888888

888888

Üye
13.08.2010
Astsubay
8.550
Hakkında

  • dissimülasyon nedir - dissimülasyon süreci - dissimülasyon kimlerde görülür - psikanalizde dissimülasyonİç dünyada yaşanan güçlükleri maskelemeyi sağlayan ruhsal süreç.

    Genellikle kişinin ilgi odağının yer değiştirerek kendi istek ve gereksinimleriyle doğrudan ilgili olmayan kişi ya da durumlara yönelmesiyle ortaya çıkar.

    Bazı ağır nevrozlarda görülür;

    Kişi akılcı bir amacı olmayan, karmaşık ve yinelenen törenler (ritüel) halinde ortaya çıkan düşüncelerim formüle etmek ve davranışlarını açıklamak zorunda kalır.

    Bazı işlevleri tamamlamanın verdiği korkularda ve özel nesnelerle karşılaşmaktan kaçınmakta olduğu gibi, fobilerde de görülebilir.

    Psikanalizdeki yoruma göre dissimülasyonun nedeni cinsel gelişimde oral ya da anal evreye geri dönüştür.

    alıntı
#12.11.2011 01:38 0 0 0
  • empati kurmak - empati kavramıPsikolojide başka bir kimsenin duygularını, düşüncelerini ve hareketlerini anlamayı kolaylaştırmak amacıyla kendini onun yerine koyma eğilimi.

    Empati kavramı, bir kişinin hareketlerinin onu gözleyen bir başkası tarafından yinelenmesi eğilimini temel alan kurama dayanır.

    Psikanalizde empati terimiyle anne-oğul ilişkisindeki geçici özdeşleştirme süreci anlatılır.

    alıntı
#12.11.2011 01:29 0 0 0
  • yönetici yıpranmaları - yönetici psikolojisi - yönetici stresleriYüksek seviyede stresi yaşayan yönetici öfke, endişe, depresyon, sinirlilik ve sıkıntıyı yaşayabilir.

    Bunların çalışanlara etkisi ise, duygusallık, kendisine saygını azalması,çevresi ile olumsuz ilişki, amirine kızgınlık,

    olaylara zihinsel olarak kendisini verememe, karar almada zorlanma, iş tatminsizliği gibi bir dizi istenmeyen davranışsal sonuç olabilir.

    Aşırı stres önemli noktalardaki yöneticilerin etkinliğini, yönetim stillerini etkilediği bilinir.

    Örneğin sabit bir stres altındaki yönetici çok sinirli olabilir ve astları onu rahatsız etmekten kaçınabilir.

    Sinirli olduğu için yöneticinin astlarıyla gerekli ilişkiyi zamanında kuramaması ise işletmenin çıkarlarına terstir.

    alıntı
#12.11.2011 01:22 0 0 0
  • selenyum nedir - selenyum zehirlenmesinin belirtileri - selenyum zehirlenmesi nasıl olur - selenyum zehirlenmesinde ne yapılır1817′de Bergelius tarafından keşfedilen kimyasal bir element.

    Doğada serbest olarak oldukça seyrek görülür. Daha çok gümüş, demir, kurşun, bakır, cıva, bizmut madenleriyle karışık olarak bulunur. Renkli camların, minelerin, fotosellerin yapımında kullanılır.

    Zehirleyici etkisinin dışında biyoloji açısından önem taşımaz. Hem selenyum, hem de bileşikleri oldukça zehirlidir.

    Zehirlenme solunum, bağırsak ve deri yoluyla olur.

    İvegen selenyum zehirlenmesi sinirliliğe, şiddetli baş ağrısına, kollapsa, deri yangısına, yarı uyku haline, konjonktivite yol açar.

    Süreğen zehirlenme sonucunda hasta zayıflar; kansızlık, sarılık, bağırsak rahatsızlıkları, özellikle karaciğer hastalıkları görülür.

    Karaciğerin tüm nekrozlaşması sonucunda ağır bir karaciğer yetmezliği görülür.

    Karaciğer nekrozlaşmasını önlemek için hastaya metiyonin ya da sistoyin verilir.

    alıntı
#12.11.2011 01:07 0 0 0
  • alp disiplini yarışları - alp disiplini yarışmaları nasıl yapılır - kayak sporu - slalom yarışlarıYokuş aşağı inerken zamana karşı yapılan yarışlardır. Bu yarış tipi Alp Dağları’nda başladığından “Alp Disiplini” adını almıştır.

    a) İniş
    b) Süper GS ( Büyük Slalom)
    c) Büyük Slalom
    d) Slalom
    e) Kombine, olmak üzere 5 yarış tipini kapsar. Bunlardan başka Paralel Slalom yarışması da vardır.

    Bu tip yarışların bütün kategorileri eğimli pistlerde yapılır. Başlangıç ve bitiş noktaları arasındaki yükselti farkı, yarışın kategorisine göre 120-1000 m arasında değişir. Pist boyunca iki bayrak direğinden oluşan kapılar bulunur. Pist çıkışı, aralarında 75 cm uzaklık bulunan, 50 cm yükseklikte iki sopadan oluşur. Pistin bitiş alanı geniş ve hafif karşı eğimlidir. Bitiş, aralarında en az 6 m mesafe bulunan iki uzun sopanın üzerindeki bir flamayla belirlenmiştir.

    Alp Disiplini yarışmaları zamana karşı yapılan yarışmalar olmalarından dolayı, sonuçlar saniyenin 1/100’ünü tespit edebilecek aletlerle belirlenir. Yarışmacının kayağı başlama çizgisini geçtiği anda süre başlar ve kayakçının vücudu bitiş çizgisini geçtiği anda süre durdurulur. Yarışmanın başlayacağı zaman çıkış alanında yarışmacılar ve hakemlerden başka kimse bulunamaz. Çıkıştan 10 sn önce yarışçılar uyarılır.

