Tümceler

Son güncelleme: 20.12.2013 23:17
  • noimage

    Yine de sargısı boldur düşlerimin, düşüşlerin geçirgen olduğu bir atlasta...

    Henüz yolun başındayken dudaklarımın kenarına bıraktığın kokunla,
    karı delen bir güneşin bakışlarıma düştüğü yerden, sana dokunuyorum...

    Şehir ayrılıkları sürtse de bedenimi, birgüne dair inadına bekliyorum geleceğimizi...

    "Kıskaçlarını açmış zamanın törpülediği yüreğimden akıp gitti sensizlik...

    Bir tutam ayrılık da olsa aşkı perçinleyen, içimdeki sana emanet ediyorum ben'imi...."
#23.12.2009 10:34 0 0 0
  • noimage
#23.12.2009 20:02 0 0 0
  • Üstüm başım hazan..
    En sevdiğin rengi örttüm üzerime..
    Siyaha boyadım tüm yolları..
    Bir ağıt yankılanıyor yeşil boyalı evimizden..
    Mahşeri bir kalabalık..
    Sanki bir arife sabahı..
    Yok yok...Bir bayram sabahı..
    Hani bir arife sabahında ölmeliydi ya bu adam..
    Bayram sevinçlerine yetişmeliydi gözlerim..
    İşte tam burada giymeliyim üzerime siyahı..
#23.12.2009 20:15 0 0 0
  • noimage

    Bir kent sevecek
    Çığlıkları karşı yakayı ağlatan bir kenti, titreyen kalbiyle sevecek
    Bir kent geçecek
    Notası kırık bir şarkının içe dokunuşu kadar ıslak bir kenti, gece yürüyüşüyle geçecek...
    Bir kenti ölecek
    Yorgun bir kentin son nefesini, usulca dillendirecek...
    Ve bir kentte ölecek
    Yakına hep uzak kalsa da gidişler, gökyüzüne bakıp boğulmayı dileyecek kimsesizler...
    Ve kentlere aşina bir yüz, kentlerin kimsesizliğinde ölecek
#24.12.2009 12:25 0 0 0
  • Bulutlardan haber saldım sen gelecektin
    Yağmuryağdı gözlerime sen silecektin
    Taş duvarlar sıkar beni
    Gönlüm dağlarda
    noimage
#28.12.2009 13:12 0 0 0
  • noimage

    Geçtiğimiz yollarda kaybettiklerimizin bize en büyük kötülüğü,
    kendilerini tekrar tekrar hatırlatmalarıdır.
    Bir kere kaybetmekle kurtulamadığımız şeylerdir.
    Yoklukları hayatımızdaki varlıkları haline gelir. Hep, ama hep hatırlarız.

    Ne biçim kaybetmektir bu?



    Murathan Mungan \ Yüksek Topuklar
#30.12.2009 21:49 0 0 0
  • " ... soguk oldu bak yavas yavas hissettin mi /
    damarlarina bak o morarmis zamanlar gibi /
    hersey oldugu yerde kalmaz /
    dunya aslinda hic farkinda olmaz /

    ... son düsler , bu , son sevişler... /

    yaralarini sar kanatma artik kendini /
    masallarimiz var yalanmis
    ölümler gibi /
    karanliklar ... "
    ...
#31.12.2009 02:28 0 0 0
  • Gelirsen pırıl pırıl bakışlarınla gelmelisin
    ve mutluluğu asmalısın sol omzuna.
    Bakışlarına kan dökmemelisin,
    kinden, nefretten, her tür tuzaktan arınarak çıkmalısın yola.
    Hayatı taşıyacak kadar yürekli olmalı küçük parmakların,
    avuçlarının içiyse her dem ıslak olmalı.
#31.12.2009 12:26 0 0 0
  • Neye yormalı insan aklını? Kaç öfke kaç sukut kaç ihanet dillenebilirki bir lisanda? Ve bir hayal nasıl direnebilir bin gerçeğe? Akıl kıvranıyor düşlerin pençesinde... Delirmek geçiyor içimden yine... Bu kadar gevezeyken yersiz umutlar ve bu kadar barizken zifir rengi gerçekler sussam delirmiş olurmuyum? Sorular... Ah sorular... Kimin aklına çengel olabilirsiniz ki? Ve kimdir sizin muhatabınız?
#31.12.2009 14:11 0 0 0
  • Katran karası duvarlara çeviriyorum gözlerimi...
    Sıcak ince siyah bir kan şeridi ısıtıyor bileklerimi...
    Sıcak, kirli ve simsiyah...
    Küstü, öldürdü kendini çocuk...
    Mavi çürüdü...

