Halaskar

Halaskar

Üye
19.11.2005
Uzman Çavuş
5.566
Hakkında

  • ZOOM ADSL Modemlerde PORT Açmak

    Öncelikle ethernet kartımıza yeni bir IP adresi atayarak başlıyoruz. Bu IP adresi üzerinde portları açacağımız IP adresi olacak.

    My Computer > My Network Places > View Network Connections seçerek bağlantılar penceresini açıyoruz. Buradan bağlantıda kullandığımız Local Area Connection simgesine sağ tıklayıp Properties seçiyoruz ve penceredeki Internet Protocol (TCP/IP) girdisine çift tıklıyoruz. "Use the following IP adress" kısmını işaretleyip

    "IP adress" kısmına 10.0.0.15
    "Subnet mask" kısmına 255.255.255.0
    "Default gateway" kısmına 10.0.0.2 (bu Zoom modemin kendisi için kullandığı IP)

    giriyoruz. "Use the following DNS adresses" kısmını işaretleyip "Preferred DNS" olarak 10.0.0.2 giriyor ve OK düğmesine basıyoruz.

    noimage
    LAN ayarları tamamlandıktan sonra Zoom modemin web konsolunu çalıştırıyoruz. "Advanced Setup" penceresine geçip DMZ düğmesine basıyoruz

    noimage
    DMZ yazısının yanındaki boşluğa tıklayıp "Enable" seçeneğini seçiyoruz. HOST IP girmeden önce "Save Changes" düğmesine basıp "Write Settings to Flash and Reboot" diyoruz. Modemimiz gerekli ayarları kaydettikten sonra web konsolu kapatıp açıyoruz ve tekrar DMZ düğmesine basıyoruz. Bu sefer HOST IP kısmına 10.0.0.15 yazıyor ve tekrar "Save Changes" düğmesine basıp "Write Settings to Flash and Reboot" diyoruz

    noimage

    Şu anda modemimizin DMZ özelliği aktif halde. Bu da 10.0.0.15 IP adresli bağlantıya hangi porttan gelirse gelsin tüm bilgilerin kabul edilmesi anlamına geliyor.

    Şimdi Windows XP'nin kendi firewall'unu ayarlayalım. My Computer > My Network Places > View Network Connections > Local Area Connection'a sağ tıklayıp Properties yapıyoruz. "Advanced" sekmesine bastıktan sonra Firewall'un yanına tik koyuyoruz.

    noimage
    Settings düğmesine bastıktan sonra örneğin EDonkey, Torrent veya DC++ için portlar eklemeye başlayabiliriz. "Add" düğmesine basarak çıkan pencerede IP adresi olarak 10.0.0.15 giriyoruz. İstediğimiz TCP ve UDP portlarını bu şekilde tek tek ekliyoruz. EDonkey için port noları olarak TCP4661-4662, UTP11087 açabilirsiniz. Torrent için ise tek tek 6881 - 6889 arası TCP portlarını açıyoruz. DC++'de ise girmek istediğiniz huba bağlı olarak hub'ın gerektirdiği portu açmalısınız. Oynayacağız oyunun gerektirdiği portları ise genellikle kullanım kılavuzlarından öğrenebilirsiniz

    noimage
    ÖNEMLİ NOT: Eğer modeminiz yeni nesil modemlerden biriyse yukarıdaki işlemleri 10.0.0.15 yerine 10.0.0.3 kullanarak uygulayın.
#13.11.2005 02:30 0 0 0
  • bu kart RAGE 128 / 128 PRO şeklinde geçiyor. ATI nin kendi sayfasında var.

    Driver bölümünde RAGE diye geçiyor
#13.11.2005 02:11 0 0 0
#13.11.2005 01:48 0 0 0
  • Üstad aşağıda eklediğim sürücüleri bir dene

    senin sorunun sürücü problemi. Farklı markaların vga sürücülerini veriyorum.

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage


    3. sürücüde kullanıcı ve şifre isteyecek..Member login kıamından gireceksin
    benim kullanıcı adı:"temp"- şifre:"512"
#12.11.2005 23:00 0 0 0
  • Konu: yardim
    arkadaşım marka ve model verirsen sana dosyayı indereceğin linki yollarım
#12.11.2005 16:50 0 0 0
  • Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh

    Bu tür olaylarla sürekli karşılaşmaktayız. unutulmasın ki bizler Allah'a teslim olduk mucizeye gerek yok. Burda reankarnasyon mu ifade edilmek isteniyor?.
    En büyük Mucize Kur'an'dır. Bunlar olabilecek sıradan şeylerdir. Bu tür olaylarda illaki mucize aramak gereksizdir. İslam bunu şiddetle reddeder. Kur'an ve Kur'andaki mucizeleri gözümüzün önüne getirelim. Hz Musa'nın denizi ikiye yarması, Hz İbrahim'in kurban vak'ası vb. gibi birçok mucize.

