Gül_yarasi

Gül_yarasi

Üye
05.07.2009
Yüzbaşı
25.413
Hakkında


  • noimage





    Aklıma çocuklar geliyor...
    Yüreklerinde kurşun izleri var...
    zulmün kucağında ,
    babalarının kucağında duruyorlar çocuklar...
    Gece akıyor iki yanımdan.
    Bir yanda neşe , bir yanda hüzün var...
    Gece uzadıkça uzuyor nedense...
    Yılgın düşüyor umutlarım.
    Kaldırımlardan kan damlıyor gözlerime.
    Bir çocuk vuruluyor tam alnından...
    Acıklı bir ilahi sıyırıyor kulaklarımı , bir figan...
    Gecenin serinliği düşüyor içime.
    Göz yaşlarım karışıyor şehrin ışıklarına...
    Oysa ben hüznü severim.kendimi bildim bileli ben böyleyim..

    zekice.
#12.02.2010 12:09 0 0 0
  • sevgili geceyeli arkadasim begenen güzel yüregine ben tsk ederim..

    sanirim birakmayan sadik olan tek dosttur yalnizlik..
    ihanet etmeyen, yaralamayan tek yoldas..
    o bizi birakmaz bizde onu birakamiyoruz..

    Ben tesekkür ederim bu güzel duygulu dizeleri ekledigin paylastigin icin,
    harikaydi yüregine saglik..


#12.02.2010 00:59 0 0 0
  • noimage



    Denizin mavisinde gezinirken iki gözüm
    Gün bitiminde gözlerime süzülür hüzün
    Hüznün sisinden görmez olur gözlerim
    Dilim kısalır, alevler büyür yüreğimde
    Topal olur ayaklarım, adımlarım küçülür..


    safinaz ocakci..
#12.02.2010 00:40 0 0 0




  • Gölgemin arkasına sığınıyor yalnızlığım,
    odamın duvarlarına vurdukça sessizliğimin çığlığı
    beni yasadıkça sağır ediyor,
    sigaramın dumanını içime çektğimi bile anlamıyorum...
    Nefesini bile hissedememek,
    acı veriyor hayat'a hergün yeniden başlamak
    bembeyaz sayfaların arasında zifiri kalmak...
    bilmediğim sokaklardan geçiyor ruhum,
    olur olmadık caddelerde buluyorum ruhumu
    daha cok benliğime uzak ruhuma yakın yerlerde...
    Ellerime kan oturmuş
    izlerden kalan yaralar...
    küçük bi oda içinde ben ve beni bian olsun bırakmayan YALNIZLIĞIM..
    öğrendim..
    beni bırakmıcak tek seyse yalnızlık
    ben yalnızlığa oda bana asık..


    Alıntı
#11.02.2010 23:46 0 0 0




  • Sübhanallahi ve bi hamdihi sübhanallahil azim, ve bi hamdihi estağfirullah
    Dedikten sonra arkasından;

    Ya kafi, Ya Gani Ya Fettah, Ya Razzak Ya Kerim, Ya Vehhab, Ya Zettavili, Ya Mecid
    Esmalarını okuyun Kısa sürede işleriniz yoluna girecektir İşiniz yoksa iş bulacaksınız, kısa sürede hayatınızdaki değişiklikleri fark edeceksiniz..

    alinti.
#11.02.2010 23:10 0 0 0





  • Artık mumlara biçimleri, kokuları ve renkleriyle sadece bir aksesuar olarak bakılmıyor İnsan psikolojisini etkilediğine dair ciddi iddialar var Bunları bilmek ister misiniz?

    Yeşil mum

    Hareketin ve verimliliğin sembolü olarak görülüyor ve vücut-beyin enerjisini dengelediği söyleniyor Doğa tutkusunu arttırdığı da iddialar arasında



    Mavi mum

    Renk uzmanlarına göre algı yeteneklerimizin uyanmasına ve içsel yeteneklerimizin farkına varmamıza yardımcı olan en etkili mum

    Beyaz mum

    Saflığın ve gücün sembolü olarak kabul ediliyor Ayrıca birlikte yandığı diğer mumların da etkilerini artırıyor Beyaz bir mum duman çıkarıyorsa, çevredeki negatif düşünce ve etkileri yok ettiği söyleniyor Eğer duman bir süre sonra kesiliyorsa, o bölge her çeşit olumsuzluktan arınmış sayılıyor

