Halaskar

Halaskar

Üye
19.11.2005
Uzman Çavuş
5.566
Hakkında

  • Medreselerdenkastın eski usul ile öğretilen yerler mi yoksa yaz tatillerinde camilerde ufak çocukların gidip de Kur'an okuduğu tarzdan medrese mi kastınız. Öncelikle buna bir açıklık getirelim. Ve en önemlsi eğer medrese eğitimi almış ise bu arkadaş zaten gerekli tevcid kurallarını fazlasıyla öğrenmiştir. Kur'an öğrenmek için illaki Türkçe bilmek gerekli değildir.

    Medrese eğitimde hem Arapça eğitim verilir gramer olarak hem de kur'an-ı Kerim okutulur Tecvid Kurallarıyla beraber. olaki medreseden kastınız camilerde alınan eğitim olsun yapacağınız piyasada Kur'an öğreniyorum adlı VCD için satılan cd takımlar vardır. Bir kişiden ders almakta zorlanıyor ise bu arkadaşımız görüntülü ve sesli olan bu kaynaklardan yararlanabilir.

    Ama ben burdabaşka bir kasıt seziyorum. Bu konuyu açan arkadaşımızın maksadını anlamış değilim. Şu zamanda Kur'an öğrenmek için neler gerekli olduğundan bihaber olan bir insan var mı ki bunu bir sorgulamak lazım
#01.02.2006 19:33 0 0 0
  • Bu ne ya 81 sayı bizim türk takımlarının yıllık sayı ortalaması

    Helal olsun ne diyeyim. tek adayım Favorim her zaman.
#01.02.2006 11:08 0 0 0
#26.01.2006 00:15 0 0 0
  • İSLAMDA SAĞLIĞIN KORUNMASI

    Hz. Peygamber "Hastalık gelmeden, sağlığın kıymetini biliniz."[1] buyuruyor. Bu hadisi şerifde önemli bir uyarma bulunmaktadır. Çünkü hastalık gelmeden, sıhhatin değerini bilmek, gelecek hastalıklara karşı korunma tedbirleri almayı gerektirir. Doktorun yetişmesi de onu eğitecek kurumların varlığı ile olur.

    Dinimiz sağlığı korumanın üzerinde önemle durur. Sağlığın korunması, İslamiyetin muhafazasını istediği beş gayeden biridir. Hastalıktan sakınmak, sağlıklı yaşamaya gayret etmek, dini bir vazifedir. Çünkü her şey sağlıklı olmaya bağlıdır. Bundan dolayı bir hadisi şerifde "Kuvvetli mü'min zayıf mü'minden hayırlıdır."[2] buyurularak müslümanın bedenen ve ruhen sağlıklı bulunmasına işaret edilmiştir. Umumî sağlığı, temin için de tıp ilmine ve tabib yetiştirilmesine yönelten, tedaviye teşvik eden, hastalık gelince ne yapalım deyip oturmanın doğru olmadığını gösteren hadis-i şeriflerden birinde "ölümden başka hiçbir hastalık yoktur ki, tedavisi kabil olmasın. El verir ki ilacı elde edilsin"[3] buyuruluyor. Anlaşılıyor ki tedavisiz hastalık yoktur. Ancak arayıp tedavi yollarını bulmak gerek. Hastalıklara çare aramayı, tedavi yollarına başvurmayı, ilaç almayı öğütleyen, şu hadis-i şerif ne kadar güzel ve isabetlidir. "Cenab-ı Hakk, şifasını yaratmadığı hiçbir hastalık indirmemiştir. Ey Allah'ın kulları, dertlerinize deva arayınız"[4]

    Günümüzde hastalık gelmeden tedbir almanın, doktorlara başvurarak deva aramanın çeşitli yolları vardır. Bunların başta geleni, koruyucu aşıları yaptırmaktır. Sağlığın korunmasında, koruyucu aşıların çocukluktan itibaren uygulanmasının önemi büyüktür. Çocuk doğar doğmaz hemen sağlık ocakları, aşı merkezleri ile ilgi kurup, onların aşılarına başlamak lazımdır. Okul çağına kadar bu iş anne ve babalara düşmektedir.

