nuri deniz

nuri deniz

Üye
28.04.2010
Asteğmen
10.643
Hakkında

  • Palyasyon ne demektir?
    Palyasyon ya da palyatif tedavi, kanserden kurtulmaktan ziyade ağrı gibi şikayetleri kontrol altına almak ya da hafifletmeye yarayan bir tedaviyi tanımlamaktadır.
#09.06.2010 15:11 0 0 0
  • uyumanıza yardımcı olan 10 yiyecek:

    1. Kulağa garip gelebilir, ancak akşamları kıvırcık salata yemek daha iyi uyumanıza yardım ediyor. Salatadaki sütlü bitki özü lactucine diye bilinen afyon içeriyor. Bu madde uyku ve gevşeme sağlıyor.

    2. Bir fincan çay rahatlatıcı olabilir, ancak 8 saatlik kesintisiz bir uyku çekmek istiyorsanız, en iyi seçenek papatya çayı olmalı. Papatya çayı doğal bir yatıştırıcıdır ve asabi tansiyonu düşüren etkisi bulunuyor.

    3. Çay içmek istemiyorsanız, yeşil sebzelerde bulunan mineral magnezyum, kasları ve sinirleri gevşetmeye yardım ediyor. Öözellikle, brokoli, brüksel lahanası, kıvırcık lahana, hindiba gibi sebzeler rahatlatıcı etkiye sahip.

    4. Bayramlarda ve özel günlerde kurulan ziyafet sofrasından sonra kendimizi yorgun hissetmemizin sebebi, triptofandır. Özellikle, et, tavuk, balık ve hindi etinde bulunan triptofan isimli amino asit, serotonin üretimini destekliyoryor, bu da vücudun gevşemesine ve uykusuzluk sorunlarıyla baş etmenize yardımcı oluyor.

    5. Sebze sevmiyorsanız, alternatif olarak triptofan içeren diğer bir yiyecek olan muzu deneyebilirsiniz.

    6. Akşam yemeğinizde karabuğday, kinoa (gluten içermeyen bir tür tahıl), darı, arpa ve tatlı papates gibi karbonhidrat içeren yiyeceklerden bir karma hazırlayın. Karbonhidrat insülinin serbest kalmasını sağlar, bu da triptofanın beyne iletilmesi için gereklidir.

    7. Yulaf unu, sadece kahvaltı için değildir. Akşam yemeğinde de bir kase yemeği deneyin. Buğdayın yatıştırıcı ve sinir onarıcı özellikleri bulunuyor. Bu da iyi bir gece uykusu çekmenize yardımcı olur.

    8. Çalışmalar, balın doğal uyku yardımı olduğunu gösteriyor. Balın içindeki oreksin isimli doğal içerik beynin kendini kapatıp dinlenmesine yardımcı oluyor.

    9. Niasin bakımından zengin olan yiyecekler de uyku için faydalıdır. Çünkü, bu yiyecekler de serotonin sentezi içeriyor. Niasin bakımından zengin olan yiyecekler arasında yumurta, balık, tavuk, soya fasulyesi, bezelye ve çemen bulunuyor.

    10. Somon, uskumru, sardalye, ringa ve alabalık gibi yağlı balıklar, iyi bir uykuya yardımcıdır. Akşam yemeğinde tabağınızı bu yiyeceklerle doldurarak, kesintisiz bir gece uykusu uyuyabilirsiniz.
#09.06.2010 14:14 0 0 0
  • Yangın Söndürmede Kullanılan Yöntemler
    1- Soğutarak Söndürme

    Su ile soğutma
    Soğutarak söndürme prensipleri içinde en çok kullanılanıdır. Suyun elverişli fiziksel ve kimyasal özelliği yanıcı maddeyi boğma (yanan cismin su içine azaltabilir.Sonucu oksijeni azaltma) ve yanıcı maddeden ısı alarak yangının söndürülmesinde en büyük etken olmaktadır. yangın üçgenini oluşturan ısı oksijen ve yanıcı maddeden ısının düşmesi ve oksijenin azaltılarak söndürülmesinde en etkili söndürücüdür. Su yangın yerine kütlesel olarak gönderileceği gibi püskürtme lensleri ile de gönderilebilir.

    Yanıcı maddeyi dağıtma
    Yanan maddenin dağıtılmasıyla yangın nedeni olan yüksek ısı da bölünür, bölünen ısı düşer ve yangın yavaş yavaş söner. Akaryakıt yangınlarında bu tip söndürme yangının yayılmasına neden olacağından uygulanmaz.

    2- Havayı keserek söndürme

    Örtme
    Katı maddeler (kum, toprak, halı, kilim vb) ve kimyasal bileşikler (köpük, klor, azot vb) kullanılarak yanan maddenin oksijen ile temasının kesilmesi ile yapılan söndürmedir. Akaryakıt yangınlarına örtü oluşturan sentetik veya protein esaslı foam köpüğü kullanılmaktadır.

    Boğma
    Yangının oksijenle temasının kesilmesi veya azaltılması amacıyla yapılan işlemdir. Özellikle kapalı yerlerde oluşan yangınlara uygulanır.

    3- Yanıcı maddenin ortadan kalkması
    Yanma koşullarından olan yanıcı maddenin ortadan kalkması sonucu yangının söndürülmesidir.



    Söndürmede kullanılan araç ve malzemeler
    Yangın musluğu
    Su
    Su, yangın söndürmede yaygın olarak kullanılır. Küçük yangınları söndürmede nemli battaniye ve nemli gazete kullanılabilir. Su özellikle A tipi yangınlar için (katı) çok iyi bir söndürücüdür. Ancak elektrikle temasın olduğu durumlarda çarpılma riskine karşı su kullanımından kaçınılmalıdır.

    Kum
    Yanıcı maddelerin oksijenle ilişkisinin kesilerek söndürülmesinde kullanılır. Kullanma anında kumun yanıcı maddeyi tamamen örtmesi sağlanmalıdır. Oldukça emniyetli bir yangın söndürme metodudur.

    Karbondioksit gazı (CO2)
    Yanan maddenin üzerini kaplayan karbondioksit gazı yanıcı maddeyi oksijensiz bırakarak yangının söndürülmesini sağlar. Havadan 1,5 kat daha ağır sıvı halden gaz haline geçişte -78 derece olan boğucu bir gazdır. Genellikle çelik tüplerde basınç altında sıvı halde tutulur. Bu gazla açık alanlarda ve hava akımının olduğu yerlerde yangının söndürülmesi oldukça zordur.

    Köpük
    Köpük yanan yüzeyi tamamen kaplar. Kaplanan bölge güvenli bölgedir.

    HFC-227
    HFC-227, Halon 1301 gazinin kullanımının yasaklanması sonrasında piyasaya sürülen ve en yaygın kullanımı olan Halon alternatifi bir gazdır. Yangında önemli rol üstlenen kimyasal reaksiyonları kırma ve ısı enerjisini absorve etme özelliği ile yangınları söndürmektedir. Özellikle A (katı) ve B (parlayabilen sıvılar) için idealdir. Kimyasal adı heptafluropropan olup, FE227 olarak da anılır.
#09.06.2010 14:03 0 0 0
  • , maddenin ısı ve oksijenle birleşmesi sonucu oluşan yanma reaksiyonlarının neden olduğu doğal afettir. Yangınların oluştukları coğrafik alanda maddi hasarlara neden olmasından ziyade, orada yaşayan canlılar ve ekolojik denge üzerinde son derece olumsuz etkileri vardır.


    Yangın Sınıfları
    A Sınıfı Yangınlar
    Katı madde yangınlarıdır.Bunlar odun kömür gibi maddelerdir. Soğutma ve yanıcı maddenin uzaklaştırılması ile söndürülebilir.

    B Sınıfı Yangınlar
    Yanabilen sıvılar bu sınıfa girer. Benzin ve yağ gibi yanabilen sıvılardır. Soğutma (sis halinde su) ve boğma (Karbondioksit, köpük ve kuru kimyevi toz) ile söndürülebilir.

    C Sınıfı Yangınlar
    Likit petrol gazı, hava gazı, hidrojen gibi yanabilen çeşitli gazların yanması ile oluşan yangınlardır. Kuru kimyevi toz, halon 1301 ve halon 1211 kullanarak söndürülebilir. Elektrikli makine ve hassas cihazların yangınları da bu sınıfa dahil edilebilir.

    Elektrik donanımlarının yanmasıyla oluşan yangınlar ayrı bir sınıf içinde değerlendirilmeyip C sınıfı yangınlar başlığı altında incelenebilir. Elektrik akımı kesilerek müdahale edilmeli ve karbondioksit gazı kullanılmalıdır.