    Hatırlarsanız bir kızın heykeli vardı. Güya çarpılmıştı diye ortalığı ayağa kaldırmıştı. Sonradan onun bir galeriden alınma kireçten yapılma maket olduğu ortaya çıkmıştı. Birileri biz Müslümanları kendi oyunları içine sokup ateşe atmak istiyorlar. Bu tür oyunlara karşı her Mü'minin tedbirli olması gerekli bir husustur. Biz Müslüman olarak teslimiyetimizin Allah (cc) olduğunu unutmamalıyız. Kayıtsız şartsız teslimiyet.

    Reankarnasyon konusu ortaya dökülmek isteniyor. Tekrar söylüyorum ki Bizler Allah'a teslim olduk. O'ndan geldik ve O'na döneceğiz.

#11.11.2005 23:49 0 0 0
  • Bilim adamları, 140 milyon yıl önce okyanusların hakimi olan bir timsah türünün fosillerini buldu. Godzilla adı verilen timsahın kısa bir çenesi ve balık gibi bir kuyruğu bulunuyor.

    noimage

    Arjantin'in güney bölgesi Patagonya'da 1996'da bulunan fosil üzerinde şu ana kadar temizleme ve analiz çalışmaları yapılıyordu. Bu çalışmalar dün 'Science' dergisinde yayımlandı.

    La Plata Ulusal Üniversitesi'nden paleozooloji profesörü Zulma Gasparini, vahşi görünümlü hayvanın Jurrasic dönemin sonlarında Büyük Okyanus'u kana buladığını ve onu 'kötü çocuk' diye adlandırdıklarını söyledi.

    Büyük av peşinde koşuyordu

    Ohio Devlet Üniversitesi'nden Diego Pol ise, "bilimsel adı 'Dakosaurus andiniensis' olan Godzilla, avını daha iyi ısırabilmek ve kesebilmek için kısa ve yüksek bir burna ve geniş dişlere sahipti" dedi.

    Bilim adamları fosili sürpriz olarak görüyor, çünkü o dönemde yaşayan diğer deniz timsahlarının uzun ve ince burunları ve çok sayıda ama küçük dişleri bulunuyordu. Bu tarz özellikler Tyrannosaurus rex gibi etoburlarda da bulunuyordu.

    "Bir deniz canlısında böyle bir çene daha önce görülmemişti" diyen Pol, Godzilla'nın, küçük balıkları yerine dev deniz sürüngeni Ichthyosaurus gibi büyük omurgalıları avladığını söylüyor.

    50 santimetrelik çene

    Hayatının tamamını suda geçiren bir timseh olan Godzilla, kendi bölgesinde dinozorlara benzer şekilde avlanıyordu ve o dönemlerde okyanusun en korkunç yırtıcı hayvanıydı.

    Yaklaşık 4 metre uzunluğunda olan Godzilla'nın kuyruk kısmında, bugünkü timsahların ayakları yerine, her biri gemi dümenine benzeyen dört uzantı bulunuyordu. Çenesi ise yaklaşık 50 santimetreydi.

    Timsahların soy ağacına dahil edilen 'Dakosaurus andiniensis', geç Permian döneminde ortaya çıkmış ve günümüzden 140 ile 65 milyon yıl öncesine denk gelen Cretaceous döneminde yaygınlaşmıştı.
#11.11.2005 21:32 0 0 0
  • Açıktan toplananların yerine ambalajlı mantarların tüketilmesi öneriliyor.
    noimage
    İstanbul İl Sağlık Müdür Vekili Mehmet Bakar, son günlerde hastanelere mantar zehirlenmesi nedeniyle başvuran hasta sayısında artış meydana geldiğini açıkladı.

    Bakar, "ilimizde en fazla zehirlenme yapan Köy Göçüren (Aminita pantherina) türü mantardır. Bunun zeytin, kükürtlü, çörek ve deli mantar gibi çeşitleri vardır'' dedi.

