11.02.2005
saat: 03:25
:elmas:
Bu gece yine nöbetteyim
Senin için birşeyler karalamak geldi içimden
Sen mışıl mışıl uyurken huzurda ben nöbetteyim
Ruhumda ruhunu hissettim
Ben de uyusam kaçıcak gibi geliyor
Yıldızlar kadar uzaksın bana
Onlara ulaşmak kadar imkansızsın bana
Gözlerimde gözlerini gördüm
Yumsam kaybolacaklar gibi geliyor
Korkuyorum
Korkuyorum sen de kayıp gideceksin diye hayatımdan
Bari sen kal be bitanem
Kal ki güneşi birlikte karşılayalım
Kal ki birlikte savaşalım
Kal ki gücüme güç katasın
Gideceksen de...
Gideceksen de sessizce,acıtmadan git be bitanem
Ben yine nöbette olacağım
Gideceksen bari gecemi,ruhumu,gözlerimi bana bırak
Öyle git...
:elmas:
yarı Kilisli olarak ben de bişeyler yazmak istedim
her yaz gittiğimiz için Kilis'te yaşam hakkında bişeyler söyleyebilirim.
Eskiden kız çocuklarını okutmama fikri daha yoğundu.Şimdilerde üniversite mezunu sayısı oldukça arttı ve aileler bilinçlendi.
Hala devam eden adetleri de kaçınılmaz tabi.Örneğin Ayşecik Parkı çok meşhurdur.Kayınvalide adayları oğullarına kız bakmaya oraya giderler.Hamamlarda kız beğenmek adeti de devam eder.
Bazı ailelerde halen genç kızlar veya gelinler dışarı yalnız çıkamazlar.Anneleri,eşleri veya kayınvalideleriyle çıkarlar.
Düğünleri ve yemekleri bence muhteşem.
Yine eskiden çok fazla Halepten gelen araplar yaşardı.Kaçak ürünler satılırdı Tarihi eser çarşılarında.Fiyatları çok uygun olurdu.
Şimdilerde herşey değişti tabi.Hızla gelişti.Özellikle il oldutan sonra.
Ancak arnavut kaldırımı taşlarını,at arabalarını çok özledim.Yollar asfalt ve otomobil çoğunlukta bir il oldu.
Hava kirliliği de cabası...
arkadaşlar bugün kendime yaptım.ne bulduysam koydum içine ama süper oldu.tavsiye ediyorum.bu arada sadece kendim yiyeceğim için 250 gr mantar kullandım.1 kilo mantar için siz artık malzemeleri 4 le çarparsınız
Malzemeler:
mantar,küçük soğan,2 diş sarmısak,2 küçük domates,2 biber,kimyon,kırmızı biber,köfte baharatı,tuz,karabiber,bir tutam dereotu
Yapılışı:
mantarları temizleyip yıkadıktan sonra tencereye çok az su koyarak 5 dk.haşlayın.(mantarlar sulandığı için fazla suya gerek yok)sonra mantarları süzdürüp ufak ufak doğrayın.bi kenarda dursunlar.
sıvı yağda doğranmış soğanları pembeleşinceye kadar kavurun.ardından biberleri atın.öldükten sonra rendelenmiş domatesi koyun.biraz piştikten sonra mantarları ilave edin.sıra baharatları koymaya geldi.tuz,karabiber,köfte baharatı,kimyon,kırmızı biber(acı olunca daha lezzetli olur bencee) ekleyin.kısık ateşte mantar pişene kadar ve ara ara karıştırarak bekleyin.bu arada çok az su takviyesi gerekebilir.en son dereotunu ilave ederek ocaktan alın.
Kıskançlığın ölçüsü kaçtığında yan etkileri hayli ağır oluyor. Uzmanlar, kendisi ya da eşi kıskanç olanlar için önemli bir 'rehber' hazırladı...
