MiSS-FENER

MiSS-FENER

Üye
18.05.2006
Genel Kurmay Başkanı
461.942
Hakkında

#05.07.2009 14:45 0 0 0
#05.07.2009 14:43 0 0 0
  • İlk Başlarda Bilemedi Sıkıldım Dedi (: Ama Sona Doğru Sorular Ve Cevaplar Farklı Oldu Ve Sonunda Bildi :)
#05.07.2009 14:42 0 0 0
#05.07.2009 14:33 0 0 0
#05.07.2009 13:32 0 0 0
  • Çevrimdışı Aşklar Yaşıyorum - Hayrettin Taylan

    Özümün sensizliğin özlem sahilindeki feneri sönmeden, hazanlarımın yaprak döken sol yanında kavuşmak özgürlüğü yok saydı mutluluğu.
    Dilim başka bir ismi yazamıyor kara bahtımın bir bir dökülen yapraklarına. Kalem yazmıyor seni ektiğim yüreğimin vadilerine başka sevdaları Gözbebeklerinin bol köpüklü telvelerde fincancının katırını kaçırdığı anlardayım. Sana alışmanın sürgün kemerlerinde ufkumun mavi sularında kara sevda salımı nice sallara yürütüyorum.
    Arzularımın dayanılmazlığının sirenleri çalıyor,senden gittiğim ve başka nefes nefeslerde kaldığımda.Hevesleri kursağında kalmış ,gecelik yaşatmaların ten ile tin arasında geçici huzurlarda bu dert beni verem etme yarışındadır bilesin.
    Bir ömrün derinlerine,vedalar ısmarlayan deniz köpüklü bir öpücük istedim senden son kez.Küskün bir şarkı dinlemek istedim senden.Sesin güzel değildi,nefesin yeterdi,son bakışın,son gözyaşlarınla küskün bir şarkı söyleseydin,bari vereme verimli akışlarım huzur bulurdu." Git msn listendekilerle mutlu ol demenin demosunu dinlete dinlete küskün şarkılar dinleyemez oldum. Senin bu tümcen işte şarkım, listemdekiler kimdir bilmeden Git msn'deki 250 kişiyle konuş
    Evet,o listem var,evet,listemde kimler yok kiHer kıtadan,her yürekten, her sevdadan, her terk edilmişliklerden, her acıyı yaşayan, her renkten, he sensizliğe benzeyen, her bana benzemeyen , her bizli olmayan herkes varYüreğimin öğrencilerini demek kıskandın..Demek ders verdiğim, ders aldığım yürek mahzunlarımı da kıskandın.. Senin listende ben var mıyım acep Sildin mi? Ya da engelleyip online oluşumu gözlüyor musun? Çevrimdışı aşklar yaşıyorum,çevremdışı ,arzumdışı arzular yaşıyorum.
    Ardında bıraktığım hüzünlü saatlerin akrebi hep beni sensiz uykularda ısırıyor. Ne zaman saat gidişinin saat 16.30 'unu gösterse gözlerinde yitik
    gözyaşlarının akışından yüreğime inen seller gelir aklıma.
    Sarmaş dolaş sensizlikten kalkınca, o ölümsüz sarılmaların suskunluğu başlar ağlamaya. İsimsiz güller gibi her soruda farklı bir bülbül gibi sana büyüdüm, sana öttüm çaresiz ve sesi kısılmış gelişlerin demiyle.

    Çelikteki su gibi, çelik bir yürek bağışladın, sensizliğin zülmünü ancak öyle alkışlıyorum.
    Demirdeki pas gibi, havadaki sis gibi ve gönüldeki sus gibi gibi gibiyim sana.Gözlerine suskunum,yaşadığın her şeyine dargınım.
    Bir aşkın bitimsiz danslarında kaderle kadrin arasındadır hazanlarını yenilemiş kara sevdam.
    Yaşamın ritmini,sensizliğin yanardağlarından akan lavlar ve ahlar beliriyor.Bekleyişin can damarlarını Zühre yıldızının şavkıyla yanıp tutuşuyoruz hayata.Kirli emellerimin kavruklarına aldırma,sensiz geçen ömürlerin kurakları ,kavi kavuşmalar sunuyor.Sen ile sen arasında bin desen örüldü.Bin güzelin nazında yıkandım,bin gece herkes masalını anlattı;ama gamzenin okunması sinem çaktı geçti. Ha bir de beyaz tenindeki beninden binlerce ayet okuyor izzet-i nefsim. Zülüflerin kement etti,boynuma takıp sensiz şiirler yazıyorumKi bu yazıma kızacak birileri de olcakSen kalbimdeki aşk lekesisin seni silmek için yazıyorum
    Tek terapim yazıncalarım ,sakıncalarım Kaç kez arındım ben senden, gül bakışlarında gamzen içten içe kanatıyorken benimi,o benin benden bin ben ağlatıyorken tut ki bugün yine senliyim.Bazen senli anlarım depreşir,oturur çevrimdışı sensizliği yazarım.
    İçimi ,özlemimi kangren acılara ölümsüzleştiren gelişinin saçaklarından damlar dahil olamadığın yaşamlar.Her gece binlerce göktaşı düşer yüreğimin volkanlarına
    Faylarım vahlarımın peşinden giden bir sevdalı bir çocuk gibi koşar ve beni dermansız bırakır hayat.Dirençsiz kalakalırım.

