BiR-DOST

BiR-DOST

Admin
13.01.2008
Genel Kurmay Başkanı
525.784
Hakkında

  • · Ekmeğin üzerine tereyağı ve reçel sürmek yerine meyveli yoğurdu tercih edin.

    · Öğün atlamamaya özen gösterin. Öğün atlamak için çeşitli bahaneler vardır: Zamansızlık, yoğun iş temposu, isteksizlik, aç hissetmemek gibi... Zaman içerisinde öğün atlama kişinin doğal bir alışkanlığı haline gelebilir. Ancak bunun çalışma verimini ve konsantrasyonu azalttığını , halsizliği arttırdığını, sonraki öğünde daha fazla yemeye neden olduğunu hatırlamakta fayda var.

    · Ara öğünler çoğunlukla iş yoğunluğunun yüksek olduğu saatlere veya toplantı saatlerine rastlamaktadır. Çekmecenizde bulundurabileceğiniz kuru veya taze meyveler, kepekli bisküviler, kutu süt veya meyve suyu ara öğünleriniz için pratik bir seçim olabilir.

    · Gün içine yayılan uzun toplantılarda genellikle ikram edilen çay, kahve yerine bitki çayları tercih edin. Tatlı veya tuzlu, yağ içeriği yüksek kurabiye gibi besinler yerine taze veya kuru meyvelerden oluşan ikramları tercih edin.
    · Tuz tüketiminize dikkat edin. Tuz tüketimi ile hipertansiyon arasında yakın bir ilişki vardır.

    · Şeker ve tatlı tüketiminizi azaltın, şeker içeriği az olan besinleri tercih edin. Şekerler saf karbonhidrattır ve yoğun enerji kaynağıdır. Bu besinlerin fazla miktarda tüketimi, aşırı enerji alımının nedenidir. Ayrıca şişmanlığa ve besleyici değeri yüksek olan besinlerin tüketiminin de azalmasına neden olur.

    · Sebze ve meyveler posa, vitamin ve mineral içeriği zengin olan besinlerdir. Bunun yanında kurubaklagiller, yulaf, mercimek, mısır, buğday ve ekmek gibi posa yönünden zengin besinler diyette yer almalıdır. Buğday ununun kepeği alınmadan tüketilmesi tercih edilmelidir. Her gün 4-5 porsiyon meyve, 2-3 porsiyon sebze tüketilmelidir.

    alıntı
#20.04.2008 15:03 0 0 0
  • araba amblemleri - araba amblemlerin anlamları - araba amblemlerinin manaları


    noimage RENAULT:
    Kübist baklava şekli
    Renault baklava şeklinin bulunuşu 30'lu yıllara dayanıyor.Amblem klasik ve durgun şekli ile geleceği simgelyor. 1992 yılında küçük değişiklerle, şu an bütün Renault'larda kullanılan yeni bir tasarım yapıldı.


    noimage PEUGEOT:
    Aslanın gücü
    Peugeot'un asli işi testere ve tEstere levhalarıYDI. Bir aslan gibi "güçlü"sloganıyla satılan bu ürünlerdeki aslan amblemini Fransızlar, daha sonra ürettikleri arbalarda da kullanmaya başaldı.

    noimage MERCEDES BENZ:
    Daimler Chrysler ile ortak calısıp bir araba yapan CARL BENZ" isim bulamayınca bir tek kızı olan MERCEDES-BENZ"in ismini bu arabaya verir.

    noimage MERCEDES:
    hırsızların en çok rağbet gösterdiği bir figür
    dünyada en çok tanınan markalar arasında yerini alan Mercedes'i, üç ayaklı yıldız figürü, markanın kara, hava ve sudaki,gücünü tanımlıyor. mercedes ambleminin mucidi Daimler. Mercedes emblemi, dünyada en çok tanınan marka olmanın yanı sıra en çok çalınan figür olarakta ilk sırayı alıyor