    D Sınıfı Yangınlar
    Yanabilen metallerin ve alaşımların (Magnezyum, Lityum, Sodyum, Seryum gibi) yanmasıyla meydana gelen yangınlardır.etkili söndürücüsü olan trimotoksinboroksin bulunmadığı taktirde kum aynı işlemi görür. Kuru kimyevi tozlar bu yangınları söndürmede kullanılırlar.

    Yangın nedenleri
    Korunma Önlemlerinin Alınmaması
    Nedenlerin başında yangına karşı önlemlerin alınmaması gelmektedir. Yangın elektrik kontağı, ısıtma sistemleri,lpg tüpleri, evlerde kullanılan tüpler, patlayıcı-parlayıcı maddelerin yeterince korunmaya alınmamasından doğmaktadır. Özellikle büyük yerleşim alanlarında, konut ve iş yerlerinde çıkan yangınların büyük bir kısmı elektriğin ve LPG tüplerinin yanlış kullanımına dayanmaktadır. Elektrik enerjisi aksamının teknik koşullara göre yapılmaması da yangını yaratan diğer bir neden olmaktadır. Bununla birlikte kaloriferlerde ve soba ile ısıtma yöntemlerinde, bacaların temizlenmesi ve parlayıcı-patlayıcı maddeler için gerekli önlemlerin alınması halinde yangın afeti olma olasılığında büyük bir azalma olacaktır. Camların yerde uzun süre durmaları sonunda doğal ışınlar cam taneciklerine güneş ışılarını yayarve sonucun da yangın oluşabilir.

    Bilgisizlik
    Yangına karşı hangi önlemlerin nasıl alınacağını bilmemek ve bu konuda yeterli eğitimden geçmemek yangının önemli nedenlerindendir. Elektrikli aletlerin doğru kullanımını bilmemek, soba ve kalorifer sistemlerini yanlış yerleştirmek, tavan arasına ve çatıya kolay tutuşabilecek eşyalar koymak yangını davet eder. Yangının oluşumunu önlemek ve oluşan bir yangının söndürülmesini bilmek eğitim ve bilgilenmeden geçer. Bu nedenle yangını önlemeyi öğrenmek kadar yangını söndürmede ilk müdahaleleri de öğrenmek gerekir.

    İhmal
    Yangın konusunda bilgi sahibi olmak yeterli değildir. Söndürülmeden atılan bir kibrit veya sigara izmariti, açık unutulmuş bir LPG tüp veya evde kullanılan tüp, ateş alıp yangına yol açar.


    1906'da yaşanan San Francisco Depremi'nin ardından çıkan ve yaklaşık 3000 kişinin ölümüne neden olan büyük yangın Kazalar [değiştir]
    Sistem dışı oluşan olaylardan bazıları da (kalorifer kazanının patlaması, elektrik kontağı gibi) yangına neden olmaktadır. Ancak kendiliğinden gelişen bütün olaylar, başlangıçta yeterli önlemlerin alınması sonucu olabildiği gibi bilgisizlikten de kaynaklanmaktadır. Temelde bunlar olmaksızın kazaların yol açtığı yangınlar da olmaktadır.

    Sabotaj
    Yangına karşı gerekli önlemler alındığı halde; bazı insanlar çeşitli amaç ve kazanç uğruna kasıtlı olarak kişi ve topluma ait bina ve tesisleri yakarak can ve mal kaybına neden olabilir.

    Sıçrama
    Kontrol atına alınmış veya alınmamış bir yangın ihmal veya bilgisizlik sonucu sıçrayarak, yayılarak veya parlayıp patlayarak daha büyük boyutlara ulaşabilir.

    Doğa Olayları
    Rüzgârlı havalarda kuru dalların birbirine sürtmesi ya da yıldırım düşmesi ve benzeri doğa olayları sonucunda yangın çıkabilir.
#09.06.2010 13:58 0 0 0
  • Reklam "insanları gönüllü olarak belli bir davranışta bulunmaya ikna etmek, belirli bir düşünceye yöneltmek, dikkatlerini bir ürüne hizmete, fikir ve kuruluşa çekmeye çalışmak, onunla ilgili bilgi vermek, ona ilişkin görüş ve tutumlarını değiştirmelerini veya belirli bir görüşü ya da tutumu benimsemelerini sağlamak amacıyla oluşturulan; iletişim araçlarından yer ya da süre satın almak yoluyla sergilenen veya başka biçimlerde çoğaltılıp dağıtılan ve bir ücret karşılığı oluşturulduğu belli olan (diğer bir deyimle parasal destek sağlayan kişi ya da kuruluşların kimliği açık olan) duyuru"dur



    Özellikleri
    Reklam, pazarlama nın dört bileşeninden biri olan tutundurmanın içinde yer alır. Pazarlamanın diğer bileşenleri ürün, fiyatlandırma ve dağıtımdır.

    Günümüzde Philip Kotler sayesinde Satışa dayalı anlayışı (ürün-fiyat-yer-tanıtım), Kotler'in müşteriye odaklı anlayışı, 4C'ye (müşteri için değeri-müşteriye maliyeti-kolaylık-iletişim) kaymıştır.

    Reklam pazarlama ağı içinde belki de en geniş yere sahiptir.Ürünün doğumundan pazara sürülmesine kadar olan süreçte önemli rol oynar.Ürüne aşinalık kazandırılması, tanıtılması ve kullandırılması amaçlarını güder ancak ürün odaklı olması şart değildir. Reklam, markaya değer katmak, markayı konumlandırmak, marka farkındalığı yaratmak, kurumsal olarak izlenim, imaj ve itibar oluşturulmasına yardımcı olmak adına da kullanılabilir.İyi bir reklamın özellikleri şöyle olmalıdır:

    İlgi çekici
    Şaşırtıcı
    Özgün
    Bir kere kullanmaya yönlendirici
    Reklamın yaratıcı ve ticari olmak üzere iki yönü vardır.

    Reklamın inandırıcılığı
    Reklamcı yaptığı işte başarılı olmak için bazı metodlar kullanır.Bunlardan biri yaratıcı metod!tur . yaratıcı metod Hayal kurabilmek bunu gerçeğe uyarlayabilmek ve inandırıcı olabilmek gibi özelliklere haiz olan kişi diğerleri tarafından izlenecek ,takip edilecek bir başka deyişle etkili olacak reklamlar ortaya çıkarır.

    Reklamın ticari yönü
    Reklamın başarısı ürün ya da hizmetin alıcısının çoğalmasıyla,bir başka deyişle satılmasıyla ölçülür. Bu da gerçek bir satıcı gibi düşünmeyi ve ona göre hareket etmeyi gerektirir.Medya, reklamın yapılması için bir yere ihtiyaç duyulan alanı sağlar.Tv, radyo, internet, basılı mecralar, outdoor denilen açıkhava panoları ve diğer ilan yerleri medya kapsamı içinde bulunur.

    Reklamda 5M
    Reklam için önemli beş terimin İngilizce adlarının baş harfleridir.Bu terimler;

    Money (Para) : Reklam için harcamayı düşündüğümüz para
    Message (Mesaj) : Reklamda vereceğimiz mesaj
    Mission (Misyon) : Neden reklam yapıyoruz (Yeni ürün tanıtımı, pazara nüfuz etme, v.s.)
    Measurement (Ölçüm) : Reklam etkinliğinin ölçümü
    Media (Medya) : Medya kullanımı (TV, radyo, gazete, dergi, v.s.)
    Reklam bütçesini belirlemede, işverenin reklam giderlerini kısıtlamaması gerekir. Reklam bütçesi belirlemede aşağıdaki yöntemler kullanılmaktadır;

    1- Ayrılabilir fonlar yöntemi. 2-Satış gelirlerinin yüzdesi yöntemi. 3-Rakiplerin harcamalarını esas alma yöntemidir.
#09.06.2010 13:49 0 0 0
  • Kaynak - Kaynak Yöntemleri - Elektrik ark kaynağı - Gazaltı kaynağı - Oksi-Asetilen kaynağı - Katı hal kaynak yöntemleri hakkında

    Kaynak, malzemeleri birbiri ile birleştirmek için kullanılan bir imalat yöntemidir, genellikle metal veya termoplastik malzemeler üzerinde kullanılır. Bu yöntemde genellikle çalışma parçalarının kaynak yapılacak kısmı eritilir ve bu kısma dolgu malzemesi eklenir, daha sonra ek yeri soğutularak sertleşmesi sağlanır, bazı hallerde ısı ile birleştirme işlemi basınç altında yapılır. Bu yöntem lehim ve sert lehim ile fark gösterir, lehim ve sert lehim yöntemlerinde birleştirme düşük erime noktalarında ve çalışma parçaları erimeden oluşur.

