aöf kamu yönetimi dersleri - iktisat tarihi konu anlatımı - avrupada siyasi istikrarın sağlanması - ortaçağ devletler sistemiKendi kendine yeterlilik, kısmen ticaretin azalmasının bir sonucu ve aynı zamanda daha büyük ölçüde de onun sebebiydi. Toplum dış dünyaya karşı korku, şüphe ve çekinme duygusu doluydu. Halk manastırlarda dinî, feodal organizasyon içinde sosyal ve siyasi bir izolasyon arayışıyla kendi dünyasına çekilmişti.
Sanat, eğitim, ticaret, üretim ve işbölümü en az seviyeye inmişti. Para kullanımı hemen hemen tamamen kaybolmuştu. Nüfus az, üretim kıt, yoksulluk aşırıydı. Sosyal yapı iptidai idi; din görevlileri, savaşçılar ve işçiler vardı. Değerler sistemi kuvvete ve inançlara dayanan bir toplumdu. Yalnızca savaşçılık ve din adamlığı saygı gören mesleklerdi. İşçiler aşağılık serfler olarak görülüyordu.
Bu karanlık tablo, kesin bir tarih belirlenememekle birlikte, muhtemelen 10. yüzyılın ortalarından itibaren hızla değişmeye başladı. 9. yüzyılın sonlarında ve 10. yüzyılın başlarında en yüksek düzeyine ulaşan Viking, Macar ve Müslüman akınlarının Avrupa üzerinde yarattığı baskı, daha sonra yavaş yavaş kayboldu.
Akdenizde Venedik ve Piza başta olmak üzere Kuzey İtalya liman şehirleri, kendilerini savunabilecek deniz gücüne kavuştular. Öte yandan Müslümanlarla Hıristiyan devletler arasındaki ticaret, daha önceki düşmanlık bulutlarını dağıtmaya başladı. Akdeniz, Avrupa ile Kuzey Afrika ve Ortadoğu arasında bir engel olmaktan çıktı.
10. yüzyıl Orta ve Batı Avrupanın, istilacıların birbirini izleyen akınlarının yıkıcı etkilerinden kurtuluş ve yeniden toparlanma dönemi oldu. Bu toparlanmada hiç şüphesiz en önemli faktör Ortaçağ devletler sisteminin ortaya çıkışıydı. Karolenj İmparatorluğu politik sahneden çekilince yerini feodal prensipler çerçevesinde örgütlenmiş küçük siyasi birlikler almış ve bu birlikler egemenlik alanlarını çok sıkı bir şekilde kontrol ederek siyasi istikrarı yeniden sağlamışlardı.
Bu küçük devletlerin yönetiminde siyasi istikrarına yeniden kavuşan Avrupa, dışa karşı da daha saldırgan bir politika izleme imkanını buldu. Haçlı akınları şeklinde Müslümanlara karşı girişilen saldırılar, Avrupa içindeki göç ve kolonizasyon hareketleri ile Avrupa dışında ticarî üsler kurma çabaları, bu saldırgan politikanın en belirgin göstergeleriydi.
Güneybatıda genişleme, İber Yarımadasının Hıristiyan prensler tarafından Araplardan alınması şeklinde oldu. Yarımadanın büyük bölümü 8. yüzyılın başlarında Araplar tarafından işgal edilmişti. Hıristiyanlar 1000 yıllarından başlayarak 13. yüzyılın ortasına kadar adayı tamamen yeniden ele geçirdiler.
Güneyde 1061 ile 1091 arasında Normanlar, Sicilyadaki Arap egemenliğine son verirken, güneydoğuda 11. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar Haçlılar, Müslüman bölgelerine başarılı seferler düzenlediler ve Ortadoğuda Hıristiyan hükümdarlıklar kurdular.
Doğu Avrupada Almanlar doğuya doğru genişlediler. Bu hareket 10. yüzyılın başlarında en doruk noktasına ulaştı. Prusyanın doğusunu, Baltık Denizinin güneyini ele geçirdiler. Buralarda yeni şehirler kurdular. Bu genişleme hareketi 1300′lere kadar sürdü.
aöf kamu yönetimi dersleri - iktisat tarihi - avrupanın doğal koşulları - erken ortaçağda tarımAvrupanın doğal koşulları iktisat tarihçilerini daima ilgilendirmiştir. Coğrafyasının ulaşılabilirliği, kara, deniz ve nehir ulaşımının elverişliliği, taşıma maliyetlerinin düşüklüğüne yol açmaktadır.
Öte yandan, nemli ikliminin sulamayı fazla gerektirmemesi ve verimli topraklar tarımsal üretimde bolluk demektir. Buna ilaveten enerji kaynakları ve demir gibi temel sanayi hammaddesinin bol olması yine Avrupaya diğer bölgelere göre üstünlük sağlamaktadır.
Batı Roma İmparatorluğunun çöküşünden sonraki kargaşa ve çözülme döneminde ortaya çıkan kültürel ve siyasi boşluğu doldurdu. Avrupalılık bilincini geliştirdi.
Günümüzdeki çiftlikler genel olarak kapitalist işletmelerdir. Tıpkı bir ticari ya da sınai işletme gibi kâr zarar hesabı yapılır İşletmenin amacı kardır. Buna karşılık Ortaçağ malikanesi ekonomik bir organizasyondan daha fazladır. Bu sistemde sadece işgücünün organizasyonu değil, aynı zamanda güvenlik ve yargı işlevlerini de kapsayan bir sosyal ve siyasi organizasyondu.
Bıçaklı ağır saban Kuzey Avrupanın ağır ve balçıklı topraklarının neminin kurutulması ve toprağın altüst edilmesi için gerekli olmakla birlikte, Anadolunun kıraç ve yumuşak topraklarının ihtiyacı nemin korunması ve toprağın rüzgar erozyonuna maruz kalmasını önlemekti.
Bıçaklı ağır sabanı çekmek için sekiz öküze gerek vardı. Manevra kolaylığı nedeniyle tarlalar dikey sürülüyordu. Bunun sonucunda tarlaların büyük bloklar halinde düzenlenmesi ortaya çıkıyordu. Blok içindeki bir tarlaya gidebilmek için bu tarlaların çitlenmemesi gerekliydi. Bunun sonucunda açık tarla sistemi denilen riski dağıtan ve eşitlikçi bir yapı ortaya çıkmıştı.
Her şeyden önce serf toprağa bağlıdır. Angarya ile yükümlüdür. İşçi, işverene bir sözleşmeyle emeğini arz eder, karşılığında ücret alır. Arzu ettiği zaman da işi bırakabilir.
Romanın çöküşünden sonra Akdeniz ticaretinin gerilemesi ve Avrupanın içe kapanmasının sorumlusu olarak Pirenneden etkilenen bazı Ortaçağ tarihçileri İslam fetihlerini sorumlu tutmuşlardır. Bu bakış açısı Avrupa merkezli bir bakış açısını yansıtmaktadır.
Modern şehir iktisadi faaliyetin kaynağı ve merkezidir. Şehir çevrenin hammaddesini alır, mamul madde ve hizmet olarak geri döndürür. Erken Ortaçağ Avrupa şehirleri ise, yüksek duvarları arkasında güvenlik sağlayan yerlerdir.
böbrek tümörünün gidişatı - böbrek tümörü metastasları - böbrek tümörünün yayılışıümör birçok yoldan çevreye yayılabilir. Böbrek kapsülünü aşarak doğrudan böbrek çevresi dokulara, böbreküstü bezlerine, pankreasa ve olguların yüzde 30′unda bağırsağa sıçrayabilir.
Lenf yoluyla yayılma önce böbrek Çukurunda, bel ve aort çevresindeki lenf düğümlerinde görülür. Buradan göğüs lenf kanalına ulaşan tümör hücreleri daha sonra boyun lenf düğümlerine sıçrar.
Lenf-kan yoluyla yayılma, göğüs lenf kanalına ulaşan tümör hücrelerinin buradan üst anatoplardamara ulaşmasıyla gerçekleşir. Kan yoluyla yayılma daha da önemlidir. Böbrek toplardamarını kaplayan tümör, alt anatoplardamara geçer. Ayrıca kan akış yönüne karşı ilerleyerek alt anatoplardamar ve böbrek toplardamarından omurga çevresindeki toplardamarlara sıçrayabilir. Burada kapı toplardamanyla (vena porta) oluşan bağlantılardan geçen tümör hücreleri metabolizma ürünlerini mide, bağırsak ve dalak gibi organlardan karaciğere taşıyan bu büyük toplardamar sistemine girer. Gene alt anatoplardamar yoluyla kalbin sağ kulakçığına, buradan da akciğerlere geçerek atardamar dolaşımına yayılır. Böbrek tümörlerinin birçok yayılma yolunun bulunması doğal olarak bu tümörlerin uzak organlara sıçrama olasılığını da yükseltmektedir. Yayılma ve sıçramadan etkilenen organlar sırasıyla lenf düğümleri ve akciğerler (yüzde 55), karaciğer (yüzde 33), kemikler (yüzde 32), böbreküstü bezleri (yüzde 19), Öbür böbrek (yüzde 11), beyin (yüzde 6), dalak (yüzde 5), kalınbağırsak (yüzde 4) ve deridir (yüzde 3). Tümörün en sık yol açtığı komplikasyonlar böbreğin çıkarılmasıyla gerileyen yüksek tansiyon, karaciğer toplardamanyla alt anatoplardamarın tıkanması ve sperma-tik kordon damarlarının ani genişlemesidir (akut varikosel). Varikosel sol spermatik toplardamarın tümörle kaplanmasına bağlı olarak gelişir. Bu tip varikosel hızla ilerlemesi ve hastanın oturma konumunu değiştirmesiyle kü-çülmemesi gibi özellikleriyle iyi huylu varikoselden ayrılır.
Hastaların üçte birinden fazlasında, uzak metastazlar (sıçrama) yapmış böbrek tümörü, bulunduğu yere göre değişen belirtiler verir. Bu belirtiler erken tam için önemli olmakla birlikte böbrek tümörlerinin yalnız yüzde 5′inde ilk klinik belirtiler metastazlardan kaynaklanır. Tanı konulan hastaların yaklaşık üçte birinde tümör çoktan yayılma yapmıştır. Tümör sıçramalarının en sık rastlanan klinik bulguları, tümörün yayılma yollan göz önünde tutularak kolayca önceden kestirilebilir. Ama özellikle akciğer, kemik ve beyne sıçrama durumu araştırılırken, organlann birincil tümörleriyle karşı laşma olasılığı gözden uzak
BEKLENEN GİDİŞİ ——(PROGNOZ)
Tümöre bağlı olarak böbreğin alındığı olgularda 10 yıllık yaşam beklentisi oranı yüzde 18-23 arasında değişmektedir. Bu kötü sonucun nedeni büyük ölçüde hastalığın sinsi ilerlemesinden kaynaklanır. Tümörün ilk belirtileri genellikle dikkat çekmez ve belli bir süre sonra, belki yıllar sonra tanı konduğunda, göz ardı edilen ilk şikâyetlerin tümöre bağlı olduğu anlaşılır. İlk belirtilerin ortaya çıkması ile tanı arasında ortalama iki yıl geçmektedir. Bu durumda tümör oldukça irileşerek ortalama 5-7 cm çapa ulaşmış, genellikle lenf düğümlerine sıçramış ve toplardamara yayılmıştır. Tanıdaki bu gecikme göz önüne alınırsa yukarda verilen oranlann
İncelemeler
Radyolojik inceleme yöntemlerinden ürografi böbreğin biçim bozukluğunu açığa çıkararak kesin tanı koymaya yardımcı olur. Bazen böbreğin işlevsel olarak devre dışı kaldığı durumlarda, ultra-sonografi daha kesin bilgi sağlar. Ayrıca atardamar filmiyle tümörün sınırları ve damarlanmasma ilişkin cerrahi nitelikte bilgi elde edilir. Bu yöntemle aynı zamanda karaciğere olası sıçramalar da ortaya çıkarılır. Anjiyografi, yani damarların kontrast madde verilerek gö-rüntülenmesiyle elde edilen bilgiler, bilgisayarlı tomografi (kesit görüntüleme) yöntemiyle de sağlanabilir.