    Yarışma kapılarının boyu 2 metredir. Bunun 1.80 metresi kar seviyesinin üstündedir. Yalnızca inişte tek renk (genellikle kırmızı) diğer yarışmalarda ise bir kırmızı bir mavi renkli kapılar arka arkaya sıralanır.

    Türkiye’de iniş, Süper G, Kombine ve paralel yarışlar yapılmamaktadır.

    a) İniş: Sürat ve cesaret yarışı olan iniş yarışmalarında,kayakçılar eğimli bir parkurda, sopa kullanmadan, en yüksek hıza ulaşarak inmeye çalışırlar. Bu yaklaşık olarak 2-3 dakika sürer.

    Yükseklik (seviye) farkı erkeklerde 750-1000 m, bayanlarda 400-700 m arasında olup pistin en dar bölümlerinde genişlik 20 m’dir. Yarışmacılara pist yönünü göstermek ve tehlikelerden korumak amacıyla kurulan kapıların arasındaki mesafe 8 m’dir. Kapılar aynı renkte (genellikle kırmızı) 4 sopadan oluşur. Pistin belirlenmesi amacıyla, parkur boyunca sağ tarafa yeşil, sol tarafa kırmızı bayraklar dikilir. Kayakçıların iniş hızını azaltmak amacıyla, pistin belirli bölümlerinde virajlar ve kontrol geçitleri bulunur. İniş yarışlarında kullanılan kayaklar, diğerlerine oranla daha ağır, kalın ve uzundur. Bayanlar için yaklaşık 2,12-2,15 cm, erkekler için ise 2,21-2,23 cm’dir.

    İniş yarışmalarında, kayakçılar yapmış oldukları büyük hızı (saatte ortalama 100 km) koruyabilmek amacıyla “aerodinamik” yani havanın direncini kırmak için yumurta duruşu pozisyonunda dizler bükülmüş ve gövde geriye verilerek, hafif çömelmiş durumdadırlar. Hava akımının engellenmemesi için kayaklar fazla bitişik olmamalı ve kalça arkaya fazla oturmamalıdır.

    Yarışmanın yapılacağı pistte, yarışmadan 3 gün önce,pistin yönünü ve kapıların durumunu kontrol etmek amacıyla deneme yarışları yapılır. Üçüncü gün deneme yarışlarına bütün kayakçıların katılması zorunludur. Yarışmacılar, çıkış yerlerinden 60 sn aralıklarla çıkış yaparak yarışa başlarlar. Yarışa başlama sıraları 3. gün deneme yarışları sırasında kura ile belirlenir. Batonlar, çıkışta hız almak için kullanılırlar. Daha sonra yarış süresince hemen hemen hiç kullanılmazlar. Yarışmacılar, çıkıştan 10 sn önce uyarılırlar. Çıkışa 5 sn kaldığı zaman “başla” komutu verilerek geriye sayım başlar. Çıkış için hazır olmayan yada zamanından önce çıkış yapan yarışmacı diskalifiye olur. Yarışmacının yarış süresince hiç kapı atlamadan hepsinden geçmesi gerekir.

    Yarış sonunda kurallara uygun olarak yarışan bütün yarışmacıların dereceleri resmi olarak açıklanır. Yarışmayı en kısa sürede bitiren kayakçı birinci olur.

    b) Süper G (S. Büyük Slalom): Süper G,kayakçıların fiziksel ve psikolojik kondisyonlarına, teknik yetenek ve cesaretine dayalı 2 dakika kadar süren yarışlardır. Kayakçılar yarış sırasında 90-120 km/sn hıza ulaşırlar. Yarış pistinde en az 3 doğal tramplen vardır. Yükseklik farkı erkeklerde 500-900 m, bayanlarda ise 500-700 m’dir. Kapılar mavi ve kırmızı renkli sopalardan oluşur. Kapı arası mesafe 15 m kadar olup, en az 14 kapı, en fazla 24 kapı bulunur. Kayakçılar yarışlarda tulum ve kask giymek zorundadırlar. Kayakların boyu bayanlarda yaklaşık 2,10-2,12 m, erkeklerde ise 2,15-2,20 m kadardır.

    c) Büyük Slalom: Yarışmacılar, pist üzerine belli aralıklarla dikilmiş olan kapılardan hızla geçerek kayarlar.

    Pistin yükseklik farkı erkeklerde 250-400 m, bayanlarda 250-350 m arasında değişir. Genişlik en az 30 m olur. Kapılar 4 sopadan oluşur. Sopalara sarılan bayraklar (flamalar) sopalarla aynı renkte yani kırmızı ve mavidir. Kapı genişliği 4-8 m arasında değişir.

    Birbirini izleyen kapılar arasındaki mesafe ise en az 5 m’dir. Kapı sayısı genellikle erkeklerde 45-65, bayanlarda 30-45 arasındadır. Düşey yüksekliğin %15’inin +5’i kapı sayısıdır. Örneğin yükselti farkı 300 m olan bir yarışta (300×15/100)+5=45 ise 40-50 kapı kullanılır.

    Büyük slalom yarışları iki parkurda düzenlenir. Kapılar dikey ve yatay olmak üzere ikiye ayrılır. Açık kapılar, yarışçıların süratini arttırmak amacıyla, dikey kapılarda yarışçıların kontrol yeteneklerini ölçmek amacıyla kullanılır. Teknikle birlikte, büyük bir fiziki güç gerektiren slalom yarışlarında hız oldukça fazladır. Dönüşler sopa yardımı olmadan yapılırlar. Yarış sırasında estetik görünüm, akrobatik hareketler, çukur ve tümsekleri en iyi şekilde kullanarak kaymak bu yarış biçiminin temel özellikleridir.
    Büyük slalomda kullanılan kayaklar esnek ve genişlikleri iniş kayaklarından az, slalomdan fazladır.