    Kaynak için gaz alevi, elektrik arkı, lazer, elektron ışını, sürtme, ultrases dalgaları gibi birçok farklı enerji kaynakları kullanılabilir. Endüstriyel işlemlerde, kaynak açık hava, su altı, uzay gibi birçok farklı ortamda gerçekleştirilebilir. Bununla beraber, yapıldığı yer neresi olursa olsun, kaynak çeşitli tehlikeler barındırır. Alev, elektrik çarpması, zehirli dumanlar ve ultraviyole ışınlara karşı önlem almak gereklidir.

    19. yüzyılın sonuna dek, sadece demircilerin kullandığı ısıtma ve dövme yolu ile metallerin birleştirildiği kaynak yöntemi biliniyordu. Elektrik ark kaynağı ve oksi-gaz kaynağı yüzyılın sonunda gelişen ilk yöntemlerdir, bunları direnç kaynağı izlemiştir. Kaynak teknolojisi 20. yüzyılın erken dönemleri esnasında (I. Dünya Savaşı ve II. Dünya Savaşı sonralarında) artan talebi karşılayabilmek için hızla gelişerek güvenilir ve ucuz yöntemler arasına katılmıştır. Savaşların ardından, manuel metodlar (manuel metal ark kaynağı), yarı-otomatik ve otomatik yöntemleri (gazaltı metal ark kaynağı vb.), içeren çeşitli modern kaynak teknikleri gelişmiştir. Gelişmeler, yüzyılın ikinci yarısında da lazer ışın kaynağı ve elektron ışın kaynağının bulunması ile devam etmiştir. Halen bilim, gelişimi devam ettirmektedir. Robot kaynağı, endüstride yaygın bir yer edinmiştir, yeni kaynak metodları ve kaynak kalite ve özelliklerinin geliştirilmesi, maliyetlerin düşürülmesi için araştırma ve geliştirme çabaları devam etmektedir.


    noimage



    Kaynak yöntemleri
    Elektrik ark kaynağı
    Bu yöntemde kaynak yapmak için, kaynak elektrodu (dolgu metali) ve ana malzeme arasında bir güç kaynağı kullanılarak elektrik arkı yaratılır. Bu yöntemde doğru (DC) veya alternatif (AC) akım çeşitlerinin her ikisi de kullanılabilir. Bu yöntemde kaynak yapılan bölge bazı durumlarda, koruma gazı olarak da bilinen bir gaz ile korunarak elektrik ark kaynağı yapılır.

    Gazaltı kaynağı

    Gazaltı kaynağı. denir
    1. Kaynak yönü,
    2. Torç,
    3. Kaynak teli,
    4. Koruyucu gaz,
    5. Kaynak banyosu,
    6. Kaynak dikişi,
    7. İş parçası.Kaynak yerinin bir gaz atmosferiyle korunması sonucu yapılan ark kaynağına gazaltı ya da koruyucu gaz kaynağı adı verilir. Başlıca türleri MIG-MAG ve WIG (TIG) gazaltı kaynak teknikleridir. Bu kaynak türünde koruyucu gaz olarak Argon ve Helyum gibi soy gazlar kullanan MIG (İngilizce; Metal Inert Gas) kaynak tekniği ile koruyucu gaz olarak aktif bir gaz olan Karbondioksit kullanan MAG (İngilizce; Metal Active Gas) teknikleri en yoğun olarak kullanılır. Diğerlerine göre niseten daha az kullanılan WIG tekniğinin diğerlerinde farkı erimeyen Wolfram (Tungsten) elektrod kullanılmasıdır.

    Oksi-Asetilen kaynağı
    Bu yöntemin en genel kullanım şekli oksi-gaz kaynağıdır (oksi-asetilen kaynağı olarak da bilinir). En eski ve en çok yönlü kaynak yöntemlerinden biridir, fakat son yıllarda endüstriyel uygulamalardaki popülerliği azalmıştır. Hala yaygın olarak, boru ve kanal kaynağında ve tamir işlerinde kullanılmaktadır. Ekipmanı ucuz ve basittir, genelde kaynak alevi (yaklaşık 3100°C) oksijenle asetilenin yanması sonucu elde edilir. Alev, elektrik arkından daha az güçlü olduğundan, kaynak soğuması daha yavaş olur ve meydana gelen gerilme ve kaynak çarpılmalarının daha az olabilmesine imkân tanıyabilir, bu nedenle yüksek alaşım çeliklerinin kaynağının yapılması bu yöntemle daha kolaydır. Bu metod, metallerin kesilmesinde de kullanılır.

    Diğer gaz kaynak metodları da, hava-asetilen kaynağı, oksijen-hidrojen kaynağı ve basınçlı gaz kaynağı gibi, oldukça benzerdir, sadece kullanılan gaz tipi değişir. Gaz kaynağı, plastik kaynağında da kullanılır.

    Elektrik direnç kaynağı
    Direnç kaynağı, metallerin üzerinden geçen akıma karşı gösterdiği dirençle ısı üretmesi esası ile iki veya daha fazla metal yüzey arasında yapılan kaynak yöntemidir. Metalden geçen yüksek akım (1000 - 100.000 A.) nedeni ile kaynak bölgesinde küçük bir eriyik metal havuzu oluşur. Genelde direnç kaynağı yöntemleri verimli ve az kirlilik yaratan yöntemlerdir, fakat uygulamaları sınırlı ve ekipmanları oldukça pahalıdır.

    Enerji ışın kaynakları
    Enerji ışın kaynak metodları, yani lazer ışın kaynağı ve elektron ışın kaynağı, oldukça yeni yöntemler olup, yüksek üretim gerektiren uygulamalarda tercih edilir. İki yöntemde oldukça benzerdir, farkları güç kaynaklarından ileri gelmektedir.

    Katı hal kaynak yöntemleri
    İlk bilinen kaynak yöntemi olan dövme yöntemi gibi, modern bazı kaynak yöntemleri de kaynak malzemesi erimeden gerçekleşir. Katı hal kaynak yöntemi malzemelerin ergime dereceleri altında, dışardan uygulanan basınç yardımı ile koruyucu atmosfer ortamında veya koruyucu atmosfer ortamı olmadan, birbirine temas eden aynı ya da farklı özellikli malzemelerin iki yüzey arasında bağ oluşturarak yapılan birleştirme yöntemleridir. En yaygın yöntemlerden biri olan ultrasonik kaynak, yüksek basınç ve yüksek frekans altında vibrasyon ile termoplastik veya metal malzemeden yapılmış kablo veya ince tabakaların birleştirilmesinde kullanılır. Ekipman ve yöntemler direnç kaynağı ile benzerdir. Burada elektrik akımının yerini, vibrasyon (titreşim) ile sağlanan enerji alır. Bu yöntemde kaynak metallerinin erimesi yoktur, onun yerine basınç altında yatay olarak uygulanan mekanik vibrasyon vardır.

    Plastiklerin kaynağında ise, malzemeler erime sıcaklığına yakın sıcaklığa getirilmeli ve dikey olarak vibrasyon uygulanmalıdır. Ultrasonik kaynak, genelde elektrik bağlantıları için kullanılan alüminyum veya bakır malzemede ve polimerlerin kaynağında kullanılır.
#09.06.2010 13:31 0 0 0
  • anahtar (nedir)

    noimage



    Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı.

    Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, kurgu.

    Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol.

    Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç.

    Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak.

    Vesile, araç, vasıta

    İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör.

    Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret.

    Eski yapı almaçlarda, oluk seçimini yapmak için döndürülen parça.

    Kilidi açıp kapayan madensel araç.


    Boru anahtarı:
    Yivli, setli çeneleri ile boruyu sıkıca kavrayarak sökülüp takılmasını sağlayan aygıt.

    noimage
#09.06.2010 12:57 0 0 0
  • Yorgan,
    genellikle yünden yapılan ve içerik itibarıyla, yorgan gibi bir gece örtüsü olan battaniyeden daha kalındır. Bu nedenle kış aylarında daha fazla rağbet gören yorganın yapımında önce yünler dövülerek biraz sert bir kıvama getirilir ve bir kılıfın içine konularak, satışa hazır hale getirilir. Eski Türkçe'de de yogurkan olarak isimlendirilen yorgan, günümüzde de varlığını sürdürmektedir.