Hastaya zarar vermeyen bir inceleme yöntemi olan ultrasonografi böbreğin işlevsel olarak devre dışı kaldığı olgularda kesin tanıya götürür. Ayrıca karaciğere sıçramalara ilişkin değerli bilgiler sağlar. Nefroblastomlu bir bebeğe klinik yaklaşımda, tümörün her iki böbrekte de bulunma olasılığı her zaman göz önünde tutulmalıdır. Bu nedenle yapılacak incelemelerde ya da tümörlü böbreğin çıkarılması sırasında, görece sağlam görünen böbreği de dikkatle kontrol etmek gerekir.
Laboratuvar incelemelerine gelince, hematokritin genellikle normal olduğu görülür. İdrarda bol kan bulunması kansızlığa yol açabilir. Alyuvar yapımını hızlandıran bir hormon olan eritropoie-tinin arttığı durumlarda kanda alyuvar sayısı yükselir (polisitemi). Böbrek işlevlerine ilişkin göstergeler genellikle normaldir. İdrar tahlilinde kan ve daha az sıklıkta protein görülür. Karaciğerin tümör sıçramasına bağlı olarak aşırı ölçüde çalışamaz duruma geldiği olgular dışında, karaciğer işlev testleri de genellikle normal sonuçlar verir. Bazı olgularda görülen laktik dehidrogenaz düzeyindeki artış tümör dokusunun öldüğüne işaret eder. Alyuvar sedimentas-yon hızı yüksek bulunabilir.
Tümörün Gidişi ve Komplikasyonlar
Böbrekte oluşan nefroblastom saptandığı sırada, tümör genellikle yalnızca bu organla sınırlıdır. Tümörün çevre dokulara sıçradığı durumlarda yayılma, lenf yoluyla böbrek çukuru lenf düğümlerine ve aortun bel bölgesi çevresinde bulunan lenf zincirine ulaşmıştır. Ender olarak göğse ve özellikle sol köprücük kemiği üstü lenf bezlerine sıçrama görülebilir. Nefroblastom başka organlara genellikle kan yoluyla yayılır. Tümör geliştikçe gerçekleşen bu sıçramalardan en çok akciğerler etkilenir; karaciğere sıçramalar da az değildir. Hastalarda böbrek çıkarıldıktan sonra da tümörün yinelediği olgular bildirilmiştir. Bu nedenle nefroblastom olgularında ameliyat sonrası düzenli tıbbi denetim büyük önem taşır.
Akciğer sıçramalafımn erken tanısı için düzenli akciğer röntgeni çekilerek hasta denetim altında tutulur. Daha seyrek olarak kemik ve beyne sıçramalar görülebilir. Bu durumlarda hastada görülen açık belirtiler genellikle tanı koymaya yeter. Tedaviden sonra tümörün yeniden ortaya çıkma olasılığı göz ardı edilmemesi gereken bir durumdur.
Tedavi
• Genel ilkeler- Böbreğin alınmasına yönelik cerrahi girişim tedavinin temelini oluşturur. Ameliyat sonrası uygulanan ışın tedavisi ve kemoterapi son zamanlarda tümörün tedavisinde olumlu sonuçlar vermiştir.
İkincil tümörün genellikle akciğer gibi tek bir odakta görüldüğü durumlarda bu odağın cerrahi girişimle çıkarılması yoluna gidilir. Bu yöntem özellikle ikincil tümör uzun bir süre sonra gelişmişse uygulanır. Söz konusu olgularda genellikle iyileşme sağlanır. Sıçramanın birden çok odak oluşturması hastalığın gidişini kötüleştirmekle birlikte kemoterapi ve ışın tedavisinin birlikte kullanılmasıyla hastanın daha uzun süre yaşatılması, ender olarak da iyileştirilmesi olanaklıdır.
• Yan etkiler- Böbreğin alınmasından sonra komplikasyon çok seyrek görülür. Bunlar karın cerrahisinin yol açtığı komplikasyonlara benzer. Ameliyat sonrası dönemde idrar yollarının iltihabına sık rastlanır. Bu nedenle ameliyattan sonraki birkaç ay boyunca düzenli biçimde idrar kültürü yapılarak, enfeksiyon olup olmadığı denetlenir.
Işın tedavisi, birkaç ay sonra bile mekanik bağırsak tıkanıklığı sendrom-lanna yol açabilir. Bu olgularda yeni bir cerrahi girişim gündeme gelir.
Tümörlü böbreğin çıkarılmasından sonra geride kalan böbrek olağan böbrek işlevlerini kolayca üstlenebilir. Karnın sağ yarısına ışın tedavisi uygulandığı durumlarda karaciğer büyük ölçüde etkilenir ve ışınlara bağlı karaciğer iltihaplanması gelişebilir. Bunun sonucunda karaciğer ve dalağın büyümesi, karaciğer işlevlerinin bozulması, trombosit sayısının azalması gibi belirtiler ortaya çıkar. Işınların etkisinde kalan karaciğer bölgeleri, karaciğer sintigrafisinde “soğuk alanlar” olarak görünür ve bu görüntü tümör sıçramasıyla karıştmla-bilir. Küçük bebeklerde karnın bütün bölgelerine ışın verildiği durumlarda ağır ishal görülebilir. Bu durumda tedavinin kesilmesi gerekir. Ayrıca süt ve tahıllarla alınan glüten, beslenmeden çıkarılmalıdır. Işın tedavisinin geç ortaya çıkan başka bir komplikasyonu olan skolyoz (omurganın yanlara doğru çarpıklığı), omurların da ışına tutulmasıyla önlenebilir. Işın tedavisi kanun yan kısımlarında küçülme ve göğüs kafesinde biçim bozukluklarına da yol açabilir. Sağlam böbreğin ışın aldığı olgularda seneler sonra da olsa ışına bağlı böbrek iltihabı (nefrit) gelişebilir.
Böbrek tümörleri vücutta oluşan bütün tümörlerin % 2’sini oluşturmaktadır. Ancak böbrek tümörlerinin % 9O’ı habis özelliktedir. Habis böbrek tümörlerinin % 85′i adenokarsinomdur. Böbrekte gelişen adenokarsinom, böbrek tüplerinin epitelinden kaynaklanmaktadır. Böbrek adenokarsinomunun diğer adları “Hipernefrom” ve “Gravritz tümörü” dür.
Böbrek adenokrasinomu genellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkmaktadır. Erkeklerde, kadınlara oranla iki kat daha sık görülmektedir. Habis böbrek tümörleri, çoğunlukla kan yoluyla erkenden metastaz yapmaktadırlar (başka organlara sıçramaktadırlar). Metastaz en sık akciğerlere olmaktadır. Karaciğer, kemikler, beyin, diğer böbrek ve diğer organlara da metastazlar olabilmektedir. Kemiklere metastaz yapmış tümor, bulunduğu bölgede kemik erimesine yol açmaktadır.
Böbrekteki habis tümörlerin belirtileri hematüri, belde küt ağrı, böbrek bölgesinde şişlik ya da kitle hissi, anemi, halsizlik ve zayıflama biçimindedir. Hastalığın tedavisi cerrahidir. Habis böbrek tümörlerinin yaklaşık % 10′unu ise böbrek adenosarkomudur. Bu tümörün diğer adı ise “Wüms” tümörüdür. Wilms tümörü çocuklarda ilk 1-10 yaş arasında görülür. En sık ise 1-3 “yaşları arasında ortaya çıkmaktadır. Tümörün en özgün belirtisi ilgili bölgede şişliğe yol açmasıdır. Genellikle anneler çocuklarını yıkarken elleriyle tümörü hissederler ve bu nedenle çocuklarını doktora götürürler. Bazen de böbrek bölgesindeki şişlik dikkati çeker. Tedavi cerrahi olarak böbreğin çıkartılması ve ameliyat sonrası ışın tedavisidir.
böbreklerde tümör - böbrek tüörünün belirtileri - böbrek tümörünün sebepleri - böbrek tümörünün tedavisiVücutta gelişen tümörlerin yüzde 3-5′i böbrek tümörleridir. Böbrekte gelişen bazı tümör tiplerinin başka organlarda görülmemesi ve kendilerine Özgü belirtiler vermesi dikkat çekicidir.
Böbrekte bu organın kendi dokusundan kaynaklanan tümörün dışında, başka organlarda gelişen tümörlerden sıçrayarak metastaz yapan, yani ikincil kanser odağı oluşturan tümörler görülür. Başta meme, akciğer ve mide olmak üzere bütün kötü huylu tümörlerin yaklaşık yüzde 8′i böbreklere sıçrar.
Böbrek tümörlerinin yüzde 90′dan fazlası karsinomdur. Yaygın olarak böbrek kanseri olarak bilinen böbrek karsinomlan, böbrek dokusundan gelişen tümörlerdir. Bağ ya da destek dokularının kötü huylu tümörleri olan sarkomlar ise çok daha az görülür. Bunlar liposarkom (yağdoku kanseri), ‘eiomiyosarkom (düz kas kanseri), rab-domiyosarkom (çizgili kas kanseri), anjiyosarkom (damar kanseri), fibro-sarkomdur (lifsi bağdokunun kanseri). Nefroblastom olarak da bilinen Wilms tümörü hemen hemen yalnız çocuklarda ortaya çıkar. Kentlerde kırsal kesimden daha sık rastlanan böbrek tümörleri, erkeklerde kadınlardan Üç kez daha çok görülür. Görülme sıklığı yaş ile artarak 60 yaş dolayında en yüksek noktaya ulaşır,
NEDENLERİ
İnsanlarda nedeni bilinmemekle birlikte içerdiği dimetilnitrozamin nedeniyle sigara, fenasetin, kurşun ve kadmiyum gibi etkenlerin tümöre yol açtığı yolunda güçlü kanıtlar vardır. Hayvanlarda böbrek karsinomları virüs, aromatik hidrokarbonlar ve östrojenler kullanılarak oluşturulabilmektedir. Bir çeşit kemirici olan keseğenlere dietilstilbestrol denen bireşimsel östrojen verildiğinde tümör oluşması, bu tümörlerin hormonlarla ilgili olabileceğini düşündürmektedir. Şimdiye değin yalnızca hayvanlar üstünde yapılan deneylerde gösterilen bu bağlantı, henüz insandaki tümör oluşumunu açıklayacak kesinlikte değildir.
Böbrek tümörlerinde görülen ilginç bir özellik tümör sıçramalarının çok ender de olsa, tümörlü böbrek çıkarıldıktan sonra kendiliğinden gerileyebilmesidir.
BELİRTİLERİ
Böbrek tümörleri genellikle erken belirti vermez. Tümörün başka bir amaçla yapılan cerrahi girişim sırasında rastlantısal olarak saptandığı durumlar hiç de az değildir. İdrarda kan (hematüri), ağrı ve ele gelen kütleden oluşan tanıya götürücü klasik belirti üçlüsü genellikle tümörün geç metastaz evresinde görülür.
Tümörün başlıca yerel ve genel etkilere bağlı belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
• Yerel: İdrarda kan (yüzde 57), ağrı (yüzde 45), ele gelen kütle (yüzde 32). Olguların yüzde 11′inde bu belirtilerin üçü bir arada bulunur.
