Halaskar

Halaskar

Üye
19.11.2005
Uzman Çavuş
5.566
Hakkında

  • noimage

    Türkiye geneliyle karşılaştırıldığında, İstanbul'da 'ciddi bir verem sorunu' olduğu görülüyor.Buna neden olarak ise yoksulluk ve çok sayıda insanın aynı ortamı paylaşması gösteriliyor.

    Verem Eğitim ve Propaganda Haftası nedeniyle düzenlenen toplantıda konuşan uzmanlar, İstanbul'daki verem hastalarının sayısının son bir yılda yüzde 36 arttığına dikkat çekti.

    Toplantıda konuşan İstanbul Verem Savaş Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan, Türkiye geneliyle karşılaştırıldığında İstanbul'da ciddi bir verem sorunu bulunduğunu vurguladı.

    Kılıçarslan, ''Türkiye'de tüberküloz hastası sıklığı 100 binde 26 iken, bu rakam İstanbul'da 2005 yılı için 57'dir. Nedeni ise yoksulluk, çok fazla insanın aynı ortamı paylaşması, marjinal yaşam biçimleri, birinci basamak sağlık hizmetlerinin yetersizliği'' dedi.

    Toplantıda konuşan Verem Savaş Derneği Başkanı Dr. Refik Erdem de veremin, AIDS'ten sonra dünyada ikinci büyük öldürücü hastalık olduğuna dikkat çekerek "verem hortlamadı ama kaybolmadı da" dedi.

    Sağlık Bakanlığı Veremle Savaş Dairesi uzmanları, Türkiye'de 1960'lı yıllarda 32-56 bin arasında değişen veremli hasta sayısının 1994 yılından itibaren azalarak, 2000'li yıllarda 17 bine kadar düştüğünü ise dün açıklamıştı.

    Hastalık, balgam çıkarma, kilo kaybı, ateş, terleme, öksürük ile ağızdan kan gelmesi şeklinde ortaya çıkıyor. Çocukların veremden korunması için BCG aşısının yaptırılması gerekiyor. Aşı, doğumdan sonraki üçüncü aydan itibaren yapılıyor ve yedi yaşında tekrarlanıyor.
#05.01.2006 12:19 0 0 0
  • Allah Razı olsun kardeşim faydalı bilgilerin için. İslamı bir de yabancılardan öğrenmiş olduk. Kıymet bilmeyen müslümanlardan olmayalım inşallah

    Cezakallahu hayran
#04.01.2006 18:07 0 0 0
#03.01.2006 23:11 0 0 0
  • Yeni bir model daha tavsiye etmek isterim fiyatı 1000 $ + DKV

    Dell Inspiron 6000 Notebook
    Intel® Centrino" Mobil teknolojili
    - Intel® Pentium® M İşlemci 740 (1.73GHz, 2MB L2 cache)
    - Intel® 915GM Express chipset
    - Intel® PRO Wireless 2200BG Kablosuz LAN (802.11b/g)
    .Microsoft® Windows® XP Home Türkçe
    .15.4 Wide XGA TFT LCD, 1280x800 çözünürlük
    .512MB DDR-II 400MHz bellek, 60GB 5400rpm sabit disk
    .Intel 915GM Express paylaşımlı maks. 128MB 3D VGA
    .DVD-RW Dual (+/-) writer sürücü
    .MS-Sound uyumlu ses kartı, stereo hoparlör ve mikrofon
    .56K faks-modem, Gigabit LAN, 802.11b/g kablosuz LAN
    .Bluetooth, S-Video out, IEEE1394
    .Türkçe Q klavye, touchpad mouse
    .6 cell Li-Ion pil, DELL Media Direct multimedia tuşları
    .2 yıl garantili
#01.01.2006 17:07 0 0 0
  • noimage
    2005, bilgisayarda güvenlik açığı bakımından en kötü yıl oldu. Milyonlarca ABD'li ise kimlik dolandırıcılığı tehlikesine maruz kaldı.

    USA Today gazetesinin haberine göre, ABD'de geniş çaplı 130 kimlik dolandırıcılığı girişiminde, 55 milyondan fazla kişinin sosyal güvenlik ve kredi kartı numara bilgileri gibi kişisel verileri teknoloji dolandırıcılarına karşı korumasız kaldı. Amerikan Hazine Bakanlığı da siber suçların yarattığı hacmin yıllık yasadışı uyuşturucu satışlarını geçerek, 105 milyar dolara ulaştığının tahmin edildiğini açıkladı.

