1980 li yıllar,Kastamonuda bir arkadaşımın fabrikası,o yıl iyi bir kazanç sağlar.Bu kazancın bir kısmını işçilerine dağıtmak ister,hatta işçilere paralar dağıtılır.Bunu duyan sendika yöneticileri çok sinirlenir ve "İşçimiz zam alacaksa veya işçimize ekstra ödeme yapılacaksa,bunu ancak biz istediğimiz için kabul edebiliriz,bizim haberimiz olmadan işçiye böyle bir para ödeyemezsiniz" diye olaya karşı çıkarlar.İşçilere para verilmesini engellerler.İşte Türkiyedeki sendikaların ve sendikacıların içyüzünü gösteren bir olay.
1963 Yılında Ağrı 12.Piyade Tümen Karargahında askerlik yaptığım sırada,"Hayatında ilk defa sabun gören bir Türk vatandaşı gördüm." dersem,bilmem inanır mısınız ?
Kim ne derse desin,o beğenmediğiniz Erdoğan,Türkiye Cumhuriyetinin gelmiş geçmiş en iyi başbakanıdır,iktidar da en iyi iktidarıdır.Erdoğanın beğenilmemesinin tek sebebi nedir biliyor musunuz ? İmam Hatip mezunu oluşu.Laik kesim bunu içine sindiremiyor.Karısının başı kapalı,laik geçinen o koca kaçkını entel geçinen hanımlar da bunu çekemiyor. Yoksa adamlar ülkeyi gayet güzel yönetiyor.Tavsiye ederim Türkiyeye bir de dışarıdan bakın,dış basını takip edin.
Bir CHP liden de böyle bir fetva beklenir.Bu chp işte bunun için iktidar olamıyor.Adamların dinle imanla alakaları yok,üstelik halkın inançları ile dalga geçiyorlar.Ondan sonra da halktan oy bekliyorlar.Bu kafayla daha çok beklerler.Atatürk,Anıtkabirden şöyle bir doğrulsa,inanın bunları sopa ile kovalar ve partiyi kapatır.
Selahattin Canka,Bitpazarı adlı kitabında anlatıyor.
Milli Birlik Komitesi üyelerinden Orhan Erkanlı,ihtilalden sonra yeni anayasayı hazırlamak üzere,anayasa profesörlerinden kafasına uyanları toplar ve bir kurul oluşturur.Bu kurul ilk toplantısını yapmak için bir araya gelir.Kapılar kapatılır,saatlerce tartışırlar.Dışarıda bulunan Milli Birlik Komitesi temsilcileri "Hocalar işi ciddiye aldı."diye düşünmektedirler.Nihayet toplantı biter,üyeler yakınarak dışarı çıkarlar.Meğer içerde saatlerce yeni anayasayı değil,kurula kimin başkanlık edeceğini tartışıyorlarmış.Anlaşamamışlar ve Milli Birlik Komitesinden,kurula başkanlık etmesi için bir temsilci gönderilmesini isterler.O zaman rütbesi yüzbaşı olan Ahmet Er kurula temsilci olarak gönderilir.Ahmet Er sonraları şunları söyler :"Yahu arkadaşlar ben bu koca koca profesörleri bir şey sanırdım.Bir halttan anladıkları yok,hepsi zır cahil.Sıkıştıkları zaman ben ne söylediysem Bravo dediler."
İşte yıllar önce Demokrat Parti iktidarını devirip başbakanını ve iki bakanını astıran zihniyetin hazırladığı anayasanın hazırlanış öyküsü.
Uzmanlar,yemekten sonra yapılmaması gereken şeyleri şöyle sıralıyor.
1.Yemeğin hemen ardından yakılan tek bir sigara,10 sigara içmeye eşdeğer sayılıyor.(İster zengin ol,ister fukara,yemekten sonra yak bir sigara diyenlere duyurulur.)
2.Yemeğin hemen üstüne yenilen meyve,midenin hava ile dolmasına sebep oluyor,gaz yapıyor.
3.Yemekten hemen sonra içilen çay,tükettiğimiz gıdalardan aldığımız proteinleri geç sindirmemize sebep oluyor.
4.Yemekten sonra kemer gevşetmek,bağırsak düğümlenmesine sebep olabiliyor.
5.Sofradan kalktıktan hemen sonra alınan duş,kan akışını el ve ayaklara doğru çoğaltırken,mide etrafındaki kan akışını ise azaltır.
6.Yemekten hemen sonra uyumak için sakın ha sakın yatmayın.
(Uzmanların yaptığı araştırmalar sonunda yayınlanan rapordan alıntı)
Sonuç olarak şöyle diyebilirmiyiz? İslamın olmazsa olmaz şartlarını hafife alıp kabul etmeyenleri kesinlikle müslüman değildir.Bu durum sünniler için de geçerlidir.Bir müslüman,islamın şartlarını yerine getirmeyebilir,o zaman günahkardır ama inkar eder veya alay ederse dinden çıkar.Alevilerden islamın şartlarına inanan,yerine getirenleri müslümandır.Gerçi ben hiç camiye giden veya ramazanda oruç tutan alevi görmedim.Ama biz şöyle bağlayalım isterseniz "Lailahe illallah Muhammederresulullah" diyen herkes müslümandır.
