Eger birgün,karsi karsiya gelirsek seninle,
Merhaba Hakan der,tanisirmisin benimle..
Duygularini açikça ortaya koyup,içtenlikle,
Arkadas olurmuyuz, herseye ragmen......
Eger böyle olursa,çünki öyle olmali dermisin,
Varsayimlari birakip beni böyle severmisin,
Olmazsa olmaz deyip,yoksa gidermisin,
Arkadas olurmuyuz,herseye ragmen......
Tüm bunlara ragmen,sen yinede birgün,
Hayati bana,sürgün edermisin sürgün,
Seni düsünmek olsada cezam ,hergün,
Arkadas olurmuyuz,herseye ragmen.....
Soguk ve yagmurlu bir aksamda, Sakin,sessiz bir kose basinda, Sirilsiklam bir genci karsinda, Gorursen birtanem beni hatirla. ^^ ^^ ^^ ^^ Masumca ,gozlerinin icine bakan, Hali yurekler karartan, Askindan mahfolmus bir gariban, Gorursen birtanem beni hatirla. ^^ ^^ ^^ ^^ Soguktan tir tir titreyen, Senden azicik bir sicaklik,bir sevkat bekleyen, Butun umitlerini sende kilitleyen, Bir gariban gorursen birtanem,beni hatirla ^^ ^^ ^^ ^^ O tebessum dolu dudaklarindan, Zorda olsa iki soz cikartan, Sensin beni bu hale getiren insan:::!, Diye bir feryat duyarsan,anlaki o zaman; ***BENIM O GARIBAN****
Topraklara bakamaz oldum
Basamaz oldum toprak yollara,
Yürüyemez oldum, ko_amaz oldum...
Çiçeklerimi verdim hep koluya, kom_uya...
Suda ya_ayanlar duruyor da
Toprakla sarma_ dola_lara
Su bile veremez oldum.
Evinizin önünden geçemez oldum
Camlar1n1za bakamaz
Annene selam veremez oldum.
Gülümsüyor yüzüme
Gülümsüyorum...
Sonra al1yor omuzumda
Al1yorum...
O hep susuyor
Ben hep susuyorum.
Birlikte oluk oluk kan1yoruz.
Birlikte ç1l1k ç1l1a susuyoruz.
"El"olman daha m1 çok ac1t1rd1 içimi, bilmem ki?
"El olmak" ya da...
Yani, sevdalanman bir ba_kas1na...
Yani ard1n s1ra sürüklendiimi göre göre,
Kanata kanata içimin yaralar1n1,
Bir ba_ka ak duvak ard1nca
Ko_arad1m çekip gitmen...
Yani;
F1rlat1p atman, umursamaman, bo_vermen
Terketmen, kovman, dövmen, sövmen...
Daha m1 ac1 olurdu?!
"Daha zor" diyorlar
0nanm1yorum.
Anl1yorlar.
Susuyorlar.
0çimi ac1tan o _ey...
Yani gidi_in...
Yani dönmeyecein...
Yani dönemeyecein...
"Zamanla azal1r, ac1lar sabit deildir"
Diyenlere inat,
Zamanla çoal1yor.
Bilmiyorlar... Ben biliyorum!
Yiyemiyorum, uyuyam1yorum,
Gülemiyorum, ya_am1yorum...
Varsa eer birbirimizden fark1m1z,
Ben hala nefes al1yorum.
Hani;
"Dudak bükme sevdama, küçümseme sak1n!
Baz1lar1 bir kez sever
Ya da birkez sevmek için ya_ar."
demi_tin...
"Ve... önemi yoktur ömrünün
Kaç y1la endeksli olduunun,
Kaç y1l sevda çekeceinin...
Yirmibe_?!... Elli?!...
Benimkisi k1sa sürecek belli.
Zaten elli y1l bu sevdaya
Yürek de dayanmazd1 be sevgili.
Bir kez im, son kez im, sabit say1m, sevdiim...
Üzülme, alama...
Zaten ben sevmekten ölecektim!"
Yan1ld1n...
Yan1ltd1n...
Kand1rd1n...
Sevmekten ölünmüyor !
Severek ölünüyor!
Ve;
Ölüler de sevebiliyor
Ben örendim.
Karanl11 severdi...
Belki dünyan1n pisliini saklad11 için karanl1k asl1nda güzeldi.
