Dostlarımızı hep, kötü günlerimizde yanımızda olmadıkları için suçlarız...
Ailemiz bize hep yakın olmalıdır.. Acaba neden?
Arkadaşlıklar günlük, sevinçler geçici, acil durumların sonu da sessizliktir...
Aşk hep ulaşılmaz olmalı,
Kıskançlıklarımız da öfkemizde..
Duygular içimizde coşmalı, tebessüm bizim yüzümüzde,
Nesneler elimizde durmalı hissettiklerimizse kendimizde...
Ama sevgi bunun neresinde? ...
Karamsar durmamalı hayata bir de böylesini dene...
Yaşamımız bize en sık hüzünleri hatırlatıyorsa bil ki öncesinde seni bu hüzüne taşıyan güzel bir şeyler yaşanıp,bitmiştir. Yaralanmayı bırak ve güzellikleri düşün.
Dostlarını gülen yüzlerle görmek istersen sana bakarken, sevinçlerini de taşı onlara..
Ailemiz bize hep yakın olsun isteriz ama hayatta ne kadar yakın dururuz onlara?
Acaba yanı başında durmak mıdır gerçekten içinde olmak mı, sadece istediğinde dokun onlara..
Yüzleri görmediğinde silinir aklından ama sıcaklığı hep kalır ellerinde ve yüreğinde
"Her şey geçici" dersin ama aslında kalıcıdır farketmezsin.
Kalıcı olmasa hatırlamazsın bir kere...
Hiçbir şey günlük olamaz ki çünkü bugün bile yarındır ve dündür..
Arkadaşlıklar da öyle acil durumlar da...
Aşk yaşamnın her zerresinde olmalı ama önce kendinde, kıskançlığında içinde..
Duyguları bazen açığa vurmak zordur.
Karşımızdaki anlamaz diye mi endişeleniriz yoksa yanlış anlaşılmak mı korkutur kimbilir
Ama en önemlisi hissedebilmektir biliyor musun?
Farklı şeyler hissedince anlar insan yaşamanın tadını ve tattırmanın hazzını...
Kendi içinde yaşayıp yaşamadığın önemli değildir sevgiyi yaşattırıp yaşattıramadığına bakar herkes....
Ben sana içimde ki sevgiden bir kırıntı yolluyorum, senin kırıntılarına karışsın diye...
En azından hayata bir de böyle merhaba demeyi dene....
YETERLİ MİKTAR, DOĞRU KAYNAK
Diyetisyen Berrin Yiğit'e göre, bu amaç için değiştirebileceğimiz faktörlerin başında gelen diyet ve egzersiz ne kadar düzenli ve doğru olursa bağışıklık sisteminiz de o kadar güçlü oluyor:
"Sebze ve meyveler içeriklerindeki yüzlerce koruyucu ajanla adeta vücudun savunmadan sorumlu kolları olarak işlev görür ve bağışıklık sistemini sağlamlaştırarak, vitamin ve mineral gereksinimimizi karşılamaya yardımcı olur. Sebze ve meyveleri çatalımızdaki en güçlü silah olarak nitelendirelim ve tabaklarımızda minyatür savunma kaleleri yaratabilmek için sebzeleri düzenli ve yeterli miktarlarda tüketmenin önemini iyi kavrayalım."
GÜNDE 5 İLE 9 PORSİYON SEBZE VE MEYVE
Sebze ve meyvelere rengini veren fitokimyasalların virus ve bakterilere karşı koruyuculuğu artırdığını belirten Yiğit, eskiden 5 olan günlük sebze ve meyve tüketiminin 9 porsiyona kadar çıkabileceğini şu sözlerle ifade ediyor:
"Günlük beslenme düzeninizde C vitamininden zengin kivi, turunçgiller, maydanoz ve yeşil yapraklı sebzeler, biber, brokoli mutlaka bulunmalı. Tabağınızın üçte ikisini sebze, meyve, tam tahıllar veya kurubaklagillerle, üçte birini ise yağsız etle doldurmalısınız."
PROTEİNİ İHMAL ETMEYİN AMA YAĞSIZ OLANLARI...