    Aşı kampanyaları başladığında, aşılanmak dinen hepimize düşen vazifeler arasındadır. Çünkü aşılanmayı ihmal ederek, Allah korusun, hastalığa tutulanlar, hem kendilerini korumadıkları, hem de hastalığın yayılmasına sebep oldukları için sorumlu olurlar. Aşıları bulunmuş olan hastalıkların, aşı ile önlenmesi Peygamberimizin "Hastalık gelmeden sağlığın kıymetini biliniz" öğüdüne uymaktır. Ayrıca "Kendinizi elinizle tehlikeye atmayınız."[5] mealindeki ayet-i kerimede de buna işaret bulunmaktadır.

    Kişi kendi ve ailesinin sağlığını korumakla görevli olduğu gibi, toplumun ruh ve beden sağlığını koruyacak uzmanları yetiştirmekle de vazifeli tutulmuştur. İslâm alimlerinin büyüklerinden İmam Gazâlî, tıp tahsilinin farz-ı kifaye olduğunu belirtiyor. Yani bir cemiyette onları bedenen ve ruhen ayakta tutacak yeteri kadar tabib yetiştirmek o toplumun üzerine farz olur diyor. Bu da konunun önemini belirtmeye yeter bir delildir.

    Sağlığı korumak ve ruhen dinç bulunmak, yalnız ilaç veya aşı işi değildir. Yemenin, içmenin, giyinmenin, uyku ve dinlenmenin, temizliğin ve yeter derecede bilgi sahibi olmanın da bu mevzuda ayrıca rolleri vardır.

    Bu hususlarda pek çok uyarıcı hadislerden biri de bizlere ayrı bir ışık tutmaktadır. Resül-i Ekrem buyururlar ki: "Bir yerde veba olduğunu işittiğiniz zaman, o yere girmeyiniz. Bulunduğunuz yerde veba hastalığı olursa oradan da çıkmayınız"[6] Burada bulaşıcı hastalıkları için karantina uygulanmasının lüzumu açıkça belirtilmiştir.
    Unutmamak gerekir ki bedenin bütün uzuvlarının sağlığı gibi, ruh sağlığı da tıp ilminin dalları arasındadır. Böylece tıp, ilmin yarısı sayılmıştır. Bundan dolayıdır ki, dinimizde, tıp tahsili ve herkesin yeterli sağlık bilgisi edinmesi önemli bir yer tutmaktadır.

    Hastahaneler açmak, onları yaşatmak, hastalıkları önleyici tedbirler almak, yeni yeni ilaçları bulmaya çaba sarfetmek, dinimizin bizlerden istediği vazifelerdendir. Çünkü bütün bunlar sağlığı korumanın vasıta ve sebepleridir. İmam Şafii Hazretleri der ki: "Helal ve haramı bildiren ilimden sonra tıp ilminden daha faydalısını bilmiyorum."

    Sağlık, Allah'ın kullarına verdiği bir nimettir. Onun değeri bilinmelidir. Sağlığımızı hiçbir zaman boşa harcamamalıyız. Onu koruyup, ondan faydalanmalıyız. Çünkü Hz. Peygamber buyuruyor ki: "İki nimet vardır ki, insanlardan çoğu bunlar hakkında aldanmışlardır. O nimetler, sağlık ve boş vakittir."[7] Peygamberimizin öğütlerine uyarak her ikisini de değerlendirmek üzerimize düşen ödevlerdendir.


    [1] Fethu'l Kebir, 1/203
    [2] Müslim Ter.Şerhi A.Davudoğlu, 10/649, No:2664
    [3] Büyük İs.İlmihali Ö.N.Bilmen,464
    [4] Tirmizi, 4/383, No:2038
    [5] Bakara Suresi, 196
    [6] Tecridi Sarih Terc. 9/206
    [7] Fethu'l Kebir, 3/264
#23.01.2006 00:38 0 0 0
  • Hayret verici tevafuklar mı desek takdir-i ilahi mi? İlginç ve bir o kadar da ibret verici olaylar. Neyin ne zaman olacağı belli değil. Okuyunca şaşırdım kaldım.