Genç- yaşlı, kadın-erkek herkes hayatında en az bir kere kıskanır. Aşık olunan kişinin başkasına ilgi göstermesi, şüpheli davranışlar, aldatma... Kıskançlık hem kıskananın hem de kıskanılanın hayatını zehir edebilir. Ara sıra yapılan kıskançlık, bir ilişkinin canlı kalmasını sağlayabilir, ancak rahatsız edici ve mantık dışı boyutlara ulaştığında, çok zarar verici olabilir.
Değişik duygular
Kıskanan insan birçok duyguyu aynı anda yaşar, aklından bin türlü düşünce geçer, bir sürü farklı davranış biçimleri sergiler.
Düşünceler: İçerleme, suçlama, kendini rakiple kıyaslama, imajın sarsılmasından korkma, kendine acıma...
Davranışlar: Kendini bitkin hissetmek, titremek ve terlemek, sürekli soru sormak ve karşındakinden sürekli güvence istemek, saldırgan davranışlar, hatta şiddet...
Kıskançlık dozunda olduğu sürece, var olan bir ilişkinin korunmasını bile sağlayabilir. Kişilere, sevgililerinin, eşlerinin çantada keklik olmadığını hatırlatır. Karşındakine emek vermeye, onun kendisini değerli hissetmesi için çaba göstermeye yöneltir. Üstelik duyguları güçlendirir, aşkın ateşlenmesini sağlar ve sevişmeleri daha ihtiraslı kılar. Ama bir de aşkın dozunda olmadığı durumlar var...
Ölçüsü kaçarsa...
Bazen kıskançlıkta ölçü kaçar. Örneğin eşi eski bir arkadaşıyla dans ettiği için bir erkek kavga çıkarabilir veya kadın eşinin yeni patronu güzel bir kadın olduğu için çileden çıkar. Bu tarz kıskançlıklar gerginlik yaratır. Karşıdaki, kıskançlığa mahal vermemek için sürekli temkinli davranmak, tetikte olmak zorunda hisseder. Durumun farkında olan kıskanç taraf ise kendini suçlama ve haklı çıkarma arasında gidip gelir. Çiftlere bazen hayatı zehir eden, ayrılmalarına bile yol açan kıskançlık duygusuyla başa çıkmak aslında hiç de kolay sayılmaz. Uzun zaman ve emek isteyen bir mücadele olabilir. Kıskançlığınızın çocukluğunuzda yaşadıklarınızdan kaynaklandığını düşünüyorsanız, bir psikolağa başvurmanızda yarar var. Çocukluğunuzla ilgili bağlantı kuramıyorsanız o zaman şu noktaları gözden geçirmeniz faydalı olabilir:
Haydi deneyin! - Kıskançlığınızın gerçekçi olup olmadığını gözden geçirin.
- Onu neden kıskandığınızı düşünün. Gerçekten ilişkinize yönelik bir tehdit söz konusu mu? Sizin tavırlarınız ilişkinizi kötüleşmesine neden mi?
- Kendi kendinize telkin edin.
- Kıskançlık belirtileri hissettiğinizde partnerinizin sizi sevdiğini, size bağlı olduğunu ve saygı duyduğunu hatırlayın.
- Sevilmeye layık, hoş bir insan olduğunuzu ve ters giden bir şeylerin olmadığını söyleyin kendi kendinize...
- Partnerinizden güvence isteyin. Kıskançlıkla başa çıkmanın iyi bir yolu da partnerinizden güvence istemek.
Temel tarih dersinde. Tarih öğretmeni sırayla sözlü yapıyor,
sıra Temel'e geliyor:
-"Söyle bakalım Temel, Osmanlı devleti ile
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu kaç kere savaştı?"
Temel düşünüyor:
-"Beş keredir öğretmenum!"
-"Say bakalım bu savaşları?"
-"Haçan pir, iki, üç, dört, peş..."
Üç basamaklı herhangi bir sayıyı iki kere yan yana yazarak elde ettiğimiz yeni sayı kesinlikle 7, 11, 13, 77, 91, 143, 1001 sayılarına kalansız olarak bölünür.Sebebini düşünün: