Raki devrilmis masalarda yoklugun
Veya benden önce kalkip gitmisligin
Gece boyu dolandigim barlarda
Sarhoslara tekrarladigim adin
Balikçi kahvesinde, çorbacida, kenarlarda
Bir zamanlar, birbirine bitisik iki çiftlikte yasayan iki erkek kardes vardi. Günlerden birgün bu iki kardes arasinda bir anlasmazlik basgösterdi. Iki kardes arasinda o zamana degin ilk kez görülen bu anlasmazlik, giderek büyüdü ve kardesler arasinda ayriliga neden oldu. Iki kardes, birbirlerine yalnizca küsmekle kalmadilar, yillardir ortaklasa kullandiklari tarim makinelerine degin sahip olduklari tüm araç gereçlerini ve mal varliklarini da ayirdilar. Küçük bir yanlis anlama sonucu baslayan anlasmazligi izleyen ayrilik, giderek büyüyen bir uçuruma dönüstü ve en sonunda yerini, karsilikli kullanilan hos olmayan sözlere birakti. Bunun arkasindan da beklenenler oldu ve kardesler
arasinda önce siddetli bir kavga, sonra da ürkütücü bir sessizlik yasanmaya basladi.
Bir sabah, bu iki kardesten büyügünün kapisina bir usta geldi. Elinde büyük bir marangoz çantasi vardi. Evsahibinden geçici bir is istedi:
“Yapilacak ufak tefek bir isiniz varsa, size yardimci olmak isterim” dedi. “Elimden hemen her is gelir. Birkaç gün çalisirim, isi bitiririm.”
Büyük kardesin aklina o an bir “is” geldi.
“Evet, sana göre bir isim var” dedi ve küçük kardesinin çiftligini isaret etti:
“Su derenin karisisindaki çiftlik, komsumundur. Daha dogrusu, benim küçük kardesime aittir o çiftlik. Geçen haftaya dek benim çiftligimle onun çiftligi arasinda bir otlak vardi. Sonra o, buldozeriyle oraya irmak bendi yapti ve simdi aramizda, otlak yerine, çiftliklerimizi birbirinden ayiran bir dere var.”
Is isteyen adam, büyük kardesin söylediklerini dikkatle dinledikten sonra sordu:
“Benden ne yapmami istiyorsunuz?” dedi.
Büyük kardes önce kuskusunu, sonra da kararini açikladi:
“Kardesim bunu, bana aci vermek için yapmiş olabilir” dedi. “Fakat simdi ben, onun yaptigindan daha büyük bir sey yapacagim.”
Bunlari söyledikten sonra adami aldi, ahirlarin oldugu yere götürdü ve duvarin dibinde yigili duran kütükleri gösterdi:
“Senden, bu kütükleri kullanarak, iki çiftlik arasinda üç metre yükseklikte bir çit yapmani istiyorum” dedi. “Kaç gün çalisirsan çalis, nasil yaparsan yap ama bana öyle bir çit yap ki, gözlerim kardesimin çiftligini artik görmek zorunda kalmasin.”
Is arayan usta, basini salladi:
“Sanirim durumu anladim, efendim” dedi. “Simdi bana çivilerin, kazma küregin yerini gösterin ki hemen isime baslayayim.”
Büyük kardes ustaya kazma, küregin ve çivilerin oldugu yeri gösterdikten sonra, alisveris yapmak için kasabaya gitti.
Usta ise, tüm gün boyunca ölçerek, keserek, çivileyerek
SIKI bir biçimde çalismaya koyuldu.
Aksam günes batarken o isini bitirmis, çiftlik sahibi büyük kardes ise alisverisini tamamlamıs, kasabadan dönüyordu. Çiftlige gelir gelmez ustanin yaptiklarina bakti ve saskinliktan gözleri, yuvalarindan firlayacakmis gibi açildi. Karsisinda, yapilmasini istedigi çit yoktu ama, derenin bir yakasindan öteki yakasina uzanan görkemli bir köprü vardi.
Biri kendi çiftliginin topragina, öteki küçük kardesinin çiftliginin topragına oturtulmus saglam iki ayak üzerinde, yanlarindaki korkuluklarina varincaya dek tüm ayrintilariyla yapilmis ve tam anlamiyla “usta isi” denilecek kusursuzlukta bir köprü uzaniyordu.