    Yarışın ilerleyen bölümlerinde, pist üzerindeki karın sertleşmesi sonucu, kayma zorlaşır. Bu nedenle dereceleri iyi olan yarışçılar yarış başında kayma önceliğine sahiptirler. Yarışlar gruplar halinde yapılır ve her grupta 15 yarışmacı bulunur. Yarışmacılar start yerinden 60 sn arayla çıkarlar. Çıkışını yapan kayakçı bitişe kadar numara sırası ile kapıların hiçbirini atlamadan geçmelidir. Tek bir kapının bile atlanması o yarışmacının diskalifiye olmasına neden olur.

    Yarışma sonucunun belirlenmesi için her iki ayağında bitirme sürelerinin toplamı değerlendirilmeye alınır. Yarışmayı en kısa sürede bitiren 1. olur.

    d) Slalom: Yarışmacıların pist üzerinde belirli aralıklarla dikilmiş iki sopadan oluşan kapılardan geçerek yaptıkları yarışma şeklidir. Alp Disiplini yarışmaları en kısa mesafede olanıdır. (45-60 sn)

    slalom yarışlarında pistin eğimi ¼’ünde 30 derecedir. Çıkışla bitiş arasındaki yükselti farkı erkeklerde 140-220 m, bayanlarda 120-180 m’dir. Slalom kapıları kar yüzeyinden 180 cm yükseklikte kırmızı ve mavi renkte iki sopadan oluşur. Bir kapıyı oluşturan sopaların ikisi de aynı renkte olmalıdır. Kapı genişliği 3.20-4 m, iki kapı arasındaki uzaklık 0.75-15 m olup kapı sayısı erkeklerde 55-75, bayanlarda 45-60 arasında değişir. Çıkıştan bitişe kadar numaralanan kapılar açık, dikey ve eğik olmak üzere 3’e ayrılır.

    Yarışmacı bütün kapılardan geçmek zorundadır. Geçilmesi zor olan kapılar pistin ortasına yerleştirilir. Yarışmacı, çıkış hakeminden onay aldıktan sonra çıkış yapabilir. Birinci ayak yarışlarının çıkış sıraları kura ile belirlenir. İkinci ayakta ise birinci ayaktaki dereceler göz önüne alınır. Diğer yarışlarda olduğu gibi slalomda da yarışmacı bütün kapılardan geçmek zorundadır. Kayakçının kapılardan geçerken onlara çarpması hatta devirmesi önemli değildir. Yarışmayı en kısa sürede bitiren yarışmacı 1. olur. Bu yarışmada kullanılan kayaklar erkeklerde genelde 203-205 cm, bayanlarda 190-195 cm’dir.

    e) Kombine Yarışlar: İniş, Slalom ve Büyük slalom yarışlarını kapsayan bir kategoridir. Kombine yarışlarda yarışmacılara her dal için ayrı ayrı puanlar verilerek bu puanlar toplanır. Toplam puana göre sıralama belirlenir. Kombine yarış türlerinde slalomun çıkış sırası, iniş yarışmalarında elde edilen sıralamalara göre belirlenir. İnişte ilk 5’i elde edenler slalomda tersine bir sıra izlerler.

    Paralel Slalom: Alp Disiplini’nin bir başka kategorisi olan ve “çifte slalom” olarak adlandırılan yarış çeşididir. Yeni ve değişik bir tür olmasına rağmen bilinen şampiyonalarda yer almaz. Sadece dünya kupası yarışlarında yer alır. Paralel slalomda, iki yarışmacı aynı anda birbirinin benzeri olan iki parkurda yarışırlar. Yarış alanları benzer parkurların yan yana dizilmesiyle oluşturulur. Pist üzerindeki kapılar 30 cm genişliğinde 70 cm yüksekliğindeki flamaların, iki sopa üzerine gerilmesiyle oluşturulur. İki pist arasındaki uzaklık 6-7 m arasında değişir.

    İki yarışmacının aynı anda çıkış aldığı paralel slalom yarışmalarında yan yana olan pistlerin birinde kapıların hepsi kırmızı diğerinde ise mavi renktedir. Bu pistler yarışmacıların zorunlu bir tek atlamayı gerçekleştirmelerini sağlayacak biçimde hazırlanırlar.


    alıntı
#11.11.2011 23:24 0 0 0
  • antrenmanın tanımı - antrenman niçin yapılır - antrenmanın özellikleri - antrenman kuralları - kondüsyon hateketleriAntrenman, bir sporcunun fiziki ve psikolojik performans düzeyinin yükseltilmesini, onun en verimli hale getirilmesini ve bu durumun mümkün olan en uzun süre boyunca sabit tutulmasını sağlayan tedbirlerin alındığı ve uygulandığı sürecin adıdır.

    Fizyologlar antrenmanın tanımını şöyle yapmaktadır: Vücuda yapılan tüm yüklenmelerde fonksiyonel ve morfolojiyle uygunluk, yüklenmeler sonucu organizmada bir değişikliğin meydana gelmesi ve sonuçta verim artışına neden olunma. Bir başka antrenman tanımını ise şöyle görmekteyiz: Alıştırmalar yardımı ile sporcunun fiziksel teknik, taktik, zihinsel, psikolojik ve motorsal hazırlığıdır.

    Antrenman sürecinin en önemli özelliği, onun planlı ve hedefli bir eylem olmasıdır. Planlama, bu sürecin ilk şartını meydana getirir. Burada, antrenman programı içerisinde yer alan konular önceden zihinde canlandırılır ve bir plan yapılır. Zaman bakımından antrenman planları; uzun, orta ve kısa vadeli olmak üzere üç gruba ayrılır. Uzun vadeli planlarda, bir antrenmanın bütün stratejisi belirlenir. Mesela belli bir spor dalına yeni başlayan birisine, zirve sporcusu veya olimpiyat şampiyonu oluncaya kadar geçecek olan sürede uygulanması düşünülen antrenman programı, uzun vadeli bir plana ihtiyaç gösterir. Bir yıllık süre içerisinde uygulanacak antrenman programına ait hedef ve yöntem tespitinde, orta vadeli antrenman planı söz konusudur. Haftalık veya günlük olarak uygulanan kısa vadeli planlarda, hangi yöntem ne kadar sıklıkla uygulanırsa hangi hedeflere ulaşılabileceği net bir şekilde ortaya konur.

