MiSS-FENER

MiSS-FENER

Üye
18.05.2006
Genel Kurmay Başkanı
461.942
Hakkında

  • Gezginler İçin Unutulmaz Adalar - Kolektif - Gezginler İçin Unutulmaz Adalar Kitap Özet

    Kitap Özet

    Yeni bir plazma televizyon almak yerine uçak bileti almayı, işe gitmek yerine havaaalanına gitmeyi seçenler için hazırlanan heyecanlı dizinin dördüncü kitabı 'Gezginler İçin Unutulmaz Adalar' dünyanın bir ucundan bir diğer ucuna, adaların saklı güzelliklerini gün ışığına çıkarıyor. 11 ay gibi kısa bir sürede kırk farklı adaya Steve Davey ve Marc Schlossman tarafından yapılan gezilerin fotoğraflarla birlikte sunulmuş keyifli öykülerini bulacağınız bu çalışmada, kulağınıza en tanıdık gelen lokasyonların bile daha önce gösterilmeyen yerleri ele alınmış. Yalın güzellikleri ve huzur dolu atmosferiyle Kenya'dan Botsvana'ya, Tokyo'dan Portekiz'e ve Bahamalar'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada yer alan birbirinden güzel adaları tanımak isteyenler 'Gezginler İçin Unutulmaz Adalar'ı kaçırmamalı...

    Kitap Kapak

    noimage

    Gezginler İçin Unutulmaz Adalar
    Kolektif
    Boyut Yayınları
    Baskı Tarihi: Ağustos 2009
    ISBN: 9789752306080
    Sayfa: 256
#15.08.2009 18:44 0 0 0
  • Raymond E. Feist - Raymond E. Feist Kimdir - Raymond E. Feist Resimleri - Raymond E. Feist Biyografisi - Raymond E. Feist Hakkında

    Tam adı Raymond Elias Feist olan Amerikalı yazar 1945 senesinde Kaliforniya'da doğmuştur. Güney Kaliforniya Üniversitesi İletişim Sanatları bölümünü 1977 senesinde onur derecesiyle bitirmiştir.

    Üniversite yıllarında bilgisayarda oynanan fantastik role-playing oyunları ile tanışmış ve fantastik dünyasının geçtiği yer olan Midkemia da bu yıllarda şekillenmiştir.

    İlk romanı olan Büyücü 1982'de Doubleday Yayın Şirketi tarafından piyasaya sürülmüş ve bir milyondan fazla basılmıştır.
    Feist şu an çocukları ile birlikte San Diego'da yaşamaktadır.

    Türkçe'ye Çevrilmiş Kitapları

    Gedik Savaşları Efsanesi

    Büyücü Çırak (1982)
    Büyücü Usta (1982)
    Gümüşdiken (1985)
    Sethanon'da Karanlık (1986)

    Gedik Savaşları'nın Ardından

    İhanet (1998)
    Kiralık Katiller (1999)
    Tanrıların Gözyaşı (2001)

    Gedik Savaşları Dünyasından

    Asilkan Prens (1989)
    Kralın Korsanı (1992)

    Yılan Savaşları Efsanesi

    Karanlık Kraliçenin Gölgesi (1994)
    Tüccar Prens'in Yükselişi (1995)
    İblis Kralın Öfkesi (1997)
    Kırık Tacın Parçaları (1998)

    İmparatorluk Üçlemesi

    İmparatorluğun Kızı (1987)
    İmparatorluğun Hizmetkarı (1990)
    İmparatorluğun Hanımefendisi


    Türkçe'ye Çevrilmemiş Kitapları

    İmparatorluk Üçlemesi

    Mistress of the Empire (1992)

    Legends of the Riftwar

    Honoured Enemy (2001)
    Murder in LaMut (2002)
    Jimmy the Hand (2003)

    Conclave of the Shadows

    Talon of the Silver Hawk (2002)
    King of Foxes (2003)
    Exile's Return (2004)

    Darkwar Saga

    Flight Of The Nighthawks (2005)
    Into a Dark Realm (Not Released)
#15.08.2009 18:42 0 0 0
  • Gezginler İçin Unutulmaz Şeyler - Kolektif - Gezginler İçin Unutulmaz Şeyler Kitap Özet

    Kitap Özet

    Steve Watkins ve Clare Jones tarafından kaleme alınarak özel çekilmiş fotoğraflarla hazırlanan 'Gezginler İçin Unutulmaz Şeyler', sıra dışı coğrafyalar üzerindeki yaşamları keşfetmenize yardımcı olacak heyecanlı bir serüven niteliğinde. Kısa bir geziye bile sığdırabileceğiniz masalsı etkinliklere yer verilen kitapta, unutulmaz kılınmış kentleri, dağları, denizleri, ırmakları keşfetmeniz için düşünülmüş güzergahlar yer alıyor. İsveç'te köpekli kızak gezisi, Ambiya'da rafting, Moğolistan'daki savaşçıların hayatı, Nepal Himalayalar, İzlanda'nın termal kaplıcaları kitapta yer alan başlıklardan yalnızca birkaçı. Keyifli ve coşkulu deneyimlere tanık olmak ve kendilerine yeni güzergahlar belirlemek isteyenlere duyurulur...

    Kitap Kapak

    noimage

    Gezginler İçin Unutulmaz Şeyler
    Kolektif
    Boyut Yayınları
    Baskı Tarihi: Ağustos 2009
    ISBN: 9789752306103
    Sayfa: 256
#15.08.2009 18:38 0 0 0
  • Konu: John Fante
    John Fante - John Fante Kimdir - John Fante Resimleri - John Fante Biyografisi - John Fante Hakkında

    John Fante (d. 8 Nisan 1909 - ö. 8 Mayıs 1983) İtalyan asıllı ABD'li romancı, kısa hikâye yazarı, senarist.

    noimage

    John Fante`nin babası duvar işçisi Nick Fante bir İtalyandı. Yüzyılın başında ABD`ye göç etti. 8 yıl sonra da oğul John dünyaya geldi. Boulder`da yetişti, Colorado Üniversitesi`ne kayıt yaptırdıysa da eğitimini tamamlamamadı, 20 yaşındayken okuldan ayrıldı. 1918`de ABD vatandaşı olan baba Nick Fante, 1929 yılında ailesini terk etti. Babanın da ayrılmasıyla aile gittikçe fakirleşti. John da Kaliforniya`ya gitti, bir balık fabrikasında çalışmaya başladı, kısa bir sonra da annesini de yanına aldırdı.

    Balık fabrikasında çalışmaya başlayınca hayatı bir düzene girdi. Boş zamanlarında sürekli okuyan Fante, işçilikten arta kalan zamanlarda sürekli hikâyeler yazmaya başladı. 1933`te ilk romanı Los Angeles Yolunu bitirdi, bu kitapla birlikte aynı zamanda hep başkahraman olarak kalacak Arturo Bandini de doğuyordu. İlk kitabı yayınevlerince provokatif olduğu gerekçesiyle reddedildi. [[1938] yılında ilk romanı yayımlanabildi, Bahara Dek Bekle, Bandini. 1939 yılında da Charles Bukowski`nin öve öve bitiremediği Toza Sor yayımlandı.

    Daha sonra Hollywood`a doğru kaymaya başlayan Bandini, ünlü yönetmenlerle (Orson Welles, Francis Ford Coppola) ahbap oldu. Yazın dünyasından yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı, evlendi. Edebiyat dünyasına Hayat Dolu`yla geri döndü fakat eski hırçın hali biraz geride kalmış gibi gözüküyordu. Hayat Dolu`nun senaryosuyla Oscar`a aday oldu. 1955`te şeker hastası olduğunu öğrendi, giderek sağlığı bozuldu, kör oldu ve iki bacağı kesildi. Son romanını karısına söyledi o yazdı : Bunker Tepesi Düşleri (1982). Ertesi yıl da öldü.
    Ömrünün son yıllarında Bukowski hep Fante`nin yanında oldu. Black Sparrow Press`e baskı yaparak Fante ölmeden kitaplarının tekrar basılmasını sağladı. Ona adeta tapan Bukowski, zamanında fazla ilgi gösterilmeyen Toza Sor`un en sevdiği kitap olduğunu yineleyip durdu. Arturo Bandini serisinin tekrar popüler olmasını sağladı. 2000`de John Fante biyografisi "Full of Life: The Biography of John Fante" piyasaya çıktı. 2003`de The Fante Reader takip etti, bu kitapta da bazı öyküleri ve mektupları yer alır.


