Leyl-i Lal'den Sözler

Son güncelleme: 04.03.2014 14:19
  • Eğik başını kaldır gökyüzünün mavisine.
    Umuda bir dem kat, utanmadan sıkılmadan mutluluğa karış.
    Utangaç gülüşlerinden bir damla hayat bağışla,
    Siyah renkli bir gül dalına.
    Bir gelinlik başı ile ört
    Gözlerimin en kahve yanına.
    Ve uyut beni gönül salıncağında.
    Kanamalarım durulmayacak biliyorum.
    Sen kapama en iyisi.
    En siyah yerinden öpüver yüreğimin.
    Ve aşkın Elif halinde gülümse bana.
    En sonunda Elif ol şiir sonu cümlerinde.
    Ve ben sana yar oldukça,
    Yüreğinin en eğik harfiyle gülümse bana.

    ismail sarigene...
#28.01.2010 13:15 0 0 0
  • noimage

    "Efendisi siz olanın ayna neyine"

    Usulca köklerinden sökülüp, fethedilen ülkelerin güle yataklık yapmış loş odalarındaki pencere önünde çölün bağrını özleyen çöl gülü, yine usulca terk ederken misafiri olduğu kenti, usûlen gözlerinden salıverdiği şebnemde sevdâlı bir koku ve üstüne suretinin yorgun izdüşümünü nakşettiği paramparça bir ayna bıraktı.

    Gidişlerin de gelişler gibi öğretildiği yerde artık inanıyorum ki;

    Kesin aşk bize öğütlenip öğretilmişti efendim.

    İmdi susmanın yeri olduğunu bilir ve asil bir mührü vurur gibi dudaklarımıza susarız. Bin parça aynada bin surette raks ededursun gölgeler. Zirâ kır(ıl)ıp yansıdığı ışığın hatırı var gölgesini sürükleyip götürdüğü suretinde çöl gülünün.



    Neşe Yeşilova
#29.01.2010 21:15 0 0 0



  • noimage

    Masum güllerimiz var bizim,

    Gülücükleriyle hayatımızı aydınlatan

    Ağlayışlarıyla bize bizi hatırlatan

    Tertemiz, narin, şirin mi şirin

    Rahmet İncilerin

    Her biri burcu burcu Cennet kokan

    Güllerimiz Sana emanet Ya Rabbi



    Onları soldurma,

    Soldurma onları ne olur




#30.01.2010 12:08 0 0 0
  • noimage

    Ağlayalım... Temizlenmek için. Ne kadar temiz tutmaya çalışsak dahi benlik tozundan toprağından koruyamadığımız gönüllerimiz için...
    Ağlayalım... Asıl ağlanacak halimize ağlamayıp da, olur olmaz herşeye döktüğümüz gözyaşları için...
    Ağlayalım... Değer vericilerin en Yücesi olan Mevlamız'ın bize verdiği (en büyük insan olma) değerini unutup, yaratılmışlardan değer dilenciğinine çıktığımız için...

    Ağlayalım... Ölenlerin değil asıl yaşayanların acınacak bir halde olduğuna, asıl onlar için dökmediğimiz gözyaşlarına...
    Ağlayalım... Yaşayıp da hayrımıza olmayan, yaşayamayıp da hayrımıza olan herşey adına...
    Ağlayalım... İçimizde öksüz ve yapayalnız bıraktığımız asıl kendimiz olan yabancıya...
    Ağlayalım... Saymakla bitiremeyeceğimiz zayıflıklarımıza, kusurlarımıza, yanlışlıklarımıza...
    Kimselere duyurmadan hıçkırıklarımızı, kimselere göstermeden yaşlarımızı ağlayalım...
    ...

    Alinti//
#30.01.2010 13:12 0 0 0
  • eLine SağLıK ck gzl hepsi
#30.01.2010 19:57 0 0 0
  • noimage


    Onun Güzelliğini Herkes Görüyorsa O Bence Az Güzeldir.
    Herkes Biliyorsa O Bence Hiç Güzel Değildir.
    Onun Güzelliğini Yalnız Ben Görüyorsam Bu Sevgidir.
    Onun Güzelliğini Yalnız Ben Biliyorsam Bu Aşktır.
    Hiç Kimse Bilmiyorsa Bu Yanlızlıktır.

    Özdemir Asaf
#31.01.2010 16:04 0 0 0
  • tek kelimeyle harika,ellerine sağlık
#31.01.2010 16:06 0 0 0
  • noimage
    Vurur da geçer gönlüme hep, ezici pişmanlıklar..
    Açılır ellerim duâya dururum!
    Bir halsizlik, bir ürkeklik, bir mahçupluk içindeyim
    Susarım, sadece Sana'dır (c.c.) bükük boynum
    Bakamam semâna,
    Utanıyorum
    Ne büyük bir ateştir ki bu,
    Hadsiz yanıyorum
    Avuçlarımda gül birikmişti Sen'i (c.c.) sevince,
    Şimdi dikenlere döndüler günahlarımla,
    Kanıyorum
    Sızlanırım hep, ağlarım günahlarıma
    Pişmanım bütün yaptıklarıma
    Yüzüm yok belki ama
    Yok ki başka bir yer gideyim
    Yüzüm olmasa da geldim kapına
    Ey Rabbim(c.c.)!
    Hükmedip cehennemine atarsan,
    Rab (c.c.) Sen'sin, hakkındır
    Lütfedip Rahmetine sararsan,
    Rahman (c.c.) Sen'sin şanındır


    Ve bu son demde,
    Yüzsüzüm, ama yine de kapına geldim
    Güçsüzüm, ateşin sinede affına geldim
#31.01.2010 19:00 0 0 0
  • noimage

    Şimdi bütün anmalar bir susmanın içinde..
    Şimdi bütün susmalar bir odanın içinde..
    Anlatmaya bir sözcük, bir bakış arıyorlar,
    Önce sakladıkları, bir adamın içinde...