    Mitil :
    İçine yün, pamuk vb. doldurulan beyaz yastık ya da yorgan kılıfı.İki yüzü beyaz kapsız yorgan

    Astar:
    Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat.
#09.06.2010 12:45 0 0 0
  • Konu: Göz
    Renk Körlüğü (Daltonizm): Yeşil ve kırmızı renklerin ayırt edilememe durumudur. Genlerle ilgili olup, kalıtsal bir hastalıktır. Tedavisi yoktur.
    Böyle bir insanı şoför olarak düşünün.....teşekkürler....
#09.06.2010 12:29 0 0 0
  • Konu: Paraşüt
    Paraşüt


    Leonardo da Vinci'nin paraşütü
    Da Vinci'nin Çizimi (British Museum)
    22 Ekim 1797'te Paris'in Parc Monceau mevkiinde André-Jacques Garnerin tarafından gerçekleştirilen tarihin ilk paraşüt atlayışında kullanılan paraşüt, 1: Paraşütün üstü bölümü, 2: Hareket anındaki kapalı paraşüt 3: Balondan ayrıldığı andaki açık paraşütParaşüt, bir nesnenin atmosfere açık bir ortamda havanın kaldırma kuvvetinden yararlanarak yavaşça inmesini sağlayan gereçtir. M.S. 810-887 yılları arasında yaşayan Arap mucit Abbas Kasım İbn Firnas'ın İspanya-Kordoba'da paraşüte benzer bir alet kullandığı tarihi kayıtlarda mevcuttur. Çin'de de paraşütün ilk örnekleri kullanılmıştır. Leonardo Da Vinci'nin paraşütle ilgili çizimleri mevcuttur. İtalya'da 1470'lerden kalan başka paraşüt çizimleri bulunduğu gibi, 1595 yılında İtalyan Fausto Veranzio tarafından yapılan çizimler Da Vinci'nin ötesindedir. Günümüzde kullanılana en çok benzeyen paraşüt, 1783 yılında Fransız Louis-Sébastien Lenormand tarafından keşfedilmiştir. 1797 yılında Andre Jacques Garner bir sıcak hava balonundan ilk paraşüt atlayışını gerçekleştirmiştir


    noimage



    Yamaç paraşütü, hava sporlarıyla ilgilenen birkaç kişi tarafından 1980'li yılların başlarında bulunan, serbest paraşütlerle yamaçlardan koşarak kalkmaya olanak sağlayan bir ekstrem spor türü. Sivil havacılık mevzuatlarına göre çok hafif hava aracı (ÇHHA) sınıfına girer.

    Yamaç paraşütü, çok hafif hava araçları içerisinde en hafifidir. Kolay taşınabilir olması sayesinde, yolu olmayan tepelerden kalkış yapılabilir. Özel kalkış-iniş pisti gerektirmez. Doğal kaldırıcı kuvvetleri kullanarak saatlerce havada kalabilir, bulutlara kadar yükselebilir ve kilometrelerce mesafeler kat edebilir. Dünyada en yaygın ve hızlı gelişen havacılık sporudur.

    Paraşütün sırt çantasına sığacak kadar küçülebilmesi ve ağırlığının az olması nedeniyle bazı dağcılar tarafından dağların zirvelerinden inmek için de kullanılır.

    Yamaç paraşütünü, belirli sağlık koşullarına uyan hemen herkes yapabilir. Birçok kulüp, dernek, kurs vb. kuruluşlar bu sporun eğitimini vermektedir. Türkiye'de bu sporun eğitimini veren yaklaşık 40 civarında da üniversite kulübü bulunmaktadır.

    Kullanılan malzemelerin ithal ve özel olması nedeniyle maliyeti oldukça yüksektir. Ancak yine de diğer havacılık sporlarıyla karşılaştırıldığında uçmanın en ucuz yolu olduğu görülür.

    Yamaç paraşütü genellikle "tehlikeli" olarak bilinse de, kurallarına uyulduğu ve ciddi bir eğitim alınarak yapıldığı takdirde "tehlikesiz"leşmektedir.

    Türkiye'de yamaç paraşütü ile 4000-5000 m. yüksekliklere çıkılabilmekte, 100-200 km. arasında mesafelere gidilebilmektedir. Türkiye mesafe rekoru 184 km'dir. Ayrıca yamaç paraşütü akrobasisi, diğer dallara göre daha çok manevra içerir.
#09.06.2010 12:10 0 0 0
  • Tabanca - Şarjörlü tabancalar - Şarjör ve çalışma prensibi - Toplu (revolver) tabancalar - Etimoloji hakkında
    Tabanca; kısa namlulu bir ateşli silah olup, bulundurulması veya taşınması "6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun"la hükme bağlanmıştır.


    noimage


    Tabancalar, çalışma prensiplerine ve mermi muhafaza bölümlerinin şekline göre, şarjörlü(pistol) veya toplu (revolver) olarak adlandırılırlar ve kullanılan mermilerin çaplarına göre sınıflandırılırlar.

    Şarjörlü tabancaların kendine göre; toplu tabancaların da kendilerine göre avantaj ve dezavantajları vardır.




    Şarjörlü tabancalar
    Şarjör ve çalışma prensibi

    ŞarjörŞarjör; içi mermiyle doldurulan bir nevi mermi kutusudur. Bu kutuya mermiler üst üste sırayla dizilir ve şarjör, tabancanın kabza denilen, elle tutulan kısmının içindeki yuvaya yerleştirilir. Silah her ateşlendiğinde mermi çekirdeği barutun genleşmesiyle kovandan ayrılarak namludan çıkarken, kovan da tepkimeyle silahın sürgüsünü geri iter ve sürgü geri geldiğinde boş kovanı dışarı atar ve yeni gelecek mermiye yer açar. Sürgü tepme kuvveti ile boş kovanı dışarı attıktan sonra icra yayının ileri itmesi esansında şarjörün yay ile beslediği yeni ateşe hazır bir fişek alıp namlu yatağına yerleştirir.

    Şarjörlü tabancanın sürgüsü her atışta geri gelip, ileri gitme hareketi yapar. Bu hareket hem patlamış fişeğin kovanını dışarı atıp, yeni ateşe hazır bir fişeği namlunun fişek yatağına beslerken, aynı zamanda silahın ateşleme iğnesi ve horozunun yeniden kurulmasını sağlar.

    Şarjörlü tabancalar, yapısı gereği hızlı ve etkin atış olanağı sağlar, ayrıca kolay doldurulma avantajı vardır. Şarjörlerin fişek kapasitesi yüksektir. Şarjörlü tabancaların fişek kapasiteleri 6+1'den 16+1'e kadar değişir.

    Şarjörlü tabancaların fişek kapasitesi ifade edilirken (Örneğin: 12+1, 16+1, 8+1, ...) Artı bir (+1) tabiri kullanılır. Bu şunu ifade etmektedir. Şarjörlü bir tabancadaki toplam fişek adedi şarjördeki fişek adedi artı namlu yatağında atışa hazır bekleyen fişek adedinin toplamı olarak ifade edilir. Örneğin belli bir atış yaptıktan sonra şarjöründe 6 adet fişek kalmış olan bir şarjörlü tabancanın içinde toplam 6 adet şarjörde olmak üzere artı bir tanede namlu yatağında atışa hazır bekleyen toplam 7 adet fişek bulunur. Yani şarjörlü tabancanın sadece şarjörünü çıkarmakla tabanca boşalmaz. Yatakta hazır bekleyen fişeği sürgüyü çekmek suretiyle dışarı almak gerekir.

    Sonuç olarak şarjörlü tabancanın fişek kapasitesi şarjörün alabileceği maksimum fişek adedi artı namlu yatağında atışa hazır bekleyen fişekten oluşur. Bu sebeple şarjörü 12 adet mermi alan bir şarjörlü tabancanın fişek kapasitesi 12+1 şeklinde ifade edilir.

    Ancak boş içinde hiç fişek olmayan bir silah doldurulurken, sadece şarjörün içindeki fişek kadar silahın içine fişek yüklenmiş olur. Örneğin 12+1 kapasiteli boş bir tabancaya şarjörde 12 adet fişek ile yükleme yapıldığında silaha 12 adet fişek yüklenmiş olur. Artı bir kapasitesinden yararlanmak için silahın sürgüsünü çekip, kurmak ve şarjördeki bir adet fişeği namlu yatağına sürdükten sonra şarjörü yeniden çıkartıp bir fişek daha eklemek gerekir. Bu işlem yapıldığında silahın içinde 13 adet fişek yüklenmiş olur.