• Genel: Kilo kaybı (yüzde 48), ateş (yüzde 15), kansızlık (yüzde 43), yüksek tansiyon (yüzde 15), akyuvar sayısının artması (yüzde 4), kanda kalsiyum düzeyinin artması (yüzde 4), kanda renin düzeyinin artması (yüzde 40). Olguların yaklaşık yüzde 7’sinde bu belirtilerin hiçbiri görülmez.
İNCELEMELER
İğneyle örnek parçanın alınması sırasında tümör çevre dokulara ve uzak organlara sıçrayabildiğinden yalnızca böbrekle sınırlı kalan tümörlere genellikle iğne biyopsisi uygulanmaz. Bu yöntem daha çok tümörün çevre doku ve uzak organlara sıçradığı olgularda kullanılır. İyi huylu böbrek kistlerinden aspirasyon (emme) iğnesiyle alınan örnekler yüzde 100 kesin tanı koyma olanağı sağlar. Karın röntgeni başlıca radyolojik incelemelerden biridir. Bu yöntemle böbreklerin yerini, boyutlarını, sınırlarını, varsa kalsiyum çökelme yerlerini ve taşlarını belirlemek olanaklıdır. Kütlesel lezyonlan ortaya çıkarmada ilk kullanılacak yöntem ürografidir. Kütlenin tümör mü yoksa kist mi olduğu ultrasonografiyle anlaşılabilir. Ultrasonografi sonucu kist olarak belirlenen kütleden iğneyle çekilen sıvıda hücre incelemesi yapılarak kiste ilişkin bilgi elde edilir. Kütlenin tümör yapısında olduğu durumlarda ise bazen böbreğe anjiyografi uygulanması gerekir.
Anjiyografi kan damarlarının kontrast madde yüklemesi yapılarak görüntülenmesi yöntemidir. Bu yöntemle küçük boyutlardaki böbrek karsinom-ları bile saptanabilir. Anjiyografi aynı zamanda tedavi programının belirlenmesi için gerekli bilgileri sağlar. Tümörün yeri ve sınırlarına ek olarak, kütlenin damar yapısı, tek ya da iki yanda bulunması ve toplardamarlara sıçrayıp sıçramadığı ortaya çıkar. Bilgisayarlı tomografi (kesit görüntüleme) tümör tanısında ayrıntılı, kesin ve geride belirsizlikler bırakmayan bir yöntem olarak büyük üstünlükler taşır. Bu yöntem aracılığıyla böbrek çevresindeki yapılara yayılma, yakın ya da uzak organlara sıçramalar belirlenebilir. Sintigrafi tümörün kemik ve karaciğere sıçradığı ileri evrelerde kullanılan bir tanı yöntemidir. Belirti vermeyen bir böbrek kütlesinin alet yardımıyla tanısında göz önünde tutulması gereken bazı noktalar aşağıda belirtilmiştir:
• Olguların yüzde 70′inde kütle iyi huylu böbrek kistleri, yalnız yüzde 5′inde kötü huylu tümörlerdir.
• Yapılacak kan tahlilleri arasında sedimantasyon ve kreatinin temizlenme hızı, hematokrit, üre, kalsiyum ve alkali fosfa-taz düzeylerinin belirlenmesi sayılabilir.
AYIRICI TANI
Başka birçok hastalık durumunun birlikte bulunması böbrek karsinomunda tanıyı zorlaştırır. Böbreğin dış ya da merkez bölgelerinde görülen tek kistler çoğu zaman karsinomla karıştırılır.
Ayırıcr tanıda anjiyografi, ürografı, ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi büyük önem taşır. Kist duvarında kalsiyum birikintilerinin bulunması tipik bir özelliktir ve kisti tümörden ayırmaya yardımcı olur. Körbağırsak tümörleri sağ böbrek tümörlerini taklit edebilir. Ama daha hareketli olmaları ve kontrast madde verilerek çekilen röntgende tipik bulgular vermesiyle böbrek tümörlerinden kolayca ayırt edilir.
Ekinokok larvalarının oluşturduğu içi sıvı dolu kesecikler (kist hidatik) la-boratuvar incelemeleriyle böbrek tümöründen ayrılır. Dalak büyümesi, dalakta birincil tümörler ve kötü huylu lenfom gibi dalak hastalıkları da böbrek tümö-rilyle kanşabileceğinden ayırıcı tanıda aöz önünde tutulmalıdır.
mantar hastalığının belirtileri - mantar hastalığının sebepleri - mantar hastalığında tedavi - mantar hastalıklarından korunmaMikroskobik küçüklükte bir bitkinin deride meydana getirdiği bir enfeksiyonudur.Çeşitli cilt ve tırnak hastalıklarına sebep olan 50 kadar mantar türü tesbit edilmiştir. Bunlar, dış etkilere karşı dirençli mikroorganizmalar olup her türlü kötü şartlar altında hayatlarını devam ettirebilirler. Temizliğe dikkat etmeyen kimselerin vücuduna yerleşip fırsatını bulduklarında tahribatlarını yaparlar.
Mantar, kafatasını kaplayan deride meydana gelirse “tinea capitis”, ayaklarda olursa atlet ayağı, vücutta gelişirse “tinea corporis” ve kasıkta olursa “tinea cruris” olarak adlandırılmaktadır.
Vücut Mantarı:
Cilt üzerinde pembe kırmızılıkta bir leke ile kendisini belli eder. Kırmızılık çevreye doğru yayılırken ortası iyileşmeye başlar. Böylece halka şeklinde kabarcıklar ve kabarcıkların üzerinde kepeklenmeler şeklinde asıl belirti olarak ortaya Çıkar.
Ne Yapmalı
* Hastalığa sebep olan mantar cinsi tesbit edilmeden etkili bir tedavi mümkün değildir.
* Kesin teşhis, cilt kazıntısının potasyum hidroksit eriyiği ile muamelesinden sonra, mikroskop altında incelenmesi ile konabilir.
* Mantarın cinsine uygun antimikotik pomad, krem ve losyonlar kullanılır.
* Geniş alanlara yayılmış mantar hastalığında harici tedaviye ilaveten, ağızdan “griseofulvin” ihtiva eden haplar verilir.
pazarlamaya giriş ders notları - reklamın tanımı - çağdaş toplumlarda reklamcılık - pazar ortamlarında reklamın yeri - tüketici gözü ile reklamReklamcılık, her geçen gün boyutları ve maliyetleri açısından giderek
büyüyen bir sektördür. Bunun yanı sıra Pazar ortamında da büyük bir hızla aynı
tür ürün ve hizmet üreten işletmeler tarafından, gerek kitlesel tüketim mallarında
gerekse de hizmetler anlamında yine birbirine benzeyen, birbirini ikame
edebilecek pek çok ürün ve hizmet tüketicinin beğenisine sunulmaktadır. Durum
böyle olunca tek hedefi tüketici olan tüm bu etkinliklerin Pazar ortamını bir
rekabet arenasına dönüştürmeleri pek de zor olmamıştır.
Böyle bir arenada üretici firmaların, aracıların kendilerini ve ürettiklerini
ya da pazarladıkları mal ve hizmetleri tüketiciye duyurmak, kabul ettirmek ve
rakiplerinden farklılaşmak amacıyla kullanabilecekleri en önemli duyurum,
tanıtım amacı reklam olmaktadır. Bu nedenle reklam ve reklamcılık etkinlikleri
de giderek artan bir önemle var olmaya devam edecektir.
Çağdaş toplumların hemen tümünde, reklamcılık çeşitli nedenlerle en çok
dikkat çeken kesimler arasında yer almaktadır. Üzerinde konuşulan sektörler
düşünülünce ise, büyük bir olasılıkla en öndekilerden birisidir. Reklamcılık
sektöründe iyi veya kötü adına ne varsa, konuşma ve tartışmalarımız bunların
çevresinde oluşuverir. En kişisel anlarımızda bile, reklamlardan ve onların
etkilerinden kaçınamayız. Uzun süredir tüketime, bolluğa ve çeşitliliğe alışmış
toplumlarda, bu bombardıman çok daha yoğundur.
Gözü tok bir tüketiciyi etkilemek zor bir iştir. Bombardımanın sıklığı
tüketiciyi şaşırttığı gibi, cüzdanını da rahatsız eder. Diğer yandan da,
reklamların olmadığı bir ekonomik organizasyon düşünmek hemen hemen
olanaksızdır. Bu olgu, Pazar kapsamının en dar olduğu söylenen kollektivist
düzenler için bile geçerlidir. Olayın çok yönlü olması belki de en çarpıcı
unsurdur. Bu çok yönlülük ise, konu üzerindeki düşüncelerin çeşitliliğini
beraberinde getirir. Hemen hemen yüzyıllardan beri, reklamcılığın yararlarına ve
faziletlerine inananların yanında, etkin kritikler de var olmuş ve düşünceleri iz
bırakmıştır.
Günümüzde reklam, pazarlama iletişiminin diğer elemanları gibi hem
işletmeler hem de tüketiciler açısından vazgeçilmez bir olgu durumuna
gelmiştir. Zira hızla değişen Pazar koşulları, rekabetin günden güne artması
sonucu benzer malları üreten bu çok sayıdaki firmaların başarısı büyük ölçüde
pazarlama iletişimi elemanlarını ne kadar profesyonelce ve ne kadar rasyonel
kullandıklarına bağlıdır. Bu elemanlardan biri olan reklamı daha ayrıntılı
incelemek için, öncelikle reklamı tanımlamak gerekmektedir.
Durumu işletmeler açısından ele aldığımızda üretilen mal ve hizmetlerin
tüketiciye duyurulması, pazarda yer alan aynı tür mal ve hizmetlerin çokluğu
yüzünden tüketicinin, o işletmenin ürettiği mal veya hizmeti tercih etmesi için
ikna edilmesi, ürüne olan ihtiyaç ve talebin canlı tutulması açısından reklamın
inkar edilemeyecek katkıları vardır. Yine işletmeler açısından reklam, en
elverişli pazarları bulmak konusunda destek olan ve onların sermayelerini
verimli alanlara yatırmalarını teşvik eden bir araçtır.
Tüketici gözüyle reklam ise; pazarda kendi ihtiyaçlarına cevap veren
binlerce ürün arasından kendi yararına en uygun ve rasyonel bir seçim
yapmasına yarayan bir araç olduğu gibi, çeşitli mal ve hizmetleri tanıtan, bu mal
ve hizmetleri nereden, nasıl, ne fiyatla sağlayabileceğini ve ne şekilde
kullanacağını tanımlayan, günümüz yaşam biçiminde zaman açısından
tüketiciye yardımcı olan bir yapıdadır.
Yüzyılın başından itibaren üretici ile tüketici arasındaki uzaklığın giderek
arttığını, dolayısıyla üretici ile tüketicinin doğrudan iletişiminin de koptuğunu
göz önüne alırsak üreticiden tüketiciye doğru yer alan bir iletişim biçimi olan
reklamın, günümüz üretici işletmeleri için ne denli önemli ve göz ardı edilemez
bir faktör olduğu da ortaya çıkmaktadır. Jules Backman da “Herhangi bir
mamule olan talep çeşitli faktörlerin etkisi altındadır. Bu faktörleri tüketicinin
gelirindeki düzey ve değişiklikler, fiyatlar, bu mamullerin yerini alabilecek diğer
mamullerin varlığı ve maliyetleri, nüfus değişikliği, coğrafi şartlar, zevkler, din
ve adetler ve reklamcılık olarak sıralayabiliriz” diyerek reklamın ve
reklamcılığın önemini bir kez daha vurgulamıştır.