    Zamanı yiyip bitiriyor artık karanlık...
    Karanlığın karnında yitirdim maviyi....

    Gül_Yarasi
#31.12.2009 14:30 0 0 0

  • noimage

    Yine soquk icime isLiyor, yavas yavas..
    Soquk deiL asLnda beni etkiLeyen,
    icimdeki sıkıntı beni yavas yavas sona qetiren..
    Üsüyorum..
    Boqazımda bir yumru; yutkunamıyorum..
    Nefesim kesiLiyor..
    O an, hayatLa öLüm arasındaki o cizqiye bakıyorum..
    Sonra her seyden vazgeciyorum..
    Yasamak da neymis diyorum bazen,
    öLüm sonsuz bir mutLuLuk qibi qeLiyor..
    Sonra sevdikLerimi ve sevenLerimi düsünüyorum,
    vazgeciyorum..
    Hayattan mı vazgeciyorum yoksa yasamayı mı seciyorum,
    biLmiyorum...
    Sonra "o" qeLiyor akLıma,
    yine vazgeciyorum..
    Keske onun yanında oLsam,
    parmakLarımı sıcak tenine dokundursam diyorum..
    Bazen sıcak qüLüsü qeLiyor akLıma,
    nefesim kesiLiyor..

    ..

    Bir kere, tek bir kere daha qörsem yeter diyorum...
    Sesimi duyuramıyorum..
    Sanki bosLuqa haykırıyorum;
    sesim kuLakLarımda yankıLanıyor..
    Bazen cevap veriyor bana:
    "Dönmeyecek, artık bekLeme.!" diye..
    Ben yine de ümit ediyorum:
    "GeLecek.!" diyorum..
    Sonra onun sesini duyuyorum:
    "Vazgec!" diyor..
    Yine de vazgecemiyorum,
    bir türLü kabuLLenemiyorum yokLuqunu...

    Sanki eLimi uzatsam,
    dokunacakmısım qibi qeLiyor..
    Sanki cok yakınmıs qibi, bir o kadar da uzak...
    ELimi uzatıyorum ümitLe;
    tutamıyorum..
    Yüzünün aksini qörüyorum,
    Tam eLimi uzatacakken kayboLuyor..
    Nefesim kesiLiyor..

    Sonra anLayamadıqım bir tebessüm beLiyor yüzümde;
    Ve akLımın ucundaki ses:
    "HaLa bir umudum var" diyor..
    Yine kenetLiyor, eLimi, koLumu...
    Karsı koyamıyorum....

    σρт!м!ѕт!¢

    ^^'



    IcLendıqım bır qunde bır anda yazdıqım bır sey (:
#31.12.2009 21:41 0 0 0
  • nerede uçurumların
    bir kayayım ben düşsem sarılacak dünya
    ya bir düşüysem ötekinin
    olsun
    üşüyorum az kaldı
    hazırla kendini dünya
    bir oyundayım
    hilesizliği seçiyorum bile bile
    bile bile kayıyorum uçurumlarından...
#01.01.2010 01:59 0 0 0
  • Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
    Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
    Ne saçma...
    Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
    Galiba.