    Bakar, özellikle Kuzey ve Batı Anadolu bölgeleri başta olmak üzere ülkede bol miktarda yetişen yabani mantarların çok zehirli türlerinin bulunduğunu söyledi.

    Zehirli ve zehirsizleri ayırmanın mümkün olmadığına da değinen Bakar, "mantarlardan zehirlenme ve ölüm sayısı göz önüne alındığında olayın ciddiyeti anlaşılmaktadır" dedi.

    Tedavi maliyeti ve ölüm riski oldukça yüksek olan ve toksin düzeyi düşük vakalarda ise tedavi şansı bulunan mantar zehirlenmelerinden korunmanın mümkün olduğunu belirten Bakar, türlere göre zehirlenme tablosunun değiştiğini de açıkladı:

    "Bazı zehirli mantarlar doğrudan sinir sistemi üzerine etki ediyor ve zehirlenme hali üç dakika ile üç saat arasında görülebiliyor. Zamanında müdahale edilmezse, hasta kalp veya solunum durması ile ölür.

    Bazı mantarlar da karaciğer üzerine toksik etkilidir. Bu türlerde zehirlenme 6-15 saat içerisinde görülür ve yüzde 70 oranında ölüme neden olur. Zehirli mantarların bir kısmı da hemoliz yapar, yani kanı eritir.

    Bu tür zehirlenmelerde rahatsızlıklar, 24 saat sonra ortaya çıkar ve yüzde 20 öldürücüdür'' dedi.

    Mantar zehirlenmelerinde ortaya çıkan belirtiler:

    Bulantı,
    Kusma,
    Sulu veya kanlı ishal,
    Karın ağrısı,
    Adale krampları,
    Terleme,
    Gözyaşı ve tükürük ifrazatında çoğalma,
    Görmede bulanıklık,
    Baş dönmesi,
    Dikkatte dağılma,
    Sendeleme,
    Ruhsal değişiklik,
    Hareketlerde zorluk,
    Uyuklama hali,
    Uyanıkken hayal görme,
    Tansiyon düşüklüğü,
    Şiddetli ağrı,
    Bayılma,
    Nöbet,
    Koma.
    Mehmet Bakar, ''mantar iyi bir gıda maddesidir. Ancak sağlıklı üretilmeyen, ambalajlanmayan mantarlar satın alınmamalı ve yenilmemelidir. Açıktan toplanan mantarlar tüketilmemelidir" dedi.

    Sağlık sorunları ve zehirlenmelerle ilgili olarak 24 saat hizmet veren 184 ve Ankara'da Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı'nın Zehir Araştırma Bölümü'nün 0 800 314 7900 (beş hat) telefonları aranmalı.

    Zehirlenme belirtilerinden herhangi biri ortaya çıktığında ya da şüphelenildiğinde ise 112 Acil Sağlık Hizmetleri'ne bağlı ambulanslar aranarak yardım istenebileceğine de değinen Mehmet Bakar, İstanbul'da mantarla zehirlenme vakalarında öncelikle başvurulacak sağlık kuruluşlarının da Dr. Lütfi Kırdar Kartal, Haydarpaşa Numune, Şişli Etfal, Haseki, İstanbul, Göztepe ve Okmeydanı eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastaneleri olduğunu açıkladı
#11.11.2005 21:24 1 0 0
  • Kendir gibi esrar cinsinden bitkilerin romatizmal eklem ağrılarını giderdiği tıbbi denemelerle kanıtlandı.

    noimage

    Araştırmacılar, uyuşturucunun ağız spreyi olarak alınması sonucu hareket etme ve istirahatın daha az ağrılı hale geldiğini bunun yanı sıra uyku kalitesinin arttığını kaydetti.

    Tedavide en önemli rolü uyuşturucunun neden olduğu 'bulut' ruh halinin oynadığını söyleyen bilim adamları şimdi bulgularını daha büyük çaplı denemelerle destekleyip bu sayede İngiltere'deki 600 bin romatizma hastasına yardımcı olmak istiyor.

    Ağrıları kesti

    Bath Üniversitesi'nden kemik profesörü David Blake başkanlığınıda bir grup bilim adamının yaptığı araştırmanın sonuçlarını yayımlayan tıp dergisi, sonuçları 'istatistiki olarak önemli' diye niteledi.