    Usta teşekkürler farklı bir sunum olmuş. Teşekkürler usta
#22.01.2006 02:06 0 0 0
  • MEDİNE'NİN GÜLÜ

    Andım yine Sen'i her şey yâdımdan silindi,
    Hayalin gönlümün tepelerinde gezindi;
    Bu bir serap olsa da hafakanlarım dindi..
    Andım yine Sen'i her şey yâdımdan silindi.

    Keşke her an aşkınla oturup aşkınla kalksam,
    Ruhlar gibi yükselip de ufkunda dolaşsam;
    Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam..
    Keşke her an aşkınla oturup aşkınla kalksam.

    Anladım vaslına ermek için artık çok geç,
    Hicranla yanan gönlüm durmadan inleyecek;
    İnleyip en taze hislerle hep bekleyecek..
    Anladım vaslına ermek için artık çok geç...

    Kalbim bir güvercin kalbi gibi titrerken adından,
    Ne olur Sana ulaşmam için kanadından;
    Bana bir tüy ver pervaz edeyim hep ardından..
    Kalbim bir güvercin kalbi gibi titrerken adından.

    Ey kupkuru çölleri cennete çeviren gül;
    Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
    Vaktidir ağlayan gözlerimin içine gül!.
    Ey kupkuru çölleri cennete çeviren gül!

    Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım,
    Bir kor saç içime ocaklar gibi yanayım;
    Sensiz geçen bu acı rüyadan kurtulayım..
    Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım..

    Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta,
    Ruhuma sisli-dumanlı bir kasvet yaymakta;
    Göster çehreni ki güneş gurûba kaymakta..
    Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta...

    Son demde hiç olmazsa gurûbum tulû olsun,
    Gönlüm ufkunun en taze renkleriyle dolsun;
    Her yanda tamburlar çalınsın; neyler duyulsun..
    Ne olur hiç olmazsa gurûbum tulû olsun..!
#16.01.2006 14:43 0 0 0
  • İlk kez bir kuyruklu yıldızdın parçaçıkları yeryüzüne getirildi
    noimage

    Kuyruklu yıldız 'Wild 2'den toz numuneleri toplamak üzere yedi yıl önce yola çıkan 'Stardust' uzay aracı, dünyaya döndü.ABD'nin Havacılık ve Uzay Dairesi NASA'dan yapılan açıklamaya göre, uzay aracı ABD Hava Kuvvetleri'nin Utah eyaleti deneme-eğitim alanına Türkiye saati ile 12.12'de indi.

    46 kiloluk kapsül, buzluk yuvalarına benzeyen alıcıları vasıtasıyla kuyruklu yıldızdan numuler topladı.Kuyruklu yıldızlardan alınan ilk veri olan toz ve buz karışımı taneciklerin mikroskopla incelenebilecek boyutta olduğu, örneklerin Stardust'un yedi yıllık serüveni sırasında, 2004 yılında elde edildiği belirtildi.

    Evrendeki gaz ve toz halindeki maddenin, 4.5 milyar yıl önce kendi içine çökmesi sonucunda güneş sisteminin ortaya çıktığı, kuyruklu yıldızların da bu maddenin yapısında olduğu düşünülüyor.
#16.01.2006 10:42 0 0 0
  • noimage

    Formula 1'in tecrübeli isimlerinden David Coulthard henüz kariyerini noktalamayı düşünmediğini söyledi. İngiliz pilot 2007 yılında da Red Bull'la devam etmeyi hedefliyor.Red Bull'un 34 yaşındaki pilotu David Coulthard kariyerine devam etmek istediğini açıkladı.Geçtiğimiz sezonu 24 puanla 12'nci sırada tamamlayan İngiliz pilot 2007 yılında da takımında kalmak istediğini belirtti.İngiltere'deki Uluslararası Autosport Fuarı'na katılan David Coulthard, bu sezon iyi dereceler elde ederek daha başarılı olmayı hedefliyor.