    noimage CITROEN:
    ismi ne demek bulamadım. Logosunun çok enteresan buldugum bir hikâyesi var.
    Cıtroeni yapan bu kişinin asıl amacı o zamanlar mercedes gibi büyük firmalara kafa tutmakmış. Sırf bunun için yaptıgı arabada çok sıradışı özellikler varmış. Adam öyle bir yapmışki mesela yaptıgı otomobilin 4 tekerleginden herhangi biri çıkarılınca araba diger 3 tekerlek üzerinde çok rahat bir şekilde hareket edip yoluna devam edebiliyormuş.(Gercektende su an kullanılan citroenlerin 3 teker üzerinde bile ilerleyebildigi söyleniyor. Hatta İstanbulda citroeni olan biri herkesin gozu onunde denemiş bunu. Ama ben inanmadım)Neyse ayrıca bu arabanın muciti yaptıgı arabasının maksimum hızdayken bile virajın sertligi ne olursa olsun hiçbir virajda hiçbir şekilde kesinlikle savrulmayacagını idda ediyormuş. Ve öyleki söyledigi o maksimum hızda diger otomobil şirketlerinin arabalarının savrulmaması imkânsızmış.(mercedes bile savruluyormuş). Ardından bu adam soyledigi o lwbiri olursa o kişi arabadan sağ çıktıgı takdirde o kişiye bedava araba yapıp verecegini de idda edip herkesin dikkatini çekmeyi başarmış. Bu derece guveniyormuş yaptıgı arabaya. Vel hâsıl kelam epey bir insan denemiş ama savurmayı başaramamış hiçbiri. Sonunda bu adamın oglu denemeye karar vermiş. Oglu da askeriyede ÇAVUŞMUŞ. Adamın oglu denemiş ve savurmayı başarmış. Ama sonuçta savrulmanın etkisiyle çok feci şekilde can vermiş. Adam gunlerce uzulmuş aglamış. En sonunda oglunun anısına oglunun askeriyedeki rütbesi neyse artık( çavuş) rütbesinin işaretini bu arabaya logo yapmış . Fransızların çift açılı çavuş amblemi, daha önce başka bir Citroen ürünü olan dili çarklarda kullanılıyordu... 1919 yılında arba yapımına başlayan Fransızlar, ürettikleri ilk arabalarında da çift açılı amblemi kullanmayı uygun buldular


    noimage OPEL:
    kurucusu "ADAM OPEL"in ismidir.
    Opel, öncelerisadece dikiş makinaları üretiyordu... 1899 yılında araba üretmeye başlayan Opel, ambleminde tekerlek içinde şimşeğe yer veriyor. Amblemdeki tekerlek güveni, şimşek ise hızzı simgeliyor.

    noimage SUBARU:
    Japon yıldızı
    Subaru'nun amblemi, 6 Japon araba üreticisinin birleşmesi ile ortaya çıktı. Oval içindeki 6 yıldız, bir araya gelen firmaları sembolize ediyor.

    noimage BMW:
    Bayern Motor Werken. Yani Bayern Motor Waken demek Bayern Motor Sanayi
    Sadece fabrikanın isminin baş harfleri verilmiş.

    BMW'nin amblemindeki mavi beyaz renkler, Almanya'nın Bavyera eyaletinden geliyor. 1929yılından bu yana uçak ve motoru üreten BMW, amblemdede üretime uygun lastik içinde dönen pervane figürüne yer veriyor... daha sonra araba üretimine başlayan BMW arabalarındada aynı amblemi kullanmayı tercih etti.

    noimage AUDI:
    Amblemdeki dört yüzük araba birliği için bir araya gelip ittifak kuran dört firmayı simgeliyor. Audi ismi, firmanın eski yöneticilerinden olan mühendisAugust Horch tarafından verildi... Markaya kendi ismini vermeyen Horch, Latince'deki karşlığı olan Audi'yi buldu.

    noimage FORD:
    kurucusu HENRY FORD un ismidir.
    Mavi plaka üzerine süslü püslü harflerle yazılı Ford, nostaljik bir geçmişi anımsatıyor. 1903 yılından bu yana kullanılan Fordd ambleminde, geçici bir süre için Köln Katedrali'nin silüeti yer almış.

