ona gittim 20 saat yol çekip.. okulu ekip.. o kadar masrafa girip... son bir direniş ayrılığa, başarısız... ben elimden geldiğince savaştım aşk için.. beceremedim... sözlerimi kaybettiğim savaştan, şehitlerimle beraber bittim... 20 saatte geri dönerken midemde sancılar çekip, gözyaşlarımı yine kendim tezkin edip susmak zorunda kaldığıma bittim... ben, bir ayrılığın ardından yokluğuma gittim...
Beynim bir kirpi başımın içinde.
Hem yüreğime hem direncime batıp,
acıtıp kaçıyor faili meçhul bırakmak için
tüm cinayete kurban gitmiş hislerimi.
Zamanı bahane gösterip
genellemelere sığınma hiç...
Bir insan tek başınayken
asla bir insan olamaz, demiştim..
Güneş bir süre sonra yine batacak.
Ama doğduğunda yine aynı güneş olacak...
Yıldızlara aldanma onlar gelip geçici,
gözlerinde biraz parıltı bırakıp
kayar giderler yüreğini acıtıp...
ve şarap bitmeye yakın,
rüyalar başlardı insan hayatına..
her şeyi kendi rengine boyayan
bir hüzün kovan kuşu gelirdi.
geceyi masmavi kanatlarıyla sarıp...
iyi geceler dileklerini
yüreklere yerleştirirdi
son yudum şarabın aşkına...
Gerçek aşka nazaran
bir ön sevişme tadı verirdi
ve insanın damağına yapışıp gitmezdi,
gece uzun derdi...
Sen kapat gözlerini şarap bitti,
şimdi düş zamanı...
Sen öyle biri gibi görünmüyordun bana.
Ve ben hala inadına inadına
inanmamazlık ediyordum bu yaptığına..
Sen ne yaparsan yap
benim içimdekine dokunamayacaksın işte..
Seni unuttum ben, içimdeki yeter bana...
Kim olduğun önemli değil
ben zaten sana değil
içimdeki yarattığım kişiye aşığım...
Şimdi af dilesen de affetmem,
aynı şeyi yaparım sana hiç acımadan,
ama adam gibi yaparım..
İçimdeki şiir yüzlü sen değilsin,
ben sana değil ona aşığım..
Sen çirkin bir yüzsün benim adıma,
o ise aynı benim gibi bir yürek işçisi.
Defol!!
Ona bir daha dokundurtmam,
bir daha laf söylettirmem..
Yalancı pişmanılkarınla kirlettirmem..
Dushekimi yuregine saglik, huzun dolu.. duygu yuklu yazmissin yine. Hosgorune siginarak bir kac satir da ben karalayim istedim...
Bu yurek iscisi, cikmaz bir yol insa etti senin onune
Yuzunu donup bakmaz bile, hergun ki bir olume.
Yevmiyelik hasret ceker, dokunma ona,
Birak yansin senin bu hazin haline.
....................dushekimin'e
elimde kaldigini mi sandin, varliginda soludugumu zannettigim emanet duslerimin
zilim calacak kapimin yine, sanma ki bombalar dusecek "sen" yanima, sol yanima
gunese acacagim kapimi, isiltisinda sevisecek gulumseyen siirlerimle
iste o zaman insan bir kere olmeyecek, tadacak bu hekim ab-i hayati.
.............................ezgi' ye
Ben tesekkur ederim Dushekimi. Cok uzaklardan da olsa, bir parca birbirimizi anlayip, sevinclerimizi paylastigimiz gibi, huzunlerimizi de bolusebiliyorsak, yakinlasabiliyorsak, ne mutlu bizlere. Ne mutlu sevenlere, ne mutlu burada sevgi seli olusturan insanlara
Kusur ne demek? Rahat ol bizler buradayiz ve herhangi birimizi sevgiye bogacak kadar yumak yumagayiz.
Bu arada yeni yilin guzellikler getirmesi dileklerimle
İçtim ve ağlamaya çok yakınım.
Seni kusmalıyım içimden.
Bu gece yeni yılımı kutlamamalı
ve ben "o öldü" diyebilmeliyim..
Kısa zaman dilimlerine sığdırılmış
uzun ömürlere nazaran bir sevda,
bir yolculuk hikayesi..
