Terakkiperver

Terakkiperver

Üye
31.03.2008
Uzman Çavuş
6.031
Hakkında

  • @sıgınak adlı üyeden alıntı:
    idam bu kadar basit degildi

    bu tür haberler yüzünden insanlar şeriattan korkuyorlar ..
    bunun bir alt egitim var tabi
    yok öyle kol kesme,kelle uçurma

    önce egitimini vereceksin,baktın ıslah olmuyorsa cezai işlemler uygulanacak
    Orijinali Göster...
    idam bu kadar basit degildi

    bu tür haberler yüzünden insanlar şeriattan korkuyorlar ..
    bunun bir alt egitim var tabi
    yok öyle kol kesme,kelle uçurma

    önce egitimini vereceksin,baktın ıslah olmuyorsa cezai işlemler uygulanacak

    Evet,yukarıda ki mesajımda dediğim gibi öncelikle dini eğitim verilir.Sonrasında ekonomi düzeltilir.Üretim seferberliğine (sanayiilerin kurulması, fabrikaların açılması, ağır sanayii hamlesi, yeraltı zenginliklerimizin açılıp kullanılması,ahilik teşkilatlarının yeniden açılmasına) geçilir.Yani, büyük bir kalkınma hamlesi başlatılır.Hiçbir kimse ceza-i müeyyideye tabii tutulmasına meydan verilmeden kalkınma hamlesi olanca gücüyle başlatılır.Şartlar oluştuktan sonra artık şeriat kanunları anayasaya işlenir.

    Bu ülkeye şeriatın gelmesi için 50 seneye daha ihtiyaç vardır.Bu insanlarımıza, 95 seneden beri laiklikle yönetildiği için şeriatı hep kötü gözle baktırdılar.Yüksek üniversitelerde, akademi okullarda okullarda muhkem ayetleri (muamelat ilmi) öğretilmelidir.

    Aç, ve işsiz insanların bol olduğu yerde şeriatı uygulamak adaletsizliktir.Çünkü aç ve işsiz insan her türlü kötü yola gideceğinden, bu yollar öncelikle eğitimle kapatılmalı devletin kasası doldurulmalı, işsizlik azaltılmalıdır ki millet toplumsal cürüm ve yüz kızartıcı suçlar işlemesin.Şeriatın kuralları katıdır ama toplumun bekası için elzemdir.Şeriat şu 6 şeyi korumaktadır.

    1-DİN
    2- CAN
    3- MAL
    4- NESİL
    5- NAMUS(İFFET)
    6- AKIL...

    Evet, bu mukaddes meselelerin icrası, bekası için şeriatın olması elzemdir.Yoksa laik düzende bunların korunması muhaldir.95 yıldır bu toplumumuz gittikçe yozlaşmakta,dine karşı yabanileşmekte, edep, haya, asayiş gibi kurallar çiğnenmektdir.Bu yüzden laik düzenle bunlar halledilecek meseleler değildir.Laikliğin tamamen gitmesi şarttır.

    Yukarıda saydığım 6 esas meselenin nasıl hal olunacağını burada anlatmak çok uzun sürer.Bu, çok geniş bir ilimdir.Merak edenler aşağıda ki eseri alıp okuyabilirler.Bütün şeriatın, yani İslam hukuku onda yazılıdır.Ancak ağır gramerlidir.Osmanlıca lügatı bilmeyen pek o eserden anlayamaz.Bu eserden, dediğim gibi, yüksek İslam eğitimi görenler ancak anlayabilirler.Bu eser ben de var ve 8 cilttir.Müellifi(yazarı) Merhum, Ömer Nasuhi Bilmen hocaefendi'dir.

    noimage
#21.06.2013 01:37 0 0 0
  • noimage


    Dünyayı ayağa kaldıran görüntü

    Bu görüntüler insan hakları çevrelerinde büyük tepkiye yol açtı.

    Kuveyt'te biri tecavüzden ve öteki cinayetten idama mahkum olan iki hükümlünün, cezalarının infaz edileceği darağacına götürülme ve asılma anları saniye saniye görüntülendi. Görüntüler insan hakları çevrelerinde büyük tepkiye yol açtı.

    Guardian'ın haberine göre, her ikisi de Mısırlı olan Ahmad Abdulsalam al-Baili ve Hajjaj Saadi adlı mahkumlar dün sabah Kuveyt'in en büyük cezaevinin otoparkına kurulan bir darağacına asılarak idam edildi.





    Mahkumların adım adım idama gidiş ve asılış görüntülerinin ortaya çıkması insan hakları kuruluşlarını ayağa kaldırdı.

    Saadi 18 çocuğa tecavüz etmek ve cinsel tacizden suçlu bulunurken, Baili bir Mısırlı çifti öldürmekten mahkum edilmişti.

    KAYNAK'DA VİDEO VAR.

    Hangi insan haklarından bahsediyorlar.İnsan Hakları örgütleri Guantanomo'da yargılanmadan yıllarca işkence edilen suçlu olup olmadıkları bile belli olmayan yüzlerce insana insanlık dışı muameleler yapılırken neredeydiler?. Yine Amerika'da çok daha basit suçlardan idam edilen hatta akli melekesi yerinde olmayan insanlar idam edilirken neredeydiler?. Sömürdükleri müslüman coğrafyasında savaşlar çıkarıp kadın,çoluk çocuk,yaşlı,genç demeden onlara zulüm edenler asıl bu insan haklarından bahseden siyonist gürühlardır.Hele de İsrail'in filistinlilere karşı yaptıkları 65 yıldır zalimliğini niye durduramadılar bugüne kadar.Türkiye'de de böyle cezaların olması şarttır.Kimse bize bu hususta akıl vermeye kalkmasın.Kimlerin ne gibi münafıklık yaptıklarını da biliyoruz.Önce emperyalist devletler kendi işlerine ve pisliklerine baksınlar.Kendi yaptıklarına çekidüzen vermeyenlerin konuşmaya hiçbir hakları yoktur.
    İçimizde bazı arkadaşların bu idam meselesine itiraz edeceklerdir.Şeriat'ın kestiği parmak acımaz.HAK EDEN CEZASINI ÇEKER!.

    Ebeveyn,çocuğunu okutuyor ama ona hiçbir dini eğitim vermiyor.O çocuk sonradan üniversiteye gidiyor.Orada terörist olup çıkıyor.Tıpkı Gezi Parkı çabulcu gençleri gibi...Devlet onlara adam olsun diye okullar açıyor onlar ise eğitim almaktan sakınıyor.Bir tek faydalı kitap dahi okumuyor.İşi gücü devleti, hükümeti yıkmak müslümanaların mallarına zarar vermek oluyor.Yok arkadaş biz böyle gençlik istemiyoruz.Topluma kazandırlmaya çalışılan bu gençlik adam gibi adam olmayacaksa İŞTE DAR AĞACINDA SALLANDIRMAK ONUN HAKKIDIR.VAR MI BAŞKA İTİRAZ EDEN!.

    Kimse burada ileri geri konuşmasın.Zira küçük bir kıza tecavüz edene merhamet gözüyle bakılmaz.Eğer onlara vicdan gözüyle bakarsanız bu pislikler önlemez.

    KISASA KISAS BUDUR ... SADECE O 18 ÇOCUKTAN BİRİNİ ALLAH KORUSUN KENDİ ÇOCUĞUNUZUN VEYA KIZKARDEŞİNİZİN YERİNE KOYUN.ONLARA O ZAMAN ASILIRKEN MERHAMET EDER MİSİNİZ?

    ZERRE KADAR İÇİM ACIMADI. KEŞKE BÖYLESİNE ADİ SUÇLARA BİZDE AYNI ŞEKİLDE CEZA UYGULAYABİLSEK ...
#20.06.2013 01:33 0 0 0
  • Siyonist, Gene SHarp'ı yakalayıp Taksim meydanında bir ağaca asacaksınız ki cümle aleme ibret olsun diyedir.
#20.06.2013 00:00 0 0 0
  • Madde 163: DURAN ADAM'

    noimage

    Gezi eylemcileri, Gene Sharp'ın kaleme aldığı yöntemleri tek tek uyguluyor. 'Duran Adam' eylemi, Sharp'ın listesinin 163'üncü sırasında...

    Protestolarına “çevre duyarlılığı” ile başladığını iddia eden gezi eylemcileri, Gene Sharp'ın kaleme aldığı yöntemleri tek tek uyguluyor. “Duran Adam” eylemi, Sharp'ın listesinin 163'üncü sırasında... İstiklal Caddesi'nde soyunup TOMA'nın üstüne çıkan eylemci de Sharp'ın 22. maddesini yani “Protesto maksatlı soyunma eylemi”ni uyguladı. “Orantısız zeka” eylemi de Sharp'ınkilerle bire bir aynı. Gezi parkındaki ağaçların kesilmesine yönelik olarak başlatılan eylemlerin tamamen çevre duyarlılığı ile başladığı ve giderek yayıldığı yönündeki sözler gerçeği yansıtmıyor. Eylemin ilk gününden itibaren bu operasyonun dışarıdan yönlendirildiği yönündeki eleştirileri reddeden kesinlikle tamamen gençlerin eylemi olduğu yönündeki iddialar da bir bir çürüyor. Önceki gece Taksim Meydanında Erdem Gündüz tarafından gerçekleştirilen pasif direniş eylemi de Devrim taktisyeni Gene Sharp'ın kaleme aldığı, önerdiği şiddetsiz eylem yöntemlerinin 163. maddesinde yer alıyor.
    noimage