    Ben her bahar aşık olmam ama
    Her bahar gitmek isterim.
    Gittiğim olmadı hiç,
    Ama olsun... İstemek de güzel.
#01.01.2010 16:51 0 0 0
  • bak simdi aramizda sessiz kaliyor
    söylenecek bütün sözler...?!
    bu geceye bir şarkı bir söz lazım
    kalbime bir ışık bir yol lazım
    gitmeye ...yürek lazım ...
    gidemem ki ...
#01.01.2010 23:24 0 0 0
  • İşte gidiyorum...
    Karşılıksız bir aşka kurban ettim ömrümü!
    İşte gidiyorum,
    Toprak alsın benim de bu hazin öykümü...
    İşte gidiyorum... gurbet yorgunu gövdemi,
    Çukura kim indirecek?
    İşte gidiyorum,
    Bu menfur cinayeti, şimdi çıkıp kim üstlenecek?
#02.01.2010 09:35 0 0 0
  • Beni düşün şehre her yağmur yağdığında
    Islak ve kırılgan bir türkünün içinde
    Göğsünden dudaklarına, doğru sancılı bir isyan kabardığında
    Bastırarak kalbini avuçlarınla
    Sesini okşadığımı bil!
    Bil ki yalvarırcasına, uzayan yollara dağılırcasına
    Sonsuz bir mahşerin ortasında
    Bir zemzem suyu gibi seni seni özlüyorum!
#02.01.2010 09:49 0 0 0
  • "Yine de, o, zaman kedisi / pençesi ensemde, üzünç kemiğimden / çekerken beni kendi göğüne, / bir kahkaha bölüyor dokusunu / düşler maketinin, / uyanıyorum küstah sözcüklerle: / Ey, iki adımlık yerküre / senin bütün arka bahçelerini gördüm ben! "
#03.01.2010 03:08 0 0 0
  • Ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi.
    Cehennem yangınlarından
    Ölmeden çıktıysa bedenim; artık
    Benim olmalıyım, benim.
    Yeter yüreğimi bir çift gözün
    Ateşine rehin verdiğim. Ateş artığı
    Değildir karşılığımız. Pusatını dağ
    Sisinden alan, firarını mermisine
    Emanet eden bir namludur bu
    Eşkıya sevda ki; zulasında asılı
    Durur kefenlediği ölümü.
    Ellerinin çeliğine su verilmiştir ta
    Adem`den beri. Bilir ve intihar
    Cüretiyle yoklar yüreğinin tetiğini.
    Güneşin kızılca kıyametine çatar
    Kuruyan umut dallarını. Yanacaksa
    Cehennemden beter yanmalı!
    Kim anlar ki eşkıyanın sağlamlığını;
    Özleminin çiseyle yıkanmış şafak
    Değerini kim? Hani ellerine kuşlar
    İnerdi, kardan üşüyen kuşlar
    Bahçen kuş sevinçleriyle inlerdi ay
    Şahrud.
    Eşkıya yüreğime çığ düştü
    Üşüyorum ha
    Aç ellerini.
#03.01.2010 21:14 0 0 0
  • Kim kime, dum duma bir tufandayız;
    günlerin ağzında kara bir gül
    dikenleri tenimize dayanmış;
    ürkütülmüş, sarılmış, acıyla sınanmışız..
    İnim inim uykunda nasıl da yalnız
    yanıyor yüzün yavrum,
    yüreciğin kaşlarında tütüyor,
    ellerin avcumda iki ateş damlası,
    tutuşmuş rüyaların, sesin duyulmaz,
    kendi kollarımızdan başka
    saranımız yok bizim..
    Yazım benim, güzüm benim,
    yemin olmuş sözüm benim;
    sana kuş bulmalıyım
    sana düş bulmalıyım
    gidip iş bulmalıyım..
    Koynunda çırpınırken böyle çaresiz
    kahrınla tanıştırdın bizi ey hayat
    zehrinle tanıştırdın;
    alışılmaz bildiğimiz nefrete alıştırdın!
    Onurumuz:

    senin için sakladığım tek servetim bu yavrum;
    süt olmaz, aş olmaz, iş olmaz onurumuz..

    Nihat behram.
#04.01.2010 01:27 0 0 0