Büyük kardes, hâlâ geçmeyen saskinligiyla bu köprüyü seyrederken, karsidan birinin geldigini gördü. Dikkatle baktiginda gelen kisinin, komsusu, yani küçük kardesi oldugunu anladi.
Kardesi, kollarini iki yana açmis olarak köprünün karsi ucundan kendisine dogru yürüyordu.
“Benim sana karsi yaptigim bunca haksizliga ve söyledigim bunca kötü sözlere karsin sen, bu köprüyü yaptirarak ne denli iyi ve ne denli büyük bir insan oldugunu gösterdin” dedi agabeyine. “Simdi bir büyüklük daha yap ve sen de kollarini açarak bana gel...”
Köprünün iki ucundan ortaya dogru yürüyen kardesler, köprünün ortasinda bir araya geldiler ve özlemle kucaklastilar.
Büyük kardes bir ara arkasina baktiginda, çantasini toplayip, oradan ayrilmakta olan ustayi gördü.
“Gitme, dur, bekle” diye seslendi ona. “Sana yaptiracagim birkaç is daha var, çiftligimde...”
Usta gülümsedi:
“Ben buradaki isimi tamamladim, gitmem gerek” dedi ve ekledi:
Tamamen Gerçek Hayattan Alinti Bu Ask Hikayesini Okurken Çok Duygulanacak Hüzünlenecek ve Bu Hikaye'nin Etkisinde Kalacak ve Bu Etkiyi Üzerinizden Bir Kaç Gün Boyunca Atamayacaksiniz. Hiyakenin Konusu Bir Gençin Sonu Ölümle Biten Çoçukluk Sevdasini Anlatiyor...
BIZIMKISI BIR ASK HIKAYESI
Sizin için ne derece önemi var bunu bilmiyorum ama ben bu satirlari yazarken gözümden damlalar akiyor klavye üzerine. Erkekler ağlamaz lafi bana göre değil. Ağlamaktan hiç utanmadim,duygularim,acilarim beni boğduğu zaman hep ağladim.Yine ağliyorum... Sizleri tanimiyorum ama sizlerle paylasmak istiyorum.Lütfen;bu satirlara bir seven olarak sahip çikin ve lütfen yazili satirlar olarak geçmeyin. Okudukça yeryüzünde insanlar neleri yasarmis diyeceksiniz buna eminim. Bir memur ailenin en küçük çocuğu olarak babamin tayininin çiktiği bir köye tasindik.Huzursuzdum,okulumu bir köy okulunda okumaktansa ,sehirde medenice okumak istiyordum.kaydimi yaptirdi babam okula.0lkokul 4. siniftan basladim köy okuluna.Beni bir sinifa verdiler.Öğretmen köyde yabanci olduğumu biliyordu ve hangi siraya oturmak istiyorsan otur dedi bana.Bir kizin yani bostu sadece oraya oturdum.Hayatimi adadiğim,gidisiyle beni bitiren insanla ilk o zaman tanistim.0smi Altinay idi.Çocuk yasimda bile onun güzelliği beni çok etkilemisti.Masmavi gözleri,gamze yanaklari ile arada bir bana dönüp gülüsü,yanlis yazdiğim notlarimda kendi silgisiyle defterimdeki hatayi silmesi beni o minik yasimda ona bağladi.O dönemlerde çocukça bir arkadaslikti. Zaman ilerledikçe onsuz tek saniye geçiremiyordum.ya ben onlara gidip ders çalisiyor, yada o bize geliyordu.Mükemmel bir paylasimciydi.Yüreğini,sevgisini,dostluğunu daha o yasta vermisti bana.0lkokulu birlikte okuduk ve ayni sirada bitirdik.Hep onunla hep ona biraz daha alisarak. Ortaokula geçtiğimizde ailelerimize rica ettik ve bizi ayni okula yazdirdilar, hatta ayni sinifa,hatta ayni siraya oturmamiz için babalarimiz öğretmenlere adeta yalvardilar.Basarmistik. Yine ayni siradaydik.Geride kalan ilkokul dönemindeki iki yilda anladim ki onsuz hayat bana huzur vermiyordu.Yasimiz olgunlastikça o beni,ben onu daha çok seviyordum.