Reklamı çeşitli şekillerde tanımlamak mümkündür :
“Reklam, bir işin, bir malın veya hizmetin para karşılığında, genel yayın
araçlarında, tarif edilerek geniş halk kitlelerine duyurulmasıdır”. Tanımdan da
anlaşılacağı gibi reklamda ana unsurlar; belirli bir ücret karşılığında olması,
reklamı yaptıran işletmenin belli olması, mal ya da hizmet tanıtılırken geniş
kitlelere seslenen genel yayın araçlarının kullanılmasıdır.
pazarlamaya giriş ders notları - uluslararası turist varışlarıUluslararası turist varışlarının bölgelere göre dağılımına bakıldığında, Dünya’da en
fazla turist ağırlayan ve gönderen bölgenin Avrupa Bölgesi olduğu görülmektedir. Avrupa
Bölgesi 2006 yılında 460 milyon 800 bin turist ağırlamıştır. Bu rakam 846 milyonluk Dünya
turizm pastasının %54,5’ ine denk gelmektedir. Bu bağlamda, Dünya turizm hareketlerinin
yarısından fazlasının Avrupa Bölgesinde gerçekleştiği söylenebilir. Avrupa Bölgesi
gelişmişlik düzeyinin yüksekliği ve tatil günlerindeki geniş olanaklar nedeniyle ihmal
edilmemesi gereken bir bölgedir.
Bölgelere Göre Uluslararası Turist Varışları
Bu bölgeden ülkemize gerçekleşen turistik hareketlerin yönünün değişmesindeki en büyük
etkenlerden biri ülkemizde genel olarak ve turistlere yönelik gerçekleşen terör olaylarıdır.
Turistlere yönelik olarak gerçekleşen terör, hırsızlık v.b. olayların medyada yer alış biçimi
zaman zaman turizm hareketlerinin olumsuz bir sürece girmesine neden olmaktadır. Bu
açıdan ülke ve turizm menfaatleri düşünülerek sorumlu yayıncılık anlayışının benimsenmesi
büyük önem taşımaktadır. Ülkemizin bulunduğu bölgede yoğun bir turizm rekabeti
yaşanmaktadır. Bu noktadan hareketle özellikle rekabet açısından üstün olduğumuz ve
sürdürülebilir olan kaplıca turizmi, inanç turizmi, kış turizmi gibi alanlarda önemli
yatırımların ve tanıtım faaliyetlerinin yapılmasına ihtiyaç bulunduğu ifade edilebilir.
AB beş yüz milyondan fazla nüfus ile Dünya’nın en gelişmiş kıtalarından birinde yer
almaktadır. Avrupa Bölgesi’nde özellikle tatil turizmi konusunda yerleşmiş bir durum söz
konusudur. Herhangi bir bölgede olumsuzluk yaşanması halinde Avrupalı turist tatilini iptal
etmek yerine başka bir bölgeye yönelmektedir. Dolayısıyla rekabet içinde bulunduğumuz
ülkeler ülkemizde yaşanan olumsuzlukları ciddi bir karalama kampanyasına
dönüştürebilmektedirler. Bunun sonucunda Avrupa’dan ülkemize yönelen turistiktik
hareketler kesintiye uğramakta veya rakiplerimize kayabilmektedir. Bugün sahip olduğu
kültürel, tarihi, doğal güzellikleriyle dünyada birçok ülkeden çok daha farklı ürün yelpazesine
sahip olan Türkiye’nin turizmden istenilen düzeyde pay alamadığı görülmektedir. Aslında
bunun en temel nedeni Türkiye’nin kendisiyle benzerlik gösteren ülkelerin ürünlerinden
farklılık yaratamamasıdır. Kotler ve Gertner (2002: 254), Türkiye’nin, gelecek tüm turistik
tüketicileri memnun edebilecek derecede yeterli kumsallara, kirlenmemiş su kaynaklarına ve
mükemmel arkeolojik alanlar gibi çeşitli niteliklere sahip olduğu iddiasına karşılık, yanı başındaki Yunanistan,
hemen hemen aynı niteliklerle, Türkiye’den daha çok turist
çekebilmektedir demektedirler. Yine İspanya bu konuda verilebilecek diğer önemli bir
örnektir. Bahar ve Kozak’ın (2007) yapmış olduğu Türkiye turizminin Akdeniz ülkeleri ile
rekabet gücü karşılaştırması analizi üzerine turistler ve sektör temsilcilerinin de dahil edildiği
bir çalışmada, İspanya, Fransa, İtalya, Kıbrıs ve Yunanistan ile karşılaştırıldığında turistlere
göre Türkiye’nin konukseverlik, hizmet kalitesi, müşterinin ödediği paranın karşılığını alması,
ülkenin genel anlamda çekiciliğinin ve tarihi zenginliğinin bu ülkelere oranla daha iyi olduğu
yönündedir. Ancak Türkiye’ye gelen turist sayısı bakımından konu incelenecek olursa
buradan Türkiye’nin fiziksel kaynaklarını yeterince değerlendirmediği ve bunları
farklılaştıracak pazarlama stratejilerini belirmediği anlaşılmaktadır. Özellikle karşılaştırmalı
üstünlüğe sahip olunan, konukseverlik, hizmet kalitesi ve çekicilikler v.b değerlerin ön plana
çıkartılarak AB ülkelerine tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi yerinde olacaktır.
Öğr.Gör. Mehmet Kaşlı Öğr.Gör.Dr. Mehmet Oğuzhan İLBAN
Balıkesir Üniversitesi Balıkesir Üniversitesi
Gönen Meslek Yüksekokulu Gönen Meslek Yüksekokulu
pazarlamaya giriş ders notları - turizm ve pazarlama stratejileri - turizm endüstrisiStrateji kullanıldığı alana göre değişmekle birlikte, genel olarak; çeşitli fonksiyonel
ilişkiler arasındaki etkileşimi açığa kavuşturan, nihai amaçları belirleyen ve gerekli araçları
tespit eden global olarak seçilmiş kararların bütünü olarak tanımlanabilir. Bir başka ifade ile,
strateji, yeniliği, ilerlemeyi, çevreye intibakı, değişkenlerin kontrol altına alınmasını, tahsis
edilmiş potansiyel kaynaklara sahip olunmasını, personelin bilinçli bir yönelim içinde
bulunmasını, geleceğin uzun vadeli olarak sistematik bir şekilde görülerek düzenlenmesini
esas almaktadır (Çorbacı, 1994: 66). Pazarlama stratejisi kavramına bakıldığında, bir pazar
seçimi ve buna ulaşmak için bir pazarlama bileşiminin belirlenmesidir.
İşletmelerde pazarlama stratejisi belirlenirken, işletmenin diğer birimleri göz önüne alınarak
koordinasyona önem verilmelidir (Hatiboglu, 2003:75). Turizm endüstrisinde pazarlama
stratejisi ise, turistik ürünlerin arzı ile çevresel faktörlerin alıcıları arasındaki karşılaştırma
olarak ifade edilebilir. Turizm pazarlama stratejilerinin özelliklerine bakıldığında işletme
yöneticilerine faaliyetlerini yerine getirmede önemli ipuçları verebilir. Stratejiler uzun
dönemli karar ve faaliyetlerini içermeli, uygulanan stratejiler kısa sürelerle değerlendirmeye
tabi tutulmalıdır. Ayrıca, gelecekteki pazarlama ihtiyaçları, rekabetçi/ çevresel faktörler ve
turizm kurulusunun güçlü/zayıf yönleri dikkate alındıktan sonra, işletmeye uygun pazarlama
stratejileri, turizm örgütleri yöneticileri tarafından kararlaştırılmalıdır. Son olarak da, belirli
bir pazarlama stratejisi seçilmeli ve pazarlama anlayışı bu strateji dahilinde uygulamaya
geçirilmelidir (Oral, 1988:19; Hacıoğlu, 2005:46). Reilly’ in (1987) ifade ettiği gibi, işletme
yöneticilerinin, pazarlama faaliyetlerinde islerini kolay yürütebilmek için; iyi bir planlama
yapmaları, bütçeleri oluşturmaları, çalışanlar için standartların konulması, programların
düzenlenmesi, dış koşullardan kaynaklanacak ani değişikliklere uyumun sağlanması
gerekmektedir. Bir örgütte tüm stratejilerin ana kaynağı o işletmenin misyonudur ve örgütler
misyonlarını oluştururken ulusal ve uluslar arası dış çevre faktörlerinden etkilenirler (Ecer ve
Canıtez, 2004: 65). Pazarlama stratejileri ile ilgili bu özelliklerin yanında, pazar koşulları ve
bu pazar koşullarını etkileyen faktörler turizm işletmelerinin faaliyette bulundukları pazarlara
ve firma imkanlarına göre farklı stratejiler izlemelerini gerektirmektedir (İçöz, 2001:194).
Gerek normal ve gerekse de turizm işletmelerinin kriz dönemlerinde uygulayabildikleri
pazarlama stratejileri beş kısımda incelenebilmektedir. Söz konusu bu stratejiler; büyüme,
pazar payı, ürün yasam dönemi, rekabetçi, maliyet düşürme ve müşteri kazanma olarak
sıralanabilmektedir. Turistik alanda faaliyet gösteren firmalar büyüme stratejileri ile
büyümeyi ve pazardaki paylarını arttırmayı amaçlarlar. Firmalar büyüme stratejilerini izlerken
yoğun büyüme, tamamlayıcı büyüme ya da çeşitlenerek büyüme stratejilerinden kendilerine
uygun olanı tercih edebilirler (Tek, 1997; Usal ve Oral, 2001). Pazar payı stratejileri, hedef
pazar seçiminde işletmenin amaçladığı konuma göre uygulanır ve baslıca; tek pazar stratejisi,
yoğunlaşmış pazarlama stratejisi, bütün pazarlara yönelme ve farklılaştırılmamış strateji
olarak dört başlık altında incelenebilir (İçöz, 2001; Mucuk, 1997; Denizer, 1992). Rekabetçi
stratejiler ise; tamamen pazardaki rakiplerle ilgili olan stratejilerdir. Turizm pazarında yer
alan işletmelerin yapmış olduğu rekabet uygulamaları, mutlaka diğer işletmeleri de
etkileyeceği için rekabetçi stratejilerin önemini unutmamak gerekir. Bu açıdan, rekabetçi
stratejileri (pazar lideri stratejisi, pazara meydan okuma stratejisi, pazarı izleme stratejisi ve
pazarda uygun yere talip olma stratejisi) olmak üzere dört şekilde incelemek mümkündür
(Denizer, 1992; Usal ve Oral, 2001; İçöz, 2001; Yükselen, 2001).
Öğr.Gör. Mehmet Kaşlı Öğr.Gör.Dr. Mehmet Oğuzhan İLBAN
Balıkesir Üniversitesi Balıkesir Üniversitesi
Gönen Meslek Yüksekokulu Gönen Meslek Yüksekokulu
pazarlamaya giriş ders notları - pazarlamada tanıtım aktiviteleri - pazarlama ve teknoloji ilişkisi - internetin pazarlamaya yararlarıPazarlama ve tanıtım aktivitelerindeki en hızlı ve çarpıcı gelişmeler, teknoloji
kullanımında yaşanmıştır. Avrupa ülkelerinde pazarlama alanında bilgi teknolojilerinin
kullanımıyla ilgili uygulamalardan bazıları şunlardır: İspanya SEDETTUR adıyla Teknolojik
Turizm Gelişimi Kurulusu’nu oluşturmuştur. Bu kuruluş bir yandan bilgi teknolojileri diğer
yandan enerji tasarrufu, tasarım, güvenlik, sağlık ve kalite konularında çalışmaktadır.