    Antrenman planlaması süreci, genel olarak beş aşamadan meydana gelir. Birinci aşamada, sporcunun mevcut performans düzeyinin tespiti yer alır. Daha sonra, ulaşılmak istenen performans düzeyiyle mevcut durum karşılaştırılır ve ardından antrenmanın hedefi belirlenir. Artık sıra, bu hedefe en uygun antrenman yönteminin seçimine gelmiştir. Seçilen yöntemin uygulanması, antrenman sürecinin son aşamasını meydana getirir.

    Bir yarışmanın sonucu, yarışmadan çok önce, daha antrenman safhasında belirlenir. Antrenman programının içeriği, antrenör ve sporcunun antrenmandaki ciddiyeti yarışmanın sonucunu belirler. Genelde düşünülecek olursa, antrenman bir “Sporcuya şekil verme işi, onun yaptığı spor dalında başarıya ulaşacak hale getirme işlemidir.” bu nedenle, yapılan spor dalının gerektirdiği teknik, teknik kondisyon gibi yetenekler sporcuya kazandırılıp geliştirilirken, aynı zamanda onun kişiliği, spordan kaynaklanan ruhsal zorlanmalar ve yarışma güçlüklerine karşı koymaya yetecek şekilde geliştirilir.

    Kısacası, sporcunun teknik, taktik, beceri ve kondisyonunun yanında, hava koşullarından saha faktörüne, rakipten seyirciye, hakemden gazeteciye kadar bir yarışmanın sonucuna etki eden veya etmeyen, bütün faktörler göz önünde tutulup, kişiliğine uygun yöntemler ile başarıya programlanması antrenmanda olur. Yani, antrenman, sporcunun bedensel kapasite, yetenek ve becerileri yanı sıra, onun kişiliğine de etkilidir. Ancak eklemek gerekir ki, antrenmanların bu etkileri sağlaması, sporcunun antrenmanı karşılayıp şekli ve kişiliği ile bağımlıdır.

    Bu nedenle, kısa veya uzun süreli bir antrenman programı hazırlanırken bütün bunlar göz önünde tutulmalı, antrenmanın amacı iyi ve doğru bir şekilde saptandıktan sonra, programı hazırlanmalı ve bu program sporcu ile tartışılmalıdır . çünkü bu programı uygulayacak olan , yorulacak olan, ter dökecek olan sporcu, programın iyiliğine inanmadığı, kendisini başarıya götüreceğine inanmadığı taktirde, kaytarma yolları arayacaktır.

    Örneğin, bir futbol takımının başına getirilen bir antrenör, takımı ve futbolcuları tanıyıp, zayıf ve güçlü yanlarını saptadıktan sonra, bir antrenman programı hazırlar. Bu program hazırlandıktan sonra, futbolculara açık ve anlaşılır bir dille ve kesin bir ifade ile anlatılır ve futbolcular ile tartışılır. Böylece, antrenör ve futbolcular o sezonda kendilerini nelerin beklediğini bilirler. Buna göre beklentilerini saptayarak, çalışmalarını ayarlarlar. Bu açıklamalara göre antrenmanın iki öğesi vardır.

    Fiziksel antrenman öğesi : yapılan spor dalının fiziksel özelliklerine uygun olarak, gelişmesi için gerekli hareketler yapılır. Bu hareketler bir yandan, sporcunun becerisini geliştirirken, diğer yandan o spor dalına uygun, teknik ve taktik gelişme sağlar.

    Antrenmanın temel ilkesi yinelemedir. Santral sinir sisteminin çalışma özelliklerinden olan “irradyasyon – konsantrasyon, uyarı inhibisyon ve koşullu refleks” kavramları hatırlanırsa, antrenmanda yinelemenin önemi ortaya çıkar. Ayrıca fiziksel antrenmanın ruhsal etkileri de vardır. Yorucu ve sıkıcı yinelemeler, ağır bedensel yorgunluğa rağmen çalışmayı sürdürmek, sporda başarılı olmak için gerekli niteliklerden olan irade, sabır, ruhsal dayanıklılık gibi, kişilik özelliklerini geliştirir.

    Zihinsel antrenman öğesi : “Bir sportif hareketin, pratik uygulama olmadan, yoğun bir şekilde tasavvuruna zihinsel antrenman denir. Temeli, İngiliz Hekimi Carpenter’in 1873 yılında ileri sürdüğü “ideomotorik tepki ” yasasına dayanır. Bu yasa 1926 yılında Aller ve Scheminsky tarafından kanıtlanmıştır. “Bir denek herhangi bir motorik hareketi zihinsel olarak çözümler veya tasavvur ederse, o hareketi ilgilendiren kaslarda, o zamana kadar mevcut olmayan o hareketi gerçekleştirmek için gerekli olan elektrik akımları meydana gelir.” Bu tepki, sinir sisteminin işlevlerinden birisidir.

    1. Bir hareketi düşünmek veya tasavvur etmek, o hareketi gerçekleştiren kaslarda, harekete uygun elektriksel tepkiler doğurur.

    2. Bu elektrik akımlarının şiddeti, hareketi daha önce yapmış olanlarda, yapmamış olanlara oranla daha yüksektir.

    3. Zihinsel antrenman ile kullanılabilir hız ve güç artar.

    4. Zihinsel antrenmanın zihinde bıraktığı izler (hafıza) koordinasyonun düzelmesini sağlar.

    Zihinsel antrenmana verilebilecek en basit örnek, askerlikte emir tekrarıdır. özellikle, takım oyunu, taktik ve teknik becerilerin geliştirilmesinde, zihinsel antrenmanın önemi ortadadır. Yukarıdaki verilerden de yararlanarak, zihinsel antrenmanın yararlarını şöyle sıralayabiliriz:

    -Yaralanma tehlikesi yoktur.
    -Öğrenmeyi hızlandırır.
    -Eksik ve yanlış yetiştirilmeye bağlı kursların düzeltilmesine olanak verir.
    -Yetişmiş, ileri yaşlardaki sporcularda da etkilidir.

    alıntı
#11.11.2011 23:24 0 0 0
  • atletizm sporları - heptatlon yarışı - heptatlonun özellikleri - heptatlon kurallarıDekatlon gibi sürat, kuvvet ve beceri isteyen, bayanlar arasında yapılan ve yedi daldan oluşan kombine yarışmalardır.