    Amerikan İç Güvenlik Bakanlığı ise 2005'te siber güvenlik programlarına yönelik araştırma bütçesinde yüzde 7 oranında kısıntı yapıldığını belirtti. USA Today gazetesi, güvenlik açığından kaynaklanan gerçek zararı tahmin etmenin zor olduğunu, çünkü birçok firmanın bilgisayar korsanları tarafından 'hack'lendiğini fark etmediğini yazdı.

    Bilgisayar kullanıcıları, Microsoft Windows'da yeni tespit edilen bir açığın, bilgisayarları saldırılara açık hale getirdiği konusunda ise dün uyarıldı.

    ABD'de interneti izleyen Computer Emergency Response Center ve Web güvenlik firmaları, 'Windows Metafiles' adı verilen bazı görüntü dosyaları konusunda uyarıda bulundu.

    Uzmanlar, çok sayıda sitenin, bilgisayarlara sızmak ve kullanıcının izni olmadan tanıtım, kişisel bilgi toplama veya bilgisayarın yapılandırmasını değiştirmek için casus yazılım yerleştirmek amacıyla bu açığın avantajını kullandıklarını belirtti.

    Bilgisayar güvenliği uzmanları, virüs saldırıları bakımından ise 2005'in önceki yıllara göre daha sakin geçtiğini açıkladı.
#01.01.2006 15:44 0 0 0
#01.01.2006 14:44 0 0 0
  • Saygıdeğer Hakim Bey..

    Saygılarımla size açıklama özgürlüğümü kullanarak bazı şeyleri bildirmek istiyorum Umarım bu durumu en kısa zamanda açıklığa kavuşturursunuz.. Su günlerde askerliğe çağırılacağım. Yasım 24 ve 44 yasında bir dul bayanla evlendim, kendisinin de bir kızı var 25 yasında.Babam ise bu bahsetmiş olduğum kızı ile evlendi.

    Böylelikle Babam, karimin kızı ile evlendiği için damadım olmuş oldu. Bunun üzerine kızım da üvey annem olmuş oldu babamla evlendiği için.Hanımımın ve benim gecen sene bir oğlumuz oldu. Oğlum hanımımın kızının erkek kardeşi oldu, ayni zamanda Babamın da eniştesi. Birde üvey annemin erkek kardeşi olduğu için dayı oldu.

    Anlayacağınız benim oğlum benim dayım oldu.Babamın esi sene sonunda dünyaya bir erkek çocuğu getirdi. O babamın oğlu olduğu için benimde erkek kardeşim, ve de kızımın oğlu olduğu için de torunum. Yani beni torunumun erkek kardeşiyim. Ayrıca bir Annenin evladının babası esi olduğuna göre bende Esimin Kızının babasıyım ve de kızımın erkek .ocuğunun erkek kardeşiyim. Kısacası kendimin büyükbabasiyim..

    Sayın Savcı bey sizden ricam beni Askerlik görevimden azl etmenizdir, sizde biliyorsunuz ki kanunlarımızda Baba, Oğul ve Torun ayni zamanda askerlik yapamazlar..

    Saygılarımla..

    Not: Psikolojik rahatsızlıklardan ve (!)Ailedeki dengesizliklerden dolayı bu genç adam askerlikten men edilmiştir.. (Dosyasına bu şekilde işlenmiş..)
#31.12.2005 19:38 0 0 0
  • Aleykum selam ve rahmetullahi ve brakatuh ve mağfiretuh

    Allah razı olsun kardeşim bu kıymetli bilgiler için. Allah-u Teâla Giybetten uzak durmayi nasip etsin/
#31.12.2005 18:38 0 0 0
  • noimage
    Yeni virüs '.wmf' uzantısıyla geliyor


    Bilgisayar kullanıcıları, Microsoft Windows'da yeni tespit edilen bir açığın, bilgisayarları saldırılara açık hale getirdiği konusunda uyarıldı.

    ABD'de interneti izleyen Computer Emergency Response Center ve Web güvenlik firmaları, 'Windows Metafiles' adı verilen bazı görüntü dosyaları konusunda uyarıda bulundu.

    Uzmanlar, çok sayıda sitenin, bilgisayarlara sızmak ve kullanıcının izni olmadan tanıtım, kişisel bilgi toplama veya bilgisayarın yapılandırmasını değiştirmek için casus yazılım yerleştirmek amacıyla bu açığın avantajını kullandıklarını belirtti.

    Sözkonusu görüntü dosyalarının '.wmf' uzantısıyla geldiği ve bunların vektör ile bitmap (resim datalarının pixel grafikler halinde yazılması) temelli oldukları uyarısı karşısında, Microsoft gerekli incelemeyi başlattığını açıkladı.