Liechtenstein canlı internet kameraları ile internette canlı yayın yapmaya başlamıştır. Club
France sadece internet üzerinden üye kabulü yapmaktadır. İngiltere dağıtım kanallarında
internet lehine büyük çaplı bir dönüşümü rapor etmiştir. Bu ülkede, bir zamanların en önemli
pazarlama araçları olarak görülen cadde üzeri satış noktaları ve çağrı merkezleri bu
unvanlarını internete ve doğrudan pazarlamaya bırakmaya başlamıştır. İsviçre ‘Inno Tur’
programına devam ederken bir yandan da 2006–2010 yıllarını kapsayan iki modülden oluşan
çarpıcı bir Müşteri Yönetim Sistemi’ (CRM) projesini faaliyete geçirmiştir. Modül 1
elektronik pazarlama ve modül 2 de elektronik iletişim ve müşteri kartı niteliği taşımaktadır
(Tursab, 2005:4).
Internet’in İşletmelere Sağladığı Yararlar
İnternetin daha az maliyetle hızlı bir şekilde daha fazla müşteriye ulaşma olanağı
sağlaması, günümüzde interneti işletmeler açısından ihmal edilmeyecek bir teknolojik yenilik
haline getirmiştir. İnternet ile dünyanın her yerindeki potansiyel müşterilere anında bilgi
sağlanabilmekte ve müşteriler bilgiye ulaşma konusunda daha aktif ve önemli bir rol
oynamaktadırlar. Web’in bu iki yönlü iletişimi, pazarlama aracı olarak kullanılmasını kolaylaştırmaktadır .
(Özturan, Roney, 2004:259). Özellikle, hizmet-yoğun özelliğe sahip
turizm endüstrisinde faaliyet gösteren işletmeler açısından konuya bakıldığında, internet
üzerinden yapılan e-iş (e-business) ve e-ticaret (e-commerce) uygulamaları son derece önemli
görülmektedir. Bu önemin biraz da turizm ürününün özelliğinden ve internet kullanımının
turizm ürününün tüketiciye sunulması sürecinde sağlayabileceği bazı yararlardan
kaynaklandığını söylemek mümkündür. Örneğin; turizm ürününün soyut özellik taşıması,
üretildiği yerde tüketilme zorunluluğunun olması ve satın alma kararı verilirken test etme
olanağının bulunmaması vb. özellikleri pazarlamada etkili tanıtımın önemini ortaya
koymaktadır.
İşletmeler bu yolla daha etkili ve daha verimli reklam, tanıtım ve pazarlama
faaliyetlerini daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle gerçekleştirebilmektedirler (Sarı ve
Kozak, 2003:257). İnternet siteleri ve kullanıcılarına yönelik kesin bir tahmin
yapılamamaktadır ancak kesin olan şudur ki, bugün birçok önemli turizm işletmesi pazarlama
arcı olarak internetten yararlanmaktadır (Özturan, Roney, 2004:259).
Öğr.Gör. Mehmet Kaşlı Öğr.Gör.Dr. Mehmet Oğuzhan İLBAN
Balıkesir Üniversitesi Balıkesir Üniversitesi
Gönen Meslek Yüksekokulu Gönen Meslek Yüksekokulu
pazarlamaya giriş ders notları - tavsiye pazarlamanın tanımı - deneyim pazarlama - niş pazarlamaTavsiye pazarlama, insanların kullandıkları bir ürün ya da hizmetle ilgili yaşadıkları
deneyimleri birbirine anlatması ve bu sayede satışların artması olarak tanımlanabilmektedir
(Hacıoğlu, 2005: 89). Hedef müşteri kitlesine doğrudan pazarlama yoluyla verilen mesajlar,
hedef kitle tarafından pazarlama amaçlarının istediği düzeyde dikkate alınamayabilmektedir.
Bunun yerine insanlar denemeyi düşündükleri bir ürünle ilgili olarak arkadaşlarına sormakta
ya da sözlerini veya yaşam biçimini benimsediği etkili bir kişinin kullanıp kullanmadığına
bakabilmektedirler. Ayrıca, aynı zamanda ürün veya hizmeti kullanan kişinin verdiği bilgiler
insanlara daha değerli ve inandırıcı gelebilmektedir. Bu noktadan hareketle, bütün sektörlerde
kulaktan kulağa pazarlama uygulamalarının bulunduğu ifade edilebilir.
ABD'de, girişimcilik portalı Inc.com un yaptığı ve ülkenin en hızlı büyüyen ilk 500
şirketi ile ilgili anket sonuçlarına göre Tavsiye Pazarlama (Word-of-Mouth Marketing).
%82’lik payla en çok kullanılan pazarlama uygulaması olarak ortaya konulmuştur. Yine
Amerika’da emarketer.com adlı internet sitesinin yaptığı benzer bir araştırmada, Tavsiye
Pazarlama uygulaması oranı %43 olarak ölçülmüştür.
Deneyim pazarlama (Experimental Marketing)
İşletmeler ve firmalar, müşterilerinin ürünlerini kullandıklarında veya tükettiklerinde
neler hissettiklerini, neler yaşadıklarını bilmek istemektedirler. Müşterilerin marka ismini ilk
duydukları andan, ürünü almaya gitmelerine, ürünü almalarına, tüketmelerine, sonrasındaki
etkilerini yaşamalarına ve başkalarıyla tecrübelerini paylaşmalarına kadar olan tüm süreçteki
tecrübelerine yönelik pazarlama süreci deneyim pazarlama süreci olarak ifade edilebilir.
Deneyim pazarlamasına yönelik başarılı uygulamalar arasında Nike firması ön plana
çıkmaktadır. Niketown’ a girildiğinde, LeBron James'in devasa posteri altında, onun giydiği
ayakkabıların aynısını bulma ve bunu hemen mağazanın içindeki basketbol sahasında
deneyebilme olanağı bulunmaktadır. Bu konuda bir başka örnek ise Starbucks Kahve’dir.
Starbucks'a girildiğinde kahvenin kokusu, arka planda çalan müzik, kahve bardağının sekli,
kafenin tasarımı "deneyim pazarlama" sının öğeleridir. Firmanın bu deneyim üzerine
pazarlama çalışması web sitesinin farklılığında bile bulunmaktadır.
Niş Pazarlama
Dünyada ve ülkemizde 20. yüzyılın başlarından günümüze kadar sosyal, kültürel ve
ekonomik hayatta oldukça hızlı ve önemli değişimler yaşanmaktadır (Yapraklı, 2006: 45).
Tüm alanlarda yaşanan bu değişimler öncelikle pazarlama eğilimli olmuştur (Tosun, Bilim,
2004: 269-288). Pazarlama anlayışındaki değişimin nedenlerinin başında bilgilendirme
tekniklerindeki gelişmeler, tüketici davranışlarındaki değişmeler ve talepteki değişmeler
olarak gösterilmektedir (Hacıoğlu, 2005: 12). Tüketiciler refah düzeylerinin yükselmesiyle
birlikte istek ve ihtiyaçlarını en üst düzeyde tatmin etmeye çalışırken, kitlesel ürünler bu isteği
karşılamakta yetersiz kalmıştır. Dolayısıyla tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarını en üst düzeyde
tatmin etmeyi hedefleyen özel ürün ve hizmetlerin geliştirilip tüketiciye sunulması
amaçlanmış ve buna bağşlı olarak niş pazarlama işletmelerin gündemine girmiştir (Yapraklı,
2006: 45). Literatürde niş pazarlamanın zaman zaman hedef pazarlama, odaklanmış
pazarlama, yoğunlaşmış pazarlama ve mikro pazarlama kavramlarıyla eş anlamlı kullanıldığı
görülmektedir. Ancak aralarındaki kısmi benzerliklere karşın niş pazarlama, esasları ve
uygulanışı bakımından oldukça farklı bir pazarlama yöntemidir (Dalgıç ve Leeuw, 1994:45).
Niş pazarlamaya yönelik literatürde birçok tanım bulunmaktadır (Shani, Chalasani, 1992: 44;
Tamagnini, Tregear, 1998: 228; Kotler, 2000: 257). Bu tanımlarda bulunan ortak noktalardan
hareketle Albayrak (2006: 222) niş pazarlamayı, benzer karakteristik ve ihtiyaçları olan, fakat
bu ihtiyaçları tatmin edilmemiş küçük bir gruba farklılaştırılmamış ve çok sayıda alternatifi
bulunmayan ürünlerle hitab etme süreci olarak tanımlamaktadır. ‘Niş pazar’ ise,
gereksinimleri tam olarak karşılanamayan küçük bir müşteri grubunun istemlerini daha iyi
karşılayabilmek için belirlenen çok dar kapsamlı, küçük bir pazar bölümüdür
(Hansler,1991:65). Bazı işletmelerin en çok harcama yapan müşterilerine yönelik olarak ayrı
birimler oluşturması bu kapsamda değerlendirilmektedir. Ülkemizde Maliye Bakanlığının en
çok vergi ödeyen mükelleflerle ilgili olarak oluşturduğu vergi dairesi bu anlamda iyi bir
örnektir.
Öğr.Gör. Mehmet Kaşlı Öğr.Gör.Dr. Mehmet Oğuzhan İLBAN
Balıkesir Üniversitesi Balıkesir Üniversitesi
Gönen Meslek Yüksekokulu Gönen Meslek Yüksekokulu
2 tablespoon butter
3 large leeks, finely chopped, white only
4 medium potatoes, peeled and diced (about 3 cups diced)
salt to taste
1 cup milk
1 egg yolk
1 tablespoon butter
Preparation:
Melt 2 tablespoons of butter in a large skillet; sauté chopped leeks until very lightly browned. Put leeks in a large saucepan with diced potatoes; add just enough water to cover. Cover and cook on medium-low until potatoes and leeks are done. Put vegetable mixture with liquid through food mill or blend in batches. Stir in milk and add more water until desired consistency is reached. Bring potato soup to the boiling point; remove from heat. In medium bowl, beat egg yolk. Add about 1/2 cup of potato soup mixture to the egg yolk, stirring constantly. Return mixture to potato soup in pot and mix to blend well. Taste and adjust seasoning. Ladle potato soup into a serving bowl. Stir in 1 tablespoon of butter.
patates kavurması tarifi - kavurma patates ingilizce - roasted potatoes recipeThese easy roasted potatoes get an extra smoky flavor from the diced bacon. These are easy to prepare and roast in the oven, a perfect side dish with just about any meal.
Prep Time: 12 minutes
Cook Time: 50 minutes
Total Time: 1 hour, 2 minutes
Yield: Serves 6
Ingredients:
2 1/2 pounds potatoes, red, gold, or round white
6 slices bacon, diced, cooked
1 medium onion, quartered, sliced
1 tablespoon olive oil
1/2 teaspoon salt
1/4 teaspoon ground black pepper
1/2 teaspoon dried leaf thyme
Preparation:
Line a large jelly roll pan or roasting pan with foil and spray with nonstick cooking spray. Heat the oven to 400°.
Cut potatoes into 1-inch pieces. Toss with the cooked bacon, sliced onion, olive oil, salt, pepper, and thyme.
Spread the potatoes in the prepared baking sheet and bake, turning occasionally, for 50 to 60 minutes, or until fork tender and browned.
çocukluk hastalıkları - çocuklarda hastalıklar ve komplikasyonları - çocukların ev kazalarıBirçok çocukluk hastalığı hafiftir ve kolaylıkla önlenebilir;aşılama birçok hastalığa karşı etkilidir.