    Her demde seni andığımı, ah'larla vahlarıma sarıldığım avunuşlarımla yapayalnız kaldığımı kalmakla ile kalmamak arasında yoksunluğunu kurşunluyorum kurşun kalem özlemlerleSeni senden ve benden vuruyorum,sevgi silgimizle yeniden siliyorum.
    Omzumdaki kadın iklimlere yaslanmak isteyen güzellerin haritasında başkent olmanı gören benliler üzülüyor.Oysa gayrı sen ne aşkım,ne bekleyişim, ne de geleceğimsin.İçimdeki silinmeyen leyli bir lekesin.Şairin yazma damarı,tohumu, daha yaşadığım en büyük aşk masalının utulmazısın. Amaçlarımdan inim inim inleyerek kayıp giden bir aşkın yamaçlarındaki kutsi öz olayım .
    Dilersen yitik ve delirmiş kendi labirentimde, önce beni bulayım ,sonra sensizliği.. Ah Elisyam! Ben gecelerin kınında kendini vuran, sensiz üşüyen tutkularının derinlerinde kanatarak seni arayan ,acıyan bülbül halimi görme
    Bir sevdanın mahzenlerinde içindeki puslarla pusuya yatmış yaralı ceylan halini vurmaya hazır bir aşk avcısıyım.
    Özlemlerindeki rehin tutkularla yıldızların kaçışlarında adını ölümcül bir gelmenin buz dağına yazdım.Baharın gelişiyle yeniden ana erimeni bekleyen son mecnun halimden bikri anılışların tahtına geçtim.
    Gökkuşağı sür hadi sana hazırladığım yağmurlu şiirlerime.Dudaklarının yanılmış sözcelerinde, bir öpücük yangını gönder ki çevrimdışı ,istemdışı gittiğim tüm gitmelerden sana geleyim Elisyam el isyan..

    Hayrettin Taylan
#05.07.2009 13:32 0 0 0
  • Tek Cümlelik Hikaye - Ferudun Ergan

    Mavi Giysili Sarışın Genç Adam, sabahın bu erken saatinde, biricik aşkı sevgilisiyle buluşup, ayrı caddelerdeki iş yerlerine gitmeden önce, birer fincan çay içecekleri bu şirin kahvaltı dükkanının önündeki kaldırımın kenarında beklerken, sevgilisinin; bayan yürüyüşündeki birazcık bozuk, erkeksi olan, delikanlı tavırlı, külhan adımlarla sevimli-sevimli gelişinin seyrinde, yanındaki dükkanın önündeki adamın, bir yandan üzerine çıktığı tabureden, elindeki bezle dükkanın vitrininin camını silerken, diğer yandan da hemen yanı başında miskince duran daha yaşlı adama (sevgilisiyle buluşmaya gelen kızın gözlerinin taa içine iyice bakarak); ``o ne gözler Muharrem abi, ne harika bakıyorsun öyle`` dediğinde, Muharrem abisi de ona boş-boş bakarak ``ne diyorsun lan sen, manyak mısın oğlum`` diye cevap verirken; kızın sevgilisi olan Mavi Giysili Sarışın Genç Adam; delikanlı yürüyüşlü sevgilisinin, cam silen adamla gözgöze geldiğinde duyduğu bu güzel iltifat karşısında; gözlerinde ve yanaklarında ince bir tebessümle birlikte, bir mutluluk belirdiğinde; ayrıca, kızın narin ve güzel bacaklarındaki tatlı bir telaşın da sebebinin, kendisine olan aşkından kaynaklandığını, bunu ezbere bildiğini düşünürken, bu muhakeme dolu fikir yürütme esnasında, sevgilisine yapılan nazikçe iltifattan dolayı, doğrusu birazcık kıskançlıkla beraber, kendisine yine, hoş bir gurur payı bile çıkarmış; bunu çıkarmakla da kalmamış sevgilisiyle, birer fincan çay içmek için oturdukları yerde de bunu neşeli bir muhabbetle ve gülüşerek, aşkla paylaşmış.

    Ferudun Ergan
#05.07.2009 13:29 0 0 0
  • Toplu Oyunları 1- Meddah İpteki Kadınlar Matinesi - Erol Toy - Toplu Oyunları 1- Meddah İpteki Kadınlar Matinesi Kitap Özet

    Kitap Özet

    Geleneksel Türk tiyatrosunun en önemli kollarından biri olan ve oyuna da adını veren Meddah, Türkiye Cumhuriyeti tarihi çerçevesinde varsıl ile yoksulun sosyolojik etkileşimlerini irdeleyen, birçok toplumsal gerçeği gözler önüne seren tek kişilik seyirlik bir oyun. İpteki, İzmir'in ve İstanbul'un işgal altında bulunduğu dönemleri, Kuvayı Milliyecilerle işbirlikçi İstanbul Hükümeti arasındaki çatışmaları yansıtan bir kahramanlık öyküsü. Kadınlar Matinesi, Meddah'ın deneyiminden yararlanılmış, ancak yeni bir teknik, içerik ve yöntem geliştirilerek yazılmış tek kişilik bir kadın oyunu.

    Kitap Kapak

    noimage

    Toplu Oyunları 1- Meddah / İpteki / Kadınlar Matinesi
    Erol Toy
    Mitos Boyut Yayınları
    Baskı Tarihi: Haziran 2009
    ISBN: 9789757785217
    Sayfa: 235
#05.07.2009 01:57 0 0 0
  • Toplu Oyunları 1 - Yüzleşme Oyunu Erteleme Oyunu Kaçma Oyunu - Ahmet Önel

    Kitap Özet

    Yüzleşme Oyunu, arklı perspektiften bakan iki insanın birbirini sorgulaması üzerine kurulu, hüzünlü bir yalnızlık öyküsü...