    Siyah mum

    En güçlü ve koruyucu mumlar olarak kabul ediliyor Pek çok dinde, ayin ve törenlerde siyah mumun kullanılması buna bağlanıyor Uzmanlar, aşırı kullanımın depresyona yol açabileceğini iddia ediyor Bu yüzden önerileri, siyah mumun, beyaz renkli mumlarla bir arada kullanılması

    Kırmızı mum

    Bu yorumu yapmak için aslında uzman olmaya hiç gerek yok Kırmızı aşk ve romantizmin sembolü olduğuna göre, kırmızı mumlar da aynı etkiyi yaratacaktır Nitekim uzmanlarda aynı şeyi söylüyor

    Pembe mum

    Sevginin ve başarının sembolü olarak bakılıyor Onurlu, bilinçli ve saf bir hayatın özellikleri pembe mumlarda toplandığı söyleniyor


    Turuncu mum

    Neşeyi ve yaratıcılığı artırdığı iddia ediliyor Sonucunu görmek için ders çalışırken, çalışma masanızda turuncu mum yakarak küçük bir deney yapabilirsiniz

    Gri ve gümüş rengi mum

    Açıklığın ve şeffaflığın sembolü olarak görülüyor İçinde gizli kalmış yetenekleri ortaya çıkarmak isteyen kişilere, çalışma esnasında bu mumlardan yararlanmaları tavsiye ediliyor

    Kahverengi mum

    Bu mumlar tarafsız, nötr özellikler taşıyor Kısacası negatif veya pozitif bir etkisi olduğundan söz edilmiyor



    Mor ve eflatun mum

    Bu renk mumların kişide başarı ve arzularını harekete geçirdiği ifade ediliyor
#11.02.2010 22:19 0 0 0
  • "Ey Allahım!
    Bizi sevginle rızıklandır!
    Sevgisi katında fayda verecek olanın sevgisiyle de."


    Böylesi özel ve degerli dizeleri, bu güzel E-kartlarla ve fonla bütünleyip sunan o güzel yüregine saglik leylim..

    Yazarin kalemine bereket...

    Yürek ne kadar hassasmis kelimelerin duygulara ihanet etmesinden korkar halde..
    duygularin agirligindan kelimeleri incitmekten korkar halde..
    oysa pek cogumuz da böylesi kirmaktan incitmekten korkan yüreklerin tortusu dahi yok..
    rabbim bizleri böylesi duygulu, hassas gönüllerden eylesin..
#11.02.2010 21:36 0 0 0





  • Albumin karaciğerde sentezlenen bir proteindir. Plazma proteinlerinin %55 'ini oluşturur.Taşıyıcı proteindir. ( bilirubin kalsiyum magnezyum.vb). Toksin ve ağır metalleri bağlar. Kolloid osmotik (Onkotik) basıncı korur. Onkotik basınç sıvının kan dolaşımında kalmasını sağlamak için gereklidir.
    Albumin karaciğerde hepatositler içinde üretilmektedir. Yaklaşık olarak 130- 200 mg/ kg gün hızında üretilmektedir. Sağlıklı yetişkinlerdeki serum albumini 35-50 g/ litre arasındadır.
    Kanda Albumin seviyesinin düşmesindeki nedenler:
    Karaciğer hastalığı
    Böbrek Hastalığı
    Dolaşımda ani yüksek albumin kayıpları (Örn: Şok)
    Karaciğer rahatsızlığında: Düşük miktarda albumin sentezi
    Böbrek rahatsızlığında: Yüksek miktarlarda albuminin atılması söz konusudur.
    Albumin konsantrasyonu azaldığı takdirde sıvı damarlardan dokuya hareket eder.
    Sonuç: ÖDEM
    1. tarif
    Kayın ağacı kırkkilit otu altun ot maydanoz yaprağı taze fasülyenin kurutulmuşu civan perçemi avokado yaprağı.
    Otların tamamı veya ayrı ayrı kaynatılıp aç ve tok karnına sıcak çay gibi içilir.
    2. tarif
    Kuru soğan ve sarımsak bol miktarda yenir.
    3. tarif
    200 gr Demirhindi 1 kg. suda eritilip suyu çıkarıldıktan sonra 1 fincan 3 öğün aç karnına içilir.
#11.02.2010 13:05 0 0 0