    İstiklal'de tamamen soyunarak TOMA'nın önüne çıkan eylemci de yine Sharp'ın 22. maddesinde “Protesto amaçlı soyunma eylemleri” olarak tanımlanıyor. Her ne kadar gerek sosyal medyada gerekse bu eylemlerin parçası olanlar tarafından “Orantısız zeka” olarak sunulan eylemlerin Sharp tarafından kaleme alınanlarla birebir aynı olduğunu ve önceden çalışılmış hareketler olduğunu göreceksiniz.
    İşte o maddeler ve Türkiye'de uygulananlar bütün hareketler:
    1. Konuşmalar (Mehmet Ali Alabora gibi sanatçıların da dahil olduğu pek çok isim tarafından yapılan konuşmalar)
    2. Muhalefet ya da destek mektupları (Silivri'den gönderilen paşa mektubu, Fatih Akın ve Sibel Kekilli'nin gönderdiği mektuplar. Bazı yazarların köşelerinde yazdığı “Başbakana mektup” başlıklı makaleler)
    3. Kurum ve kuruluşlar tarafından verilen demeçler (Yabancı ülkeler, Türkiye'deki meslek kuruluşları v.s.)
    4. İmzalı basın açıklamaları (Taksim Dayanışma Platformu şimdiye kadar 20'nin üstünde basın açıklaması yaptı)
    7. Sloganlar, karikatürler ve semboller (Taksimin her yanı bu sembollerle donatıldı. Türkiye'deki bütün mizah dergileri kapak yaptı)
    9. Broşürler, el ilanları ve kitaplar (Şimdiye kadar 2 tane kitap yayınlandı.)
    10. Gazeteler ve mecmualar (Gezi parkı bünyesinde gazete çıkarıldı)
    11. Kayıtlar, radyo ve televizyon (Çapul Tv. ve Gezi Radyo)
    12. Hava reklamları ve yere yazılan yazılar (Yere yazılan yazılar çok yaygın kullanıldı)
    13. Temsilciler heyeti (Taksim Platformu ve sanatçılar heyeti)
    18. Bayrakların ve sembolik renklerin gösterimi (Futbol takımlarının renklerinin kullanılması)
    19. Sembollerin giyilmesi (Herkes siyah giyindi)
    22. Protesto amaçlı soyunma eylemleri (İstiklalde çıplak eylem)
    26. Protesto olarak boya kullanılması (Duvar boyaları)
    28. Sembolik sesler (Borozan)
    29. Sembolik itirazlar (Taksimde bir almanın piyano çalması)
    30. Kaba hareketler (Her türlü küfür ve hakaret kullanıldı)
    33. Dost olma (Polislere çiçek verilmesi)
    34. Gece nöbetleri (Parkta gece nöbetleri tutuldu)
    35. Mizahi skeçler ve eşek şakaları (İnternet üzerinden video servis edildi)
    36. Oyun ve müzik performansları (Kardeş Türkiler, Duman gibi pek çok müzik grubu şarkı besteledi)
    37. Şarkı söylemek (Konserler verildi)
    38. Toplu yürüyüşler (Çok sayıda yürüyüş yapıldı. sanatçılar, STK'lar yürüdü)
    45. Göze çarpıcı cenazeler (Eylemlerde hayatını kaybeden Ethem Sarısülük'ün cenazesinde pek çok gerginlik çıkarıldı)
    48. Protesto toplantıları (Çok sayıda toplantı gerçekleştirildi)
    50. Tartışmalar (Gezi parkında çok sayıda forum oluşturuldu)
    51. İş bırakmalar (KESK, DİSK ve diğer sendikaların iş bırakması)
    53. Ödüllerden feragat edilmesi (Mehmet Ali Alabora Karadeniz Vakfı'nın ödülünü reddetti)
    67. İşçilerin iş bırakması (DİSK, KESK ve diğer sendikaların bir günlük iş bırakma eylemi)
    68.Sığınma (Camiye, otele sığınma)
    97. Protesto amaçlı grev (DİSK, KESK ve diğer STK'ların grevleri)
    146. Adli direniş (Avukatların adliyelerde yaptığı eylemler)
    162. Oturma eylemi
    180. Alternatif iletişim sistemi (Zello)
    noimage


    Eylemi başlatıp sonra da kaçtı
    163. madde olan Ayakta durma eylemi (Duran adam eylemi), Taksim'deki yeni protesto şekli. Performans sanatçısı Erdem Gündüz, önceki gün akşam saatlerinden meydanda tek başına sessiz şekilde ayakta durarak “duran adam” eylemi başlattı. Dün sabaha kadar süren eylem yeni katılımlarla devam etti. Eylemi
    başlatan Erdem Gündüz gerginliği daha fazla tırmandırmamak için sabah saatlerinde meydandan ayrılırken dün gün boyu benzer eylemler yapıldı. Eyleme tiyatro sanatçıları Oktay Kaynarca, Selçuk Yöntem ve modacı Barbaros Şansal'ın yanı sıra bazı avukatlar da İstanbul Adliyesi'nde destek verdi.
    noimage


    AB BAKANI EGEMEN BAĞIŞ: Duran Adam CHP'nin başına geçsin
    “Duran Adam” eylemlerine tepki gösteren AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “Duran adam arıyorsanız CHP Genel Merkezi'nde çok var. Gelin bu duran adamı CHP'nin başına geçirin” dedi. CHP'ye çağrıda bulunan Bağış, “Son 3 haftada insanlar gösterdi ki bu millet ana muhalefet partisinin muhalefet etme becerisine güvenmiyor ve onlara güvenmedikleri için kendileri sokağa dökülüyor. Madem bu duran adam hepsinden daha popüler, gelin bu duran adamı CHP'nin başına geçirin, hepiniz kurtulun, memleket de kurtulsun. Onlar duradursun biz çalışmaya devam edeceğiz. Biz bu milletin gelirini daha da arttıracağız. 500 milyar dolar ihracatı yakalamak için omuz omuza çalışacağız. Durmak yok yola devam” ifadelerini kullandı.

