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yola eresiniz.

    104 - İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa eren onlardır.

    118 - Ey iman edenler! Kendi dışınızdakilerden sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Kin ve düşmanlıkları ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Düşünürseniz, biz size âyetleri açıkladık.

    119 - İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, halbuki onlar sizi sevmezler, siz kitap(lar)ın hepsine inanırsınız, onlarsa sizinle buluştukları zaman "inandık" derler. Başbaşa kaldıkları zaman da kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: "kininizle geberin!". Şüphesiz ki Allah göğüslerin (gönüllerin) özünü bilir.

    120 - Size bir iyilik dokunsa fenalarına gider, başınıza bir kötülük gelse onunla sevinirler. Eğer sabreder ve Allah'dan gereğince korkarsanız, onların hileleri size hiçbir zarar veremez..Çünkü Allah onları kendi amelleriyle kuşatmıştır.

    EVET, İŞTE AYETLER İŞTE GERÇEKLER...YOLUMUZ KUR'AN YOLU -EHLİ SÜNNET YOLU OLSUN.ALLAH'A EMANET OLUNUZ.
#19.11.2013 00:47 0 0 0
#15.11.2013 14:43 0 0 0
  • noimage

    KIBRIS BARIŞ HAREKATI'NIN EMRİNİ ERBAKAN MI VERDİ?

    Kıbrıs barış Harekatının 39. yıl dönümü törenlerle kutlanırken, bu tarihi olayın unutulan kısımlarını tekrar hatırlayalım istedik.
    PEKİ HAREKAT EMRİNİ VEREN ERBAKAN MIYDI?
    İşte bu sorunun cevabını bizzat Merhum Başbakan Necmettin Erbakan şöyle verdi:

    "Başbakan Ecevit Kıbrıs harekatına isteksizdi, ancak Kıbrıs’da çok acı olaylar oluyor ve her gün bir çok Türk Rumlar tarafından öldürülüyordu.Dönemin Genel Kurmay başkanı Semih Sancar sürekli hükümetle görüşmeler yapıyor, ve askeri istihbarattan gelen bilgilere göre Kıbrıs’da yaşanan Rum vahşetine dur demek için bir an önce müdahale yapılması gerekiyordu.O yıllarda tüm dünya bizim böyle bir harekat yapmamıza karşıydı. Ancak savaşa Ecevit de karşıydı."

    "Son görüşmeler için Kıbrıs’ın garantör ülkelerden olan İngiltere ile birlikte harekat yapalım diyen Ecevit bizim karşı çıkmamıza rağmen Londra’ya gitti, Ecevit yanlış bir şey yapmasın diye Oğuzhan Bey`i de Ecevit’in yanına verdik.Genelkurmay Başkanı Semih Sancar ve diğer yetkililerle Ecevit ve Türk heyetini Esenboğa Hava Limanı`ndan uğurladıktan sonra Semih Sancar Paşa bana özel bir görüşme yapalım dedi ve Esenboğa Hava Limanı`nda Genelkurmay Başkanı Semih Sancar Paşa ile aramızda şu tarihi konuşma geçti."


    "Sancar paşa bana, -Sayın Erbakan, sizler şu andan itibaren Başbakan vekilisiniz. Kıbrıs’da büyük katliamlar yaşanıyor. Sayın Ecevit’in Londra’dan dönmesi uzun zaman alacaktır. Başbakan vekili sıfatı ile bizlere hareket emrini verirseniz biz çıkarma için hazırlık yapabiliriz, harekat emrini verebilir misiniz diye sordu?"

    noimage

    "Ben de harekat emrini verebilirim dedim. Tekrar söz alan Sancar Paşa daha öncede bu tür harekat emirleri verildi ancak harekat yapılmadan geri alındı. Bu kez geri alınmamalı. Geri almamak ve kesinlikle çıkarma yapmak üzere verilmeli. Bir kez daha geri alınırsa askerlerin morali bozulur, Kıbrıs tümü ile elimizden gider dedi."