    Toplu (revolver) tabancalar

    Smith & Wesson (toplu / revolver .38 cal)Tabancanın bünyesinde fişeklerin dizildiği silindirik tambur şeklindeki, yapıya toplu denir. Toplu üzerinde fişeklerin dizildiği toplu merkezine göre eşit açı ile delinmek suretiyle oluşturulmuş fişek yatakları mevcuttur. Genellikle toplular altı adet fişek aldığı için halk arasında bu silaha Altıpatlar denilir. Ancak toplusu 5 ile 8 arasında değişen fişek kapasitesi olan silahlar da mevcuttur. Özellikle .22 kalibre gibi küçük çaplı fişekler için toplu kapasitesi 12 adet fişeğe kadar çıkabilir. Silahın toplusu bir mandal vasıtasıyla genellikle yana devrilmek suretiyle açılır. Bazı eski model silahlarda (Ör: Smith Wesson Model 3 Schofield gibi.) silah kırılmak suretiyle toplu açılır. Toplu açılmak suretiyle topluya fişek yükleme ve boş fişek kovanlarını boşaltma işlemi yapılır. Bu işlemden sonra toplu kapatılarak silah kullanıma hazır hale getirilir. Toplu tabancayı doldurmak zaman aldığı için zaman kazanmak amacıyla fişekler tabla adı verilen metal klipse dizlebilir. Tabla üzerine dizili fişekler bir seferde silaha yüklenebilir. Ancak toplu bir tabancayı doldurmak her zaman şarjörlü bir tabancaya göre zaman alır. Bu durum toplu tabancaların dezavantajı olarak karşımıza çıkar.

    Toplu tabanca iki şekilde kullanım olanağı sunan bir mekanizma özelliğine sahiptir. Birinci kullanım şekline tek hareketli(Single Action) denilir. Bu kullanım şeklinde silahın tetiği çekilmek suretiyle direkt ateş edilir. Tetik çekilirken önce horoz kalkar sonra tetik bir sınır noktasına dayanır. Bu noktadan sonra tetik çekilmeye devam edilir ise horoz düşer ve silah ateş eder. Bu Kullanım şeklinde horoz kalkarken toplu döner ve ateşe hazır bir fişek yatağı namlu ağzına gelir. Her tetik çekildiğinde, mermi ister ateş alsın, ister almasın, yuva dönerek diğer mermi namlunun ağız hizasına gelir ve horozun iğnesi bu merminin kapsülüne vurarak mermiyi ateşler. Bu kullanım şekili acil olarak ateş etmek gerektiğinde kullanılır. Ancak bu kullanım şeklinde keskin nişan almak zordur. Tetik iki işlemi birden tek hareket ile gerçekleştirdiği için aşırı tetik kuvveti sarf edilir. Bu durum keskin nişan almayı güçleştirir. İkinci kullanım şekline çift hareketli(Double Action) denilir. Bu kullanım şeklinde önce baş parmak ile horoz kurulur. Daha sonra işaret parmağı ile tetik çekilerek ateş edilir. Bu kullanım şeklinde düşük tetik kuvveti sarf edildiği için hassas nişan alma olanağı mecuttur.

    Toplu tabancaların genellikle emniyet kilidi yoktur ve tetik çekildiği anda ateş alır. Bu bakımdan toplu tabancalar acil olarak silah çekip ateş etmek gerektiğinde, şarjörlü tabancalara göre daha avantajlı hale gelir. Ancak emniyet açısından silahı kullanan kişinin dikkatli olması gereklidir. (Not: Yeni model toplu tabancalarda bazı üreticiler emniyet mandalı koymaya başlamıştır.)

    Toplu ve Şarjörlü Tabancaların Karşılaştırılması
    Toplu tabanca her zaman ateşe hazırdır. Bunun sonucu olarak acil olarak silah çekip ateş etmek gerektiğinde üstünlüğü tartışılmaz hale gelir. İlk atışı yapma olanağını sağlar. Şarjörlü tabancanın ateşe hazır hale gelmesi için sürgünün çekilip kurulması ve emniyetin mandalının açılması gerekir. Bu sebepten dolayı acil bir durumda silah toplu tabancanın karşısında zayıf kalır genellikle şarjörlü bir tabanca ilk atışı yapana kadar toplu tabanca 3, 4 atış yapmış olur.
    Şarjörlü tabanca ilk atışı yapma konusunda toplu tabancanın gerisinde kalsada, çatışmanın ilerleyen safhalarında seri ateş etme ve hızlı doldurulma avantajı ile toplu tabanca karşısında tartışmasız bir üstünlük yakalar.
    Toplu tabancaların balistik gücü tartışmasız üstündür. şarjörlü bir tabancaya göre daha uzun bir menzile ve vuruş gücüne sahiptir. 102mm(4 inç) namlu boyu olan bir şarjörlü tabanca kullanılan fişeğin cinsine bağlı olarak 50 ile 75 metre arası değişen bir menzile sahipken, aynı menzili toplu bir tabanca ile elde etmek için 50mm(2 inç) 'lik namlu boyu yeterlidir. Ayrıca Şarjörlü bir tabancanın kurşunu bir insana isabet edince genellikle mermi vücut içinde kalır. Ancak toplu bir tabancanın mermisi genellikle insanı delip geçer. Bu bakımdan toplu bir tabanca genellikle vücut içinde mermi çekirdeği bırakmadığı için balistik olarak incelenecek kanıt bırakmaz.
    Şarjörlü tabanca ateş ettikçe patlamış fişek kovanlarını etrafa döker. Bu kovanlar adli bir kanıt olup silahın tespit edilmesine olanak sağlar.



    Çaplar
    Tüm ateşili silahlar da silah çaplarına kalibre (Cal.) denir. Silah çapları Metrik Kalibrasyon, Anglo-Amerikan Kalibrasyon ve Nato Kalibrasyon sistemleri denilen üç ayrı sistemde ifade edilir.

    Metrik Kalibrasyon sisteminde silahın ateşlediği mermi çapı ve kovan boyu milimeter cinsinden ifade edilir. Bu sistemde Tabanca ve Tüfek fişeklerinin ifadesi hep aynı sistemle yapılır. (Örnek: 9x19 mm ,9x21 mm, 7x57 mm, 7x57R mm, 8x57 mm, 8x57JRS mm, 9.3x74R mm, vb.) Bu kalibrasyon sisteminin notasyonu şu şekilde ifade edilir. Önce mermi çekirdeğinin çapı milimetre cinsinden yazılır, sonra 'x' harfi konulur, Kovan boyu milimetre cinsinden yazılarak fişek ifade edilmiş olur. (Örneğin: 9x19 fişeğinin açılımı şu anlama gelir. Mermi çapı 9mm, Kovan boyu 19mm) Bazı fişekler standart fişeklerden farklılık gösterir. Bu durumda Söz konusu farklılığı ifade etmek için kalibrasyon sonuna bazı harfler ilave edilir. Örneğin:7x57 fişeği 7mm çekirdek çapı, 57mm kovan boyu anlamına gelir. Ayrıca 7x57R fişeği mevcuttur. Bu fişek standart 7x57 fişeğinden biraz farklıdır. Sonundaki 'R' harfi fişeğin tabanında bulunan tırnak yuvasının içe doğru çevresel kanal şeklinde değil, Dışa doğru çevresel tırnak şeklinde olduğunu ifade eder. Bu kalibrasyon sisteminde kullanılan bazı harfler ve anlamlarını kısaca aşağıdaki gibi özetliyebiliriz:

    J Harfi: Almanca 'Jinfanter' kelimesinden gelmektedir. Fişeğin Piyade dolumu olduğunu ifade eder. Yani piyade tüfeğinin üzerinde bulunan standart gez ile metraj ayarı ve sapma ayarı ile rahatlıkla hedef vurulabiceğini ifade eder. Normalde piyasada değişik gramajda çeğirdeği ve barut yükü olan aynı kalibrede bir çok fişek mevcuttur. Bu fişeklerin ateşlediği mermi çekirdekleri hep değişik atış yörüngeleri çizerler. Örneğin gramajı yüksek çekirdeklere yerçekimi kuvveti fazla etki ettiği için atış mesafesi uzadikça daha çok nişan alınan noktanın altına isabet eder; yada gramajı hafif olan çekirdekler rüzgardan dolayı daha fazla yatay sapma gösterir. Bu durumu standart altına almak daha basit atış olanağı sağlar ve askerlerin cephede daha kolay metraj ayarı yapmasına olanak sunar.
    I Harfi: 'International' harfinin kısaltmasıdır. Uluslararası piyasada en çok satılan standart dolumu ifade eder.
    S Harfi: Almanca 'Spitzer' kelimesinden gelmektedir. Mermi çekirdeğinin sivri burunlu olduğunu ifade eder.
    SE Harfi: Fransızca 'Sportive Enternational' kelimesinden gelmektedir. Söz konusu kalibredeki fişeğin uluslararası atış müsabakalarında kullanıldığını ifade eder. (Ör: 6.5x55SE )
    Kalibre cinsinden ifade edilenler 22 Cal, 30 Cal, 38 Cal, 45 Cal, .338 Cal, .50 Cal.