Proteinlerin yapı taşı olan amino asitler hücrelerin temel sağlığının, dolayısıyla bağışıklık sisteminin de gücünü oluşturur. Protein yetersizliğinde savaşçı hücre üretiminin azaldığını belirten Yiğit'e göre, kilogram başına 0,8 ile 1 gram protein alınması gerekiyor. Yiğit, "Bu durum sağlık parametrelerine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir, bu genel öneridir' diyor ve ekliyor:
"Miktar kadar protein kaynağının kalitesi de çok önemli. Mutlaka beyaz et, balık, kümes hayvanları, yumurta, kurubaklagiller ve soya kaynağı gibi ürünler tercih edilmeli."
DESTEK ÜRÜN YERİNE DOĞAL BESİN
Piyasada bağışıklık sistemini güçlendirdiği belirtilen destek ürünlerin satıldığına değinen Yiğit, dışardan alınacak ürünler yerine doğal besinlerin tercih edilmesini öneriyor ve 'alınması zorunlu ise doktor kontrolü şart' diyor:
"Destek ürünlerin başında A, C, E vitaminleri, selenyum, çinko, koenzim Q10, üzüm çekirdeği ekstresi, alfa lipoik asit sayılabilir. Beta 1-3 glukans, multivitaminler, ekinezya, astragalus gibi suplemanlar da var. Ben vücudun ihtiyacı olan bu vitamin ve minerallerin doğal yollardan beslenerek karşılanmasını ve doktor önermedikçe destek ürünlerin kullanmamasını tavsiye ediyorum."
SAĞLIKLI YAĞLARA ODAKLANIN
Yüksek yağlı diyetlerin, T lenfostilerinin fonksiyonlarını azaltarak bağışıklık sistemini zayıflatabileceğini, düşük yağlı diyetlerin ise savunma sistemini güçlendirebileceğini söyleyen Yiğit'in, güçlü bir savunma sistemi için önerdiği yağ tüketimi ise şöyle:
"Doğru cins ve miktarda yağ tüketmek gerekir. Her şeyden önce trans yağlardan uzak durmalısınız. Çalışmalar bu yağların
vücutta düşük seviyelerde kronik inflamasyonlara yani iltihaplanmalara yol açabileceğini gösteriyor. Doku ve hücre hasarı ile sonlana bilecek iltihap bağışıklık sistemini zedeler. Günlük kalori alımının yüzde 30 kadarı yağlardan gelecek şekilde planlanmalı, bunun maksimum yüzde 10'unun doymuş yağlardan gelmesi sağlanmalı. İnflamasyona karşı savaşan omega 3 kaynağı besinler ve yağlar kullanılmalı. Mesela badem ve ayçekirdeğini önerebilirim. Elzem yağ asitlerinden ve E vitamininden zengin olan bu besinler, vücut saatinin düzenli çalışmasına önemli destek verir."
3 DAKİKA DEMLENMİŞ YEŞİL ÇAY
Yeşil çayın, içeriğindeki antioksidanlar nedeniyle antijenlere karşı savaşma özelliği taşıdığını belirten Yiğit, yeşil çayın düzenli tüketilmesini ve antioksidanların etkili kullanımı için de 3 dakika demleme süresi tavsiye ediyor.
"Sarımsak tüketmeye gayret edin, çünkü sarımsak bağışıklık sisteminin güçlü silahlarından biridir" diyen Berrin Yiğit'in dikkat çektiği örneklerden biri de zencefil. Yiğit, "Zencefilin toz veya taze halini yemeklerinize ve çaylarınıza ekleyin" diyor ve güçlü bağışıklıkta bağırsak florasının önemini şöyle vurguluyor:
BAĞIRSAKLARI OTOPARKA BENZETİRSEK...