Bununla birlikte, bir bebekte önemsiz gibi görünen bir hastalık komplikasyona neden olabilir: Örneğin bir nezle, boğaz enfeksiyonuna dönerek solunum güçlüğü yaratabilir.
Çocuğunuz hastaysa veya bir kaza geçirmişse, doğal olarak endişelenebilirsiniz. Bazen tıbbi yardım istemeye karar vermek bile oldukça stresli olabilir.
Çocuğunuzun bulguları basit gibi görünse de, daha ciddi bir şeyi gösterip göstermediğinden endişelenebilirsiniz.
Çok dikkatli olmaktan sıkıntı duymamalısınız; doktora görünmeniz gerektiğinizi düşündüğünüzde, muhtemelen görünmelisiniz.
Küçük çocuklarda başlıca ölüm nedeni kazalardır, ama iyi yanı birçok yaralanma önlenebilir.
Evinizi güvenli hale getirerek ve çocuğunuz dışarıdayken önlemler alarak kaza riskini azaltabilirsiniz.
Acil bir durumda çocuğunuza yardım edebilmek için ilkyardım öğrenmelisiniz.
çocuğun ateşlenmesi - ateşli çocuğa ne yapılır - çocuğun ateşi nasıl düşürülürYüksek ateşin ilk belirtisi sıcak bir alındır, ama çocuğunuzun ateşi olup olmadığını anlamak için vücut ısısını ölçün.
24 saatten fazla süren ateşi varsa veya eşlik eden bulgular olursa doktorunuzu arayın. 38 derecenin üzerindeki ısılar altı aylığın altındaki çocuklarda ciddiye alınmalıdır.
40 derecenin üzerindeki ateşi, çocuğunuzun tüm vücudunu ıslak bezlerle silerek düşürün. Bunun için, bir fanila veya süngeri ılık suya daldırarak hâlâ biraz su damlar şekilde sıkın.
Başından başlayarak, nazik okşamalarla çocuğunuzun tüm vücudunu silin.
Isındığı zaman bezi değiştirin. Her beş dakikada bir derecesini ölçün ve 38 derecenin altına düştüğünde uygulamayı bırakın.
Bu işlemi asla soğuk suyla yapmayın, çünkü soğuk su kan damarlarının büzülmesine ve ısı kaybını engelleyerek ısı artışına neden olur.
Ilık suyla silerek ateşi düşüremiyorsanız, parasetamollü ilaçlar kullanın. Çok fazla terlediği için bolca sıvı alması hâlâ önemlidir.
çocukta ateşli havale - bebeklerde havale - bebeklerde konvülsiyonBebeklerde ve altı ay ila üç yaş arası çocuklarda en sık konvülsiyon nedeni, bir viral enfeksiyona eşlik eden ateştir. Buna febril konvülsiyon (ateşli havale) denir.
Bir havale sırasında beyindeki geçici bir anormalliğe bağlı olarak vücut kasları istemsiz olarak kasılır. Çocuk bilincini kaybeder.
Diğer bulguları vücutta katılık, kol ve bacakların ritmik seğirmesi, dişlerin kilitlenmesiyle beraber kendine gelirken uyku hali ve bilinç tıkanıklığıdır.
Çocuk idrarını da kaçırabilir. Kendine zarar vermemesi için etrafında alan bırakın. Kasılmaları durana kadar bekleyin ve daha sonra ayılma pozisyonuna getirin .
Ateşini düşürmek için çocuğunuzu ılık (asla soğuk değil) suyla silmelisiniz.
Onu yalnız bırakmayın, kısıtlamaya çalışmayın ve ağzına bir şey yerleştirmeyin.
Kendine gelir gelmez doktora başvurun.
Havale 15 dakikadan uzun sürerse ambulans çağırın.
pazarlamaya giriş ders notları - ağ pazarlaması - bulaşıcı pazarlamaBir işletmenin gelişmesinde ve işletmenin pazarlama aktivitelerinde müşterilerle,
üreticilerle, aracılarla ve diğer alt yapısal ortaklarla pazar şartlarından dolayı bütünleşmek istemesi
ilişki pazarlamasının uygulanması gereğini doğurmaktadır. İşletmelerin kendi
müşterileri ile yakınlaşmak için uyguladığı ilişkisel yaklaşım, teknolojinin desteği ile
etkileşimli pazarlamayı ortaya çıkarmaktadır. Etkileşimli pazarlama, ilişki pazarlaması
kavramı içinde bulunan bir pazarlama stratejisidir. Müşteri ile işletme arasında karşılıklı
diyalog ile oluşan etkileşim bu pazarlama stratejisinin mantığını oluşturmaktadır (Sheth ve
Parvatiyar, 1995:399). Müşteri ve firma arasında oluşan etkileşim, ilişki pazarlaması ile
doğup, teknolojinin gelişmesi ile ilerlemektedir. İşletmeler müşterileri ile sürekli etkileşimde
olma yolunu teknolojinin bütün araçlarını kullanarak uygulamaya çalışmışlardır. Firmaların
kullandığı bu araçlar; cep telefonu, televizyon, internet, elektronik posta (e-mail adresleri)’dir.
Teknolojinin bu gelişimi ile işletmeler kitlesel pazarlamadan bireye yönelik pazarlamaya
yönelmişlerdir (Gordon, 1998:37). İşletmeler ürün ve hizmetlerini müşterilerine günümüzde
yaygın bir şekilde kullanılan internet aracılığı ile müşterilerin e-maillerine göndermektedir.
İşletmeler artık ürün ve hizmet bilgilerini müşterilere sesli ve görüntülü olarak yollamaya
başlamışlardır. Bu uygulama gelecekte de en küçük işletmeye kadar yayılacaktır (Czinkota,
Kotabe, Mercer, 1997:443).
Ağ (Network) Pazarlaması
Internet ve World Wide Web (www)in 1990lı yıllardaki gelişimi bununla birlikte
bilginin ve kaynakların global anlamdaki paylaşımı, geleneksel pazarlamayı etkisiz hale
getirmiştir (Özturan, Roney, 2004:259). Internet ve World Wide Web (www), firmaların
müşteriye yaklaşımlarını ve müşteri ile olan ilişkilerini değiştirmektir. Ayrıca, internet
firmaların pazar fırsatlarını, bilgi teknolojisini ve ağ (network) alt yapısını değiştirecektir.
Yine internet firmaların işletme modelini, yeni pazar fırsatlarının ortaya çıkmasını ve müşteri
ilişkilerinin yeniden tanımı gibi şeyleri etkilemektedir. Internet sadece iş dünyasında değil
devlet ofislerinde ve üniversiteler arasında bilgi alış verişini de sağlamaktadır (Zineldin,
2000:13). Sonuçta internet, bütün dünyaya hızlı bir şekilde yayılmıştır. Firmalar internet’in
hızlı yayılmasından yararlanarak, kendi ürünlerini dünyanın bir başka yerine satmaya
başlamışlardır. Bu sayede firmalar istedikleri pazarlara rahatlıkla girmeyi başarmışlardır.
İnternet, hem büyük, küçük birçok firma arasında rekabeti arttırmış hem de işletmenin
reklam, satış yeri gibi maliyetlerini azaltmıştır. İnternet sayesinde firmalar kendi müşterileri
ile daha yakın iletişim kurmaya başlamışlardır. Ayrıca, internetten pazarlama stratejisi
mantığı altında bulunan bütün iletişim araçlarını kullanarak müşterilerine veya gelecekte
müşteri olması ihtimal olan kişilere ulaşmaya çalışmaktadırlar.
Bulaşıcı Pazarlama (Viral Marketing)
Bulaşıcı pazarlama tavsiye pazarlamanın yeni şeklidir. Tek farkı, bulaşıcı
pazarlamanın internet ortamında yer almasıdır. Oluşturulan bir etkileşimli pazarlama
kampanyasıyla tüketicilerin pazarlama mesajını diğer insanlara iletmesi / tavsiye etmesi ve
sonuç olarak da bu mesajın çok geniş kitlelere iletilmesine dayalı pazarlama tekniğine
denmektedir. Viral pazarlama terimi, içine networkler ile
zenginleştirilmiş bir ağız yoluyla pazarlama tipi olarak tanımlanabilmektedir. Literatürdeki
başka tanımların birinde ise, web siteleri veya kullanıcılar yoluyla, bir pazarlama mesajını
başka bir web sitesi ya da kullanıcıya geçirmek için kullanıp mesajın etkisini ve
görünürlüğünü arttırmayı amaçlayan bir pazarlama tekniğidir denilmektedir
Örnek olarak bir marka, karakterine uygun olarak hedef kitlenin
ilgisini çekecek ücretsiz bir e-kitap yayınlarsa, kişiler konuya ilgisi olan başka kişilere bu ekitabı
çekinmeden yollayacaklardır. İnternet ortamında ücretsiz hizmetler çok çabuk bir
şekilde yayılabilmektedir. Bulaşıcı pazarlama bu noktada devreye girmektedir.
Almanyada Marketing trendlerinin kıyaslanmasına dair Robert & Horst ajansı
tarafından yapılan araştırmada 242 pazarlama yöneticisine reklam kampanyanızda hangi
pazarlama yöntemlerini kullanıyorsunuz sorusu yöneltilmiştir. Bu çalışma ilk olarak 2003
yılında yapılmış ve daha sonra 2005 yılında tekrarlanmıştır. Araştırmada 2003 ve 2005 yılları
arasındaki Pazarlama Trendlerinin birbirine karşı gösterdikleri ivme incelenmiş ve Gerilla
Pazarlama ve Bulaşıcı Pazarlama teknikleri en çok ivme gösteren pazarlama teknikleri
olarak ortaya konulmuştur.
Öğr.Gör. Mehmet Kaşlı Öğr.Gör.Dr. Mehmet Oğuzhan İLBAN
Balıkesir Üniversitesi Balıkesir Üniversitesi
Gönen Meslek Yüksekokulu Gönen Meslek Yüksekokulu
pazarlamaya giriş ders notları - ilişki pazarlaması tarihçe - hizmet pazarlaması - veri tabanlı pazarlamaGünümüzde pazarlama yeni bir paradigma ile karşı karşıyadır. bu yeni anlayış da ilişki
pazarlaması olarak karşımıza çıkmaktadır. ilişki pazarlaması, endüstriler ve pazarlar arasında
sınırlardaki değişime, gittikçe artan pazar bölümlerine, kısalaşan ürün hayat eğrilerine,
tüketici satın alma tarzındaki hızlı değişmeye, daha bilgili ve sofistike müşterileri içeren
çevrenin yeni iddialarına karşılık ortaya çıkmıştır (Hacıfendioğlu, 2005:699. İlişki
pazarlaması modern pazarlama altında bulunan, düşünce olarak eski ama kavramsal olarak
son yıllarda geliştirilmiş yeni bir pazarlama stratejisidir. İlişki pazarlamasının amacı, firma ve
müşteriler arasında bilgi alışverişini en yoğun hale getirmektir. Bu yoğunluğu yakalamak için
de, karşılıklı iyi niyetin hissedilmesi, karşılıklı güvenin sağlanması gerekmektedir. Bu güven
ve iyi niyete ulaşılması için firmanın, müşterisinin tutum ve davranışını anlama çabası içinde
olması gerekmektedir (Gülmez ve Kitapçı, 2003:82).
İlk ilişki pazarlaması kavramı 1983 yılında Berry tarafından ortaya atılmıştır. İlişki
pazarlamasını kavramsal olarak ilk belirten Berry’nin tanımına göre “ilişki pazarlaması,
müşteri ilişkilerini cazibeli hale getirmek, sürdürmek ve geliştirmektir” (Zineldin, 2000:10).