  • 1. tarif
    Kantaron çiçeği selvi yaprakları ve meyvesi kaynatılıp suyu içilir.
    2. tarif
    Karaçam sakızından yakı yakılıp bel kısmına sarılır.
    3. tarif
    50 gr. Meşe palamudu dövülüp toz haline getirilir.
    100 gr. günlük sakızı
    50 gr. Havlıcan
    1 kg. bala karıştırılıp 3 öğün aç karnına 1 yemek kaşığı yenir.
    4. tarif
    100 gr. Çekem otu meyveleri
    1 kg. suda kaynatıldıktan sonra süzülerek suyu alınır. 15-20 tanesi bir fincan suyu ile beraber içilir.Sabah aç karnına akşam yatarken taneler yutulur.
#11.02.2010 13:02 0 0 0




  • Diğer İsimleri : Digitalis Digitale
    Botanik Bilgi : Sıracagiller familyasından; iki yıllık ve ömürlü cinsleri olan bir bitkidir. ilk yıl kalınoval rozet şeklinde büyüyen yapraklar çıkarır. Ertesi yıl Mayıs ayında rozetin ortasından kalın bir sap uzar. Sapın üzerinde tomurcuklar sıra halinde çıkar. Çiçekler aşağıdan başlayarak açarlar. Pembemorkırmızısarı veya beyaz renklerdedir. Borazana benzer biçimli çiçeklerin açık ağızları aşağı doğru bakar. Çoğunun iç kısımları beyaz çerçeveli bordo beneklerle kaplıdır.
    Yetiştirildiği Yerler : Avrupa Batı Asya ve Akdeniz bölgesinde yetişir.
    Bilinen Bileşimi : Yüksük otu tıpta önemli bir bitkidir. Kalp ilaçlarında kullanılan "digitalin" adlı madde bu bitkiden elde edilir.
    Yüksük Otu Faydaları.
    - Kalp ilaçlarında kullanılır.
    - Nabız atışını azaltır.
    - Kan dolaşımını yavaşlatır.
    UYARI : Zehirlidir. Kullanılması sakıncalı olabilir...
#11.02.2010 12:58 0 0 0
  • Hüzün resimler-hüzün siirleri-hüzün yazilari









    noimage



    Hüzün, bir hazin kelime Ayrılık gibi, hicran gibi; ama mutluluk gibi de Bazan bir gözde görürüz onu, bazan bir yüzde Bazan bulutlarla gelir, bazan lodoslarla


    Hüzün tarih olur, Bağdat ufuklarını Osmanlı tuğları misali bekleyen hurma fidanlarıyla; Tuna boylarını hatem yakutları gibi süsleyen kaleler ve burçlarla gelir yedi yüz yıllık hafızamıza Elhamra avlusunda derin uykulara dalmış mağrib güneşi olur kah; kah Kudüs gecelerinde savrulan Selahaddin rüyaları
    Aziz-i vakt idik ada zelil kıldı bizi


    Hüzün gözyaşı olur, bazan bir eylül bulutundan dökülüp dilemmalarımıza karışır; bazan bir Kanuni mersiyesinden akıp güneşlerimizi buharlaştırır Paramparça olmuş kutsal kitapların mürekkeplerini dağıtır bazan, bazan kandil gecelerinin pişmanlıklarına dökülür yüreklerimizden Kimi zaman bir bayram sevincinin ardına gizlenen yetimin gözünde acı; kimi vakit fersudeleşmeye yüz tutmuş gülün yaprağında kırağı sıfatında belli eder kendini
    Hurşide baksa gözleri halkın dola gelir



    Hüzün söz olur, yarı yollarda bırakılmış yeminlerin ve vaadlerin peçesinden yüz gösterir kimi, kimi bir elyazmasının derkenarına yazılır bir ayrılık türküsü niyetine Bir mücelled güldeste olur yazılsa tüm hüzün sözleri ve binbir geceyi dolduran tutilerin dilinde şeker niyetine çiğnene çiğnene tutar şöhreti alemleri Sabahların kokusuna karışan bir pişmanlığın terennümüdür bazan ve bazan da gecelerin korkusunu damıtan bir şarkının dizesi
    Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkıt ne bilir