    noimage WOLKSVAGEN:
    Vw amblemi Porsche mühendisi Franz Xaver tarafından bulundu. Ekim 1948 yılından bu yana markanın iki harfi Almanya'nın Wolfsburg şehrini şereflendiriyor.

    noimage TOYOTA:
    Müşterilere sevgiler
    Japon firmanınn kurucusu Kirchiro Toyoda, 1937 yılında üçlü elips kombinasyonu ile güçlü markasının amblemini oluşturdu.Elipsler, araba ile müşteri rasındaki sıcaklığı, ekip ruhunu ve modernizasyonu temsil ediyor.

    noimage VOLVO:
    isveç'in savaş tanrıçasıVolvo arabalarını, Isveç'in çeliğini sembolize eden daire ve ok süslüyor.Amblemin yaratıcısı, demir silahlarla donatılmış savaş tanrısı Merih'i simgelediği figürde, aynı zamanda markanın sağlamlığına işaret ediyor.

    noimage SEAT:
    Ispanyol'un S'si ilham verdi.
    90'lı yılların başında VW ile birleşmesiyle Ispanyol araba yapımcısı, VW amblemin üstüne prestij, ilericilik ve dinamikliği simgeleyen büyük S harfini yerleştirdi.

    noimage MAZDA:
    Mahkeme kararıyla yeni amblem
    Renault'a büyük benzerliği nedeniyl, açılan davayı kaybeden Japon araba üreticisi Mazda, yeni bir amblem oluşturmak zorunda kaldı. Mazda, kanatlarını açmış bir kartal figürünü amblem olarak kullanıyor.

    noimage JAGUAR:
    Hızlı kedi
    araba ve kedi. Güç ve zariflik. Jaguar, arbalarındaki zıplayan kedi figürünü, meydana gelebilecek kazalarda, yayaların yaralanma riskini azaltmak içn değiştirdi. Firma, ürettiği yeni modellerine jaguar yerine, jaguar resimli bir plaket monte ediyor.

    noimage FERRARI:
    Hediyelik beygir

    Italyan kontesin 1923 yılında firma kurucusu Enzo Ferrari'ye hediye ettiği at maskot, Ferrari'nin amblemini teşkil etti. Amblemdeki ana renkler sarı ile kırmızı, firma sahibinin yaşadığı komşuşehir Modena'yı ve yarışa olan sevgiyi simgeliyor.

    noimage PORSCHE:
    Suebyalı'nın gururu
    Porsche amblemi, 1952 yılından bu yana Suebya milliyetçiliğini öne çıkartan simgelere yer veriyor... Amblemdeki siyah at, Almanya'nın Stuttgartşehrinin armasından. Geyik boynuzu ilekırmızı-siyah çizgiler ise almanya'nın Württemberg köyünün flamasından alıntı.

    noimage NISSAN:
    Güneş ve dürüstlük
    Markanın, daire içine yazılmış ismi, güneşin doğuşu ile Japon bayrağındaki beyaz zemin içindeki kırmızı noktayı simgeliyor.Amblem, dürüstlüğü ve samimiyeti sembolize ediyor.

    noimage MITSUBISHI:
    Samurai erdemi
    Üç kanatlı baklava şeklindeki amblemde, Samurai armasından esinlenilmiş. firmayı kuran iki Japon aile, tercih ettikleri amblemin sorumluluk bilincini, centilmenliği ve cemiyetler arası uyumu simgelediğine işaret ediyor.

    noimage ROLLS ROYCE:
    Sevimli emilyLüks marka Rolls Royce'un kaputundaki zarif şekil 1911 yılından geliyor. Şekil, tasarımcının sevgilisini temsil ediyor. Orijinal adı "Spirit of ecstasy"(yeniliğin ruhu). Şekle, halk dilinde "emily" adı verildi.

    noimage CHRYSLER:
    Yeni arabalara eski tasarım
    Firmanın kurucu ve sahibi Walter Chrysler'in isteği üzerine, 1998 yılından sonra üretilen Chrysler modellerine 20'li yıllardaki eski amblem takılmaya başlandı.amblemdeki daireler lastiği, şimşekler ise hızı simgeliyor.