    Erteleme Oyunu, zamanın farkındalığı, geçip gidenlere yazıklanmalar, yitirmeler, yeniden kazanmalar... Bireyin yaşama karşı olgunlaştırmaya çalıştığı belli belirsiz telaşlarının toplamı... Entelektüel bir hesaplaşmaya tanıklık çağrısı aynı zamanda. Kaçma Oyunu, bireyin yaşam boyunca içten içe yanı sıra gezdirdiği "kaçma" duygusunu alegorik bir öyküye yerleştirerek sorgulayan ve izleyicinin zihninde yeni soruların yaratılmasını amaçlayan bir oyun.

    Kitap Kapak

    noimage

    Toplu Oyunları 1 - Yüzleşme Oyunu / Erteleme Oyunu / Kaçma Oyunu
    Ahmet Önel
    Mitos Boyut Yayınları
    Baskı Tarihi: Haziran 2009
    ISBN: 9789757785231
    Sayfa: 195
#05.07.2009 01:34 0 0 0
  • Kars Yöresi Türküleri - Kars Türküleri

    Kars - Ağır Bar
    Kars - Akşamdı Ezan Vakdı
    Kars/ Sarıkamış - Al Alma Gönül Alma
    Kars - Ana Beni Gönder Gedim Ormana
    Kars/ - Ana Meni Yaz Ağla
    Kars - Ardahan'ın Yollarında
    Kars/ Arpaçay - Arzuman
    Kars - Ay Dağlar Sende Gözüm Var
    Kars - Ay Dağlar Vay Dağlar
    Kars - Ay Gara Gaş Eğil Öpem Gaşından
    Kars - Ay Gız Adın Amandır
    Kars - Ay Gız Kimin Gızısan
    Kars - Ay Sallanıp Geden Yar
    Kars/ Sarıkamış - Ayrı Düşeli Senden
    Kars - Ayvaz Gelir Otağından
    Kars - Azeri Oyun Havası-1
    Kars/ Digor/Söğütlü Köyü - Baca Baca Barhana
    Kars - Bağa Girdim Bağbanını Görmedim
    Kars - Bağa Girdim Üzüme-1
    Kars - Bağdan Bir Gül Almışam
    Kars - Baharın Gülşen Çağında
    Kars - Bahçalara Geldi Bahar
    Kars - Bar Havası
    Kars - Başına Döndüğüm Kurban Olduğu
    Kars - Bayırda Gezen Bacılar
    Kars - Bayram Gelip Elime Elimize
    Kars - Bayram Oldu Gelmedi
    Kars - Beğim Gözün Aydın Olsun
    Kars - Bir Garip Kuşum Yaralı
    Kars - Bir Hışmınan Geldi Geçti (Kiziroğlu)
    Kars - Bir Sabah Vakti Uyandım
    Kars - Bir Samavar Almışam Silenim Yoktur
    Kars - Bu Dere Otlanacak
    Kars - Bulguru Kaynatırlar (Kenan Barı)
    Kars - Buna Devr-i Dünya Derler
    Erzurum-Kars - Can Dedim Ki Can Diyesen
    Kars - Can Maral Can (Evleri Yakın Yarim)
    Kars - Ceyranım Gel Gel
    Kars - Cindavur
    Kars/ Sarıkamış - Dağda Kırarlar Cevizi
    Kars - Dağda Küze Endirdim
    Kars/ Sarıkamış - Dağdan Kestim Dirgenlik
    Kars - Dağlarda Duman Gözeldi
    Kars/ Sarıkamış - Dam Üste Dam Örerler
    Kars - Değirmen Yan Ağacı
    Kars - Dişlerin İncidendir
    Kars/ Sarıkamış - Elinde Bir Gül Olaydım
    Kars - Erdavut Ocağında
    Kars/ Sarıkamış - Eşrefoğlu Al Haberi-2
    Kars/ Kağızman - Gars'a Giderim Gars'a
    Kars/ Sarıkamış - Gayrıya Açıldı Ol Güli Rana
    Kars - Gece Uzun Av Dolanır Batmaya
    Kars - Gelin Gelir Karşıya
    Kars - Gelmiş İken Bu Yerleri Gezelim (Ölüm İle Ayrılık)
    Kars - Gelmişem Gidemenem
    Kars/ Kağızman/Çilehane - Gelsin Deyi Arzulamış Yar Beni
    Kars - Gemiler Gelende Verir Fitini
    Kars - Gızıl Üzüh Lahladı (Emine'm Emine'm Odama Gel)
    Kars - Gine Bahar Oldu Bezendi Bağlar
    Kars - Giyip Güllü Tumanını
    Kars - Gönül İster Gülün Koklamasını
    Kars - Habilban Can Ey Can
    Kars/ Çakmak Köyü - Hagirmi Yigirmi Gızlar
    Kars - Hoş Gelişler Ola Mustafa Kemal Paşa
    Kars - Hüdam Seni Ne Hoş Günde Yaradıf
    Kars/ Sarıkamış - İki Döne Bir Kuş İdi
    Kars - İsabali Dinle Benim Sözümü
    Kars/ Kağızman - Kağızman'da Tuz Dağı
    Kars - Karadağ'da Düşman Topu (Vurun Evlatlarım)
    Kars - Kars Oyun Havası-1
    Kars - Kars Oyun Havası-2
    Kars - Keklik Daşda Ne Gezer
    Kars/ - Kemanımın Telleri
    Kars - Kerem Eyle Yüzün Dönder Bana
    Kars/ Arpaçay - Kor Oyunu (Bar Havası)
    Kars/ Arpaçay - Kötan Barı
    Kars - Mahleden Geçen Oğlan
    Kars - Maral Gezer Dağ Üste
    Kars - Maşın Gelir Hareli
    Kars - Mert Dayanır Namert Kaçar
    Kars/ Sarıkamış - Mor Koyun Meler Gelir-1
    Kars - O Yana Hindi
    Kars/ Arpaçay - Odalar
    Kars/ Davul Köyü - Oğlan Adın Beydi Gel
    Kars - Okum Attım
    Kars - Olam Boyun Gurbanı
    Kars - Pencereden Taş Gelir-1
    Kars - Pınar Başında Durma-1
    Kars - Sabahtan Kalktım Semaver Kurdum
    Kars - Sallana Sallana Gelir Geçersin
    Kars - Sallanıp Köyden Gelenim
    Kars/ Sarıkamış - Sana Bir Nasihatım Var
    Kars - Saraydan İndi Yeridi
    Kars - Sarı Seyran Barı
    Kars/ Sarıkamış - Sarıkamış Yaylaları
    Kars/ Çıldır - Sen Bize Gelenden Beri
    Kars/ Sarıkamış/Karahamza Köyü - Seni Gördüm Yayla Yolunda
    Kars - Sennen Ayrı Bu Dünyayı Neylerem
    Kars/ Sarıkamış - Sizin Evler Bizim Kende Daldadır
    Kars/ Sarıkamış - Süsem Sümbül Yitirmişem
    Kars/ - Süt Yüzü Benek Benek
    Kars/ Hanak - Şak Şak Öter Kemerim
    Kars - Tamara
    Kars - Tan Yeri Atanda Şafak Sökende
    Kars - Terekeme
    Kars - Tez Gel Oğlan Tez Gel Eylenmiyesin
    Kars - Uca Dağlar Başında Nar Şirin Olar
    Kars/ Kağızman - Uca Dağların Başına
    Kars/ Sarıkamış - Yarim Köyde Ben Gurbette
    Kars - Yaylalarda Üç Atım Var Binilir
    Kars/ Sarıkamış - Yaylasından İnmişler Üç Kız Bir Ana
#05.07.2009 01:02 0 0 0
  • Konu: Renan Bilek
    Renan Bilek - Renan Bilek Kimdir - Renan Bilek Biyografisi