    198 maddelik şiddetsiz eylem yöntemleri:
    Resmi bildiriler: 1. Konuşmalar 2. Muhalefet ya da destek mektupları 3. Kurum ve kuruluşlar tarafından verilen demeçler 4. İmzalı basın açıklamaları 5. İtham ve niyet beyanları 6. Grup halinde ya da kitlesel dilekçeler
    Daha geniş bir izleyici kitlesi ile iletişimler: 7. Sloganlar, karikatürler ve semboller 8. Flamalar, posterler ve afişe edilen iletişim araçları 9. Broşürler, el ilanları ve kitaplar 10. Gazeteler ve mecmualar 11. Kayıtlar, radyo ve televizyon 12. Hava reklamları ve yere yazılan yazılar
    Grup temsilleri: 13. Temsilciler heyeti 14. Sahte ödüller 15. Grup olarak lobi çalışmaları 16. Grev gözcülüğü 17. Sahte seçimler
    Sembolik kamusal oyunlar: 18. Bayrakların ve sembolik renklerin gösterimi 19. Sembollerin giyilmesi 20. Dua ve ibadet 21. Sembolik nesnelerin teslim edilmesi 22. Protesto amaçlı soyunma eylemleri 23. Kişisel eşyaların imha edilmesi 24. Sembolik ışıklar 25. Portrelerin gösterilmesi 26. Protesto olarak boya kullanılması 27. Yeni işaretler ve isimler 28. Sembolik sesler 29. Sembolik itirazlar 30. Kaba hareketler
    Bireyler üzerinde baskı kurulması: 32. Görevlilerin rahatsız edilmesi 33. Görevlilerle alay edilmesi 33. Dost olma 34. Gece nöbetleri
    Drama ve müzik: 35. Mizahi skeçler ve eşek şakaları 36. Oyun ve müzik performansları 37. Şarkı söylemek
    Geçit törenleri: 38. Toplu yürüyüşler 39. Geçit törenleri 40. Dini geçit törenleri 41. Hac yolculukları 42. Konvoylar
    Ölen kişiler için yas tutmak: 43. Siyasi matem 44. Sahte cenazeler 45. Göze çarpıcı cenazeler 46. Mezarlıklarda saygı gösterileri
    Halk kurulları: 47. Protesto ya da destek kurulları 48. Protesto toplantıları 49. Kamufle edilmiş protesto toplantıları 50. Tartışmalar
    Geri çekilme ve tanımama: 51. İş bırakmalar 52. Sessizlik 53. Ödüllerden feragat edilmesi 54. Sırtını dönmek
    SİVİL DİRENİŞYÖNTEMLERİ
    55. Sosyal boykot 56. Seçerek sosyal boykot 57. Lisistratik* eylemsizlik 58. Aforoz etme 59. Men etme (Aristofanes'in Lisistrata adlı oyununda yer alan ve eski Yunan'da eşlerin savaşın durması için cinsel perhiz uygulaması gibi örnekler kastedilmiştir. Sosyal etkinliklere, geleneklere ve kurumlara itaatsizlik)
    60. Sosyal ve sportif etkinliklerin askıya alınması 61. Sosyal ilişkilerin boykot edilmesi 62. Öğrenci boykotları 63. Sosyal itaatsizlik 64. Sosyal kurumlardan çekilme Sosyal sistemden çekilme 65. Evden çıkmama 66. Tamamen kişisel direniş 67. İşçilerin iş bırakması 68. Sığınma 69. Topluca ortadan kaybolma 70. Protesto amaçlı göç (hicret)
    EKONOMİK DİRENİŞ YÖNTEMLERİ:
    (1) Tüketici eylemleri: 71. Tüketici boykotları 72. Boykot edilen malların tüketilmemesi 73. Tasarruf politikası 74. Kiraların ödenmemesi 75. Kiralamayı reddetme 76. Ulusal çapta tüketici boykotu 77. Uluslararası çapta tüketici boykotu
    İşçi ve üretici eylemleri: 78. İşçi boykotları 79. Üretici boykotları
    Aracı eylemleri: 80. Tedarikçi ve taşıyıcı boykotu, İş sahibi ve yönetimin eylemleri 81. Tüccarların boykotu 82. Mal satışının ya da kiralamasının reddedilmesi 83. Lokavt 84. Endüstriyel yardımın reddedilmesi 85. Satıcıların “genel greve gitmesi”
    Mali kaynak sahiplerinin eylemleri: 86. Banka mevduatlarının çekilmesi 87. Ücretleri, aidatları ve vergi tarhlarını ödemeyi reddetmek 88. Borçları ya da faizi ödemeyi reddetmek 89. Fonlar ve krediler ile ilişiğin kesilmesi 90. Gelirin reddedilmesi 91. Bir devletin parasının reddedilmesi
    Devletlerin eylemleri: 92. Yurtiçi ambargo uygulamak 93. Tüccarların kara listeye alınması 94. Uluslararası satıcıların ambargo uygulaması 95. Uluslararası alıcıların ambargo uygulaması 96. Uluslararası ticaret ambargosu
    (2) Sembolik grevler: 97. Protesto amaçlı grev 98. Ani grev (küçük çaplı grev)
    Tarımsal grevler: 99. Çiftçilerin greve gitmesi 100. Çiftlik çalışanlarının greve gitmesi
    Özel grupların greve gitmesi: 101. Etkilenmiş işgücünün reddedilmesi 102. Tutukluların greve gitmesi 103. Esnafın greve gitmesi 104. Mesleki grev
    Olağan endüstriyel grevler: 105. İşletmelerde greve gidilmesi 106. Endüstriyel grev 107. Destek grevi
    Kontrollü grev: 108. Ayrıntılı grev 109. Teker teker boykot 110. İş yavaşlatma grevi 111. Protesto amaçlı olarak kurallara harfi harfine uyarak işi yavaşlatma grevi 112. Hasta raporu almak 113. İstifa etmek suretiyle grev 114. Sınırlı grev 115. Seçici grev
    Çok endüstrinin katılımı ile grev: 116. Genelleştirilmiş grev 117. Genel grev
    Grev ve ekonomik kapanma kombinasyonları: 118. Dükkan kapatma 119. Ekonomik olarak işe son verme
    POLİTİK DİRENİŞ YÖNTEMLERİ
    120. Biat edilmemesi ya da sadakatin geri çekilmesi 121. Halkın destek vermeyi reddetmesi 122. Direnişi savunan yayınlar ve konuşmalar
    Vatandaşların hükümet ile işbirliği yapmaması: 123. Yasama organlarının boykot edilmesi 124. Seçimlerin boykot edilmesi 125. Devlet memuru olarak işe girmenin ve memur pozisyonlarının boykot edilmesi
    126. Devlet dairelerinin, kurumlarının ve diğer kuruluşlarının boykot edilmesi 127. Devlet eğitim kurumlarından çekilme 128. Devlet destekli kuruluşların boykot edilmesi 129. Kolluk kuvvetlerine yardımın reddedilmesi 130. Kendine ait işaretlerin ve yer imlerinin kaldırılması 131. Atanan memurların kabul edilmemesi 132. Mevcut kurumların lağvedilmesinin reddedilmesi
    Vatandaşlar için itaate ilişkin alternatifler: 133. İsteksiz ve yavaş itaat 134. Doğrudan gözetimin olmadığı durumlarda itaatsizlik 135. Halk itaatsizliği 136. Gizli itaatsizlik 137. Bir kalabalığın ya da toplantının dağılmayı reddetmesi 138. Oturma eylemi 139. Zorunlu askerlik hizmetine ve sınır dışına direnme 140. Kimliğini gizleme, kaçma ve sahte kimlik kullanma 141. “Gayrimeşru” kanunlara sivil itaatsizlik
    Devlet personelinin eylemleri: 142. Devlet memurları tarafından seçici şekilde yardımcı olmanın reddedilmesi 143. Komuta ve bilgi hatlarının işleyişinin engellenmesi 144. Oyalama ve engelleme 145. Genel anlamda idari direniş 146. Adli direniş 147. Kolluk kuvvetleri tarafından kasti olarak verimsizlik sergilenmesi ve seçici direniş 148. Ayaklanma
    Ulusal Hükümet Eylemleri: 149. Kanunlara uygun nedenlerle iş yavaşlatma ve ertelemeler 150. Temel devlet birimlerinin direnişi
    Uluslararası alanda devlet eylemleri: 151. Diplomatik ve diğer temsilciliklerde değişiklikler 152. Diplomatik etkinliklerin ertelenmesi ya da iptal edilmesi 153. Diplomatik olarak tanımamak 154. Diplomatik ilişkilerin sona erdirilmesi 155. Uluslararası kurumlardan çekilme 156. Uluslararası kurumlara üyeliğin reddedilmesi 157. Uluslararası kurumlardan ihraç
    ŞİDDET İÇERMEYEN MÜDAHALE YÖNTEMLERİ
    Psikolojik müdahale: 158. Öğelere kendini maruz bırakma 159. Oruç tutmak (a) Manevi baskı için oruç tutmak (b) Açlık grevi (c) Şiddet karşıtı direniş amaçlı oruç tutmak 160. Tersine duruşma 161. Şiddet içermeyen taciz
    Fiziksel müdahale: 162. Oturma eylemi 163. Ayakta durma eylemi 164. Toplu taşıma araçlarını kullanma eylemi 165. (Wade-in) Yürüyerek girme eylem 166. Sürekli hareket etme eylemi 167. Dua etme eylemi 168. Şiddet içermeyen baskınlar 169. Şiddet içermeyen hava baskınları (broşür atmak) 170. Şiddet içermeyen istila 171. Şiddet içermeden vücudunu araya sokma 172. Bedeni kullanarak şiddet içermeyen engelleme 173. Şiddet içermeyen işgal
    Sosyal müdahale: 174. Yeni sosyal düzenin tesis edilmesi 175. Tesislerin aşırı doldurulması 176. Oyalama eylemi 177. Konuşma eylemi 178. Gerilla tiyatrosu 179. Alternatif sosyal kurumlar 180. Alternatif iletişim sistemi
    Ekonomik müdahale: 181. Ters grev 182. Dışarı çıkmama grevi 183. Şiddet içermeyen arazi işgali 184. Abluka ile karşı çıkma 185. Siyasi motifli taklitçilik 186. Tekelci alım 187. Varlıklara el konulması 188. Çöp boşaltma 189. Seçici himaye 190. Alternatif pazarlar 191. Alternatif ulaşım sistemleri 192. Alternatif ekonomik kuruluşlar
    Siyasi müdahale: 193. İdari sistemlerin aşırı yüklenmesi 194. Gizli ajanların kimliklerinin ifşa edilmesi 195. Hapis cezası talep edilmesi 196. “Tarafsız” kanunlara sivil itaatsizlik 197. İşbirliği yapmadan ikna Etmeye çalışma 198. Çifte egemenlik ve paralel hükümet oluşumu

    Türkiye
#19.06.2013 23:57 0 0 0
  • AHA SİZE SİYONİST, AJAN VE KATL-İ VACİP OLAN BİR KAFİR:"GENE SHARP"

    noimage

    Gene mi sen

    Arap Baharı'ndaki lidersiz, örgütsüz isyanların tek ortak noktası facebook ve twitter üzerinden yayılan direnişti. Bunların fikir babası, 60 yılı aşkın bu eylemlere imza atan Gene Sharp.

    Arap Baharı'ndaki lidersiz, örgütsüz isyanların tek ortak noktası facebook ve twitter üzerinden yayılan direnişti. Bunların fikir babası, 60 yılı aşkın bu eylemlere imza atan Gene Sharp. Tencere-tava ve oturma eylemleri, polise direniş, sosyal medya örgütlenmesi, abartılı haberler hep Sharp'ın taktikleri. Kurduğu Einstein Enstitüsü aracılığıyla çok sayıda devrimin de hazırlayıcısı... Taksim Gezi Parkı'nda yol genişletme çalışması sırasında sökülen ağaçlara tepki olarak başlayan daha sonra da dalga dalga yayılan eylemler, alanlardaki kitle tarafından, ”demokratik bir tepki “ olarak algılansa da eylem sırasında kullanılan sosyal medya yöntemi, sonrasında yaşananlar ve özellikle de dış medyanın abartılı yaklaşımları bu işlerde uzman bir ismin; Gene Sharp'ın yöntemleri ile bire bir örtüşüyor. Hatırlanacağı üzere Gezi Parkı eylemleri başladığında bazı ünlü isimler, Taksim'in Tahrir olabileceği yönünde görüş beyan ediyorlardı. Bir süre önce seslendirilmeye başlanan Başbakan Erdoğan'a yönelik olarak “diktatör” cümlesi bu eylemlerde sıkça kullanılmaya ve istifa çağrılarına kadar uzadı. Hatta Hitler benzetmeleri yapıldı, karikatürlerle bu tez alandakilerin hafızalarına yerleştirilmeye çalışıldı.

    noimage

    98 PASİF DİRENİŞ YÖNTEMİ İşte bütün bu çabalar aslında şu an Türkiye'ye saran eylemlerin ağaçları korumak için geliştirilmiş bir eylemden ziyade hazırlıkları çok önceden yapılmış bir tezgah olduğunu bir kere daha gözler önüne serdi. Zira Gene Sharp'ın silahsız devrim metotlarının hedefinde her zaman bir isim diktatör olarak belirleniyor ve eylemin hedefine oturtulan bu isme karşı alanlar yönlendiriliyor. Tıpkı Taksim'de olduğu gibi. Ortadoğu'da lidersiz, örgütsüz, şiddetsiz isyanları birbirine bağlayan hemen her yerde Facebook ve Twitter üzerinden yayılan pasif direniş yöntemlerini son olarak Gezi Parkı'nda ve Türkiye'nin genelinde yaşadık. PEKİ KİM BU SHARP? Çoğu kişinin adını bile duymadığı bu teorinin yazarı Gene Sharp 85 yaşında. 2009'da Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilinceye kadar pek kimsenin dikkatini çekmeyen görünüşte kendi halinde bir sosyolog ve siyaset bilimci, hatta teorisyen. Ancak, o pek ortalıklarda görünmese de hazırladığı 88 sayfalık bir kitap: 'Diktatörlükten Demokrasiye' (From Dictatorship to Democracy). Dünyanın hemen her yerinde şiddet içermeyen devrim aktivistlerinin el kitabı. Gene Sharp'ın pasif direniş ve sivil itaatsizlik üzerine yazdıkları, özellikle 198 Pasif Eylem Metodu, halkların, taleplerine ulaşmalarında işe yarıyor. Sharp, “Pasif eylem, her durumda kullanılabilir. Çünkü bütün hiyerarşik kurumlar ve hükümetlerin en ayırt edici özelliğine saldırıyor: Yönetilene bağımlılık” diye yazıyor. Bu yöntemlerin, halkın talepleri gündeme geldiğinde, ABD dâhil, her yerde geçerli olduğuna inanıyor.