    Bugüne kadar yarışma sayıları, türleri ve sıraları çeşitli değişikliklere uğradı.

    1920'lerde Almanya ve Rusya’da üç ve beş dallı yarışmalarla başladı. 1964 yılında Olimpiyat Oyunları’nda 5'li yarışma pentatlon olarak yer aldı.

    1981 yılından itibaren heptatlon, çok yarışmalı dal olarak bugünkü şeklini aldı.

    Atletizmin en zor branşlarından biri olan heptatlon, yurdumuzda henüz tam anlamıyla yapılamamaktadır.

    Bu zor sporda atlet olmamasının yanısıra, atletizm salonunun olmaması da önemli bir etkendir.

    Yedi yarışma dalından oluşan heptatlon yarışmalarında birinci gün; 100 m engelli, gülle atma, yüksek atlama ve 200 m koşulur. İkinci gün; uzun atlama, cirit atma ve 800 m koşuları yapılır.

    Kurallar ve derece ölçümleri dekatlonda olduğu gibi IAAF tarafından belirlenmiştir

    alıntı
#11.11.2011 23:20 0 0 0
  • pirinçli tavuk güveç ingilizce tarif - chicken casserole recipeIngredients:

    4 tablespoons margarine
    6 to 8 ounces sliced mushrooms
    1/4 cup all-purpose flour
    1 can (1 2/3 cups) evaporated milk
    1 1/2 cups chicken broth
    3 cups cooked rice
    2 to 3 cups chopped, cooked chicken
    1/3 cup chopped bell pepper, green
    1 small jar (2 ounces) chopped pimiento, drained (1/4 cup)
    salt, to taste
    buttered bread crumbs, optional

    Preparation:

    In a large saucepan over medium heat, melt margarine; add mushrooms and cook until softened, about 2 minutes. Blend in flour; cook, stirring, for about 1 minute. Gradually add milk and broth. Cook and stir until thickened and bubbly. Add rice, chicken, pepper and pimiento. Add salt to taste.

    Transfer to a greased, 2-quart casserole. Bake at 350° for 35 to 45 minutes. If desired, top with buttered bread crumbs or other topping.

    alıntı
#11.11.2011 23:17 0 0 0
  • tavuk güeç ingilizce tarif - chicken casserole recipeIngredients:

    2 sleeves Ritz crackers
    1 can cream of chicken soup, or cream of mushroom
    1 cup sour cream, regular or reduced fat
    1/2 cup chicken broth
    4 to 6 boneless chicken breast halves, cooked
    4 ounces melted butter, melted

    Preparation:

    Crumble one sleeve of Ritz crackers in the bottom of a 2 to 2 1/2-quart casserole dish. Drizzle half of the melted butter over the crackers. Mix chicken with soup, sour cream, and broth. Pour over crackers. Crush the remaining sleeve of crackers over the chicken mixture. Drizzle the remaining melted butter over the crackers. Bake at 300° for 30 to 40 minutes, until hot and bubbly.

    alıntı
#11.11.2011 23:15 0 0 0
  • bayrak koşusunun tarihçesi - bayrak koşusu nasıl yapılır - bayrak yarışları - mesafelerine göre bayrak yarışlarıTakımların 30 cm boyundaki tahta veya metal bir sopayı (stafeti), elden ele geçirerek ve sırayla koşarak yaptıkları yarışlardır. Takımlar 4 atletten oluşur.

    Eski Yunan’da ellerinde bir meşale ile yapılan bayrak koşuları, 1895 yılında ilk kez atletizm yarışmalarında yer almıştır. Günümüzde 4′er kişilik takımlar halinde çeşitli mesafelerde koşulmaktadır. Yalnız Balkan ülkeleri arasında yapılmış ve adı “Balkan Bayrak” olarak kalmıştır. Dörder atlet arasında 800 m, 400 m, 200 m ve 100 m koşulan bir türü daha vardır. Ayrıca bir zamanlar yurdumuzda bir hayli yaygın olan “İsveç Bayrak Koşusu” da bir diğer bayrak yarış türüdür. Bunların mesafeleri de 400, 300, 200 ve 100 m’dir.

    Toplu koşucular tarafından koşulan bayrak yarışlarında esas olan, koşucunun kendi mesafesini bitirdikten sonra elinde bulunan sopayı yeniden koşacak olan arkadaşına vermesidir. Eğer sopa düşürülürse, düşüren atlet yerden alır. Sopa düz ağaç veya metal bir borudan yapılmış olup, 28/30 cm uzunluğunda, 50 gram ağırlığında ve tek parçadır.
    Yarışlar, hareketsiz duran yarışmacıların tabanca patlatmasıyla aldıkları startla başlar.

    Takımlardaki dört atletin her biri yarışmanın bir bölümünde koşar, koşu sırasında elde bir sopa taşınır. Sopa değişimi 20 m’lik bir bölgede yapılır. 1964 yılında yapılan bir kural değişikliği ile; kısa mesafe bayrak yarışlarında koşucunun sopayı almak için bayrak değiştirme bölgesinin 10 m. gerisinden koşmaya başlamasına izin verildi. Ancak “çubuk değiştirmek bölgesinde” el değiştirmelidir. Bu değişim; dıştan değişim ve karma değişim diye iki şekilde olur. Dışta değişimde koşucu, çubuğu sol elinden arkadaşının sağ eline verir. Karma değişimde ise hem sağ hem sol el ile stafet değiştirilebilir. Bayrak fırlatılarak değiştirilemez. Seçmelerden sonra takımdaki oyuncu değişikliği ancak zorunlu olması durumunda doktor raporuyla yapılabilir. Bayrak koşuları erkekler ve bayanlar için ikiye ayrılır.