    noimage ALFA ROMEO:
    asaletin simgesi
    Alfa Romeo amblem tasarımı, Italya'nın Milano şehri ile ülkenin soylu ailesi Viscontietrafına dönüyor... Kırmızı haç soyluluğu, beyaz zemin halkı ve köylüleri simgeliyor. Taç giymiş engerek yılanı ise soylu Viscoti ailesi'nin armasından alındı.

    noimage FIAT:
    Özüne dönüş
    Fabrica Italiana Automobili orino. Gerçek ismi uzun olduğu için firma sahibi kısaltmayla firmanın marka ambleminioluşturdu. basit amblem 60 yıl aradan sonra 1990 yılında defne ağacı çevreli daire içine yerleştirildi. Amblem firmanın uzn geçmişini ve spor alanındaki başarılarını simgeliyor.

    noimage SAAB:
    Anka kafası
    Isveç araba yapımcısı amblemde vatan severliğini ortaya çıkartıyor. Amblemde, firmanın merkezinin bulunduğu Schonen eyaletinin amblemindeki taç giymiş "anka" kafasına yer veriliyor.

    noimage LANCIA:
    Mızraklı amblem
    Direksiyon ile bir bayrak Italyan arabası Lancia'nın bütün zarifliğini ortaya çıkarıyor. Mızrak şeklindeki amblemin, firmanın kurucusu, yarışçı Vinceno Lancia'nın soyadı ile ilişkili. Italyanca Lancia'nın Türkçe karşılığı mızrak anlamına geliyor.

    noimage SUZUKI:

    Logosu için yarışma düzenlendi.
    Suzuki amblemi,300 güzel sanatlar akademi öğrencisini katıldığı bir tasarım yarışmasıyla ortaya çıktı.Firma yetkilileri, "Uzlaştırıcı" buldukları büyük "S" harfini,yüzlerce amblem arasından seçti. Amblem, 1961 yılından bu yana Suzuki markasını temsil ediyor.
#20.04.2008 14:14 0 0 0
  • Konu: Lucky Bamboo
    Şans bambusu - Bamboo bitkisi - Bamboonun bakımı - Bamboo Yetiştirmek



    noimage

    Şans bambusu da denir aynı zamanda.Bakımı kolay ve dayanıklı bir bitkidir. Bambunun suyunu değiştirmemelisiniz hep üstüne ilave ederek bakımını yapınız suyun rengi biraz yeşil olacaktır ama zaten bataklık bitkisidir, onun bu ortam çok hoşuna gidecektir. 15 günde bir suyunu tamamen boşaltıp tazeleye bilirisiniz.Güneş veya soğuğa karşı dayanıklıdır, kendini dış etkenlere karşı koruyabilen bir bitkidir.Diğer piramit ve değişik dekordaki bambularıda suyunu hep üstüne ilave ederek sulayınız dışındaki süngerden suyunu çekecektir.

    noimage

    Eski Çin geleneklerine göre güzel bir yaşamın 3 ana maddesi varmış: Bunlar mutluluk, bolluk ve uzun ömürmüş. İnsanlar bamboo bitkisinin evlerine bu 3 nimeti getirdiğine inanırlarmış (belki de hala inaniyorlardır, çünkü Çin marketlerinde bamboo cok satılıyor)

    Birde bamboonun sayısı da değişik şeyleri ifade ediyormuş;

    3 bamboo: mutluluk, uzun ömür ve bolluk
    6 bamboo: başarı ve refah
    7 bamboo: saglık
    8 bamboo: büyümeyi ebedileştirmek
    10 bamboo: tamamlılık ve mükemmellik
    21 bamboo: birçok nimet

    noimage

    Kesinlikle bamboonuzu kesmeyin. Bu onun sarıya dönüsüp ölmesine yol açar. Çinlilerin inanışına göre bamboonun yapraklarının kesilmesi, gelecek olan şansı ve bereketi engellermis. İlla da kesmek istiyorsanız, kesmek yerine elinizle koparmanız tavsiye ediliyor..

    alıntı
#20.04.2008 14:02 0 0 0
#20.04.2008 13:57 0 0 0
  • Hiç kurşunkalemle aramızda benzerlikler olabileceğini düşündünüz mü?


