Halaskar

Halaskar

Üye
19.11.2005
Uzman Çavuş
5.566
Hakkında

  • saatler olsunlarinin ardindan adim gibi eminim iclerinden ha $öyleeee $simdi adama benzedin diyorlardi

    usta değişiklik olur öyle deme. Bak bende yakında kestirecem saçları. Kız gibi olduk. Hem yeni imajında iyi olmuştur hani uzun saçlı halini gördük artık kel halinle bir resim yollarsın buraya

    berbere para vermezsin he. bak çıkardı acısını senden
#05.12.2005 02:19 0 0 0
  • Konu: FORMULA)))
    [FLASH] http://www.tekzoned.com/instest/insane.swf [/FLASH]
#04.12.2005 03:07 0 0 0
  • noimage
    Fransa'da yüzü bir köpek tarafından parçalanan kadın hastaya burun, çene ve dudak nakleden doktorlar, hastanın durumunun iyi olduğunu açıkladı.

    Doktorlar, hastanın yüzündeki hisleri altı ayda tekrar kazanabileceğini de belirtti.

    38 yaşındaki kadının ameliyattan 24 saat sonra kendine geldiğinde ilk yaptığı ise doktorlara teşekkür etmek oldu.

    Aşırı dozda ilaç alıp, bilinmeyen bir nedenle intihara kalkışan ve hiç kımıldamadan yatmasından korkan köpeğinin, yatağa atlayarak uyandırmaya çalıştığı kadının yüzü parçalanmış.

    Olayın ardından çiğneme, yutkunma, yediklerini ağzında tutma sorunları yaşayan kadına haftasonunda beyin ölümü gerçekleşen bir kadından alınan burun, çene ve dudaklar nakledildi.

    Tıp tarihinde ilk kez gerçekleştirilen bu ameliyatın ardından etik tartışmaların ortasında kalan Fransız doktorlar, Lyon Edouard Herriot Hastanesi'nde düzenledikleri bir basın toplantısı ile kafalardaki soru işaretlerini gidermeye çalıştı.

    Hastanın psikoloijik ve fiziki durumunun iyi olduğunu belirten doktorlar, "ameliyattan 24 saat sonra ayıldı, ilk yaptığı da bize teşekkür etmek oldu" diye konuştu.

    Daha önce gerçekleştirdiği başarılı el nakli ameliyatları ile dünya çapında ünlenen Profesor Jean Michael Dubernard, "önceleri tereddüt içindeydim, son derece kötü durumda olan hastayı görünce tüm tereddütlerim yok oldu. Bütün bu çalışmayı özel bir hasta için yaptık, yüzünde hiçbir şey kalmamıştı" dedi.

    Ameliyatta dört büyük zorluk

    Profesör Dubernard, ameliyatta dört büyük zorluk olduğunu da belirtti. Bu zorluklardan biri yüzdeki atardamar ve sinirlerin son derece küçük olması. Diğeri ise sinirlerin de yeniden canlanmasının gerekliliği.

    Hastanın "bu yüz benim" diyebilmesi için önce hissetmesi koşulu var. Burada ise psikolog ve psikatristlere büyük görev düşüyor.

    En önemli güçlüklerden biri de organların vücuda uyum sağlayamaması. Bu uyumu sağlaması için kullanılan ilaçların da böbreklere zarar verip ve kansere yol açma riski bulunuyor.

    Fransız doktorlar, bu riskin hastaya iletildiğini, bunu kabul ettiği için ameliyatın yapıldığını söyledi.

    Fotoğraf yayımlandı

    Ameliyatın ardından İngiliz The Daily Telegraph Gazetesi, kadının fotoğrafını ilk sayfadan verdi.

    38 yaşında olduğu açıklanan kadın fotoğrafta ameliyattan sonra baygın bir şekilde yatarken görülüyor.

    Fotoğrafta kadın hastanın burnunun üst kısmından çenesine uzanan bir bölgede dikiş izleri dikkat çekiyor.
#04.12.2005 03:04 1 0 0
  • AIDS'li hasta sayısı 20 yılda 2 bine ulaştı

    noimageAIDS Savaşım Derneği'nce düzenlenen 'Yedinci Türkiye AIDS Kongresi', İstanbul'da başladı.

    Kongreye katılan uzmanlar, Türkiye'deki AIDS vakalarının sayısının az olduğunu ancak yine de rakamlara bakarak hastalığın hafife alınmaması gerektiğini söylüyor.

    Türkiye'de ilk olarak 1985 yılında görülen AIDS'li hasta sayısının 2 bine ulaştığını belirten uzmanlar, rakamların beş ile çarpılması gerektiği görüşünde.

    Uzmanlara göre, Türkiye'de AIDS'li hastalara yönelik önyargı ve kötü muamele ise hala sürüyor.

    AIDS Kongresi'ne katılan uzmanlara göre Türkiye'de AIDS vakaları diğer ülkelere oranla ise oldukça az. Uzmanlara göre her yaştan ve her gruptan insanda görülebilen AIDS sınır tanımıyor.

    Uzmanlar, AIDS ile mücadele eden hastaların ruhsal yönden desteğe muhtaç olduklarının da altını çiziyor.

    Türkiye'de en fazla 25 ile 45 yaş arasındaki erkeklerde görülen AIDS vakası sarılamasında İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya ve Muğla diğer illere göre ön sıralarda yer alıyor.
#03.12.2005 10:22 1 0 0
  • noimage
    Dünya son 15 yılda 'internet bağımlılığı' adlı yeni bir hastalıkla tanıştı.