    Daha önce’de bir kaç kez Kıbrıs’a çıkarma emri verilmiş ve sonradan geri alınmıştı. Sancar paşa bunları hatırlatıyordu. Orada harekat emrini verdim ve Türk Silahlı Kuvvetleri hazırlık yapmaya başladı. Ecevit Londra’da İngilizlerle birlikte Kıbrıs’a çıkarma yapalım diye görüşmeler yaparken, verdiğim emir üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri çoktan çıkarma hazırlığına başlamıştı."

    Genelkurmay Başkanı Semih Sancar’a harekatın teknik durumu ve başarı oranını sordum. Toplantıda yer alan dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Kemal Kayacan söz alarak sayın Erbakan hiç merak etmeyin ben Karadenizliyim, denizi ve denizcilik tarihini çok iyi bilirim. Kıbrıs’ı alma imkanımız var dedi."

    "Kıbrıs harekatı karadan, karaya. Havadan karaya. Havadan denize, denizden karaya bir çok harekat unsurunu bir arada kapsıyordu. Böyle bir harekat çok iyi planlanmıştı. Askerimiz çok başarılı çalışma yapmıştı."

    noimage noimage
    noimage

    "Sayın Ecevit büyük umutla gittiği İngiltere’den eli boş dönüyordu.. İngilizler, Türkiye ile birlikte çıkarma yapmayacaklarını söyleyince Ecevit büyük umutla gittiği Londra’dan hayal kırıklığı içinde Türkiye’ye döndü.Ecevit’i Türkiye’ye döndükten sonra hava limanında karşılayıp, harekat emrini verdiğimizi söyleyince Ecevit şok oldu ve şaşırdı birden `Dünya ne der?.. Bu çıkarmayı dünyaya nasıl anlatırız?` diye endişesini dile getirdi."

    noimage

    "Ecevit’e cevaben `Sayın Başbakan hiç endişe etmeyin` dedim.Biz çıkarma planı yaptık ve 5 günde varmak istediğimiz yere varabileceğimiz söyledik ve bilindiği gibi harekat başladı ve bizim 5 günde gerçekleştireceğimiz planı askerlerimiz 3 günde gerçekleştirdi."
#15.11.2013 02:18 0 0 0
  • KOMÜNİZM Mİ, KAPİTALİZM Mİ? İnsanlığa en çok hangisinin zararı dokunmuştur?

    Komünizm, dünya üzerinde en fazla olarak 70 sene dayanabilmiştir.Eğer o iyi bir sistem olsaydı dünya milletleri onu desteklerlerdi.Demek ki iyi bir sistem olmadığı için yok olup gitti.Sovyetler Birliği bunun için dağılmıştır.

    Kapitalizme gelince...

    İşte dünyayı faizle sömüren, toplumu her türlü melanete götüren, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir tağuti sistemdir.Komünizm ve kapitalizm yine siyonizmin birer evlatlarıdır.Bunların hepsi tağuti sistemlerden olup İslam düzenine ters düşen sistemlerdir.Bunlarla müslümanların işi olmaz.Müslümanlar, ancak İslam nizamı yani şeriatla yönetilmelidir.Şeriat her türlü dertlere devadır.

    Kapitalizm, insanlık tarihinin en vahşi ve en acımasız sistemlerindendir. Her ne kadar görünen yüzü yumuşak olsa da altında katı bir yozlaştırma, sömürme ,ekonomik zulüm yatar.



    Kapitalist ruh, insan değerlerini güve gibi içten içe kemirir ve boş topluluklar oluşturur, sonra bu toplumları kendi istediği şekilde yeniden yapılandırıp olması gerekenin bu olduğunu söyler. Sanki doğalmış gibi böyle işlemiştir ancak ruhunu kapitalist zevklerden koparabilen üstün insan kavramına ulaşan bireyler bunu farketmektedirler.

    Sözde, kapitalizm insanlığa komünizmden daha çok özgürlük tanıyormuş gibi hava estirirler. Özgürlük denen şeyin tercihle ne kadar alakası vardır ki?. O, bize özgürlük alanı değil ancak tercihler sunmaktadır. Bununda adını özgürlük demektedirler.

    Cahiliye devrinde tağutlar vardı. Arap toplumu bunlara tapıyor olmaktan kıvanç duyardı. Aynen şimdi de insanlarımız paraya, güce ve mevkilere tapmakta, kendilerine yeni tağutlar edinmektedirler. sevdiğim birininde söylediği gibi: bunlar zamanında taşlara tapmış sonrada onu kağıt yapmışlardır. İşte kapitalizm insan hayatını ve insani değerleri bu kadar aşağı çekmiştir .Oysa komünizm her ne kadar kapitalizme karşı olsa da yeryüzünde onu önleyememiştir.

    İnsanlık onuru kapitalizmle geriye gideceği gibi belkide komünizmle çok da ileriye gidemeyecektir Ancak insanoğlu bunları red ettiğinde insanlığın değerlerinin ve insan kudsiyetinin farkında olacaktır.

    Komünizm sisteminde; zengin bir devlet ,devlet tarafından sömürülen fakir bir millet olmaktadır.Komünizm, halkın sırtından geçinen ve kendisini geliştirmeye çalışan bir sistem olup ayrıca İslam'da zekat farizatını tamamen yok etmeye çalışan tağuti sistemlerdendir.

    Sonuç olarak ne kapitalizm ne de komünizm bu insanlığa huzur,refah, bereket getirmemiştir.
#13.11.2013 22:00 0 0 0
  • Şeriat 3 bölüme ayrılır.Bunlar:

    1-Ubûdiyet
    2-Muamelât
    3- Ukûbât...

    Evet bunlardan sadece ubudiyet olan yani ibadet, itikadi konularda fetva içeren meselelerdir.Bunlar genellikle şahısların Kur'an, sünnet ve müctehid imamların fetvalarına göre yapılan ameliyyelerdir.Bunları yapmamakla şeriat yasalarına göre ceza-i müeyyide uygulanmaz.Bu, Allah ile kul arasında ki münasebetler olup uhrevi mevzulardır.Yani senin anlayacağın her türlü ibadetle ilgili konulardır.

    Muamelat ise:Sözlükte "bir kimse ile bir işi pazarlaşmak, alışveriş etmek" anlamlarına gelen muâmele kelimesinin çoğulu olan muâmelât, bir fıkıh terimi olarak, alışveriş, kira, şirketler, evlilik, miras, vasiyet gibi insanlar arası ilişkileri düzenleyen kuralların tamamını ifade eder. İlk dönemlerde fıkıh, ibâdât, muâmelât ve ukûbât şeklinde bir tasnife tabi tutulmuştur. Namaz, oruç, zekat, hac, cihat gibi konular ibâdetler bölümünde ele alınmıştır.

    Muâmelât kısmında ise, alışveriş, kira, şirketler, hibe, vekalet, kefalet gibi hukukî ilişkiler; aile hukukunu ihtiva eden nikâh, talak; devletler hukukundan bahseden siyer, cihat; muhakeme usulünü içeren kazâ, vasiyet ve miras bölümleri incelenmiştir. Ukûbât kısmında ise, ceza hukukundan bahseden hudud, kısas, cinayât gibi konular işlenmiştir. Ancak gerek modern hukuk dallarındaki gelişmeler ve gerekse fıkıh çalışmaları sonucunda, ibâdât, muâmelât ve ukûbât şeklindeki klasik ayrımda değişiklikler olmuştur. Bunun yerine, ibâdât, ahvâl-i şahsiyye, muâmelât, ahkam-ı sultaniyye ve siyâset-i şer'iyye, ukubât ve siyer şeklinde detaylı bir tasnif benimsenmiştir. Bu son kabule göre, muâmelât daha çok günümüzdeki borçlar hukukunu içermektedir.

    Ukubat ise "cezâlar" anlamına gelmektedir. Genel olarak furû-ı fıkıh, ibadet, muâmelât ve ukûbât şeklinde üç ana bölüme ayrılmış olup, ukûbât bölümünde sadece ceza hukuku işlenmiştir.