    Hüzün mevsim olur, böler bir uykuyu bazan; bazan bir paranteze alır acıları Güz mü, eylül mü bilinmez; ortası mı sonu mu anlaşılmaz anın Şakaklarına düşen benek benek karlar mı densin yılların gölgesini taşıyan, başında gül rengi bulutlardan Lahuri tüller mi olsun Hicaz şarkılarında bestelenen?! Hüzün karanlıktır, yalnızlıktır, korkudur Ve hüzün bazan en büyük umutlara gebedir
    Bir mevsim-i hazanına geldik ki alemin&



    Hüzün renk olur, son dalın son yaprağında sararırken yakar içimizi; son fırtınanın son dalgasında köpürürken kanatır yüreğimizi Mavi gecelerin ve kurşuni bulutların örtüsüdür hüzün Hatırlamanın mestliğinde eflatuni bir ırmağın hasret yarasıdır, gül gül olup açan ateşin kederlerin masum çiçeğidir Sahilde bir gurubdur o, ufukta bir şafak Perde perde solan hayatımız&



    Gül ateş, gülbün ateş, gülşen ateş, caybar ateş
    Hüzün sevda olur, hayalini getirir annelerin, yavruların ve süveydaya durup melankolisini yaşatır sevenlerin, sevgilerin Fuzulilerin Galiblerin kinayeleri ve tevriyeleri onun üstüne yazılır, bülbüllerin kumruların şeyda tenasüpleri ve mecazları ona dillendirilir Umman gemicilerinin ufuklarında deniz feneridir hüzün, semavat müneccimlerinin kadrlerinde Ayyuk



    Mahabbet bir bela şeydir giriftar olmayan bilmez
    Hüzün alışkanlık olur, acıların yol dönemecinde azığını kuzgunlara kaptıran gönüllerin ömre süren Selvasıyla tartılır Yüzbin yıl sonra yeşerecek tohumlar için saklayıp suyu, vahalardan kurumuş dudaklarla geçer delikanlıca Mermer beyazında ayetlere teslim olmuş bir buhur-ı Meryemin nazenin tebessümüne Namus-ı ekber vasıtasıyla gelen nefestir o.
#11.02.2010 11:58 0 0 0



  • noimage





    Ve gözlerin gelir geçer içimden
    Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına
    Ekmeği bölerken
    Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan
    Unutmak kolay sanmışsa şarkılar
    Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı


    noimage



    Kör olsun sözlerim,unuttuysam adını
    An gibi aklımdasın


    Gelir geçer gemiler
    Belki sende geçersin diye
    Bir kumru konar her sabah pencereye
    Bir miladı taşır gece bir yıldız
    Soğuk olur,üşürsün ya adamakıllı
    Hani sarılırsın kendine
    Hani aklın karışır
    Bu bir divaneliktir gönül aha alışır



    noimage



    Ömrüm bitse ne çıkar
    Can gibi aklımdasın

    Gündür bu geçer gider
    Belki bir şey kalmaz sanırsın
    Yani bir sabah uyandığında
    Ne hayatın tortusu ne kokusu alışmışlığın
    Her şey başka olacaktır
    Başka bir otobüs başka bir gazete
    Resimlerden silinecek yüzün belki de ne adın ne sanın
    Bir şafak vakti açınca gözlerini
    Bir merhabayla
    Yeniden kurulacak dünya



    noimage




    Ve sen her şafak
    Nan gibi aklımdasın

    Bazen bir şey geçer içinden insanın
    En ücra yerlerinden cesaret gibi bir şey
    Ne olacak işte kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel
    Fasulyenin tadı yoksa
    Şarkılar yakmıyorsa içini
    Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa
    Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay
    Mahallenin en güzel kızına
    Denizin tuzu
    Yalnızlığın bahanesi yoksa
    bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına
    zannetmeki ölmek zor



    noimage



    ölmek kolay kolay da
    kan gibi aklımdasın


    bu da geçer
    her sabah kanayacak değil ya
    bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın
    biraz da helvası bizim bakkalın
    senden ayırdığım üç beş zeytin
    otururum sofraya
    her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın
    bende unuturum nasıl unutulursa sana susuzluğum
    ve nasıl becerdiysem kahrolmayı
    öyle unuturum ekmek gibi
    nan gibi aklımdasın

    Ve gözlerin gelir geçer içimden
    Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına
    Ekmeği bölerken
    Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan
    Unutmak kolay sanmışsa şarkılar
    Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı
    Kör olsun sözlerim,unuttuysam adını
    An gibi aklımdasın
    An gibi aklımdasın
    aklımdasın


    ibrahim sadri..