    Madde bağımlılığı kadar yıkıcı sonuçlar doğurabilen bu hastalık için Amerika'da özel tedavi merkezleri bulunuyor.

    İnternet bağımlılığının en önemli belirtisi ise bilgisayar başında saatlerce zaman geçirmek ve sosyal hayattan uzaklaşmak.

    İnternetin yaygınlaştığı 90'lı yıllar bağımlılık yarattı ve milyonlarca kişi bilgisayar başında ruhsal ve fiziksel yönden hastalanacak kadar uzun zaman geçirmeye başladı.

    İnternetin yoğun olarak kullanıldığı Amerika'da binlerce kişi internet bağımlılığının pençesinde.

    Amerika'daki 189 milyon internet kullanıcısının yüzde 6-10'unda alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı kadar ciddi bir sorun sözkonusu, çünkü internet kullanan gençlerin neredeyse yarısı bağımlı.

    Bağımlılılar online olduklarında porno, kumar, chat ve oyun sitelerini tercih ediyorlar ya da bu siteleri tercih ettikleri için bağımlı oluyorlar.

    Bağımlılardaki yoksunluk belirtileri

    İnternet bağımlılarında yoksunluk belirtileri diğer bağımlılıkları da aratmıyor. Endişe, titreme, terleme, huzursuzluk ve paranoid belirtiler görülebiliyor.

    Ancak internet bağımlığının tedavisi madde bağımlılığına göre farklılık gösteriyor.

    Alkol ve uyuşturucuda, bağımlı kişi kullandığı maddeden tamamen uzak tutulurken, internette ölçülü kullanım söz konusu olabiliyor. Bağımlı, uzun saatler olmamak kaydıyla internet kullanabiliyor.

    Bu yeni hastalığın tedavi süreci ve sonuçlarına ilişkin henüz çok fazla veri yok. Ancak Arizano'da bulunan Tucson Bağımlılık Merkezi Müdürü Gina Ewing sorunu iki sözcükle özetliyor: "Bağımlılık bağımlılıktır."
#03.12.2005 10:18 0 0 0
  • Kolaylığıyla milyonlarca kullanıcısı bulunan internet telefon servisi Skype, hizmetlerine görüntülü telefonu da ekledi.

    Kullanıcılar, bilgisayarlarına ekledikleri bir web kamerası ile görüntülü konuşma imkanına kavuşacak.

    Skype'nin yeni hizmetinde görüntülü konuşma da sesli konuşma gibi yapılıyor.

    Arayan kişi, listesindekilerden arayacağı kişiyi buluyor ve ekranın altındaki yeşil düğmeye 'tık'lıyor.

    Aranan kişinin bilgisayarı bir web kamerasına bağlıysa görüntülü konuşma da hemen başlıyor.

    Skype'nin görüntülü konuşma servisinde, görüntü ekranı genişletilebiliyor ve Skype ekranından ayrılarak, desktopun köşesine yerleştirilebiliyor.

    Yeni donanım kullanıcılarına diğerlerinin hangi saat diliminde olduklarını ve konuşmaya müsait olup olmadıklarını da gösteriyor.

    Yeni hizmet, Skype'nin ilk versiyonu gibi 'www.skype.com' adresinden indirilebilecek.
#03.12.2005 10:10 0 0 0
  • noimage
    Dünyanın en büyük robot fuarı Japonya'nın başkenti Tokyo'da düzenlendi.

    Her şekil ve büyüklükte robotun teknoloji meraklılarının ilgisine sunulduğu uluslararsı fuara 150 şirket katıldı.

    Fuarın asıl amacının sanayii sektöründe kullanılan robotların geliştirilmesi olduğunu belirten Japon elektronik mühendisi Yoşimitsu Sonohara, ileri teknoloji ile üretilmiş robotların verimi artırırken maliyeti düşüreceğini söyledi.

    Robotların fabrikalarda yük taşıyan işçilere, felaket bölgelerinde kurtarma ekiplerine ve günlük hayatta engelli kimseler ile yaşlılara yardım amaçlı kullanılmaları tasarlanıyor.

    Fuarda sadece sanayii robotları da yoktu. İki ayağı üzerinde izleyenleri selamlayan yeşil dinozor robot da özellikle çocukların ilgisini çekti.

    'Actroid'in zarafeti

    'Actroid' isimli kız robot ise zarafatiyle erkeklerin beğenisini topladı.

    Fuarın başka bir köşesinde ise vals yapan robotlar sergilendi.

    Perdenin açılmasıyla sahnede beliren dansçı robotlardan biri geleneklerin aksine bir erkeğe "benimle dans eder misin" diye sordu ve kollarını kavalyesinin boynuna dolayarak klasik müzik eşliğinde salonda süzülmeye başladı.
#03.12.2005 10:08 0 0 0
  • Formula 1 dünya şampiyonu Renault, yeni sezonda kullanacağı aracının resmi tanıtımını 31 ocak 2006'da yapacağını açıkladı.
    noimageGeçtiğimiz sezon sürücüler ve markalarda çifte şampiyonluk yaşayan Renault, yeni aracı R26'yı 31 ocak 2006'da Monaco'da tanıtacak.

    R25'in yerini alacak olan R26 ilk test sürüşüne ise 10 ocakta İspanya'da Jerez'de çıkacak.

    Fernando Alonso, geçtiğimiz sezon R25 ile en genç F1 dünya şampiyonu olurken, Renault da tek başına yarıştığı dönemde ilk kez markalarda birinciliği elde etmişti.

    Formula 1'in bir diğer iddialı takımı Toyota ise yeni aracınının resmi tanıtımını 14 ocak 2006'da Köln'deki fabrikasında yapacak.