    Arapça ukûbet ceza demektir. Çoğulu "ukûbât"tır. İslâm'ın getirdiği emir ve yasaklara veya İslâm'ın verdiği yetki sınırları içinde yöneticilerin belirlediği kurallarâ uymayanlara uygulanacak müeyyide ve yaptırımlardır.Şahıslar asla ferdi olarak ceza-i müeyyide uygulamalarına izin verilmemiştir.Eğer bu ceza-i müeyyideler münferid olarak uygulanmaya kalkışırsa tolumda husumet, cinayet ve intikam alma gibi toplumu derinden sarsan vakıalara rastlması kaınılmazdır.İşte bunun içindir ki bu ukubat kısmı yani ceza-i müeyyide olan meselelerde ancak şeriat mahkemelerinin tatbiki zorunluluğu vardır ki bu da Kur'an'ın emridir.Yani, şeriat devleti kurulmadan bu ameliyyeler işlenemez.Laik ve demokratik yasalarla bu şeriatın uygulanması düşünülemez.


    Şeriat bazı imanı zayıf olanların çok zoruna gidiyor.Merak etmesinler bu müslümanlar birbirini yedikçe bu ülkeye şeriatın gelmesi muhaldir.Oysa şeriat gelmeden önce müslümanlararası diyaloglar, biat etmeler ve sonrasında içlerinden buna ehil bir halife seçmeleriyle bu mümkündür.

    Siyonist kafirler var gücüyle çalışıp müslümanların arasına fitne ve fesat sokarak onları paramparça yapıp bir daha bir araya gelmemeleri için aralarına kin, nefret sokarak nice fırka, cemaat, grup, hizplere ayırmışlardır.Halbuki bu müslümanlar alelacele bir araya gelip derhal hilafet devletinin kurulmasına başlamalıdırlar.Ne yazıktır ki bazı cemaatler sekülerleşip buna engel olmuşlardır.Cemaatlerde sekülerleşmek kadar İslam'a ihanet etmek yoktur.Zira İslam fedakarlık dinidir.Ceplerini,kasalarını doldurmakla kimse bu ülkede hilafet devletinin gelmesini beklemesin.Siyonistlerle işbirliği yapanlar bunun en büyük vebalini taşımaktadırlar.Yeryüzünde ne kadar İslami grup, fırka, hizp, cemaat varsa derhal kendi aralarında kavgaları bırakıp hep beraber bir olup yek vücud olmalıdırlar.Aksi takdirde küffar ordularına karşı her zaman zelil, rüsvay ve uşak olmaya kıyamete kadar devam ederler.


    ŞERİATI KİMLER İSTEMEZ?
    Açık açık söylemek gerekirse;
    içki üretenler,içki satanlar,meyhaneciler,kumarbazlar ve kumarhaneler,zengin fuhuşçular,zengin ve gününü gün eden işadamları,

    Uçkurcular,faiz ile beslenen patronlar,devleti dolandıranlar,rüşvetçiler,rüşvet ile beslenenler,büyük hırsızlar(yani malı büyük götüren patronlar),yalancılar,

    Kadın tüccarları,vücudunu satılığa çıkaran süslü kokonalar,kafirler,mason ve yahudiler,her türlü dış güçler vs.. bunlardan bazıları...
#12.11.2013 01:28 0 0 0

  • TÂĞUTLA İLGİLİ AYETLER


    TAĞUTLA İLGİLİ AYETLER

    "Herkim tağutu inkar edip Allah’a inanırsa, kopmayan sağlam bir kulpa yapışmış olur. Allah işitendir, bilendir. Allah inananların velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfredenlere gelince onların dostları da tağuttur. Onları aydınlıktan çıkarıp karanlığa götürür. İşte onlar cehennem ashabıdır, orada ebediyen kalırlar.”(Bakara Suresi-256, 257)
    “Kendilerine Kitap’tan nasip verilenleri görmedin mi? Onlar cibte (sihire) ve tağuta iman ediyorlar ve kafirler için: ‘Bunlar (Allah’a) iman edenlerden daha doğru yoldadır.’ diyorlar.”(Nisa Suresi-51)