    Kariyerinde 13 yarış kazanan tecrübeli pilot, tüm birinciliklerini McLaren'de de beraber çalıştığı teknisyen Adrian Newey'nin araçlarıyla aldığını belirterek, "bu sezon yeni zaferlere ulaşmayı hedefliyorum" diye konuştu.
#16.01.2006 10:40 0 0 0
  • Formula 1'de her sezon Almanya'nın evsahipliği yaptığı iki grand prix'nin, ekonomik sorunlar nedeniyle dönüşümlü olarak düzenlenmesi planlanıyor.İtalya ile birlikte Formula 1'de bir sezon içinde iki grand prix koşulan diğer ülke olan Almanya artık bundan vazgeçmeyi düşünüyor.

    Hockenheim'daki Almanya Grand Prix'si ve Nurburgring'deki Avrupa Grand Prix'sinden istenen gelirin elde edilememesi üzerine organizatörler iki grand prix'yi her sezon dönüşümlü olarak düzenlemeyi planlıyor.Özellikle Hockenheim pisti büyük borçlar altında yaşam savaşı verirken, Nuerburgring de eski doluluk oranını yakalamaktan uzak.

    Nuerburgring pistinin genel menajeri Walter Kafitz, General Anzeiger gazetesine yaptığı açıklamada 2002 yılında 350 bin kişinin geldiği pistin o günleri çoktan geride bıraktığını belirtti: "Artık mantıklı olan Almanya'da her sezon sadece bir grand prix düzenlenmesi. Nuerburgring ve Hockenhemring'i dönüşümlü olarak kullanmalıyız."

    Kafitz, bu düşünceye Formula 1'in patronu Bernie Ecclestone'un da destek verdiğini söyledi.Hockenheimring'in yöneticisi Georg Seiler de Avrupa Grand Prix'sinin düzenlenmemesi fikrinin bir süredir gündemde olduğunu ifade ederek, "her olasılığı değerlendiriyoruz. Nuerburgring ile işbirliğine de gidebiliriz. Ancak sözleşmemiz 2008'e kadar devam ediyor ve bu konuda acele bir karar vermeyeceğiz" dedi.

    Hockenheim'ın 2006 yılını en az 1.5 milyon euro zararla kapatması bekleniyor.
#16.01.2006 10:38 0 0 0
  • noimage

    Bilim adamları, ikinci tip şeker hastalığıyla bağlantılı gen buldu. ABD'de araştırmayı yürüten ekibin başkanı Kari Stefansson, keşfettikleri genin, ikinci tip şeker hastalarının yaklaşık yüzde 20'sinde bulunduğunu açıkladı.Stefansson, genin bir kopyasına sahip kimselerin, şeker hastalığına yakalanma riskinin diğer insanlardan yüzde 45 fazla olduğunu kaydetti. Genin iki kopyasına sahip olanlarda ise bu risk yüzde 141 daha yüksek.

    Stefansson, buluşu, 'insanın genetik tarihindeki önemli olaylardan biri' olarak tanımlıyor.Buluşun, bilim adamlarına şeker riskini tespit amacıyla test geliştirme imkanı vermesi bekleniyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre dünyada 200 milyon şeker hastası bulunuyor.

    Örgüt, geçtiğimiz eylül ayında ise 2000 yılında şeker hastalığının yüzde 5.2 ile dünyadaki ölüm sebepleri arasında büyük olasılıkla beşinci sırada olduğunu açıklamıştı.
#16.01.2006 10:36 1 0 0
  • Kanser, akciğer hastalıkları ve kalp-dolaşım sistemi gibi rahatsızlıkların oluşmasında rol oynayan sigara, ciltte de önemli sorunlara yol açıyor.

    Yara iyileşmesinde gecikme, kırışıklık, saç dökülmesi, sedef hastalığı, cilt kanserleri ve ağız içinde görülen birtakım hastalıklara neden olan sigara, cilde yaşlı bir görünüm de veriyor. Alman Hastanesi dermatoloji uzmanlarından Dr. Belma Bayraktar, deri yaşlanmasında sigaranın büyük rol oynadığını söyledi.

    Dr. Belma Bayraktar, kırışıklıkların deri yaşlanmasının önemli bir göstergesi olarak kabul edildiğini de açıkladı:

    "Cilt yaşlanmasının başlıca nedenleri arasında yaş, genetik, ultraviyole ışınlar, çevresel faktörler, hormonal değişiklikler ve beslenme yer almaktadır.