    Kitapları

    Bütük kitaplar Parantez Yayınları tarafından basıldı ve tüm seriyi Avi Pardo çevirdi.
    Toza Sor 1939 - 1980, Parantez - 2000
    Gençliğin Şarabı 1940, Parantez- 2000
    Hayat Dolu 1952 - 1988, Parantez 2000
    Bunker Tepesi Düşleri 1982, Parantez 2001
    Üzümün Kardeşliği Parantez 2003
    Bahara Kadar Bekle, Bandini 1938 - 1983, Parantez 2003
    1933 Berbat Bir Yıldı Parantez 2004
    Roma`nın Batısı Parantez 2004
    Los Angeles Yolu 1985 - Parantez 2005
    Büyük Açlık (Öykü kitabı 1932-59) - Parantez 2005
#15.08.2009 18:36 0 0 0
  • Gezginler İçin Unutulmaz Yolculuklar - Kolektif - Gezginler İçin Unutulmaz Yolculuklar Kitap Özet

    Kitap Özet

    Dünyanın farklı coğrafyalarından birbirinden keyifli seçenekleri aktaran 'Gezginler İçin Unutulmaz Yolculuklar', okuyucularını şaşırtıcı ve olağanüstü yolculuklara davet ediyor. Uluslararası gezi yazarı ve fotoğrafçı Steve Watkins ve Clare Jones tarafından hazırlanan müthiş manzaraların görselleriyle dolu bu kitapta, gerçek bir yolculuğa çıkmanın keyfi detayları ile birlikte aktarılıyor. Watkins ve Jones'un yaptıkları yolculuklar arasında en sevdikleri otuz lokasyona yer verilen 'Gezginler İçin Unutulmaz Yolculuklar' hayatları boyunca unutmayacakları yolculuklar yapmak isteyenler için dopdolu bir kaynak niteliği...

    Kitap Kapak

    noimage

    Gezginler İçin Unutulmaz Yolculuklar
    Kolektif
    Boyut Yayınları
    Baskı Tarihi: Ağustos 2009
    ISBN: 9789752306127
    Sayfa: 256
#15.08.2009 18:33 0 0 0
  • Anaokullarında Kullanılan Araç Ve Gereç Listesi - Anaokullarında Kullanılan Araç Listesi - Okul Öncesi Eğitim

    1. Bahçe Oyunları Araç ve Gereçleri:

    1. Çocuk ormanı
    2. Tahterevalli
    3. Sabit ve seyyar merdivenler (dikey, yatay eğik)
    4. Uçları takozlu, hafif çamdan çeşitli boy ve ende tahtalar
    5. Çeşitli yükseklikte eşekler
    6. Büyük tahta sandıklar
    7. Silindir biçiminde fıçılar
    8. Etrafı çevrili, tahta veya lastik oturaklı salıncaklar
    9. Üç tekerlekli bisikletler
    10. İtilip çekilebilecek araba ve vagonlar
    11. Çeşitli boyda toplar
    12. Fasulye torbaları
    13. İçinde kürekler, el arabaları, kalıplar, kovalar, elekler, ufak tahta oyuncaklar bulunan kum havuzu
    14. Otomobil lastikleri
    15. Atlamak, çekmek ve tırmanmak için ipler
    16. Çemberler
    17. Lastik halkalar
    18. Kayma oluğu

    2. Oyun Odası İçin Araç ve Gereçler:

    1. Tahta blokları
    2. İçi boş hafif kutular
    3. Seyyar (gezici) kayma, tırmanma, sallanma araçları
    4. Resim-iş araçları;

    a) Boyalar: Sulu boya, kalem boya, mum boya, oil pastel, guaj (kalın boya, parmak boyası, renkli tebeşir, kalın kalem, kömür kalem, ispirtolu renkli kalem.)
    b) Kağıtlar: Resim kâğıdı, kaba kasap kâğıdı, renkli ince kâğıt, karbon kâğıdı, akordion kâğıdı, yıldız kağıdı, paket kâğıdı, tırtıllı ambalaj kâğıdı, kese kâğıtları, renkli karton, parlak elişi kâğıdı, ince kâğıt, selefon kâğıdı, gazete kâğıtları; renkli, resimli dergi ve afişler...
    c) Fırçalar: Kaim fırçalar, eski dış fırçaları temizlenerek kullandırılmalıdır.
    d) Yapıştırıcılar: Kla, uhu (ağıza alınmamalıdır) tutkal, plastik tutkal
    e) Uçları küt olan makaslar
    f) Çeşitli ek araçlar ve gereçler: Çeşitli makaralar, fasulye, çeşitli kutular, mantarlar, pamuk, yün, tüy, yonga, talaş, yer fıstığı, mısır patlağı, deniz kabukları, tahta parçaları, ceviz kabuklan, yumuşak teller, resimli dergi ve kataloglar, bez parçaları, eski pullar, tekerlekler, kordela parçaları, renkli plastik parçaları, mukavva ambalaj kutuları, tehlikesiz hale getirilmiş konserve kutuları, film makaraları, plastik şişeler, tuvalet kağıdı bobinleri, püskürtme işi için delikli tel parçaları...

    3. Dıratmatize oyunlar İçin Araç ve Gereçler:

    1. Evcilik oyunu için: Bebekler, bebek oyunu eşyaları, elbise ler, dolaplar, araba, yatak örtüsü, yastık, yemek ve mutfak takımları, telefon, kova, saat, leğen, faraş, süpürge...
    2. Satıcılık için: Terazi, kavanozlar, ağırlık ve hacim, uzun luk ölçüleri
    3. Büyüklere ait eski giysiler; bot, çizme, şapka, uzun etek, yelek, camsız gözlük, kravat, çanta, önlük, eldiven...
    4. İçine binilebilen araba ve otomobiller

    5. Büyük boy, içi boş, hafif kutular ve kontraplaklar Not: Zehirli boya ve yapıştırıcılardan sakınılmalıdır.

    4. Müzik Araç ve Gereçleri:

    Piyano, gramofon, pikap, plaklar, ziller, çember, tencere kapağı, tahta çubuklar, trampet, kastanyet, ksilofon, tefler, marakas, içlerine çeşitli seviyelerde su konmuş bardaklar, gam se si verdirilecek takım...