    *Kurşunkalem gibiyiz, hatalarımız düzeltilebilirse de izlerini tümüyle yok edemeyiz.
    Geçmişi değiştiremeyiz ama düzeltme yoluna gidebiliriz.

    *Kurşunkalem gibiyiz, acılarımız bizim kalem açacağımızdır.
    Yaşadığımız zorluklar kişiliğimizin biçimlenmesine yardımcı olurlar.

    *Kurşunkalem gibiyiz, birisinin elimizden tutmasına izin verirsek çok şey yapabiliriz.

    *Kurşunkalem gibiyiz, her fırsatta izimizi bırakabiliriz.
    Yaşamda var oluş nedenimiz budur, izimizi bırakmak.
    Belki küçük bir yolda, belki birlikte olduğumuz insanlarda,belki yetiştirdiğimiz insanlarda,ama kesinlikle arkamızda iz bırakmaya çabalamalıyız.

    *Kurşunkalem gibiyiz, içimizde ne olduğu önemlidir.
    Anlayış ya da hoşgörüsüzlük sevgi ya da şiddet, barış ya da huzursuzluk, nezaket ya da benmerkezcilik,

    umut ya da umutsuzluk, yüreklilik ya da korku,önemli olan içimizde ne olduğudur.

    Şimdi yazı yazmak için elinize bir kurşunkalem aldığınızda,bir an için durun ve bu küçük yazı aracını düşünün.

    O, bize yaşam hakkında kimi önemli dersler öğretmektedir.

    Steve Goodier
#19.04.2008 14:43 0 0 0
  • noimage

    Bitkinin Latince adı Dicentra spectabilis, bizlerse ona kızkalbi, ağlayan kalpler, kanayan kalpler gibi adlarla anıyoruz. Gelincikgiller ailesinin bir türü. 30-70 cm boyunda, dik duruşlu, dallı, çok yıllık otsu bir bitki o. Çiçekleri hemen göze çarpıyor. Uzun bir sap Üzerinde aşağıya doğru sarkmış ama düzgün bir biçimde dizilmiş çiçeklerin olağanüstü albenisi var. KukaIbin in vatanı Çin ve Japonya. Ülkemizde seralarda ve bahçelerimizde yetiştirdiğimiz bir bitki, nemli, humusça zengin topraklarda rahatlıkla yetişebiliyor. Kızkalbinin yurtdışında, kesme çiçeklerle yapılan aranjmanlarda bolca kullanıldığı da söyleniyor.

    Kızkalbintn bütünü zehirli. Zehirlenmeye yol açan etken maddeyse izokinolon alkaloitlerden berberin. Bitkiden çok miktarda yenildiğinde, bulantı, kusma, ishal, mide ağrıları ve epilepsi hastalarının yaşadığı gibi kasılmalar ortaya çıkaran berberin aynı zamanda antibakteriyel ve funfusit etkiye de sahip olması nedeniyle tedavide de kullanılıyor.

    alıntı
#16.04.2008 17:26 0 0 0
#16.04.2008 13:13 0 0 0
#16.04.2008 13:11 0 0 0
#16.04.2008 01:00 0 0 0
#16.04.2008 00:57 0 0 0
#16.04.2008 00:55 0 0 0
  • noimage

    Küçük bir uğraşla öreceğiniz yumurta şapkaları ile hem kahvaltı sofranızı renklendirebilir, hem yumurtayı daha cazip hale getirebilir hem de ailenize bir sürprizyapabilirsiniz. Alakok veya rafadan pişirilmiş yumurtalar yumurtalık içinde masadaki yerlerini alırken şapkalı halleri ile sıcaklık imajı yaratan, şirin, sempatik yeni görünüşleri sayesinde konuklarınızın yüzlerinde bir tebessüm yaratacaktır.