    Özdemir Asaf..
#31.01.2010 22:14 0 0 0
  • noimage

    Gerçekler yalan, yalanlar gerçek-miş gibi,
    Dünya kendi etrafında dönüyor-muş gibi,
    Hiçbir şey bilmeyip çok şey biliyor-muş gibi,
    Yaratıcının değil de yaratılmışların kuluy-muş gibi,
    Hep bâki-i-miş, bâki kalacak-mış gibi...

#31.01.2010 22:43 0 0 0
  • noimage

    Ağlamak
    Unutmak kadar kolaydır inan
    Sevin ağlayabiliyorsan
    Sevin ağlayorsan
    Gül ağlayabiliyorum diye
    Gül ağlayorum ağlayorum diye
    Sana bir şey yapamam
    Ağlayamıyorsan

    Özdemir Asaf
#02.02.2010 00:23 0 0 0
  • noimage

    Gözlerin, Yakup sabrıyla seyreylediği bir direnişle karşılasın sıkıntılarını.
    Kalbin, kuyularda ümidini diri tutan Yusuf'un çaresizliğiyle beklesin kurtuluşunu.
    Düşüncelerin, iffetine suskunluk yeminleri etmiş Meryem kadar sessiz anlatsın masumluğunu.Özlemlerin,Medine'de Muhammed(sav)'in gelişini bekleyen insanların coşkusuyla karşılasın vuslatını..
#02.02.2010 10:27 0 0 0
  • noimage

    Halife Leyla'ya dedi:

    " O, sen misin?
    Mecnun senden dolayı mı perişan oldu
    ve kendini kaybetti? Sen diğer güzellerden üstün değilsin! "

    Leyla dedi:

    " Sus! Zira sen Mecnun değilsin "
#02.02.2010 19:38 0 0 0
  • noimage

    GECE;güneşi batırma dedi.
    AYIN ONDÖRDÜ; beni bir daha görme dedi.
    AĞAÇ; yeşile hasret kalasın diye beddua etti.
    KALDIRIM; kalbin benim gibi taşa dönsün,dedi.
    SOKAK; tüm yollar ona ,bundan böyle yollar sana haram olsun dedi...
    Bu kadarını beklemiyordu. Leyladan kurtulmanın bu kadar zor olduğunu bilmiyordu. Ve anladı ki O,leylaya tutsak,leyla ya köle idi. Ve leylanın kara saçlarından,leylanın kesretinde Leylanın vahdetini bulmaya yeminliydi...o günden sonra ne leylaya isyan etti ne yazgıya...Leylayı yaşadı yıllarca bi-haber...
    ve anladı ki o Leylanın içindeydi leyla onun içinde...
#03.02.2010 21:29 0 0 0
  • noimage

    Bir gün Mecnun hasta olup yatağa düşer. Tedavî için bir doktor çağırırlar. Doktor: "Damardan kan almak gerek'" diyerek Mecnun' un kolunu bağlar. Tam iğneyi batıracağı sırada Mecnun bağırır;
    "-Ey doktor, bırak! Ücretini al ve git. Bu hastalıktan öleyim, zararı yok. Vazgeç kan almaktan"
    Doktor Mecnun'a:
    "-Sen çöllerde kükremiş arslanlardan korkmuyorsun da koluna bir iğne batmasından mı korkuyorsun?" diye sorar.
    Mecnun'un cevabı şu olur;
    "-Ben neşterden korkmuyorum. Benim vücudum, varlığım Leyla ile doludur. Korkarım ki benim kolumu yararken Leyla'yı incitirsin, işte ben bundan korkuyorum."
#04.02.2010 11:57 0 0 0
  • Çok güzel bi paylaşım emeklerine sağlık Leyla
#04.02.2010 16:33 0 0 0
  • noimage

    Kalp büyük bir mağara,sevmek de büyü bir imtihandır sana...

    Yıllara ,kasırgalara,yaşlılıklara inat,kökleri sağlam çınarlar gibi devrilmeyenlere selamlar olsun ve selam güzele olsun cünkü;
    "Güzele iltifat etmek güneşe mum tutmaya benzer .Mum nasıl sönük kalırsa güneşin karşısında iltifatlarımda sönük kalır güzelliğinin yanında..."
#05.02.2010 01:42 0 0 0
  • noimage

    "Yûsuf kadar güzeldi ve masumdu.

    Bu yüzden onun yanında en fazla Yakub olurdum."
#05.02.2010 02:19 0 0 0
  • abla snin olsun avatarin :D
#05.02.2010 02:20 0 0 0