    Kalibreyle (Cal.) ifade edilenlerin kaç milimetreye eşdeğer olduklarını hesaplamak için belirli bir kalibreyi 0,254 ile çarpmak yeterlidir[1]. Örnek: 38 kalibrenin kaç mm'ye eşdeğer olduğunu anlamak istersek;

    38 x 0,254 = 9,652 mm buluruz.

    Kalibre cinsinden ifade edilen silahlar genellikle Toplu (Revolver) tabancalardır. Şarjörlü tabancalar ise genellikle mm cinsinden ifade edilirler.

    .357 Magnum olarak tabir edilen silahların mermi çapları yaklaşık .38 kalibre olup, .38 kalibre mermiye göre barut hakkı daha fazla ve mermileri .38 kalibreye göre daha uzundur. .357 Magnum bir silahta .38 kalibrelik mermi kullanımı mümkün olup bunun tersi mümkün değildir. Yani .38 kalibrelik bir silahta .357 Magnum mermi kullanılamaz.
#09.06.2010 11:55 0 0 0
  • Yiv, ateşli bir silahın namlusunun içine açılmış, vuruş duyarlılığını artırmak amacıyla mermiye dönme hareketi vermeye yarayan spiral biçimli oyuklardır.

    Şarjör, tabanca, tüfek gibi ateşli silahların mermilerini ateşe hazır halde bulunduran düzenektir. Silahın özelliğine göre, 7'li, 9'lu, 14'lü vb türleri vardır. Göğüs-göğüse yapılan sokak muharebelerinde kullanılan kısa namlulu 9 mm kalibreli Sten'lerin şarjörleri 32'lik, fleuber mermi atan küçük kalibreli yivli-setli tüfeklerin ki ise daha büyük kapasitelidir.

    Ateşli silahlarda kullanılan, canlı veya cansız maddeler üzerinde tahribat yapan, barut (itici madde), çekirdek, kovan ve kapsülden oluşan aksamların tümüne denir.


    Mermi:

    Mermi ölçüleri milimetre ile ifade edilmekle beraber, İngiliz ve Amerikan sisteminde CALIBRE olarak belirtilir. Ancak İngilizler bir inch'in 1/100 'nü, Amerikalılar ise bir inch'in 1/1000 'ni bir KALİBRE olarak kabul ederler.

    Bir inch = 25.4 mm. = 2.54 cm. dir.
    Yani 38 Kalibre denildiğinde 38 x 0.254 =9.652 mm. dir.

    Mermilerin ölçüleri çapları şu şekilde ifade edilir.
    Mesela 9 x 19 mm.
    Bu terimlerden birincisi yani 9 ÇEKİRDEK ÇAPI ikincisi yani 19 ise KOVAN BOYU anlamındadır.
#09.06.2010 11:49 0 0 0
  • Konu: Kızak Nedir

    Kızak - Kızak Nedir - Kızak Hakkında

    1. kar veya buz üzerinde kaydırılan tekerleksiz taşıt.
    2. denizcilikte üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara.
    3. ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.
    4. ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası.
#09.06.2010 11:44 0 0 0
  • Kaykay hareketleri


    Bir kaykaycı kaykayıyla havadaKaykay hareketleri kaykay ile sporcunun kombine halde yaptığı bazı numaralardır. Bu hareketlerin zorluk derecesinin bir genelleme ölçütü yoktur. Kimi sporcular diğerlerine zor gelen hareketleri kolaylıkla yapabilirken; diğerlerine kolay gelen hareketlerde zorlanabilirler.

    Kaykay hareketleri özellikle 1976 yılında basitçe zıplama hareketi olan ollienin keşfinden sonra hızla gelişmiş ve değişik numaralar ortaya çıkmıştır. Ollie bir çok hareketin temelini teşkil eder.

    Kaykay hareketlerinin isimlendirilmesinde temel hareketin yanında kaykaycının hangi ayağı önde olarak kaydığı ve hareketi öne doğru yoksa geri geri mi yaptığı önemlidir. Kaykaycı sağ ayağı önde kayıyor ise sağa dönüşlü hareketlerin başına frontside sola dönüşlü hareketlerin başına backside terimi gelir. Eğer hareketi geri geri giderken yapıyorsa başına ayrıca fakie terimi eklenir. Kaykaycı normalde öne koyduğu ayağını arka tarafa koyup hareketleri tamamlıyorsa bu durumda da hareketin önüne switch stance terimi koyulur.

    Hareketlerin fiziksel ve bazı teknik terimleri olsa da bazen de ilk yapan kişilerin adıyla anılırlar. Örneğin Cabellerial hareketi ilk kez Steve Cabellero tarafından yapılmıştır.

    Bu kuralların dışında da hareket isimleri vardır. Herhangi bir sınıflandırmaya sokulması zor olan bazı hareketlere de madonna, impossible, Ho-Ho plant, shove it gibi isimler de verilmiştir.

    Yüzlerce sayıda olan kaykay hareketleri genel olarak şu şekilde sınıflandırlabilir:

    noimage


    1- Aerial hareketler
    Bu tür hareketlerde sporcu kaykayıyla havada kaykayını eli veya ayağıyla kavrayarak süzülür. Havada süzülürken el veya ayak her daim kaykay tahtası ile temas halindedir. Havuz veya rampalarda ollie yapmadan havalanma hareketleri ve ollienin tüm varyasyonları bu sınıfta ele alınabilir. Örneğin zıplayıp havada sağ ayak önde kayılıyor ise sağa doğru 180 derece dönülerek tam ters pozisyonda (fakie) olarak yere inilerek devam ediliyorsa bu hareketin ismi 180 frontside ollie olur ve bu bir aerial harekettir.


    2-Serbest stil hareket yapan bir kaykaycı Serbest stil hareketler
    Bu tür hareketlerde sporcu tamamen özgürdür. Kaykayının dört tekeri ,iki tekeri ve hatta bazen tek tekeri üzerinde olmak üzere çeşitli numaraları seri biçimde sergiler. Ayrıca kaykayının kenarında, kuyruğunda, burun kısmında veya kaykayına tam ters olarak binerek de çeşitli hareketleri ortaya çıkarır. Bazen kaykaycı bu stilde elleri üzerinde amuda kalkmış bir halde kayarken bile görülebilir. Bu hareketlerin özel isimleri genellikle yoktur.



    noimage



    3- Flip hareketleri
    Flip hareketlerinde kaykay kendi kısa çapı etrafında (oklavanın yuvarlanması gibi) 360 derece dönmelidir. Elbette bu durumun fiziksel olarak mümkün olması için hareketin havada yapılması gerekir. Buradan da anlaşıldığı üzere tüm flip hareketleri aslında aerial da sayılabilir. En basit flip hareket örnekleri burun kısmına ayağın ucu ile vurularak gerçekleştirilen kickflip ve burun kısmının tam çapraz kısmına topuk ile vurularak yapılan heelflip'tir. Diğer örnekler arasında 360 flip, hardflip ve tüm bu hareketlerin ters ayakla ,fakie ve çeşitli derecelerde frontside ve backside yapılanları gösterilebilir.