    Şapkaların yapılışı

    Evde kalmış yünlerden çeşitli renkler kullanılarak yapabileceğiniz yumurta şapkalarını sempati duyduğunuz takımınızın renklerini kullanarak ta örebilirsiniz. Ceviz büyüklüğünde bir yün yumak bir şapka için yeterli olabilir. Selanik,haroşa, ters lastik gibi örgü çeşitleri ile tığla veya örgü şişleriyle 15-20 dakikada örülüp bitirilebilen yumurta şapkası tepesine ,çok büyük bir palto düğmesi yada püskül, pon pon yapılabileceği gibi çizgili,kareli,desenlerde kasketli modeller de yaratabilirsiniz. Tığla yapılan şapkaları örmeye tepeden başlayıp her sırada artırarak konik biçimde aşağı inilirken iki renk kullanmak isteyenler yünü koparıp diğer renk yünü ekleyerek devam edebilirler. Son çevrenin bir bölümü çift sıra örülerek kasket tarafı tamamlanabilir.
    (alıntıdır)
#16.04.2008 00:54 0 0 0
#16.04.2008 00:52 0 0 0
  • hikmetli kelamlar - menkibeler - hikmetli sözler*Bir söze sabredemeyen, çok söz işitir

    * Allahü teâlâya isyan etmediği bir dille dua edenin, duası kabul olur.

    * Üç huy vardır ki, kimde bulunursa, onun zararınadır; Sözünde durmamak, hile yapmak ve zulmetmek.

    * Hesaba çekileceğini bildiği halde, haram mal toplamaya devam eden kimseye şaşılır.

    * Müslümanların hayırlısı, insanlara yardım eden ve faydalı olanıdır.

    * Ehl-i sünnet alimlerinin, Allah rızası için yazdıkları kitapları okumak saadettir.

    * Şükrün esası, nimetin sahibini bilmek, bunu kalb ile kabul etmek ve dil ile de söylemektir.

    * İlmin evveli niyet, sonra anlamak, daha sonra yapmak, ondan sonra muhafaza, en sonra da yaymaktır.

    * İlim maldan hayırlıdır. İlim seni korur, sen ise malı korursun. Malın bekçileri ölür, ilmin bekçileri ise gönüllerde yaşar.

    * Herkes seni, Allah'ını sevdiğin kadar sever. Allah'tan korktuğun kadar, senden korkarlar. Allah'a itaat ettiğin kadar, sana itaat ederler. Allahü teâlâya hizmet ettiğin kadar, sana hizmet ederler. Her işin, Onun için olsun! Yoksa, hiçbir işinin faydası olmaz. Hep kendini düşünme, Ondan gayriye güvenme, çok ibadet etsen de, amelinle övünme!

    * Ahirette azabın ve mükafatın devamlı olduğunu bilen, sonsuz rahata sebep olduğu için birkaç günlük bela ve sıkıntı ona rahat gelir.
    * Bir söze sabredemeyen, çok söz işitir.
    * İlim gıda gibidir. Ona her zaman ihtiyaç vardır. Faydası da herkesedir.

    * Gözü harama bakmaktan ve başkalarının ayıplarını görmekten korumalıdır!
    * İbadetin en kıymetlisi, nefse uymamaktır.

    * Kıyamet gününde nereye gitmek istiyorsanız, hazırlığınızı ona göre yapınız!
    * Allah korkusu, ibadetlerin süsüdür.

    * Çalışmadan ele geçen şeyler, devamlı ve kalıcı olamaz.
    * Vücuduna haram lokma karışmış bir kimse, namazlarından tat alamaz.

    * Allahü teâlânın merhameti vardır diyerek, isyana kalkışma!
    * Helal ve haramdan her bulduğunu korkusuzca yiyenlerden olma!