    Ralf Schumacher TF106 ile gerçekleştirdiği ilk test sürüşlerini motor arızası nedeniyle kısa kesmek zorunda kaldı.

    Toyota'nın test pilotu Ricardo Zonta ise TF106 ile üç gün boyunca yaptığı sürüşlerde sorun yaşamadı.
#03.12.2005 10:02 0 0 0
  • noimage

    Bir yıldız nasıl doğdu ?.. Özel hayatında neler var ?.. Basamakları nasıl tırmandı ?.. Rio Grande do Sul'de başlayan Barcelona'nın malikanelerine uzanan bir başarı öyküsü Ronaldinho'nunki !.. Bilinmeyen yönleri ile Ronaldinho hakkında merak ettiğiniz herşey..

    Nasıl ki tenis, atletizm, yüzme gibi bireysel sporlarda sadece bir kişi zirvede yer alabiliyorsa, 11 çift kramponun oluşturduğu binlerce futbol takımın arasından da çıkan bir 1 numara var..

    noimage

    Ronaldo de Assis Moreira

    Gerçek adı; Ronaldo de Assis Moreira ama kimileri Ronaldinho Gaúcho
    olarak tanıyor ya da bütün Dünya'nın bildiği adıyla sadece Ronaldinho..

    BU ADAMIN ADI NE ?..

    Brezilya'nın ada dili olan Portekizce''de Ronaldinho kelimesi "küçük Ronaldo" anlamına geliyor ve bu yıldız futbolcunun fiziksel özellikleri sebebiyle değil küçükken Inter'de top koşturan ve hayranı olduğu Ronaldo sebebiyle Ronaldo de Assis Moreira'ya verilen ad.. Adının sonuna eklenen Gaúcho kelimesi ise Brezilya'nın Rio Grande do Sul bölgesinde oynayan futbolculara takılan "mutlu" anlamını taşıyan ek bir lakap..

    Ronnie 21 Mart 1980'de Brezilya'nın Porto Alegre şehrinde doğdu.. Oldukça fakir bir ailenin çocuğu olan Ronaldinho'nun bugünlere gelmesi sadece yeteneğiyle değil hayata bakış açısı sayesinde oldu..

    Futbolunu sergilerken de görüldüğü gibi her zaman gülen, neşeli kimliğiyle ön plana çıkan Ronaldinho insanlara güvenen bir iyi niyet timsali..

    Kısa süre önce 2005 senesinin "Avrupa'da Yılın Futbolcusu" ödülünü alan Ronaldinho, 2004'de de "FIFA Dünya'da Yılın Futbolcusu" ödülünü kazandı.. Ancak buralara gelmek bu kadar da kolay değil..

    AZMİN BAŞARISI..

    Önceleri bir futbolcu olan ancak daha sonra ailesini
    geçindirmek için Grêmio Football Portoalegrense'de oto parkı idare eden babası Joao Da Silva Moreira, girdiği havuzda boğularak hayata gözlerini yumdu.. Ronaldinho henüz 8 yaşındaydı.. Şimdilerde menajeri de olan abisi Assis'in futboldan kazandığı para ile geçindirmeye çalıştığı ailede, kendisine örnek aldığı abisinin yolunda ilerleyen küçük Ronnie, fakirliğin hat safhada yaşandığı Rio Grande do Sul'da ilk olarak plaj futboluna adım attı..

    Oldukça iyi bir futbolcu olan ve 18 numaralı formasıyla milli takım formasını da taşıyan Ronaldinho'nun abisi Roberto Assis, Gremio döneminde harikalar yarattığı sırada diz bağlarından sakatlanınca İsviçre, Japonya ve Meksika'da şansını denedi ancak yedek olmaktan öteye geçemedi.. Assis, futboldan uzaklaşıp da küçük kardeşinin topla neler yapabileceğini fark ettiği dönemde geride bıraktığı yıllarda kazandığı tecrübeyle Ronaldinho'nun menajeri olmaya karar verdi.. Assis'in bu kararı ve küçük yaşta kendisini izleyenleri büyülemeyi başaran Ronaldinho'nun yeteneği, iyi bir iş birliğinin ve servetin kapılarını aralayan ilk adım oldu..

    Brezilyalı gençlerin %99'unun yaptığı gibi.. Futbolun para kazanmanın ve aile geçindirmenin en önemli yollarından biri olan yeşil sahada herkes Ronaldinho kadar şanslı olamaz ama henüz 14 yaşında ne kadar büyük bir yetenek olduğunu önce ailesine ve ardından da kendisini seyretmeye gelenlere gösteren Ronaldinho, abisinin de yardımıyla Gremio futbol kampında futbol oynamaya başladı.. Ortada resmi kontrat ya da bir anlaşma yoktu ancak kısa sürede ortaya koyduğu performans Brezilya 17 yaş altı milli takımına, U17ye seçilmesini sağladı..

    İLK BAŞARI ULUSAL FORMAYLA GELDİ..

    Mısır'da düzenlenen şampiyonada, U17 takımında adını
    duyurmayı başaran Ronaldinho turnuvanın en golcü futbolcusu olarak Brezilya'ya geri döndüğünde Gremio tarafından uzatılan sözleşmeye imzasını attı.. 1998'de resmi bir sözleşme ile Gremio formasını taşıyama başlayan Ronaldinho o zamanlar, ailesini ancak geçindirecek kadar para kazanmaya başladı..