"Yoğun tempo ve dengesiz beslenme nedeniyle sindirim sistemimiz tembelleşebilir. Bağırsak florasında doğal olarak yer alan iyi huylu bakteriler stres, antibiyotik kullanımı, yaşlanma ve yanlış diyetlerle kötü huylu bakterilerin istilasına uğrar. Bağırsakları bir otoparka benzetirsek, tüm yerler iyi bakterilerle dolacak, kötülere park edecek yer kalmayacaktır. Zaten amaç da budur. Bu amaca ulaşmada ise probiyotik ve prebiyotikler önem taşıyor. Araştırmalar da iyi huylu bakterilerin düzenli ve gerekli miktarlarda alımının önemini ortaya koyuyor. Örneğin; Viyana Üniversitesi'nin yaptığı bir çalışma her gün düzenli olarak yoğurt tüketen bireylerin T lenfosit üretimlerinin iki haftalık süre sonunda yüzde 30 arttığını gözler önüne seriyor."
ender saraç diyeti - taylan kümeli diyeti - hangi bitki ne işe yararBeşi bir yerde nasıl hazırlanıyor?
Bir litre kaynamış suya birer çay kaşığı mate, yeşil çay, funda, biberiye ve kekik yaprağı atılır. On dakika demlenmesi bekelenir ve süzülerek içilir.
ENDER SARAÇ: Doğal yollardan kilo vermek, insan sağlığı için büyük önem taşıyor. Bitki çayı diyetiyle ayda beş kilo vermek mümkün. Ancak günde iki ya da üç bardaktan fazla içilmemeli.
TAYLAN KÜMELİ: Son zamanlarda zayıflamak isteyenler bitki çaylarına baş vuruyor. Kış aylarında vücutta biriken toksinler kolayca atılabiliyor. Ancak bu karışımları içerken dikkat edilmeli, aşırıya kaçmamak lazım.
SELAHATTİN DÖNMEZ: Her şifalı ot, zayıflamaya yardımcı olur mu? Sıkı bir gıda diyetinin yanında günlük iki ya da üç bardak taze demlenmeş bitki çayları da kullanılırsa kilo vermeye yardımcı olur.
Hangi bitki, ne işe yarıyor?
Mate yaprağı: Tüm dünyada obezite tedavisinde kullanılan mate çayı, yağ emilimini engelleyerek vücuttan su atımını kolaylaştırıyor. Her yaşta insanın rahatça kullanabileceği bitki, iştahı kapatarak zayıflamaya yardımcı oluyor.
Yeşil çay: Son yıllarda kullanımı bir hayli artan yeşil çay, vücutta biriken toksinleri atarak sindirimi kolaylaştırıyor.
Funda yaprağı: İyi bir böbrek çalıştırıcı ve idrar sökücü olan yaprak, bu özelliğiyle zayıflamaya yardımcı oluyor.
Biberiye: Yağ eritici ve hazım kolaylaştırıcı bu bitki, vücutta biriken toksinleri atarak ideal bir kiloya kavuşmanızı sağlıyor.
Kekik: Halk arasında yaygın olarak kullanılan kekik, sindirimi kolaylaştırarak vücuttaki fazla suyu atarak kilo vermenizi sağlıyor.
İştah azaltan 10 bitki
Sağlıklı kilo vermek isteyenler, iştah azaltan ve yağ yakımını hızlandıran bu bitkileri tercih ediyorlar...
* At kuyruğu bitkisi idrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki, yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir.
* Maydanoz, metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem.
* Adaçayı, zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.
* Fesleğen, vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik, içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.
* Kekik, sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.
* Civanperçemi, tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.
* Biberiye, sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.
* Tere, vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.
* Sinameki, kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.
* Balık otu, bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.
Protein hayatımızın vazgeçilmez bir parçası.Öncelikle kaslarımız için önemli bir madde olan protein, hormonal dengemizi de sağlıklı tutmak için birebir.protein dengenizi ayarlamak için ideal kilonuzla 1,2 ve 1,5 i çarpınız.Örneğin ideal kilonuz 55 kg ise, sizin 66(55 X 1,2) ila 83(55 X 1,5) arası proteine ihtiyacınız var demektir.Protein ihtiyacınızı giderebilmek için, proteini çok kalorisi az balık, yağsız et, yoğurt, beyaz peynir ve yumurta gibi ürünleri tercih etmeniz yerinde olur.
İSTEĞE BAĞLI OLARAK SEBZE
Vitamin bakımından zengin olan sebzeler formda kalmanız için de iyi bir yoldur.Özellikle de lifli sebzeler sindirimi kolaylaştırdığından dolayı mide ve karın bölgesindeki şişkinliği gidermek için birebirdir.Öğlen ve akşam yemeklerinde minimum 200 gr sebze yemeniz de tavsiye olunur.