    * Ya Rabbi! Dostlarını ve evliyanı öyle gizledin ki, onları bulan sana kavuşuyor ve sana kavuşmayan, onları tanımıyor.

    alıntı
#15.04.2008 18:43 0 0 0
#15.04.2008 18:25 0 0 0
  • Kaçtım


    Kendimden gelen haykırışları duymamak için.. sessizliğin içindeki sesleri, karanlığın içindeki yüzleri görmemek için.. kaçtım



    Baktım


    Geriye dönüp baktığımda yitik bir kentin kayıp bir düş'ü oldum düşlerimin griliğinde kendime baktım.. sisli ve yağmurlu bir havada İstanbul'a bakar gibi baktım


    Saklandım


    Tüm kelimelerimi yanıma alıp saklandım.. cümlelerimin beni terk etmesine izin verdim kilitli bir kapının ardında herkesten ve her şeyden saklandım



    Islandım


    Yağan yağmurlar altında şemsiyesiz saatlerce dolaştım ıslandım yağmurla birlikte yağdım avuçlarına yağmurla ıslandım



    Sustum

    Tüm şiirleri, şarkıları sözsüz bestesiz bıraktım cümlelerimi anlamsız, kelimelerimi çırılçıplak yalnız bıraktım sustum



    Döndüm..


    Buz tutmuş düşlerim, yaban kalmış gülümseyişlerimle eksik kalan günlerimle yaşanmamış yarınlarıma döndüm


    Kaçarken baktığımda saklanan benliğimin yağmurda ıslanışını susmaların ardından gördüm ve dünüme bu günüme yarınıma döndüm.


    alıntı
#15.04.2008 13:43 0 0 0
  • Masanın üzerinde tozlu zarflar duruyordu,merak edip açtım.

    Toprak kokuyordu sayfalar.

    "Ben bir ölüyüm" diye başladı bir mektup,şaşırdım.

    "Suyun kanla takas edildiği günlerin kurbanıyım" satırlarını okuyunca,içim sızladı birden.

    "Gözlerimize toz kaçırıp,güneşimizi vurdular. Hala karanlıktayım"diye devam ediyordu satırlar.

    O yüzden hala dört gözle bekliyormuş ülkemizin aydınlık günlerini.

    *****

    "Ömür,ölümden kısadır evlat"diyen bir başka mektup,yaşamın soluğunu hissettirdi birden.

    "Sevgiden,kardeşlikten sakın ola sapmayın"diye yazıyordu. Yaşamın güzelliğine hasret kaldığı her halinden belliydi.

    "Cümleleri bağlamakta zorlanıyorum"diyen bir başka mektupta."Bu topraklarda doğdum,bu topraklarda gömüldüm.Aynı toprağın insanlarının birbirine düşman edilmesi beni korkutuyor" yazıyordu.

    *****

    Serçeler gibi üşümüş olmalı biri,yazısı titrekti.

    "Çocuklara sevgi adına niye bir şey bırakmadınız?Bizim sizlere bıraktığımız yeşilliklere,güzelliklere ve manevi değerlere neden sahip çıkmadınız?yazan satırlarını utanarak okudum.

    Her canlının,diğer canlı için bir şeyler yapması gerektiği nasıl da ortadaydı.

    "Sağırlar sınıfına dahil olanlar için,gerçekler bandosu kurduk,duyuluyormu?" diye not yazmıştı biri.Güldüm.

    Yer altı mahkemesinden,yeryüzüne bir uyarı mektubuydu her biri.

    "Lütfen çocuklarım,torunlarım ve tüm insanlar için bir şeyler yapın.Kaç zamandır kemiklerim sızlıyor"diye bitiyordu bir başka mektup.

    *****

    Son mektup,"Günler aydınlık,günler güzel olsun memleketim" diye yazılmıştı.

    Okuduğum her mektupta,biri usulca omzuma dokundu sanki.

    Her biri maziden kalan hüzün gülü.

    Ölüler dimdikti de.....