    [main-arkaplan-muzik]251[/main-arkaplan-muzik]

#11.02.2010 00:23 0 0 0





  • On dokuzuncu asır soysuz istila vaktidir,
    Nice diyarlar batıl sistemler emrinde ezilir

    Bir müddet sonra hepsi geri çekilir,
    Düşünce bahçemize fitne tohumları ekilir

    Artık fikirler güdük,ahlak sefil olmuş,
    Nur kesilmiş,gönüller karanlığa boğulmuş

    İnkarcılık vazgeçilmez bir moda oldu,
    Boşaldı ilim yuvaları,meyhaneler doldu

    İstila orduları tevhid akidemizi de vurdu,
    Genç neslin beynini kemirir şüphe kurdu

    Hafife alınır artık mukaddes mefhumlar,
    Hakarete maruz kalır maneviyata inananlar

    Kur' an ile olan bağlar kesildi baltayla,
    Halimiz benzer beyninde ur taşıyan hastaya

    Sinelerde yabancı sevgiler O' nun yerine,
    Hür olduk güya battıkça çirkefin dibine!

    Toy nesiller kolay kapılıyor azgın sellere,
    Unuttu kendi aslını benziyor yad ellere

    Tüm nazarlar çevrildi fani dünyaya,
    Taciz var her yerde Allah a inananlara

    İtibar görür şimdilerde zübük her yerde,
    Mutlaka bir çare bulunmalı bu derde

    Ne olur?uyanında bakın vahti seherde,
    Ülkemin üzerinde durur uğursuz perde!

    İçki,kumar,rüşvet,faiz ve hayasız kadın
    Geride kalır ülkem her gün bir adım

    Oysa,karşıda bizi bekler sahili selamet,
    Oraya ulaşmak için gerekir çok gayret

    Telef oldu çoğumuz yollarda,azımız nihayet,
    Şimdi onlardan beklenir İbrahim i bir gayret

    Durmak yokTevhit inancından başlayalım işe,
    Yolumuza kurulmuş beklerken nice taciz ve çile

    Yiğit ancak düştüğü yerden tekrar kalkarmış,
    Tevhid ten uzak gönüller nasılda solmuş sararmış?

    Bir ümit işığı olup aşalım karanlığı,
    Yeniden vahdet sancağı altına tüm insanlığı

    Acele yokönce gönüller fethedilsin birer birer,
    Sonra saf olsun içtimada inanmış yigitler

    Gönüllü bir ordu olup dağılalım yeryüzüne,
    Hiç aldırış etmeden düşmanların kem sözüne

    Fitneyi söndürecek suyu verdim sana,
    Temiz tut ruhunu iç artık kana kana


    Huseyin Gazi Sener
#10.02.2010 23:32 0 0 0
  • Konu: Demedi Deme
    Cok güzel bir sunum olmus..
    E-kartlar cok begendim ellerine saglik..
    siir cok duygulu, harikaydi yazarin kalemine bereket..
    seninde emegine yüregine saglik rüya..
#10.02.2010 22:48 0 0 0
  • Sevgili hasret46 önce bu güzel flas icin ellerinize emeginize saglik

    Duyarliliginiz icin ayrica cok cok tesekkür ediyorum kendi adima..
    Minik kücük yüreklerin en cokta mutluluk onlara yakisiyor " onlarin hakki "
#10.02.2010 01:14 0 0 0
  • Gülazer



    Ağlamaklı geceler doğuran bu vefasız karanlıklar mendilimin annemden miras kaldığını nereden bilsinler? Utanmayı öğrettiğin serçeler soyları tükeneceğine değil gölgesiz kalacaklarına ağlasalrda ben mendilimi veremem. Şaşırma gülazer şaşırma. Mendilini bağışladığın serçeleri benden kayırma