    noimage

    30 DİLE ÇEVRİLDİ
    Şiddet içermeyen devrim teorisyeni Sharp'ın 30'dan fazla dile çevrilen kitapları sınırlardan gizli olarak geçirilmiş, dünyanın her yerinde sivil polisten saklanmış eserler. Önce Tunus sonra da Mısır'da hükümetinin düşürülmesinde kullanılan stratejinin arkasındaki isim olan Sharp, en fazla dile çevrilen ve dağıtılan kitabı “Diktatörlükten Demokrasiye” 1993'te Aung San Suu Kyi'nin tutuklanmasından sonra Birmanya'da başlayan demokratik harekete ithafen yazdığını belirtiyor. Ancak ülkeyle ilgili herhangi bir uzmanlığa sahip olmadığı için Sharp, tamamen genelgeçer bir “diktatörlük devirme kılavuzu” yazmış, ortaya çıkan kitap ise kolayca çevrilebilir ve farklı durumlarda uygulanabilir özellik taşıyor. Birmanya'dan Tayland ve Endonezya'ya ulaşan kitap, Doğu Avrupa, Güney Amerika ve Orta Doğu'da kullanıldı. Rusya'da ise, istihbarat servisi kitabı basan matbaaya baskın düzenledi ve kitabı satan kitapevlerinde 'esrarengiz' yangınlar çıktı.
    İTAAT ETMEYİN
    Sırbistan'da Slobodan Miloşeviç ve Ukrayna'da Viktor Yanukoviç'i düşüren demokratik hareketler de Sharp'tan ilham aldıklarını ifade ediyor. İran'da 2009 yılında gerçekleşen gösteriler sonrasında yargılanan protestocular, bu metodların 100'den fazlasını kullanmakla suçlanmış, birçoğunun üzerinden de Sharp'ın tezlerinin yer aldığı fotokopiler çıkmıştı. Gandi ve Thoreau gibi sivil itaatsizlik felfesini savunan öncüleri kendine idol olarak alan Sharp'ın temel yaklaşımı ise; “Diktatörler, kendilerine itaat edildiği için iktidarda kalır. Onlardan korkulmaz ve itaat edilmezse zorda kalırlar” şeklinde... Sharp, diktatörleri ayakta tutan unsurların çok iyi tespit edilip, yalnızlaştırılması gerektiğini ve eylemlerin nasıl kitleselleşeceğinin yolunu gösteriyor. Semboller, sloganlar, örgütlenme modelleri anlatan Sharp, 1983 yılında kurduğu Albert Einstein Entsitüsü aracılığı ile fikirlerini, teorilerini enstitü üzerinden ücretsiz olarak dünyaya yayıyor. Sivil toplum kuruluşlarına ve muhalif kanaat temsilcilerine yol gösteriyor.
    HEM EYLEM HEM EĞLEN
    Gene Sharp'ın sivil itaatsizlik başlığı adı altında topladığı “198 eylem”in bir çoğu Gezi Parkı'nda da sahnelendi. Sharp'a göre, sanatçılar, öğrenciler, sıradan vatandaşlar, parklarda, toplu taşıma araçlarında, kamu binalarında çeşitli eylemler sergilemeli. Duvar yazıları, maskeler, şiirler, tek tip kıyafet giyme, toplu oturma olarak uygulanan gösterilerde, eylemciler, birbirleriyle yakın ilişki içinde olmalı, fikir birliği ön plana çıkarılmalı.
    Mesajlar 'CEP'te
    Her miting sonrasında savaş alanına dönen sokaklarda olay çıkması bir yana mitinge katılanlar polislere yardımcı bile oluyor. Gene Sharp'ın teorilerine uygun olarak, kadınlar hatta öğrenciler en ön saflarda boy gösteriyor. Her miting sonrasında savaş alanına dönen sokaklarda olay çıkması bir yana mitinge katılanlar polislere yardımcı bile oluyor. Sharp'ın bu tezlerini konu alan bir belgesel yapan yönetmen Ruadith Arrow, 2009 yılından itibaren 4 kıta ve birçok ülkede derin araştırmalar yapmış. Son olarak Mısır'daki eylemcilerin Tahrir Meydanı'ndaki gösterilerini yakın takibe alan Arrow, izlenimlerini şöyle aktardı: “Sharp'ın listesi Tahrir Meydanı'na ulaşmıştı. Organizatörlerden birine ulaşabildiğimde, kamera karşısında Sharp ile ilgili konuşmayı reddetti. Ancak kitabın Arapça baskısının dağıtıldığını doğruladı. 'Sharp'ın rejimin dayanaklarını tespit etme fikrini kullandık. Eğer Mübarek rejiminin en büyük dayanağı olan ordu ile ilişki kurup, onları kendi tarafımıza çekebilirsek, Mübarek'in işinin biteceğini biliyorduk' dedi. O akşam Tahrir Meydanı'nın bir köşesinde, göstericiler bana telefonlarına gelen mesajları gösterdi. Ordu, göstericilere ateş etmeyeceğini açıklamıştı. Mahmut isimli göstericiye 198 metodun fotokopisi verilmişti ancak Mahmut listenin nereden geldiğini bilmiyordu. Zaten Sharp'ın istediği de tam da buydu
    Gene Sharp'ın vazgeçemediği METOTLAR
    Taksim Gezi Parkı ve Türkiye genelinde son bir hafta içerisinde sıkça gördüğümüz eylem yöntemlerini Gene Sharp'ın 198 Pasif Eylem Metodu'nda aynen yer alıyor. İşte onlardan bazıları....
    -Kamu söylemleri - Muhalif ve destekçilerin mektupları - Enstitü ve organizasyonların deklarasyonları - İmzalı açıklamalar- İddia ve amaç belirten duyurular- Grup ya da kitlelerin dilekçeleri - Sloganlar, karikatürler, semboller- Pankartlar, posterler, görüntülü iletişim-Broşürler, kitapçıklar ve kitaplar- Mektuplar ve gazeteler-Kayıtlar, radyo, televizyon- Uçakla havaya yazı yazma, yerlere yazı yazma- Bayraklar ve sembolik renkler sergilemek.- Semboller giyinmek - Sembolik objeler dağıtmak - Protesto soyunmaları- Kendi mülkiyetini yok etmek - Sembolik ışıklar - Portreler göstermek- Protesto amaçlı boyama eylemleri - Yeni işaretler ve isimler - Sembolik sesler - Kaba hareketler - Dost olmak Gece nöbetleri Esprili skeç ve şakalar - Oyun ve müzik performansları Şarkı söylemek - Marşlar- Geçitler- Dinsel gösteriler - Ziyaretgahlar oluşurmak - Araç konvoyları- Siyasi matem - Mitinge dönüştürülen cenazeler - Protesto ya da destek meclisleri - Protesto buluşmaları - Kamufle edilen protesto buluşmaları - Öğrenci gösterileri - İş bırakma - Sessizlik - Gösterişli geri çekilme Geri dönmek - Sosyal boykot - Seçici sosyal boykot - Çözülmeci eylemsizlik - Aforoz - Yasak - Sosyal işlerin boykotu - Öğrenci grevleri - Sosyal itaatsizlik - Sosyal birliklerden ayrılma - Evde kalma.- Toplam kişisel direniş - İşçilerin uçuşları - Kolektif ortadan kaybolma - Kamu desteği reddi - Edebiyat ve direnci savunan konuşmalar - Yasama organlarının boykotu - Seçimlerin boykotu - Hükümeti boykot- Devlet organlarını boykot Devlet eğitim kurumlarından çekilme - Devlet destekli kuruluşları boykot - Kolluk kuvvetlerinin yardımının reddi.

    Haber Merkezi İSTANBUL

    KAYNAK

    NOT:Sosyalistler,komünistler CHP teşkilatların alayı bu kafir AJAN ve siyonist adamı iyi tanısınlar...
#06.06.2013 09:36 0 0 0
  • @Deniz.40 adlı üyeden alıntı:
    polis müdahalesi olmasaydı bunların hiç biri olmazdi hiç kimse bu görüntüyü kabul etmez..halkı rahat bırakaçaksın..özğürce düşüncelerini..söyleme hakına sahibdir-
    henüz .18 yaşındaki öğrenciye gaz sıkarak gözünü birini kayıpediyor.onlar bizim genç bir cumuriyet fidanlarımız..kime anlatıyorum ,ki siz bunları anlayamasınız-en iyisi siz .uzman-Dr..gidin ...
    Orijinali Göster...
    polis müdahalesi olmasaydı bunların hiç biri olmazdi hiç kimse bu görüntüyü kabul etmez..halkı rahat bırakaçaksın..özğürce düşüncelerini..söyleme hakına sahibdir-
    henüz .18 yaşındaki öğrenciye gaz sıkarak gözünü birini kayıpediyor.onlar bizim genç bir cumuriyet fidanlarımız..kime anlatıyorum ,ki siz bunları anlayamasınız-en iyisi siz .uzman-Dr..gidin ...

    Uslu uslu durana kimseye bir şey yapılır mı?Polise saldırınca her halde armut toplamayacak polisimiz.Efendice protesto etmek varken bu isyanlar yakmalar yıkmalar özgürlük değil vahşiliktir.Polisi galeyena getirenlerde onlardır.Kimse bu direnişte haklı taraf çıkmadı.Polisin fazla müdahelesi de doğru değildir.Efendilik ve insanlık tarihe karıştı.Efendilikten anlamayanın hakkı kötektir Bunu da unutmayın.Masum ayaklarıyla ülkeye çok zarar verdiler.Böyle özgürlük ve hak arayışı olmaz.Herkes haddini bilmeli, polis de halk da..