Güne_ batt1ktan sonra ve ay ç1k1nca,
Gölgeler kaybolur birer birer,
Ve sessizlik çöker..
Sadece sen vars1nd1r,
Hafif bir rüzgar ürpertir çou zaman,
Kokusu bile degi_mi_tir havan1n
Sonra huzur kaplar içini,
Payla_mak istersin...
Yaln1zl11 da severdi...
Belki onu daha güçlü yapt11 için yaln1zl1k asl1nda güzeldi.
0nsan en kötüye al1_1nca,
Kötü, kötü olmaktan ç1kar.
Zorluklar a_1l1nca birer birer
Ve ac1lar, çekildikçe biter.
S1n1f geçen çocuklar gibidir ruhun,
Sonra bir anda mahvolur her_ey,
Kuyunun dibine bir ip gelir en tepeden,
Ve sen ne yapaca1n1 bilemeden,
Tutunursun ipe, dönerken her_ey eskiye,
Hiçbir_ey ya_anmam1_ gibidir,
Alarken sessizce...
Ne aglayanlar gördüm:
Her damla gözyasinda sonsuzluga ugurladilar;
Ugruna agladiklarini.
En kolay unutanlar, hep aglayanlar oldu.
Iste bu yüzden gönlüm, iste bu yüzden!..
Aglama sen,
Aglasan da gözyaslarini hep içine akit.
Sen vefasizlik etme; gözyaslarina karismasin sevdalarin.
Gecenin karanliginda kaymasin bir yildiz gibi,
sonsuzluga rüyalarin.
Bulanik sel sularina benzer gözyaslari;
Nice hayaller tasir da içinde;
Göremezsin hiç birini,
Ta ki vuruncaya dek karaya cansiz bedenleri.
Iste bu yüzden gönlüm, iste bu yüzden!..
Aglama sen,
Aglasan da gözyaslarini hep içine akit.
Sen umudu yitirme; sel sularinda bogulmasin yarinlarin.
Uçup gitmesin sessiz bir çiglik gibi,
boslukta hayatin.
Yaşlı adam, bir konfeksiyon mağazasına ait vitrine uzun uzun baktıktan
sonra, ilerideki yeşillikte oynayan çocukların en zayıfına dönerek: Küçüüük!... diye seslendi. Bana biraz yardımcı olur musun? Çocuk, hafta sonlarında yaptıkları misket oyununu ilk defa kazanmış olmasına rağmen arkadaşlarını bırakıp geldi. 7-8 yaşlarındaydı ve üzerindeki elbiseler, "tek kelimeyle" dökülüyordu. Yaşlı adam, çocuğun saçlarını okşadıktan sonra :Vitrindeki elbiseyi giymeni istemiştim,dedi.
Bakalım üzerine uyacak mı?
Çocuk, bu teklifi ilk önce şaka sandı. Ama adam son derece
ciddiydi.Onunla birlikte mağazaya girerken, ilk önce rüyâda olup olmadığını,
daha sonra da şimdiye kadar yeni bir elbise giyip giymediğini
düşündü.Genellikle ailedeki büyük çocuğa alınan veya komşular tarafından
verilen giyecekler, elbiselerin ona dar gelmesiyle birlikte
ortanca kardeşe kalır, birkaç sene sonra da dizleri aşınmış veya delinmiş
vaziyette kendisine yamanırdı. Ama "her zaman hasta" dedikleri
babasının ne kadar zor para kazandığını bildiğinden, bu işe bir kere bile
itiraz etmemişti. şimdi ise, ilk defa yeni bir elbisesi olacaktı. Üstelik de
bayrama üç gün kala...
Çocuk, yaşlı adamın gösterdiği elbiseleri giydiğinde, büyümüş
olduğunu ilk defa farketti. Çizgili kadifeden yapılmış pantolon, bacaklarının ne
kadar uzun olduğunu ortaya koyarken, yeni ceketi de omuzlarını iyice
geniş göstermişti. Fakat hepsinin üzerine giydiği kaban bir başkaydı ve
artık üşümeyecekti. Çocuk, biraz önce kazandığı misketleri onun
cebine bıraktığında, iyice keyiflendi. İrili ufaklı misketler, gayet derin
olan ceplerin bir köşesinde kalmıştı. Demek ki her bir cep, en az elli
misket alabilirdi. Yaşlı adam, çocuğu sağa sola döndürdükten sonra, elbiselerin
paketlenmesini istedi. Ve iş tamamlandığında, tezgâhtara dönerek :
Elbiseleri torunuma alıyorum, dedi. Kendisine sürpriz yapacağım
için,onları bu çocuğun üzerinde denedim. İkisinin de boyu falan aynı da
..