    5. Masa Etkinlikleri İçin Araç ve Gereçler:

    1. Ufak boy inşaat tahtaları
    2. Geçme ve takma oyuncaklar
    3. Boncuklar ve boncuklu oyuncaklar
    4. Çekiç, çivi, yumuşak çakma tahtası
    5. Şekil tahtaları (renk, şekil, boy farkları için kalıplar)
    6. Resim tamamlama tahtaları (puzzles)
    7. Dominolar: noktalı, renkli, resimli, rakamlı ve harfli...
    8. Tombalalar
    9. Mozayik oyunları
    10. Tahtadan ufak evler, ağaçlar, hayvanlar ve trafik araçları
    11. Boyama kitapları
    12. Örgü takımları: çerçeve veya makara ile bez, yün ve kağıt..
    13. Duyuları geliştirecek oyunlar:
    a) Ağırlık farkları (aynı boy gözlerle)
    b) Boy ve şekil farkları (Kapalı gözle de oynanır.)
    c) Sertlik farkları (zımpara kağıtlarını sıralayarak)
    14. Kil, plâstilin veya tuzlu hamur: Tuzlu hamurun yapılışı: tuz, un karışımı ile hamur yapılır.
    15. Kâğıt hamuru ile maske ve kukla yapılabilmektedir. Bu hamurun yapılışı, gazeteler ufalanır, 8 gün ıslatılır, sonra aynı miktar pişmiş kola ya da marangoz tutkalıyla karıştı rılır ve iyice yuğrulduktan sonra kullanılır.
    16. Dikiş kartonları
    17. Kitaplar: Masal kitaplan, resimli kitaplar, boyama kitapları

    6. Duvar resimleri:
    Hayat bilgisi levhaları Resimli masal serileri

    7. Sinema, slide, epidiyaskop, kukla, karagöz

    8. Okulun ilk günlerinde kullanılacak cazip oyun caklar...
#15.08.2009 18:06 0 0 0
  • Ernest Hemingway - Ernest Hemingway Kimdir - Ernest Hemingway Biyografisi - Ernest Hemingway Hakkında

    Ernest Miller Hemingway (d. 21 Temmuz, 1899 - ö. 2 Temmuz, 1961), Amerikalı romancı, kısa-hikâyeci ve gazetecidir. Kısa ve gösterişsiz yazı tarzı ile bilinir.
    Özellikle 20. yüzyıl kurgu romancılığını etkilemiştir. Kahramanları genelde kendisinin bir yansımasıdır ve zor durumlarda gururlarını korumaları gerekir. Hemingway'in çoğu eseri, bugün Amerikan edebiyatının başyapıtlarından kabul edilir.

    noimage

    Oak Park, İllinois'de doğdu. Hemingway, beş çocuklu ailesinin iki erkek çocuğundan birisiydi. Adını, babası ve de amcasının adlarından almıştı. Çocukluğunda eski bir müzisyen olan annesinden müzik dersleri aldı.
    İlk makalelerini lise yıllarında okul gazetesi olan Trapeze'de yayınladı. Yazılarında daha çok Ring Lardner etkisi gözlemleniyordu. 1917 yılında liseyi bitirdi. Lisenin ardından ailesinin isteğinin tersine üniversiteye gitmek yerine Kansas City Star adlı gazetede muhabir olarak göreve başladı.
    Hemingway'in liseden mezun olduğu bu yıllarda Avrupa'da I. Dünya Savaşı başlamıştı.

    Amerika o yıllarda savaş konusunda tarafsız kalsa da daha sonra Nisan 1917 de savaşa girmesinin ardından Hemingway de orduya katılmak için başvurdu. Fakat Hemingway sol gözündeki bozukluktan dolayı orduya alınamadı. Ardından 1917 sonlarına doğru Kızılhaç'ın da gönüllü aldığını duyduğunda ilk başvuranlar arasındaydı. Ocak 1918'de Hemingway'in başvurusu kabul edildi ve ambulans şoförü olarak göreve alındı.

    Kızılhaç ta çalışmaya başlar başlamaz gazetedeki işinden ayrıldı. Gazete de kaldığı kısa zaman içerisinde birçok yöntem ve de teknik öğrendi. Daha sonraki yıllarda o günleri "Gazetecilik yıllarında öğrendiğim kurallar en güzelleri idi ve de tüm yazarlık hayatım boyunca onları unutamadım" şeklinde hatırlayacaktı.
    Avrupa'da ilk olarak vardığı şehir Paris oldu. Orduda bir süre normal bir görevli olarak çalışmasının ardından ambulans şoförlüğüne geçti. 8 Haziran 1918 de birkaç adım ilerisinde patlayan bir Avusturya topu yüzünden ağır şekilde yaralandı. Yardım etmeye çalıştığı İtalyanlardan bir tanesi ölürken diğeri bacaklarını kaybetti. Aynı olay esnasında başka yaralı bir İtalyan askerini cepheye taşımaya çalışırken bacaklarından yaralandı. Yaşananların ardından İtalyan gazetelerinde kahraman olarak ilan edilip, İtalyan hükümeti tarafından Gümüş Onur Madalyası ile ödüllendirildi. Hemingway bu olayı bir mektubunda arkadaşına şu şekilde anlatıyordu: "Bazen savaşta ön saflarda büyük bir gürültü duyarsın, ben de aynı gürültüyü duydum; ardından ruhumun sanki bir mendilin cepten çekilişi gibi benden çekildiğini hissettim. Son olarak ise ruhumun bir bütün halinde tekrar bedenime döndüğünü fark ettim ve de o andan itibaren benim için ölüm yoktu."

    Hemingway bu olayların ardından Milan'da bir hastanede tedavisini tamamlarken hemşire Agnes von Kurawsky ile tanıştı. Bu da onun ölümsüz eserlerinden olan "Silahlara Veda" ( A Farewell to Arms ) adlı eserini yazmasını sağladı. Tekrar Amerika'ya dönen yazar ailesinin iş bulması için yaptığı baskılara rağmen sakatlığından dolayı ordunun verdiği parayla bir yıl kadar işsiz olarak yaşadı. Daha sonra 1921 yılında eşi Hadley Richardson ile tanıştı ve evlendi. Aynı yıl içerisinde Chicago'ya göçtü. Toronto da bulunan Daily Star adlı gazetede yazmaya başladı. Gazetede iş bulduktan sonra ilk iş olarak Paris'e taşındı. Paris yıllarında birçok yazarla tanıştı.

    Kendisine yavaş yavaş da olsa bir isim yapmaya çalıştı ama 1923 yılında eşinin hamile olduğunu fark edince çocuklarının Kuzey Amerika'da doğması için Amerika'ya döndüler. 1924 yılında ilk çocukları doğdu. Hemingway ailesi 1924'te tekrar Paris'e döndü.

    1925-1929 yılına kadar olan dönemde Hemingway kendi yazarlık yıllarının en güzel örneklerini verdi. Bu yıllarda hiç tanınmayan bir yazarken birden bire dünyanın en ünlü yazarları arasında girdi. İlk basılan romanı olan "Güneş de Doğar" adlı kitabı bu yıllarda basıldı. "Güneş de Doğar" adlı eserinde savaş yorgunu bir askerin anılarını anlatan Hemingway 1929 yılında basılan "Silahlara Veda" adlı eseri ile çok büyük yol kaydetti. "Silahlara Veda"'da yaralı bir askerin savaşta bir hemşireye duyduğu aşkı dile getiriyordu. Hemingway böylelikle savaşında anlamsızlığına değinmeyi amaçlıyordu.

    1931 de Avrupa anılarından olan İspanya yıllarına dair "Öğleden Sonra Ölüm" adlı kitabını yazdı. Afrika'da yaptığı turla ilgili yazılarını ise Afrika'nın Yeşil Tepeleri adlı kitabında topladı. 1940 yılında ise en başarılı eserlerinden olan "Çanlar Kimin için Çalıyor" adlı eserini yazdı ve mesleğinde artık zirveye ulaştı. 1942'de Amerikan Deniz Kuvvetleri'ne girdi. 1944'te Fransa çıkartmasına katıldı ve de Paris'in kurtuluşuna şahit oldu.

    1950'de çok da başarılı olmayan "Irmaktan Öteye ve Ağaçların İçine" adlı eserlerini yazdı. 1952'de gerçek başyapıtı olan "Yaşlı Adam ve Deniz" (The Old Man and the Sea) adlı eserini yazdı. Bu kitapta insanın yaşama nasıl bağlanması gerektiği ve de aslında insan yaşamında her şeyin boş olduğuna dair olan fikirlerini belirtti. 1953'te aynı eseri ile Pulitzer Ödülünü aldı. 1954'te ise Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Hemingway çok tutkulu bir yaşamın ardından 1961 yılında Ketchum/Idaho'da kendini av tüfeği ile vurarak yaşamına son verdi.