    Microsoft firması öteden beri, kullanıcılara bilinmeyen bir kaynaktan gelen e-postalar ile bunlardan gelen linkleri dikkatli açmaları uyarısında bulunuyor.

    2005 nispeten iyi geçti

    Öte yandan, bilgisayar güvenliği uzmanları, virüs saldırıları bakımından 2005'in önceki yıllara göre daha sakin geçtiğini belirtti.

    Bu alanda önde gelen firmalardan Symantec'in derlediği verilere göre, 2004'te 33 önemli virüs saldırısı kayda geçerken, 2005'te sadece altı önemli olay meydana geldi.

    Symantec yöneticilerinden Kevin Hogan, dünyada bilgisayar virüsü salgını konusunda önemli bir düşüş yaşandığını belirterek, bunda kullanıcıların bilinçlenmesi ve virüs programlarının büyük ölçüde engellenmesinin payı olduğunun altını çizdi.

    Fin antivirüs yazılım şirketi 'F-Secure' da, 2005'te virüs programlarının son iki yıla göre yüzde 40 artış göstermesine karşın, bilgisayar virüsü salgınında yüzde 50 azalma tespit edildiğini belirtti.
#30.12.2005 21:27 0 0 0
  • noimage
    Formula 1'de her sezon Almanya'nın evsahipliği yaptığı iki grand prix'nin, ekonomik sorunlar nedeniyle dönüşümlü olarak düzenlenmesi planlanıyor.

    İtalya ile birlikte Formula 1'de bir sezon içinde iki grand prix koşulan diğer ülke olan Almanya artık bundan vazgeçmeyi düşünüyor.

    Hockenheim'daki Almanya Grand Prix'si ve Nurburgring'deki Avrupa Grand Prix'sinden istenen gelirin elde edilememesi üzerine organizatörler iki grand prix'yi her sezon dönüşümlü olarak düzenlemeyi planlıyor.

    Özellikle Hockenheim pisti büyük borçlar altında yaşam savaşı verirken, Nuerburgring de eski doluluk oranını yakalamaktan uzak.

    Nuerburgring pistinin genel menajeri Walter Kafitz, General Anzeiger gazetesine yaptığı açıklamada 2002 yılında 350 bin kişinin geldiği pistin o günleri çoktan geride bıraktığını belirtti:

    "Artık mantıklı olan Almanya'da her sezon sadece bir grand prix düzenlenmesi. Nuerburgring ve Hockenhemring'i dönüşümlü olarak kullanmalıyız."

    Kafitz, bu düşünceye Formula 1'in patronu Bernie Ecclestone'un da destek verdiğini söyledi.

    Hockenheimring'in yöneticisi Georg Seiler de Avrupa Grand Prix'sinin düzenlenmemesi fikrinin bir süredir gündemde olduğunu ifade ederek, "her olasılığı değerlendiriyoruz. Nuerburgring ile işbirliğine de gidebiliriz. Ancak sözleşmemiz 2008'e kadar devam ediyor ve bu konuda acele bir karar vermeyeceğiz" dedi.

    Hockenheim'ın 2006 yılını en az 1.5 milyon euro zararla kapatması bekleniyor.
#30.12.2005 21:23 0 0 0
  • noimageDoğurganlık çağındaki kadınlarda sık karşılaşılan 'polikistik over sendromu', kısırlığın yanı sıra insülin etkisine karşı dirence neden oluyor.

    Ulusal Üreme Tıbbı ve Tüp Bebek Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, 'polikistik over sendromu'nun doğurganlık çağındaki kadınlarda en sık karşılaşılan hormonal bozukluk olduğunu söyledi.

    Kadınlarda adet düzensizliği ve tüylenmede artış gibi belirtilerle kendini gösteren sendrom, erken yaşlarda görülmeye başlıyor ve birçok rahatsızlığa yol açıyor.

    Yaralı, sendromun kısırlık ve estetik sorunlara yol açtığı gibi insülin metabolizmasında da bozukluklara neden olduğunu söyledi.

    Hastalığın kadınlarda yüzde 6-8 oranında görüldüğüne değinen Yaralı, "başka bir deyişle her 12-15 kadından birinde polikistik over sendromu var'' dedi.

    Sendromun en önemli belirtileri:

    Adet düzensizliği: Düzensizlik yılda altı ya da daha az adet görmeyle kendini gösteriyor. Düzensiz adet görme sonucunda 'endometrium' denilen rahim zarı düzensiz olarak kalınlaşırken, bu da kanser riskini artırıyor.