Çocuk, bir anda beyninden vurulmuşa döndü ve ne diyeceğini
bilemedi. Ama artık büyüdüğüne göre, bir şey belli etmemeliydi. Aynaya son bir
defa baktıktan sonra, üzerindekileri yavaşça çıkartarak bir kenara
fırlattığı eskileri giydi.
Adam, elbiselerin torununa uyacağından emindi. Yaptığı hizmet için
çocuğa bir ciklet parası vermek istediğinde, onu yanında göremedi.
Haylaz velet, belli ki bu işten sıkılmıştı.Çocuk, arkadaşlarının
yanına döndüğünde, bir kenara çekilerek onları
seyretmeye koyuldu. Ve bütün ısrarlara rağmen oyuna
katılmadı.
Arkadaşları :
Niçin oynamıyorsun? diye sordular. En güzel misketleri sen kazanmıştın.
Çocuk, inci gibi yaşlar süzülen gözlerini arkadaşlarından kaçırmaya çalışırken :
Misketlerim, bu elbiselere yakışmayacak kadar güzeldi, dedi. Bu yüzden
onları, bayramlık kabanımın cebine sakladım.
ASLINDA HER YAŞTA AMA FARKLI ŞEKİLLERDE HEP BİRİLERİ TARAFINDAN
KANDIRILIP SONRA DA BİR KENARA FIRLATILMADIK MI??
KİMİN UMURUNDA -BİR BAŞKASININ- DUYGULARI, HİSSETTİKLERİ VEYA
KANDIRILMASI? GÖZYAŞLARI YA DA KALP KIRIKLIKLARI? BÜTÜN BİR ÖMÜR BOYU KALAN İZLER ??
NE YAZIK Kİ HİÇ KİMSENİN...
KEŞKE.... KEŞKE... FARKLI OLABİLSEYDİ HERŞEY.
BİRAZ DAHA İNSANCA, BİRAZ DAHA HASSASCA,
DÜRÜSTCE VE BİRAZ DAHA YÜREKLİCE...
Can1m olum;
Sen gideli y1llar oldu zamans1z geçen.Y1llar oldu ya,sen hala gidi_inin ilk günkü ac1s1yla yüreimin en derinlerinde sakl1s1n y1pranm1_ mazimizin yokluunda.Seni hep nas1l sevdiysem, seni hep nas1l özlediysem,o derece de ar1yorum _imdi. Tabutunu topra1n karanl11na indirdiimiz gün,benim de yüreime isyanlar çöktü.Bir insan1n en olaan sonuydu senin nefessiz kal1_1n.Ancak olaan d1_1 olan;nefesine dü_man bir kur_un ve seni benden bir fidanken ay1ran,ya_atmay1 deil de, seni ya_amdan koparmay1 hedefleyen bir kaç çift silah tutan eldi.
Seni son defa cans1z bile göremedim.Cans1z bile göremedim çünkü;bir zamanlar benim öpüp koklad11m ellerin,gösüme yaslad11n ba_1n ve dier organlar1n patlaman1n etkisiyle da1lm1_ dört bir yana.Seni bir yiit olarak gönderdim,et y11n1 olarak tabutunla geri yollad1lar.Ve kar_1ma geçen herkes vatan saolsun cümlesinin ard1na s11nm1_,sabretmemi söylüyordu.
Sabredemem ben olum!..Vatan1n saolmas1 benim biricik parçam1n et y11n1 olu_una bal1ysa eer,sabredemem! Vatan1 yaralayanlar demir bir kafes içinde insan olduklar1 için haklar1yla korunuyor ve benim olum onlar1n kur_unlar1yla paramparça oluyorsa,sabredemem!Sabretmek her zaman üç be_ vatan saolsun diyene lay1k görüldüyse,sabredemem!...