    4-Boardslide yapan bir kaykaycı Slide hareketleri
    Slide yani başka bir deyişle kaydırma hareketlerinde kaykaycı hareketleri kaykayının üstünde olmak üzere kaykayı tekerlekleri üzerinde değil ancak tahtanın altı, burun kısmı veya kuyruk kısmını kaldırım ya da merdiven kenarı tutacakları gibi materyallerde kaydırmak suretiyle yapar. Eğer kaykayın altı üzerinde materyale 90 derece açı ile kayılıyorsa buna boardslide denir. Burun kısmının kaydırıldığı harekete noseslide kuyruk kısmı kaydırıldığında ise tailslide denir.


    noimage



    5- Grind hareketleri
    Grind hareketlerinde olayın esası kaykayın dingillerini hareketin yapıldığı duvar, kaldırım veya boru gibi materyallerle temas etmesidir. Kaykaycı hareketi dingiller üzerinde kayarak tamamlar. Örnek olarak özel bir boru üzerinde her iki dingil üzerinde sürtünerek hareket tamalanırsa bu harekete 50-50 Grind denir. Eğer sadece arka dingiller üzerinde sürtünerek hareket tamalanırsa hareketin adı 5-0 grind olur. Ön dingil ve burnun bir kısmının sürtünerek tamamlandığı hareket ise Crooked grind olarak adlandırılır.
#09.06.2010 11:41 0 0 0
  • Kaykay sporunun alt dalları

    1- Streetstyle (sokak stili)

    Streetstyle kayan bir kaykaycıBu tarzda sokaktaki kaldırımlar, düz alanlar, basamaklar, engeller, merdiven kenarındaki tutacaklar veya bunlara benzer materyallerin bulunduğu kaykay alanların kullanılır ve bunlarla alakalı hareketler yapılır. Bu tarza en büyük katkıyı ABD'li kaykaycı Rodney Mullen'ın yaptığı fikri kabul görür. [9] Streetstyle'da zıplama hareketi olan ollie başta olmak üzere hemen hemen tüm temel hareketleri keşfeden kişi o'dur. Dünyada en çok tercih edilen bu tarz özel alanlara ihtiyaç duyulmaması nedeniyle en çok tercih edilen stildir.

    Bu tarzın başlangıç tarihi kaykayın tarihi ile aynıdır. Henüz ilk kaykay kullanılmaya başladığında kaykaycılar sokaklarda kayarak ulaşımlarını sağlıyorlardı. Daha sonraları ise daha değişik hareketler keşfedildikçe bunları daha kolay ve gösterişli yapabilecekleri bol kaldırım ve basamakları olan mekanları aramaya koyuldular. En son aşamada ise kendilerinin tasarladıkları kaykay parklarını geliştirdiler. Yapılan bu parklarda sokaklar ve binaların önlerindekine benzeyen yapılar bulunur. Bu yapılar genellikle metal, taş ve ahşap malzemeden üretilirler. 1980' lerin başında popülaritesini yaklaşık on yıl boyunca yitiren bu tarz 1990'larda yine eski haline dönmüştür.

    Bu tarzın en büyük dezavantajı ise özellikle bu konuda özel yerel kanunların varolduğu Birleşik Devletler'de kaykaycıların sık sık umuma açık yerlerde kaydıklarında polis tarafından alıkonmaları hatta tutuklanmalarıdır.

    Benzer uygulamalara bu sporu yapan kesimin sayıca çok olduğu diğer ülkelerde de rastlanır.

    2- Vertstyle (eğim stili)

    Vertstyle kayan bir kaykaycı1970'lerde ortaya çıkan bu tarzda rampalar mevcuttur. Önceleri sadece sokak tarzı kayan kaykaycılar bir süre sonra çanak şeklindeki havuzlarda kaymaya başladılar daha sonra ise daha kullanışlı olan rampalar yapmaya başladılar. Bu şekilde eğim tarzı da ortay çıkmış oldu.

    Değişik şekillerde rampalar olsa da en çok bilinen ve gösterişli olanı yarım tam boru şekline çok yakın olan halfpipelardır. Çok büyük coğunlukla ahşap materyalden yapılan bu rampada 90 derece açı ile rampaya kaykaycı kendini bırakır ve bir karşı tarafa bir ilk başlanan tarafa doğru kayarak değişik hareketler yapar. Bu tarzda kullanılan rampalar sadece halfpipe'lardan ibaret değildir. Diğer en çok kullanılan rampaların başında çeyrek boru şeklindeki halfpipe'tan daha az eğimli ve daha alçak olan quarterpipelar gelir.

    Rampalarda kaymak için güvenlik açısından bir takım ek tedbirler alınması sıkça karşılaşılan bir durumdur. Özellikle kişi kendi ekseni etrafında 360 derecelik bir küre oluşturan sınırlar dahilinde dönerek hareketleri gerçekleştirdiğinden olası ters, sert ve yüksekten düşme olasılığına karşı bazı koruyucu materyyaller vücuda takılır. Bunlar genel olarak kask, bileklik, dizlik ve dirsekliklerdir.[12]

    Bu tarzdaki hareketler sokak tarzına göre biraz daha farklıdır. Benzer hareketler rampanın bir ucundan yükselerek daha yüksekte yapılır ve hareketin önüne aerial ifadesi getirilir. Ayrıca bu stilde hareketlerde bolca tahtadan tutma yani grab hareketleri mevcuttur.


    Freestyle kayan bir kaykaycıGenellikle birbirine yakın ve standart boyutlarda yapılan half-pipe'ların yanı sıra Danny Way tarafından projelendirilerek özel olarak imal edilmiş olan Süper Mega Ramp diye adlandırılan modeller de mevcuttur. Danny Way bu rampalarda pek çok yüksek ve uzun atlama rekorlarına sahiptir. Bu tarzda dünyanın en iyilerinden biri olarak Tony Hawk kabul edilir.

    3- Freestyle (serbest stil)
    En eski kaykay alt dalı olan bu tarz 1960'lardan 1990'ların başına kadar oldukça popüler olmuştur. 1980'lerde ollie ve ollie bazlı diğer hareketlerin ortaya çıkmasıyla yavaş yavaş eski popülaritesini yitirmiştir. Bu stil sokak tarzına benzer ancak yapılan hareketler bilinen hareketlerden çok kaykaycının kendi tarzı ile ürettiği ve bilinen kural ve hareketlerin dışındakilerdir. İyi bir freestyle performans çıkarmanın anahtarları sergilenen hareketlerde; çeşitlilik, zorluk, akıcılık ve yaratıcılık'tır.

    Bu tarz özellikle günümüzde eskisine nazaran eğim ve sokak tarzına göre daha az tercih edilir. Bunun sebebi olarak gerçek bir yaratıcılığa ihtiyacı olması ve kaykaycının sosyal kaygılarla daha çok yapılan diğer tarzları tercih etmesi olarak gösterilebilir.

    Bu stilde Rodney Mullenın dünyanın en iyilerinden birisi olduğu kabul edilir.

    4- Downhill (yokuş aşağı)
    Bu stil streetstyle tarzına diğerlerine göre daha yakındır. Bu tarzda herhangi bir kaykay hareketi yapma kaygısı olmadan daha geniş tekerler kullanarak eğimli ve uzun bir güzergahta ve yokuş aşağı olarak yarışılır veya sadece kayma amaçlı bir aktivite olarak kalır. Kaykayla en yüksek hızlara bu tarz ile ulaşılabilir. Günümüzde artık teknik becerilerin ön plana çıktığı bir anlayış kaykay sporuna hakim olduğundan eskisine göre daha az yapılmaktadır ancak bu tarza özel dingil ve tahtalar geliştirilmiş olup güvenlik ve sürat artış göstermiştir.
#09.06.2010 11:32 0 0 0
  • Tornavida:

    Vida takma ve sökme, sıkma ve gevşetme işlemlerinde kullanılan, vida şekline göre ucu değişbilen alet. Genel olarak uç ve orta kısmı (güçlü olması için) metalden, sap kısmı ise (elle tutulma kolaylığı açısından) plastikten yapılır. Şarjlı olan türleri, altında bir batarya taşır ve uçları değiştirilebilir olma özelliğine sahiptir.
    İsmin kökeni İtalyanca torno-vite sözcüğünden gelmektedir.
    TDK sözlüğüne göre tornavida, ucu düz ya da yıldız biçiminde, vida takıp sökmeye yarayan alettir.

    noimage


    Kontrol Kalemi : Herhangi bir elektrik devresinin açık veya kapalı olduğunu içine yerleştirilmiş küçük bir lambanın yanıp sönmesiyle gösteren, ucu tornavidalı, kalem biçiminde araç.

    noimage
#09.06.2010 11:13 0 0 0

  • anot:
    Redoks tepkimelerinde yükseltgenmenin gerçekleştiği elektrottur.

    Katot'un antisi olarak tanımlanabilecek, pozitifliği ve negatifliği duruma göre değişen iletken uç. Elektroliz reaksiyonunda, anot artı uç olur (genelde böyledir). Galvanik kimyasal pil reaksiyonlarında ise anot eksi yüklü olur.