    Fidel Castro ile kurduğu dostluk ve Castro'nun kişiliği onu çok etkilemiştir. Fidel Castro Hemingway'in ölümünün ardından, başkent Havana'da adına bir anıt yaptırmıştır.

    Hemingway Türkiye'de

    Henüz çok genç bir gazeteciyken Chicago'da kısa bir süre çalıştıktan sonra Toronto Star gazetesinin muhabiri olarak Paris'e gelen Ernest Hemingway, Anadolu'yu ve Trakya'yı işgal etmiş olan Yunanlılar ve onlara karşı kurtuluş mücadelesi veren Türkler arasındaki savaşı izlemek üzere 1922 yılında İstanbul'a da geldi. İstanbul'da bir süre "Grand Hotel de Londres" de kaldı.[1] Büyük Taarruz'un askeri ve politik sonuçlarını yakından incelerken Yunanlıların Doğu Trakya'ı tahliyelerini bizzat izledi. İşgal altındaki İstanbul'daki gözlemleri ile birlikte ileride yazacağı hikâyeler için malzeme topladı. Bu gözlemlerden çıkarararak yazdığı hikâyeleri de haber yazıları gibi belirgin bir şekilde taraflıydı. İşgalci Yunanlıları ve onlara destek veren müttefiklerini desteklerken Mustafa Kemal ve Türkler'e karşı açık bir tavır sergiliyor ve Kurtuluş Savaşı'nın sebeplerini ve haklılığını tamamen göz ardı ediyordu. Türkiye ile ilgili yazdığı hikâyelerden en bilineni İzmir Rıhtımında (On the Quai at Smyrna)'dır. Hikayede işgal kuvvetleri ile birlikte şehirde yaşayan Rumların da İzmir'i terkederken şehirde yaşanan olaylar ve savaşın dehşeti bir deniz subayının ağzından anlatılır.

    Ölü çocuklarını vermeyen Türk kadınlarını anlatırken çok duyarsızdır;

    « "En kötüsü de ölü bebekli kadınlardı, dedi.Kadınların ellerinden ölü bebeklerini alamıyorduk. Altı gün yanlarında taşımışlardı ölü bebeklerini. İmkanı yok vermiyorlardı. Yapabileceğin hiçbir şey yoktu. Sonunda zorla aldık bebeklerini." »

    Kenti boşaltırken Türklere yaramasın diye kendi yük hayvanlarını sakat bırakan Yunanlıları anlatırken sempatiktir;

    « "Yunanlılar da hoş insanlardı. Kenti boşalttıklarında yanlarına alamayacakları yük hayvanlarının ön ayaklarını kırıp hepsini sığ sulara attılar. Ön ayakları kırık sığ suyun içinde tepinen o katırlar. Çok hoş bir şeydi doğrusu. Her şey o kadar hoştu ki." »
#15.08.2009 18:05 0 0 0
  • Gezginler İçin Unutulmaz Yürüyüşler - Kolektif - Gezginler İçin Unutulmaz Yürüyüşler Kitap Özet

    Kitap Özet

    Dünyanın en etkileyici, görkemli ve güzel yürüyüşlerine yer verilen 'Gezginler İçin Unutulmaz Yürüyüşler' dünyayı yalnızca adım adım keşfedebileceğiniz bambaşka bir perspektiften görebilmenizi amaçlıyor. Hem vücudunuzu hem de aklınızı işin içine katarak her şeyi daha derin ve keskin algılamanıza yardımcı olan yürüyüşü seçerek capcanlı bir seyahat geçirebileceğiniz pek çok güzergahın yer aldığı kitap, Boston Özgürlük Parkı'nda bir gezintiden Kyoto'nun tapınakları arasında ruhani bir yolculuğa, Amsterdam Kanalları'ndan İngiltere sahillerine, Coyote Tepeleri'nden Peru'daki İnka Parkuru'na kadar her biri heyecan verici otuz farklı yürüyüşün hikayesini barındırıyor. Steve Watkins ve Clare Jones tarafından kaleme alınan 'Gezginler İçin Unutulmaz Yürüyüşler' dünyada ayak izi bırakabileceğiniz en keyifli rotalar hakkında fikirler veriyor.

    Kitap Kapak

    noimage

    Gezginler İçin Unutulmaz Yürüyüşler
    Kolektif
    Boyut Yayınları
    Baskı Tarihi: Ağustos 2009
    ISBN: 9789752306110
    Sayfa: 256
#15.08.2009 18:02 0 0 0
  • Konu: James Ellroy
    James Ellroy - James Ellroy Kimdir - James Ellroy Resimleri - James Ellroy Biyografisi - James Ellroy Hakkında

    James Ellroy (asıl adı Lee Earle Ellroy, d. 4 Mart 1948, Los Angeles, Kaliforniya), ABD'li yazar.

    noimage

    Dünya çapında kitapları en çok satan polisiye yazarlarındandır. "Telegraf benzeri" yazım tarzıyla tanınır. Bu tarz, yazarın, gerekli sayılabilecek kimi sözcükleri yazmamasına ve cümleleri parçalamasına dayanır. Kitapları, kara mizahı ve Amerikan otoriterliğinin tasvirleriyle dikkat çeker. Anlaşılması güç hikâyeleme tarzı ve acımasızlık derecesinde kötümser bakışı da, yazarın diğer önemli özelliklerindendir. Ellroy'a, "Cinayet Yazarlığının Şeytani Köpeği" ("Demon Dog of American crime fiction") yakıştırması yapılır. Kitaplarından birinin Türkçe baskısı da, bu adla yapılmıştır. (Cinayet Yazarlığının Şeytani Köpeği: James Ellroy)

    Bibliyografya

    1981 Brown's Requiem
    1982 Clandestine
    1986 Killer on the Road (originally published as Silent Terror)

    Lloyd Hopkins Üçlemesi

    1984 Blood on the Moon
    1984 Because the Night
    1985 Suicide Hill
    1998 L.A. Noir (omnibus edition)

    L.A. Dörtlemesi

    1987 Siyah Dahlia (The Black Dahlia), ISBN 9799756133445
    1988 The Big Nowhere
    1990 L.A. Confidential
    1992 White Jazz

    American Yeraltı Üçlemesi

    1995 American Tabloid
    2001 The Cold Six Thousand
    2008 Blood's a Rover

    Kısa öykü ve makaleleri

    1994 Hollywood Nocturnes (UK title: Dick Contino's Blues and Other Stories)
    1999 Crime Wave
    2004 Destination: Morgue!

    Otobiyografi
    1996 My Dark Places

    Konuk editör
    2002 The Best American Mystery Stories 2002

    Kitaplarına dayanan filmler

    1988 Cop
    1997 Los Angeles Sırları (L.A. Confidential)
    1998 Brown's Requiem
    2002 Stay Clean
    2002 Dark Blue
    2006 Cehennem Çiçeği (The Black Dahlia)
    2008 The Night Watchman
    2008 Land of the Living
    2009 White Jazz
#15.08.2009 17:15 0 0 0
  • Okul Öncesi Eğitim Sisteminde Anaokulları Önemi - Okul Öncesi Eğitim - Okul Öncesi Eğitim Sistemi - Okul Öncesi Eğitim Nedir

    bu okullar, 0-6 yaş grubundaki çocukların korunma, bakım, oyun ve eğitimlerini sağlamak amacıyla açılıp gelişmesine gerek görülmektedir. Bu okulların özellikle sanayileşmiş ülkeler de ve bu ülkelerin büyük kentlerinde açılıp gelişmekte oldukları görülmektedir.

    Bilhassa 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar ingiltere ve Ame rika'da bu kurumlar kadınlar tarafından işletilen küçük okul lar, orijinal adıyla (dame school) açılan ve işletilen bu okullar bugünkü anaokullarının örneğini oluşturmuştur. Bu okullar öğretmenlerin kendi evleri olarak etkinlik gösterilen okullardı. Bu okullarda ev işleri, dini eğitim ve alfabe öğretilirdi.