    1998'de sadece 4 maça çıkan ve gol kaydedemeyen genç yetenek, bir sene sonra kumun etkisini üzerinden atıp da yeşil çimde oynamaya alıştığında, çıktığı 17 maçta attığı goller ve verdiği paslarla şehrinin takımını gururlandırmaya başladı.. İkinci senesinde 5, üçüncü senesinde de 8 gol kaydeden genç yetenek, henüz Brezilya'daki son senesinin tadını çıkarttığını farkında değildi..

    1999'da Wanderley Luxemburgo'nun yönetimindeki milli takıma çağırılan Ronaldinho aynı sene, 26 Haziran'da, hayranı olduğu yıldızların taşıdığı samba formasını sırtına geçirdi ve ilk uluslararası golünü Venazuella'ya karşı kaydetti.. Bu gol öyle sıradan bir gol olmadı hem çok güzel hem de Copa America'yı da Brezilya'nın müzesine kazandıran bu gol ertesi gün Brezilya basınında "Yeni Pele yolda" başlıklarını atmasını sağladı..

    Kısa sürede Güney Amerika'ya üs kuran futbolcu simsarları Ronaldinho'nun ne kadar yetenekli bir futbolcu olduğunu Avrupa'da bağlı bulundukları kulüplere iletmeye başladı..
    noimage

    ADIM ADIM AVRUPA..

    İlk teklifin gelmesi fazla gecikmedi.. İngilizlerin köklü kulübü Leeds United, Gremio'nun kapısını çalan ilk takım oldu.. Gremio'nun kesinlikle vazgeçmek istemediği Ronaldinho için (rakam bugün hala kesin olarak doğrulanmasa da) sonraları mali kriz yaşayan Leeds'in önerdiği rakam dönemin basınına göre tam 75 milyon euroydu !..

    noimage
    Gremio, Leeds'in ne teklif ettiği rakamı geri çevirdi.. Ancak hem Gremio hem de Brezilyalı futbolseverler Ronaldinho'nun kısa süre sonra yuvadan uçacağını farkındaydı.. Kapıyı ikinci kez çalan Hollanda'nın futbolcu fabrikası PSV Eindhoven oldu.. Gremio, Hollanda temsilcisini de geri çevirmeyi başardı ancak değerini yavaş yavaş farkına varmaya başlayan ve her teklifte biraz daha tecrübe kazan abisi ve menajeri Assis, kapıya üçüncü gelen Paris Saint German ile el sıkıştı..

    Her ne kadar P.S.G ile anlaştıklarında Ronaldinho'nun 1 Temmuz 2001'den itibaren bedelsiz ayrılmaya hakkı olsa da Gremio'nun bu alış verişten bir miktar kazanç sağlama talebi Fransız ekibi tarafından mantıklı bulundu ve bugünün değimiyle "yetiştirme parası" olarak Gremio'ya 4.5 milyon dolar ödendi..

    FUTBOLU HIZLI OLABİLİR AMA YA ADAPTASYONU ?..

    Ronaldinho'yu Avrupa'ya getiren P.S.G. teknik direktörü Luis Fernandez, genç sambacının tavırları ve performansı karşısında pek de memnun kalmadı.. Fernandez'e göre adaptasyon sorunu yaşayan Ronaldinho, Paris'te futboldan çok gece hayatına merak sardı ve kendisinden bekleneni veremedi..

    2001 ve 2002'de PSG ile 28 maça çıkan Ronaldinho sadece 9 gol atabildi, 8 sarı kart gördü ve 9 kez oturduğu yedek kulübesinde pek de rahat durmadı.. Ronaldinho, ikinci sezon biraz daha iyi olmasına rağmen kendisinden beklenen bu değildi.. PSG defteri 55 maç ve 17 gol ile kapanmak üzereydi.. Avrupa kupalarına kalamayan PSG'de Ronaldinho'nun da kalmaya niyeti yoktu ve bunu açık açık dile getirdi..

    GELSİN DÜNYA KUPASI, GELSİN BAŞARI..

    2002'de Ronaldinho, Brezilya'nın Dünya Kupası'nı kaldırmasını sağlayan önemli isimlerden biri oldu.. Ne Kore'de ne de Japonya'da "ölümcül üçlü" Ronaldo, Ronaldinho ve Roberto Carlos'u kimse durduramadı.. Özellikle yarı final maçında Shizuoka'da İngiltere'ye 30 metreden David Seaman'ı avlayarak kaydettiği gol turnuvanın en güzel anlarından birini oluşturdu (orta mıydı acaba?).. Gerçi Ronaldinho o maçı tamamlayamadı ve Danny Mills'e yaptığı faulün ardından oyundan atıldı..

    Kaldırdığı Dünya Kupası, PSG'de yaşanan hayal kırıklığı ve Ronaldinho'nun Avrupa kupalarında boy göstermek istemesi Avrupa'nın elitlerini aynı adreste buluşturdu; Ronaldinho'nun abisi Assis'in adresi..

    PSV ikinci kez Ronaldinho için girişimlerde bulundu.. Araya giren Manchester United, Hollanda ekibini saf dışı bırakmayı başardı hatta David Beckhamın yerine yeni bir yıldız arayan Manu transferi bitirmek üzere olduğunu bile remi bir şekilde duyurdu.. İngiliz basını haftalarca Ronaldinho'nun Premier League'de neler yapabileceğini yazdı.. Ama bu yazılanların hepsi birer hikaye olmaktan öteye geçmedi..

    NOU CAMP BİR KONSER SALONUYSA, RONNIE DE BİR ORKESTRA ŞEFİ !

    "PSV mi ?.. Manchester United formasıyla vereceği pozun saati mi ?.." derken işi bitiren Laporta oldu.. Barcelona 27 milyon Euro karşılığında, Brezilya'nın yakın zamanda Dünya futboluna damgasını vurması beklenen yıldız sambacısı Ronaldinho'yu resmen Katalan devinin renklerine bağladığını 19 Temmuz 2003'de erken saatlerde duyurdu..