    Sıfırın hiç ağrı yok anlamına geldiği 0-10 arası ağrı derecelendirmesinde, ağızdan sprey yoluyla esrar alanların ağrılarının yediden 4.8'e düştüğü belirlendi.
#11.11.2005 21:09 1 0 0
  • Red Bull Racing'in patronu Christian Horner, David Coulthard ve Adrian Newey birlikteliğinin 2008'de kendilerine yarış birinciliği getireceğine inanıyor.

    noimageFormula 1 takımlarından Red Bull Racing, McLaren'ın teknik direktörü Adrian Newey'i kadrosuna katarak yeni sezonun flaş haberine imza attı.

    Takımın patronu Horner, "David'in neredeyse bütün yarış birincilikleri Adrian'ın tasarladığı araçlarla oldu ve bu transferden çok memnun. Bunun sonucu olarak 2008'de yarış kazanmayı umut ediyoruz" diyor.

    Adrian Newey, McLaren'ın yeni aracı MP4-21'in geliştirilmesi çalışmalarını tamamladıktan sonra şubat ayında Red Bull Racing'e katılacak ve ancak Bahreyn'deki sezon açılışında yeni takımındaki yerini alacak.

    Horner, Adrian Newey'i 'GP kazanacak takımın en önemli parçalarından biri' olarak tanımlıyor ve şimdiye dek kendi araçlarıyla 100'den fazla GP ve 12 markalar şampiyonluğu kazandığını söylüyor.

    Adrian Newey hakkında dikkat çekici bir diğer nokta ise, Williams'ın 1996'da Newey ayrıldıktan sonra sadece 10 yarış kazanabilmiş olması.

    Jaguar ismini değiştirdikten sonra, Formula pistlerindeki ilk sezonunda Red Bull Racing, markalar klasmanında yedinci oldu. Takımın birinci pilotu David Coulthard ise sürücüler klasmanında 12'nciliği elde etti.

    Newey, 2001 yılında da McLaren'la iplerin koparma aşamasına gelmiş ve Jaguar'la görüşmelere başlamıştı. Ama sonra kararından vazgeçmiş ve takımında kalmıştı. İki takım arasında ise davaya neden olmuştu.

    Horner bu seneki görüşmelerini şöyle anlatıyor: "Bu sezon boyunca çeşitli görüşmelerde bulunduk. Adrian artık McLaren'la anlaşmasını uzatmak yerine yeni bir takımda yeni başarılar kazanmak istiyordu."

    "Geçtiğimiz ay görüşmeler ve kararlar hız kazandı. Adrian küçük bir takımla yeni bir mücadeleye girmek için yeterince motivasyona sahip ve hala başarıya aç."

    Otoritelere göre Newey'in tasarımını yaptığı MP4-20 geçtiğimiz yılın en hızlı aracıydı. Fakat McLaren ve Fin pilot Kimi Raikkonen, çeşitli şanssızlıklar yüzünden şampiyonlukları kaybetti.
#11.11.2005 20:35 0 0 0
  • noimage
    Bridgestone 2004 sezonunda Ferrari ile pistlerde fırtına gibi esmişti
    Formula 1'de Williams'dan sonra Toyota da Michelin'le anlaşmasını bozarak Bridgestone'a geçti.

    Geçtiğimiz sezon markalar klasmanını dördüncü sırada tamamlayan Toyota, Japon lastik firmasıyla uzun dönemli bir anlaşma imzaladı.

    Ferrari'yle geçtiğimiz yıldan anlaşması olan Bridgestone, böylece Formula 1'in üç güçlü takımıyla anlaşma sağlamış oldu. Williams da eylül ayı başında Bridgestone'la uzun dönemli bir anlaşma sağlamıştı.

    Toyota'nın patronu Tsutomu Tomita, "Formula 1 markalar şampiyonluğunda iddialıyız. Ve orta vadede Bridgestone'a geçmenin daha iyi olacağını düşünüyoruz" dedi.

    Bridgestone, 2005 sezonunda Michelin kullanan firmaların güvenlik nedeniyle çekilmesi yüzünden sadece altı otomobilin yarıştığı ABD Grand Prix'si haricinde yarış kazanamadı.

    Fakat FIA, geçtiğimiz uygulanan ve sıralama turları ve yarışta tek set lastik kullanmasını öngören kuralı değiştirdi. Bridgesotne, lastik değiştirmenin serbest olduğu 2004 sezonunda Ferrari ile pistlerde fırtına gibi esmişti.