    "alıpta başımı gitsem" deme gideceğin yere yüreğindekileri götüreceksen. Alfebeyi öğrendin. Bak bu boynu bükük "fe" dir başı dik olansa "elif". Sahi gülazer sen ne zaman okuyacaksın? Ezberlediğin kitapların hikmetine ermez benim aklım fakat şunu iyi bilirim: hayat kitaptan olsada kitap değildir gülazer boşuna ezberleme. Hamur kokusuna alışan ellerini kalemle cezalandırma
    kerem misali
#10.02.2010 00:42 0 0 0
  • şimdi ölü çocukların sulandığı yerde söyleniyor türkülerimiz
    satır satır yazgısına bağırdığımız
    ilmek ilmek kaderine ortaklığımız
    bir iç kanamadır tamponsuz
    başımızda kavak yeli estikçe deli deli
    elimizde ökse otu yer yapmış
    dilimize bulanmış baldıran şerbetleri
    ne yana baksan kan
    ne yana tükürsen bir ağıta çarpar dili




    ve sen şiirin ölü çocuğu...
    başaklarda firik zamanı
    kirazlarda çiçek mevsimi
    berfinlere derman diliyorsun
    ölüme isyan ediyor/ ölüme diriliyorsun
    aynı yağmurda ıslanmayı
    aynı tastan kanmayı
    aynı sılada sevdalanmayı düşünüyorsun
    düş/yoruyorsun
    ve küsüyor tüm düşler sana
    içini çeke çeke gülüyorsun
    duyulmuyor hıçkırıkların kahkaha tufanında




    sen biliyorsun çocuk...
    genç olmanın yaşlandığı
    çocuk kalmanın ayıplandığı
    kan duran ölümün doğumla aklandığı zamanları
    bir kadının rahmine yapışan hayatı
    ve anaç çığlıkları doğurganlığına isyanlarda




    sen biliyorsun çocuk...
    çıplak yaşanır bu hayat ayazlarda
    ayakta kalmak
    dik durmak
    yıldızlara eş dileklerimiz olması adına




    önce...
    önce içimizdeki kıyımlardan başla

    kaç ben

    kaç biz öldürdük oralarda...



    sevgi kaya
#10.02.2010 00:20 0 0 0
  • Konu: Hasbihâl
    asırlık bir yalnızlık gözlerimdeki boşlukta
    düşük yapmış bir şiir
    kelimeler sancıda
    ölüme duruyor zaman
    en doğurgan yanıyla
    hani bilirim ki bizden çıktı bu dava
    uyuma hayat
    arada "dürt" dediysek
    demedik ki
    " koca bir yalnızlığı çak alnımıza"





    sesimde ağır bir yük
    havasını bozuyor odamın
    her düş(üş)ün
    kan kaybında saat kadranındaki zaman süzgeci
    bir bilsen
    odamın duvarları nasıl da sisli
    kaldırsalar diyorum üzerimden şu evin çatısını
    sokağa çıkmaya dermanım yok
    yıldızlar da kayıpta bu gece
    bir yağmur ki
    döver gibi şehrin yüzünü
    aldatıyor beni gecenin bu hüznü
    yılgınım
    bitkinim
    omuzlarımdan
    bir çengelli iğneye asılmış gibiyim






    sen
    gece gözlü heyelan
    yıkıl karşımdan
    aklımın tapınaklarında binlerce sabi sübyan
    gözlerimde lime lime yalnızlık kadar ölüm
    sorma bana nereye gömdüm
    yokluğun
    içine tükürdüğüm koca bir düğüm






    şimdi otur yanıma
    tüm öfkemi kustum nasılsa
    korkma
    sana saldım içimdeki zamanı
    ve aklımın en karanlık yanını
    hep sende temize çekmedim mi karalamalarımı
    usulca uzan
    öp alnımdan
    say ki arındım
    her gece işlediğim cinayet utancından
    gözlerime bak şimdi
    nasıl da sabırsızlanıyor intihar vakti
    haydi vuralım tüm çocuk özlemleri



    sevgi kaya
#10.02.2010 00:12 0 0 0
#09.02.2010 23:37 0 0 0