Leyl-i Lal'den Sözler

Son güncelleme: 04.03.2014 14:19
  • noimage

    Söylenince gerçeğe dair bir iki söz,Ayna olur kalbe ;kor gibi yakar.Birdenbire değişir gülün rengi,suyun tadı, belirir bir umut Ağlamaya üç kala...

    Elinden tutmakta zordur bırakmakta,gözlerin yıllara borçludur sanki!Azabın içinde sahte gülücüklerle, açılır bir kapı Ağlamaya üç kala..

    Gönlünüzdeki ateşin boyutu nedir?Devamlı yanan ve sönmek bilmeyen bir volkan mı?Yoksa inzivaya çekilmiş sönmekte olan bir yıldız mı?

    Peki gözyaşlarınızın yoğunluğu ne kadar!her damlasında ayrı bir çoşku ile sevgiliye koşan bir çağlayan mı?yoksa yıllardır içimizde saklayıp ortaya çıkaramadığımız gözyaşları gibi korkak mı?

    Ne bekleriz ki boşuna,bir elimizde kor gibi yanan ateş,bir elimizde çoşkulu gözyaşlarımız, koşalım koşmakta geciktiğimize...

    Bir Umut ile...
    ....
    ..
    .

    Alıntı
#27.02.2010 00:01 0 0 0
  • noimage




    Ela ki; grinin en girift tonu...


#27.02.2010 07:23 0 0 0
  • Duygusal olmak ta ne güzeldir.Teşekkürler..
#27.02.2010 08:47 0 0 0
  • Seytan yoluna girisleri annem keserdi,giremezdim.
    Babam için cennet gerekli,ben hep bunu bildim.
#27.02.2010 14:00 0 0 0
  • noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage
#27.02.2010 15:39 0 0 0
  • noimage

    Zaman zaman gönülden böyle sesler alıyorum:

    Aç mısın? Önce senden açını doyur;
    O zaman lokman sana belki daha tatlı gelecektir.

    Susuzsun. Tasını önce dudakları seninkilerden fazla kurumuşa uzat;
    O zaman bağrını belki zülâl serinletecektir.

    Yorgun musun? Mutlak senden yorgun bir baş vardır;
    Yastığını evvela ona uzat, dizinde ihtimal sen de daha ferahla dinlenirsin.

    Üşüyorsun. Örtünü teninden fazla ürpermiş bir tene sarabilirsen, onun sıcaklığı omzunu ısıtmasa da ruhunu üşütmez..



    Ruşen Eşref Günaydın
#27.02.2010 21:52 0 0 0
  • noimage

    Kapattık bazı kapıları dostlar

    kör bir kilit vurduk üzerlerine..

    Şimdi açılırlar mı yeniden, en tılsımlı sözleri söylesek?..

    Yahut yeni kapılar açsak, kaybettiklerimizin peşine düşsek..

    Kör kilitli kapıları açmak gerek dostlar..

    Biraz cesaret gerek belki..

    Gerçeklerle yüzleşmeye cesaret, gerçekleri kabullenmeye cesaret..

    Ve gayret, ve gayret
#27.02.2010 22:07 0 0 0
  • noimage



    Yoruldum artık


    Kendi payıma düşen ölümlerden


    Ölümlerin içinde yaşam savası vermekten karanlığın içinde bir ışık tutmaya calısmaktan yoruldum artık


    Keşke hep çocuk kalabılseydı düşlerim bari onlar kirlenmeseydi kırılmasaydılar...


    Herkesten ve herseyden uzakta bır parkın kırık salıncağında kendimi eyliyorum..
#27.02.2010 22:44 0 0 0
  • noimage

    Benim adım LEYLA Ben Kaysın Leylası,bağrımda Mecnunun aşkı;içimde kanayan bir yara

    Yüreğimde Mecnun aşkı.Hayat denen uzun bir yolda yürüyorum yapayanlız.

    Yüreğimde bir Mecnun var ama Mecnun benden habersiz,ben Mecnun'suz

#28.02.2010 22:52 0 0 0
  • noimage





    Gariplik, yüreğe Hakk'ı yerleştiren, kulu Hakk'a bağlayan uhrevî bir zincir, vuslat arzusuyla kavrulan gönülleri Rableriyle buluşturan şifalı bir iksirdir. Vefa, sadakat, sabır hep gariplik dergâhında kemale erdi. Gariplik; kalbi, masivadan temizlemenin, benlikten geçmenin, nefsi tanımanın reçetesidir.
#01.03.2010 15:44 0 0 0
  • noimage
#01.03.2010 22:54 0 0 0
  • noimage

    Hangi terazi tartar (benim) sevgimi; beni seven bir gönülden başka...