Çocukça baslayan arkadasliğimiz sevgiye aska dönüsmüstü ortaokul yillarimiz bitmek üzereyken.^ehir merkezinde.Ailelerimiz liseye geçtiğimiz sirada ortak bir karar aldilar.Buna göre tek ev kiralayacak ikimiz ayni evde kalacaktik.Annem de bizimle kalacakti.Allah'im o karar bize iletildiğinde dakikalarca sarmas dolas kutlamistik bunu.Ona a$ık olmustum.Ayni duygulari o da paylasiyordu ve bunu fark eden ailelerimiz okul bittiğinde evlendirelim diye karar almislardi bile.Ona tapiyordum artik.Hasa Allah'a sirk kosar gibi günah islercesine seviyordum.0lk elini tuttuğumda sakin bir daha birakma demistim. Yanaklari kizarmisti,utanmis ve basini önüne ! eğmis,gülümsemis ve elimi sıkı sıkı kavramisti.Artik her gün elele tutusup okula gidiyor okuldan çikarken elele dolasiyor geziyor öyle gidiyorduk evimize.Arada bir elleri terler ve her terleyiste elini elimden kurulamak için çekerdi.Bunu her yaptiğinda kizar elimi birakma diye azarlardim,hep tamam tamam diyerek gülümser ve hizla elini avucuma sokustururdu. Her sey harikaydi,dünya cennet gibiydi gözümüzde.Yillar akip gidiyordu mutluluk içinde.Nihayet liseyi de bitirmek üzereydik.karne dönemi gelmisti.Karnelerimizi aldik hiç kiriğimiz yoktu.Sevinçle sarildik birbirimize elimi tuttu.bunu kutlamak için bir cafeye gidip cola içerek kutlayacaktik.Okulun az ilerisinden geçen bir çakil yol vardi.Her zaman toz duman içinde olurdu.çakillarla kapliydi.O yolun benim ve ölürcesine sevdiğim insanin ayrilmasinda bu kadar rol oynayacağini bilsem hiç girer miydik o yola.Neler vermezdim o yolu yürümemek için. Eli yine elimdeydi,ansizin elini çekti,terlemisti yine eli.Sanirim dört adim atmistim.Dönüp yine azarlayacaktim.Çünkü hem elimi birakmis,hem de geride kalmisti.Dönüp baktiğimda Dünya basima yikildi.Sanki gök kubbenin altinda kaldim.yerdeydi ve yüzünden kan fiskiriyordu.ne yapacağimi bilemedim üzerine kapandim yüzüne yapismis saçlarini kaldirdiğimda hayatimi bitiren o görüntüyle karsilastim.Basi kesilmis bir tavuk gibi çirpiniyordu.Suratina bir tas parçasi biçak gibi saplanmisti ve bakmaya doyamadiğim mavi gözlerinden biri akmisti.Suratinin yarisi yoktu.Hirliyordu bana bir seyler demek istiyor kanla kapli diğer gözünü temizleyerek bana bir seyler demeye çalisiyordu.Yoldan geçen bir kamyonun tekerinin altindan firlayan bir tas suratina saplanmisti.Ölürcesine bir aski,geleceğimizi kibrit büyüklüğünde bir tas parçasinin bitireceğini bilemezdim.Donuk donuk hiç konusamadan yüzüne bakmaktan baska bir sey yapamiyordum. Ellerini tuttum kaldirdim basini göğsüme dayadi ve elimi sıkı sıkı tuttu.Akan kan ellerimize damliyordu.Yoldan geçen bir araba durmus bizi seyrediyordu,hastaneye yetistirelim dediğimde kanli olduğu için almadi ve kaçti gitti.Kimse arabaya almiyordu.çevreme bakip yardim eden demekten,ona dönüp seni seviyorum,beni birakma,dayan demekten baska bir sey yapamiyordum.0ki dakikalik bir çirpinistan sonra kucağimda öldü.Cennet olan Dünya 5 dakikada cehenneme döndü.Tam dokuz yil oldu onu yitireli.