    Formula 1'de 2008 yılında tek marka lastik uygulamasına geçilecek. Hatta, 2006 sezonu sonunda markaların yüzde 80'i aynı lastik firması üzerinde uzlaşırsa, kural 2007'de uygulamaya konulacak.
#11.11.2005 20:32 0 0 0
  • McLaren'dan ayrılacağını doğrulayan Adrian Newey, Red Bull Racing'in teknik patronu olacağı günü heyecanla beklediğini söyledi.

    Sekiz yıl sonra McLaren'dan ayrılmaya karar veren Newey, yeni takımındaki görevinin başına şubat ayında geçecek.

    46 yaşındaki İngiliz, "McLaren'da yaptığım her şeyden ve geçirdiğim günlerden memnunum ama artık değişik zamanının geldiğini düşünüyorum" dedi.
    noimage
    McLaren ise Newey'nin ayrılışını dostça olarak nitelendirdi, ama 'daha az baskı altında daha küçük bir takımda mücadele' için gittiğini eklemeyi de ihmal etmedi.

    Buna karşılık Newey ise, "Red Bull henüz yeni bir takım. Fakat burada araç ve takım geliştirme çalışmalarına katılma şansım olacak. Gelecek hakkındaki projeleri heyecan verici" dedi.

    1990'lı yıllarda Williams ile dört, McLaren ile de iki markalar şampiyonluğu kazanan Adrian Newey, ocak ayına kadar McLaren'da kalacak ve MP4-21'in geliştirilmesi çalışmalarını sonlandıracak.

    Red Bull Racing'in patronu Christian Horner da Adrian Newey ile anlaştıkları için son derece mutlu. Horner, "bu bizim için büyük bir olay. Adrian mıi Michael Schumacher mi diye sorsanız, her seferinde Adrian cevabını veririm" dedi.
#11.11.2005 20:30 0 0 0
  • Bu konu beni oyle uzuyorki anlatamam neden Allah demek yerine artik tanri kelimesini kullaniyorlar Yuce Rabbimin o kadar guzel isimleri varken Esma-ul Husna da 99 ismi mevcut ve icinde tanri diye bir kelimede gecmiyor lutfen arkadaslar rica ediyorum tanri degil ALLAH demeyi ihmal etmeyelim .

    Ablam sana katılıyorum. Çok zor değil Allah demek. Tanrı denmesi bize artı birşey kazandırmaz. Aksine Allah (cc) demek bize çok şey kazandıracaktır.
#11.11.2005 13:04 0 0 0
#11.11.2005 12:59 0 0 0
  • THIS IS DERVISH'S PC

    P4P800 SE ANAKART
    P4 3.0 HT 1 MB CPU
    1024 400MHz DDRAM
    160 GB SATA HDD 2 ADET
    120 GB IDE HDD 2 ADET
    256 ATI 9550 VGA
    17"LG 710BH FLAT MONİTÖR
    1.44 MB FLOPPY
    LG DVD-RW
    52X32X52 LG CD-ROM
    AOPEN H600 KASA
    AVERMEDIA TV+FM
    CREATIVE S.BLASTER LIVE
    MICROSOFT VALUPACK SET
    HP 2400 SCANNER
    HP 1010 LASER PRINTER
    HP 4255 OFFICE JET
    EVEREST WEBCAM
    ALCATEL ADSL MODEM
    USB 2.0 CASECOM HHD KIZAK 2 ADET
#10.11.2005 01:53 0 0 0
#10.11.2005 01:42 0 0 0
  • Ka'be'nin yanında bulunan kuyu ve bu kuyunun mukaddes suyunun adı.

    Zemzem Arapça bir kelime olup "alçak sesle konuşmak" demektir. Aslında atların çıkardığı alçak sese zemzem denir. Herhangi bir şeyi muhafaza etmek için de kullanılır (İbn Manzûr, Lisanu'l-Arab, Beyrut 1956, XII, 237 vd).