    Özgür düşünce dediğin ,kabalıkla kabadayılıkla olmaz efendilikle insanca olur..Cumhuriyet fidanıymış,ne fidanı!Kıça saplanmak isteyen deve dikeni deyin siz ona..Hak eden çeksin cezasını.Bu isyanla bu ülkeye çok zarar verildi.Kul haklarına gasb edildi.üstelik PKK'lı hainlere de fırsat tanıdılar.barış ve özgürlüğ de darbe vurdular.Bunun faturasını CHP'ye yüklenmelidir.Biliyoruz ki bu ayaklanmanın baş mimarisi yine onlardır.Binlerce insanı mağdur ettiler.Yaptıkları zararı devlete ödettiriyorlar.Allah kahretsin şu insanlara ve ülkeye zarar verenleri..
#06.06.2013 09:03 0 0 0
  • @gamLı adlı üyeden alıntı:
    halkın %98 nin kendisini Müslüman olarak tanımladığı bir toplumda cihat yapacakmış

    Arkadaşım bu memlekette yaşayan Müslümanların oranı%98 değil...%80_85 belki..
    Herkes nereye ne adına destek verdiğininde farkında..

    Ve Kim nereye ne adına saldırdığınında farkında...

    _"Ya aramıza bazı kendini bilmez girdiler..Bizim onlarla bir ilgimiz yok! Polis araçlarını Belediye otobüslerini ,Kamu Binalarını ,Otobüs Duraklarını,Vatandaşa ait araçları Yakıp Yıkanlar Bizden değiller.Onlar Marjinal guruplar " sözüne ancak kendileri İnanır..

    Madem onlarla aranızda herhangi bir bağ YOK! ..O kadar Kalabalıksınız....Otobüsü yakanın elinden tutupta "ne yapıyorsun" dediniz mi? Hayır
    Polis aracını yakana "engel oldunuzmu"?..Hayır
    İnsanların malına mülküne saldıranları Durdurdunuzmu? Hayır

    Kamu Binalarına girip zarar verenlerin karşısına dikildinizmi? Hayır...

    boşver gerisini..Herkesin ne olduğu çıktı meydana...
    Bu gösterilerde olduğu kadar ,Bu forumda da

    Memlekete verilen zarara bak!
    Şimdi sizde anlatıyorsunuz ya hani "gösterileri yapanların tek suçu ağaç kesilmesine engel olmaktı" diye...

    Kargalar bile gülmez buna

    Torunlarınızada anlatırsınız günün birinde...
    Belki onlar güler yapılan bu Vatanhainliğine
    Orijinali Göster...
    Arkadaşım bu memlekette yaşayan Müslümanların oranı%98 değil...%80_85 belki..
    Herkes nereye ne adına destek verdiğininde farkında..

    Ve Kim nereye ne adına saldırdığınında farkında...

    _"Ya aramıza bazı kendini bilmez girdiler..Bizim onlarla bir ilgimiz yok! Polis araçlarını Belediye otobüslerini ,Kamu Binalarını ,Otobüs Duraklarını,Vatandaşa ait araçları Yakıp Yıkanlar Bizden değiller.Onlar Marjinal guruplar " sözüne ancak kendileri İnanır..

    Madem onlarla aranızda herhangi bir bağ YOK! ..O kadar Kalabalıksınız....Otobüsü yakanın elinden tutupta "ne yapıyorsun" dediniz mi? Hayır
    Polis aracını yakana "engel oldunuzmu"?..Hayır
    İnsanların malına mülküne saldıranları Durdurdunuzmu? Hayır

    Kamu Binalarına girip zarar verenlerin karşısına dikildinizmi? Hayır...

    boşver gerisini..Herkesin ne olduğu çıktı meydana...
    Bu gösterilerde olduğu kadar ,Bu forumda da

    Memlekete verilen zarara bak!
    Şimdi sizde anlatıyorsunuz ya hani "gösterileri yapanların tek suçu ağaç kesilmesine engel olmaktı" diye...

    Kargalar bile gülmez buna

    Torunlarınızada anlatırsınız günün birinde...
    Belki onlar güler yapılan bu Vatanhainliğine

    Hay sen bin yaşa emi!Bunlar zannediyorlar ki "biz vurup kırarsak belki biZim dediğimiz olur" diye askeriyeye darbe yapmaları için davetiye çıkarıyorlar.Bunlar asıl fitne ve fesatçılardan başkası değildir.Oysa bazı gafil ve cahil insanları da kendi o pis emellerine alet ettirmişlerdir.Sözde özgürlük istiyorlarmış mış mış...Bunların bu ülkede huzur, barış ve kalkınma olmasını hazmedemiyorlar.Oysa bunlar siyonist köpeklerinin maşalığını yaptıklarının farkında değillerdir.

    Bunlar, "Kahrolsun Emperyalizm ve ABD!."derler,ama aslında emperyalizmin anası yine siyonistlerdir.Komünizm,Kapitalizm, KültürEmperyalizmi ve Sosyalizm hep siyonizmin doğurduğu yavrulardır.Bu gafiller kime hizmet ettiklerini, gittiği hedefi ve yolun Çizgisini bilmediklerinden dolayı büyük bir gaflet ve delalet içinde yüzdüklerinin farkında değillerdir.Bunlar, yaptıklarının hesabını Allah katında veremeyeceklerdir.Sizinde dediğİinz gibi, o masum esnafın zararını devlete ödettirecekleri gibi hem kul hakkı hem devlet hakkını yemiş oldular.Bu haklar Allah katında hiç af edilmeyen haklardır.Keşke bu gafil ve cahil güruh, ATEİSTLER,SOSYALİSTLER, KOMÜNİSTLER VE BUNLARLA İŞBİRLİĞİ YAPAN SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE CHP TEŞKİLATI)) bunları bilselerdi Taksim'de ancak efendice piknik yaparlardı.Bunlarda bu şuur yok ki ne anlatalım, neyi ikna edelim bunları?ANLAMAZLAR BUNLAR BU MİLLETİN DERDİNDEN...ONLARIN DERDİ FİTNE VE FESATÇILIKTAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR..BUNLAR MÜSLÜMANLARI HOR GÖREN BEDBAHTLARDIR.ALLAH BUNLARI ISLAH ETSİN..

    KORK!ALLAH'TAN KORKMAYANDAN;

    KORKMA!.ALLAHTAN KORKANDAN...
#06.06.2013 08:48 0 0 0
  • @neyzenteyfik adlı üyeden alıntı:
    [alinti=#5022903]Terakkiperver[/alinti]BİZ ŞU ANDA SABIR VE METANETLE BEKLEMEKTEYİZ.BÖYLE GİDERSE CİHAD BAŞLATACAĞIZ.HELE DE ÖNCE SAFLAR BELLİ OLSUN GÖRSÜNLER O ZAMAN O NEYMİŞ ORTALIĞI VELVELEYE VERENLERİ DİZE GETİRMEZSEK NAMERDİZ.

    "YA SABUR" ALLAH DİYORUZ.

    halkın %98 nin kendisini Müslüman olarak tanımladığı bir toplumda cihat yapacakmış
    müslümanı müslümana kırdırıp adınıda cihat diyecek
    sen çıkarsan çıkarsan ancak İSYAN çıkarırsın
    kolundan tutar atarlar içeri
    yıllar sonra torunların anlatır dedem suçu müslüman olmak diye
    tabiki ona öyle anlatılmıştır çocuk nerdem bilsin ki dedemin amacı müslümanı müslümana kırdırmak

    Orijinali Göster...
    halkın %98 nin kendisini Müslüman olarak tanımladığı bir toplumda cihat yapacakmış
    müslümanı müslümana kırdırıp adınıda cihat diyecek
    sen çıkarsan çıkarsan ancak İSYAN çıkarırsın
    kolundan tutar atarlar içeri
    yıllar sonra torunların anlatır dedem suçu müslüman olmak diye
    tabiki ona öyle anlatılmıştır çocuk nerdem bilsin ki dedemin amacı müslümanı müslümana kırdırmak


    Müslümana karşı cihad yapılmaz.Asıl cihad, hak ettikleri takdir de münafıklara, ülkede fitne ve fesat çıkaranlara, kafirlere, hıristiyanlara ve yahudilere karşı cihad edilir.Lafımızı tersinden anlama birader!Gerçek müslümanların safları belli olmadıktan sonra cihad başlatılmaz.Cihad deyince ürkek ördekler gibi olmayın.Cihadın yeri ve şartları çeşitleri vardır.Sizin gibilere bunları anlatmak oldukça zordur.

    Türkiye'nin %98'i müslümansa ve bu gerçekse suratıma tükürsünler!Bu oranın % 30'u laikliği benimseyenlerdir.Esas geriye kalanlari se % 65'tir yani laikliği istemeyen, onu red edenler gerçek müslümanlardır.Gerisi Kur'an'dan sünnetten anlamayan laikliği benimseyen güruhtur.Bir de 1,5 milyon sayıda Türkiye'de kiriptoların(gizli yahudi veya hıristiyanların) var olduğu tahmin edilmektedir..Bunlar henüz deşifre edilemedi, lakin bu kesimlerin bi rkısmı CHP mitinglerinde; "Kahrolsun Şeriat!Türkiye laiktir, Laik kalacak!" diyen gürühtur.İşte biz bunlara müslüman gözüyle maalesef bakmıyoruz SİZ NE DERSENİZ DEYİN, ŞERİATA KARŞI ÇIKAN KÜLLİYEN KAFİR OLUR.