    1- 4×100 m Bayrak Yarışları: Erkekler ve bayanlar arası yapılan Olimpik Atletizm Yarışmaları’dır. 4×100 m bayrak yarışları baştan sona kulvarlarda koşulur. Çıkış yapan atlet bayrağı sağ eliyle taşır. Bayrak bir turda her 100 m sonunda olmak üzere, üç kez el değiştirir. Her kulvarda, 20 m’lik bayrak değiştirme bölgeleri işaretlenerek değişikliklerin buralarda yapılması sağlanır. Buna uymayan takımlar diskalifiye edilir. Hiçbir atlet yarışmada bir bölümden fazla koşamaz.

    2- 4×400 m Bayraklar Yarışları: Bu bayrak yarışı da 4×100 m gibi erkekler ve bayanlar arası yapılan Olimpik Atletizm Yarışmaları’dır. 4×400 m bayrak yarışında ikinci yarışmacıdan itibaren takımlar, verilmiş olan handikaba göre 400 ya da 500 m sonunda iç kulvara geçebilirler. Yarışın kulvarda koşulmayan bölümlerinde atletler, bayrak değiştirmek için kendi kulvarlarına dönmelidirler.

    Atlet bayrağı verdikten sonra, hemen kulvarı terk etmeli ve arkadaki takımın atletine engel olmamalıdır. Her hangi bir takım, kasıtlı veya kasıtsız engelleme yaparsa veya bayrak değiştirirken yardımlaşırsa takım halinde diskalifiye olur.

    alıntı
#11.11.2011 21:07 0 0 0
  • Konu: Cirit Atma
    cirit nedir - cirit sporu - cirit tutma - cirit atmanın özellikleri - cirit nasıl atılırCirit ağaçtan veya metalden yapılan bir mızrağın hız alınarak koşulup, atılmasını içeren hafif bir atletizm spor dalıdır. Antik Çağ’da Yunan Olimpiyatları’nda Pentatlon yarışmalarında oynanmaya başladı. İlk uluslar arası yarışma 1896′da İsveç’te düzenlendi. 1908′de modern Olimpiyat Oyunları’na dahil edildi. Bayanlar cirit yarışlarına 1932′de alındı. Günümüzde en çok İskandinav ülkelerinde oynanmaktadır.

    Cirit atma yarışmalarında kural, ciritin 25-30 m’lik bir pistte koşarak, hız alındıktan sonra 29 derecelik açı dilimi içine düşecek biçimde omuz üzerinden atılmasıdır.

    Branş atletleri; atletik yapılı, çevik, süratli, dengesini korumasını bilen ve omuz mafsallarına hareket yeteneği kazandırmış olmalıdır. Cirit atma öncelikle yetenek ister. Ama hız, teknik, güç ve esneklik çalışmaları yapılmadan başarı imkansızdır.

    Cirit, metalden ve ağaçtan yapılır ve üç bölümden oluşur. Sivri uçlu metal başlık, (ağırlığı 80 gr, uzunluğu 25-33 cm) metal ya da tahtadan çubuk ve sicim sarılı tutma bölümü. Sicimin çapı erkeklerde 15-16 mm’dir. Çubuk olarak adlandırılan ikinci bölüm, tutma bölümünden ara uca doğru daralarak uzar ve incelir. (Erkeklerde 90-110 cm, bayanlarda 80-95 cm’dir) Ana kesit alındığında her yeri yuvarlaktır. Ciritin uzunluğu erkeklerde 260-270 cm, ağırlığı ise 800 gr’dır.

    Bayanlar arası karşılaşmalarda kullanılan cirit ise daha kısa ve hafiftir (uzunluğu 220-230 cm, ağırlığı ise 600 gr). Cirit, nazik ağaçtan imal edildiği için soğuktan çabuk etkilenir. Kullanılmadığı zamanlarda cirit, özel olarak hazırlanmış cirit masalarında dik olarak bırakılmalıdır. Ciritin hiçbir parçası hareket etmemelidir. Yay ise ay beyaz bir çizgi şeklinde ya da yerle aynı düzeyde toprağa gömülür. Beyaz boyalı metal veya tahtadan yapılır. Atletlerin kullandığı ayakkabıların topuk ve tabanı çivilidir. Tabanda en çok altı, topukta iki çivi vardır.

    Günümüzde cirit tutma, taşıma ve atma ile ilgili birkaç stil kullanılmaktadır. 1920′lerde hakim olan İsveç tekniği, yerini önce Fin tekniğine, sonra da Sovyet ve Polonyalılar’ın getirdikleri yeni tekniklere bırakarak önemli gelişmeler gösterdi.

    Cirit sol omuz hizasında sağ elle ortasındaki sicimden tutulur. Bu tutuş, ciritin avuç içine alınması ve kavranması biçiminde olur. Ancak ciritin, hız koşusunun başından sıçrama adımlarının başlangıcına kadar yumuşak ve yere 45 derecelik bir eğimle taşınır. Atletler genellikle 15-20 m mesafede hız alırlar ve gittikçe artan bir tempo ile koşarlar. Bunu 3-10 m arası ciriti geriye alıp, atma hazırlığını içeren çapraz koşu izler.

    Cirit atışı sırasında vücudun sol tarafı sabit bir durumdadır. Atış kolu çok çabuk öne çekilirken el bileği ile silkme hareketi yapılır. Bu hareket ciritin yere saplanmasına yardımcı olur. Atış sırasında sağ bacak atış yönüne doğru bükük bir şekilde konulur. Sol ayak arkaya doğru kaldırılır ve vücudun üst kısmı öne doğru yatırılır. Bunlar atletin, cirit elden çıktığı için bir adım daha atmamasına yani faul yapmamasına yardımcı olur. Ciritin atıldıktan sonra, 29 derecelik açı içine düşmesi zorunludur. Ciritin düşmesi gereken alanı gösteren bu açı çizgilerine “sektör çizgileri” adı verilir.