    Ancak kanser oluşumundaki rolünü iyi bildiğimiz sigara bununla da kalmayıp cilt yaşlanmasının da en önemli nedenleri arasındadır. Bu nedenle kırışıklık ile ilgili çalışmalarda olguların multifaktöriyel değerlendirilmesi gerekmektedir."

    Tiryakilerin cildi çabuk kırışıyor

    Yapılan bazı bilimsel çalışmaların 40 yaşında sigara içen bir kişi ile 70 yaşında sigara içmeyen kişilerin aynı kırışıklık görünümüne sahip olduklarını ortaya çıkardığını anlatan Dr. Bayraktar, "ciddi kırışıklığı olanlarda sigara içiciliği oranları anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Ayrıca sigara içenlerde güneş ışığına maruz kalma durumu ile kırışıklıklar artarken, sigara içmeyenlerde bu ilişki gözlenmemiştir" dedi.

    Dr. Belma Bayraktar, 1985'te yapılan bir çalışmada, aşağıda gözlenen değişikliklerin 'tiryaki yüzü' olarak tanımlandığını da açıkladı:


    * Belirgin çizgi ve kırışıklıklar
    * Yüzde kuruluk ve alttaki kemik yapıda belirginleşme
    * Derinin incelmiş ve gri renkli görünümü,
    * Hafif turuncu, mor ve kırmızı görünüm.

    Sigara kadınları daha çok etkiliyor
    Dr. Belma Bayraktar, kadınlarda kırışıklığa yatkınlığın erkeklere göre daha fazla olduğunun gözlemlendiğini de anlattı: "Kırışıklık riskinin kadınlarda yılda 10 paket, erkeklerde yılda 20 paketten sonra arttığı dikkat çekmektedir.

    Sigara dumanında 3 bin 800 değişik maddenin bulunduğu dikkate alınırsa, henüz tespit edemediğimiz birçok mekanizmanın gözardı edilmemesi gerekmektedir."

    Pürüzsüz bir cilt için sigaraya son!

    Dr. Belma Bayraktar'ın verdiği bilgiye göre menapoz sonrası dönemde deride kuruluk, kollajenin azalması ve incelme ise östrojen eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkıyor. Sigara kullanan menopoz sonrası kadınlarda "hormon yerine koyma tedavisi" ise sigaranın oluşturduğu kırışıklık riskini azaltıyor. Ancak bu tedavi sigaranın cilt yaşlanmasındaki olumsuz etkisini ortadan kaldırmıyor.

    Deri yaşlanmasının oluşumunda rol alan faktörler:

    * Sigara dumanının temasıyla deri üzerinde ortaya çıkan kuruma ile dumanda * bulunan toksik maddelerin lokal etkileri kırışıklığa neden oluyor.
    * Sigara içerken dudak ve yüz kaslarının kasılması ve dumanın direk tahriş
    edici etkisi kırışıklıkta rol oynuyor.
    * Sigara dumanında bulunan birçok maddenin fototoksik olduğu biliniyor.
    * Sigaranın derideki kollajen yapısında azalma ve kollajenin çapraz bağlarında değişikliklere neden olduğu savunuluyor.
    * Sigara içenlerde derideki elastik liflerde de değişiklikler saptanıyor.
    * Sigara içenlerde serbest radikal oluşumu ve buna bağlı doku hasarı
    gözleniyor.
    * Nikotin derideki kan akımını azaltıyor. Bu durum ise kılcal damarlarda artışa ve üstteki derinin incelmesine yol açıyor.
    * Sigaranın anti-östrojenik etkisiyle kısırlık, erken menapoz, adet düzensizlikleri ve osteoporozda artış meydana geliyor
#16.01.2006 10:35 1 0 0
  • ASUS ATI RADEON 9550 GE 256 MB 128 BIT

    Fiyatı da oldukça iyidir

    Game Edition olması sebebiyle oyunlarda %35 arttırılmış grafik hızlandırıcı var..
#16.01.2006 01:39 0 0 0
  • Kördüğüm yüreğinin güzelliğini ortaya dökmeye devam ediyorsun yine.
    Gelirsem özgürlügün kafesini acarmısın benim için ?
    Avuçlarında getirebilirmisin mutlulugu bana sevgilim ?
    Ortak olabilirmisin artik yanlizligima,
    Söyle...