Bu kavram işletmeleri kısa dönemli çekiciliklere yönelik pazarlama odaklılıktan, uzun dönemli hayatta kalabilmek için farklı müşteri hareketleri yani samimi müşteri ilişkileri
şeklinde değişime uğramıştır (Chiu, Hsieh, Li, Lee, 2005:1681). Grönroos ve Gummesson
gibi Avrupalı araştırmacılar ilişki pazarlaması tanımını geliştiren önemli kişiler olmuşlardır.
Grönroos ilişki pazarlamasının hedefini şu şekilde tanımlamıştır (1996:7); “İlişki pazarlaması
müşteri ile ilişkileri belirlemek, kurmak, sürdürmek ve arttırmaktır. İlişki pazarlamasında
geçerli olan, firma içerisindeki bütün bölümlerin uyum içerisinde çalışması ve bu sayede
firmaya kârlılık getirmesidir.” Grönross (1991), ilişki pazarlamasının sürdürülmesi için satıcı
ve alıcı arasındaki karşılıklı sözlerin tutulması ve ortak değişimin tam olarak yapılması
gerektiğinden bahsetmiştir. İlişki pazarlamasının doğumundan sonra, ilişki pazarlaması birçok
pazarlama alanında gelişmiştir. Gelişen bu alanlar hizmet pazarlaması ve satış yönetimidir.
İlişki pazarlaması özellikle hizmet pazarlamasında önemli bir biçimde gelişme göstermiştir.
Bunun nedeni, hizmet işletmelerinde müşterilerin sadakatini arttırmak ve mevcut
müşterilerinden daha fazla sipariş almak için müşteriler ile sıkı ilişkide bulunmaktır (Tek,
1999:51).
Hizmet pazarlaması, ilişki pazarlaması araştırmalarının başladığı ilk alandır. Hizmet
literatüründe ilişki pazarlama araştırmasının gelişimi batı dünyasındaki hizmet
ekonomisindeki gelişime bağlıdır (Bejou,1997). 1970–1985 yılları arasında Amerika Birleşik
Devlet’lerinde müşteri hizmetleri her yıl %3.6 büyümüştür. Bu sektörler; bankacılık ve finans,
haberleşme, profesyonel hizmetler, turizm, taşımacılık v.b. sektörlerdir. Bu hizmet sektörleri,
serbest piyasa koşulları altında rekabet üstünlüğü sağlamak için müşterileri ile uzun dönemli
ilişkiler kurmak zorunda kalmışlardır. Hizmet işletmelerinin yöneticileri, ilişki pazarlaması
stratejisinin geleneksel pazarlamada önemli olmayan müşteri memnuniyetini ve sadakatini ön
plana çıkardığı için bu pazarlama stratejisini benimsemişlerdir. Hizmet pazarlamasında ilişki
pazarlamasının son yıllardaki hızlı gelişimi, geleneksel pazarlamanın sınırlı olmasından
dolayıdır (Gülmez ve Kitapçı, 2003:82). Hizmet sektöründe bu yönde yapılan araştırmalar
daha ziyade finansal sonuçlar (Dibb, Meadows, 2004: 111-125; Palmatier vd., 2007: 210-223)
tüketici davranışları ve müşteri ilişkileri (Chiu vd., 2005: 1681-1689; Iriana, Buttle, 2006: 23-
42; Gounaris vd., 2007:63-87)’ne yönelik gerçekleştirilmiştir. Turizm sektöründe ise müşteri
sadakati (Fyall vd., 2003: 644-659; Hacıfendioğlu, 2005: 69-93), ve ilişki pazarlaması
açısından otellerin karşılaştırılmasına (Karakaş vd., 2007:3-18) yönelik çalışmalar
bulunmaktadır.
Veritabanlı Pazarlama
Veritabanlı pazarlama ilişki pazarlaması ile bire bir ilişkisi içerisindedir. İşletmeler
verimli bir müşteri ilişkisi için müşterileri hakkında veri ambarı oluşturarak ilişkisel bir
pazarlama yaklaşımı gösterirler. Genel olarak veritabanlı pazarlama müşteriler hakkındaki
verinin bir koleksiyonu olarak tarif edilebilir. Bu koleksiyonda müşterinin ismi, adresi,
alışveriş alışkanlıkları gibi müşteriler hakkındaki yararlı bilgiler bulunmaktadır
(Schoenbachler, Gordon, Foley, Spellman, 1997:5).
Veritabanlı pazarlama günümüzde büyük firmalar tarafından uygulanan önemli bir
pazarlama stratejisidir. Veritabanlı pazarlamanın dünyadaki öncüsü Amerikan Havayollarının
başarı ile uyguladığı Amerikan Havayolları Avantaj Kulüp Kartı (American Airlines’
Advantage Club)’dır. Bu kart ile havayolu firması müşteri sadakati programı uygulayarak,
müşterileri kendi firmasına bağlamaya çalışmaktadır. Bu kart ile havayolu firması
müşterilerine bedava bilet imkanı sunmaktadır. Amerikan Havayolu Firması, veritabanında
bulunan müşterilerine firma hakkındaki bütün bilgileri, firmanın sunduğu avantajları en çabuk
iletişim aracı olan internet ile müşterilerini bilgilendirmektedir (Schoenbachler vd., 1997:7).
Bir başka müşteri sadakat programını da ülkemizde Migros alışveriş merkezleri
uygulamaktadır. Müşterilerine verdiği Migros Club Kart ile müşterilerinin Migros alışveriş
merkezlerinde satılan bazı ürünleri indirimli alma fırsatı vermektedir. Migros Club Kartları
sayesinde işletme, müşteri profilini belirlemekte, müşteri istek ve ihtiyaçlarını
öğrenebilmektedir (Vatan gazetesi, 8 Ocak 2003:7). Diğer örnek ise güncel bir örnektir. Koç
Holding şirketleri tarafından geliştirilen ParoPOD sistemidir. Bu sistemin de tüketiciyle
ilişkisi ParoPOD ekranları ve kupon üzerinden kurulmaktadır. Tüketiciyi kasada üye
kartlarından anında tanıyan sistem, tüm kampanya, indirim ve promosyonları satış
noktalarında kurulu ParoPOD ekranından duyurulmaktadır. Aynı anda tüketiciye ait bilgiler
ile alışveriş ettiği ürün bilgileri ParoPOD'lar aracılığı ile sistemin merkezine aktarılmaktadır.
Paro veri ambarında toplanan bilgilerin analiz edilmesiyle oluşturulmuş "kişiye özel" kazanç
fırsatları, ParoPOD ekranına yansımakta ve tüketici kampanya, indirim ve promosyonlara
alışveriş anında sahip olmaktadır. Sonuç olarak; veritabanlı pazarlamanın önemi verilen bu
örneklerle gösterilmiştir (Hacıefendioğlu, 2005:79).
Öğr.Gör. Mehmet Kaşlı Öğr.Gör.Dr. Mehmet Oğuzhan İLBAN
Balıkesir Üniversitesi Balıkesir Üniversitesi
Gönen Meslek Yüksekokulu Gönen Meslek Yüksekokulu
pazarlamaya giriş ders notları - modern pazarlama tarihçe - pazarlamada glabolleşme - ekonomik ölçeklerde büyümeGloballeşmeyle birlikte ekonomilerin ölçeklerindeki büyüme, şiddeti daha da artan
uluslararası rekabet ve iletişimin görülmemiş bir hız ve içerik kazanmasıyla olgunlaşan tek
dünya pazarı, firmaları uluslararası pazarlarda uygulayacakları pazarlama stratejilerini uzun
dönemde hedef pazarların toplumsal değerleri açısından yeniden gözden geçirmeye
zorlamaktadır. Özellikle uluslararası pazarlarda yaşanan rekabete bir de hızlı değişim sonucu
ortaya çıkan belirsizlik eklendiğinde global pazarlarda faaliyet gösteren işletmelerin pazar odaklı olmaktan başka şansları kalmadığı açıktır. Global pazarlamada yaşanan rekabette
dünya ekonomisinde etkili olan pazarlarda faaliyet gösteriyor olabilmek hem olumsuz
gelişmelerde olası zararları asgariye indirmek hem de global bir şirket olabilmenin başlıca
şartları arasında yer almaktadır (Erem ve diğerleri, 2003:1).
Tanıtım ve pazarlama süreçlerinde bazı yatırımlar yüksek maliyetleri beraberinde
getirmektedir. Maddi değeri yüksek olan tanıtım faaliyetlerinin her ülkede değil de AB gibi
tek ve büyük bir pazarı ifade eden bir bölgede yürütülmesi önemli stratejilerden biri olarak
kabul edilmektedir. Pazarlama ve rekabet stratejileri de pazarlama faaliyeti yapılacak müşteri
gruplarının bütünleştirilmesi gereğini ifade ettiğinden, AB bu anlamda önemli avantajları
bünyesinde barındırabilen bir yapıdır. Yüksek nitelikli turizm işletmelerinde maliyet yapısı
içerisinde sabit olarak katlanılan giderler yüksektir. Bu bağlamda turizm işletmelerinin
maliyet odaklı çalışabilmelerinin çok fazla mümkün olmadığı söylenebilir. Bu noktadan
hareketle turizm işletmelerin karlı ve başarılı bir şekilde çalışabilmesi için pazar ve müşteri
odaklı stratejiler geliştirmesi bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.
Dünya Turizm Örgütü istatistiklerine bakıldığında Dünya’da en fazla turist gönderen
ve turist çeken bölgenin Avrupa Bölgesi olduğu görülmektedir. Dünya turizm hareketlerinin
yarısından fazlasının Avrupa Bölgesinde gerçekleştiği düşünülecek olursa, Türkiye ve Türk
turizm işletmelerinin Avrupa’da başarılı bir şekilde pazarlanabilmesi büyük önem
taşımaktadır.
Kavramsal Çerçeve
İlgili Literatürde Pazarlama Stratejilerinin Kavramsal Boyutu, Tanımı ve Özellikleri
Pazarlamada yeni yaklaşımlarla ilgili olarak yapılan değerlendirmelerde, pazarlama
faaliyetinin işlevselliğine yönelik olarak ortaya çıkmış birçok kavram vardır. Bu bağlamda
değişik isimler altında çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır. Bunlar arasında, bire-bir pazarlama,
müsadeye bağlı (permission marketing) pazarlama, müşteri odaklı (customer oriented
marketing) pazarlama, esnek (adaptive marketing) pazarlama, mikro (micro marketing)
pazarlama, ilişkisel (relationship marketing) pazarlama, kitlesel bireyselleştirme (mass customization), etkinlik pazarlaması (event marketing), bulaşıcı pazarlama (viral marketing),
veritabanlı pazarlama, tavsiye pazarlama (word of mouth), vb. sayılabilir. Bazı yaklaşımlarda
bu kavramların pazarlama olarak ifade edilmesi pazarlama kavramının genel çerçevesine
uygun bulunmamaktadır. Ancak, pazarlama tekniği olarak da ifade edebileceğimiz bu
kavramların hepsinin ortak dayanak noktası, pazar ve müşteri odaklı olmalarıdır. Bu
kavramların hepsinde pazarlamanın müşteri/tüketici eksenli olması gerektiği düşüncesi öne
çıkmaktadır. Yaklaşımlar arasındaki farklılığın sebebi ise, müşteri eksenli davranmanın nasıl
uygulanması gerektiği konusunda yatmaktadır. Pazar ve müşteri odaklı olarak ortaya çıkan
pazarlama uygulamalarının genel bir değerlendirmesi aşağıda sunulmuştur.