    Renan Bilek ( d.1968, İstanbul - ) Türk müzisyen, tiyatro oyuncusu

    noimage

    Galatasaray Lisesi mezunudur. Ortaoyuncular'da ve çeşitli filmlerde rol aldı. Bir dönem İzmir'de yaşadı; 2005'te İstanbul'a döndü.

    Lise yıllarında Leke adlı bir müzik grubuna üyeydi. Grubun dağılmasından sonra, 1998 yılında yine Leke adında bir albüm yaptı.

    Politik görüş itibarı ile solcudur. Yurtsever Cephe'nin mitinglerinde ve Küba Dostluk Derneği'nin düzenlediği dostluk konserinde yaptığı gösterilerde müziğin ötesinde bir meddahlık örneği vermiştir.

    Diskografi

    * Leke (1998)
#05.07.2009 00:51 0 0 0
  • Edebiyat Ödülleri - Ülkemizdeki Önemli Edebiyat Ödülleri

    Necatigil Şiir Ödülü
    Şair Behçet Necatigil'in adına ailesi tarafından kurulan ödül, 1980'den beri her yıl şairin ölüm yıldönümü olan 13 Aralık'ta açıklanıyor.

    Orhan Kemal Roman Armağanı
    Yazarın ölüm yıldönümlerinde (2 Haziran) açıklanan armağan, bir önceki yılın yayınlanmış romanlarından birine verilir.


    Sait Faik Hikaye Armağanı
    Yazarın ölümünden sonra annesi Makbule Abasıyanık, oğlunun kitaplarının gelirinden karşılanmak, Sait Faik'in ölüm yıldönümlerinde (11 Mayıs) bir önceki yılın en beğenilen hikaye kitabına verilmek üzere bir Sait Faik Armağanı kurdu (1955).

    Sedat Simavi Edebiyat Ödülleri
    Sedat Simavi Vakfı'nca her yıl verilir.
    Yunus Nadi Armağanı Yarışması
    Cumhuriyet gazetesi kurucusu Yunus Nadi (Ölümü 8 Haziran 1945) adına verilmektedir.
#05.07.2009 00:47 0 0 0
  • Kars İli Sivil Toplum Kuruluşları - Sivil Toplum Kuruluşları Hakkında

    ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
    ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ
    ÇEVRE KORUMA VAKFI
    DOLUNAY EĞİTİM KÜLTÜR SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
    EĞİTİM-BİR-SEN
    EĞİTİM-SEN
    KARS SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
    SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI
    TEMA VAKFI KARS TEMSİLCİLİĞİ
    TÜKETİCİYİ KORUMA DERNEĞİ
    TÜRK ANNELER DERNEĞİ ŞUBESİ
    TÜRK BÜRO-SEN
    TÜRK HABER-SEN
    TÜRK SAĞLIK-SEN KARS
    TÜRKİYE ÖZÜRLÜLER DERNEĞİ
#05.07.2009 00:45 0 0 0
  • Konu: Mert Alkaya
    Mert Alkaya - Mert Alkaya Kimdir - Mert Alkaya Biyografisi

    Mert Alkaya (d.17 Ağustos 1976 İstanbul) müzisyen, davulcu.

    noimage

    15 yaşında davul çalmaya başladı. 1993'te Türkiye`nin önde gelen rock gruplarından Badluck'a girdi. 1997`de Işığın Yansıması'nın "Birdenbire" albümünde yer aldi. Bu albüm Cumhuriyet gazetesi tarafindan yılın en iyi 2. rock albümü seçildi. 2002'de Mister No ile Aşk albümünde yer aldı ve aynı yıl Feridun Düzağaç ile çalışmaya başladı. "Orjinal Altyazılı" albümü çıktıktan sonra Türkiye çapında 180'den fazla konser verdiler. Sanatçının tüm konser ve stüdyo kayıtlarında yer alan müzisyen 2005'te Aylin Aslım ile çalmaya başladı. Halen bu iki sanatçıyla birlikte aynı sahneyi paylaşmaktadır.