    “Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını iddia edenleri görmedin mi? Kendilerine tağutu inkar etmeleri emrolunduğu halde hakem olarak tağuta başvurmak istiyorlar.”(Nisa Suresi-60)
    “İman edenler Allah yolunda savaşırlar, küfredenler ise tağut yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın! Şüphe yok ki şeytanın tuzağı zayıftır.”(Nisa Suresi-76)

    “De ki: Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah’ın lanetlediği ve gazap ettiği, aralarından maymunlar, domuzlar ve tağuta tapanlar çıkardığı kimseler, yeri daha kötü ve doğru yoldan daha fazla sapmış olanların ta kendileridir.”(Maide Suresi-60)

    “Andolsun ki biz ‘Allah’a kulluk edin ve tağuttan sakının.’ diye her ümmete bir rasul gönderdik…”(Nahl Suresi-36)

    “Dinleyip de sözün en güzeline uyan, tağuta kulluktan sakınıp Allah’a yönelen kullarımı müjdele! Onlara müjde vardır. İşte, Allah’ın doğru yola ilettiği kimseler de, gerçek akıl sahipleri de onlardır.”(Zümer Suresi- 17, 18)

    Bu ayetlerden anlaşıldığı gibi tağutlar çoktur. Önde gelenleri ise şunlardır:
    1) İnsanoğlunu saptırıp Allah’tan başkasına kulluğa çağıran şeytan ki o, tağutun başıdır.
    2) İsmi ve cismi ne olursa olsun Allah’tan başka ibadet edilen ve kendisi de buna razı olan her şey,
    3) Allah’ın hükümlerini değiştiren ve Allah’ın indirdiğinin gayrisiyle hüküm veren zalim idareci,
    4) İslam şeriatına uymayan bütün metot, düşünce ve pozisyonlar,
    5) Kahin, müneccim, falcı, sihirbazlar ile gayb ilmini bildiğini iddia ederek onların yaptığını yapanlar.

    Şu iyi bilinmelidir ki; tağut hakkında ne denirse densin bunlara inanmak ve tapınmak küfürdür. Kişi ayette geldiği gibi tağutu inkar etmedikçe Allah’a inanmış ve O’nu birlemiş olmaz.

    Sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabı, yolların dosdoğru olanı Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetidir. Azgınlık ise Ebu Cehil’in dinidir. Kopmayan sağlam kulp ‘La ilahe illallah’ sözüne şahitlik etmek ve onu yaşamaktır.
    Bu yüce söz, hem nefyi yok saymayı, hem de ispatı içine alır: ‘La ilahe’ Allah’ın dışında kendisine kulluk yapılan her türlü tağutu inkar ederek yok saymayı içine alır. ‘İllallah’ ise kendisine kulluk yapılmaya en layık olan tek ilahın Allah olduğunun kabul edilmesini içine alır.
    Geniş ve teferruatlı bilgi için ilgili ayetlerin tefsirlerine ve bu hususta yazılmış kitaplara başvurulmalıdır.





    DEMOKRASİ VE LAİKLİĞİN TÂĞUT OLDUĞUNU İTİRAF ETMEYENLER MÜNAFIKLARDIR.ÇÜNKÜ BU MÜNAFIKLAR ZATEN DEMOKRASİ VE LAİKLİKTEN HOŞNUT OLDUKLARI İÇİN "TÂĞUT" KELİMESİNİ AĞIZLARINA BİLE ALMAZLAR.İŞTE BUNLAR KORKAK, PISIRIK KİMSELERDİR.BUNLAR İSLAM'I YÜCELTEMEZLER.SADECE KAPALI BİR KUTU OLUP ZİNCİRE VURULMUŞ, ELİ KOLU BAĞLANMIŞ, HÜCREYE TIKANMIŞ KİMSELER GİBİDİRLER.OYSA BU ZİNCİRLER KIRILIP PATLATILMALI VE ARTIK İSLAM'I CAMİİYE HAPSETMEKTEN ÇIKARILMALIDIR.