Lütfen cahilliğime verin,ben böyle bir grubu ilk defa duyuyorum.Kardeşim bu yarışmaya yıllardır katılıyoruz,bunu milli bir mesele yaptık.Katılmasak ne olur yani,"Türkiye katılmadı" diye Avrupalı matem mi tutar.Yarışma yapılıyor,kazanan hiç de öyle aşırı bir sevinç yaşamıyor.Ama biz,sondan ikinci olmayı bile başarı sayıyoruz.Kazara bir defa birinci olduk,sevinçten çıldırıyorduk nerede ise.Bırakın bu işleri sayın ilgililer,memleketi nasıl daha ileri götürebiliriz diye uğraşın.İlle de bu yarışmaya katılacaksanız,Tarkanı götürün,Sandalı götürün.Hiç olmazsa adamlar az buçuk dışarıda da tanınıyorlar.Ne o öyle Yüksek Sadakatmiş.Bir sürü masraf edilecek,adamlar yarışmaya gönderilecek,hele hele kazara bir de ilk 20 ye girerlerse,oh değmeyin Türkiyenin keyfine.
Değerli arkadaşım,maaş konusu kokuşmuş düzenle alakalı mı bilemem de.Aynı tahsil düzeyinde olsa bile,insanların yetenekleri farklıdır.Diploma dereceleri bile aynı olan insanlar,farklı maaş alıyorsa,adam okuldan sonra kendini geliştirmiş,çalıştığı konuda uzmanlaşmıştır.Az maaş alan da hiçbir gelişme göstermemiş,mezun olduğu gibi kalmıştır.Örneğini ailemden vereyim.Damadım,sıradan bir üniversiteden mezun endüstri mühendisidir,bugün 10.000 tl.maaş almaktadır,bir fabrikanın genel müdürüdür.Yanında çalışan ODTÜ mezunu mühendisler,3 ile 5 bin liraya çalışmaktadır.Rızkı Allah verir ama,herkesin çalışmasına,becerisine göre verir.Ben böyle düşünüyorum.
Bir gazetede okudum.Bir havaalanının dış hatlar terminalinde çalışan personele Noel Baba başlığı takmaları emredilmiş.Bir kısım personel karşı çıkmışsa da mecburen başlıkları takmışlar.Amaç AB ülkeleri halkına şirin görünmek.Kardeşim istediğiniz kadar yalakalık yapın,AB sizi kabullenmiyor.Bari küçük düşürmeyin kendinizi,tabi dolayısıyla koskoca Türkiyeyi.Bir başkası da çıksa,personele araplara şirin görünmek için "Başörtüsü takacaksınız"dese ve de başörtüsü takılsa,bakın neler olur.Başta Kılıçtaroğlu ve etrafındakiler,Genelkurmay,yüksek yargı bilhassa yargıtay başsavcısı olacak adam,barolar,Aydın Doğanın paçavraları "İrtica hortladı,yetşin halifelik geliyor,laiklik elden gidiyor." diye yeri göğü inletmezler mi? Ama Noel Baba başlığına,müslüman kesimden hiç ses çıkmıyor.İslami kesim uyuyor.Bir de Türkiyenin %99 u müslüman olduğu söylenir.Ben inanmıyorum bu yüzdeye ve diyorum ki Türkiye nüfusunun %50 si bile müslüman değil.
Doğuda ve Güneydoğuda yapılan askeri harekat sırasında,çarpışmalar oluyor,yaralanan pkk lıları hastahaneye götürüp tedavilerini yapıyoruz.Ölenleri de ailelerine teslim ediyoruz.Aileler bu leşleri törenle gömüyorlar,hatta bunlara anıt mezar yapanlar bile var.Cenaze törenlerinde olaylar çıkarıp,askere ve polise saldırıyor,etrafı yakıp yıkıyorlar.Bu cenazeleri ailelerine teslim etmek mecburiyeti mi var kardeşim,bırakın geberdiği yerde kalsınlar,ne olursa olsun,ister ailesi alsın,isterse kurda kuşa yem olsun(Bunların leşlerinden hayvan yemi de olmaz ya)Hatta bir yerde okudum.Yaralanan teröristi,Mehmetcik sırtında taşıyarak hastahaneye götürmüş.Hayatımda tavuk bile kesmedim,ama benim askerime,polisime kurşun atan o itlere hiç acımam,yaralı ise,bir kurşun da ben sıkar,o leşi orada bırakır giderim.
Birahanelerde kadın garson çalışmasını uygun bulmuyorum.Bizim vatandaşlar,iki kadeh birşey içince hemen sarhoş olur veya sarhoş numarası yapar ve başlar nara atmaya.Bu ara etrafta değil kadın garson,dişi sinek bile görse sarkıntılık yapar,etrafa söver durur.Ama ben,sarhoş olup da kendi anasına söveni hiç görmedim nedense.
Son yıllarda tam tersi oluyor.Bakıyorsunuz kadın 60 yaşında,21 yaşında bir sevgili bulmuş ve adı da "Çıtır sevgili",Delikanlı ile birkaç ay oynaşıp,bir başka çıtır buluyorlar.Gazeteler bunun gibi haberlerle dolu.
En iyisi cep telefonunu hiç kullanmamak.Ama millet öylesine alıştı ki,kendileri kullandığı yetmiyormuş gibi,bir de ilkokul çağındaki çocuklarına bile alıyorlar.Zararlı olduğunu söylüyorsun "Falancanın çocuğunun var,bizimkinin niye olmasın" diyorlar.Ne diyeyim,Allah akıl fikir versin.