    Canlılar yaşayan ölü....


    alıntı
#15.04.2008 13:34 0 0 0
  • "Kadın gölge gibidir , kaçarsan takip eder . Kovalarsan kaçar "

    Dış dünyanın yakıcı sıcaklığı içindeki gölgede dünyaya getirir seni bir kadın Onun adı annedir Dünyada ki ilk nefesi onun gölgesi altında alırsın Sonra onun gölgesinde büyürsün , olgunlaşırsın Sonra anne gölgesinden çıkar , sevgilinin gölgesi altına girersin O gölgede korkmazsın sıcaktan , o gölgenin altında kalabilmek için , sadece o gölgenin değerini bilmen yeterlidir Yani sevmen Sevdiğin sürece ruhunda yanık olmayacaktır asla

    Bir kadın gölge gibidir Güneş doğduğunun habercisidir O , ışığın değerini sunar sana , yol alabilmenin zevkini sürersin onunla Güneşin sevgidir ve O , sevginin yan ürünüdür Işık ile beslenir ya bir gölge , işte bir kadında sevgi ile beslenir Gölge her güneşin doğdu anda çıktığı gibi , kadında her sevgini gösterdiğin anda çıkar habersizce Gölgen kadın , güneşin sevgindir

    Kadın gölge gibidir Ondan kaçamaz , yakalayamazsın Kaçtıkça takip eder , kovaladıkça kaçar Bir kadına asla , tamamen sahip olamazsın , gölgen olur ama eline alamazsın Bir aşktan asla kaçamazsın , O kadını unutmak için nereye kaçarsan kaç ardından gelecektir Aşkı unutmak içinse asla karanlığı yani yalnızlığı seçme çünkü karanlık zaten bir gölgedir

    alıntı
#15.04.2008 12:30 0 0 0
  • Gözlerini gördüm önce uzaktan, aklımı başıma hep dar eden gözlerini.. Güzeldi..
    Yürürken sana, düşündüm; insan kaç kere bu kadar mutlu olur ki, olur mu ki?

    yarınsız gelmelerim var ayak ucumda,
    sonu sana çıkan,
    sonrası bugünden gitmiş..
    Feneri uzaklıklarda söndürdüğüm,
    hani gitmesem dediğim,
    otobüs camlarına eş bir hüzün çıkmazı..

    Çok uzaktaydım belki herşeyden, sana yakınken, en büyük sıradanlıkları terkettim biliyorum..
    Belki bir rüyaydı ama inandım.. Teşekkür etmiş miydim?

    Nisan yağmuru dedikleri bu muydu,
    içinde kalıyor insanın..
    Gitmeliyim diyorum,
    ayağımda düğüm gibi sözlerin..
    Gitme dedin mi hatırlamıyorum bile,
    ne çok an var kaybolduğum, bulma beni..




    Senden her ayrılışımda bir yanım senle kalacak biliyorum ve kalbimdeki ağrı, şu düşlerime giren yara
    bu yüzden hiç kapanmayacak.. Veda etmeyi sevmiyorum demiş miydim?



    her gecenin sabahı var,
    var da;
    senin olmayı özledim diyor içim
    ve bu söylem hep uzun sürüyor şimdilerde..
    Ne yaptın bana?


    O akşam otobüsten bozma servis aracıyla evime dönerken, sanki hayat durmuştu ve yarın sabah
    yeniden uyanmak isteyeceğim hiç bir sebebim kalmamıştı..


    yine de, eteğimden çekerek
    beni kandırmasına izin verdim
    içimdeki çocuğun..
    haklıydı biliyorum,
    güzeldi çünkü..


    Bak burdayım şimdi, ne kadar uzaktayım.. Aklımda kalan o ''öpücükler ve çay'' anlarının kurduğu, dayanılmaz iç çekişlerle beraber.. Ne çok şeyin özetidir aslında iç çekmek..


    Ne geldiyse onu yazmak istedim, basit bir kaç sözle anlatmak istedim, duru olsunlar istedim, o unutulmayanlar gibi, ne iyi ettim..
    Üzülme sakın, kısa yaşamışlıklar hiç yaşamamış olmaktan daha iyidir demiş miydim? Şimdi teselli diyeceksin belkide,
    başka ne varki diyeceğim ben de avutacak.. Ölelim mi beraber, yada boşver uyuyalım mı yine..
    Bu hatıra olacak unutma, bir gün alakasız bir yerde karşımıza çıksın istedim ve yine ben istedim..


    Bil ki,
    içimde hep ömürlük bir sevda büyüteceğim, ,
    ve gün gelecek, sana bir daha gitmemek üzere geleceğim..

    alıntı
#14.04.2008 22:48 0 0 0