Etkinlik Pazarlaması (Event Marketing)
Etkinlik pazarlaması, en düşük maliyetle, en etkin tanıtım sonucunu verecek
organizasyonların planlanması ve gerçekleştirilmesidir (Kim ve Chalip, 2005:696). Ürün ve
hizmet pazarlaması konusunda, medya araçlarının dışında etkinliklerle pazarlama faaliyetinin
yapılması, son yıllarda sıklıkla karşılaşılan uygulamalardan biridir. İzlenenlerin unutabileceği
ancak yaşanan anların ve tecrübelerin anımsanacağından hareketle ürünü harekete geçiren
etkinlik pazarlaması uygulamaları ülkemizde de gelişmeye devam etmektedir. Geleneksel
yöntemlerle ürün veya hizmetin hedef kitlesine ulaşılmasında yaşanan sorunlar, işletmeleri
etkinlikler düzenlemeye zorlamaktadır. Örneğin genç bir kitleye alkollü içecek tanıtımının
yapılabilmesi için gençlerin bu içkiyi tercih edecekleri ortamda yakalanması gerekmektedir.
Aktivitelerde marka ve ürün veya hizmet çok daha fazla akılda kalmaktadır ve ürün veya
hizmetin bu yolla pazarlanması çok daha etkili olabilmektedir. Ürün pazarlamada en etkili
yöntemlerden biri duygulara hitap eden etkin ve etkinliklere dayalı pazarlama teknikleridir ve
tüketicinin duyarlılıklarına yönelmiş, etkinliklerle zenginleşen pazarlama akılda kalıcılığın
olmazsa olmazıdır (Kamei, 2000:9).
Gerilla Pazarlama
Pazarlama anlayışlarında yaşanan değişikliklerle birlikte birebir kişiselleştirilmiş
pazarlama çabaları artmıştır. Teknolojinin insan hayatını hızla etkilemesi, yeni iletişim
kanallarının da hızlı bir şekilde ortaya çıkmasına sebep olmuştur. “Gerilla Pazarlama” da bu
düşüncelerle ortaya konulmuş bir pazarlama tekniğidir. İlk defa Jay Conrad Levinson
tarafından temeli atılan bir kavram olan “gerilla pazarlama” nın amacı çok küçük bütçeler ile
dikkat çekici ve etkili pazarlama çalışmaları yapmaktır. Yaratıcı fikirler ve şaşırtıcı
yaklaşımlar ile daha küçük gruplara marka bilincini ve tüketim alışkanlıkları kazandırmak bu pazarlama tekniğinin hedeflerindendir Gerilla Pazarlama ilk
başlarda sadece küçük firmaların büyük firmalarla daha iyi mücadele edebilmesi için
kullanılmıştır. Bundan dolayı gerilla marketing fikrinin öncülerinden Jay Conrad Levinson bu
yaklaşımı bir “yıpratma” saldırısı olarak tanımlar
Gerilla Marketing de önemli olan bir noktada esnekliktir. Şirketler yayılma alanlarının,
karlarının, aktivitelerinin azalmasını önlemek için her duruma karşı tıpkı bir gerilla gibi esnek
olmalıdırlar. Kaynaklarını yeni fırsatlara hızlı ve en etkin bir şekilde yönlendirebilmelidirler.
Pazar da oluşabilecek her türlü durumu önceden tahmin etmek, sonsuz rekabet ortamında
ayakta kalabilmek içinde bulundukları durumu iyi analiz etmelidirler.
Öğr.Gör. Mehmet Kaşlı Öğr.Gör.Dr. Mehmet Oğuzhan İLBAN
Balıkesir Üniversitesi Balıkesir Üniversitesi
Gönen Meslek Yüksekokulu Gönen Meslek Yüksekokulu
pazarlamaya giriş ders notları - pazarlarda ürünle ilgili kavramlar - pazarlarda ürünlerin sınıflandırılması - pazar mekanıÜrün : Bir gereksinim yada isteği karşılayan değişime konu olabilecek herhangi bir şey ürün'dür. Bisiklet ve Kitap Maldır.
Düşünsel Ürünler: Müzik parçaları, görsel imgeler, yapay film kahramanları, bilgisayar yazılımları, işletme planları ve öbür yaratıcı çalışmalar düşünsel ürünlerdir.
Pazarlamacılar Ürünü 3 Sınıfa Ayrılırlar
1. Mallar Yada Fiziksel Nesneler
2. Hizmetlere yada satın alanlara belli bir değer sağlayan didinmeler
3. Düşünceler yada kavramlar
Bütünleşik Ürün (Toplam Ürün) : Bu ürünü satın alanlar hem soyut hem de somu yarar sağlayacaklardır. Özelliklerinin sağladığı yararlar; ürünün sahip olduğu temel özellikler ve ürünün istenen yere teslimi, ürünle ilgili garanti, onarım olanakları, yedek parça garantisi vb.
ÜRÜN DİZİSİ: İşletmelerin ürettiği birbirleriyle ilişkili ürün kümesine Ürün Dizisi Denir
Ürün Dizisinin Geriye Doğru Esneme: Daha düşük nitelikte ve fiyata doğru yönelerek ürün dizisinin esnetilmesi geriye doğru esneme denir.
Ürün Dizisinin Yukarıya Doğru Esnetilmesi: Kimi zaman ürün dizilerine yüksek nitelikte ve fiyatta ürün çeşitleri ekleme kararı alabilirler buna Ürün Dizisinin Yukarıya Doğru Esnetilmesi denir
Ürün Kavramı Karması: İşletmenin birbiriyle ilişkisi olsun olmasın ürettiği tüm ürünler ve ürün dizilerine ürün karması denir.
Ürün Karmasının Eni : İşletmenin ürettiği mal dizisini gösterir.
Ürün Karmasının Boyu: İşletmenin ürettiği tüm ürün çeşitlerinin sayınsı gösterir.
Ürün Karmasının Derinliği : Her dizide yer alan ürün yada markadan kaç tür olduğunu gösterir.
Ürün Karmasının Tutarlılığı (yakınlığı) : Kullanım yada başka yönlerden ürün dizelerinin hangi ölçüde birbirine yakın olduğunu gösterir.
1. Somutluk ve Dayanıklılık Derecesinden
a. Dayanıksız Ürünler: Bir yada birkaç kullanım sonunda tamamen biten ve somut olan ürünlerdir. Yiyecek ürünleri, benzin, süt, vb.
b. Dayanıklı Ürünler: Üzün süreli kullanılan ürünlerdir. Bilgisayar, buzdolabı, vb.
c. Hizmetler: İnsan gereksinimlerini ve isteklerini karşılayan ancak somut olmayan hizmetlerdir.
2. Kullanıcıların Çeşitleri Yönünden :
a. Tüketim Ürünler:
i. Kolayda Ürünler: Tüketicilerin kolayca ve rahatça çok az çaba harcayarak satın alabilecekleri ürün çeşitleridir. Ör: Sigara, kibrit, pil ve alkolsüz içecekler vb.
ii. Beğenmeli Ürünler: Fiyat, nitelik, renk, biçim, vb. ürünlerde karşılaştırma yaptıktan sonra satın alınan yani zaman harcayarak satın alınan ürünlerdir. Ör. Mobilya Halı vb,
iii. Özellikli Ürünler: Tek bir ürün yada sparişle alınan ürünlerdir. Ör: Pahalı spor arabalar, Pahalı kürkler, pırlanta elmas, piyano, ünlü bir tatil köyü .vb.
iv. Aranmayan Ürünler: Tüketicinin varlığından haberdar olmadığı haberdar olsada satın alma isteği duymadığı ürünlerdir. Ör: Yaşam sigortası, kefen, mezar taşı, vb
b. Endüstriyel Ürünler (Örgütsel Ürünler) ve Çeşitleri:
i. Hammaddeler
ii. İşlenmiş maddeler ve Parçalar
iii. Donatım Mallar
iv. Yardımcı Araçlar
v. İşletme gereçleri ve hizmetler
Yönetim Açısından Yeni Ürün Kavramı
1. Tümüyle Yeni Ürünler
2. İşlevi Geliştirilmiş Ürünler
3. Yeni İşlevler eklenmiş Ürünler
4. Ürün Türlerinin geliştirilmesiyle Elde Olunmuş Ürünler
5. Düşük Maliyetli Ürünler
6. Yeniden Düzenlenmiş Ürünler
Tüketiciler Açısından Yeni Ürün Kavramı
1. Sürekli Yenilik Ürünleri
2. Sürekli Devingen Yenilik Ürünleri :
3. Sürekli Olmayan Yenilik Ürünleri : Kalp pili, Fax, Bilgisayar vb.
Yeni Ürün Geliştirme Sürencin Aşamaları
1. Yeni Ürün Düşüncelerinin Toplanması
2. Yeni Ürün Düşüncelerinin Ayıklanması
3. Ürün Kavramının Oluşturulması ve Sınanması
4. Ürünün Geliştirilmesi
5. Pazarlama Sınaması
6. Pazara Sunuş
Markalama Kararları: Marka bir satıcının yada bir grup satıcının mal ve hizmetlerini rakiplerinden ayırt etmek için kullanıldığı ad, terim, işaret, simge, biçim, yada bunların karmasıdır.
Ticari Marka: Yasal olarak korunan ve tescil olunan bir marka adıdır. Ör: Ülker ticari bir markadır.
Markanın İşlevleri:
1. Çağrışım Yapma İşlevi
2. Yarar Sağlama İşlevi
3. Değer Yaratma İşlevi
4. Kişilik Belirleme İşlevi
Ambalajlama Kararları: Ambalaj işletmenin satışa sunduğu ürünün bir uzantısıdır. Pazarlamanın iki temel işlevi vardır; Dağıtımını ve tutundurmanın kolaylaştırılmasını sağlar.
Etkileme Kararları: Etiket bir ürüne yapıştırılan kağıt yada plastikten yapılmış ambalaj parçasıdır. Etiketleme üç ayrı işlev taşır; Tutundurmaya destek, alıcılara ve aracılar bilgi sağlama ve yasalara uyum gösterme.
Ürünlerin Yaşam Çizgisi Dört Evreyi Kapsamaktadır.
1. Pazara giriş (Sunuş) evresi: Pazara giriş en riskli ve en pahalı bir dönemdir. Yüksek maliyetle çalışır, satış düzeyi düşüktür, dağıtım sınırlıdır. Çoğunlukla zararına çalışırlar, giriş aşamasında fiyatlar düşük yada yüksek tutulabilir.
2. Büyüme Gelişme Evresi: Satış hacmi hızlı bir yükselme gösterir. Karda yükselme başlar, birim maliyeti düşer, kar marjı en yükseğe ulaşır, güçlü rekabet başlar, ürünler artmaya başlar, ürün fazlalığında fiyat düşmeye başlar.
3. Olgun (Doyum) Evresi: ürün pazarda çok iyi tanınır, satışların artığı bir dönemdir. Satışların artışında belli bir düşme olur, karları düşmeye başlar, pazardan elde edilen pay korunmaya çalışılır.
4. Gerileme (Düşüş) Evresi: satışlardaki düşme hızlanır, karlardaki düşüşler daha da artar ürün karlılığını yitirmeye başlar, reklam ve tanıtıcı çalışmalara daha az yer verilir. Varolan ürün için yatırımlarda azalır.
Hizmetin Ortak Özellikleri:
1. Hizmetlerin Dokunulmazlık (Elle Tutulamama) Özelliği
2. Hizmetlerin Dayanıksızlık (Bekletilememe) Özelliği
3. Hizmetlerin Ayrılmazlık (Eş Zamanlı Üretme ve Tüketme) Özelliği
4. Hizmetlerin Özdeş Olmama (Türdeş Olmama) Özelliği