    Bakınız biz açıkça ve net olarak demokrasi ve laikliğin tâğut olduğunu itiraf ediyoruz...
#12.11.2013 01:21 0 0 0
  • @ASUR adlı üyeden alıntı:
    Laikliği aldıkları ülkede bütün vatandaşları ve devlet yöneticileri kiliselerine de giderler , dini ibadetlerini de yaparlar. Ama bizim layıklara göre din olmazzzz.
    verdiğin linkler sonuçta hristiyan milletin yaptıkları. Hristiyanlar bile bunu yapıyor ama bizim içimizdekiler buna tahammül edemiyorlar. Demekki düşman içimizde. desek doğrumu olur yanlış mı?
    Orijinali Göster...
    Laikliği aldıkları ülkede bütün vatandaşları ve devlet yöneticileri kiliselerine de giderler , dini ibadetlerini de yaparlar. Ama bizim layıklara göre din olmazzzz.
    verdiğin linkler sonuçta hristiyan milletin yaptıkları. Hristiyanlar bile bunu yapıyor ama bizim içimizdekiler buna tahammül edemiyorlar. Demekki düşman içimizde. desek doğrumu olur yanlış mı?

    Bu CHP ve diğer din düşmanlarını, laikçillerin kulaklarından tutup taa İngiltere'ye götürmek lazımdır."Ahanda ha buralarda da laiklik var size nooliyy?" Diye onların kulaklarını çekmek lazımdır.
#06.11.2013 02:29 0 0 0
  • @ASUR adlı üyeden alıntı:
    dinsizliğin aadı laiklik :) Laiklik tek sığınacak limanları. Laiklik nedir? diye sorsan eminim kemküm edecekler. Laikliği nedense sadece başörtüsüne bağlamışlar. bugüne kadar söyledikleri başka birşey yok.
    İslamın bütün temel direklerine karşı çıkmak laiklik :) Öbür tarafta laiklik özel durum tabii. Bunlar hiç ölmeyeceklerini mi sanıyorlar?
    Orijinali Göster...
    dinsizliğin aadı laiklik :) Laiklik tek sığınacak limanları. Laiklik nedir? diye sorsan eminim kemküm edecekler. Laikliği nedense sadece başörtüsüne bağlamışlar. bugüne kadar söyledikleri başka birşey yok.
    İslamın bütün temel direklerine karşı çıkmak laiklik :) Öbür tarafta laiklik özel durum tabii. Bunlar hiç ölmeyeceklerini mi sanıyorlar?

    Gerçek laiklik İngiltere'de var.Hatta orada müslümanlara şeriat mahkemelerinin kurulmasına bile izin vermişler.Kemalistler utansınlar onlardan.Orada laiklik gitmiş de değildir.Ülkemizde gerçek laiklik olacaksa bu bizi bağlamaz ama hiç olmazsa özgürce dinimizi aşamaya engel olmazlar.Madem laiklik istiyorlarsa İngiltere'den örnek alsınlar.

    Türkiye'de laiklik çığırtkanlığı yapanlar ne hikmetse hep CHP'liler oluyor.Bizimkiler demokrasi dersini İngiltere'den almalılar..Biz Türkiye olarak ileri demokrasinin çok gerilerindeyiz.Şimdi sizleri aşağıda ki linklerle başbaşa bırakıyorum...Ah keşke CHP'lilerde bunu anlayabilseler meseleler tamamen halledilmiş olacak...

    NOT:BEN ASLA DEMOKRASİYİ DESTEKLEMİYORUM AMA İBRET-İ ALEM OLSUN DİYE CHP'LİLER İÇİN AŞAĞIDA Kİ LİNKlLERİ VERİYORUM..