    Bugün işletilmekte olan anaokullarının benzerleri 18. yüz yılın sonlarına doğru ilk olarak J.J. Rousseau'nun "Emil" adlı yapıtının etkisiyle 1799'da küçük çocuklar için özel nitelikli okullar açılmaya başladı. Daha sonra benzeri okullar İngiltere, Almanya, İtalya, İsviçre gibi Avrupa ülkelerinde de açılarak çalışmaya başlamıştır. Fransa'da açılan bu okullar merkezi hükümet tarafından devralınarak "ecole maternelle" (anaokulu) adı verilmiştir.

    Bu okulların İngiltere'de açılması ve etkinlik göstermesi için ilk adım Sanayi Devrimi hamlesi sırasında anne, baba, bü yük kardeşleri saatlerce iş yerlerinde çalışan küçük çocukların
    barınıp korunması için bir dokuma fabrikası sahibi olan Ro bert Owen tarafından atılmıştır. Owen, 1816'da fabrikasında çalışan işçilerin çocukları için İskoçya'nın New Lanark kentin de açtığı okulla öncü olmuştur. Bu ülkede daha sonra açılan okullar ise daha çok ezberciliğe ve ahlâki eğitime önem ver mişlerdir. Oysa ki Robert Owen bu okullarında küçük çocuk lara ilginç etkinliklerle oluşturulacak sağlıklı bir eğitim ortamı sağlamak amacını güdüyordu. Daha sonra ünlü İsviçre'li Pestalozzi'nin geliştirdiği yöntemleri uygulayarak öğretmenler yetiştirmek üzere, 1836'da İngiltere ve Kolonileri için Okul Derneği kuruldu.

    J.H. Pestalozzi'nin küçük çocukların eğitimleriyle ilgili yöntem ve düşüncelerine göre anaokulları; yalnız korunma ve bakım evleri değil aynı zamanda oyuna da gereken önem ve- ren, özgür bir ortamda çocukların dış çevreyi ve kendilerini özgürlüğe alıştırdıkları bir yer olmalıdır. J.H. Pestalozzi'nin bu düşünceleri İtalya'da Mar Montessori'nin, Almanya'da Freidrich Freebel'in, İngiltere'de ise Robert Ovven'in düşünceleriyle çakışıyordu ve benzeşiyordu.

    Pestalozzi'nin öğrencisi Fredrich Froebel, 1837'de Prus ya'nın Blankenburg kentinde Kindergarten adını verdiği (çocuk bahçesi) anaokulunu açmış oldu. Froebel'in bu okulunda da oyuna ağırlık verilerek psikolojik bir eğitim ilkesi benim senmiş oluyordu. Maria Montesori ise İtalya'da ve 1907'de aç tığı Casa da Bambine (Çocuk Evi) anlamında okulu açmıştır. Montesori'de küçük çocukların katı kurallara dayalı bir disip1in anlayışına karşı çıkıyor ve bu yöntemle eğitimin ruhsal ve zihinsel gelişmeyi engelleyeceğini belirtiyordu. Montesoriye göre çocuğun zihinsel kapasitesinin ve ilgisinin belli yaşlarda belli bilgileri almaya açık ve hazır olduğu, değişik duyarlılık dönemlerinin bulunduğu belirtilmektedir. O halde çocuğun kendi seçtiği oyuncak ve arkadaşlarıyla istediği oyunları oyna ması kendisini daha iyi tanımasına yarayacağı gibi çevresiyle de daha iyi ilişkiler kurmasına ve sosyalleşmesine yardımcı olacaktır. Böyle bir etkinlik ortamında öğretmenin işlevi ve gö revi çocuklara yol göstermek ve gerektiğinde yardımcı olmak tır. Montesori'nin bu yöntem ve görüşleri bütün dünyaca be nimsenmiş ve Montesori yöntemi olarak yayılmış ve uygulan mıştır.

    Anaokulu Çocuklarında Beden Gelişimi (3-6 Yaş)

    Çocukların gelişme, olgunlaşma ve hareketlerinin en önemli organları kaslarıdır. Bu kaslar, büyük kaslar (omuz, diz ve kalça kasları), küçük kaslar, (bilek ve parmak kasları) ve ek lemleridir. Bu yaş çocuklarının önce büyük kaslarıyla ilgili ha reketleri öncelik kazanır ve daha sonra da küçük kasları hare kete geçer. Çocuk üçüncü yaşa kadar yürümeyi öğrenmiştir. Bu nedenle çocuk bütün gücünü yürümeye harcar. Hoplamak tan, zıplamaktan, atlamaktan, tırmanmaktan, denge hareketle ri yapmaktan çok hoşlanmaktadır. Böylece büyük kasların ge lişip güçlenmesi sağlanmış olur. Daha sonra birtakım el bece rileri edinmeye başlar. Oyuncaklarını yan yana ve üst üste koymaya başlar. Bu yaştaki bir çocuk düğmelerini ilikleyebilmekte, makas kullanabilmekte, bir su kabını dökmeden taşıya bilmekte, kalemle gelişigüzel daireler ve çizgiler çizebilmekte dir.

    Dört yaşından itibaren çocuğun canlılığı ve hareketliliği devam etmektedir. Daha ağır şeyleri kaldırmaya çalışır. Yorul duğunun ve yorgunluğunun farkına varamaz. Oynamak için daha geniş yer aramaya çalışır. Sıçrar, atlar, tırmanır ve dinlenmek için fazla istekli değildir.Çünkü yorgunluğunun farkında değildir. Yorgunluğu huzursuzluk halinde belirir. El becerile ri daha çok gelişmiştir. Üç yaşındaki bir çocuk bir insan ve hayvan resmi çizerken dış organlarını basit ve anlaşılmayacak şekilde çizer. Ama beş yaşındaki bir çocuk, bir insan ve hay van resmi çizerken beden, el, ayak, göz, ağız, burun gibi or ganlarını belirgin bir şekilde çizebildiği gibi, diğer eşya ve nes neleri de çizebilmektedir. Bu yaş çocuklarının göz hareketleri gelişmiştir. Yine bu yaş çocukları sağ ve sol ellerini daha çok kullanmaya başlarlar. Genelde çocukların yüzde 90'nı sağ elle rini kullanırlar. Sol elini kullanan çocuklara ise solak denil mektedir. Bu arada anne ve babalar çocuklarının solak olması na üzülür ve düzeltmeye çalışırlar. Bu doğru değildir. Bu çocuğun doğuştan getirdiği bir niteliktir. Önemli bir özür de de ğildir.

    Sağlık açısından da bu yaş ve çağ duyarlılık gerektiren bir çağ özelliği taşımaktadır. Geçici dişleri tamamlanmıştır. Çağın sonunda ise 7 yaş dişleri çıkmaya başlar. Altı yaşa kadar ço cuklar hastalıklara karşı çok duyarlıdırlar. Kışın daha çok so lunum yolu hastalıkları görüldüğü gibi, yazın da bağırsak has talıkları görülmektedir.

    Bu yaş ve çağ çocuklarının gerek beden ve gerekse sağlık sorunlarıyla gerek aileler ve gerekse okul yönetimleri ilgilenmelidir.

    Anaokulu Çocuğunun Sosyal, Duygusal ve Zihinsel Gelişimi (3-6 yaş)

    Üçüncü yaşın sonuna kadar olan gelişmeler en hızlı geliş melerdir. Bu çağ zekânın en hızlı geliştiği yaş ve çağdır. Çocuk bu çağda çevresine ilgi duymaya başlar. Çevresindeki varlık ları araştırmaya ve keşfetmeye başlar. Bunun için her yere uzanır, her şeyi eller ne olduğunu öğrenmek ister. Çocuk her ne kadar bazı şeyleri kırıp dökse de onun bu merakına engel ol maktan çok yardımcı olmak gerekir. Onun yine kendi çabala rıyla, kendi dünyasını öğrenmesine yardımcı olunmalıdır.