    Şu memlekette, ŞERİATLA İLGİLİ bir anket yapın bakalım şeriatı isteyenlerin oranı %'de kaç çıkacaktır?.Kim şeriatı istemiyorsa Vallahi o müslüman değildir.Bunun başka bir izahı yoktur.Eğer bu toplumun ahlakı bozulmuşsa o kriptoların sayesinde olmuştur.Konuşulacak çok şey vardır.Biz gerçekleri konuşuyoruz.Kimseninde bize kızmaya hakkı da yoktur.
#06.06.2013 08:28 0 0 0
  • @Deniz.40 adlı üyeden alıntı:
    .bir ülkede basın özgür olmadıkça o ülkede özgürlük olmaz.türk basını bu halk direnişini hiç yazmadı..
    ajanlara gelince ülkemizde ajan-1950 yılından beri var bu eylemde ajanların hiç bir bağlantısı yok idi...ben bu direnişi gördüm.iki öğrenciyi gazdan etkilenmiş yerde yatıyor hemen arabaya alıp hastaneye götürüm.bu bir halk hareketi.gençler özgürlük istiyor..gerçek bu.arkadaşım...
    Orijinali Göster...
    .bir ülkede basın özgür olmadıkça o ülkede özgürlük olmaz.tür basını bu halk direnişini hiç yazmadı..
    ajanlara gelince ülkemizde ajan-1950 yılından beri var bu eylemde ajanların hiç bir bağlantısı yok idi...ben bu direnişi gördüm.iki öğrenciyi gazdan etkilenmiş yerde yatıyor hemen arabaya alıp hastaneye götürüm.bu bir halk hareketi.gençler özgürlük istiyor..gerçek bu.arkadaşım...

    NE ÖZGÜRLÜĞÜ!. YAKIP YIKMAK CAMİİLERİ PİSLETMEKDE Mİ ÖZGÜRLÜKTÜR?.BEN SİZE ÖZGÜRLÜĞÜN NE DEMEK OLDUĞUNU ANLATSAM ANLAMAZSINIZ.SORUMSUZ, BAŞIBOŞ, AYLAK, SORUMLULUK YÜKLENMEMEK, ÖZGÜRLÜK DEĞİLDİR.ALLAH, KULLARINI GÜNAH İŞLEMEKTE SERBEST BIRAKTI AMA BUNUN HESABI DA ÇETİN OLACAKTIR.HERKES HADDİNİ BİLMELİ; ORTALIĞI YAKIP YIKMAK,TUĞYAN, İSYAN, BAĞY,TAŞKINLIK, TALAN, YALAN YAĞMA, PROVAKATÖRLÜK ÖZGÜRLÜK MÜDÜR.?

    MEŞRU ÖZGÜRLÜĞÜĞE EYVALLAH DİYORUZ.BU, HERKESİN HAKKIDIR.BEN İSTEDİĞİMİ YAPARIM KİMS BANA KARIŞAMAZ DİYE ÖYLE HAYVANCA YAŞAMAK İNSANLIĞIN NERESİNDEDİR?ADAM GİBİ ADAM OLANA KİMSE BİRŞEY DİYEMEZ.USLU OLANA KİMSE BİR ŞEY YAPMAZ.

    [video]https://www.facebook.com/permalink.php?id=174442326641&story_fbid=10151372026511642[/video] noimage

    noimage

    Senin özgürlük dediğin camiinin içini pisletmek midir?
#06.06.2013 08:07 0 0 0
  • @siberkabus adlı üyeden alıntı:
    türkiyeyi felakete sürüklemek için ellerinden geleni yaptılar ne yazıkki başarılıda oldular suriye mselesi bi taraftan ülke iç savaşa gidiyor neredeyse bi taraftan allah sonumuzu hayır etsin
    Orijinali Göster...


    Kemalist ve solcu müsveddelerine bu meydanı boş bırakmayacağız.Bu gidişat böyle giderse büyük bir cihad başlatacağız.Evlerine çekilirlerse kendileri için daha hayırlı olacaktır.
#04.06.2013 08:53 0 0 0
  • @siberkabus adlı üyeden alıntı:
    galiba haklısın kardeşim bana kalırsa bu birazda imf ve abd nin oyunları türkiyenin imfye borcuda kalmadı ya ekonomiye darbe peşindeler bence
    Orijinali Göster...


    BİZ ŞU ANDA SABIR VE METANETLE BEKLEMEKTEYİZ.BÖYLE GİDERSE CİHAD BAŞLATACAĞIZ.HELE DE ÖNCE SAFLAR BELLİ OLSUN GÖRSÜNLER O ZAMAN O NEYMİŞ ORTALIĞI VELVELEYE VERENLERİ DİZE GETİRMEZSEK NAMERDİZ.

    "YA SABUR" ALLAH DİYORUZ.
#04.06.2013 08:24 0 0 0
  • @siberkabus adlı üyeden alıntı:
    kardeşim o ajanlar zaten vardı yeni bişey değilki bu
    Orijinali Göster...


    BU AYAKLANMALAR AYNI ZAMANDA BARIŞ SÜRECİNİ DE ETKİLEYECEK VE PKK TERÖRÜ YENİDEN ESTİRİLECEK.BEN DAHA EVVELDEN BARIŞ SÜRECİNDE PKK ASLINDA SİLAH BIRAKMADI DEMİŞTİM ONLAR İLLEGAL ÖRGÜT KURARAK VEYA BİR SOL PARTİ ADI ALTINDA BİRLEŞEREK TERÖRİSTLİKLERİNİ GÖSTERECEKLERİN DAHA EVVELDEN SÖYLEMİŞTİM AMA KORKTUĞUMUZ BAŞIMIZA MI GELECEK DİYE DÜŞÜNMEKTEYİM

#04.06.2013 08:17 0 0 0
  • noimage

    ÇARŞAFLI PROVOKATÖRLER SOKAKTA!!...

    Provokatör erkekler çarşaf giyerek sokağa indi kirli amaçlarının tek sebebi halkı galeyana getirerek ortalığı karıştırmak.

    Sosyal medya yeni bir fotoğrafla çalkalanıyor. Sözde çarşaflılar Erdoğan'a destek için sokağa indi. Ama resimdeki çarşaflıların erkeğe benzemesi dikkatlerden kaçmadı.
    Yok 500 ölü, yok dozer birini ezdi, yok polis gerçek mermi ile 20 kişiyi vurdu derken bir başka provokatif iddia sosyal medyada jet hızı ile dolaşmaya başladı bile.
    İddiaya göre çarşaflı kadınlar Başbakan Erdoğan'a destek vermek amaçlı sokağa indi. Üstelik "Başbakanım yanınızdayız" yazılı pankartlarla…
    Ancak komik olan resimdeki çarşaflıların erkek kalıplı olması. Dikkatli bakıldığın çarşaf giymiş erkek olduğu her hallerinden belli olan bu kişiler, milleti birbirine düşürme derdinde.
    Bunun benzeri oyunlar 28 Şubat darbesi öncesi de yaşanmıştı.
#04.06.2013 07:45 0 0 0
  • ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, Amerikan vatandaşlarına Türkiye için seyahat uyarısında bulundu.

    ABD Dışışleri Bakanlığı’nın internet sitesinde yayınlanan “bilgilendirme metninde”, Türkiye çapında yaşanan olaylar özetleniyor ve “Türkiye’de seyahat edenler veya bu ülkede yaşayanlar olası şiddet olaylarına karşı tetikte olmalıdır. ABD vatandaşlarına gösterilerden ve büyük mitinglerden uzak durmalarını tavsiye ediyoruz. Barışçıl amaçlı gösteriler bile çatışmaya ve şiddet olaylarına dönüşebilir” dendi.

    KAYNAK

    Anlaşılan o ki ABD,Ülkemize çok sayıda CİA ajanlarını sokacak...

    DEVLETİMİZ,HÜKÜMETİMİZ ASKER, POLİS VE VATANDAŞLARIMIZ TEYAKKUZDA KALSIN.AMAN BUNLARIN TEZGAHLARININ OYUNUNA GELMESİN.ORTALIK ZATEN İYİCE GERİLMEYE BAŞLADI.FIRSATI FIRSAT BİLEN SİYONİST KÖPEKLERİ BU ÜLKEYİ KAOSA DÖNDÜRMEYE ÇALIŞACAKLARDIR.SAKIN OLA Kİ PROVAKATÖRLERE GEÇİT VERMEYİN.SANAL ALEMDE BİR ÇOK YALAN HABERLERE RASTLADIM.HİÇBİR ŞEY GERÇEĞİ YANSITMIYOR.DÜN GECE TERÖRİSTLER BAĞLI BULUNDUĞUM SOKAKLARDA VE CADDELERDE "HÜKÜMET İSTİFA, TAYYİP İSTİFA,YAŞASIN HAKLI DİRENİŞİMİZ" DİYE NARA ATARAK GRUPLAR HALİNDE ÇEKİP GİTTİLER.
#04.06.2013 07:41 0 0 0
#03.06.2013 10:18 0 0 0
  • @gamLı adlı üyeden alıntı:
    Allahümme es'sabırîn...
    Kardeşim..LAFI ÇEVİRME.....Madem açtın bir konu...Adam gibi arkasında dur...
    Biz kötülerden kötülük edenlerden falan bahsetmiyoruz...

    “Peygamberimiz başka dinden olanlara karşı da hoşgörülüydü. Onların inançlarına, dinlerine, örf ve âdetlerine her zaman saygı gösterirdi. Çevresinde yaşayan başka din mensuplarıyla iyi ilişkiler içinde olurdu. Onlarla görüşüp konuşur, sıkıntıları olduğunda yardım ederdi. Çevresindekilere de böyle davranmalarını öğütlerdi.” (Sahife: 19)



    Hazreti PEYGAMBER in hayatından bahseden bir kitap var..Ve bu kitapta yukardaki bilgiler bulunuyor..
    Sonra ALİ EREN bu bilgileri kendi yazısına alıntı yapıyor ve
    Değerli okuyucu, verilen bu bilgilerin tamamı yanlış. Ancak, kitap sadece bu yanlış bilgi vermekle kalmıyor, bir de çocuklarımızı bu yanlışları işlemeye teşvik ediyor.
    şeklinde bir değerlendirmede bulunuyor...
    hemde "tamamıyla yanlış"bilgiler olduğunu söylüyor...