    Tüylenmede artış: Hastalığın ikinci en önemli özelliği ise erkeklik hormonu testosteronun kanda artmasına bağlı olarak tüylenmenin ortaya çıkması.

    Kıllanma özellikle yüzde, çene altında, göğüs uçlarında ya da göbeğe doğru oluyor. Erkeklik hormonunun yüksekliği erkek tipi saç dökülmesi, yağlanma ve sivilcelere de yol açıyor.

    Rahim iç tabakasında kalınlaşma

    Bu durumun yumurtlama bozukluğuna yol açtığı için gebe kalmayı engellediğini de belirten Yaralı, ''kadınlarda yumurtlama hormonu progesterondur. Ancak bu hastalarda sadece östrojen hormonu hakimdir. Böyle olunca da ihmal edilmiş vakalarda rahim iç tabakası kalınlaşır, bunun sonucunda da rahim içi kanseri ortaya çıkar'' dedi.

    Gebe kalamama şikayetiyle değişik merkezlere başvuran kadınların yakşalık olarak yarısında 'polikistik over sendromu' bulunduğunu da kaydeden Yaralı, ''yumurtanın yeterince büyümemesi ve yumurtlamanın olmaması gebe kalmayı engelliyor'' dedi.

    Gizli ya da aşikar şeker

    Rahatsızlığın kısırlık dışında başka sorunlara da yol açtığına değinen Yaralı, ''polikistik over sendromu tablosunda, şeker hastalığında olduğu gibi insülin etkisine karşı direnç olur. Araştırmalara göre, bu hastalığı olanların yüzde 40'ında gizli şeker, yüzde 8'inde de aşikar şeker var. Neredeyse polikistik over sendromu olan iki hastadan birinde şeker düzensizliği çıkıyor'' dedi.

    Yaptıkları bir araştırma sonucunda, 'polikistik over sendromu' bulunan hastaların yarıya yakının anne ve babasında da gizli ya da aşikar şeker tespit ettiklerini açıklayan Yaralı, ''bu yüzden ailelere de şeker taraması yapılmalı'' dedi.

    Tedavi hakkında da bilgi veren Yaralı, ''önce hap ve iğne kullanıyoruz. Bu yöntemlerin etkili olmaması halinde de tüp bebek tedavisine geçiyoruz. Polikistik over sendromlu olgularda tüp bebek uygulaması başarılı. Çünkü bu hastalar çok sayıda yumurta ve embriyo üretebiliyorlar'' dedi.

    Yaralı, sendromun tanısının, detaylı muayene, ultrasonografi ve kan hormon analizleri ile konabildiğini kaydetti.
#30.12.2005 21:19 1 0 0
  • Allah razı olsun kardeşim. Nasip bu sene bende Kurban kesiyorum Allah'ın izniyle. Umarım Yüce Mevla'm kabul buyurur.

    Cezakallahu hayran
#28.12.2005 22:35 0 0 0
  • Bu program namaz saatleri ile ilgili olduğu için İslam Multimedia ya kaydırılmıştır

    Salat= Namaz
#27.12.2005 22:19 0 0 0
  • noimage

    Karaciğer ve beyne zarar veren alkolün kemikleri de zayıflattığı belirlendi.

    ABD'nin Nebraska eyaletindeki Omaha Tıp Merkezi'nde yapılan araştırma, 'Alcoholism: Clinical and Experimental Research' (Alkolizm: Klinik-Deneysel Araştırma) adlı dergide yayımlandı.

    Omaha Tıp Merkezi'nden Dr. Dennis A. Chakkalakal, yaptıkları araştırmada, alkolun kemikleri zayıflattığını belirlediklerini söyledi.

    Dr. Chakkalakal'ın saptamasına göre, az alkol kemik kırıklarında onarıma bir ölçüde yardımcı olabilirken, fazla alkolün böyle bir etkisi görülmüyor.

    Yetişkin bünyede zarar gören veya kırılan kemiğin onarımında 'osteoklast' kemik hücreleri, 'osteoblast' kemik hücrelerine dönüşüyor ve 'yeniden şekillenmeyle' onarım sağlanıyor.

    Çocuk ve gençlerde ise bu işlem dengede seyredip kemik kütlesi onarımla doğal şekline kavuşuyor.

    Yetişkin bünyede kemik onarım işlemi farklı oluyor. Çok fazla alkol yetişkinlerde 'osteoblast' kemik hücrelerinin işlevini tamamen bozuyor ve onarım işlemi yapılamamasının yanı sıra kemik kütlesi kaybı hızlanıyor.