Genelgelerin gölgesi alt1nda gizli tüm ya_am1m1z.Haklar1m1z1 yapmac1k bir 1l1kl1a teslim etmi_ler bizlere sormadan. Görülmez bir kafes olup,çevirmi_ bizleri sözde haklar1m1z. S1ras1 geldiinde kimilerinin paramparça yapabildii bu kafesi, bizler a_am1yoruz.0nsan olmay1 güçlü olmak olarak alg1layanlar belirlemi_ olmal1 ki bu haklar1;güçsüz olan1n rüyalar1nda mevcut yanl1zca.Öyle ki kimilerini güne_ 1s1t1rken, bizlerin elini yak1yor;kimilerine gece y1ld1zlar gülümserken, bizlere karanl1a gömülmek kal1yor ve yine bu kimileri insan olduklar1 için haklar1na kavu_mu_ken,bizlere sadece bu sözde varolan haklar1n gölgesinde,ellerimizden uçup gidene alamak dü_üyor.
Ama hiç kimse sormuyor benim olumun akan bir damla kan1n1n hakk1n1!Hiç kimse sormuyor,yokluunda gözya_lar1m1 silecek bir el bile bulamad11mda,böylesine bir ac1n1n bana hak olarak nas1l tan1nd11n1!
Günümüzde varolan insan haklar1n1 her kim uyguluyorsa seni, beni ve nicelerini insan olarak görmüyor olmal1.Bir baba yak1yorsa kendini çocuuna bir tek simit bile alamad11 için; bir çocuk parkta co_up elenirken,bir dieri ayn1 park1n duvar dibinde boyac1l1k yap1yorsa park1n içindekilere iç geçirip;bir genç özel okullarda eitim görürken,bir dieri okulsuzluuna, öretmensizliine yan1yorsa için için,gerçek insan haklar1 ya bir yerlerde gizli olmal1 bulamad11m1z,ya da yaan her yamur ve açan gözkku_a1n1n ard1ndan buharla_m1_ olmal1 gözkyüzüne azar azar.
Eer aksi olsayd1 bunun,sen _imdi yan1ba_1mda olurdun. Gözlerimde ac1n1n deil,sevincin gözya_lar1 olurdu.Tüm çocuklar mutluluu elbise yap1p kendilerine,ayn1 parkta elele oynarlard1.Her genç geleceini yolun ba_1nda avuçlar1n1n aras1na al1rd1 kaybetmemecesine.Çocuuna gerekli imkanlar1 salayabilir ve hayat boyu onun destei olurdu her baba...
Ben bir anneyim olum...Herkeseten çok ben al1yorum senin ard1ndan.Ama sen bu sahte haklar1n sadece benim görebildiim kurban1s1n.Sen benim yüreimin ate_i oldun alev alev ve ben _imdilerde senin duman1nda unutuyorum dünyay1. Sensiz souk hem geceler,hem de gelmek bilmeyen gündüzler.Sesini kulaklar1mda,bak1_1n1 gözlerimde,sevgini yüreimde sakl1yorum.Ancak tek saklayamad11m bedenindeki yaralar1n hakk1.Onu da bize hiç vermediler zaten. Avuçlar1mda resmin,sana geleceim günü bekliyorum.Ve her sahte insan hakk1na arkam1 dönüyorum.Birgün kaybettiimiz haklar1m1z belki bizi bulur ve beni sana kavu_turur diye...
Rengi daha bir k1rm1z1yd1 sanki bu defa rujun.Ruj duda1na her dediinde titreyen vücudunun ç1l11n1,aynaya bakt11nda görmeye irendii gözlerinde duyuyordu.Asl1nda en masumuydu gözleri.Deniz,mavisini o gözlere emanet etmi_ti. Belki de bunca ac1n1n kirini bu yüzden bar1nd1rm1yorlard1. Sevgiye susam1_ bir benliin toz duman olmu_ yar1nlar1na inat parlamaktan vazgeçmeyen,mücadelesini sürdüren tek yan1 gözleriydi.Ama kendine ait ne varsa basit,irenç ve üç be_ kuru_ kar_1l11nda kullan1lmaya haz1r deil miydi zaten?