    Zemzem hakkında Kur'ân'da herhangi bir âyet bulunmamaktadır. Ancak zemzem hakkında nakledilen bazı rivâyetler vardır. İbn Abbas'tan nakledildiğine göre, İbrahim (a.s)'ın Hacer ve Sara adında iki hanımı vardı. Hacer İsmâil (a.s)'ın annesi idi. İsmâil (a.s)'ın annesi Hacer ile Sara'nın arasında geçimsizlik çıktı. Geçimsizlik had safhaya varınca, İbrahim (a.s) Yüce Allah'tan Mekke'ye gitmek ve İsmail (a.s.) ile annesi Hacer'i orada yerleştirmek üzere emir aldı. İbrahim (a.s.) bunun üzerine hanımı Hacer ve oğlu İsmâil (a.s)'ı yanına alarak yola çıktı. İsmâil (a.s) o zaman meme emen bir çocuktu. Uzun bir yolculuktan sonra nihâyet Mekke'ye vardılar. O tarihte Mekke'de hiç kimse yoktu. İçecek su bile yoktu. İbrahim (a.s) hanımı Hacer ve oğlu İsmâil (a.s)'ı buraya bıraktı. Yanlarında yalnız bir su kırbası ve biraz hurma vardı. Sonra İbrahim (a.s) Şam'a gitmek üzere geri döndü. Hacer onun peşine takıldı ve; "Ey İbrahim, bizi bu ıssız yere bırakıp nereye gidiyorsun? Bizi kime teslim ediyorsun" gibi sorular sordu. Defalarca böyle soruları sormasına rağmen, İbrahim (a.s) dönüp bakmadı. Nihayet (a.s); "Yoksa bunu sana Allah mı emretti?" diye sorunca, ibrahim (a.s) "Evet, Allah emretti" diye cevap verdi. O zaman Hacer; "öyle ise git. Allah bize yeter. O bizi korur" dedi. İbrahim (a.s); onları şimdiki Zemzem kuyusunun üst tarafında ve Ka'be'nin yerinin yukarısında bulunan bir ağacın altında bırakmıştı.

    İbrahim (a.s) onları bırakıp giderken, Mekke'nin üstündeki "Seniyye" denilen yüksek bir yerde durdu. Ka'be tarafına döndü. Ellerini açarak dua etti. Yüce Allah Kur'ân'da onun şöyle dua ettiğini haber vermiştir:

    Rabb'imiz, ben çocuklarımdan bazıcını, senin Beyt-i Narâm (Harâm Ev)'inin yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabb'imiz, namazı kılsınlar diye (böyle yaptım). Artık sen de insanlardan bir takım gönülleri, onları sever (onlara koşar) yap ve onları çeşitli meyvelerle besle ki (sana) şükretsinler" (İbrahim, 14/37).

    Bir müddet sonra Hacer'in yiyeceği ve içeceği bitti. Susuzluktan halsiz bir hale düştü. Haliyle sütü de kesildi. Çocuğu İsmâil (a.s) açlıktan kıvranmaya başladı. Onun acı halini görmeye dayanamayan annesi Hacer, yanından uzaklaştı. Yanındaki Safâ tepesine çıktı. Belki çevrede birini görürüm diye etrafına baktı. Ondan sonra Merve tepesine geçti. İki tepe arasında yedi defa gidip geldi. İki tepenin arasındaki çukur yeri koşarak geçiyordu. Hz. Muhammed (s.a.s) onun bu hatırası üzerine "İnsanlar bu sebeple Safâ ve Merve arasında koşmaktadırlar" diye buyurmuştur.

    Hacer, çocuğunun halini görmek için döndüğünde, bir ses duydu. "Ey ses sahibi, sesini duyurdun! Eğer sen bize yardım etme kudretine sahip isen, bize yardım et!" diye dua etti. Ondan sonra Zemzem kuyusunun yerinde bir meleği (Cebrâil'i) gördü. Cebrâil (a.s) ayağı veya kanadıyla yeri kazıyordu. Onun kazdığı yerden su göründü. Hacer hemen suyu havuz gibi yaptı. Ondan hem içti hem de kırbasına doldurdu. Su alındıkça, yerinden kaynamayâ devam etti. Hz. Muhammed (s.a.s) bu hususta şöyle buyurmuştur:

    Âllah İsmâil'in annesi Hacer'e rahmet etsin! O, Zemzem'i kendi haline bıraksaydı, suyun etrafına kum gerip havuz havuz yapmasıydı, muhakkak zemzem akar ve bir ırmak olarak devam ederdi" (Buharî, Şirb,10; Enbiya, 9).

    Hacer bu sudan içmeye devam etti. Bu su onun hem susuzluğunu hem de açlığını gideriyordu. Çocuğuna da süt emzirip bakıyordu.