    Sonra ben sana bir kaç kelimelik bir cevap yazınca ,SEN ;bu kez bir başka mesajında

    "Sıkıntıya düşen gayri müslimlere yardımcı olmanın ""Dinin EMRİ "olduğunu bildiren bir cevap yazıyorsun...Hem öyleki; sıkıntıda olsunlar yada olmasınlar , onlarla çok iyi ilişkilerde bulunmanın Faziletlerinden bahsediyorsun....Hediyeleşmek vs...halbu ki ,ALİ eren bunun tamamıyla yanlış olduğunu söylüyor..tam bir reddetme durumu var

    Hükümete laf söyleyecem laf sokacam diye dört dönüyorsun...Ne zaman ki biri çıkıpta yanlışta olduğunu ortaya serince ;başlıyorsun LAFI ÇEVİRMEYE...

    ÇEVİRME..

    Türkçe yazıyorum.... anlamıyormusun arkadaşım...
    Sıkıntıda olan gayri müslime yardımcı olmak Dinin emrimi değilmi
    Ali eren "bu tamamıyla yanlış bir bilgidir" diyor..
    Ortada bir yalancı var...Hem bu yalan sıradan bir yalan değil....
    Şimdi ALİ EREN yada "bu dinin emridir" diyen hakkındaki HÜKMÜNÜ VER...

    Hadi.. Adaleti sağlamakta elin titremesin...



    .
    Orijinali Göster...
    Allahümme es'sabırîn...
    Kardeşim..LAFI ÇEVİRME.....Madem açtın bir konu...Adam gibi arkasında dur...
    Biz kötülerden kötülük edenlerden falan bahsetmiyoruz...



    Hazreti PEYGAMBER in hayatından bahseden bir kitap var..Ve bu kitapta yukardaki bilgiler bulunuyor..
    Sonra ALİ EREN bu bilgileri kendi yazısına alıntı yapıyor ve

    şeklinde bir değerlendirmede bulunuyor...
    hemde "tamamıyla yanlış"bilgiler olduğunu söylüyor...

    Sonra ben sana bir kaç kelimelik bir cevap yazınca ,SEN ;bu kez bir başka mesajında

    "Sıkıntıya düşen gayri müslimlere yardımcı olmanın "olduğunu bildiren bir cevap yazıyorsun...Hem öyleki; sıkıntıda olsunlar yada olmasınlar , onlarla çok iyi ilişkilerde bulunmanın Faziletlerinden bahsediyorsun....Hediyeleşmek vs...halbu ki ,ALİ eren bunun tamamıyla yanlış olduğunu söylüyor..tam bir reddetme durumu var

    Hükümete laf söyleyecem laf sokacam diye dört dönüyorsun...Ne zaman ki biri çıkıpta yanlışta olduğunu ortaya serince ;başlıyorsun LAFI ÇEVİRMEYE...

    ÇEVİRME..

    Türkçe yazıyorum.... anlamıyormusun arkadaşım...
    Sıkıntıda olan gayri müslime yardımcı olmak Dinin emrimi değilmi
    Ali eren "bu tamamıyla yanlış bir bilgidir" diyor..
    Ortada bir yalancı var...Hem bu yalan sıradan bir yalan değil....
    Şimdi ALİ EREN yada "bu dinin emridir" diyen hakkındaki HÜKMÜNÜ VER...

    Hadi.. Adaleti sağlamakta elin titremesin...



    .

    Son olarak net bir şekilde yazıyorum.

    BİZ HÜKÜMETE DİL UZATMIYORUZ.SİYASET YAPMAK İSTİYORSAN BÜTÜN AÇIKLARINI DA ANLATIRIZ SİZE!..LAKİN ORTALIK GERİLMESİN DİYE BEN ÇOK SABREDİYORUM.

    BÖYLE KİTAPTA Kİ BİLGİLERLE DİNDAR NESİL YETİŞMEZ.BU TAHRİMEN MEKRUHTUR.ALİ EREN HOCA İCTİHAD YAPMIŞTIR.FAKAT GAYRİ MÜSLİMLERE FAZLA YÜZ VERİLMESİN DİYE YUKARIDA Kİ BEYANATI VERMİŞTİR.ONUN MAKSADI ÇOCUKLARIN GAVURLARA SEVGİ BESLEMESİN DİYE REDDİYE YAZMIŞTIR.ALİ EREN HOCA KISMEN HAKLIDIR LAKİN BENDE ONUN İCTİHADINA KISMEN KATILMIYORUM.ŞUNU DA SANA HATIRLATMAK İSTERİM GAVURLARA KALPTEN SEVGİ BESLEMEK İMANI GÖTÜRÜR.ONLARA SADECE ADALETLİ VE İYİ DAVRANMAK LAZIMDIR.GAVURLARA OLAN SEVGİ MÜSLÜMANLARA KARŞI BİR SOĞUKLUK HİSSİ DOĞURUR.ŞEYTAN BU YÖNDE ONLARA KARŞI SEVGİYİ MÜBAH GÖSTERİR.BU NEDENLE İTİYADLI DAVRANMAK LAZIMDIR.HZ.PEYGAMBERİMİZ ALEYHİSSELAM'IN HOŞGÖRÜSÜ BİR YERE KADAR İDİ.GAVURLARLA İÇLİ DIŞLI DA DEĞİLDİ.SADECE ONLARIN HAKLARINA TECAVÜZ EDİLMESİN İSTİYORDU.BEN DE DİYORUM Kİ:

    GAYRİ MÜSLİMLERE İÇTEN BAĞLILIK ASLA DOĞRU DEĞİLDİR.ONLARLA HER ZAMAN OTURUP KALKMAK FISK-I FÜCURU MEYDANA GETİRİR.YANİ İSTER İSTEMEZ ONLARIN PİS ADETLERİ BİZE DE BULAŞIR.BU YÜZDEN, ONLARLA FAZLA AHBAP ÇAVUŞ MİSALİ DAVRANMAMALIDIR.GAVURLARDAN KİMLER İSLAM'A VE MÜSLÜMANLARA DİL UZATIR VE ZARAR VERİRLERSE ASLA ONLARA BAŞKA İYİLİK EDİLMEZ.GEREKEN MÜNASEBETLER KESİLİR.GEREKİRSE ONLARA KARŞI SAVAŞ AÇILIR.ÇÜNKÜ ALLAH ONLARA LANET ETMİŞTİR.LANET EDİLEN BİR KAVMİ SEVMEK KÜFÜRDÜR.

    ALİ EREN HOCANIN MAKSADI, ÇOCUKLARA GAVUR SEVGİSİ VERİLMEMESİNDEN YANADIR.O DA HAKLIDIR.ÖNEMLİ OLAN, MÜSLÜMANLAR VARKEN GAVURLARA SEVGİ BESLEMEK HARAMDIR.BANA GÖRE SENİN KALBİNDE BİRAZ GAVUR SEVGİSİ VAR Kİ BİR YERLERDEN TAVİZ KOPARMAK İSTİYORSUN.BELKİDE GAYRİ MÜSLİM KOMŞUN VARDIR DA.HER HALDE ONU DÜŞÜNMÜŞSÜNDÜR.HEM SONRA SEN NİYE GOCUNUYORSUN Kİ?BIRAKIN GAVURLARA SEVGİ BESLEMEYİ YAHU...

    Sakın ha gavur aşıklısı olma, yoksa facirlerden olursun.Onlara iyilik et, onlara adaletli davran, işte Allah'ın emri budur.Saplantıda kalma ve kafaya takma böyl şeyleri yoksa ruhen rahatsızlığın başlar.. Müslümanların dinde kardeş olduğunu da unutma!.gavurlar bizim din kardeşimiz de değildir.Onlara karşı kalben meyletmek seni helaka götürür,bunu da unutma!.Ben de sana şimdi soruyorum:Gavurlara karşı kalbinde sevgin varsa sen de bana mırın kırın etmeyeceksin tamam mı?

    Evet, şimdi sana hiç mırın kırın yapmadan adaletli bir şekilde tarafsız olarak herşeyi izah ettim.Başka bir sorun var mı?
#03.06.2013 10:00 0 0 0
  • Bizler melek boyutunda yaşamıyoruz, o merhaleleri çoktan aştık, bizler insan olmaya çalışıyoruz. Dolayısı ile salt "iyi" olmaya gelmedik dünyaya. Bu sözlerim lütfen yanlış anlaşılmasın, kötülük yapın demiyorum, ancak salt "iyi" olmaya çalışırsanız kurt sürüsü içine düşmüş bir kuzu gibi olursunuz ve parçalanmanız pek fazla vakit almaz. Eğer kurtların arasında dolaşmak zorundaysanız üzerinize kurdun postunu arada sırada giymek zorundasınız. Yoksa kurtları ehlileştirip kuzu yapma şansınız yok. "iyilikten maraz doğar" atasözü tam da bu tür durumlar için söylenmiştir. Neden biliyor musunuz? iyilik yaptığınız kişi nefsine uyabilir de ondan. Nefsine uyan kişi, özellikle emmare nefs te ise (yani nefsin en alt tabakasında bulunuyorsa) o kişi bir hayvandır, insan değildir o an!. Dolayısı ile insanca lisanı anlamayacaktır.

    Kötülük yapan bir insana bazen dersini vermek zorunda kalırsınız.

    Kimsenin nefsine zebun olmamanız dileğiyle...

    Hayırlı geceler...
#03.06.2013 02:07 0 0 0
  • @gamLı adlı üyeden alıntı:
    arkadaşım şu yukardaki yazdıklarına zerrece itirazım yok!

    Benim anlayamadığım şu sadece
    Bir paragrafta " Sıkıntıya düşmüş gayri müslime yardımcı olmak dinimizin emridir" sözünü paylaşıyorsun..
    Diğerinde ALİ EREN "verilen bu bilgiler tamamıyla yanlıştır " diyor...

    Ya kardeşim ..burada birisi YALAN söylüyor ..
    Kim BU YALANCI...
    ALİ ERENMİ?
    Yoksa" Bu dinin emridir" diyen mi?

    Bana bunların hangisinin doğru olduğunu söyleyemeyecekmisin..

    HALBUKİ Bunların iksinide sen paylaştın..
    Hangisi doğru ,hangisi yanlış..

    Ortada bir YALAN SÖYLEYEN VAR..

    KİM BU YALANCI ?

    Açıklasana kardeşim..