Kendime olan güvenimi yitirdim.Artik kimseyi sevemem,kimsede beni sevemez korkusundan kurtaramiyorum kendimi.Bitkisel hayatta gibiyim.Tek elimde kalan bu net.bu net araciliğiyla sizinle paylasmak istedim.Yitiren,ya da ben yitirenle paylasmak isteyen herkese elleri terlese bile ellerimi birakmamalari sartiyla elimi uzattim.Dost,kardes,arkadas ne olursaniz olun ama elimi birakmayin.Size sesleniyorum, elimi birakmayin lütfen...
2. Dunya Savasinda 2 yahudi almanlara esir olmustur.Bunlardan biri digerine kendilerine ne yapacaklarini sorar.O da baslar anlatmaya "
2 ihtimal var ya bizi oldururler yada esir kampina yollarlar.
Oldururseler sorun yok kampa gidersek 2 ihtimal var ya kursuna diziliriz ya da gaz odasinda olduruluruz.
Kursuna dizilirsek sorun yok gaz odasina gidersek 2 ihtimal var bizden ya sabun yaparlar yada kagit.
Sabun yaparlarsa sorun yok kagit yaparsalar 2 ihtimal var ya gazete kagidi oluruz yada tuvalet kagidi.
Gazete kagidi olursak sorun yok tuvalet kagidi olursak iste o zaman boku yedik
Yalniz basina deniz yolculuguna cikan genc kiz, gemideki olaylari günlügüne kaydetmis:
10 Temmuz: Bugün yolculuk basladi. Hava cok güzel.
12 Temmuz: Kaptan cok yakisikli bir genc. Galiba o da beni begeniyor.
14 Temmuz: Sonunda onunla tanistim, birlikte yemek yedik.
15 Temmuz: Kamarasina davet etti ama kabul etmedim.
16 Temmuz: Eger kamarasina gitmezsem, gemiyi batiracagini söyledi. Ne yapsam acaba?
17 Temmuz: 1200 yolcunun hayatini kurtardim...
Hayat böyle iste...
Bu mesaj1 okumak için 2 dakikan1 harca
Bu Tantra 'y1 oku
Arkada_1m, kar1s1n1n komodininin çekmecesini açt1 ve pelür ka1da sar1l1 bir paketi ald1:
"Bu- dedi- s1radan bir paket deil, bu bir iç çama_1r1."
Paketi açt1 ve yumu_ac1k ipekle dantele bakt1.
"New York'a ilk gittiimizde alm1_t1, 8-9 y1l önce.
Hiç giymedi.
Onu özel bir güne sakl1yordu". "San1r1m bu en uygun zaman."
Yataa yakla_t1 ve iç çama_1r1n1 cenaze levaz1matç1s1na götürecei dier e_yalar1n yan1na koydu.
Kar1s1 ölmü_tü.
Bana dönüp dedi ki: "Hiç bir _eyi özel bir gün için saklama.
Ya_ad11n her gün özel bir gündür."
Hala o sözlerini hat1rlar1m: Hayatimi dei_tirdiler.
Art1k daha çok okuyor ve daha az temizlik yap1yorum.
Teras1ma ç1k1p, bahçedeki otlara ald1rmadan, manzaray1 seyrediyorum.
Ailemle ve arkada_lar1mla daha çok vakit geçiriyorum ve daha az çal1_1yorum.
Hayatin, zevk al1nmas1 gereken deneyimler bütünü olmas1 gerektiini anlad1m.
Art1k hiçbir _eyi saklam1yorum.
Kristal bardaklar1m1 her gün kullan1yorum.
Markete al1_veri_e giderken, can1m istiyorsa eer ve öyle karar verdiysem, en yeni ceketimi giyiyorum.
Art1k en iyi kokumu özel davetler için saklam1yorum, istediim an sürüyorum.
"Bir gün..." ve "Bugünlerde birinde.." cümleleri sözlüümden yava_-yava_ yok oluyor.
Eer görmeye, dinlemeye veya yapmaya deiyorsa, onu hemen _imdi görmek,
dinlemek veya yapmak istiyorum.
Arkada_1m1n karisi, hepimizin hafife ald11 'yar1n' burada olamayaca1n1 bilseydi ne yapard1 bilemiyorum.
Ailesini ve en yak1n dostlar1n1 ça1r1rd1 san1r1m.