    İngiltere’de şeriat mahkemesi dönemi


    Şeriat mahkemeleri ve İngiltere
#06.11.2013 00:19 0 0 0
  • @ASUR adlı üyeden alıntı:
    BİZİM KEMALİSTLERİN ASIL MAKSADI, LAİKLİK ADI ALTINDA DİN DÜŞMANLIĞI YAPMAKTIR.İŞTE SIKINTI BURADA YATMAKTADIR.

    Sözde kemalistler heralde. Kemalistliği dinizliklerine ve ahlaksızlıklarına kılıf olarak kullanan yaratıklardan bahsediyorsun heralde. :)

    Tek sığınakları ataürk başka malzeme yok .
    Orijinali Göster...


    Elbette ki kemalizmin adına sığınıyorlar.Atatürk olmasa kime sığınacaklar?Adamlar büyük bir derin boşluktalar.Safları belli, ancak adına dinsizlik diyemiyorlar.
#05.11.2013 21:58 0 0 0
  • @ASUR adlı üyeden alıntı:
    Süper, süper,süper.....
    Ancak bu kadar güzel anlatılırdı bu çapulcu vatan hainlerinin durumları. Atalarının sözlerini yanlış anlayıp dış mihrakların kuklası olarak aynen de bunu yaptılar, yapıyorlar, yapacaklar. Ellerine sağlık kardeş. Doğru sözün ifadesi de ancak böyle olurdu. Teşekkürler.
    Orijinali Göster...



    Ben de size teşekkür ederim.Nasılda yakışıyor değil mi bu hitabe çapulcu vatan hainlerine...Tam da yerine oturtulmuş.Yazanın ellerini öpmek lazım.
#05.11.2013 09:05 0 0 0
  • @ASUR adlı üyeden alıntı:
    Ülkemize girmesinler diye milyonlarca şehit verildi ama herşey bittikten sonra ne hikmetse onlara ait ne varsa hepsini getirdik yerleştirdik bu ülkeye. zorla dayattık insanımıza. Neymiş? Laiklikmiş. Din ile devlet işleri bir arada olmazmış.....

    bunu söyleyen bir kul, bir insan. allahın sözünden daha değerli göstermeye çalıştılar. Öyle bir inanmışlar ki, sanki değişmez tek kanun. Laiklik elden gidiyormuş. Giderse gitsin. Atatürkten önce laiklik yoktu ama 700 senelik bir imparatorluk vardı.Laiklik saçmalığını da şirin göstermek için o şanlı tarihe çamur atmaya başladılar. Asıl çamur laiklik ve onu körü körüne kendinekılıf yapanlardır.

    atatürk yurdu düşmanlardan temizlemiş. şehit olan 2 milyon mehmetçikte bu temizlik sırasında araya gitmiş. Şu an laik geçinen aydınlar(!) Ne aydınıysa onuda bir sorgulamak lazım, AB diye diye yırtınadursunlar . atatürk olmasaydı şu an ne güzel AB üyesiydik (!) Adam ölmüş gitmiş, islamı savunanlar gerici olurken, yobaz olurken kendileri de gerideeeeeeeeeeee sabit bir tarihe takılmış kalmışlar. Neymiş ? İlericilikmiş.

    Taş devrinin çıplak insanlarııııı biyerlerini meydana serip çıplak gezmek ilericilikmiş.(!) Mankafalar ne olacak.
    Orijinali Göster...


    Fikirlerinize katılıyorum.Esas gerçek laiklik İngiltere'de var.İnanmıyorlarsa buyursunlar araştırsınlar.Hatta orada Londra'da dahil olmak üzere tam 5 ilince müslümanlar için şeriat mahkemeleri kurulmuş.Orada sadece müslümanlar yargılanıyor.İngiltere hükümeti zaten buna izin vermiş.Hani şimdi orada laiklik gitmiş mi oluyor?.BİZİM KEMALİSTLERİN ASIL MAKSADI, LAİKLİK ADI ALTINDA DİN DÜŞMANLIĞI YAPMAKTIR.İŞTE SIKINTI BURADA YATMAKTADIR.
#05.11.2013 09:01 0 0 0
#04.11.2013 04:12 0 0 0