    Her yarışmacının üç atış hakkı vardır. En iyi sekiz yarışmacı, daha sonra üçer atış daha yaparlar. Olimpiyat Oyunları gibi bazı uluslarası yarışmalarda da önceden belirlenen baraj derecelerine ulaşamayan aletler finallere katılamazlar.

    Altı atış hakkında en iyi dereceye ulaşan atlet birinci olur. Beraberlik halinde yarışmacıların ikinci en iyi derecelerine bakılır. Kurallara uygun atıştan sonra cirit havada kırılırsa atış yenilenir.

    Yarışmalarda yeterli sayıda hakem görevlidir. Hakemler yarışmacıyı ve ciritin düşüşünü izlerler. Düzgün atış beyaz bayrakla, hatalı atış kırmızı bayrakla gösterilir. Atış sonunda ölçüm, ciritin en yakın izi ile yay çemberinin iç kenarı arasındaki doğru boyunca cm cinsinden yapılır.

    alıntı
#11.11.2011 21:02 0 0 0
  • Konu: Gülle Atma
    atletizm spor dalları - gülle nasıl atılır - gülle atma hakkında bilgiler - gülle atma alanının özellikleri - gülle atma teknikleriMetalden yapılmış, küre biçimindeki güllenin, erkekler ve bayanlar tarafından omuz hizasından en uzak mesafeye atılmasını içeren, hafif bir atletizm spor dalıdır. Eski Yunanlılar’da ve Olimpiyatlarda gülle yerine 6.5 kg ağırlığında taş veya metal parçalar ile atış yarışmaları yapıldı. Taş yerine gülle ilk kez İngilizler tarafından kullanıldı. Gülle, 1896′dan itibaren modern Olimpiyat Oyunları’nda yer aldı.

    Günümüzde gülle atma, yalnız bir el ile ve omuz ürezinden 2.135 m çapındaki daireden yararlanılarak yapılır. Gülleyi savurarak atmak yerine, adeta iter gibi atmak gerekir.

    Bu branş dalında başarılı olmak için eskiden iri cüsseli olmak büyük bir avantajdı. Ancak günümüzde, çevik ve kuvvetli olmak, atletik bir yapıya sahip bulunmak ve kurallara uygun beden hareketi çalışmaları ile büyük bir bilek eforu istemektedir.

    Güllede atma alanı beton olup; etrafında çember bulunmaktadır. Çemberin ön kenarında, atış sırasında atletin içeride kalmasını sağlayan çarpma tahtası bulunur. Çarpma tahtası ağaçtan imal edilir. İçten uzunluğu 1.22 m, genişliği 114 mm olup üstü beyaza boyanır.

    Gülle düzgün ve yuvarlak olup, demir, pirinç gibi yumuşak olmayan bir metalden yapılır. İçi kurşun veya benzeri bir madde ile doldurulur. Erkekler için en az 7.257 kg, bayanlar için en az 4 kg ağırlığındadır. Atış yapılan daire beton olduğundan ayakkabılarda çivi yoktur.

    Yarışmacı atış hareketine sabit duruşla başlar. Gülle tek elle çeneye yakın tutulmalı, atış süresince bu el başlangıç durumundan aşağıya düşmemelidir. Gülle hiçbir zaman omuz çizgisini geçmemelidir. Süzülüş ile gülle atışına geçilmesi arasındaki hareketler tempolu ve kesintisiz yapılır. Yarışmacı, gülle yere düştükten sonra yarışma alanının çemberin arka yarısından ve ayakta terk eder.

    Günümüzde gülle atmada güç, teknik ve zihinsel hazırlık gerektiren Amerikalı atlet Porry O’Brien’ın kendi adıyla anılan tekniği kullanılmaktadır. Burada atlet sırtı dönük bir duruşla başlayarak, 180 derece bir dönüş yaparak gülleyi daha uzağa atma olanağını bulmuştur. Dünya rekoru 23 m’yi aşarken, yurdumuzda dereceler erkeklerde 18.27′de, bayanlarda 16.96′dadır.

    Yarışmacılar üç atış hakkına sahiptirler. İlk 3 atıştan sonra en iyi sekiz yarışmacı daha sonra 3′er atış daha yaparlar. Atış sırasında yarışmacı çemberden dışarı çıkar, dengesini kaybedip ayak veya elinin biri ile dahi çemberin dışına dokunursa, gülle takozunun üstüne değerse o atış geçerli sayılmaz. Hakem sayısı sabit olmayıp, her zaman değişebilir.

    Atma uzaklığı güllenin düştüğü ilk yerin izi ile direğin iç köşesine kadar olan doğru mesafesi ölçülerek bulunur. Ölçülen uzunluk en yakın cm’ye indirgenir. Aynı dereceyi iki atletin yapması durumunda ikinci iyi derecelerine bakılarak, birinci olan atlet bulunur.

    alıntı
#11.11.2011 20:58 0 0 0
  • devitalizasyon uygulaması - devitalizasyon nasıl yapılır - pulpektomiDişözünün ölümünü sağlamak amacıyla yapılan girişim.

    Anestezi altında dişözünün çıkartılmasıyla (pulpektomi), sinirlerin çıkartılmasıyla ya da dişözüyle temas edecek biçimde arsenik bir hamur ya da lif uygulanmasıyla yapılır.

    Dişözündeki iltihabi süreçlerin ortadan kaldırılması amacıyla da yapılır.

    alıntı
#11.11.2011 20:10 0 0 0
  • ekmnezinin tanımı - ekmnezi nedenleri - panoramik vizyonBir bellek bozukluğu.