Belki de, geçmi_teki olas1 bir kavga için özür dilemek ve bar1_mak için baz1 eski dostlar1n1 arard1.
O çok sevdii Çin yemeklerini yerdi, diye dü_ünmek istiyorum.
Saatlerimin say1l1 olduunu bilseydim, yapmad11m bu küçük _eyler beni rahats1z ederdi.
"Bir gün" nas1lsa görürüm dediim can dostlar1m1 göremediim için rahats1z olurdum. "Bugünlerde bir gün" yazmay1 dü_ündüüm bir mektubu yazmad11m için s1k1l1rd1m.
Karde_lerime ve çocuklar1ma, onlar1 ne kadar çok sevdiimi yeterince sik söyleyemediim için s1kk1n ve üzgün olurdum. ^imdi geç kalmamaya, ya_am1m1za ne_e ve kahkaha katacak bir _eyi
tehir etmemeye yada saklamamaya çal1_1yorum.
Ve her gün kendime bunun özel bir gün olduunu söylüyorum.
Her gün, her saat, her dakika özel.
Eer bu mesaj1 ald1ysan, bil ki birileri seni seviyor ve büyük bir olas1l1kla senin sevdiin birileri var.
Eer bu mesaj1 gönderemeyecek kadar younsan ve kendi kendine, "nas1lsa bir gün yollar1m" diyorsan... çok uzak... hiç ula_mayabilir.
Bu Tantra Hindistan'dan geldi.
0ster inan ister inanma, onu okumak için birkaç dakikan1 ay1r, olur mu?
0çinde, ruh için yararl1 birçok mesaj var.
Bu IYI SANS IÇIN BIR NEPAL TANTRA TOTEM'I.
Bu Totem Tantra sana "iyi _ans" için gönderildi.
Dünyay1 10 kez dola_t1.
YA^AM 0Ç0N ÖNER0LER:
- Kepekli prinçten çok ye.
- 0nsanlara beklediklerinden daha çok _ey ver ve bunu zevk alarak yap.
- En sevdiin _iiri ezberle.
- Dinlediin her _eye inanma, sahip olduun her _eyi harcama ve istediin kadar uyuma.
- "Seni seviyorum" dediinde, cidden söyle.
- Üzgünüm dediinde, o ki_inin gözlerinin içine bak.
- Evlenmeden önce en az 6 ay ni_anl1 kal.
- 0lk bak1_ta a_ka inan.
- Ba_kalar1n1n dü_leriyle asla alay etme.
- Tutkuyla ve derinden sev. Sonradan yara alabilirsin belki, ama hayati komple ya_aman1n tek yolu budur.
- Anla_mazl1k durumlar1nda, dürüst ol.
- Kimseyi k1rma, hakaret etme.
- 0nsanlar1 akrabalar1na göre yarg1lama.
- Yava_ konu_, ama h1zl1 dü_ün.
- Biri sana, yan1t vermek istemediin bir soru yöneltirse, gülümse ve en büyük a_k1n ve en büyük ba_ar1lar1n daha büyük riskleri olduunu hat1rla.
- Anneni ara.
- Biri hap_1rd11nda, "çok yasa" de.
- Kaybettiinde, ders al.
- 3 "S"yi unutma: Kendine Sayg1; ba_kalar1na Sayg1; her _eyde Sorumluluk.
- Küçük bir anla_mazl11n büyük bir arkada_l11 bozmas1na izin verme.
- Hata yapt11n1 fark ettiin de, onu hemen düzelt.
- Telefona cevap verirken gülümse. Seni arayan ki_i bunun sesinden anlayacakt1r.
- Konu_maktan, sohbetten ho_lanan bir kad1n/erkekle evlen.
Ya_land11n1zda, konumsa yeteneiniz her _eyden daha önemli olacak.
- Biraz yaln1z kal.
- Dei_ikliklere kucak aç, ama deerlerini yitirme.
- Suskunluun, bazen, en iyi yan1t olduunu unutma.
- Daha çok kitap oku, daha az televizyon seyret.
- 0yi ve sayg1n bir hayat sür. 0lerde, ya_land11nda ve geçmi_i hat1rlad11nda, bir kez daha nas1l zevk
ald11n1 göreceksin.