    Yemenli Cürhüm kabilesinden bir yolcu kafilesi Şam'dan dönüyordu. Onların yakınından geçerken, Zemzem'in üzerinden kuşların uçtuğunu gördüler. Bu vadide ne su ne de bir insan yoktur, diyerek hayretlerini belirttiler. İki kişiyi vadiye gönderdiler. Onlar da oraya geldiler, Zemzem'i görüp kafileye haber verdiler. Kafile oraya geldi ve Hacer'e selam verdiler. Hacer onların selâmlarına mukabelede bulundu. "Bu su kimindir?" dediler. Hacer; "Benimdir" dedi. "Seninle berâber burada bulunmamıza müsaade eder misin?" dediler. Hacer; "Evet" dedi. Ondan sonra orada berâber oturdular (ez-Zebidî, Sahihî Buharî Muhtasarı Tecridî Sarih Tercemesi, trc. Kamil Miras, Ankara 1971, IX, 115 vd).

    İbrahim (a.s)'ın duası, Hacer'in teslimiyeti ve henüz küçük bir bebek olan İsmâil (a.s)'ın hatırı için, Yüce Allah Zemzem'i böyle ortaya çıkardı.

    Fakat sonradan Cürhüm kabilesinin Allah'a isyanı dolayısıyle, Yüce Allah Huzâa kabilesini onlara musallat etti. Huzâalılar, Cürhüm kabilesini oradan çıkardı. Ka'be ve Mekke'nin idâresi Cürhüm kabilesinden Huzâa kabilesine geçti. Allah'ın emir ve yasakları orada yaşanmaz oldu; halk, İlâhî emirleri dinlemedi. O sıralarda Zemzem suyu kurudu. Yeri bile kaybolup bilinmez bir hale geldi. Zemzem'in yeri, Abdulmuttalib zamanına kadar insanlardan gizli kaldı (es-Suheylî, er-Ravdu'l-Unf, Mısır 1967, II, 7).

    Çeşitli rivâyetlere göre, Yüce Allah Abdulmuttalib'e rüyasında Zemzem kuyusunu, şimdiki bulunduğu yerde kazmasını işaret etti. Abdulmuttalib de, bu rüya üzerine kuyuyu kazıp Zemzem suyunu çıkarınca, hem Mekke halkı, hem de gelen hacılar ondan su içtiler. Zemzem suyu, Mescid-i Haram'da bulunduğu, diğer sular üzerine üstün olduğu ve İsmâil (a.s)'ın kuyusu olduğu için, Mekke'deki diğer sulardan daha temiz idi (es-Suheylî, a.g.e., II, 95)

    Zemzem suyu hakkında çeşitli övücü şiirler ve medhiyeler söylendi, yazıldı. Zemzem suyu defâlarca temizlendi, kuyusu tamir gördü ve çeşitli devlet adamları tarafından idare edildi (Bu hususta geniş bilgi için bak. el-Ezrâkî, Ka'be ve Mekke Tarihi trc. Y. Vehbi Yavuz, İstanbul 1974, 326 vd).

    İslâm dinine göre suyu ayakta içmek mekruhtur, oturarak içmek sünnettir. Fakat İbn Abbas'tan nakledildiğine göre, Hz. Muhammed (s.a.s) Zemzem suyunu ayakta içmiştir (ez-Zebîdî, a.g.e., XII, 54)

    Yine İbn Abbas'tan nakledildiğine göre, Hz. Muhammed (s.a.s) (Haremi Şerifteki) şerbet dağıtılan sebil mahaline geldi ve şerbet istedi. Hz. Abbas (r.a) oğluna "Ey Fadl! Anana git yanındaki (hususi) şerbetten dedi. Rasûlüllah (s.a.s) şerbetten Rasûlullah (s.a.s)'e getir!" dedi. Rasûlullah (s.a.s); "Hayır, bana şu şerbetten ver" diye buyurdu. Hz. Abbas (r.a): "Ya Rasûlullah! halk, buradaki şerbete ellerini sokuyorlar" demişti. Hz. Muhammed (s.a.s); "İşte halkın içtiği bu şerbetten ver!" buyurdu. Ondan sonra Hz. Abbas (r.a)'ın sunduğu umumi şerbetten içti ve Zemzem kuyusuna geldi. Hz. Abbas (r.a)'ın çocukları burada kuyudan su çekiyorlardı ve hacılara dağıtıyorlardı. Hz. Muhammed (s.a.s) onlara; "Suyu çekiniz! Siz hayırlı bir iş işliyorsunuz"diyerek onları taltif etti. Ondan sonra "Halkın hücum etmesi endişesi olmasaydı, ben de devemden iner, hatta kuyunun ipini (eliyle omuzunu işaret ederek) şuraya kor sizin gibi çekerdim, buyurdu (ez-Zebidî, a.g.e., VI, 126).

