''Ne varmayı arzuladığım bir öte diyar, ne de bir yerlerde bıraktığım kayıp bir cennetim var.
Sadece çıkmak istiyorum. Çıkmak da değil, çıkabilmek...
Ben o ihtimali seviyorum. Seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını...
Durmuşum bir eşikte, ne bir adım geri, ne bir adım ileri, uzatmışım kafamı aralıktan dışarı, sırtımı dönmüşüm o cehennem sıcağına,
mutlu mesut, çocuk çocuk soluklanıyorum serinlikten,
ötesi gerisi ne gam.''
Yolcu durak arar ya yol yorgunu iken, Gönül yorgunluğunun durağı da olur mu acep,Hani her defasında bilinmez bir kayaya çalmadan başı, kanatmadan yüreği... Son durak son Limanda...
Sevgi çiçeklerini büyütmek. Ekip toprağa umudu, yeşertmeli sevda denen çiçeği. Yaşatmalı ki
Bir daha nefret tohumları ekilmesin yüreğe.
Başı boş bir yalnızlık değil maksadım, paylaşılan, paylaştıkça çoğalan erdemin ve faziletin hakim olduğu güzel bir yerküre..
siyahı yermeden ,beyazı övmekti aslolan ,bütün hüner renklerin cazibesine saygıyla eğilmek
hoşgörüyü çiğnetmeden ayaklar altında ,her satır da sevgiyi anlatabilmek seviye!
en onurlu cümleleri sarf edip ,şerefini yere düşürmemek insanı,
~ Seven, sevdiğinin sözünü, başkalarının sözüne tercih eder.
~ Seven, sevdiğinin sohbetini, başkalarının sohbetine tercih eder.
~ Seven, sevdiğini memnun etmeyi, başkalarını memnun etmeye tercih eder.
Ben bilinmezlerde yaşarım düşlerimi
Çocuksu ifadelerle ,' uf ' olan yüreğim gibi
yaprak yaprak savrulsamda cogu zaman
geceleri çıkarırım ama vermem gündüzlerimi
''Keşke''...
Keşke gelmeseydin!
Zamanlaman mükemmeldi.
Ama benim zamanım gelişinle avuntu bulacak...
Geniş bir araziye sahip değildi
denilecek keşkeler.
Ziyan olan takvimlerime,
kirli sakallara uzayan,
sabahlara duyduğum keşkeler...
Soysuz akşamlarla başlayan
bu pejmurde hayatı,
anlamını yitiren zamanları,
keşkeleri,
bu mezbele şehre gömüyorum...
Kaybolan umutlara ne oldu bilmiyorum...
Hatırlamaman için
söylemeden gidiyorum...
Hüznü hisseden insan dünyanın kırılganlığını, gelip geçiciliğini, faniliğini hisseder. Hüznü yüreğinde duyan insan kâinattaki hiçbir varlığa kırıcı, yok edici davranamaz. O yüzden hüzün üzere var olmak her şeyin zeval bulacağını bilmek demektir. Dolayısıyla bu dünyayı kıyıcı, zalimâne bir meydan olarak algılamamak demektir. Varlığa hüsnüniyetle, güzellikle, onları son kez görüyormuşçasına bir fanilik duygusuyla davranmak demektir. O yüzden şairin de dediği gibi "hüzün ki en çok yakışandır bize"