GÜNDE İKİ KAŞIK SIVI YAĞ
Bitkisel yağların içinde bulunan asitler hücre oluşumuna yardım ettiği gibi beyin fonksiyonlarının işlevliğini de sağlıyor.Kanın akıcılığını hızlandırdığı gibi cildimizin de güzelleşmesi için idealdir.Bundan dolayı öğlen ve akşam yemeklerinizde özellikle de rejimde iseniz birer kaşık sıvı yağı salatanıza katmak suretiyle kullanabiliriniz.
AZ MİKTARDA YAPAY ŞEKER
Hızlı bir şekilde kilo vermek için, yavaş rejimlerin tersine vücudunuzdaki şeker oranını en aza indirmeniz gerekmektedir.Böylece vücudunuzdaki yağları daha çabuk yakabilirsiniz.Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli nokta şekeri azaltmak tamamen yok etmek demek değildir.Sabahları bir adet meyve yiyerek bünyenizin ihtiyacı olan şekeri almalısınız bol lif bulunan bu şekerli besinleri organizmanız zamanla yakacaktır.
SU İÇİN
Hızlı rejimde, metabolizmanın da çalışma hızı yüksek olacağından idrar yolları da fazla çalışacaktır.Ancak organizma bunu dışarı atamazsa nikris krizine girilebilir ya da böbrek hastalıklarına ve ağrısına neden olabilir.Bu yüzden günde en az 2 litre su içmeniz gerekmektedir.
ÜÇ GÜN İÇİN İDEAL MÖNÜNÜZ:
KAHVALTI
Bir tabak doğal yoğurt, 200-250 ml süt ya da 100 gr yağsız beyaz peynir.Süt sevmeyenler için bu ürünlerin yerine 2-3 yumurta ya da 2 parça jambon veya 100 gr et tavsiye edilebilir.Bir adet meyve (meyve suyu olmamalı),
suni tatlandırıcılı bir sıcak içecek.
ÖĞLE YEMEĞİ
150 gr et ya da 200 gr balık(200 gr uskumru, 4 parça pişmiş jambon, 1 adet tavuk butu ya da 4 adet haşlanmış yumurta) 200 gr sebze; yeşil salata, domates, havuç, salatalık, hindiba, karnıbahar ya da sebze yemeği...
(10 gr zeytin yağı ile beraber)
AKŞAM YEMEĞİ
150 gr et ya da 200 gr balık.(200 gr buğulama balık, 1-2 parça soğuk et, 1 kutu ton balığı ya da 3-4 parça
somon füme) 200 gr sebze; patlıcan, mantar, şalgam kökü, kereviz, yeşil ya da kırmızı biber, kabak, ıspanak, kuşkonmaz...(10 gr zeytinyağı ile beraber) Eğer çok aç iseniz, proteini arttırabilirsiniz.Örneğin tavuk yiyebilirsiniz.
BİRAZ HAREKET
İşte yıllardır öğle yemeklerinizi salatayla geçiriyorsunuz ancak bir kilo veremediniz.Üstelik hafif kilo aldığınız bile söylenebilir.Protein eksikliğinden zayıflayan kaslarınızım yerini yağlar almaya başladı.Çözümü ise biraz kaslanmak ve yağlarınızı yakmak için hareket etmektir.Bir step seansı sadece su atmanıza ve kafanızı boşalmanıza yarar.yağlarınızı yakmak ve kaslanmak için yüzme ya da yürüyüş gibi daha uzun süreli ve dengelisporlar yapılması geremektedir.Böylece metabolizma enerjiye ihtiyaç duyacak ve yağları yakmaya başlayacaktır.Ancak spor yaparken mideniz boş olmalıdır.
Aksi takdirde organizmanız yağları değil vücudunuzdaki şekeri yakacaktır.
Yürüyüş sırasında organizma 40 dakkadan sonra yağ yakmaya
başladığından dolayı haftada 6 gün 30 dakka
yürümektense, 3 gün 60 dakika yürümek
gerekmektedir.