- Allah'a güven ama araban1 kilitle.
- Evde sevgi dolu bir atmosfer önemlidir. Huzurlu ve uyumlu bir ortam yaratmak için elinden geleni yap.
- Sevdiklerinle anla_mazl1a dü_tüünde, o anki duruma önem ver.
- Geçmi_te çok ya_ama.
- Sat1rlar aras1n1 oku.
- Bildiklerini payla_. Ölümsüzlüü elde etmenin bir yoludur.
- Gezegenimize kar_1 nazik ol.
- Dua et. Duada, ölçülemeyecek bir güç sakl1d1r.
- Sana sevgi gösterisinde bulunan birini engelleme.
- Ba_kalar1n1n isine burnunu sokma.
- Onu öperken gözlerini kapatmayan bir kad1n/erkee güvenme.
- Y1lda bir kez hiç gitmediin bir yere git.
- Çok para kazan1yorsan eer, hayattayken, ba_kalar1na yardim et. Bu, _ans1n sana verebilecein en büyük
tatmindir.
- Unutma, istediklerini elde edememek, bazen büyük bir _anst1r.
- Bütün kurallar1 ören, sonra baz1lar1na uyma.
- 0ki insan aras1ndaki a_k1n birbirine duyduklar1 gereksinimden daha büyük olduu ili_kinin en iyi ili_ki
olduunu unutma.
- Ba_ar1n1, onu elde etmek için vazgeçmek zorunda kald11n _eylere balant1l1 olarak deerlendir.
bir sir-cocuksun, yalnizca ask acik sende,
ne sen kaliyorsun ne o, asktan baska
biri yok, gel, ask istedigi icin varsin,
Ne onu kurtariyorsun ne kendini, asktan baska
biri yok, git, ask istedigi icin yoksun
ayriliktan degil, tasidigi safliktan konusursun;
Ayrilik sana donmektir, yeniden bana
Ruhumuz opusur ya, baskasindayken agzimiz,
Govde gozaltindadir, oysa ruhumuz sereserpe
Seni senden beni benden bagislar birbirimize
Bir sir cocuksun, askla aciyorsun kullandigin her seyi
Burda degilsin, coktan cekilmissin ve seninle
gitmis senin olan, her zamankinden coksun bu evde,
cunku ask hepimizden caliskandir, ben duruyorum
Vefa ask lisesindeki ceza nobetine
Bu karanlikta daha iyi goruyorum seni
Ayni tunelden geciyorsun geliste ve gidiste
Kavusmaya, ayriliga ayni yolu kullaniyorsun,
beni buyuten asktan soz ediyorum, yolculuga ovgu,
bir sir cocuksun, bastan cikarir gibi aciga cikardin beni,
ayrilik mi; beni aska terkettigin icin seviyorum seni!
Süleyman kara b1y1kl1 bir isçidir
Ve bu kara b1y1kl1 Süleyman'1n hikayesidir
is buldugu günlerde evine dik dönmekte
Ve götürdügü ekmegi yemektedir
Kar1s1 Neriman ve oglu Cevahir'le birlikte
Ne kadar zalim esse de rüzgar
Ne kadar belini bükse de ekmek paras1
Aslan gibi bir adamd1r isçi Süleyman
Onun Cevahir’i vard1r
Cevahir alt1 yas1ndad1r
Çünkü gözleri çakmak çakmakt1r
Çünkü Süleyman’a bir baska bakmaktad1r
Bir pazar sabah1
Tutar babas1 Süleyman; Cevahir'in elinden
Ve yan1nda kader yoldas1 kar1s1 Neriman
Ç1karlar gezmeye 0stanbul’u inad1na
Bir yol düsünür Süleyman
Ulan bu baht1 kapal1 kentte
Yürümek de parayla degildir elbette
Üstelik Neriman’a hanidir istedigi o naylon terlikle
Can1ndan özgü Cevahirine
Bir gazozla bir simidi alabilecek kadar
Para da vard1r cepte
Yürürler istanbul sehrinin kalbine
Önce Neriman1n naylon terligi al1n1r bir seyyardan
Sonra da begenirler simidin en hasosunu umutlar1 Cevahir’e