    Bütün bu rivayetlerden anlaşıldığı gibi, Zemzem suyu, İslâm dinine göre mukaddes olarak kabul edilen bir sudur. Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin susuzluğunu giderir ve şifa niyetiyle içene de şifa sunar. Dünyanın her yerinden hac ve umre için Mekke'ye giden mü'minler, memleketine Zemzem suyundan götürmekte ve yakınlarına ikram etmektedirler.

#10.11.2005 00:44 0 0 0
  • Hızlı ve aşırı kilo kaybı kas koordinasyonunu da bozuyor
    Sağlık Bakanlığı, sağlıksız zayıflama diyetleri konusunda halkı uyardı. Uyarıda, ''bazı sağlıksız zayıflama diyetleri, önemli sağlık sorunlarına yol açıyor'' denildi, sağlıklı diyete ilişkin tavsiyelerde bulunuldu.

    Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlayan, çok düşük enerjili şok diyetler ile tek tip besine dayalı diyetlerden kaçınılması gerektiği vurgulandı.

    Doktor kontrolü olmadan uygulanan sağlıksız diyetlerin, baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, bulantı, kusma, ishal, kabızlık, safra ve böbrek taşı, kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizliği, kuru cilt, saç dökülmesi gibi sorunlara yol açtığı dile getirildi.

    Diyet kişiye özel olmalı

    "Aşırı ve hızlı ağırlık kaybından mutlaka uzak durulmalı" denilen açıklamada, diyet sırasında, bireyin cinsiyeti, yaşı, boyu, fiziksel aktivitesi ve beslenme alışkanlıkları dikkate alınarak, uygun beslenme programı uygulanması gerektiği belirtildi.

    Açıklamaya göre, diyet kişiye özgü olmalı ve mutlaka diyetisyen kontrolünde yapılmalı. Kilo kaybı ise haftada yarım veya bir kiloyu geçmemeli. Diyet programında yağ miktarı çok azaltılmamalı, günlük enerjinin yaklaşık yüzde 25-30'u yağlardan sağlanmalı.

    Kızartmadan uzak durun

    Bakanlık, kızartma ve tatlılardan uzak durulmasını, sebze, meyve ve baklagillerin tüketilmesini tavsiye etti. Diyet yapan kişilerin günde üç ile altı öğün arasında, sık ve az miktarda yemeleri, günde en az 2-3 litre su tüketmeleri önerildi.

    Yemekler pişirilirken de haşlama, ızgara veya fırın tercih edilmesi, kızartma ve kavurmadan kaçınılması tavsiye edildi.
#09.11.2005 12:57 1 0 0
  • Markalar sıralamasında bu yıl ikinciliği kazanan McLaren'ın teknik direktörü Adrian Newey yeni sezonda Red Bull Racing takımında görev yapacak.

    noimage
    Adrian Newey, Red Bull Racing takımına geçmesiyle, eski pilotu İskoç David Coulthard'la da yeniden birlikte olma şansı yakalayacak.

    Tasarımcı Newey, henüz temmuz ayında yeni bir sözleşme imzalamıştı ama bu sözleşmenini 2006 sezonunun çok az bir kısmını kapsayacağı belirtiliyor.

    46 yaşındaki İngiliz, 1990'ların başında Williams'la dört markalar şampiyonluğu kazandı. Daha sonra McLaren'a katılan Newey, iki şampiyonluk daha aldı.

    İngiliz yarış eleştirmenlerinden Maurice Hamilton, bu transferin McLaren'ı uzun dönemde istikrarsızlığa sürükleyeceğini söylüyor.

    Hamilton, "Newey, McLaren'da sadece tasarım yapmıyordu. Aynı zamanda takımın yapısını da oluşturuyordu. Eğer şahınızı kaybederseniz mat olursunuz. Şimdi McLaren'dan başka insanlar da ayrılabilir" diyor.

    Red Bull Racing takımı, Formula pistlerindeki ilk sezonunda, markalar şampiyonasını yedinci sırada bitirdi. Takımın birinci pilotu David Coulthard da pilotlar sıralamasında 12'nci oldu.

    Newey, 2001 yılında da McLaren'la iplerin koparma aşamasına gelmiş ve Jaguar'la görüşmelere başlamıştı. Ama sonra kararından vazgeçmiş ve takımında kalmışt. İki takım arasında ise davaya neden olmuştu.
#09.11.2005 12:06 0 0 0