    Dr. Chakkalakal'in araştırma ekibi, günde altı veya daha fazla bardak alkollü içkinin kemiği bozduğunu da saptadı.

    Günde üç kadeh veya daha fazla içki ise kemik için tehlike sınırını aşıyor.

    Omaha Tıp Merkezi'nden Dr. Terrence M. Donohue de, ''içkinin karaciğere ne yaptığı bilinirdi, ama kemiğe ne yaptığı pek bilinmiyordu'' dedi ve kemik kırığı olan hastaların içki içmemesini önerdi.
#27.12.2005 21:59 1 0 0
  • Orjinal Yazarı: vince_carter

    Peygamber efendimiz ayrıca şunları da ekler:

    "Her kim bunu okurken yanında başkaları varsa onların da duyacağı şekilde
    açıktan okusun. Bunu yapan kişiye Cennet de bir yer ayrılır ve her kim bu
    mesaja inanmayacak olursa, ona da Cehennemden bir yer ayrılır. Bir dilek
    sahibi bu mesajı kopyalayıp başka insanlara dağıttığında dileği yerine
    gelir."

    Burdaki cümleye de takıldım ve birkaç kelime etmeden geçemicem. Ya cahiliye döneminde yaşamıyoruz ey insanoğlu. Ben burda okuduğumu dağıtmayacağım şimdi ben cehennemlik mi oldum. Yapmayın böyle Allah aşkına Muhammed aşkına
#27.12.2005 21:48 0 0 0
  • Orjinal Yazarı: Manas


    Arkadasim Paylasim Icin Cok Tesekkurler Ama Bi Yorum Yapmadan Gecemedim..

    Oncelikle Olacak Olaylara Bir Kismini Baska Bir Sekilde Duydum Ve Elhamdurillah Muslumanim Allaha Ve Resuline (S.A.V) Inancim Sonsuz Ayni Zamanda Islam Dinin Mantik Dini Oldugunu Herkes Biliyor Fakat Yazinin Son Bolumlerinde Bunu Kopy Yapıp Dagitan Kisinin Dilegi Yerine Gelir Kismi Beni Biraz Dusundurdu...

    Umarim Konuya Biraz Daha Derin Yaklasan Bi Arkadasimiz Konuya Aciklik Getirir Saygilarimla...

    Bu konu hakkında bilerek yorum yapmadım ki arkadaşlarımızın fikirlerini de öğrenmek adına. Manas arkadaşım dediğin gibi bu tür mailler, mektuplar, şiirler vs çeşitli hikayeler önümüze serilmeye çalışılıyor ve yok bu mektubu şu kadar kişiye dağıtmalısın, yok dağıtmazsan işin rasgitmez gibi saçma sapan laflar duyduk. ve bu kıssa diyemeyeceğim bir yazı ile karşılaştık burda. Kim gelecekten haber alabilir. Yok rüyasında görmüş yok Peygamber efendimiz böyle demiş. Bu rüyada görülenler zaten kıyamet alametleri değil midir. İlla rüyada görülmesi lazım değil ki. Zaten olacak olan son budur.


    Ve bir mes'ele daha madem ki bu rüyayı gören bir kişi var; ki o insan bazı yönlerden bizlerden üstündür. Neden ortaya çıkıp Müslümanları uyarmıyor neden biz kendisini bilmiyoruz. Velhasıl böyle bir hadisenin cereyan etmiş olmasına açıkçası ben inanmadım. Böyle bir zat var ise evliya derecesinde veyahut seyyit derecesinde olması lazım değil midir. Böyle bir insanı bilmek hakkımız değil midir.


    Bu tür örnekler yaşadığımız sürece karşımıza çok çıkacaktır. Hep sonunda şu kadar kişiye dağıtın yoksa işleriniz ters gider tarzı hikayeler duyuyoruz. kusura bakmasın kimse eğer cahil bir müslüman olmamak istiyorsak kendimizi ona göre güvende tutmalıyız. Yani kısacası;

    Müslüman önce tedbir alacak sonra tevekkül edecek
#27.12.2005 21:44 0 0 0
#27.12.2005 13:06 0 0 0
  • Konu: Gülümse
    Abi ne diyeyim bilmem ki . Gel de içme gazyağı. Ahh uleyn ahh

    Böyle şeyler yapma sokma bizi bunalıma

    Ellerine yüreğine sağlık abi. Yine seninle harika bir sunumun tadına vardık
#27.12.2005 09:12 0 0 0