    Bu çağ ve yaş çocukları kendi kendini anlamaya başlar ve kendi iradesinin gereği olan hareketleri yapmaya çalışır. Ken di kendine karar vermek ister. Büyüklerinin sözünü dinlemez, uyumsuzluk gösterir. Hep ilgi merkezi olmak ister. Bazen bu isteğini yerine getirmek için öfke nöbetlerine tutulur. Bu du rumlara dikkat edilmezse birçok korkular yerleşir kalır. Onun için bu yaş çocuğunu idare etmek güçtür.

    Üç yaşındaki bir çocuk için en önemli varlık yalnız kendi sidir. Her şeyi kendisine göre değerlendirir. Sürekli kendisin den söz eder. Gerçekle hayali birbirine karıştırır ve canlı, can sız varlıkları ayırt edemez. Eşyalarında kendisi gibi hareket et tiğini sanır. Eşya ve hayvanlarla konuşmaya çalışır. Neler yap tığını da söylemeye çalışır.

    Dördüncü yaştan altıncı yaşın sonuna kadar olan gelişme ler:

    Bu çağın başında çocuk bir hayal aleminde yaşar. Erkek çocuk oyuncak ayısına, kız çocuk bebeğine yakınlık gösterir. Hayali arkadaşlar ve arkadaşlıklar icat eder. Bir süre sonra her şeyin kendi etrafında dönmediğini anlamaya başlar. Her şeyin en iyisini elde edemiyeceğini, oyunlarda en iyi rolü alamaya cağını anlamaya başlar.Eşya ve oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaşmaya çalışır. Arkadaşlarıyla daha iyi geçinmeye ve da ha az kavga etmeye başlar.

    Dilin ne kadar güçlü bir sosyal ilişki aracı olduğu bilin mektedir. İyi konuşamayan bir çocuk, çevresine uymakta çok zorlanacaktır. Bu dil ve konuşma yeteneği çevresindeki çocuk larla oynadıkça ve konuştukça gelişecektir. Birkaç sözcüklü tam cümlelerle konuşmaya başlayacaktır. Anlamayı ve dinle meyi sürdürdükçe dilin gelişmesi de devam eder. Yaşadığı bir olayı ve duyduğu, dinlediği bir masalı anlatmaya çalışır ve dil yeteneği de gelişmeye devam eder. Yaşını, doğumunu, adresi ni öğrenir; sağını solunu da öğrenmiştir. Her konuda devamlı çaba harcamaya ve çevresinde olup bitenleri ilgi ile izlemeye çalışır.

    Bu ilgi ve duyarlılık gerektiren gelişmeler ciddiye alınma lı ve her fırsatta iyi değerlendirilmelidir.

    Anaokulu Çocuğunun Edineceği İyi Alışkanlıklar (5-6 Yaş)

    Okul öncesi çağı iyi değerlendirilirse iyi alışkanlıklar edin menin en elverişli çağıdır. Bu çağda çocuklar yetişkinlerin davranışlarını aynen kopya etmeye çalışırlar. Eğer okulda bu lunuyorsa öğretmenin hareketleri onun için önemli bir değer ifade etmektedir. Gerek sözlü ve gerekse hareketlerle gösteri len nezaket kuralları çocuk için iyi örnek olacaklardır. "Ağaç, yaş iken eğilir" sözü hatırlanmalıdır. Bu yaş çocuklarının iyi alışkanlıklar kazanmasında en önemli faktör zaman faktörü dür. Çocuğun tüm davranışları zamanlı, planlı, programlı, sü rekli ve kalıcı alışkanlıklar olmalıdır.
    Çocuğun gözünü açtığı ilk mekân aile ocağı olduğuna gö re, iyi ve temel alışkanlıkları bu ocakta alması gerekir. O halde evde ne gibi alışkanlıklar edinmesi gerektiğini belirtmeye çalı şalım: Çocuk zamanında yatmalı ve zamanında kalkmalıdır. Üç yaşındaki bir çocuk gece saat 7'den sabah saat yediye kadar 12 saat; gündüz 2-2,5 saat uyumalıdır. Diğer temel alışkanlık ların başlıcalarını da şöyle sıralamak mümkündür. Nezaket kuralları, büyüklerini ve küçüklerini selamlama alışkanlığı, sevgi, saygı ve güven ilişkilerinin geliştirilmesi; çalışma ve iş başarma alışkanlığının kazandırılması; yalnız aile bireylerine karşı değil çevresindeki büyük ve küçük insanlara karşı da nezaket kurallarına uyması alışkanlığının kazandırılması; kendi kendine giyinip soyunması alışkanlıklarının kazandırılması; temizlik, tertip ve düzen alışkanlıkları: giysilerini temiz tutma, el yüz yıkama, dişlerini fırçalama, tuvalet alışkanlığı ve taha retlenme, eşya ve oyuncaklarını temiz ve tertipli bulundurma. Tüm bu etkinliklerin zamanlı, planlı, programlı, sistemli ve sü rekli olması alışkanlıkları kazandırılmalıdır.

    Okulda edinilecek ve devam ettirilecek alışkanlıklar: öğ retmen ve arkadaşlarını selamlamak; başlık, palto ve manto gi bi giysilerini yerine asmak, konuşma kurallarına uymak, eşya ve oyuncaklarını başkasına zarar vermiyecek şekilde kullan mak; oyun kurallarına uymak, arkadaşlarına yardımcı olmak; kendi kendine yemek yeme; çatal, kaşık bıçak kullanmasını, yemekten sonra, el yıkamak, sabun kullanmak, havlu kullan mak, muslukları açık bırakmamak; yemekten sonra uyumak, sınıfın temizlik, tertip ve düzenine katkıda bulunmak... Oku lun bu planlı ve sistemli alışkanlık kazandırma çalışmaları ai lelere de yansıtılmalıdır. Aile ile okul birbirini tamamlayan ortak bir strateji uygulamalıdır. Daha çok okul ailelere bilimsel rehberlikte bulunmalıdır. Çünkü her aile aynı ölçüde bu işlere yatkın değildir.

    Anaokulu Çocuğunun Merakları ve Yaklaşım Yöntemleri (3-6 Yaş)

    Bu yaş çocuklarına büyüklerince sevgi ve sevencenlikle yaklaşılmalıdır. Bilhassa anne ve babalarınca sevildiklerini bil meleri onların kendilerini güven içinde hissetmelerini sağlaya caktır. Böylece çocuğun kişilik kazanmasına da yardımcı olunacaktır. Bu yaş çocuklarının kendi kendine çalışarak el bece risi kazanmalarına da yardım edilebilir. Çocuğun ruhsal bağımsızlık kazanması için kendi işlerini kendisinin görmesi de önemli bir yöntem olacaktır. Yemesini, içmesini, giyinmesini kendisi yapabilmelidir. Bilhassa bu çağda yemek yememe so runu görüldüğünden anne ve babaların aşırı endişeye kapıl maları doğru değildir. Bu kaygılar aksine çocuğun bu sorunun çözümüne engel oluşturabilmektedir.

    Bu yaş çocuklarının önemli bir merakı üreme organına duyulan meraktır. Çocuk bunun ayıp ve hata olduğunun far kında olmadan bu organıyla oynamaya başlar. Bu ilgi ve oyna manın alışkanlık haline gelmemesi için, temizliğe ve bol elbi seler giyinmesine önem verilmelidir. Oyun oynamaya teşvik edilmelidir. Büyükler çocuğun bu ilgisini önemsediklerini ço cuğa hissettirmemelidir.