    Bu kadar zor bir sorumu bu
    Orijinali Göster...


    Bak kardeşim sen yine takıldın gittin bu mevzuya.Yahu gayri müslimlere iyi davranmak onlarla hediyeleşmek, gerektiğinde yardım için nakit parası ödünç vermek gibi, iyi örnek alınması gereken bir davranış olup bu istisnadır.Ancak her zaman onlara iyi davranmak anlamına gelmez.Burada her iki yönde ictihad yapılmış.Meseleyi bu pencereden bakmak lazım.Mesajımda çelişki yok.Anlayasınız diye size izah etmeye çalışıyorum.

    Aşağıda ki menkıbe buna örnektir.Dikkatle okuyunuz lütfen... (Alıntıdır)

    Birgün ashab Peygamberimiz (s.a.v)'den
    Hz. Ali' (r.a)yi niçin çok sevdigini sordu.
    Hz Peygamber o anda mecliste bulunmayan
    Hz. Ali'yi çagirmaya adam gönderdi ve orada bulananlara sordu:

    - Birisine iyilik etseniz, o da size kötülük etse ne yapardiniz?
    Cevap verdiler:

    - Yine iyilik ederiz.

    - Yine kötülük yapsa?

    - Biz yine iyilik ederiz?

    - Yine kötülük yapsa?

    Ashab cevab vermedi, baslarini öne egdiler.
    Bunun anlami kötülüge kötülükle mukabele etmesek
    bile iyilik yapmaya devam etmeyiz, demekti.

    Bu sirada Hz. Ali (r.a) o meclise geldi. Rasulullah Hz. Ali'ye sordu:

    - Ya Ali, iyilik ettigin biri sana kötülük etse ne yapardin?

    - Yine iyilik ederdim.

    - Yine kötülük yapsa?

    - Yine iyilik yapardim.

    Hz. Peygamber soruyu tam yedi defa tekrarladi.
    Hz. Ali (r.a)yedi defasinda da "yine iyilik ederdim" diye cevap verdi.
    Ashab,

    - Ya Rasulullah (Sallallahu aleyhi vessellem), Ali'yi çok sevmenizin sebebini simdi anladik, dediler.

    Kaynak: Ashab-i Kiram-Menkibeler

    EVET,BU MENKIBEDEN ALINACAK DERS ŞUDUR:

    Hz. Ali (r.a) 'nin şu sözüne de dikkat etmemiz lazımdır.

    "Başkalarını kötü edecek kadar iyilik yapmaya hakkınız yoktur..."

    Bu sözün anlamında, "başkalarının nefsine zebun olmamak" gizlidir. Eğer karşınızdaki kişi size nefsine uyarak kötülük yapıyorsa, siz onun yaptığı kötülüğü maruz göremezsiniz, eğer görürseniz onun zararına çalışmışsınızdır. Karşınızdaki insanın nefsine boyun eğmemelisiniz. Örneğin 2 kere cüzdanınızdan para çalmış bir arkadaşınıza bu hareketini 3. kez tekrarlamasına izin verirseniz siz o arkadaşınıza zulmetmiş olursunuz.

    Bütün hadise, aslında olayın özü, salt iyi olmak değil, aradaki dengeyi bulabilmektir. Peygamberimiz, bu sebepten dolayı müminleri ve irşadını yok etmeye çalışan, türlü zalimlikler yapan müşriklere karşı savaşmak zorunda kalmış ve onları yenmiştir. Bugün O'nu ve Hz.Ali'nin ve nicelerinin adını biliyor, Kuran'ı okuyabiliyorsak, biz bütün bunları Bedir savaşında kötülüğe karşı yürek, bilek, iman ve kılıçları ile savaşan o 313 kişiye borçluyuz. Yukarıdaki menkibe'de salt iyilik yapan olarak anlatılan hz. Ali(r.a)'nin zülfikar isimli kılıcı acaba kaç kelleyi gövdesinden ayırdı? Kaç kolu gövdesinden kesti? Kaç müşrike saplanıp vücudunun içini dışına çıkardı? Demek ki kötülük karşısında her zaman iyilik yapamayız. Bazen kötülüğü, iyilikle değil kaba kuvvetle dengelemek zorundayız demek ki... Buna mecbur kalabiliriz çünkü... Tıpkı o 313 yiğit kişinin yaptığı gibi.

    Hz. İsa'ya isnat edilen, "birisi sana tokat vurursa öbür yanağını da çevir, ona da vursun..." sözü, geçerli ve doğru bir söz değildir. Sana tokat vuran birine yüzünü çevirirsen, muhtemelen öbür yanağına da bir tokat yersin. Çünkü karşında nefs vardır, karşındaki sana nefsiyle hareket etmiştir. Onu o an için durduracak bir hareket yapmak zorundasın. Hiçbirşey bilmiyorsan sana vuran elini tut. Eğer Hz.isa gibi davranmak istiyorsak çok sabırlı olmak lazımdır ki bunun adına biz "tasavvufi ahlak" diyoruz.Bu zor azmedilen amellerindendir.Yoksa gelen gidenin şamar oğlanı olması muhtemeldir.Bu işler öyle kolay değildir.
#03.06.2013 02:00 0 0 0
  • @gamLı adlı üyeden alıntı:
    ......sıkıntıları olduğunda yardım ederdi. Çevresindekilere de böyle davranmalarını öğütlerdi.” (Sahife: 19)

    Değerli okuyucu, verilen bu bilgilerin tamamı yanlış. Ancak, kitap sadece bu yanlış bilgi vermekle kalmıyor, bir de çocuklarımızı bu yanlışları işlemeye teşvik ediyor. Diyor ki:



    hiçbir zarar vermeyen gayri müslime de merhamet etmelidir.Sıkıntılı zamanında onlara da yardım etmek dinimizin emridir.

    Herhalde bu kez daha anlaşılır oldu ...şimdi paylaştığın ilk mesajı yada ondan sonrakileri silmen gerektiğini söylediğimde,ne demek istediğimi anladınmı arkadaşım...

    Çünkü biri diğerine REDDİYE olmuş..Hangisi dinin emri
    Hangisi doğru ,hangisi yanlış bunların

    Arkadaşım bana laf anlatmak zor olabilir..SEN KENDİNE ANLAT ÖNCE ŞU YUKARDAKİ TEZATLIKTAN KURTULMANIN YOLUNU...
    Çünkü her ikisinide sen paylaştın
    Orijinali Göster...
    Herhalde bu kez daha anlaşılır oldu ...şimdi paylaştığın ilk mesajı yada ondan sonrakileri silmen gerektiğini söylediğimde,ne demek istediğimi anladınmı arkadaşım...

    Çünkü biri diğerine REDDİYE olmuş..Hangisi dinin emri
    Hangisi doğru ,hangisi yanlış bunların

    Son olarak, sana arzedeceğim bir şey var ki onu bari anla!.Dini mevzular konusunda gavurlarla her zaman yumuşak davranmak doğru değildir.Eğer onlar Allah ve resulü hakkında ileri geri konuştuklarında da mı yumuşak davranmamız lazımdır?.Nedir bu ki, gavura karşı lüzümsuz olarak yumuşaklık göstermek mecburiyetinde miyiz ?.Bir müslüman gavura kendisini sevdirmeye kalkarsa mutlaka dindentaviz vereceği muhakkaktır.Çünkü onlar her zamn dinimizden taviz koparmak isterler ki kendilerine benzetmeye çalışırlar.Böyle durum söz konusu olunca da farkında olmadan o müslüman helaka doğru sürüklenmiş olur.Müslüman, gavurların karşısında vakur olmalı ve asla dinden taviz vermemelidir.Şayet taviz vermeden onlara güleryüz gösterirse belki onları İslam'a dönmeye sebep olabilir bu da en büyük başarıdır.Keşke başarabilse bunları?Şunu da unutmayınız ki gavurların kalplerinde müslümanlara karşı ,her ne kadar gizleselerde içinde ki kini bitmeyecektir.Zira onların dinine dönmedikçe...Bunun isbatı da aşağıda ki ayettir.

    “Onların dinine dönmedikçe yahudi ve hıristiyanlar asla senden razı olmaz.” (Bakara Suresi- 120)

    Dinlerine dönmedikçe, onlar gibi olmadıkça sizden razı olmazlar hatta dinlerine de dönseniz yine şüpheyle bakarlar. “Acaba bunlar niye böyle ki? Cidden mi bizim dinimize döndü? Yoksa bir ajan olarak mı döndü?” diye yine de şüphe ederler. Öyleyse müslümana yakışır tavır alalım. Müslümana yakışır davranalım. Müslümana yakışır yaşayalım. Dinimizden, tarihimizden, örfümüzden, âdetimizden tavizler vererek kâfirlere yaranmayalım. İslam düşmanlarına yaranmaya kalkmayalım. Yaranamazsınız, yaranamazsınız...
    Kimi dost edineceğimizi, kimi düşman edineceğimizi bilelim. Üç günlük dünyaya aldanıp da ahiretimizi mahvetmeyelim. Oradaki pişmanlık işe yaramıyor. Ancak burada pişman olursak, tevbe ve istiğfar edersek o zaman tevbemiz, istiğfarımız işe yarıyor. Kâfirleri, münafıkları, İslam düşmanlarını değil, Allah’ı razı etmeye çalışalım. Çünkü onlar asla razı olmazlar. Ta ki onların dinine dönmedikçe.

    Onlara aldanmamak için Allahu Teala bizi uyarıyor.

    Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki dayanmış keresteler gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin! Nasıl olup da döndürülüyorlar?(Münafikun Suresi- 4)

    Evet, onların erkekleri ve kadınları güzel, hoş, yakışıklı, çekici tatlı dilli de olabilir.Aman dikkat!. Suret-i Rahman'dan görülüp şeytani yaklaşımlarını sezelim ve onlara karşı itiyatlı davranalım.Senli -benli olmayalım.Aile sırlarımızı da asla onlara ifşa etmeyelim diyorum.Şimdilik diyeceklerim bu kadardır...
#03.06.2013 01:28 0 0 0