İnsanlara inat aşka koşup
ayrılığa savaş açan bir saray kölesi,
ben; dimdik dururum
"tanrı onu benden aldı" diyip..
Onu öldü sayarım yine de kabul etmem
kalbime kızgın demirler gibi
vurup kanattığı sözlerini..
Yas tutarım savaşıp da kurtaramadığım,
bir ülkenin ardından...
İnsan ürünü mesafeler sebep değildi;
yüreklerin yakınlığının yanında, hiçbişeydi..
Heveslerin vardı sevgime ağır basan.
Bir okadar da kararsızdın aşka,
ne olduğunu bilmediğindendir belki
hazır değildin ömrünü adamaya..
Bedenimi tuttum ruhumun yanına sürükledim,
senin yanına sürüklendim pencere yanı koltukta.
Oysa senin başka heveslerin vardı;
yüreğimin, yanına gelme cesaretine ağır basan!
Bir ihtimal diyordum, belki bir ihtimal;
sever beni yine uzaktayken olduğum gibi..
"Dağlar yollar aşıp gelmiş beni gerçekten seviyorsun"
diyebilme ihtimalini, beni anlayabilme ihtimalini
yüreğime destek koyup geldim..
Yirmi saat yol geldim, otogara yetişemedin..
Son üç saati çöpe atışını da hesaba katarsak;
sen beni hiç sevmedin...
Bahanelerin vardı ayrılığa, inanmadığımı bile bile söyledin.
Oysa başka bir hevesin vardı senin;
"Kullandırtmasaydın" dediğinde öğrendim..
Gülüşünden uzak bir şehir kuruludur
yüreğimin en kırılgan yerinde;
bir ses bekler senden, bir soluk bekler..
Öyle suskun köşesinde dururken
teninden yansıyacacak bir parça ışık bekler..
Aylar geçer yılların ellerinden tutup;
ne bir fısıltı ulaşır bu şehrin zeminine,
ne de rüzgarın dağıttığı saçından bir tel..
Dolunaya tutulur gözleri yüreğimin hep,
yüzüne çok benzediğinden...
Yas tutarım savaşıp da kurtaramadığım,
bir ülkenin ardından...
...
Yüreği kocamandır o delikanlının gerektiğinde kabullenmeyi bilmeli ..biliyor ki yas tutuyor alamadığı şehrin ardından..ve bilmeli ki onun yüreği tek başına bir dünya..susmamasının nedeni o kadar çok ki yeniden yazar ..acı mı yazar olsun kendini yazar en başta ..kendini şehirde unutmayarak kendi dünyasında...
Yüreğine sağlık Düşlerin hekimi.. tedaviye ihtiyacı olan hayallerimiz senin yazdıklarınla teselli buluyor.. kendini mi sadece yazıyorsun sandın..hayır beni onu herkesi.. (:
Ellerim titriyor, ellerine değmedikçe..
Gözümde bir ışık her şeye inat,
seni bekliyor direnebildiğince..
Gülüşünden serpiştirdim gecelere,
için için yandığım bir hikayesin sen;
"anlat" diyorum penceremden giren rüzgara
ne yapıyorsa bana anlat...
İhtiyacımı, inancımı "sen" yapan hayat,
yarını neden hızlı getirmez?
Vurgun yemiş yüreğim sevdadan
yarına sağ çıkar mı, bilinmez..
Yüreksizden yara almış ahı tutmaz yüreğimin.
Eline düşen parçalardan toprağa serpiştirdiklerin;
yani senden bana kalan yapmacık gülüşlerin...
İki kelimeye sığdırabildiğin yalanların kadar
riyakar bir sevdaya kurban gitti günlerim...
Ben saçına değen rüzgarı dahi kıskanırken
hayallerin başkalarının ellerinde dolanır?
Bilmem, sevgimin hangi tarafı eksik kalır?
Yüzüme konuşamayıp başkasına yol al(amay)ışın
hangi düzmece sebeplere dayanır?
Aşka biçilmiş değer, gözünden biçilmiş ömür,
Tanrını biçtiği insan ürünü mesafeler,
biçip geçip-gittiğin umutlarım, bakış açım;
hepsi sapasağlam yerinde, korkarım yıkamadın...
Yüreğime, yüreğiyle gelecek olana sakladım...
Bu savaştan sen mağlup çıktın...