    Bu yaş çocuklarının çok önemli bir merak konusu da dün yaya nasıl geldikleri konusudur. Bu merak duygusal değil, ob jektif bir meraktır. Her şeyi merak ettiği gibi, bu oluşumu da merak etmektedir. Onun için çocuğun her konudaki soruları na olduğu gibi, bu konudaki sorularına da doğal bir anlatımla doğru cevaplar verilmelidir.

    Bu çağ çocuklarının anaokullarına verilmeleri her konuda iyi olabileceği gibi, meraklarının daha objektif olarak gideril mesi konusunda da yararlı olacaktır. Bu çağda çocukların bü yüklerinden çok yaştaşlarından öğrenecekleri daha çok şeyler vardır.

    Bu çağda anne ve babaların ve eğitimcilerin en önemli işlevlerinden biri de çocuğun serbest hareket etmesine yardımcı olmaktır. Çocuğun hareketsiz ve sessiz kalması önemli bir ne deni vardır. Bu çağda çocuğun beden ve kaslarının gelişme durumunda olduğundan çocuğun çok hareket etmeye ihtiyacı vardır. Yine bu çağda göz ve el arasında ahenk ve işbirliği oluşmaktadır. Bunun için çocuk hareket etmek ihtiyacındadır. Bu çağda çocukların evde, dışarıda ve okulda uzun süre hare ketsiz kalmaları doğru değildir. Eğitim ve öğretimde el becerilerine ve beden hareketlerine ve etkinliklerine önem verilmeli dir. "Çocuk diliyle olduğu kadar elleriyle de düşünür." denil mektedir ve bu çok şey anlatabilmektedir. Bu bakımdan çocu ğun duygusal ve düşünsel merakları bilimsel ve gerçekçi yak laşımlarla çözümlenmelidir.

    Anaokulu Çocuğunun Oyun ve Arkadaşlık İlişkileri (3-6 Yaş)

    Üç yaşındaki bir çocuk, başka çocuklara karşı ilgi duyaca ğı gibi, yalnız kalmaktan da hoşlanmaktadır. Bu yaşlarda ço cuklar daha çok kendinden büyüklerle olmayı ve oynamayı severler. Zamanla başka çocuklarla oynama özlemini duyma ya başlarlar. Çocuk bu yaşta çok hareketli, sabırsız ve bencil dir. Aynı zamanda tekelcidir de, oyuncaklarını başka çocuk larla paylaşmak istemez. Çocuğun çeşitli beceri ve yetenekleri ni geliştirebilmesi için, şu oyuncakların sağlanmasına gerek mektedir: oyuncak otomobil, değişik araba çeşitleri, top, be bek, her çeşit kutu, kara tahta, resimli kitaplar, defterler, ka lem, kağıt, makas, çeşitli boyalar, tahta parçaları, kum, su... ço cukların severek oynayacakları ve işleyecekleri oyuncaklardır. İlkel de olsa yukarıda saydığımız alet ve oyuncaklar, çocukla rın beceri ve yeteneklerinin gelişmesinde yararlı olmaktadırlar. Şunu da belirtelim ki, kız ve erkek çocukların oyun ilgileri aynı olmakla beraber, kızların bebeklere ilgisi farklı olabilmek tedir. Çocuklar kız ve erkek olarak birlikte çok uyumlu bir şe kilde oynarlar.

    Dört yaşından altına yaşın sonuna kadar, çocuklarda ar kadaş istemi güçlü bir şekilde belirmeye başlar. Grup oyunla rından zevk almaya başlarlar. Ritmik şarkıları, oyunları sev meye başlarlar. Kendi cinsinden ve kendi yaşına yakın arkadaş edinmeye başlar. Aklına gelen işleri yapmaktan hoşlanır lar. Evcilik, şoförlük, bakkallık, manavlık... gibi büyüklerin yaptıkları işleri taklit etmekten zevk alırlar. Başkalarına zarar lı olmadıkları sürece bu oyunları oynamalarına engel olunmalıdır. Hayal güçleri zengin olduğundan oynarken gerçek alemle ilgileri kesilme noktasındadır. Peri masalı gibi hayali masallardan hoşlanır, gerçeğe uygun olmasını istemezler. Gerçek hikâyelerden ise hoşlanmazlar. Resim-iş, boyama işlerin-

    den hoşlanırlar. El becerisi işlerinden kızlar dikiş dikmek, ör gü, gibi becerilere ilgi duyarken, erkekler, keser, çivi, çekiç, testere gibi aletlere ilgi duyarlar.

    Bu yaş çocukları kendilerinden küçüklere ilgi gösterir ve onları korumaya çalışırlar. Yani onlara ablalık ve ağabeylik yapmaya çalışırlar. Ayrıca evcil hayvanlara bakmak da ayrı zevkleridir.
    Beden yeteneklerini geliştiren bisiklete binmek, salıncakta sallanmak, bir yere tırmanmak, tahterevallide oynamak gibi oyunlara ilgi duyarlar.

    Anaokuluna Yeni Başlayan Çocuğun Uyumunu Sağlamak

    Anaokuluna ilk başlayan çocuk aile ortamından değişik bir ortama girdiğinden hemen uyum sağlayamaması doğaldır. Onun için gerek velilerin ve gerekse okulun yönetim ve öğret- menlerinin gerekli önlemleri almaları gerekmektedir.

    Bunun için, alınacak ilk önlem çocukları küçük gruplar halinde okula almak; okulu, yönetimi ve öğretmeni tanıtmak, gezdirmek ve sevdirmek ve uyum için başlangıç yapmak yararlı olacaktır. Böylece çocuklar öğretmeni ve öğretmen de ço cukları daha iyi tanıma olanağı bulacaktır. Eğer tüm çocukları aynı gün okula toplamak isteniyorsa o zaman da okulda kal ma süreleri azaltılmalıdır.
    Bu konuda başka bir önlem ise velilerin birkaç gün çocuk larla okulda bulunmalarıdır. Bu da mümkün değil ise velilerin çıkış saatlerinde çocukları almaya gelmeleri önemlidir.

    Birkaç gün okulda belli bir program uygulanmaz. Tüm oyuncaklar ortaya konarak çocukların oyuncaklarla oynama ları sağlanır. Bir yandan da okulun bahçesi, oyun araçları, oda ları, tuvalet gibi bölümler çocuklara gösterilir ve kendi işlerini kendilerinin yapmaları sağlanılmaya çalışılır.
    Diğer önemli bir konu da öğretmenin çocuk hakkında ge rekli bilgi edinmesidir. Bunu sağlayacak olan da anne ya da velidir. Çocuğun okula uyumunu sağlayacak bir yöntem de tüm personelin yakın ve sıcak ilişkisi olacaktır. Çocukların sevdikleri şeylerden yiyeceklerden (şeker, bisküvi v.b. şeyler) ikram etmek yararlı olacaktır.

    Çocuk arkadaşları ve oyuncaklarla iyice ilgilenip annesi nin ayrılmasına razı olmadıkça onu ayırmaya çalışmak doğru değildir. Böyle bir durum tüm çocuklar için söz konusu değil dir, ama bazı çocuklar bunu gerektirmektedir. Bunun çözümü çocukları tatlılıkla güvene kavuşturmaktır.

    Yeni gelen çocuklar öğretmen tarafından ne tamamen yal nız bırakılmalı ve ne de fazla üzerine düşerek korunmaya ça lışılmalıdır. Yine ilk saatlerde yalnız oynamak isteyen çocuk lar da serbest bırakılmalıdır. Bu hallerine doğalmış gibi dav ranmak yararlı olur.

    Başlangıçta bazı çocukların iyi bir uyum sağladıkları hal de daha sonra huysuzluk yapmaya başlaması da mümkün olan hallerdendir. Bu durum veli ile birlikte incelenmelidir. Bu işin nedeni okulla ilgili olabileceği gibi, aile ile de ilgili olabil mektedir. Hangi nedenle olursa olsun ciddiye alınmalı ve çö zümüne çalışılmalıdır.