Odan1n aralanm1_ penceresinden izinsiz giren rüzgarla savrulan saçlar1 geldi sonra akl1na.Sar1s1 siyah1na kar1_m1_, püskül misali saçlar1...Bir zamanlar ok_anmaya al1_m1_ _1mar1k saçlar1na _imdi yabani eller dokunuyordu tüm ac1mas1zl11yla.Dalgalanmaktan da,durulmaktan da korkar olmu_tu ba_1ndaki o miskin teller.Çünkü rüzgarla her dans edi_lerinde bir avucun aras1nda özgürlüklerine son veriliyordu.
Gözlerini usulca terketmeye ba_layan gözya_lar1n1,dudaklar1 gibi k1rm1z1ya boyanm1_ t1rnaklar1n1 yüzüne dedirmeden sildi parmak uçlar1yla,yumruklanan kap1n1n sesini duyunca.Ya_ad11 ah_ap binan1n çürümü_ kap1s1n1n,Cafer'in yumruklar1 alt1nda k1r1laca1n1 hayal etti bir anda.Cafer ne zaman böyle çalsa kap1y1,dayak yemenin korkusu yan1nda ba_ka bir diyardan,onun hiç tan1mad11 umutlardan bir tutam dü_erdi kalbine.Belki k1r1lsa bu lanet kap1,bir ku_ misali uçup gidebilirmi_ gibi gelirdi ona hep.Ve o her seferinde dayak alt1nda kuruyan umutlar1na bir yenisini daha eklemeyi ya_ama sebebi sayard1.
Pencere pervaz1n1 s1k1 s1k1 kavram1_ ellerini,kap1 koluna yöneltti usulca.Aralad11nda kap1y1,Cafer ve sopas1 eksiksiz bekliyorlard1(!)Mehtap'1n korku dolu gözlerini görür görmez kap1y1 tekmeleyen Cafer,her zamanki içgüdüleriyle genç kad1n1n yüzüne bir tokat misali çarpan kap1y1 büyük bir mutlulukla izlemi_ti.Ard1ndan da hiç zaman kaybetmeden saçlar1 hedef alm1_t1.
Dakikalarca süren daya1n sebebini hiç bilemedi Mehtap.Sebebi dü_ünmeye f1rsat1 bile olmadan yeni bir mü_terinin gelecei haberini vermi_ti Cafer.Kad1nl11n1n tek hat1rland11,ancak duygular1 hesaba kat1lmaks1z1n hoyrat bir rüzgarda savrulan tüy tutam1 gibi vücuduna odaklanm1_ saatlerin ba_layaca1n1n haberiydi bu asl1nda.
Yeni bir mü_teri daha...Çaresizlik dolu bak1_larla yalvard1 Cafer'e hayat kad1n1 Mehtap.Ad1 üstünde hayat kad1n1yd1,her _eye katlanmal1yd1 ya ne de olsa,vücudunda olu_an morluklar1 anlatmas1na,yeniden vücudundan tiksinmeye art1k dayanamad11ndan bile söz etmesine izin verilmemi_ti. Ard1ndan kapat1lan kap1n1n gürültüsü ve Cafer'in evden ç1k1_1yla oda sessizle_ti,yeni bir bekleyi_ ba_lad1.
Yatak odas1nda buluna gard1rop inleme misali g1c1rdam1_t1 yine,Mehtap dar eteini ve ask1l1 bodysini al1rken.Sanki Dünya farkl1 bir yöne dönmeye ba_lam1_,sanki denizler karalarla kar1_m1_,sanki gözkyüzü yere inmi_,sanki yamurlar güne_i söndürmü_tü.Yoksa bu oda,Mehtap'1n yürei,bu sokak,Tarlaba_1 denilen bu semt bu kadar karanl1k olamazd1.
Yeniden çalan kap1 Mehtap'1n ye_ertmesine izin verilmeden soldurulan umutlar1na kurumu_ yaprak misali bir hüzün vermi_ti yine.Yine ayaklar alt1nda parçalanm1_t1 umutlar1.
Yapmac1k bir tebessümle açt1 kap1y1.Kar_1s1nda duran göbekli,iri yar1 adam1 görmüyordu bile.Adam sanki senelerdir beraber olduu kar1s1n1n yan1na geliyormu_ edas1yla ve çapk1n bir gülümsemeyle içeri girdi.