    2004 yılında Anatolian zillerinin endorseri oldu. 2006 yılında ise dünyanın en önemli davul markalarından olan Alman Sonor Davullarının endorseri olan ilk Türk olma unvanını elde etti ve Sonor'un resmi sitesinde Endorser bölümünde ismi dünya çapındaki büyük müzisyenlerin yanında yer aldı. Ağabeyi Cenk Han Alkaya'nın albümü Gülmeyi Dene'de katkıları vardır.
#05.07.2009 00:44 0 0 0
  • Kars İli Kaynakçası - Kars İli Kaynakçası Tarihi

    M.F.Brosset, Parpports sur un Voyage dans la Georgie et dans l'Armeni, petersburg 1898.
    J.Strzygowski, Die Baukunst der Armenier und Europa, Vienna 1918.
    H.F.B. Lynch, Armenia Travels and Studies, Beyrut 1965.
    A.P Khatchatran, L'Architecture Armenienne, Paris l948.
    Thierry, Jean-Michel,La Cathédrale des Saints-Apostles de Kars, Paris, 1978.
    İ.Kılıç Kökten. "Orta doğu ve Kuzey Anadolu'da yapılan tarih öncesi araştırmalar" Belleten, Ankara l944, C.VIII,s.659-680.
    M.Fahrettin Kırzıoğlu, Kars Tarihi, İstanbul l953.
    M.Fahrettin Kırzıoğlu, Ani Şehri tarihi, Ankara l982.
    Erdem Yücel "Ani" Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Belleteni" İstanbul l970, s.3-9.
    Sadık Atak, Doğu'nun Kapısı Kars, İstanbul 1946.
    Ernst Phonigmann, Bizans Devletinin Doğu Sınırı, İstanbul l970.
    İlhan Akçay "Ani'de Türk Eserleri" Türk Kültürü Dergisi, S.22, Ankara l964,
    Zahir Zeki Taşpınar, Bütün Yönleriyle Kars, İstanbul l969.
    Pars Tuğlacı,Arpaçay ve Yöresi, İstanbul l984.
    Anonim, 2000'lerde Kars, Mimarlar Odası Ankara 2000.
#05.07.2009 00:39 0 0 0
  • Halk Edebiyatı - Halk Edebiyatı Nedir - Halk Edebiyatı Hakkında

    Yazı dili olmayan toplumlarda sözle aktarılan kültür birikimi halk edebiyatını oluşturur. Bütün toplumlar belli dönemlerde bu tür ürünler vermiştir. Halk edebiyatı gelişmiş toplumlarda da yazılı edebiyatla birlikte varlığını sürdürür. Halk edebiyatının başlıca biçimleri halk şarkısı, halk türküsü, halk öyküsü, söylenceler, atasözü, bilmeceler ve büyülerdir.


    Türk Halk Edebiyatı

    Türklerin İslam dinini kabul etmelerinden sonra, halk arasında İslam öncesi Türk edebiyatı geleneğinin sürdürülmesiyle gelişen edebiyat türüdür. Türklerin İslam öncesi toplumsal yaşamlarında yönetenler ve yönetilenler arasında anlayış, düşünce ve ideal bakımından büyük farklılıklar yoktu. Ozanların sazla çalarak söyledikleri aşk ve doğa şiirleri, destan ve sagular bütün Türklerin duygularına sesleniyordu.
    İslamiyet'in kabulünden sonra bu birlik bozuldu. Kentlerde kurulan medreselerde yetişenler kendilerini halktan ayrı tutmaya başladılar. Ayrıca yönetim, siyaset ve askerlik alanındaki etkinlikleri nedeniyle bazen devlet ve saray korumasında olan bir sınıf ortaya çıktı.
    Divan Edebiyatı bu kesimden insanların duygu, düşünce ve zevklerini yansıtırken, Halk Edebiyatı bunların dışındaki kitlelerin beğeni, düşünce ve ideallerini yansıtma aracı oldu. Ama gerçek anlamda halk edebiyatı kavramı ancak 2'nci Meşrutiyet'ten sonra yerleşti ve halk geleneklerinin ürünleri olan yapıtlar bu dönemden sonra "Halk Edebiyatı" olarak adlandırılmaya başlandı.
    Bu yapıtlar, genellikle öğrenim görmemiş köylüler, kasabalılar ya da kentliler ile yeniçeri ve tekke çevreleri gibi yine halktan kopmamış zümreler arasında, zaman içinde dinin, tasavvufun, tarikatların ve Divan Edebiyatı'nın etkisiyle değişikliklere uğramış eserlerdir.
    İslamiyet'in kabulünden sonra anonim halk edebiyatının temel ürünleri sayılan atasözü, destan, masal, bilmece, mani, türkü, ağıt, mesnevi gibi türlerde büyük gelişme görüldü. Türk Halk Edebiyatı'nın ilk gerçek örnekleri Karahanlılar döneminde ortaya çıktı.
    Kaşgarlı Mahmud'un "Divanü Lügati't Türk" adlı eserindeki manzum örnekler Türk halk şiirinin temel biçimi olan dörtlüklerle söylenmiş ve genellikle yedili, sekizli ve on ikili hece ölçüleriyle düzenlenmişti. Bu eserde atasözleri de bulunuyordu. Yine Karahanlılar döneminde oluşmuş "Satuk Buğra Halk Destanı" ve 11 ve 12'nci yüzyıllarda Türkistan'da Yedisu bölgesinde doğduğu sanılan eski Türk destanlarından motifler taşıyan Manas Destanı da bu dönem halk edebiyatının önemli eserleri arasındadır.