    ***
    Yaprağı dinle; ne der? Ne diyor bu şehrin bulutları?
    ***
    Duy elinden düşen zamanların sesini!
    ***
    Çoğalan heveslerini gördüğün kadar; azalan nefeslerini de gör!
    ***
    Görmek neymiş; onu gör! O'nu gör!
    ***
    Gözlerinden başka gözlerinin olduğunu gör!
#03.03.2010 11:25 0 0 0
  • noimage


    "A benim nasiplim!
    Senin aşktan yana nasibin varsa, dokunsan da, dokunmasan da yanacaksın.
    İyi bil ki, bazıları hasrette de, vuslatta da yanar...
    Zira onlar, aşk ateşinin sürekli temizleyen tesirine muhatap ve bu vesileyle sürekli ve pek hızlı Hakk'a yaklaşan, bahtı güzel kullardır.
    Allah aşkına, aşkı zâyî etme!
    Allah aşkına, aşk gibi aziz bir duyguyu, nefsinin arzularına kurban etme! "

    ...
    ..
    .


    Neslihan Nur Türk
    Şebnem Dergisi
#03.03.2010 19:04 0 0 0
  • noimage



    Bir insan korkmadan yaşayamaz ki
    Elleri kanamadan, yüreği yırtılmadan.
    Aşkın haddinde vardır oysa
    Gece olunca inince perdelere karanlık
    Sökülürken yansıyan ışıklarla yollar
    Takvimlere düşerim
    Bilemem hangi günde
    İstimlâk edilmiş rüyalarım.

    Hadi burada ölelim
    Ölelim de ayrılıklar örsün sözleri
    Bilenin düşünde kabus
    Atılıp dehlizlere sağanak olalım...


    bilal can.
#03.03.2010 23:32 0 0 0
  • noimage

    Ayrılık rüzgar gibidir...
    küçük aşkları bitirir,
    büyük aşkları güçlendirir...

    ***

    yanıyor bir ateş, gönlümde kömür
    yürekler dayanmaz olsa da demir...
    ayrılık çekmekle bitmiyor ömür
    seveni sevdiğinden, eden AYRILIK...
#04.03.2010 21:52 0 0 0
  • noimage


    Çıkamazsın, gönlüm haremdir sana.

    Bakamazsın, eller mahremdir sana.

    Umut pınarından su serp sineme.

    Kerem'sin.

    Bu yanan Aslı'dır sana!



    Cemal Sâfî
#05.03.2010 22:01 0 0 0
  • noimage



    Sevgi ötelere ulaşmada gönle burak gibidir.

    En güzide iklim sevgi ülkesindedir...

    Sevginin başı inanç ve onun son ufku yine inançtır...

    Sevgi gülleri dört mevsimde de solmayan gönül çiçekleridir...

    Sevgi bir ruh kuvvetidir. O cılız gönüllerde asla barınamaz.

    Sevgi ümidin ışığı, kalbin kanatlarıdır.
#05.03.2010 23:40 0 0 0
  • noimage
#07.03.2010 07:17 0 0 0
  • noimage

    Bir Vâveyla Yangını...

    Ağlayarak uyanmaktır bir rüyâdan seni sevmek..
    Bulutlarda gözlerini aramaktır bir vâveyla yangınıyla..
    Sükûtuna hamdetmektir, varlığın kâfi..


    "Ağlama"derken hısım akraba, gülmeyi öğrenmektir gülen gözler(in)den..
    Bir dağ başı yalnızlığı çekmektir binler içinde..
    Varlıkta yokluk neymiş, ezber etmektir..


    Haddini aşıp susuz kalmış bir şehrin, el açmasıdır merhametine..
    Yalvarmak, yakarmak şöyle dursun!
    Dilenmektir kapında!
    Düğünüm olsun!

    Güneşe hasret kalmamaktır varlığında..
    Varlığında yok olup, yokluğunda kor olmaktır seni sevmek..


    Kundaktaki bebelere adını belletmek çabası bazen..

    Bazen..
    Tenha bir kabristanda, ömrüne değmemiş bir cesedi sulamaktır, gözyaşlarıyla..
    Sırf başucundaki taşa ism-i gül'zârın nakşolunmuş diye..

    Seni sevmek delirmektir!
    Delirmek ki, sevmektendir!
    "Katl" fermanımı asmak boynuma..
    Akla şirk koşup, gönle biât etmektir!..
#08.03.2010 10:43 0 0 0