    Aşağıdaki Bilimsel ve Gerçekçi Saptamalara Kulak Verelim

    Bir uzman eğitimcimizin konumuzla ilgili tespitlerini aktarmayı yararlı görüyorum.
    "Çocuklar büyüklerin anlayamayacağı kadar enteresan ve karmaşık varlıklardır. Onun sabahtan akşama kadar sorum suzca yaptığı hareketleri sadece gayesiz bir çaba zannederiz. Hatta onları bu çabalayışlarından menederiz. Halbuki onların her kıpırdanışı bir mana taşır. Onların her hareketinin bir gayesi vardır. Surda tahta blokları üst üste yığarken ve onların her yıkılışında sabırla aynı hareketi tekrarlayan küçük çocuk, bir işte sebat etmeyi, bir işi başarmayı, başarısızlığa uğrayınca ümitsizliğe düşmemeyi öğrenmektedir. Öte yandan parçaladığı oyuncağını tekrar eski haline getirmeye çalışan çocuk merak hissini tatmin etmektedir. Tek tek öğrendiği, varlıkların sente zini yapmaktadır. Elinden alman bir eşyayı vermemeye çalışır ken malını ve hakkını korumayı öğrenmekte, masanın üzerin deki eşyaları çekip çekip tek tek yere atarken hem bir kuvvet gösterisi yapmakta, hem de eşyaların çıkardıkları sesleri kont-rol ederek duyma hissini geliştirmekte, etrafındaki eşyaları sesleriyle de tanımaktadır. Hülasa çocuğun hareketlerini ince lersek, hepsinin de bir amaca yönelmiş olduğunu görebiliriz. Bu gelişmeye engel olacak her şeye karşı mücadeleye hazırdır. Elindeki sopayı durmadan ses çıkaracak bir katı şeye vurması ne kadar can sıkıcı bir olaydır. Halbuki bu hareketiyle o, bilgisini tamamlamakta somut dünyasıyla tanışmaktadır..."

    "Bu gibi davranışlar anne-babalarca ya da çevrece "şıma rıklık" sanılabilmektedir. Oysa çocuk, arzularını söyleme, soru sorma, etrafında gördüğü şeyleri öğrenme özgürlüğüne sahip olmalıdır..."
    "Bir Amerikan kitabından şu cümleleri hatırlıyorum: "Sessiz bir sınıf kadar korkunç bir şey yoktur." Tabii bu kita bın kastettiği sınıf içinde faaliyet olan sınıftır. Askeri bir disip linle oturtulmuş bir sınıf makbul bir sınıf değildir."

    "Çocukların tanınmaları için "öğretmenlere yardım" isim li bir eğitim incelemesi raporunun bir yerinde bir öğretmenin bir öğrenci için tuttuğu günlük notlarda şöyle bir kayda rast lanmaktadır:
    "(...) Bugün arkadaşına bir tekme attı. Çok bahtiyarım."
#15.08.2009 17:14 0 0 0
  • Konu: Ben Barnes
    Ben Barnes - Ben Barnes Kimdir - Ben Barnes Resimleri - Ben Barnes Biyografisi - Ben Barnes Hakkında

    Benjamin "Ben" Barnes[1] (d. 20 Ağustos 1981) İngiliz sinema oyuncusudur. Narnia Günlükleri:Prens Caspian filminde Prens Caspian'ı canlandırmıştır. Ayrıca Stardust ve Doctors dizisinde oynamıştır. 2010 yılında gösterime girecek Narnia Günlükleri serisinin üçüncü filminde Kral Caspian rolünü oynaması düşünülmektedir. Ben Barnes, oyunculuk kariyerine 2006 yılında başlamıştır.

    noimage

    1981 yılında Londra'da psikiyatrist baba ve terapist anneden dünyaya gelmiştir.[2] Londra'da Kingston University'de drama ve İngiliz Edebiyatı eğitimi almıştır ve daha sonra oyunculukta ilerlemeye başlamıştır. Kameraya aktarılmak üzere olan bir tiyatro oyununun altına imza atmışken çocukluğundan beri okuduğu ve hayran olduğu Narnia filmlerinin seçmesinin olduğunu duymuştur ve seçmelere katılmıştır. Seçmeleri kolaylıkla geçerek Prens Caspian rolü teklifini almıştır, başka bir çalışmanın altında imzası olmasına rağmen düşünmeksizin bu teklifi kabul etmiştir. Daha sonradan önceki anlaşma yaptığı yapımcılar Barnes'a dava açmayı düşünseler de bu mevzu tatlıya bağlanmıştır.

    Filmografisi

    2006 - Doctors
    2006 - Split Decision
    2007 - Star Dust Young
    2008 - The Chronicles of Narnia: Prince Caspian - Prince Caspian
    2009 - Easy Virtue
    2009 - Dorian Gray
    2010 - The Chronicles of Narnia: Voyage of the Dawn Treader - King Caspian


    New Moon filminde "Aro" karekterini canlandıracağı söyleniyor..


    Ben Barnes Resimleri
    https://www.main-board.com/unluler/258020-ben-barnes-resimleri.html
#15.08.2009 17:05 0 0 0
#15.08.2009 17:04 0 0 0
#15.08.2009 17:01 0 0 0
  • Prince Of Persia Nokia 5800 XpressMusic Temaları - Prince Of Persia - Nokia - 5800 XpressMusic Temaları - Prince Of Persia Temaları - Nokia Prince Of Persia Tema - Prince Of Persia 5800 XpressMusic - 5800 XpressMusic Tema - Nokia Tema

    Destekleyen Modeller:

    Nokia: 5530 XpressMusic, 5800 XpressMusic, N97


    noimage

    DOWNLOAD


    noimage

    DOWNLOAD


    noimage

    DOWNLOAD
#15.08.2009 16:39 0 0 0
#15.08.2009 16:32 0 0 0
#15.08.2009 16:20 0 0 0
  • Konu: Paul Bettany
    Paul Bettany - Paul Bettany Kimdir - Paul Bettany Resimleri - Paul Bettany Biyografisi - Paul Bettany Hakkında

    Paul Bettany (doğum: 27 Mayıs 1971), BAFTA ve Sinema Oyuncuları Derneği Ödüleri'nde aday olmuş İngiliz aktördür.

    noimage

    Bettany, sahne şarkıcısı Anne (kızlık soyadı Kettle) ile aktör ve drama öğretmeni Thane Bettany'nin oğlulları olarak Londra'nın Harlesden kentinde doğdu.[1] Ablasının adı Sarah, erkek kardeşinin adı Matthew'dır. Thane, Hertfordshire'daki Queenswood School'da eğitmenlik yaparken, aile kampüste kalıyordu.[2] Sekiz yaşındaki Matthew'un ölümü, aileyi kedere aitti. Daha sonra Paul, anne ve babası boşanırken evden ayrılarak Londra'nın içinde yaşamaya gitti. Sokaklarda gitar çalarak para kazanan Paul, küçük bir dairede yaşıyordu. İki yıl sonra, yaşlı insanlara bakarak para kazanmaya başladı. Paul, on dokuz yaşında aktör olmayı kararlaştırdı ve azimle kariyerinin peşinden gitti. Londra Drama Merkezi'nde eğitim gördü.

    Paul Bettany, 2003 yılında, sadece akrabalarının ve arkadaşlarının katıldığı bir düğünle Jennifer Connelly ile evlendi. New York şehrindeki Brooklyn'e taşınıp eşi ve onun çocuğuyla yaşamaya başladı. 5 Ağustos 2003'te doğan öz oğluna Stellan (aktör Stellan Skarsgård'ın adı) adını verdi. Stellean'ın vaftiz babası, aktör Charlie Condou oldu.


    Paul Bettany Resimleri
    https://www.main-board.com/unluler/257993-paul-bettany-resimleri.html
#15.08.2009 15:49 0 0 0
#15.08.2009 15:48 0 0 0
#15.08.2009 15:40 0 0 0