    Geçmişteki olayları yaşanan anla karıştırıp yeni yaşanıyormuş gibi anlatmayla belirlenir.

    Başlangıçta yaşlılarda incelenmiş, ama değişik derecede ve tipte zihinsel bozukluklara eşlik ettiği anlaşılmıştır.

    Şiddetli coşkusal durumlarla birlikte de gelişebilir.

    Ölüm anında yaşanabileceği öne sürülen “panoramik vizyon” olayı bunun bir örneğidir.

    alıntı
#10.11.2011 23:30 0 0 0
  • ekolalinin tanımı - ekolalinin evreleri - stereotipiBir başka kişinin sözlerini taklit ederek yineleme biçiminde ortaya çıkan bir şizofreni belirtisi. Genellikle ekopraksi, stereotipi, maniyerizm ve saldırganlıkla birlikte görülür.

    Kaybedilmiş olan nesnel dünyayla yeniden bütünleşme girişimi olarak yorumlanabilir.

    Birincil özdeşleşme evresine, yani başkalarıyla ilişkilerin jestleri taklit yoluyla kurulduğu bebeklik dönemine gerileme olarak kabul edilir ekolali.

    Katatonik şizofren hastalara belli bir kimlik kazanma ve yanılgılı bir biçimde insan ilişkilerini yaşama olanağını verir.

    alıntı
#10.11.2011 23:29 0 0 0
  • elektronarkoz nasıl yapılır - elektro narkozun uygulanışı - elektronarkozun amaçlarıBeyne 200-250 mA şiddetinde elektrik akımı verilerek ani bilinç kaybı ve kaslarda yaygın sertleşmeye yol açmak yoluyla uygulanan psikiyatrik tedavi yöntemi.

    Bilinç kaybı ve kas sertleşmesi yaklaşık 1 dakika sürer ve sonra akım şiddeti hızla 100 mA’ya düşürülür.

    Böylece hastanın soluk alması sağlanır. Akım şiddeti 8-15 dakika süre boyunca rahat bir uyku hali sağlanana değin giderek düşürülür.

    Uygulandığı durumlar elektroşok tedavisinin kullanıldığı durumlarla aynıdır (kaygı krizleri, iç kaynaklı endojen ruhsal çöküntü).

    alıntı
#10.11.2011 23:29 0 0 0
  • etnopsikiyatrinin tanımı - etnopsikiyatri araştırma dalı - etnopsikiyatri araştırmalarıPsikiyatrik hastalıklar ile çeşitli toplumların kültür ve gelenekleri arasındaki ilişkileri konu olan araştırma dalı.

    Özellikle klasik psikiyatrik sendromların farklı toplumlardaki değişkenlikleri ve değişik kültürlere özgü akıl hastalıkları üzerinde durur.

    Bu sorunları ilk kez E. Kraepelin 1904'te ele aldı. Daha sonra sosyolojik ve antropolojik çalışmaların ortaya çıkmasıyla, özellikle ABD ve Fransa’da etnopsikiyatri yaygınlık kazandı.

    Etnopsikiyatri çalışmaları değişik kültürlere özgü psikiyatrik sendromların belirlenmesini sağlamıştır.

    Bunlar arasında Kanada’nın bazı yerli kabilelerinde görülen Windigo psikozu (depresyon ve intihar isteğine kadar varabilen iştahsızlık ve insan eti yeme isteği) ile Uzakdoğu toplumlarında rastlanan Koro psikozu (penisin vücudun içine çekileceği korkusuyla gelişen ani iç sıkıntısı nöbeti) sayılabilir.

    alıntı
#10.11.2011 23:28 0 0 0
  • çevrenin sebep olduğu stres - teknolojiden kaynaklanan stres - çalışma saatlerinin sebep olduğu stresÇalışanlarda stresi oluşturan etmenlerden bir diğeri çevresel etmenlerdir. Bunlar ekonomik, politik ve teknolojik belirsizliklerdir.

    Ekonomik belirsizlikler, iş yaşamındaki değişiklikler sonucu ortaya çıkar.

    Ekonomik dalgalanmalarla ortaya çıkan işsizlik, düşük ücret, haftalık çalışma saatlerinin azaltılması gibi durumlar ekonomik belirsizliğin yarattığı strese örnek olabilir.

    Politik belirsizlikler, durağan politik sisteme sahip ülkelerde görülmez, fakat iktidar değişmelerinin yaşandığı ülkelerde güvensizlik ve dolayısıyla da strese neden olur.

    Teknolojik belirsizlikler, bilgisayarların, robotların ve otomasyon sağlayan makinelerin gelmesiyle, çalışanların beceri ve deneyimlerini gereksiz kılar ve böylece stres kaynağı oluşturur.

    alıntı
#10.11.2011 23:27 0 0 0
  • mısır çorbası ingilizce tarif - corn soup recipe - sosisli patates çorbası - mısırlı patates çorbasıIngredients:

    1 pound bulk Italian sausage or country-style sausage
    1 cup chopped onion
    1/4 cup flour
    2 1/2 cups chicken broth
    2 cups diced gold or red-skinned potatoes
    2 cups frozen corn kernels
    1 small can (8 ounces) cream-style corn
    1/4 teaspoon freshly ground black pepper
    dash hot sauce
    2 cups half and half or whole milk
    1 tablespoon butter
    1/2 teaspoon salt, or to taste

    Preparation:

    In a large Dutch oven or saucepan over medium heat, brown the sausage with onion until sausage is browned and onion is lightly browned and tender. Stir in the flour until blended into the mixture. Add the chicken broth and stir to blend. Add the diced potatoes, corn and cream-style corn, pepper, and hot sauce. Bring to a simmer and continue cooking for 5 minutes, stirring frequently. Cover and continue cooking, stirring occasionally, until potatoes are tender. Add the half-and-half (or milk) and stir in butter. Taste and add salt, as needed.

    alıntı
#10.11.2011 23:16 0 0 0