Anlat1r isçi baba Süleyman
is ararken ad1m ad1m ars1nlad1g1 sokaklar1
Bak Cevahir iste su Yeni Cami
Hem cami hem güvercinlerinin bakmas1 nas1lsa bedavad1r
Bak Cevahir su duman1 tütenler vapur
su ç1gl1k ç1gl1ga ag1t yakanlar mart1lard1r
Hem vapurun duman1 hem vapurun düdügü de bedavad1r
Bak Cevahir su uzakta görünen de köprüdür
Geçmesi degilse de onun da bakmas1 bedavad1r
O pazar günü
Kara b1y1kl1 isçi Süleyman
Kar1s1 can yoldas1 Neriman
Ve gözleri çakmak çakmak olan ogullar1 Cevahir
Gezerler istanbul sehrini böyle bedavadan
Ve birden mumun alevi söner
istanbul’un yalan1 biter
Nas1l olur bilinmez tak1l1r Cevahir’in gözü
Bir oyuncakç1 vitrininde
P1r1l p1r1l yanan k1rm1z1 oyuncak arabaya
Döner karab1y1kl1 dag gibi babas1 Süleyman’a
Bana su k1rm1z1 arabay1 alsana baba
Alsana be Süleyman
Can1na can parçana
Bir oyuncak araba almayacaksan eger
Yuh olsun sana
Nas1l olsa babas1 onu çok sevmektedir
isin belas1 küçük Cevahir bunu bal gibi bilmektedir
Bir vitrindeki k1rm1z1 arabaya bakar Süleyman
Bir kar1s1 Neriman’a
Sonra tak1l1r gözleri Cevahirin gözlerindeki umuda inad1na
Ulan alt taraf1 bir oyuncak araba
Dünya yansa yorgan1n yok içinde Süleyman
Alem çökse üstüne hay1f1n çok Süleyman
Bakars1n cepteki son gazoz paras1na
Cevahir’in o kocaman umuduna
Yak1s1r su k1rm1z1 araba
B1rak1r kar1s1 Neriman’la Cevahir’i d1sarda
Girer iflah etmez bir umutla dükkana
Sorar dag gibi Süleyman
Usta su vitrindeki nazl1 gelin
su zal1m1n 1s1lt1s1
su baht1m1n kara y1ld1z1
su istanbul agr1s1
su Cevahir’in çakmak çakmak gözleri
su k1rm1z1 araba kaç para
Bir Süleyman’a bakar adam bir arabaya
Çok para der hemserim yani çok para
Süleyman cebinde bir gazoz paras1
Y1k1lm1s bir dag art1g1
Bir tufan sonras1 perisanl1g1
Döner kap1ya ç1kmak için d1sar1
Oglu Cevahir
K1rm1z1 arabayla getirecek
Babas1n1 beklemektedir
Nas1l olsa babas1 ordan
O k1rm1z1 arabayla ç1kacakt1r
Nas1l olsa
Kara b1y1kl1 dag gibi
isçi Süleyman babas1d1r
Yani Cevahir’in gözünde o
Dünyan1n en güçlü
Dünyan1n en zengin
Dünyan1n en büyük adam1d1r
Süleyman
Ama Süleyman
Eli bos ç1kar dükkandan
Sorar Cevahir hani baba
Hani k1rm1z1 araba
Sorar hesab1 bulutlar daga
Nas1l desin Süleyman
Nas1l desin adam yüregi
Ben onu sana alamad1m
Benim ona param yetmedi diye
Baslar aglamaya Cevahir
Baslar bulutlar aglamaya
Yanar yerin yedi arz1
Ve güvercinlerin kalbi baslar kanamaya
Ulan istanbul yanar içine Süleyman’1n
Sorar Cevahir
Hani baba hani k1rm1z1 araba
Mart1lar1 gösterir Süleyman
Bak ne güzel uçuyor
Cevahir mart1lar havada
Bos ver k1rm1z1 arabay1
Baksana mart1lara
Bakmaz mart1lara Cevahir
Bakar yang1n gibi arabaya
Ama bak der Süleyman
Ne güzel uçuyor mart1lar havada
Cevahir bir çocuktur küçük yüreginde yer çoktur
Tak1l1r gözü mart1lara
Gözünden sel olup akan kan rengi yaslar1n1 siler
Evet der ne güzel uçuyor mart1lar havada
Ve unutur gider Cevahir k1rm1z1 arabay1
Unutur gider dalar gözleri mart1lara