    Türk Halk Edebiyatında Hece

    Türk Halk Edebiyatı nazımda hece ölçüsüne (veznine) dayanır. Bu nedenle hece ölçüsünün tanımlanması gerekir. Hece, tek bir sesli hafrten ya da bu sesli harfin başına ya da sonuna gelen bir ya da birden çok sessiz harften oluşan ses öbeğidir. Örneğin, o, ot, bir, git, kırk gibi. Kapalı ya da engelli denilen heceler sessiz harfle, açık ya da engelsiz heceler sesli harfle biter. kaynak :muzaffer günay okulu: istanbul imamhatip lisesi 9/a no:4022

    Türk Halk Edebiyatında Hece Ölçüsü

    Şiirde mısralardaki hece sayısının eşit olmasına dayanan ölçüdür. Türkçe'nin yapısına uygun bir ölçüdür. Hecelerin sayısı parmakla sayıldığı için "parmak ölçüsü" adıyla da bilinir. Türkçe'de heceler uzunluk kısalık bakımından hemen hemen aynı değerdedir. Bu yapısal özellik şiirde hece ölçüsünün kolayca kullanılmasına imkan verir. İlk yazılı Türk edebiyatının ürünleri olarak bilinen Göktürk Yazıtları'nda şiir bulunmamasına rağmen şiirsel özellikler taşıyan ve hece ölçüsüne uyan bölümler vardır. Kaşgarlı Mahmud'un Divanü Lugati't Türk eserindeki şiirler de hece ölçüsüyle yazılmışlardır. Türklerin İslamiyet'i kabulünden sonra divan edebiyatı ve aruz ölçüsünün yaygınlaşması hece ölçüsünün yalnızca tekke ve aşık edebiyatına özgü bir ölçü olmasına yol açtı.
    Hece ölçüsünde kalıbı dizelerdeki hecelerin sayısı belirler. Her dizesinde 11 hece bulunan bir şiirin kalıbı "11'li hece ölçüsü" olarak gösterilir. Bir hecenin belli bölümlere ayrılmasına "durgulanma", bu bölümlerin okuma sırasında hafifçe durularak vurgulanan yerlerine de "durak" denir. Kalıplar 2'liden başlayarak 20'lilere kadar çıkar. Az heceli, yani 2'liden 6'lıya kadar kalıplar tekerleme, atasözü, bilmece gibi ürünlerin şiirsel parçalarında uyum öğesi olarak yer alır. Bu tür kısa kalıpların durakları dizenin sonundadır.
    Hece ölçüsünde durağın önemi büyüktür. Bir kalıp en az 2, en çok 5 duraklı olabilir. Bir durakta bulunan hece sayısı ise 1 ile 10 arasında değişir. Hece kalıpları duraklar ve duraklardaki hece sayıları bakımından bölümlenir. Bu kalıplar içinde en çok kullanılanlar 7'li, 8'li, 11'li ve 14'lü olanlardır. 7'li ölçü daha çok mani türünde kullanılmıştır. 8'li kalıp semai, varsağı, destan ve türkülerin ölçüsüdür. 11'li ölçü ise başta koşma ve destan olmak üzere aşık ve tekke debiyatı şiirlerinde kullanılmıştır. 14'lü hece ölçüsüne ise daha çok tekke şiiri ve çağdaş Türk şiirinde rastlanır.

    Tasavvuf veya Tekke Edebiyatı

    Halk edebiyatının "tasavvufi halk edebiyatı" ya da "tekke edebiyatı" denilen türü 12'nci yüzyılda Ahmed Yesevi ile başladı. Ama Anadolu'nun bu alandaki ilk ve en büyük şairi Yunus Emre'dir. Anadolu'da 19'uncu yüzyıla değin çeşitli tarikatlarla gelişen bu edebiyat geleneğinin sürmesinde en önemli rolü Alevi-Bektaşi ve Melami-Hamzavi şairler oynadı.
    Tekke edebiyatı şairleri, yalın bir dille, hece ölçüsüyle ya da aruzun heceye yakın yalın kalıplarıyla şiirler yazdılar. Tekke şiirinin genel adı, özel bestelerle okunan ve tarikatlara göre değişik isimlerle anılan ilahilerdi. Nazım birimi dörtlüktü. Ama gazel biçimde yazılmış ilahiler de vardır. Bu edebiyatın düzyazı biçimini ise evliya menkıbeleri, efsaneler, masallar, fıkralar ve tarikat büyüklerinin yaşamlarını konu alan yapıtlar oluşturur.

    Aşık Edebiyatı

    Halk edebiyatının aşık adı verilen halk sanatçılarının ürünlerinden oluşan ve 16'ncı yüzyılın başlarında ortaya çıkan "aşık edebiyatı" türünde ise söz ve müzik birbirini tamamlayan iki unsurdur. Günümüzde varlıklarını sürdüren aşıklar, bir yandan eski destan geleneğini yaşatırken, bir yandan da doğaçlama aşk şiirleri söyler, başka sanatçıların ürünlerini yayar, çeşitli törenlerde bir eğlence unsuru olarak yer alırlar. Aşık şiirinin nazım biçimi de dörtlük olmakla birlikte dize sayısı çoğalıp azalabilir.
    Bu edebiyatın başlıca türleri destan, güzelleme, taşlama, koçaklama, ağıt ve muammadır.Uyak yapısı bakımından koşma,semai,varsağı gibi kısımlara ayrılır.Genellikle yalın ve yapmacıksız bir dil kullanılan aşık şiirinde yinelemeler, boş tekerlemeler, ölçü ve uyak tutturmada kolaylık sağlayan yakıştırmalar bulunur.Mısra sonlarındaki ses benzerliklerini sağlamak için kullanılan bu yinelemelere ayak denir