Her _ey ayn1yd1 Mehtap için.Her _ey tek çizgi üzerinde duran bir kaç nokta kadar yer dei_tirebiliyordu ancak.Ayn1 güne_sizlik,ayn1 souk ve ayn1 ac1lar.Ruhunun koptuunu hissettii bedeninden seslendi o hiç tan1mad11 ve ona ne yapaca1n1 bilmedii yabanc1ya:''Siz içeri geçin,ben geliyorum...''Tarlaba_1 yine ayn1 cümlelerin pas tutmu_ kafesinde yeni bir gökku_a1n1 griye boyuyordu,boyad11 gökku_a1n1n par1lt1lar1ndan habersiz.Ve Mehtap gibiler bu semtte,denize dü_en parlak ay 1_11n1n ad1na mehtap denildiini bilmiyorlard1...
Yine ak_am oluyor buralarda.Yine bir gün bitiyor senden uzaklarda.Yine sensiz ediyorum ak_amlar1.Zor da olsa,mecburiyetler tutmu_ ellerimden.Sen uzak k1sm1nda kalm1_s1n hayat1m1n,hayal k1sm1nda kalm1_s1n.Kimi zaman da hayal edemediim k1sm1nda...Bazen buusu olmu_sun sana bakmaya k1yamayan gözlerimin,bazen de gömülemeyen sonsuz ac1s1.
Özledim seni istanbul...
Minarelerinden usul usul akarken ezan sesleri;_ehvetli k1y1lar1nda ürkütücü ve bir o kadar da büyülü 1_1klar1 yanarken ya_am1n gece vakitleri;denize inat ard1ndakilere veda ediyorken vapurlar1n,gemilerin kokusu,sen yine marur,sen yine suskun ve bir o kadar da dertli bekliyor olmal1s1n mart1lar1n dans1na kulak verecek olan gün 1_11n1.Her zamanki gibi bak1yor olmal1s1n 1slak 1slak.Al1yor olmal1s1n...
Alamana k1yamam istanbul...
Seni anlatamaz bu bir ucu t1kanm1_ sözcüklerim biliyorum.Ama öyle sonsuzsun ki seni içime s1d1ram1yorum. Dar geliyor sana yüreimin en sonsuz k1sm1 bile.Boaz k1y1lar1na delice kar1_an vapurlar1n1n mavi sularda terk ettii rüzgar taneleri gibi köpük köpük her yan1m.Bir yan1m beyaz,bir yan1m mavi,bir yan1m istanbul...
Anlatamam seni istanbul...
Seninle uyansam kaçmakta olan güne.Seninle dola_sam yanl1zl11m1n tek sat1r üstünde kalm1_ sokaklar1n1. Her sat1ra seni saklasam.Sen olsam habersiz.Aynaya her bakt11mda dalgalansa gözlerim,tac1m olsa K1z Kulesi, parmaklar1mda Ortaköy,avuçlar1mda yal1lar ve bir mart1 konsa kalbime,ben hiç ya_amam1_ olsam bu _ehirde.Sen olamam belki ya,hiç deilse senin olsam.
Senin olsam istanbul....
Yasli kizildereli reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmus, az ötede
birbiriyle bogusup duran iki kurt köpegini izliyorlardi. Köpeklerden
biri beyaz, biri siyahti ve on iki yasindaki çocuk kendini bildi bileli
o köpekler dedesinin kulübesi önünde bogusup duruyorlardi.
Dedesinin sürekli göz önünde tuttugu, yanindan ayirmadigi iki iri kurt
köpegiydi bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için bir köpegin yeterli oldugunu
düsünüyor, dedesinin ikinci köpege neden ihtiyaci oldugunu ve renklerinin
neden illa da siyah ve beyaz oldugunu anlamak istiyordu artik. O merakla,
sordu dedesine: Yasli reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sirtini sivazladi.
- "Onlar" dedi, "benim için iki simgedir evlat."
- "Neyin simgesi" diye sordu çocuk.
- "0yilik ile kötülügün simgesi. Aynen su gördügün köpekler gibi, iyilik
ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onlari seyrettikçe
ben hep bunu düsünürüm. Onun için yanimda tutarim onlari.
Çocuk, sözün burasinda; 'mücadele varsa, kazanani da olmali' diye
düsündü ve her çocuga has, bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:
- "Peki" dedi. "Sence hangisi kazanir bu mücadeleyi?"
Bilge reis, derin bir gülümsemeyle bakti torununa.
- "Hangisi mi evlat?
Ben, hangisini daha iyi beslersem!"