    Katot , indirgenmenin gerçekleştiği elektrottur. Anot'un antisi olarak tanımlanabilecek, pozitifliği ve negatifliği duruma göre değişen iletken uç. Devreden akım geçirmesi için dış etkiye gerek yoksa, katot eksi uç olur. Galvanizli olan kimyasal pil reaksiyonunda ise katot artı yüklü olur.
#09.06.2010 11:02 0 0 0
  • Güneş tutulması - Gözlem - Parçalı ve Halkalı Tutulmalar - Tam Tutulma - Güneş Tutulmaları ve Depremler hakkında

    Güneş tutulması, Ay'ın yörünge hareketi sırasında Dünya ile Güneş arasına girmesi ve dolayısıyla Ay'ın Güneş'i kısmen ya da tümüyle örtmesi sonucunda gözlemlenen doğa olayıdır. Tutulmanın olması için Ay'ın yeniay evresinde olması ve Dünya'ya göre Güneş ile kavuşum halinde olması, yani yörünge düzleminin Dünya'nın Güneş çevresindeki yörünge düzlemi ile çakışması gerekir. Bir yıl içinde Ay Dünya çevresinde yaklaşık 12 kez dönmesine karşın, Ay'ın yörünge düzlemi ile Dünya'nın yörünge düzlemi arasında 5 derece kadar bir açı olması sonucu, Ay her defasında Güneş'in tam önünden geçmez ve dolayısıyla bu çakışma seyrek olarak oluşur. Bu yüzden, yılda iki ile beş arasında güneş tutulması gözlemlenir; bunlardan en çok ikisi tam tutulma olabilir. Güneş tutulması Dünya üzerinde dar bir koridor izler, bu yüzden herhangi bir bölge için güneş tutulması çok ender bir olaydır.

    Güneş tutulması, tam tutulma zamanı dışında asla çıplak göz ile izlenmemelidir.

    En son gözlemlenen Güneş tutulması, 1 Ağustos 2008'de gerçekleşen tam tutulmadır. Türkiye'den gözlemlenebilen en son Güneş tutulması ise, 29 Mart 2006 tarihinde gerçekleşmiştir.



    noimage



    Tutulma Türleri
    Tam Güneş Tutulması, Ay'ın Güneş'in Dünya'dan disk halinde görünen ışıkyuvarını tümüyle örtmesi ile oluşur. Güneş'in çok parlak olan ışıkyuvarı Ay'ın karanlık gölgesi ile örtülür ve Güneş'in ışıkyuvarından çok daha soluk olan Güneş tacı çıplak gözle görülebilir hale gelir. Tutulmaya ancak tam tutulma zamanında güvenli olarak çıplak gözle bakılabilir. Bu sırada hava, parlak yıldızlar ve gezegenler gözle görülebilecek kadar kararır. Tam tutulma, Dünya yüzeyindeki dar bir koridorda gözlenebilir.
    Halkalı Güneş Tutulması, Ay'ın Güneş'in önünden tam kavuşumlu geçişinde Güneş'i tam örtmediği zaman gözlemlenir. Ay'ın çapı, Güneş'in ışıkyuvarının çapının yaklaşık 400'de biridir. Ancak Ay'ın Dünya'ya uzaklığı, Güneş'in uzaklığının yine yaklaşık 400'de biridir. Bu yüzden Ay'ın Dünya'dan görünür büyüklüğü Güneş ile yaklaşık olarak aynıdır. Ancak gerek Dünya'nın Güneş çevresindeki, gerekse Ay'ın Dünya çevresindeki yörüngeleri tam daire olmadığından, Ay her tam kavuşumlu geçişte Güneş'i tam olarak örtmez. Bu durumda, Güneş diskinin Ay tarafından örtülmeyen kısmı, Dünya'dan halka şeklinde gözlemlenir.
    Hibrit Güneş Tutulması, tutulmanın Dünya yüzeyinin bazı bölgelerinde tam, bazı bölgelerinde halkalı olarak gözlenmesi demektir. Hibrit tutulmalar ender olarak görülür.
    Parçalı Güneş Tutulması, Ay'ın Güneş'i kısmen örtmesi sonucunda oluşur. Her tam ve halkalı tutulma, parçalı tutulma olarak başlar ve tam kavuşumdan sonra yine parçalı tutulma halinde devam eder ve biter. Tam tutulma sırasında, tutulmanın tam olarak gözlenebildiği Dünya yüzeyindeki dar koridorun dışındaki geniş alanlarda, tutulma parçalı tutulma olarak görülür.

    Gözlem
    150px 150px 145px 150px 150px 150px

    Çok kısa bir süre bile olsa Güneş'e doğrudan bakmak, göz retinasında kalıcı hasara ve dolayısıyla körlüğe varan görüş kalıcı görüş bozukluklarına neden olabilir. Retina acıya duyarlı olmadığından, bu hasarın oluşma hissi algılanmaz.

    Olağan koşullar altında Güneş, doğrudan bakılamayacak kadar parlaktır. Ancak tutulma sırasında Güneş kısmen örtüldüğünde, parlaklığı azalıp doğrudan bakılabilir olduğu yanılsaması kolaylıkla oluşabilir. Özellikle çocuklar ve deneyimsiz gözlemciler bu yanılgıya kolaylıkla düşebilirler. Göz bebeği en parlak nesneye değil, ortamdaki toplam ışığa göre tepki verir. Dolayısıyla göz bebeği Güneş diski kısmen örtüldüğünde, Güneş'in normal haline bakıldığı durumdan daha geniş olur, böylelikle retina Güneş'in örtülmeyen kısmından gelen ışınıma daha çok maruz kalır. Bu yüzden, tam tutulma süresi dışında tutulma halindeki Güneş'e doğrudan bakmak, normal koşullardaki Güneş'e bakmaktan daha tehlikelidir. Güneş'e özel önlem alınmaksızın dürbün, teleskop, fotoğraf makinesi vizörü gibi optik araçlarla bakmak ise, çıplak gözle bakmaktan çok daha tehlikelidir.

    Parçalı ve Halkalı Tutulmalar
    Parçalı ve halkalı Güneş tutulmalarının izlenmesi, özel göz koruması gerektirir. Güneş diski, ancak Güneş ışınımının zararlı bölümünün uygun şekilde filtrelenmesi ile güvenli olarak izlenebilir. Güneş gözlükleri, yeterli olmadığıundan uygun değildir. Ancak uygun olarak tasarlanıp üretilmiş sertifikalı Güneş filtreleri Güneş tutulmasının doğrudan izlenmesi için güvenli olabilir.

    Güneş diskinin en güvenli izlenme yöntemi, projeksiyondur. Bu yöntem, Güneş görüntüsünün, dürbün, teleskop ya da dip kısmında yaklaşık 1 mm çapında bir delik açılmış bir karton kutu kullanılarak beyaz bir kağıda düşürülmesi ile gerçekleştirilebilir. Güneş'in bu şekilde yansıtılmış görüntüsü güvenle izlenebilir.

    Parçalı tutulma sırasında, Güneş'in ne kadarının örtüldüğüne bağlı olarak havada kararma farkedilebilir. Ancak Güneş koronası (taç tabaka) görünmez. Güneş'in yaklaşık üçte ikisi veya daha çoğu örtüldüğünde gün ışığının solduğu anlaşılabilir.

    Tam Tutulma

    Elmas Yüzük, 2006 TürkiyeTam Güneş tutulmasını, Güneş'in ışıkküresi Ay'ın diski tarafından tam olarak örtüldüğünde, çıplak gözle, dürbünle veya teleskopla doğrudan izlemek güvenlidir. Güneş tacı (korona) bu sırada gözlemlenebilir, renkyuvarı ve hatta Güneş püskürtüsü görülebilir.


    Baily BoncuklarıAy'ın diski Güneş'in ışıkyuvarını tam olarak kapatmadan önce Baily boncukları görülür. Bunlar, Ay vadilerinden kaçıp Dünya'ya ulaşan Güneş ışınlarıdır. Tam tutulma, son gün ışığının Ay diskinin kenarından kurtulduğu anda görülen elmas yüzük etkisi ile başlar. Elmas yüzük yok olur, hava belirgin olarak kararır, parlak yıldızlar ve gezegenler görünür. Tam tutulma, baştakinin tam karşı tarafından ilk gün ışığının gözükmesi ile tekrar oluşan elmas yüzük etkisi ve hemen ardından tekrar görünen Baily boncukları ile sona erer.
#09.06.2010 10:49 0 0 0
  • Galvaniz çelik taşıyıcı sistemiyle oluşturulan karolaja taş yünü plakalarının yerleştirilmesiyle oluşturulur. Boya gerektirmeyen ses yutma akustik ve hijyenik özelliklere sahip plakalar aynı zamanda tüm kablolama ve mekanik tesisat sistemine kolayca müdahale edebilmemizi sağlar...
    noimage
#09.06.2010 10:36 0 0 0