    Halk Edebiyatı Türleri


    Düzyazı Türleri

    * Destan
    * Masal
    * Kahramanlık öyküleri
    * Hikaye
    * Evliya menkıbesi
    * Halk öyküsü
    * Fıkra
    * Atasözü
    * Deyim

    Nazım Şekilleri

    * Koşma
    * Türkü
    * Taşlama
    * Tekerleme
    * Mani
    * Deyiş
    * Ninni
    * Ağıt
    * İlahi
    * Semai
    * Varsağı
    * Selis
    * Ayin
    * Tapuğ
    * Cumhur
    * Hikmet
    * Devriye
    * Şathiye
    * Tevhid
    * Nutuk
    * Deme
    * Duvaz
    * Güzelleme
    * Horyat
    * Kalenderî
    * Kavuştak
    * Koçaklama
    * Halk şarkısı
#05.07.2009 00:37 0 0 0
  • Kars Tarihi Türbeleri - Kars Yöresi Tarihi Türbeleri - Kars Türbeleri Tarihçesi

    Hasan-ı Harakâni Türbesi

    Kars Kaleiçi Mahallesi'nde, Evliya Camisi'nin avlusunda bulunan Hasan-ı Harakâni Türbesi, Selçuklulardan önce Anadolu'daki Oğuz Beylerinin yapmış olduğu savaşlarda şehet düşen Hasan-ı Harakani'ye aittir. Hasan-ı Harakani'nin mezarı XVI.yüzyılda bulunmuş ve Serdar Lala Mustafa Paşa tarafından 1579'da türbesi yapılmıştır. Bu türbeden ötürü de yanındaki camiye Evliya Camisi ismi verilmiştir. Hasan-ı Harakani Türbesi'nin çevresinde 21 adet mezar daha bulunmaktadır.

    Türbe, 3.80x5.80 m. ölçüsünde dikdörtgen planlıdır. Türbenin üzeri kubbe ile örtülü olup, bu kubbe dıştan çinilerle kaplanmıştır. Türbe duvarlarında 3 küçük pencere ve bir de giriş kapısı bulunmaktadır. Türbenin giriş kapısı üzerine kitabesi yerleştirilmiştir. Ayrıca türbe avlusunun girişinde de h.972 (1564) tarihli bir kitabe daha bulunmaktadır.


    Celal Baba Türbesi

    Kars, Kaleiçi Mahallesi'nde, Kars Kalesi'nin güneyinde, giriş kapısının arka kısmında bulunan türbe XII.yüzyılda Kars'ın istilasında şehit düşen Oğuz boylarından Celal Baba'nın mezarıdır.

    Türbe kesme taştan yapılmış, üzeri çini örtülü bir kubbe ile kapatılmıştır. Sultan III.Murad zamanında Kars'ın imarı yapılırken bu türbeyi de Lala Mustafa Paşa onarmıştır. 1878 Rus İhtilali sırasında, Ruslar tarafından mezarı ve türbesi tahrip edilmiştir. Sonraki dönemlerde de türbe yeniden yaptırılmıştır.
#05.07.2009 00:36 0 0 0
  • Dini Edebiyat - Mevlid

    Doğum, doğum günü, doğum yeri anlamlarına gelen Arapça bir sözcük olan mevlit daha çok İslam Peygamberi Hz. Muhammed'in doğumunu, yaşamını, ölümünü anlatan kitaplar için kullanılır. 12. yüzyılda Arap edebiyatında ortaya çıkan mevlit, 13. yüzyılda Türk edebiyatında da görülmeye başlanmıştır. Bugün tamamı elimizde olan en eski mevlit Süleyman Çelebi'nin 1409-10 tarihli Vesiletun-Necât adlı yapıtıdır. Daha önce ve sonra birçok mevlit yazılmışsa da hiçbiri Süleyman Çelebi'nin yapıtı kadar yaygınlık kazanmamıştır. Bugün de mevlit denilince Süleyman Çelebi'nin yapıtı anlaşılır.
    Türk edebiyatında mevlitlerin hepsi manzum olarak ve mesnevi biçiminde kaleme alınmıştır. Mesnevideki bölümlenme mevlitlerde de görülür. Mevlit münacâtla (Tann'ya yakarış), peygamberin doğumu, risaleti (peygamberliğin gelişi), miraç (göğe çıkışı) ile sürer, ölümü ve dua bölümüyle sona erer. Hz. Muhammed'in yaşamıyla ilgili çeşitli ayrıntılar ile mucizelerinin, hicretin (Medine'ye göç), fiziksel özelliklerinin, öğütlerinin ayrı bölümler halinde yer aldığı mevlitler de vardır. Mevlit dinsel edebiyatın yaygın bir türü olduğu kadar birçok dinsel törenin de vazgeçilmez öğesidir. Kandiller başta olmak üzere çeşitli dinsel günlerde okunması giderek dinsel müzikte de bir tür olarak belirmesine yol açmıştır. Genellikle doğaçtan okunan mevlit 17.-18. yüzyıllarda bestelenmişse de bu besteler yaygınlık kazanamadıklarından zamanla unutulmuştur. Bununla birlikte bazı bölümler günümüzde bile hemen her yerde aynı ezgilerle okunmaktadır.
    Mevlit okunması yalnız dinsel günlerde değil, doğum, sünnet, askere uğurlama, düğün, ölüm gibi olaylarda yaygın bir gelenek halinde varlığını sürdürmektedir.