    Ben olsam cevabım Evet, Evet, Evet binlerce kez EVET...


    Eğer sende biraz sevdiysen beni
    O en parlak yıldıza bakıp
    Bana döneceğini söyle Birtanem!

    Seven döner seven özler seven hep yanındadır. Yürekte saklı kalan kelimeler ortaya dökülür. Seven yürek sevdiğini belli eder.
#16.01.2006 00:33 0 0 0
#14.01.2006 23:00 0 0 0
  • Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla

    1.Yasîn.

    2.Andolsun hikmetli Kur'an'a,

    3. Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin.

    4.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).

    5. (Kur'an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah')ın indirmesidir.

    6.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin).

    7. Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar.

    8. Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

    9.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.

    10. Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.

    11.Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.

    12. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz.

    13. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti.

    14. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: "Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz."

    15.Dediler ki: "Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz."

    16.Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir."

    17. "Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur."

    18. Dediler ki: "Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır."

    19.Dediler ki: "Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz."

    20. Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun" dedi.

    21. "Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir."

    22. "Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O'na döndürüleceksiniz."

    23. "Ben, O'ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler."

    24. "O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum."

    25. "Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin."

    26.Ona: "Cennete gir" denildi. O da: "Keşke benim kavmim de bir bilseydi" dedi.

    27. "Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını."

    28. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik.

    29. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.

    30.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.

    31. Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler.

    32. Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz'a getirilmişlerdir.

    33.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler.

    34.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık:

    35.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı?

    36.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir.

    37.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir.

    38. Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir.

    39.Ay'a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner).

    40. Ne Güneş'in Ay'a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler.

    41.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir.

    42. Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.

    43. Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler.

    44. Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka.

    45.Onlara: "Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz" denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler).

    46.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler.

    47.Ve onlara: "Size Allah'ın rızık olarak verdiklerinden infak edin" denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: "Allah'ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz."

    48.Ve derler ki: "Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?"

    49. Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir.

    50.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler.

    51.Sur'a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler.

    52.Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va'dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş".

    53.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz'a getirilmişlerdir.

    54.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz.

    55.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler.

    56.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

    57.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır.

    58. Çok esirgeyen Rabb'dan onlara bir de sözlü "Selam" (vardır).

    59."Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin."

    60,"Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;"

    61."Bana kulluk edin, doğru yol budur."

    62.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz?

    63.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir.

    64. İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin.

    65.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir.

    66.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki?

    67.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.

    68.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı?

    69.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.

    70. (Kur'an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).

    71.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar.

    72.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar.

    73.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi?

    74.Yardım görürler umuduyla, Allah'tan başka İlahlar edindiler.

    75. Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir.

    76.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz.

    77. İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir.

    78.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: "Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?"

    79. De ki: "Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir."

    80.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz.

    81.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir.

    82.Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir.

    83.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O'na döndürüleceksiniz.
#14.01.2006 22:51 0 0 0
  • Seni ararken dün gece..

    Ya aradığın olmasaydı...Varken kıymetini bilebilmek. Hissedebilmek ve özlemek...


    Yüreğinin güzelliğini hiçbir şey bozmasın.
#14.01.2006 16:41 0 0 0
  • ve kimseye ihtiyaç duymadan sevebiliyorsan;
    özlemlerini gömebiliyorsan küçük yüreğine;
    ve kızgınlıklarını, öfkeni kusabiliyorsan

    daha ne beklenir ki hayattan. Zaten olabildiğince duygu yüklü yaşanmıyor mu. Hayata göğüs germek ona karşı ayakta durabilmek...Sevmek ve sevilmemek bu iki kavram karmamaşası değil midir bize kara yüzlerini gösteren..

    Harikasın kördüğüm daha ne diyeyim
#14.01.2006 16:39 0 0 0
  • Konu: Gercek Dost
    Abisinin birtanesi ne güzel tarif etmiş dostu değil mi

    Teşekkürler abicim bu güzellikleri sunduğun için
#14.01.2006 16:33 0 0 0