    2003 - 2004 sezonundan itibaren Ronnie, Avrupa'ya adapte olduğunu hemen göstermeye başladı.. Bunun sebebi belki de Fransızca'ya alışamaması ve İspanyolca'yı çok daha kolay anlaması oldu.. Ya da Barcelona'ya ilk geldiğinde de söylediği gibi "kendimi evime gelmiş gibi hissetim" diyerek evine duyduğu özlemi Barcelona şehrinin gidermesi..

    İlk yılında Barca'nın La Liga'yı ikinci sırada tamamlamasını sağladı.. 32 maça ilk 11'de çıktı 15 gol kaydetti.. Samuel Eto'o, Deco, Ludovic Giuly, Lionel Messi ve Henrik Larsson'un da desteğiyle Ronaldinho 2004-2005'de Barcelona'ya 5 yıl aradan sonra 17. şampiyonluğunu kazandırdı..

    ÖDÜLLERDEN HAT-TRICK !..

    Mart 2004'de Pele fazla gecikmedi ve Ronaldinho'yu "Yaşayan En İyi Futbolcular" listesine aldı.. 20 Aralık 2004'de Arsenal'den Thierry Henry ve Milan'dan Andriy Shevchenko'yu sollayan Ronaldinho FIFA tarafından Dünya'da Yılın Futbolcusu seçildi.. Ronaldinho'yu bu ödüle 157 ulusal takım teknik direktörü ve 145 ulusal takım kaptanı layık gördü.. 29 Haziran 2005'de milli takım ile kazandığı 2. Konfederasyon Kupası'nda Ronaldinho'nun payı çok büyük oldu.. İlk kupada en golcü futbolcu olan Ronnie ikincisinde de yapacağını yaptı ve finalde Arjantin'i 4-1'le deviren sambacılarda 47'de golün adı oldu.. UEFA, 2004 - 2005 Şampiyonlar Ligi'nde sergilediği performansın ardından O'nu Devler Ligi'nin en iyi golcüsü seçti.. Dünya'nın en prestijli ödüllerinden birini daha yakın geçmişte müzesine götüren Ronaldinho 2005'in Ballon D'Or ödülüne layık görüldü..

    Kazandığı finallerin ardından mutlaka bir çalgı bulan ve hem çalıp hem de dans eden Ronaldinho kısa süre önce Katalan devi Barcelona ile nikah tazeledi ve değeri tam 150.000.000 euro..

    HER TÜRLÜ "BİR" KAZANAN..

    Bu arada Ronaldinho kimilerine göre pek de yakışıklı biri sayılmaz, ancak Dünya'nın en çok ziyaret edilen sitelerinden AskMen.com'a göre Dünya üzerinde yaklaşık 18.7 milyon genç kızın odasında Ronaldinho posteri var.. Ayrıca Nike ve Pepsi ile yaptığı reklam anlaşmaları sayesinde 2003'den beri Dünya'nın en çok kazanan futbolcuları arasında..

    "Bu adamın özel hayatı nasıl ?" diye merak edenlere bir dip not: Bir ödül töreninde Ronaldinho'ya sorulur:

    - Hey Ronnie, kız arkadaşın yok mu ?

    Cevap bu neşeli sambacının özetidir adeta, elindeki topu gösteren Ronaldinho şöyle der:

    - İşte burada görmüyor musunuz !

    noimage
#02.12.2005 00:22 0 0 0
  • Eski Formula 1 dünya şampiyonlarından Jacques Villeneuve önümüzdeki yıl BMW Sauber'de yarışacak.

    Kanadalı Jacques Villeneuve 2006 sezonunda Alman Nick Heidfeld ile birlikte BMW Sauber takımı için mücadele edecek.

    noimage
    BMW'nin Sauber'i satın almasıyla 1997'nin dünya şampiyonu Villeneuve'ün takımdan gönderilip gönderilmeyeceği uzun süredir belirsizliğini koruyordu.

    BMW'nin patronu Mario Theissen, Sauber ile iki yıllık sözleşmesi bulunan 34 yaşındaki sürücünün geçtiğimiz sezonun ilk yarısında beklentileri karşılayamadığını ancak daha sonra performasını yükselttiğini söyledi.

    Theissen, Formula 1'deki ilk sezonunu hazırlanan BMW Sauber takımının Jacques Villeneuve ile çok daha güçlü olacağını belirtti.

    "1999 ile 2004 arasında yeni bir takımda olmanın zorluklarını yaşadım. Ama mücadeleden asla kaçmam" diyen deneyimli sürücü, BMW'nin katkısıyla 2006 yılından umutlu olduğunu dile getirdi.

    Villeneuve, "Sauber zaten iyi bir takımdı. Şimdi BMW'nin kaynaklarını kullanma şansına da sahip olduk. BMW Sauber'in başarısı için elimden geleni yapacağım" diye konuştu.
#02.12.2005 00:17 0 0 0
  • noimageFIA, 2006 Formula 1 sezonunda yarışacak takım ve pilotların listesini yayınladı. 10 takımdan sadece Red Bull ve Scuderia Toro Rosso'nun sürücüleri kesinlik kazanmadı.

    FIA, 12 martta Bahreyn Grand Prix'si ile başlayacak 2006 Formula 1 sezonunda mücadele edecek takımların ve sürücülerin listesini yayınladı.

    F1'de yarışma izni verilmeyen Super Aguri'nin yer almadığı listedeki 10 takımdan sekizi sürücülerini belirlemiş durumda.