    Halk arasında Mevlid (Mevlit, Mevlüd, Mevlüt olarak da kullanılır) olarak bilinen bir şiirdir. Süleyman Çelebi tarafından yazılmış olan ve asıl adı "Vesiletünnecat" olan bu şiirin konusu Muhammed'i övmektir. Mesnevi türündendir, "failatun failatun failun" vezninde yazılmıştır. Üç yüze yakın beyitten oluşmaktadır. Başlangıcı şöyledir:

    Allah adın zikredelim evvela
    Vacib oldur cümle işte her kula


    Allah adın her kim ol evvel ana
    Her işi âsan ede Allah ana


    Allah adı olsa her işin önü
    Hergiz ebter olmaya anın sonu


    Bir kez Allah dese aşkile lisan
    Dökülür cümle günah misli hazan


    İsm-i pâkin pâk olur zikreyleyen
    Her murada erişir Allah diyen


    Aşk ile gel imdi Allah diyelim
    Derd ile göz yaş ile ah edelim


    Birdir ol birliğine şek yokdurur
    Gerçi yanlış söyleyenler çokdurur


    Cümle alem yoğiken ol var idi
    Yaradılmıştan gani cebbar idi


    Var iken ol yok idi ins-ü melek
    Arş-ü ferş-ü ay-ü gün hem nüh felek


    Sun'ile bunları ol var eyledi
    Birliğine cümle ikrar eyledi


    Kudretin izhar edip hem ol celil
    Birliğine bunları kıldı delil


    Ol dedi bir kerre var oldu cihan
    Olma derse mahvolur ol dem heman


    Bari ne hacet kılavuz sözü çok
    Birdir Allah andan artık ilah yok


    Haşredek ger denilirse bu kelam
    Nice haşrola bu olmaya temam


    Pes Muhammeddir bu varliğa sebeb
    Sıdkile anın rızasın kıl taleb


    Ger dilersiz bulasız oddan necat
    Aşkile derdile edin es-salat

    Hz. Muhammed'in doğum günü 12 Rebiülevvel'dir. İslam dünyası her yıl bu günü Mevlid Kandili olarak kutlar. Mevlid geleneği yüzyıllardır sürmektedir. Kandiller dışında, çocuk 40'ını çıkınca, bir Müslümanın vefatının 40. gününde, adaklarda, evlenme töreninde, hacıların dönüşünde, sünnet merasiminde, asker uğurlamada mevlid okuma geleneği vardır. Bu mevlidlerde Süleyman Çelebi'nin Vesiletünnecat'ı (1402) okunur. Mevlid günleri oruç tutma, geceleri ilahi, dua, vaaz, kıraatla kutlama yaygındır.
#04.07.2009 23:37 0 0 0
  • Xir Gökdeniz - Xir Gökdeniz Kimdir - Xir Gökdeniz Biyografisi

    Xir,gerçek ismi Gökdeniz Karayaka,16 Aralık 1990 yılında Ankara'da doğdu.

    noimage

    Rap müzik ile iç içe büyüyen Xir ilk kaydını 2003 senesinde yaptı.2000'li yıllarda ilk albüm projesi olan Savaş Meydanı EP'sini yayınladı. Xir,çeşitli Mc'lerin albüm prodüktörlüğünü üstlendi ve Türkiye'nin bir çok yerinde sahne aldı. Ankara,İstanbul,İzmir,Eskişehir,Gaziantep,Kütahya,Sakarya,Konya sahne aldığı bazı şehirlerdendir. Bir çok başarılı Mc ve prodüktörle çalışmaları oldu.

    Bunlardan bazıları:
    Ezgi
    Rahdan
    Emre Baransel
    Rapozof
    Caprice Atak
    Yunus Emre
    Frekans
    Lahza
    Tehdit
    Şüphe
    Teknik Servis
    Taşkın
    Savlet
    Ozan
    Omega
    Microp
    Erfayt şeklindedir.

    Discografi


    Savaş Meydanı EP.(Underground/2006)
    5'li EP (Underground 2006)
    Kulaklık EP (Underground 2007)
    Ölüm Oyunu LP (Underground 2007)
    Yüzde iki Yüz (Underground 2008)

    Sahne Aldigi Yerler:
    2005 MKI
    2005 Rap N Joy
    2006 Hiphop Unity
    2006 Izmir Focus Jam
    2006 Ari Kolej Fest.
    2006 06 06 06 Jam
    2006 Atatürk Kültür Merkezi
    2006 Break and Fight
    2006 Rap N Joy 2
    2006 Istanbul Big Jam
    2006 Izmir Bergama
    2006 If Performance
    2006 Dance and Fight 2
    2006 Hiphop Lunch
    2006 Hiphop Unity 2
    2007 Exw Knock Down party
    2007 Hiphop House
    2007 Kadikoy Acil Realesed Party Ankara
    2007 Kadikoy Acil Realesed Party-Eskisehir,Konya,Izmit
    2007 Kaya Beyazit Anadolu Lisesi
    2007 Çagdas Sahnesi
    2007 Aydinlik Evler Rap Party
    2007 Sakarya Rap Party
    2007 Just Tariz For Ankara
    2007 Groove Project
    2007 Kadiköy Acil Realesed
    2008 Death World Party
    2008 Death Rap Party(izmir)
    2008 Arena Bar
    2008 Ceza 10. Yil konseri Ankara
    2008 Gaziantep Hiphop Fest.
    2008 Kütahya Jam
    2008 Yunus Emre & Frekans Album Realesed Party
    2008 Aydinlik Evler School Jam
#04.07.2009 23:31 0 0 0