Cevahir unutur unutmas1na ya
Kara b1y1kl1 dag gibi isçi baba Süleyman
Ömrü boyunca unutmaz o k1rm1z1 arabay1
Her gece dösegine yatt1g1nda
Uyumak için gözlerini kapad1g1nda
Demir lokma gibi
Bir k1rm1z1 araba tak1l1t durur kursag1na
Bütün ömrü boyunca
iste bu
Kara b1y1kl1 Süleyman’1n hikayesidir
Ve herkesin bir yerine
Birgün bir Süleyman ac1s1 degmistir
Bir insanl1k dersi
>> Vietnam'da savastiktan sonra sonunda evine donmekte olan bir asker
>>hakkinda bir hikaye anlatilir. San Francisco'dan ailesini arad1." Anne
>>baba,eve donuyorum, ama sizden bisey rica ediyorum. Yanimda bir arkadasimi
>>da getirmek istiyorum." "Memnuniyetle, onunla tanismak isteriz,"diye
>>cevapladiar. Ogullari, "Bilmeniz gereken bisey var" diye devam etti.
>>"Arkadasim savasta agir yaralandi. Bir mayina basti ve bir koluyla ayagini
>>kaybetti. Gidecek hicbir yeri yok, ve onun gelip bizimle kalmasini
>>istiyorum." "Bunu duyduguma uzuldum oglum. Belki onun baska bir yer
>>bulmasina yardimci olabiliriz." "Hayir. Anne, baba, onun bizimle
>>yasamasini istiyorum." "Oglum," dedi babasi, "bizden ne istedigini
>>bilmiyorsun. Onun gibi ozurlu biri bize korkunc bir yuk olur. Bizim kendi
>>hayatimiz var, ve bunun gibi bir seyin hayatimiza engel olmasina izin
>>veremeyiz.Bence bu arkadasini unutup eve donmelisin. O kendi basinin
>>caresine bakacaktir." Oglu o anda telefonu kapatti. Ailesi ondan bir sure
>>haber alamadi. Ama birkac gun sonra, San Francisco polisinden bir telefon
>>geldi. Ogullarinin yuksek bir binadan dusup oldugunu ogrendiler. Polis
>>bunun intihar olduguna inaniyordu. Uzuntu dolu anne-baba hemen San
>>Francisco'ya uctular ve ogullarinin cesedini tesbit etmek icin sehir
>>morguna goturulduler. Onu tanidilar, ve bilmedikleri birsey daha ogrenince
>>dehsete dustuler: Ogullarinin sadece bir kolu ve bir bacagi vardi. Bu
>>hikayedeki aile de bircogumuz gibi. Guzel olan yada birlikte olmaktan zevk
>>aldigimiz insanlari sevmek bizim icin cok kolay, ama bize rahatsizlik
>>veren yada yanlarinda kendimizi rahatsiz hissettigimiz insanlari
>>sevmiyoruz. Bizim kadar saglikli, guzel yada akilli olmayan insanlarin
>>yanindan uzak durmayi tercih ediyoruz. Neyse ki, bize bu sekilde
>>davranmayan biri var. Bu gece, uyumadan once, insanlari oldugu gibi kabul
>>edebilmemiz ve bizden farkli olanlara karsi daha anlayisli olabilmemiz
>>icin gereken gucu vermesi icin Allah'a kisa bir dua edelim. Kalbimizde
>>Arkadaslik adinda bir mucize var. Nasil oldugunu veya nasil basladigini
>>anlamazsiniz. Ama bu ozel armagani bilirsiniz ve Arkadasligin Allah'in en
>>buyuk armagani oldugunu anlarsiniz. Gercekten de arkadaslar cok nadide
>>mucevherlerdir. Sizi gulumsetip basarmaniz icin cesaret verirler. Sizi
>>dinlerler ve kalplerini size acmak isterler. Bugun arkadaslariniza onlarla
>>ne kadar ilgilendiginizi gosterin. Bu yaziyi ARKADAS olarak gordugunuz
>>herkese gonderin.