    Red Bull'da David Coulthard'ın takım arkadaşı olabilmek için geçtiğimiz sezonki gibi Christian Klien ve Vitantonio Liuzzi çekişiyor.

    Red Bull tarafından satın alındıktan sonra adı Scuderia Toro Rosso olarak değiştirilen Minardi'nin pilotları ise Klien, Liuzzi ve Scott Speed'den ikisi olacak.

    2006 Formula 1 sürücü listesi

    Renault: 1 - Fernando Alonso, 2 - Giancarlo Fisichella
    McLaren: 3 - Kimi Raikkonen, 4 - Juan Pablo Montoya
    Ferrari: 5 - Michael Schumacher, 6 - *Felipe Massa
    Toyota: 7 - Ralf Schumacher, 8 - Jarno Trulli
    Williams: 9 - Mark Webber, 10 - *Nico Rosberg
    Honda (eski BAR): 11 - *Rubens Barrichello, 12 - Jenson Button
    Red Bull: 14 - David Coulthard, 15 - Christian Klien veya Vitantonio Liuzzi
    BMW (eski Sauber): 16 - *Nick Heidfeld, 17 - Jacques Villeneuve Midland (eski JORDAN): 18 - Tiago Monteiro, 19 - *Christijan Albers
    Scuderia Toro Rosso (eski Minardi): 20/21 - *Scott Speed, Liuzzi veya Klien.
#02.12.2005 00:15 0 0 0
  • noimageFIA, Japon Super Aguri takımının önümüzdeki sezon Formula 1'de yer alamayacağını açıkladı.

    2006 sezonunda Formula 1'de yarışacak takımların yer aldığı resmi listede geçtiğimiz sezon olduğu gibi yine 10 takım bulunuyor.

    Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA), yeni sezonda F1'de mücadele etmek isteyen Super Aguri takımının başvurusunu reddettiğini açıkladı.

    Eski Formula 1 sürücüsü Aguri Suzuki'nin kurduğu Japon takımı, yeni sezonda Honda'nın motoru ve teknik desteğiyle pistlerde yer almayı umuyordu.

    FIA, Super Aguri'nin başvurusunu neden reddettiğini açıklamazken, bu karar, BAR Honda'dan gönderilen Japon pilot Takuma Sato'nun yeni sezonda F1'de yarışma hayalini de suya düşürdü.

    Super Aguri, Sato ile birlikte İngiliz sürücü Anthony Davidson ile anlaşmıştı.

    FIA'nın geri çevirdiği Japon takımının yeni sezonda yarışabilmek için az da olsa bir şansı var.

    Super Aguri, Bahreyn'de 12 martta koşulacak sezonun ilk yarışından önce diğer 10 takımın onayını alırsa Formula 1'de mücadele edebilir.
#02.12.2005 00:13 0 0 0
  • noimage

    BAR Honda sürücüsü Jenson Button, Barcelona'daki kış testlerinin üçüncü gününde en iyi zamana imza attı.

    İngiliz sürücü, Katalunya'daki kış testelerinin üçüncü gününde 4.627 kilometrelik pistte 1:14.954'lük zaman elde etti.

    En yakın rakibine 1.5 saniye fark atan Button, yine kendisine ait olan ve bu yılın başında kırığı pist rekorunu da 1.4 saniye farkla kaçırdı.

    Birçok sürücünün gücü sınırlandırılmış V10 motorlarla ve soğuk bir havada yaptığı testlerde Renault'dan Franck Montagny en iyi ikinci zamana imza attı.

    BAR ile birlikte ilk test sürüşlerini bugün gerçekleştiren markalar şampiyonu Renault'da Arjantinli Jose Maria Lopez, Nick Heidfeld ve Jarno Trulli'nin gerisinde beşinci sırayı aldı.

    Red Bull'dan Christian Klien ve David Coulthard, Ricardo Zonta'nın önünde sırasıyla altıncı ve yedinci iyi zamanı elde etti.

    Yeni Cosworth V8 ile mücadele eden Williams'ta Mark Webber dokuzuncu olurken, Nico Rosberg sadece altı tur attı.

    Barcelona testleri - 30 kasım çarşamba

    1 . J. Button - BAR Honda V8 - 1:14.954 (+ 0.000 ) - 38 tur
    2 . F. Montagny - Renault R25 V10 - 1:16.413 (+ 1.459 ) - 31 tur
    3 . N. Heidfeld - BMW Sauber V8 - 1:17.865 (+ 2.911 ) - 32 tur
    4 . J. Trulli - Toyota TF106 V8 - 1:18.008 (+ 3.054 ) - 35 tur
    5 . J.M. Lopez - Renault R25 V10 - 1:18.428 (+ 3.474 ) - 24 tur
    6 . C. Klien - Red Bull Cosworth V10 - 1:18.950 (+ 3.996 ) - 19 tur
    7 . D. Coulthard - Red Bull Cosworth V10 - 1:19.121 (+ 4.167 ) - 23 tur
    8 . R. Zonta - Toyota TF106 V8 - 1:19.856 (+ 4.902 ) - 9 tur
    9 . M. Webber - Williams Cosworth V8 - 1:20.257 (+ 5.303 ) - 30 tur
    10 . A. Davidson - BAR Honda V8 - 1:21.292 (+ 6.338 ) - 13 tur
    11 . N. Rosberg - Williams Cosworth V8 - 1:42.462 (+ 27.508 ) - 6 tur
    12 . V. Liuzzi - Scuderia Toro Rosso RB1 V10 - 1:44.153 (+ 29.199 ) - 14 tur
#02.12.2005 00:11 0 0 0
  • Red Bull Racing, Hollandalı Robert Doornbos'un yeni Formula 1 sezonunda takımın test ve yedek pilotu olacağını açıkladı.

    noimage
    Geçtiğimiz sezona Jordan'ın üçüncü pilotu olarak başlayan ve son sekiz grand prix'de Minardi adına yarışan Doornbos, bu sezon Red Bull'da test pilotluğu görevini üstlenecek.

    Red Bull, daha önce 2006 için test ve yedek pilot olarak anlaştığı ABD'li Scott Speed'i ikinci takımı Scuderia Toro Rosso'ya (eski Minardi) kaydıracak.

    Speed'in Scuderia Toro Rosso'da hangi görevi alacağı ise daha sonra açıklanacak.

    24 yaşındaki Doornbos, Red Bull gibi gelecek için büyük hedefleri olan bir takıma katıldığı için çok mutlu olduğunu söyledi.

    Önümüzdeki sezon Ferrari motorlarıyla yarışacak olan Red Bull, Formula 1'in en iyi tasarımcıları arasında gösterilen Adrian Newey'i geçtiğimiz günlerde McLaren'dan transfer etmişti.
#02.12.2005 00:10 0 0 0
  • noimage
    Avrupa'nın kuzeybatısındaki iklimin ılıman olmasını sağlayan Atlas Okyanusu'nda akıntı sistemi değişiyor.

    İngiliz bilim dergisi Nature'ın son sayısında yayımlanan araştırma, Avrupa kıtası kıyılarındaki ılık su akıntı debisinin, son 50 yılda yüzde 30 azaldığını gösterdi.

    Atlas Okyanusu'nun akıntılar sistemi ise 'Gulf stream' sıcak su akıntısıyla iki kolundan oluşuyor.

    'Gulf Stream' akıntısı, Meksika körfezinden İngiltere'ye doğru akıyor ve dünyadaki bütün nehir sularının yaklaşık 100 katı bir su kütlesini günde 97 kilometre hızla hareket ettiriyor.

    Başta İngiltere'nin batısı olmak üzere bazı alanların hava durumunu etkileyen akıntı, sıcak iklimlerin sıcak sularını Kuzey Atlantik'e doğru sürüklüyor.

    Hipotezi doğrular nitelikte sonuçlar

    Southampton Üniversitesi Ulusal Oşinografi Merkezi'nden Prof. Harry Bryden, yürüttüğü çalışmada, iklim uzmanlarının hipotezini doğrular nitelikte sonuçlar elde etti ve Atlantik'teki akıntı sisteminin bozulmakta olduğunu belirledi.

    Profesör, bu sonuca 'Gulf Stream'ı ve kollarını kesen 25'inci paralel hizasına yerleştirilen alıcılardan gelen verileri değerlendirerek ulaştı.

    'Yukarı' çıkan akıntı istikrarını muhafaza eder görünmekle beraber 'aşağı inen' akıntılar kaygılandırıcı bir duruma sahip. Araştırmaya göre, subtropikal bölgede akıntı, rüzgarların etkisiyle okyanusun ara tabakalarında dairesel hareketler oluşturup kalıyor.

    Su hacminde yüzde 50 artış

    1957 yılından bu yana bu bölgede su hacmi ise yüzde 50 arttı. Kuzeydeki buzullara yakın sular soğuyunca okyanusun derinliklerine çöküyor ve Amerikan kıyıları boyunca uzayan Labrador akıntısı oluşuyor.

    Bu akıntının debisi 3- 5 bin metre derinlikte yüzde 50 azaldı. Bilim adamları da Avrupa'ya kadar uzanan Kuzey Atlantik akıntısının 1957 yılında saniyede 20 milyon ton olan debisinin, 2004 yılında 14 milyon tona düştüğünü hesapladı.

    Araştırmaya göre, bu akıntının taşıdığı sıcaklık Avrupa'nın karada ve denizde ikliminin ılıman olmasını da sağlıyor. Dolayısıyla, okyanustaki bu dolaşım sisteminin yavaşlaması, iklimin değişmesi sonucunu doğuracak gibi gözüküyor.

    Prof. Bryden, son 50 yılda yapılan araştırmaların okyanustaki akıntılarla 25'inci paralelin her iki tarafına sıcaklık transferi yapıldığını gösterdiğini hatırlattı ve Atlantik'teki su çevrimine ilişkin rakamların önceki değerlendirmelerden çok farklı çıkmasının şaşırtıcı olduğunu vurguladı.

    Sıcaklıklarda 4 derecelik azalma

    Uzmanlara göre, Atlantik'teki çevrimin durması halinde Avrupa'da ortalama sıcaklıklar 4 derece azalacak.

    İngiltere Çevre Araştırma Merkezi'nden Meric Srokosz, ''çevrim filmlerdeki gibi pat diye duracak değil... Durması 10 yılı bulabilir. Yeni bir buzul çağından söz etmiyoruz, ama kışlar muhtemelen daha soğuk ve çetin geçecek...'' dedi.
#02.12.2005 00:07 0 0 0
  • noimage
    Artık cep telefonları da çarpma, düşme, kırılma, kapkaç, yangın hatta doğal afete karşı bir yıllığına sigortalanıyor.

    CepKask Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde açılan Compex Fuarı'nda tanıtıldı.

    CepKask ile cep telefonu sigortasının bir yıllık maliyeti 12 euro olacak.

    Bu sistemle telefonu çalınan CepKask'lı kullanıcı üç gün içinde yeni telefonuna kavuşabilecek.

    Çarpma, düşme ve ya kırılma durumlarındaysa yetkili servise gönderilen telefonun tamir ücretini yine CepKask karşılıyor.

    Tamir bedeli ise, telefon bedelinin yüzde 70'ini geçmesi durumunda yenisi temin ediliyor.

    CepKask'lara Türkiye genelinde yaklaşık 700 bayi aracılığıyla ulaşmak mümkün olacak.
#02.12.2005 00:06 0 0 0
  • noimage
    Fransız ve İsviçreli astronomlar, Güneş sistemi dışında yeni bir gezegen keşfetti.

    Şili'nin kuzeyindeki La Silla rasathanesinde gözlem yapan Avrupalı astronomlar, dünyadan 20.5 ışık yılı ötedeki Terazi takımyıldızında bulunan 'GI581' adlı yıldızın çevresinde dönen gezegenin, dünyanın yaklaşık 17 katı olduğunu belirledi.

    Astronomlar, 'kırmızı cüce' olarak nitelendirilen 'GI581'in kütlesinin ise güneşin üçte biri kadar olduğunu belirtti.

    Bu keşfin, Güneş sistemi dışındaki gezegenlerin, genellikle kendilerinden küçük yıldızların yörüngesinde dolandığını gösteriyor olabileceğini söyleyen araştırmacılar, 'kırmızı cüce' adı verilen yıldızların, gezegen keşfi bakımından ideal hedefler olabileceğini düşünüyor.

    Astronomlar, şimdiye kadar yaklaşık 200 'kırmızı cüce'yi araştırdı, ancak bunların sadece ikisinin yörüngesinde gezegen bulabildi.

    Yüzey sıcaklığı yaklaşık bin 500 derece

    Yeni keşfedilen gezegen, 'GI581'in yörüngesinde 5.4 günde dolanıyor. Yıldıza yakınlığı nedeniyle, gezegenin yüzey sıcaklığının ise yaklaşık bin 500 derece olduğu tahmin ediliyor.

    'Kırmızı cüceler' ise Samanyolu'nda en çok bulunan yıldız türü. Güneşe en yakın 100 yıldızın 80'i bu gruptan.

    Samanyolu'ndaki 100 milyar kadar yıldız arasında güneşten daha büyük ve daha sıcak olan yıldızların (O ve B sınıfı mavi dev yıldızlar, A sınıfı beyaz ve F sınıfı sarı-beyaz yıldızlar) oranı ise yalnızca yüzde bir.

    Güneşin de dahil olduğu G sınıfı sarı yıldızların oranı yüzde 4'ken güneşten daha küçük olan turuncu yıldızların toplama oranı yaklaşık yüzde 15 .

    Güneşten çok daha küçük ve çok daha soğuk olan 'kırmızı cüce' türü yıldızlarsa, toplamın yüzde 70'iyle en büyük grubu oluşturuyor.

    Geri kalan grubu da kütleleri güneşe yakın olan yıldızların, ömürlerinin sonunda dış katmanlarını uzaya saldıktan sonra sıkışıp dünya boyutlarına kadar çökmüş merkezleri olan 'beyaz cüceler' oluşturuyor.
#02.12.2005 00:04 0 0 0
  • Japon araştırmacılar, cerrah adaylarının eğitimi için bir robot geliştirdi.

    Nagoya Üniversitesi araştırmacıları, damarlara yapılması gereken hassas müdahaleler konusunda cerrah adaylarının eğitim almasına olanak sağlaması için 'mikro-cerrahi' robotu geliştirdi.

    Robotun geliştirilmesindeki amaç ise cerrah adaylarının, zor damar müdahalelerinde riske girmeden ameliyat yapabilmelerine olanak sağlamak.

    Cerrah adayı tarafından yönlendirilen robot, gerçeğe çok yakın şartlarda gereken teknikleri inceleme fırsatı sağlıyor.

    Robotun prototipi, Tokyo'da devam eden 'Uluslararası Robot Fuarı'nda dört gün boyunca sergilenecek.
#02.12.2005 00:01 0 0 0
  • İngiltere'de yapılan araştırmalar, yaratıcı ve sanatçı ruhlu kişilerin daha çok ilişki yaşadığını ortaya koydu.

    Newcastle Üniversitesi bilim adamları Daniel Nettle ve Helen Clegg, araştırmaları için 40 yaş grubundaki 425 kişinin sanata yatkınlıkları ve cinsel yaşamlarını inceledi.

    Bilim adamları, sanatçıların daha çok cinsel partnerlerinin olmasını, sanatçı yapan özelliklerin çekici de yapmasına bağladı.

    Sonuçları Kraliyet Bilim Cemiyeti tarafından yayımlanan araştırmaya göre, şair ya da ressam profesyonel bir sanatçının hayatına giren ortalama sevgili sayısı, sanatçı olmayan bir kişinin hayatına giren insan sayısından çok daha fazla.

    Araştırma sonuçlarını değerlendiren Dr. Daniel Nettle da yaratıcı insanların çevre tarafından çok çekici bulunmaları ve dikkat çekmeleri nedeniyle çok fazla eş değiştirebildiklerini söyledi.

    Dr. Daniel Nettle, ''karizmatik bu tipler, insanları kendilerine çekiyor'' yorumunda bulundu.

    İngiliz gazeteleri ise araştırma sonuçlarına dayanarak, sanat alanında ün yapmış Lord Byron ve Picasso gibi isimlerin aynı zamanda birer ünlü 'çapkın' olarak tanınmalarının altında onları diğer insanlardan farklı kılan sanatçı kişiliklerinin bulunduğunu yazdı.
#01.12.2005 23:59 0 0 0